| 2008 - ARALIK 2008 |
ABD'de ki Siyonist Yahudi Lobileri için: İsrail'in güvenliği ve Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında, her atanan Ankara Büyükelçisi ve üst düzey diplomat yetkilileri; Amerikan başkanı kadar önemli sayılır. Bu nedenle Ankara'ya gönderilecek Büyükelçilerin, ya doğrudan veya dolaylı Yahudi kökenli ve Siyonist fikirli olması şarttır. Cumhuriyet tarihi boyunca Ankara, İstanbul ve Adana'ya tayin olunan bütün büyükelçi ve başkonsoloslara bakıldığında, bu söylediklerimiz daha iyi anlaşılacaktır. Çünkü Siyonist Yahudiler için, ABD'den önce, İsrail'in çıkarları önemli sayılmaktadır. Ve bütün bu şeytani amaçların gerçekleşmesi için, Türkiye köprü başıdır.
McCain ve Obama tahterevallisi!..
CNN Türk ABD başkan adaylarının televizyon tartışma programını canlı yayında veriyordu. Güya iki farklı partinin Beyaz Saraya oturtmak istediği adamları dinliyordum. Vah Amerikalı sıradan vatandaş vah... Aynı yemi onun oyunu yakalamak için takmışlardı. Aynı zokayı Amerikalı da yutacaktı.
Hangi aynı zoka? Türk halkına beş yılda bir yutturulan zoka... Sanki temelde AKP ve CHP farklıymış izlenimi vererek yutturulan cinsten. Farklı isimde partilerin mevcudiyeti, özde farklılığa kanıt sayılabilir mi? CHP ve AKP liderinin birbirleriyle ağız dalaşında olması, onların temelde farklı fikirleri savunup, farklı toplum ihtiyaçlarına cevap olarak ortaya çıktıkları söylenebilir mi?
Akıl sahibi insanlar hep şunu sordular "Sayın Erdoğan ve Sayın Baykal, ülkemizdeki fakirliği nasıl bitirebiliriz, ticareti nasıl canlandırırız, eğitimi nasıl düzene sokarız, yaşanabilir ve büyük Türkiye'yi nasıl kurabiliriz, dış politikada bağımsız politikalara nasıl ulaşırız?"
Bu iki liderin farklı olduğuna ve farklı şeyler söylediğine ikna olabilmem için yukarıda sıraladığımız temel problemlerle ilgili çözüm önerilerinin ne kadar farklı ve vurucu olduğunu görmemiz lazım. Gayet basit bir turnusol kâğıdı kullanarak IMF'ci misin değil misin? Dış politikada ABD'den farklı düşünüp hareket edebilecek misin? Türkiye'deki en temel insani haklarla ilgili fikrin ne? Beynin yerli mi, ithal mi?
Benzeri sorulara hayati ve keskin cevaplar bulmadan A partisi B partisinden farklı demek mantık olarak doğru değil. Kişinin ne yaptığına bakarız, ne dediğine değil. Bu satırları sadece bizim liderlerin temelde aynı olduğunu yahut ABD'deki vitrin mankenlerinin birbirinden farkı olmadığını anlatmak için kaleme almadım.
McCain ve Obama'yı oturup eni konu dinledim. Ediyle Büdü misali... Biri diyor ki: terörün merkezi Afganistan'dır, Irak'ta bu kadar oyalanmayalım, diğeri diyor ki: Afganistan'a o kadar yüklenmeye gerek yok, El-Kaide Irak'ta konuşlanmış, yalnızca Irak'a odaklanmamız lazım. Böyle söyleyince biri cumhuriyetçi oluyormuş diğeri demokrat. Allah Allah.
Sağ kolları Senatör Joe Biden ile Vali Sarah Palin konuşuyorlardı. Hadi tahammül edebildiğim yere kadar onları da dinleyim dedim. İkisi de diyor ki, İsrail en büyük dostumuz. İran onu tehdit ediyor. İran en büyük terörist devlet. Biri diyor ki biz teröristlerle görüşmeyiz, diğeri diyor ki biz görüşürüz. Fark ne sizce? Wah zavallı Coni wah! Vah zavallı sakallı Hüsnü vah![1]
Yeni ABD büyükelçisinin portresi
Kıdemli CIA ajanı İncirlik ve Bağdat'ta çalıştı
Jeffrey; 1947 Massachusetts doğumludur. Northeastern üniversitesini bitirdikten sonra Boston üniversitesinde lisansüstü derecesi aldı. 1969-1976 yılları arasında Vietnam ve Almanya'da ABD ordusunda piyade subayı olarak görev yaptı. 1977 yılında bir süre, Yakındoğu Bürosu İran Politikaları konusunda çalışan bir gruba liderlik yaptı. 2002-2004 yılları arasında ABD'nin Arnavutluk büyükelçiliğinde bulundu. Eşi Alman Yahudisi olan Jeffrey, çok iyi Türkçe, Almanca ve Fransızca biliyor.
ABD'nin BOP'un kaotik bölge merkezi olan Türkiye'ye büyükelçi olarak atamaya karar verdiği Jeffrey; "asker, kıdemli diplomat, kıdemli uluslar arası güvenlikçi ve kıdemli CIA ajanı" olmak üzere 4 önemli niteliğe sahiptir. Uzmanlık alanları; Irak, İran, Suriye, Türkiye ve Kafkasya'yı kapsamaktadır. Kuzey Irak'a yönelik harekâtların zirveye tırmandığı dönemde Adana Başkonsolosluğu yaptı.
Yahudi kökenli Hıristiyan Avengelik James F. Jeffrey önce Senato Dış İlişkiler Komitesi'nde, sonra da Senato Genel Kurulu'nda izleyeceği politikayı açıkladı ve onay aldı. Büyük bir olasılıkla Kasım 2008'de Büyükelçilik görevini, 3 yıllık süresi Ağustos 2008'de sona eren yine Siyonist Yahudi Ross Wilson'dan devraldı.
ABD Dışişleri Bakanlığında, Türkiye-Yunanistan-Kıbrıs dahil olmak üzere Güneydoğu Avrupa bölümünün direktörlüğünü yürütmekte olan Douglas Silliman da Ağustos 2008'de Büyükelçilik müsteşarı olarak Jeffrey'den önce görevine başladı. Görünen odur ki Silliman'ın ilgileneceği asıl konu Kıbrıs olacaktı.
Bu, Jeffrey; 1985-1987 yılları arasında İncirlik üssünün Kuzey Irak'a yönelik harekâtlarının zirveye tırmandığı dönemde bir asker diplomat olarak Adana Başkonsolosluğu yaptı. Adana Başkonsolosluğu CIA'nın görev alanıydı. Jeffrey de bir CIA ajanıydı.
Yahudi Jeffrey; 1999-2002 yılları arasında Ankara Büyükelçiliği'nde müsteşarlık görevi de almıştı. Bu görev de CIA adınaydı. Müsteşarlık görevine başkan Clinton atamıştı. Büyükelçiler olarak Marc Paris ve Robert Pearson ile çalıştı. Her ikisi de CIA ajanıydı ve Yahudi Lobileri tarafından bu göreve atanmışlardı.
ABD'nin İran-Suriye-Irak politikalarının mimarı
Jeffrey; Başkan Bush'un Irak'ı işgalinden sonra 2004'ten 2005 Ağustos'una kadar 1 yıla yakın bir süre Bağdat Büyükelçiliğinde Müsteşar ve Maslahatgüzar olarak görev yaptı. Bu da yine bir CIA görevi olmaktaydı.
Jeffrey, bu dönemde seçilmiş bir grup üst düzey Amerikalı yetkili tarafında 2004'te Irak politikası ve operasyonları grubu içinde yer aldı ve önemli katkılar sağladı.
Bu sürede gösterdiği üstün performans üzerine Dışişleri Bakanı Rice, onu sağ kolu olarak 2005 Ağustos'undan l yıl süreyle İran da dahil olmak üzere son derece kilit bir görev olan "Yakın Doğu İşleri Müsteşarlığına" taşındı. Jeffrey bu göreviyle birlikte Dışişleri Bakanlığı Irak Koordinatörlüğü'nü de üstüne aldı
2004'te kurulan "Irak Politikası Operasyonları Grubu" (ISOG) bünyesinde yer alan, ISOG'a benzer olarak 2 Ocak 2007'de kurulan "İran ve Suriye Operasyonları" bölümünde ABD'nin İran-Suriye-Irak politikalarının da mimarıydı.
"Savaşma, savaştır" planı!
İran'ın nükleer tehdidi altında olduklarını varsaydıkları: Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve bölgenin diğer Arap ülkeleri arasına işbirliği, askeri faaliyetleri ve Suriye'ye "Çifte Tecrit" gibi çalışmaları başlattı
Jeffrey'nin yer aldığı bu uzmanlar grubunda şu isimler vardı: Beyaz Saray Güvenlik Danışmanı Stephen Hadley, Dışişleri Bakan Yardımcısı John Dimitri Negroponte, Bağdat Büyükelçisi Ryan Crocker, Dışişleri Bakanlığı Türkiye-Yunanistan- Kıbrıs dahil olmak üzere Güneydoğu Avrupa bölümü direktörü Douglas Silliman, Dışişleri Bakanlığı Yakındoğu Dairesi Başkan Yardımcılığı ve BOP Koordinatörlüğüne babası Dick Cheney tarafından getirilen Elizabeth Cheney de vardı. Hayret, bu isimlerin tamamına yakını Yahudi asıllıydı.
Elizabeth Cheney'in Dışişleri Bakanlığı'nda üstlendiği görev; önce Irak ve ardında İran muhalefetinin örgütlenip kışkırtılmasıydı. Bu görevi 5 yıla yakın bir süredir sürdüren Cheney'nin muhalefetin örgütlenmesine yönelik olarak getirdiği yeni konsept, "Savaşma, savaştır!" planıydı!
Bush-Erdoğan mutabakatını sağladı!
Jeffrey'nin bölge sorunlarına getirdiği önemli konsept ise, "PKK tehdidi = El Kaide tehdididir". PKK'ya karşı ABD-Türkiye-Irak güçlerinin birlikteliğini kuran "Üçlü Mekanizma"dır.
Bu tür çalışmaları ile dikkatleri üzerine toplayan Jeffrey, 1 Ağustos 2007 tarihinde de Başkan Bush tarafından Ulusal Güvenlik Konseyi Danışman Yardımcılığına atanmıştır.
Jeffrey, BOP'un önemli bir ayağı olan Kuzey Irak politikasının şekillenmesinde Irak büyükelçileri Ryan Crocker ve Zalmay Halilzad ile önemli çalışmalar yapmıştır.
5 Kasım 2007 tarihinde gerçekleştirilen Başkan Bush-Erdoğan ve heyetlerinin oval ofis görüşmesi ve mutabakatının şekillendirilmesinde önemli katkıları vardır.
James Jeffrey; Irak-Iran-Suriye-Türkiye-Kafkaslar konusunda uzmandır. Rusya'nın Gürcistan'a yönelik girişimine karşı çıkmıştır. Rusları "Tehlikeli ve orantısız güç" kullanmakla suçlanmıştır. Ulusal güvenlik danışman yardımcısı olarak ilk resmi tepkiyi o açıklamıştır. Bu tepkinin ardından Condoleeza Rice Gürcistan'a gidip Mihail Saakeşvili'ye destek ve Rusya'ya gözdağı vermeye çalışmıştır.
Müsteşarın hedefi Kıbrıs!
Ağustos 2008'de Jeffrey'nin müsteşarı olarak Ankara'da göreve başlayacak olan Douglas Silliman özellikle Türkiye-Yunanistan-Kıbrıs konusunda uzmandır. Kıbrıs konusuna yoğunlaşacağı anlaşılmaktadır. Silliman da bir CIA ajanıdır. Ürdün'de uzun süre CIA istasyon şefliği yapmıştır.
Silliman, Yahudi; Jeffrey, Hıristiyanlaşmış Yahudi takımındandır.
ABD yönetimleri Türkiye'ye Hıristiyan Büyükelçi, Müsteşarlığa Yahudi diplomat tayin etmeyi prensip kabul etmişlerdir. Her ikisinin de CIA ajanı olmaları tercihleridir. Bu prensiplerinin nedeni ise, "ABD'nin Türkiye-İsrail ilişkilerinde katalizörlük rolüne" duyulan ihtiyaçtır.
Sinsi ve Siyonist sıfatları!
ABD'nin BOP'un kaotik bölge merkezi olan Türkiye'ye büyükelçi olarak atamaya karar verdiği Jeffrey; "asker, kıdemli diplomat, kıdemli uluslararası güvenlikçi ve kıdemli CIA ajanı" olmak üzere 4 Önemli niteliğe sahiptir. Uzmanlık alanları; Irak, İran, Suriye, Türkiye ve Kafkasya'yı kapsamaktadır.
BOP Eşbaşkanlığını üstlenmiş bir Başbakanın yönetimindeki Türkiye'ye gelecek olan Jeffrey bu projenin kendi ülkesi çıkarlarına en yüksek derecede gerçekleştirilmesi için üstün çaba göstermesini gerektiren nitelikler taşımaktadır.
ABD'nin Jeffrey gibi bir diplomatı Ankara'ya büyükelçi olarak tayin etmesinin amaçları şunlardır:
1- ABD'nin Irak'ı işgalinden sonra bölgenin en büyük tek gücü haline gelen İran'ın bu gücünü kırmak.
2- Bunun için İran ve Suriye'de rejimi değiştirip yıkmak. İran ve Suriye'nin Irak'taki direniş kuvvetlerini desteklemelerini buna gerekçe gösterip dünya kamuoyuna ısrarla dayatmak.
3- Bu amaçla İran'a "Çifte Tecrit" politikasını uygulayarak veya İran'a operasyon yaparak "İsrail'in bölgede tek hakim güç" haline gelmesini sağlamak.
4- ABD-Türkiye-Irak üçlü mekanizmasını ve "PKK tehdidi El Kaide tehdidine eşdeğerdir" konseptini birlikte işleterek Rusya-İran-Suriye olası ekseninin ve Rusya'nın Kafkasya'da yükselen etkisinin önünü tıkamak
5- Bunun için de Gürcistan'ı acilen NATO'ya almak ve NATO'yu Karadeniz'e sokmaktır. Bunları gerçekleştirmeye çalışırken de ABD-AB işbirliğini temel almaktır..[2]
Peki acaba, ılımlı İslamcısından çalımlı solcusuna, şu yazar-yorumcu takımının hiçbirisi, neden bu gerçekleri gündeme taşımazlar, toplumu uyarmazlar?
ABD'nin Türkiye Büyükelçilerinin ve diplomasi şeflerinin: Asıllarını, astarlarını, amaçlarını, özel statü ve sıfatlarını, geçmişteki hizmet sahalarını, milletimize tanıtmak için, niye hiç kendilerini yormazlar?
Çünkü görevleri; bunları tartışıp toplumun gözünü açmak değil, suni gündemlerle halkı uyutmak ve bu Siyonist ajanların işini kolaylaştırmaktır. Çünkü bunun karşılığı dolar cinsinden on binlerce maaş alınmakta ve bizim ancak filmlerde görebildiğimiz, boğaz manzaralı villalarda oturulmaktadır.
Süpernato uzmanı James Jeffery çok tehlikeli bir ajandı!..
Türkiye, Amerikan kontrolü altındaki Irak'ın kuzeyinden gelen terör saldırılarıyla mücadele ederken, ABD'nin Ankara Büyükelçiliği'ne atanan yeni ismin James Jeffrey olması dikkat çekti. Arnavutluk'taki bazı uzmanlara göre Jeffrey, Balkanlardaki derin müdahalelerin bir numaralı ismi.
Amerikan Derin Devletinin bir numaralı ismi olarak gösterilen Dick Cheney'in ajan kızıyla çalışma arkadaşı olan ABD'nin yeni Ankara Büyükelçisi James Jeffrey, Türkiye'nin Irak'ın kuzeyine operasyon yapmasına karşı takındığı sert tutumla tanınıyor. ABD'nin yeni Ankara Büyükelçisi James Jeffrey için değerlendirmeler yapan bazı Arnavut uzmanlar, ABD'nin yeni Ankara Büyükelçisi'nin "Stay Behind"ın (Süper NATO) önemli isimlerinden biri olduğunu belirtiyorlar. Arnavut uzmanlar böyle diyor çünkü; Arnavutluk'un Amerika'ya bağımlı bir ülke haline gelmesini sağlayan kişinin James Jeffrey olduğu biliniyor. Üstelik Jeffrey, Yugoslavya'daki Arnavutlarla yakın ilişkileri olan Richard Hoolbrooke'un yakın çalışma arkadaşı. Balkanlar'da Arnavut halkı üzerinde birlikte yoğun çalışmalar yaptılar.
Yeni elçi soykırım yalanını savunduğu için Ermenilerin baş tacı!
ABD'nin yeni Türkiye Büyükelçisi James Jeffrey, ABD Senatosu Dış İlişkiler Komitesi'nde yaptığı sunumda, "Türkiye'yi Ermenistan ile diplomatik ilişkiye geçmek ve Osmanlı İmparatorluğu'nun son döneminde yaşanan trajik olaylar konusunda Ermenistan ile açık ve dürüst bir diyalog kurması için güçlü bir şekilde zorlayacağız" dedi.
Daha önce Türkiye'de 3 kez görev yapan James Jeffrey, önümüzdeki günlerde yeni görevine başlayacak. 1999-2002 yılları arasında Türkiye'de Büyükelçi'den sonraki ikinci adam olarak bulunmuştu.
ABD'deki kısa adı ANCA olan Amerika Ulusal Ermeni Komitesi, internet sitesinde James Jeffrey'in soykırım iddialarını kabul ettiğini yazdı. ABD Senatosu Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Joseph Biden'in James Jeffrey'ye yönelttiği soruları yayınlayan site, Jeffrey'nin cevaplarına da yer veriyor. Joseph Biden, yeni Büyükelçi'ye şu soruyu yöneltiyor:
"Osmanlı İmparatorluğu'na gönderilen ABD'li diplomatların, Ermeni Soykırımı sırasında arşivledikleri, Ermeni nüfusu tamamen yok etme amaçlı sistematik ve devlet destekli hareketler olduğuna itirazınız var mı?".
James Jeffrey bu soruya tereddütsüz "İtirazım yok" yanıtını veriyor. Jeffrey cevabına "Ermeni toplumunu yok etmeye yönelik teşebbüs olarak tarif edilen 1915-1916 olaylarını rapor eden ABD Büyükelçisi Morgenthau'nun raporlarına itiraz etmiyorum" diyerek devam ediyor. Morgenthau'nun raporları soykırım yalanını savunanların temel dayanaklarından birini oluşturuyor.
AKP iktidarı Jeffrey'i çok umutlandırmış!
James Jeffrey, iki ülke arasındaki ilişkilerin 2003 yılındaki tezkere oylamasıyla zedelendiğini söylüyor. "Türkiye ve ABD'nin ortak hedef ve amaçları paylaştıklarını, ancak iki ülkenin taktik ve yöntem farklılıkları olduğunu savunan Jeffrey bu durumun yanlış anlamalara yol açtığını ileri sürüyor. PKK saldırılarının artmasıyla Türk kamuoyunda ABD'nin değerinin iyice düştüğünü belirten Jeffrey, Türkiye'nin Amerikan karşıtlığının en yüksek olduğu ülke olduğunu da itiraf ediyor. "Neyse ki 2007'den itibaren ikili ilişkilerde önemli ilerlemeler görmeye başladık" diyen Jeffrey, AKP'nin 2007 seçimlerinden elde ettiği başarıyı temel ilerleme olarak görüyordu.
Yeni Büyükelçi, Tayyip Erdoğan yönetiminin, Talabani ve Kukla Devlet yönetimiyle ilişkilerinden memnun. Irak'a gönderilen kargonun yüzde 70'inin Türkiye'den İncirlik üzerinden gittiğini söyleyen Jeffrey, Afganistan'a giden uçakların da burada ikmal yaptıklarım belirtiyor. Jeffrey'ye göre Türkiye İncirlik konusunda, bölge için bir örnek teşkil ediyordu.
Jeffrey, 301. madde ve başta Kürtçe olmak üzere Türkçe dışındaki dillerde televizyon yayını yapılması konusundaki değişikliklerden de övgüyle söz ediyordu.
Olmert: Doğu Kudüs ve Golan'dan çekilmeliyiz. Arzı Mev'ud bir hayaldir!
Bu arada İsrail Başbakanı Ehud Olmert, Filistin ve Suriye ile sağlanacak barış karşılığında İsrail'in, 1967 yılında işgal ettiği tüm topraklardan çekilmesi gerektiğini söylüyordu.
21 Eylül'de görevinden istifa ettikten sonra vekaleten başbakanlık yapmakta olan Olmert, İsrail'de yayınlanan Yedioth Ahronoth gazetesine konuşarak: "Daha önce hiçbir İsrail liderinin ağzına alamadığını söylüyorum: Doğu Kudüs ve Golan Tepeleri dahil bütün topraklardan çekilmeliyiz." diyordu. Gazete, hakkındaki yolsuzluk suçlamalarından dolayı istifa eden Olmert'in açıklamaları için "vasiyet röportajı" başlığını kullanıyordu. Olmert, Büyük Ortadoğu Projesinin (BOP'un) bir hayal olduğunu ve Arzı Mev'ud (vaat edilen Büyük İsrail) beklentisinden arık vazgeçileceğini umduğunu özellikle vurguluyordu.
Bu "tarihi itiraf" niteliğindeki sözler; İslam coğrafyasını parçalamayı ve hükmü altına almayı amaçlayan "Büyük İsrail kurgusunun" ve BOP'un gerçek olduğunun da bir belgesiydi: Yani, şimdi BOP eşbaşkanlığını yürüten Recep T. Erdoğan, aslında siyonist senaryoların beşinci sınıf bir hizmetçisi oluyordu. Yahudi Olmert bile bu hayali ve şeytani heveslerden artık vazgeçilmesi gerektiğini söylerken, bizimkilerin AD ve AB aşkı, gafletten de öte bir hıyanet kokuyordu.
[1] Fatih Sertyüz / Milli Gazete
[2] 14 Eylül 2008 / Erol Bilbilik
Bu yazarin diger makaleleri
Favori olarak işaretleyin
Favorilerinize ekleyin
Bunu e-posta ile gönder
Okuma: 775
Yorumlar (0)

Yorum yaz
| < Önceki | Sonraki > |
|---|









