Siteye Kayıtlı Giriş
Facebook'da Beğenin
Yeni Çıkan Kitaplar
trybys

bdp_ozrk

 

TOGAN Yayıncılık

0 212 542 02 97

0 542 443 78 01

0 212 542 02 98

Ziyaretçiler
BugünBugün1695
DünDün1565
Bu HaftaBu Hafta6760
Bu AyBu Ay14262
Ocak 2011den BeriOcak 2011den Beri364720
IP Numaranız:38.107.179.236
US
US
Kayıtlı Gezen: 0
Misafir : 8
Kayıtlı Sayısı: 677
Bu Ana Kadar Okunan
Sayfa Gösterimi : 5733810
Reklam
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 15
ZayıfMükemmel 
2009 - EYLÜL 2009

 

Haber Türk’te Fatih Altaylı’nın Cübbeli Ahmet’i aklamak ve reklamını yapmak üzere, 23 Temmuz 2009 Perşembe akşamı programa çıkarmasını ve pasveren sorularla, Ona kendisini savunma fırsatı sunmasını ve masumlaştırmaya çalışmasını; “Fatih Altaylı insafa geldi, Haber Türk hizaya girdi” sananlar yanılmaktaydı.

— “Jet-ski sefası israf değildir.

— Yüzme, atıcılık ve binicilik emredilmiştir.

— Bu nedenle yüzme havuzu yaptırmak sünnettir.” Diyen Cübbeli Ahmet’e hatırlatmak lazımdı:

Milletimiz fakru zaruret ve ümmetimiz esaret ve zillet altında kıvranırken, bütün imkân ve fırsatlarımızı bu zulüm ve sefaletten kurtulma yolunda harcamamızın farz-ı ayın olduğu bir dönemde; böylesine lüks ve fantezi heveslerinize sünnet kılıflı ruhsatlar uydurmanıza, Hz. Peygamber (A.S) sağ olsaydı nasıl bir tepkiyle sizleri te’dip buyuracaklardı?

Soru: Bir vaazınızda, “Gölcük depreminde faizcileri ve fahişeleri Allah yerle bir etti. İlahi adalet hepsinin belasını verdi” cinsinden laflar etmiştiniz. Bunlar yanlış ve haksız ithamlar değil miydi?

— Ben bu konuşmalarımda yer adı vermekten dolayı pişmanlık içindeyim. Yanlış yaptığımı kabul etmekteyim.

Ehlisünnete göre, birisi zina üzerinde iken ölse bile, o kişiye  “kâfir gitti” denilemeyecektir. Meyhane ve kerhanede ölenler bile imanı varsa mümindir. Ama adam beş vakit namazını eda eder ve cami de ölür de, buna rağmen bir ayeti inkâr etmişse kâfir gidebilir.

Soru: Şimdi böyle bir deprem olsa aynı sözleri yine söyler misiniz?

— Hayır, “Her doğruyu her yerde söylemek doğru değildir”. Böyle isim ve yer belirtip insanları rencide eden ifadelerden sakınmak gerekir. O sözlerimden dolayı pişmanlık duyduğumu mahkemede de ifade etmişimdir.

Ben bu davalar açıldığında Avrupa’daydım. “Dışarıda sarayda yatacağıma, vatanımda zindan da yatarım” düşüncesiyle Türkiye’ye geldim. Ama ben o sözleri camide cemaate söyledim. Televizyonlara ve gazete sütunlarına malzeme olacağını hiç düşünmedim. Yanlış hareket etmişim. Herkesten özür dilerim.

Not: Öyleyse sen önce yalan-yanlış konuşup aldattığın ve manevi duygularını istismara kalkıştığın cemaatinden özür dilemen gerekmez mi?..

Soru: Mahmut Efendi’nin yeğeninin 18 trilyonluk bir yolsuzluk davası varmış, bunlar gerçek mi?

— Benim haberim yok. Olsa bile Hoca Efendinin yeğeni ile ne ilgisi olabilir?

Not: Oysa bu iddia doğruysa o yeğeni Hoca Efendiyi ve cemaatini istismar ederek bu soygun ve soysuzluğu işleyebilmiştir ve elbette ilgilidir.

Soru: Çocuk bebeklerle ilgili “şehveti tahrik ediyor, haramdır” iddialarınız olmuştu?

— Ben bu bebeklerle ilgili bir şey demedim. Sadece ergen kadınların çıplak şeklinin yanlışlığını söyledim. Kaldı ki bunları iki sene önce söylemiştim. Hâlbuki her türlü bebek serbesttir ve bebeklere tesettür lazım değildir. Barby bebekler kimseyi de beni de tahrik etmemektedir.

Not: Yine yalan söyleyip geri adım atıyor ve ucuz kahramanlık çıkışlarını inkâr ediyor. Oysa Barby bebekler ve bunların şehveti tahrik özelliği ile ilgili konuşmaları hala ortada duruyor ve herkes hatırlıyor.

Soru: Mehdilik konusu ve Adnan Oktar’la ilgili tepkileriniz nedendir?

— Onun görüşü yanlış. “100 tane hadis benim üzerime uygun düşüyor” diyerek Mehdiliğini ilan ediyor. Bu itikadi bir sapıklıktır. Mehdi her yüzyılın ilk çeyreğinde çıkar. Artık önümüzdeki Hicri yüzyılı beklemek lazımdır." diyerek siyonizmin daha 100 yıl yaşayacağını ime ediyor ve müslümanların umutarını körletip Deccalizme mahkum ediyor.

Soru: “7 yaşından itibaren kız çocuklarınızı öpmeyin ” demiştiniz?

— Yok, canım ben öpüyorum. Orda bir ince uyarı var, yoksa herkes kızını elbette öpebilir.

Not: Madem öyleyse, farklılık fantezisi ve bilgiçlik gösterisiyle sonunda böyle inkâr edip yan çizeceğin ve fetva vereceğin konuları niye bol keseden atıp tutuyordun?

Soru: Herkes sizin gibi İslami bir hayat yaşasa, siyaset ve sosyal münasebetlerden uzaklaşsa, bu doğru olur mu?

— Hayır, böyle bir şey emredilmemiştir, yararlı da değildir.

Kendi arabamım markasını hatırlamıyorum. Eşimin de arabası olabilir, vardır herhalde (şu kaypak ve kıvırmacı tavra bakın) onun arabasının markasını bilmiyorum.

Not: Hanımına aldığı saat ise öyle çok pahalı sayılmazmış, 15 bin dolar abartılıymış, sadece 5 bin dolarcıkmış!? Milyon dolarlık havuzlu lüks villalarda yaşamaktaymış. Ama zamanında 500 bin dolara burasını denk düşürüp ucuza kapatmışmış!?

İyi de bu milyon dolarları, fabrika dedikleri babasının çivi atölyesindeki kazancından oğulcağızına verdiği cep harçlıklarında mı yığmışlardı?

Cemaatine 100 liralık altın nişan yüzüğünü günah yapıp, kendi eşlerine (sayısını kendisi açıklasın) beş bin (5000) dolarlık saat takmayı mûbah sayan bu adamlar nasıl bir vicdan taşımaktaydı?

Soru: Kılık ve kıyafetiniz Devrim yasalarına aykırı değil mi?

— Hayır, Biz kanunlara asla karşı gelmeyiz. Laiklik Avrupa’daki gibi uygulansa çok iyidir.

Soru: Mevcut hukuk düzenine karşı mısınız?

— Hayır... Atatürk özgürlükler tanımış. Çok iyi yapmış. Buhari’yi tercüme ettirmiş. Elmalı’ya Kur’an tefsirinin tercümesini yazdırmış. Ondan sonra bazı sorunlar sıkıntılar yaşanmış, ama bugün tekrar düzelip her şey aslına varmış.

Not: Hani Atatürk Süfyan-Deccal’di? Hani “Mekke Müşrikleri taştan, şimdiki müşrikler ise betondan putlara tapardı?

Hani Atatürk din tahribatçısıydı ve kurduğu küfür nizamını(!) savunup sahip çıkan “kıp kızıl gâvur sayılırdı?”

Hani çarşaf yerine pardösü ile örtünenler bile “erkeğe benzediği” için lanete müstahaklardı?

Hani şeriatın birçok hükmünü tağyir ve tahrif ederek yürürlükten kaldırdıklarını iddia ettikleriniz “dinden çıkmış insanlardı?”

Hani Milli Çözümcüler Atatürk’e sahip çıktıkları ve saygı duydukları için sapıtmışlardı?

Şimdi kalkıp, yazdığımız “Bizim Atatürk” kitabından yaptıkları alıntı ve aktarmalara sığınarak kendilerini aklamaya ve sinsi suratlarını saklamaya uğraşmaktaydı.

Bütün bu konularla ilgili bugün inkâr ettikleri ve tam tersini söyledikleri, kuru sıkı iddialarını ve basit kahramanlık çıkışlarını içeren bantları ve şecere-i asılları ortaya konulmayacak; riyakârlık ve sahtekârlıkları yüzlerine çarpılmayacak mı sanmışlardı?

Cübbeli Ahmet:

Bizim hiçbir siyasetle işimiz ve ilgimiz olmaz. Zaten herkes rahatlıkla evinde ibadetini yapabiliyor, bundan başka ne istenir ki? Demekteydi…

Not: Hani “katıksız şeriatçıydınız?”, hani “takvacı tarikatçıydınız?” Hani “hak ve hakikatçıydınız?” Bütün bunları istismar ve suiistimal ettiğiniz kutsal kavramlar nerede kalmıştı?

Tekkede farklı, TV’de farklı; Mescitte ayrı, mahkemede ayrı tavır takınmak, iki yüzlülük ve münafıklığın, korkaklık ve kaypaklığın daniskasıydı!..

Acaba ;

●Türkiye’mizde devam eden ve Milletimizi canından bezdiren ekonomik sorunlarımız ve çözüm yolları

●AKP ile daha da korkunç boyutlara ulaşan ailevi ve ahlaki sıkıntılarımız ve çare olacak programları

●Masonik odakların ve sabataist cuntanın siyasi ve sosyal barbarlıkları ve zorbalıklarından çıkış kapıları

●Kemalizmi ve laisizmi siper edinen, Türk ve İslam düşmanlarının hukuki ve idari dayatmalarını ve haksızlıklarını bertaraf etme yolundaki amaç ve hazırlıkları

●İsrail’in Filistin vahşetiyle, ABD’nin Afganistan işgaliyle, İslam ülkelerinin ve Hz. Muhammed (S.A.V) ümmetinin uğradığı zulüm ve sömürü belaları ve bunlardan kurtuluş planları

Evet, imanın da, İslam’ın da, insanlığın da birinci derecede ve öncelikle giderilmesini emrettiği bu asıl ve temel sıkıntılarımızı, Fatih Altaylı niye hiç sormamış ve Cübbeli Ahmet niye fırsat bulmuşken bunlara hiç dokunmamıştı?

Çünkü bunların böyle bir derdi ve düşüncesi bulunmamaktaydı. Böylelerinin Hakkın hâkimiyeti Batılın bertaraf edilmesi, Siyonist sömürü sermayeye köleliğin bitirilmesi gibi gayeleri ve ciddi gayretleri yoktu, olamazdı. Bunlar camide, tekkede mangalda kül bırakmayan, ama mahkemeye ve TV’ye çıkınca hemen geri adım atıp uysallaşan uyuz ve ucuz kahramanlardı.

Siyonist sermayenin ve sabataist şebekenin hizmetindeki Haber-Türk TV’ye de işte böylesi “Bel’am”cıklar lazımdı. “Bel’am”cık diyoruz, çünkü bunlar “Bel’am”[1] bile olamazlardı… Bir soru üzerine: “Toplumla görüşme fırsatı ve mekânı olmadığını, münzevi yaşadığını, sürekli ilim ve ibadetle uğraştığını” söyleyip softalık taslamakta, ama Televizyona çıkıp reklam olmak için fırsat kollamaktaydı.

Bekleyin, ey Millet! Cübbeli ve cemaati, çok önemli Siyonist projeler ve siyasi manipüleler için parlatılıp hazırlanmaktaydı. Eski kuklalar fazla kullanılıp yalama olduğundan, yeni kuklalar piyasaya sunulmaktaydı!?

Cübbeli cambazının;

“İran’la ticari ilişkilere ve işbirliğine girmek çok yanlıştır. Çünkü İran Şia itikadını ve şeriat devrimi yasalarını bize ihraç etmeye çalışmaktadır” yaklaşımıyla ABD ve İsrail’in, AKP’yi de kullanarak İran’a saldırı planlarına dolaylı fetva veren sözleri; “Ehli Sünnet taraftarlığını, Amerika’ya uşaklık ve Ilımlı İslam safsatasına taşeronluk” şeklinde yorumlayıp yozlaştırma hesaplı olduğu da sırıtmaktaydı.

Ama umarız ki, bu şarlatanların peşine takılan safi ve samimi insanlarımız, bunların gerçek ayarını ve amacını anlayacak ve istismar edilmekten kurtulacaktı. Çünkü bir soru üzerine; “kendilerinin hiçbir okul açmadıklarını ve böyle şeylerle uğraşmadıklarını” söyleyerek, o sürekli övündükleri ve milletin zekât ve sadakalarını devşirdikleri “Kur’an Kurslarını” bile inkâra kalkışan korkak ve kaypakların, kendilerine sahip çıkamayacaklarını, artık anlamış olmaları” lazımdı.

Allah aşkına söyleyin, 28 Şubat sürecinin şaklabanları Ali Kalkancılar ve Fadime Şahin’lerle, şimdi Cübbeli Ahmetlerin ne farkı vardı? Onlar “cahil ve cesur cambaz”lar, bunlar ise “bilgiçlik budalası madrabaz”lardı!..

Daha önce Şeyh Mahmut Efendi Hazretlerinin tabii varisi olarak görülen iki muhterem Âlimin, oldukça şüpheli ve şaibeli şekilde hunharca katledilmesi sonucu, şimdi Siyonist ve Sabataist Haber-Türk’ün, Cübbeli Ahmet’i: “Nakşi Tarikatının veliahtı” olarak reklam ve ilan etmesi de, bu gibi manevi hizmet ve hareketleri; MİT, CIA, MOSSAD üzerinden kontrol altına almak isteyen şeytani çevrelerin, haince hesaplarını hatırlatmakta ve haklı olarak kafaları karıştırmaktaydı! Acaba...?

Bu endişelerle, Muhterem Mahmut Ustaoğlu Hocaefendinin yakınlarının; yiyecek ve içeceğine zehir katılmak, kullandığı ilaçların benzeri tehlikeli haplar yutturmak veya uykudayken boğdurmak şeklindeki muhtemel suikastlara karşı tedbirli davranmaları yolundaki bu samimi uyarılarımızı dikkate almaları lazımdır. Çünkü birileri kendisini veliaht ilan ettiriyorsa, Onun hırsı aklını ve vicdanını sarıp kuşatmıştır ve böylelerinin şerrinden sakınmalıdır.

 

ŞİİR

 

İçleri riya, nifak; gurur kibir yuvası

Zahiren bürünürler; sarık ile cübbeye!

Şehvet şöhrete tapar; kalbi şeytan kovası

Çalışıp ulaşmamış; bir tek helal habbeye!

 

Ondan bundan çaldığın; ilim diye satıyor

Kendin cennetlik sanıp; sağa sola çatıyor

Üç gram nafileye; bin bir hava katıyor

Bak, müfessir geçinen; manen müflis hoppaya!

 

Hep tavsiye ediyor; el âleme takvayı

Nefsine uyduruyor; ucuz kolay fetvayı

Zekât, hayır paradan; kesiyor “katkı payı”

Utanmadan harcarlar; on bin dolar küpeye!

 

Bin yıl öncede yaşar; o günkü yorumlarla

Kur’an: uğraşın diyor; bugünkü sorunlarla

Aynı saftalar, çağdaş; Firavun Karun’larla

Hakla Batılı koyar; bir siyasi kefeye!

 

 

 

 



[1] Bel’am: Din bilgici olmasına rağmen, zalimlerin ve kafirlerin keyfine hareket eden ve ezbere fetva veren tipler.



Bu yazarin diger makaleleri

DEVRİM OTOMOBİLİ VE RAHMETLİ ERBAKAN’IN MÜCADELE PROFİLİDEVRİM OTOMOBİLİ VE RAHMETLİ ERBAKAN’IN MÜCADELE PROFİLİ
   Sahte babayiğit bulundu! İtalyan FIAT firması ile KOÇ’un işbirliği ile yapılacak...
Devami
ERBAKAN, ATATÜRK VE İSRAİL
  Masa başı senaryolarıyla Irak, Afganistan ve Libya’yı işgal eden Siyonist...
Devami
ERBAKAN HOCA’NIN ALTINOLUK SOHBETİ VE NABUCCO PROJESİ!
Asrımızda Hakkın tercümanı ve mazlum halkların avukatı olan Milli Görüş’ün...
Devami
İSRAİL’İN EN BÜYÜK KORKUSU, TÜRKİYE’NİN BATI’DAN (AB, ABD VE NATO’DAN) KOPMASIDIR
ABD’de Demokrat Partili üye Siyonist Yahudi Jim Moran: Türkiye AB'ye...
Devami
“İSLAM KAPİTALİZMİ” SAHTEKARLIK, “İSLAM SOSYALİZMİ” SAPKINLIKTIR!
Bilincin Görünmez Kaynağı Ve Allah’ın Varlığı! İnsan vücudundaki sistemler, bir yandan...
Devami
BEDİÜZZAMAN, CUMHURİYET VE KÜRTÇÜLÜK
Bediüzzaman Said Nursi’nin talebelerinin 12 Haziran 2011 seçimleri ile ilgili...
Devami
Yorumlar (16)Add Comment
0
“Cübbeli’nin komedyen ve kompleksli hâli, Müslümanları incitmiştir.”
yazar murat74, Ağustos 24, 2009
Cübbeli’nin komedyen ve kompleksli hâli, Müslümanları incitmiştir.

İsmailağa Cemaati’nden kısaca söz edelim…

Nakşi kökenli bir cemaat. Cemaatin bugün en önemli ismi İsmailağa Camii’nin eski imamı Mahmut Ustaosmanoğlu. Bu nedenle cemaat Mahmut Hocacılar olarak da biliniyor. Cemaat her ne kadar dinsel bir topluluk görüntüsü verse de cemaatin içinde muhafazakar kökenden gelen pek çok politik eğilim mevcut.

Gelelim Furkan dergisine…

Furkan Dergisi Mahmut Hoca’nın yeğeni Saadet Ustaosmanoğlu tarafından çıkarılan bir dergi…

Furkan dergisinde Cüppeli Ahmet Hoca’yı eleştiren bir yazı yayımlandı.

Biliyorsunuz Cüppeli Ahmet Hoca Fatih Altaylı’nın Teke Tek programında konuktu.

İşte eleştiri de Cüppeli Ahmet Hoca’nın programa katılmasıyla ilgili…

Yazıda deniyor ki; “Cübbeli’nin komedyen ve kompleksli hâli, Müslümanları incitmiştir.”

Furkan Dergisini oldukça kızdırmış program.

Devam edelim:

“Fatih Altaylı Cübbeli’nin bir misâlini vesile kılarak Allah Resûlü’ne “korkak” diyor... Cinayetin büyüğü bu davranış karşısında tabiî olarak Müslüman kimliğimizle Cübbeli’den Altaylı’ya haddini bildirecek bir tavır bekliyoruz... Ama tam tersi oluyor ve Cübbeli bu durum karşısında Altaylı’yı çılgına çevirecek bir şeyler söylemek yerine, Müslümanları çileden çıkaracak riyakâr, yalaka ve aşağılık kompleksinin daniskası sayılacak hareketlere yelteniyor... Facia sayılacak bu enstantane ne yazık ki birçok Müslüman tarafından fark edilemeyip Cübbeli’nin bu programdan büyük iş çıkardığı zannına dönüşmüştür. Yazık!"

Cem Yılmaz hususu da yazıda şöyle geçiyor:

“Türkiye’nin en ünlü komedyeni Cem Yılmaz bile sanatını icra ederken ciddiyetini muhafaza etmesini bilip karşısındakilere asla kendini maskara etmemeyi başarırken, ilim adamı sıfatıyla ekranlara çıkan ve kendini maskaraya çevirenlere yayvan tavırlarıyla fırsat veren Cübbeli’ye ne demeli?..”

İşte Furkan dergisinde yayımlanan Cüppeli Ahmet eleştirisi:

“Fatih Altaylı’nın Teke Tek programına konuk olan Cübbeli Ahmet Hoca, programın akışı içinde şamaroğlanı vazifesi gördüğünü fark etmeden konuşmasına devam ederken, mânâda cinayet sayılacak suçlar da işledi...

Kâinatın Efendisi’ne dair olmamız gereken hâl’le, olduğumuz hâl üzerinde bir muhasebe yaparsak mevzu biraz açılabilir zannediyoruz. Necmüddin Kübrâ Hazretleri’nin Mustafa Kara tarafından hazırlanan Tasavvufî Hayat isimli eserinin 74. sayfasında şöyle denilmiş: Nitekim bu konuda Resûlullah şöyle buyurmaktadır: “Ben, sizler için çocuğunuzdan, anne-babanızdan ve bütün insanlardan daha sevimli olmadığım müddetçe gerçek anlamda iman etmiş olamazsınız.” Bunun üzerine Hazret-i Ömer: “Ey Allah’ın Resûlü sen bana -kendim müstesna- çocuğumdan anne-babamdan ve bütün insanlardan daha sevimlisin” deyince, Peygamberimiz “kendinden de” diye ilave etti. Bunun üzerine, “Evet ya Resûlulah sen bana, çocuğumdan, anne-babamdan, kendimden ve bütün insanlardan daha sevimlisin” deyince Hazret-i Peygamber, “İşte şimdi inandın, teslim oldun, tasdik ettin ve gerçek imana ulaştın” diye buyurdu.

Kütub-i Sitte kaynaklı bu hadis-i şerif’e nisbetle Cübbeli’nin programda yaptığına bakarsak... Fatih Altaylı Cübbeli’nin bir misâlini vesile kılarak Allah Resûlü’ne “korkak” diyor... Cinayetin büyüğü bu davranış karşısında tabiî olarak Müslüman kimliğimizle Cübbeli’den Altaylı’ya haddini bildirecek bir tavır bekliyoruz... Ama tam tersi oluyor ve Cübbeli bu durum karşısında Altaylı’yı çılgına çevirecek bir şeyler söylemek yerine, Müslümanları çileden çıkaracak riyakâr, yalaka ve aşağılık kompleksinin daniskası sayılacak hareketlere yelteniyor... Facia sayılacak bu enstantane ne yazık ki birçok Müslüman tarafından fark edilemeyip Cübbeli’nin bu programdan büyük iş çıkardığı zannına dönüşmüştür. Yazık!

Necmüddin-i Kübra Hazretleri’nin söylediklerinin devamı şöyle: Allah Teâlâ da bu anlayışta olan sahabeyi överek şöyle buyuruyor: “... Onunla beraber olan kimseler kâfirlere karşı çetin ve metin, kendi aralarında ise merhametlidirler. Onları rüku ve secde eder bir durumda görürsün. Allah rızasını, fazl u keremini ister...” (Feth sûresi, 29. âyet-i kerîme.)”

Şimdi...

Bu kavle göre Cübbeli Müslümanlara en az Altaylı’ya gösterdiği kadar hoşgörülü davranmalı değil mi?.. Altaylı’ya “Fatih bey kardeşim” diye hitab eden Cübbeli, Genel Yayın Yönetmenimiz Saadeddin Ustaosmanoğlu’nun telefonlarına cevab vermiyor... Allah’a (Hâşâ) “sahtekâr” diyebilen Altaylı’ya gösterdiği bu hoşgörü sebebiyle, naklettiğimiz hadis-i şerif’in çetin mânâsına tosladığını fark edemeyen Cübbeli’nin, şöhret basamaklarında nefsini yellendirme niyetinde olduğu açık oluyor... Bunun başka izahını bulan bilen varsa bilmek isteriz... İmanın öfkesi yoksa sahibini maskaraya çevirmesi mukadderdir... Cübbeli kendine gelmeli... “İlim insanın cehlini alır ahmaklığını almaz”... İman zâfiyeti felâketleri davet edicidir; bu anlaşılmalı...

Programın müsbet taraflarını da (şayet varsa) ayaklar altına alan Allah’a ve Resûlü’ne hakarete cevab vermeme tavrı ile birlikte Cübbeli’nin komedyen ve kompleksli hâli, Müslümanları incitmiştir. Karşı tarafa da şu intibaı vermiştir:

“Cübbeli Ahmet’lerin sık sık televizyona çıkmasında büyük fayda var bana sorarsınız.

Gözünde büyütüp korkanlar ile gözünde büyütüp hayranlık duyanlar ortak bir noktada birleşiyorlar bu sayede.

Hissettiklerinin ve düşündüklerinin yersiz olduğu hususunda.

Ben, Cübbeli Ahmet olsam ağzımı açmam.” (Pakize Suda, Habertürk, 06.08.2009)

Evet... Fatih Altaylı ve Murat Bardakçı ciddi bir ilim adamı karşısında değil, sıradan ciddi bir vatandaş karşısında bile böylesine rahatlıkla, göbeklerini çatlatırcasına katıla katıla gülebilirler mi?... Türkiye’nin en ünlü komedyeni Cem Yılmaz bile sanatını icra ederken ciddiyetini muhafaza etmesini bilip karşısındakilere asla kendini maskara etmemeyi başarırken, ilim adamı sıfatıyla ekranlara çıkan ve kendini maskaraya çevirenlere yayvan tavırlarıyla fırsat veren Cübbeli’ye ne demeli?..

Allah tez zamanda aklını başına toplamayı nasib etsin; başka ne denilebilir... Efendi Hazretleri’ni sonuna kadar istismar etmesi meselesine şimdilik değinmiyoruz... Zaman her şeyin ilacıdır.

“İlim ilim bilmektir / İlim kendini bilmektir...”



Odatv.com
http://www.odatv.com/Siyaset/i...17335.html
0
yazık
yazar halit kurumeşe, Eylül 14, 2009
biz cübbeli hocadan daha büyük bir tepki beklerdik çok yazık oldusmilies/wink.gifsmilies/wink.gifsmilies/wink.gifsmilies/wink.gifsmilies/wink.gifsmilies/wink.gif
0
...
yazar sanane, Aralık 13, 2009
şunu bil eger onun ilimden daha iyi bilen varsa cıksında görelim boş boş konuşmayın birileri onu yok etmek istiyoo yuzmekve jetskine binmesi bir arkadaşı ayarlamış ve ben götürecem demiş ve uzakta yuzmeleri içinde o motara bınmışler saptırmayın bu okudum kabul etttım diye bir buton var birileri karşı konuşursa soruşturma yapmakla mı korkutuyorsunuz
0
daha neler
yazar hgh, Aralık 17, 2009
bu kadar yanlı ve yanlış yazınızdan dolayı sizleri kınıyorum. Aklı selim olan kişi sizin yazdıklarınızla cübbeli hocanın dediklerini çok iyi analiz edebilir. kendinizi boşuna yormayın isterseniz.

sadece yazık diyorum yazınızdan dolayı
0
cubbeli hoca hakki soyluyor
yazar Salihbey, Ocak 29, 2010
cubbeli hoca dogru soyluyor, allah kendisinden razi olsun. Zaten kendiside soyluyor teketeke cikmanin sebebini ve bunu bazi cemaatlarinda begenmiyecegini kendisi acik acik soyluyor....
0
çok yazık
yazar birkul, Mart 03, 2010
siz gayrı milli çözümsüzler(çözümcüler diyemeyeceğim). işi gücü bırakmış müslümanla uğraşıyorsunuz. söylermisiniz sizce bu ülkede gerçek müslüman kim kaldı? siz zahmet buyurmayın ben söyleyim sadece siz. haaşa sizden başkan hakiki müslüman mı var? zaten allahımız da emrediyorya!(haşa)müslümanla uğraşmayı.küllü zan,gıybet,iftira,tevilat. yazık çok yazık. şu sözlerinizi ALLAH(cc)'ın Habibi (SAV) nin bulunduğu ortamda konuşabilirseniz size sözüm yok.Nerde kaldı o rikkat. o tasavvufi incelikler... bir bayan ismiyle şiir yazıyorsunuz. ağza alınmayacak küfürler... Ha bir aklıma gelmişken. Mehdinin has ordusu müslümanlarla kavgalı mı olcaktı.Bu konuda bizi aydınlatırsanız. Onların işi gücü müslümanı taşlamak mı olacaktı. farkında değilsiniz ama sözleriniz,şiirleriniz bilgiçlik, enaniyet,kibir kokuyor. İddia iyi bi şey değil. Çok eminsiniz ama. görelim bakalım yevmi kıyamette......diyebilecek kadar iddialısınız.Mevla şaşırtmasın. Allah Resulu ümmetin kendisini çok rahat anladığı, çok kolayca sevdiği, ülfet ettiği bir hal üzere idi. Kimseyi incitmemiş, zaman zaman incinmişti. Kırıp döküyorsunuz. Bu abes.Hilafı şeriattır.O eski halleriniz daha sevimli idi. her geçen daha da zehirleniyorsunuz farkında değilsiniz. Sizi önceki halinizle seviyordum.İmtihan herkese efendim. sadece falanlara değil. Aşırı sevgi de caiz değil. dili sivri olanların da kıyamette çekeceği var imiş.Vecealnaküm ümmeten veseta. Orta halli olmak evla. ona şirk buna teslis. yok müşrik yok münafık. tutki doğrusun. ulu orta bunu konuşma yetkisini nerden alıyorsun. fitne çıkarmazmı bu. kalbinde zerrece imanı olan benim kardeşim. Rabbimizin ona ne muamele edeceğini bilemeyizki. uzatmayayaım. Haya ediyorum. şu başlığa bi bakarmısınz ALLAH aşkına. Gafletle yazmadı iseniz. Size diyecek söz bulamıyorum.
0
Yeter ! Söz İSLAM'ın
yazar Erdal S., Kasım 30, 2010
Kardeşlerim artık yeter.Alim diye geçinenlerin biri, ak derken, bir diğeri kara diyor.Babam artık çekin elinizi bu mübarek dinin üzerinden.Bazen hitler olasım geliyor...Hadi diyelim ki dogru söylüyorsunuz..Neden bir müslüman ön plana çıktığı zaman hemen alaşağı etmeye çalışırsınız ki.Madem ki İsmail ağa ki ismi bile yanlış ağadan cemaat ismi mi olur..Ahmet hoca bu cemaate bağlı ve cemaatin yayın organı furkan hocayı eleştiriyo.. eleştirmeden önce kendisine ulaşamazmıydı, cemaat kendi içinden sorun varsa halledemezmiydi..Mahmut hoca cübbeliye haddini bildiremezmiydi ki yeğeni bu işe soyunuyor ...Diyeceksiniz ulaşamamışız .. ben de derim ki..yok yaa.. madem ulaşamadınız demek ki cemaat içerisinde ki iletişim sıfır... lütfen cevap beklerim.. saygılar.. erdalsonuc@hotmail.com
0
devam edin
yazar essalam, Aralık 03, 2010
böyle devam edin bakalıım nereye varırsınız.samimiyetinize artık inanmıyorum vessalam
0
şimdi ne oldu
yazar essalam, Aralık 03, 2010
bu yazıyı daha önce koydunuz sonrs cıkardınız tekrar koydunuz.yaz boz gibi daha önce rahmetli muhsın yazıcıoğlu hakkındada aynısını yaptınız .oyazınız duruyorsa tekrar koyun isterseniz.bu arada adnan oktarın yazısıda varmıydı.cevap beklerım.mahmud_289@hotmail.com
0
Mesele ile boğuşmayın, öze bakın öze.....
yazar Fuat, Aralık 04, 2010
Cübbeli daha önce çoğu insana haram derecesinde yasakladığı her şeyi kendisine mübah görmüştür, cemaati adeta bir mağara hayatına mahkum kılan ve Müslümanları yobaz lar gibi sergileten bu kimselere yakışan cevabı, hemde Kuran ağzı ile yazar gayet güzel vermiştir......

Ayrıca bu yazının kalktığını iddia eden yazar essalam önce takip etsin bu yazu benim takip ettiğim, önce duyurularda yer aldı ve daha sonra ise dergininin bu sayısına aktarılmıştır......

Zavallılar, putlarınıza dokunulunca nasılda figan edersiniz öyle ?!
0
demek öyle
yazar essalam, Aralık 04, 2010
adnan oktarla olan yazıyıda koyun rahmetli muhsin yazıcıoşluylada olan yazıyı koyun o zaman.milli çözümde en fazla takip ettişim yazar ahmet akgüldü.o damı sizin gibi düşünüyor acep.benim butum yokki figan edeyim.benim başımın belası nefsimdir.ben cübbelinin cemaatinde değilim islamı en güzel anladan yasayan cemaatler başımın tacı.ha bu arada sizler cübbeliyle bu konularıkonuşsanız iyi olmaz mı.sevgi ve selamlarımla.biz sizleri seviyoruz hatalarınızı deşil
0
Esselam Vesselam...............
yazar Fuat, Aralık 05, 2010
Yahu arkadaş cahil demek cahil olan değil, cahil olduğunu bilmeyendir; Bilmemek bilmemek değil, bilmediğini bilmemektir.....

O dediğin yazıların hepsi,de sitede duruyor, ama insan cahil ve bunun farkında değilse hele bide önyargılı ve fesat fikirli ise, abilerine yalakalık yapmak için fırsatlar bulduğunu da sanarsa söz ne yapsın, yazı ne yapsın aşağıdaki aram linklerine tıklarsan aradığın ve bilmediğin her türlü yazıyı da bulursun vesselam.....

http://www.millicozum.com/mc/Search/newest-first.html?searchphrase=all&searchword=adnan+oktar


0
....
yazar ümit efe, Haziran 18, 2011
kardesim sen sohbetlerini adam gibi dinlemissin ama işine geldiyi tarafa cekiyorsun gerizekalımıın sen sana ben söverim simdide neyse..
0
hayırdır
yazar mehmet yusuf, Haziran 18, 2011
seçimden önce nasıldınız şimdi nasılsınız.. hayırdır ne oldu.. vallahi milletin görüşü bu değil !!!
0
sahtekar
yazar cübbesiz hoca, Haziran 18, 2011
**************** geziyo cahili kandıorıyo parayı i,ndiriyo iki sözünden biri yazdığı kitablar reklamın peşinde kitablarımı okuyun para kazanayım demek deildir okadar müslümansa alalh icin cihada gitsin milyon dolarlardan bahsediliyo kendi malını alalh yolunda harcama emri var nerde hanii gercek müslüman alah icin cihad edendir
0
ÖN YARGILI TARAFLI BULDUM .HERKES HESEAP VEREÇEK.YAPTIGININ ETTİGİNİN HESABINI RABBİMİZE VERECEK
yazar YAHYA ÖZSOY , Haziran 19, 2011
KUSUR ARAYAN BULUR KUSUR.SONUÇ HÜSRAN KABAHATLİ OLUR.KİM KİMİ SEVERSE OLUR ONUNLA HAŞR .GEL SEN ARAMA KUSUR.

Yorum yaz
daha küçük | daha büyük

busy
Son Eklenen Yorumlar