Siteye Kayıtlı Giriş
Facebook'da Beğenin
Yeni Çıkan Kitaplar
trybys

bdp_ozrk

 

TOGAN Yayıncılık

0 212 542 02 97

0 542 443 78 01

0 212 542 02 98

Ziyaretçiler
BugünBugün1477
DünDün1565
Bu HaftaBu Hafta6542
Bu AyBu Ay14044
Ocak 2011den BeriOcak 2011den Beri364502
IP Numaranız:38.107.179.237
US
US
Kayıtlı Gezen: 0
Misafir : 6
Kayıtlı Sayısı: 677
Bu Ana Kadar Okunan
Sayfa Gösterimi : 5733475
Reklam
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 107
ZayıfMükemmel 
2006 - KASIM 2006

 

Milli Çözüm Temsilciliği ve TEZ Organizasyonun ortak gayretiyle, Konya'nın Otel Bera Konferans Salonunda, 10 Ekim 2006 Salı günü bir iftar programı hazırlamış ve Ahmet Akgül Hocamızla sohbet yapılmıştı. Sağ kesimden, sol düşünceden ve Milli görüşten, çok değişik parti ve derneklerden, sıcak bir ilgi ve yoğun bir katılım vardı. Koca salon ağzına kadar dolmuş, sığmayınca otelin başka katlarındaki küçük salonlar ayarlanmıştı. Bazılarının gözlemi ne göre konuklar bin kişiye yakındı. Başı açık kapalı, dindar kalender, Milliyetçi sosyalist, olgunundan gencine, hayat tarzları ve bakış açıları farklı, ama hepsi Türkiye sevdalısı ve emperyalizm karşıtı duyarlı ve tutarlı insanlardı.

 

    "Medeniyetler Mücadelesi Doğu-Batı mukayesesi ve çözüm projeleri" konulu sohbetin tatlı havasına kapılan Konya'nın Kuvayı Milliyecileri tam bir buçuk saat yerlerinden ayrılmamışlardı. Yapılan mini bir röportajdan anlaşıldı ki: AKP ve MHP'nin kadın komisyonları başkanlarından, SP hanım ve gençlik kollarından, İşçi Partili dostlardan, çok önemli vakıf, dernek ve sivil örgüt başkanlarından, değerli emekli subaylarımızdan, önde gelen basın mensuplarından, şeref madalyaları göğüslerinde muhterem ve mübarek gazi babalarımızdan; velhasıl katılanların tamamının samimi yorumu: Bu konuşulanların hepsinin; ortak konuları ve arzuları olduğunu ve Milli Çözümün yaklaşımının, umduklarından da olumlu ve şuurlu bulunduğunu vurgulamalarıydı. Hatta bazıları AKP yönetiminden istifa edeceklerini açıklayarak ayrılmışlardı. Bu gelişmeler ve gerçekler, herhalde AKP yönetimine ve yetkililere de ulaşmış olacak ki, hemen ertesi gün Milli Çözümü Konyada susturma ve sindirme çabaları başlatılmıştı. Hem de bazı SP'li nasipsizlerin kışkırtmasıyla...

Şöyle ki:

Bu söyleşiden bir gün sonra Erbakan Hoca'nın SP'nin düzenlediği bir iftar programına katılacağı kesinlik kazanmıştı. Hem anons arabalarıyla, hem de afiş ilanlarıyla, Hoca'nın konuşmasının herkese açık olduğu duyurusu yapılmıştı... Konya girişinde Erbakan Hocamızı karşılayıp elini öptükten sonra, partililerin tafralarını ve Hoca'nın şefkat tavrını gören Ahmet Akgül ağabeyimiz, manevi bir ikaz ve işaret almış olacak ki, bizlere: " SP'nin düzenlediği iftar'a ve programa katılmamızın münasip olmadığını, bizleri bir provokasyon tuzağına çekmeyi planladıklarını, böylece Hocamızı da sıkıntıya sokmaya çalıştıklarını sezdiğini " hatırlattı. Gerçekten, bu hasmane hesaplardan habersiz, Konferans salonuna giden bazı Milli Çözümcü gençlerimizi, resmi ve sivil polisler "Bize talimat var. Milli Çözüm ekibi bu salona sokulmayacak. İnat ve ısrar ederseniz zor kullanılacak." diyerek yaka paça sürükleyip, polis arabasındaki müdürlerine taşınmıştı. Sonra ne görelim ; Konya'nın  sanki bütün güvenlik şubesi ve terörle mücadele ekibi, olağan dışı bir şekilde oraya yığılmıştı. Şimdi merak edip soruyoruz:

1 - AKP'nin art niyetini ve hıyanetini ortaya koyan ve milli şuura destek sağlayan, Milli Çözümün iftar programı, SP Konya yöneticilerini ve Genel Merkezlerdeki bazı marazlı yetkilileri; sevindirip dua edeceklerine, niye böylesine hırçınlaşmış ve "bunları Hocaya yaklaştırmayın, sakın salona sokmayın" talimatı yağdırmışlardı? Yoksa bunlar gizli AKP hizmetkarımıydı?

2 - Genel Merkezde malum "ikili" den biri  olan ve MSP'den kendisi gibi İçişleri Bakanlığı yapan ve dahi hemşehrisi olan Korkut Özal'la birlikte, Emniyetin zirvesine taşıdıkları, sonra Gaziantep'e vali yaptıkları, şimdi ise GAP bölgemizde İsrail'e toprak satışıyla ilgili özel izinler ve gizli yönergeler çıkaran ve Siyonist güdümlü TESEV'in, ordumuzu yıpratma raporuna, Polis Akademisi Hocalarıyla destek çıkan İçişleri Bakanı Abdulkadir Aksu'ya, Milli Çözümcüleri sıkıştırmak üzere ricada mı bulunmuşlardı ?

3 - Yoksa Ordumuza ve özelikle yeni Komutanlarımıza, hayırlı ve duyarlı tavırlarından dolayı destek çıktığımız ve AKP'nin gizli ve kirli mahiyetini açıkladığımızdan ötürü mü, Emniyetin yetkilileri, bin türlü sıkıntı ve stres içinde güvenliğimiz için çırpınan vefakar ve cefakar Polis memurlarımızı, görevi ve yetkisi dışında, Milli Çözüm avcılığına yollanmışlardı. Emniyetin, bu gibi toplantılarda dış güvenliği sağlamak dışında, partilerin iç sorunlarına alet edilmesi hangi kanuna uygun bulunmaktaydı?

4 -  Konya'da TEZ Organizasyonda toplanan samimi, seviyeli ve cesaretli bir ekip:

    a) Milli Görüş gayretiyle ve Milli Çözüm çizgisinde çok hayırlı hizmetler veriyor.

    b) Hemen her Cuma Erbakan Hocamızı görmek üzere Ankaraya gidiyor

    c) Partinin; miting, konferans v.b. bütün etkinliklerine, sadece Allah rızası ve davanın hatırı için katılıyor, katkıda bulunuyor.

    ç)E.Necmettin Bişkin'in eşi ve yakın çevresi, fiilen SP Konya Hanım Komisyonlarında yetkili ve Niğde müfettişi olarak büyük bir özveri ve beğeniyle görev yapıyor.

    d) Çok farklı ve aykırı kesimlerin Milli Şuura varması, Kuvayı Milliye ruhuyla tanışması yolunda çırpınıyor.

    e) Bütün bunlara rağmen partiden hiçbir resmiyet, ganimet ve etiket beklemiyor.

    f)  Bu denli sıkıştırılmaları ve kışkırtılmaları sonucu doğal olarak verdikleri bazı tepkiler dışında, hala sabrediyor ve sükunetle direniyor.

    g) Ama yine de dışlanıyor, suçlanıyor, haset ve hakaret ediliyor.!?

    Tek bahane: Davamıza sızmış bir iki gizli marazlıya hoş bakmadıkları gösteriliyor. Yahu bu gençler, sizin Rabbinize, Dininize, Peygamberinize, Liderinize, hizmet ve hareketinize, bütün cemiyetinize gönülden bağlı ve sevdalı bulunuyor, ama sadece şüpheli ve şaibeli birkaç kişinin, sizin hala fark etmek istemediğiniz tahribatları nedeniyle onlara buğzediyor diye, bu denli düşmanlık ve kin beslemeniz ve İsrail'in yakını Mossad'ın takımı bazı AKP'li yetkilileri ile devreye sokup Emniyeti harekete geçirmeniz, Ey Konya'nın SP yetkilileri, ve ey Genel merkezin bazı yöneticileri, eğer iman ediyorsanız, bu tavrınızı İslam'a, Kuran'a, insanlığa ve vicdana, nasıl uygun buluyorsunuz? Yoksa her hal ve hareketlerinizden dolayı dünyada ve ahirette, mutlaka ve pek yakında hesaba çekileceğinize iman etmiyor musunuz?

    Ta Elazığ'dan İstanbul'dan Konya'ya gelmiş ve çok ağır hasta olmasına rağmen, sadece Erbakan Hoca'yı dinlemek için dönüşünü ertelemiş olan Ahmet Akgül'ü konferans salonuna sokmamak, girmeye kalkışırsa saldırıp hakarete uğratmak ve kasıtlı bir provokasyonla bir kavga ve kargaşa tuzağına çekip ortalığı karıştırmak gibi tamamen nefsani ve şeytani bir girişimden dolayı hiç Allah'tan korkmuyor musunuz?
 

Kökenlerinin, kötülüklerinin, hıyanetlerinin; Ve Hocamızın hangi hikmet ve mazeretlerle bunlara sabrettiğinin bin sayfalık bir kitapla belgelenip inşallah yakında ortaya döküleceği, Milli bir dönüşüm  ve değişimle Türkiye'de bütün dengelerin değişeceği günleri hiç düşünmüyor musunuz?

    Ey Teoman Rıza Güneri!

    Ey Zülfikar Gazi!

    İşte bu gizli ve kirli niyetli bir iki yetkilinin keyfi için, Davamıza ve Hocamıza rağmen bir zamanlar, sizin rica ve minnetinizle bin türlü sıkıntılara katlanarak ta Elazığ'dan Konya'ya getirttiğiniz "Allah razı olsun, bize davamızın hakikatini ve Hocamızın mahiyetini anlatıp, rahatlandırıyor ve hizmet sevkimizi ve ümidimizi artırıyorsun" diye dua ettiğiniz Ahmet Akgül'e, şimdi bu hakaretinizden dolayı, sizleri Allah'ın adaletine, Meleklerin lanetine ve müminlerin nefretine havale ediyoruz.      

    Allah'ım, fesat çıkarıcı, fırsat kollayıcı birisi isem, beni kahret. Yok dinimin ve davamın gayretini çektiğim ve gerçekleri ifade ettiğim için, bana zulmediliyorsa, sen o hainleri kahret!

     Yoksa kışkırtılan basit "araçlar" arkasındaki kişi ve kesimlerin asıl şeytani amaçları çok daha başkamıydı? Düşünen Milli Çözüm, hangi masonik odakların ve Müslüman-cık münafıkların çıbanlarına çuvaldız sokmaktaydı! 

Bu arada, ferasetli ve faziletli iki Mustafa, Milli Gazete Kulis Ankara'da şunları yazmaktaydı.

AKP Kulislerinin hit dedikodusu..

Emeni Kökenli Bakanlar..!

Bu aralar Başkent kulisleri ilginç bir dedikodunun peşine takılmış gidiyor. "AKP Hükümeti'nin Ermeni Kökenli Bakanları!"

Başkent kulislerini heyecanlandıran ve bir o kadar meraklandıran bu dedikoduyu başlatan isim Devlet Bakanı Kürşat Tüzmen oldu. Türkiye haftası dolayısıyla Fransa'da bir konuşma yapan Kürşat Tüzmen, sözde soykırım ile ilgili bir soruyu cevaplarken "Bakanlar Kurulu'na bakarsanız, Ermeni kökenli iki bakan olduğunu görürsünüz. Sözleri gündeme oturdu. Şimdi herkes işi gücü bıraktı, birbirine "Kabine deki Ermeni kökenli iki bakanı" soruyor. Milletvekilleri bile kulislerde Cumhurbaşkanlığı tartışmalarını, yasama çalışmalarını bıraktı bu sorunun cevabını bulmaya çalışıyor. Hemen de birbirinden ilginç bilgiler, iddialar dolaşmaya başladı ortada. Mesela birisinin dedesinin adını bile tespit etmişler lafta.. Bizim duyduğumuza göre Gregorius'muş. Ama Diğerini bir türlü bulamıyorlar. Hatta bize soruyorlar "kim olabilir diye.."

Bütün bunları okuyunca, kafamız karışıyor. Şu "Pakraduni"ler (Müslüman ve muttaki görünen MSP'den ANAP'a şimdi AKP'ye transfer edilen, Yahudilikten dönme Ermeniler) niye acaba bizim Malatya'mızı mesken tutmuşlardı?

Milli Çözüm düşmanlıkları, yoksa Pakradunilikten mi kaynaklanmaktaydı? "Eleyses-subhü bikarib" (Ayet). Ve sabah yakın değil mi?

Şimdi, Milli Çözümcülere böylesine düşmanlıkla kahramanlaşan kimselere soruyoruz, bütün vefakar, cefakar ve sadık camiamızın dikkatini istirham ediyoruz:

Acaba bunlar; Davamızı ve Hocamızı arkadan bıçaklayıp ayrılan Korkut Özal'a, Turgut Özal'a ve ANAP'lılara, bize olan kinlerinin binde biri bir tepki gösterdiler mi?

•Hocamıza bantlarla yazılarıyla en çirkin iftira ve hakaretleri reva gören Esat Coşan ve adamlarına hiç buğz ettiler mi?

•En hassas dönemeçte Milli Görüş gömleğini çıkarıp aslından, amacından, inancından ve iddiasından dönen, ülkemizi ve milletimizi Siyonistlere rüşvet vermekten haya etmeyen şu Tayip Erdoğan'a ve AKP'nin içi kurtlu kurmaylarına bize yaptıkları hakaretlerinin yüzde birini reva gördüler mi?

Lütfen bir defa olsun, aynanın karşısına geçip kendi kendilerine sorsunlar:

Yahu biz, gerçekten hangi dindeniz, hangi düşüncedeniz ve hangi  taifedeniz?

Ve sizler,ey nasipsizler,ey Saadet partisi içindeki çağdaş ibni sebe'ler ve çömezleri!. Geçen sene Bursa Gençlik Teşkilatının ısrarlı talepleri sonucu,Hocamız'dan  da özel izin alınarak oğlu M.Fatih Erbakan bir programa konuşmacı olarak  çağrıldığı,bunun afişlerinin asıldığı ve duyurusunun yapıldığı ve  insanlarımız Hocamızın da hasreti ve muhabbetiyle Fatih Erbakan'ı dinlemeye  toplandığı halde; hem de salonda tam kürsüye çıkması heyecan'la  beklenirken "oğlu Erbakan Hocayı hatırlatıyor ve bizleri gölgede bırakıyor!" gerekçesiyle...Genel Merkezdeki marazlı büyüklerinizin,acele talimatıyla, Fatih'e babasıyla  birlikte hazırladıkları, konuşmayı yaptırmayıp geri göndermediniz mi?

Ve yine ,iki sene önce,Konya daki Gençlerin ve Necmettin Musa  Ekibinin hazırladığı bir "Erbakanı Anma"gecesine,Ahmet Akgül'ün de hatip olarak geleceğinin bilinmesine rağmen,önce Hocamız'ın da haberi ve izniyle  Fatih Erbakan'ın katılmasına karar verildiği ve bunun ilan edildiği  halde,yine aynı marazlı ve garazlı baş münafıkların bastırması ve karşı  çıkmasıyla o programıda iptal ettirmediniz mi? 

Yani ey dostlar,artık anlayın ki; Bunların kini aslında Erbakan Hocamız'a  yöneliktir. Ancak bunu mertçe ortaya dökemediklerinden , Milli Görüş davasını ve Erbakan Hakikatını anlatmaya ve yazmaya gayret gösteren Milli Çözüm hedef haline  getirilmektedir. Ama iyi de olmaktadır. Çünkü çıbanlar deşilmekte, herkes  kendi fıtratına uygun tercihini seçmekte ve saflar netleşmektedir!

" Vel-akibetü lil-muttakin"

Hayırlı ve başarılı son, elbette muttakiler içindir!...


Ilgili Makaleler:


Bu yazarin diger makaleleri

AZİZ HOCAM'A
Hakikat mesajına, son tercüman gibiydinBu garip ruhumuza, taze güman gibiydinMünafıklara...
Devami
ECELİ GELEN İSRAİL
Dengeler değişti, yakın ecelinBekle gör, sönecek; havan İsrail!..Tarihin rezillik, zulüm...
Devami
TEŞEKKÜRLER BOP'ÇULAR, GÖZÜMÜZÜ AÇTINIZ!
Ziyaretimize gelen bir dostumuz, MTTB yıllarında tanıdığı ve İslami gayretli...
Devami
SİYON'DAN PİYON'A MEKTUP
Dinine davana, hıyanet ettin Benim hizmetime, girdin recebim!Hac gibi Lobimiz,...
Devami
AKP'li YETKİLİYE TAVSİYE
Fesatlık fıtratıdır, yaşar kabahatıylaDüşmanına yanaşma, şeytan ile barışma!Akıllı ve ahlaklı,...
Devami
BUNLAR HAKİKAT, SUİZAN DEĞİL
Beş kez safa durur, kılmıyor namazAç susuz kalınır, ramazan değil!Fatiha...
Devami
Yorumlar (5)Add Comment
0
biraz daha hakikat
yazar hasan aymargen, Ocak 08, 2010
siz nebiçim milli görüş cüsünüz hem mg diyor sunuz hem de desteklediginiz partiyi elştiriyorsunuz lütfen münafıklık etmeyin unutmayınki müslüman müslümanın aynasıdır bu dünyada mümin kardaşinin 1 ayıbını örtenkişininallal(cc)ahirettebinayıbınıörter amsiz mümin kardeşinizin yapmdıgı birşeyi söylüyorsunuzve iftira ediyorsunuzallah(cc)islah etsin aminunutmayınki peygamberimiz(sav)mengaşyena feleysaminna bizialdatan bizdendegildir buyurmuştur sakın unutmayı
0
cibanlari desifre etmenizi sizden rica ediyorum
yazar musab, Ocak 29, 2010
ERBAKAN hoca basda siyonistler olmak üzere bütün müsrik,kafir,münafiklarin düsmani,buda hocanin dogru yolda oldugunun isbati bence, alimler(peygamberler)hep yalanlanmis cenneti kazanmak koilaydegil iftiralara ugranilcak,taslanilcak,hapis yatilcak,iskence cekeceksin hak davan icin ALLAH (c.c) hepimize dogru yolda gitmeyi nasip etsin,
0
fitne
yazar birkul, Mart 04, 2010
fitne uykudadır uyandırana lanet olsun (hs) Kişiye kardeşinin kusurları görünmesi şeytanın ona musallat olduğu anlamına gelir. Akil olan bir işin sonunu düşünür. Siz bu söz ve yazılarla hangi hayrın ortaya çıkmaısna sebep oluyorsunuz. hayır .ancak fitne çıkarıyorsunuz. müslümanlara suizan edilmesine neden oluyorsunuz. kendisine tabi olduğunuzu iddia ettiğiniz hocamız ne zaman bir mü'min aleyhine söz etmiş. gizli çıban dediğiniz imanına şehadet ettiğimiz kıymetli insanlar. Bir büyükten işittik: İnsanlar hakkında hüküm vermeyin. Onu Allah'a bırakın. Siz kul olmaya bakın. Bu müfettişlik görevini nerden aldınız.
0
gerızakalıolma musluman
yazar kasım akceylan, Şubat 18, 2011
fıtne dıye yorum yapan gerı zekalı musluman peyganberımız demıyormu bır musluman bır delıkten bır defa ısırılır şimdıkı muslumanları boş ver bır defa ömur boyu ar ısırılıyorlar yınede banamısın demıyorlar maşalllah ne kadr takvasın şeytan mesaısını tam mesaaı erbakan ve sevenlerıne ayırıyor şeytanın evanelerı ellerınden gelse hoamın adını dahı yer yuzunden sılecekler sen kalkmıssın burda ahkam kesıyorsun alllah şukurler olsun ahmet akkul hocam olmasaydı belkıde bu şeytanlıklarında daha ılerıye gıdeceklerdı eğer ahmet hocamı tanıyorsan gerıye bır dön bakalım ahmet hocam hangı söyledığinde yanılmış keşke yanılan hocam olsaydıda bu dava buralara gelmeseydı ama haklı cıkan hep ahmet hocam oldu vede haklı cıkmaya devam edecek
0
Milli görüş ?
yazar Süleyman .., Şubat 28, 2011
Saadet Partisi, Milli Çözüm Dergisi ve yaptığı faaliyetlerle hiçbir alakalarının olmadığını açıkladı.

Parti Genel Merkezi’nden yapılan açıklamada, “Milli Çözüm Dergisi’nde yayınlanan görüşler ile bunlar tarafından yapılmakta olan faaliyetlerin, teşkilatlarımızla hiçbir alakası bulunmamaktadır. Kamuoyunun bilgisine sunulur.” denildi.

Kaynak: Milli Gazete

Yorum yaz
daha küçük | daha büyük

busy
Son Eklenen Yorumlar