| 2004 - MAYIS 2004 |
Açılmaya görsün dostla arası
Her an derinleşir hasret yarası
Ne zor beklemek, vuslat sırası
Vallahi sinemde yüktü Sensizlik!
Kör topal kim, nasıl varsın yarına
Al götür kulunu, can diyarına
Tahammül kalmadı, günden yarına
Ey dost, çiğerimi söktü Sensizlik!
Uzaklarda atıp kendin arattı
Şeytanım şaşırttı, nefsim ayarttı
Benzimi sararttı, saçım ağarttı
Billahi belimi büktü Sensizlik!
Dünya dedikleri, rüyadan çürük
Tamamı hayaldir, küçük ve büyük
Ben sandığım beden yetmiş kilo yük
Gurbet gibi içime çöktü Sensizlik!
Nasıl anlatayım bu vasfı hali
Deli gönlüm daim umar visali
Güz mevsimi görmüş hazan misali
Gülüm, yaprağımı döktü Sensizlik!
Beni bana koyma, Senden yana al
Baki olan Sensin, erişmez zeval
Gayri her şey filim, hepisi sanal
Başımı belaya soktu Sensizlik!
Alemler aynadır, mutlak var sensin
Gölgelerden geçtim, ki Hak yar sensin
Tecelli tahtında aşikar Sensin
Ruhum rahatladı, ürktü Sensizlik!..
Zerre "ben"lik kalmış ise birinde
Vahdet, vuslat olmaz, "Ben" olan yerde
Alim, benmişim arada perde
Gaflet geberince, yoktu Sensizlik!
Bu yazarin diger makaleleri

| < Önceki | Sonraki > |
|---|









