Get Adobe Flash player
Reklam

"ELAZİZ"DENEN TACİZCİLERE: ŞEYTAN GİBİ ZEKİ OLACAĞINA, HZ. ADEM GİBİ SAFİ OLMAK!

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 6
ZayıfMükemmel 

Yeni bir Kuvayı Milliye ruhuna şiddetle ihtiyaç duyulan bir ortamda, vatanperver, hamiyet ve Milli haysiyet sahibi Kemalistlerle, Milli görüş sahibi İslami ve insani hedef ve hassasiyet sahibi kesimler arasındaki ön yargıları ve kaygıları eritmeye çalışmak... Ortak gaye ve gayretler için atılan ve atılacak olan adımlara kolaylaştırıcı bir katkıda bulunmak amacıyla "Bizim Atatürk" kitabını hazırlayıp yayınladık... Farklı kesimlerden çok olumlu, tepkiler almakla beraber, Akşam'da yazan Yalçın Pekşen gibilerden gelen tepinmeler de, Siyonist ve Sabataist hainleri, en etkili istismar kozlarının ellerinden alınmış olmasının hırçınlığını dışa vurmaya mecbur ettiği ve çıbanlarını deştiği için de, ayrıca sevindik ve Rabbimizin hayırlı bir işte istihdam ettiğini, şükrederek anladık...

Ama kendisini ilah yerine koyan... Kafamızdan ve kalbimizden geçenleri ve niyetlerimizi bizden bile iyi okuyan ve zatı alilerine iman ve ittiba etmeyen herkesi şeytanın askeri ve dalalet ehli sayan, El-aziz'cilerin başındaki şahıs, önceki sayımızda delilleriyle ortaya koyduğumuz yalanlarına, yanlışlıklarına ve yamukluklarına adam gibi cevap vereceğine, yine lağım misali ağzını açmış ve zehrini akıtmış...

En yakın dostları bir birine düşürmek üzere, onların dilinden uyduruk mektuplar yazıp karşı tarafa, hem de avucuna alıp aldattığı gençlerle yollayacak...

Eski SP'li Belediye Başkanıyla ilgili, Günışığı Gazetesinde en edepsiz ve mesnetsiz iftiraları Sururi Seçmen ismiyle yazıp yayınlatacak ve bunu "Ahmet Hoca" yazmıştır diye suçundan ve sorumluluktan kaçacak kadar kalleşlik ve kahpeliğin her türlüsünü, hem de en yakın arkadaşlarına reva gören bu şahıs, şimdi bizi mertliğe çağırıyor!...

Bir dönemler ara sıra çağrıldığım Avrupa seyahatlerinde, her misafire verilmesi adet olan o zamanki 400 markın bile çoğunun, o gençlere hediye ve harçlık olarak harcadığımız ve kurulan Radyo'nun önemli parçalarını sırtımızda taşıyıp buraya ulaştırdığımız... Ve çok özel dostlardan bu radyoya katkı amacıyla aldığımız birkaç bin marklık yardımında tamamının "Milli Gazete Elazığ temsilciliği" makbuzlarıyla teslim alındığını gösteren belgeleri de tek tek adreslerine postaladığımız halde, tutup gençlere "Buna Avrupa dan bize ulaştırılması için yüzbinlerce mark veriliyor. Ama o bunları kendisine harcıyor, paranızı çalıyor" diyecek kadar, değil sadece samimi dava arkadaşlarını, hatta insanın öz evlatlarını, akrabalarını bile birbirine fitleyecek kadar insanlıktan çıkmış ve müminlerin yardımlarıyla kurulmuş Radyonun üzerine yatmış birilerinin, hala kendisini "hidayet pusulası" sanması, bize sataşmak ve salyasını akıtmak için bahane araması, tam bir maskaralıktır.

Bu kadar gerçekleri bilen ve dile getiren birisinin, böylesine haksız ve ahlaksız tavırlara tenezzül etmeyeceği, kanaati de yanlıştır.

Evet, şeytan, Allah'a inanmadığı, maneviyattan ve hakikatten haberdar olmadığı için değil, Allah'tan sonra kendisini en yetkili saydığı, kendi zannını asıl gerçek sandığı içindir ki lanete uğramıştır...

En sadık sahipleri ki, Milli Görüş davasına aklı yattığınca ve bütün imkanlarıyla tabi ve taraftar olan bir rahmetli mütahit ağabeyimize, gençlerimizle birlikte plan kurdukları, yabancı bir terör örgütü mensupları havasıyla "Filan yere şu kadar para bırak, yoksa kefenini hazırla" yollu tehdit mektubu gönderip, sonra polislerce yakalanınca  "Sen suçu üstlen, biz cezaevinde sana bakarız ve bir yolunu bulup çıkarırız" dedikleri halde şimdi ilimizde bulunan o zavallıya hiç sahip çıkmayacak ve bir daha hatırını bile sormayacak kadar vefasız ve vicdansız bu insanlar şimdi, başkalarına insaf ve ihlas dersi verebiliyorlar!..

Oysa "Bizim Atatürk" kitabı: "Bu Harun Yahya, hem Atatürk'e Milli bir kahraman ve dindar bir komutan" diyor ve kitaplar yazıyor, hem de eserlerinde  Bediüzzaman dan çok sık alıntılar yapıyor...Halbuki Bediüzzaman'ın, Atatürk'le ilgili çok ağır ithamları olduğu söyleniyor!? Acaba Harun Yahya mı takiye yapıyor, yoksa Bediüzzaman'ın bazı ifadeleri mi çarpıtılıyor?"  şeklindeki soruları yanıtlamak ve çelişkili bulunan konuları uyuşturmak amacıyla hazırlandı... Ve hamdolsun hedefine ulaştı...

Ama: "Bizim hidayetimizin karardığına, Yahudi hahamları misali "kitap yüklü merkep" ten farksızlığımıza,  nefsi emarenin uşağı, iblis gibi mülevves olduğumuza" peşinen karar verenlere, Harun Yahya'nın amaçladığı hikmet ve hizmet istikametinde, bizim de bir gaye ve gayret taşımamıza müsaade etmeyen ve müsamaha göstermeyenlere, Kur'anın Kalem süresindeki şu ayetleri ile soralım;

"Size ne oluyor, Neyinize güveniyorsunuz? Ve nasıl (böyle) hüküm veriyorsunuz?"

"Yoksa (elinizde size özel) dersler okuduğunuz ve içinde, kimsenin bilmeyeceği sırları bulduğunuz, (Kur'an dışında) bir kitap mı var?"

"Yoksa neyi seçip beğenirseniz (Her neyi kendinize layık ve müstehak görürseniz o) mutlaka, eninde sonunda sizin olacak diye (mi içinde yazıyor veya Allah size böyle bir garanti belgesi mi göndermiş bulunuyor?)"

"Yoksa sizin için, üzerinizde kıyamete kadar devam edecek (ve tarafımızdan mecburen yerine getirilecek) bir yemin(imiz) mi var ki, ne (şekilde) hüküm verirseniz, kesinlikle sizin (dediğiniz) olacak ve her şey size kalacak?"

"Onlara sor: "içlerinden hangisi bunlara (kefil olacak, sorumluluğunu alacak ve) savunulucuğunu yapacak?"

"Yoksa onların (Allah'ın hiç kıramayacağı) bir ortakları mı var? O halde, sadık ve samimi (doğru ve dürüst) iseler, o ortakları (kimse) getirsinler (de bütün bunların cevabını versinler!)"[1]

Aylardır "bu sefer SP Kongresinde, Parti Elazizcilere verilecek" diye yeminler ederek bekleyen ve safdillerini ümitlendirenler, şimdi kongre ertelenince, başka bahane ve beklentiler üretmeye başlamıştır.

Ama değişmeyen saplantıları şudur: "Bu iş Elazizcilere verilmezse "Milli Görüş ırmağı tıkanacak"tır!?

Halbuki bunlar farkında olsun veya olmasın, sergileye geldikleri seviyesiz ve isabetsiz yaklaşımları ile, Milli Görüşün malum münafıklarına en büyük yardımı yapmakta, çünkü onlara mazeret ve masumiyet kazandırmakta ve böylece çok önemli tespit ve tembihleri de, bu aşırılık ve şımarıklığın gölgesinde kaybolmaktadır. Artık "demode olan Atatürkçü düşüncenin değiştirilip, ılımlı İslam'a geçilmesi gerektiğini" Graham Fuller Siyonistleri savunurken...

AB yetkilileri: "Katı Kemalist devlet yapısı yumuşatmadan ve azınlıklara özgürlük tanımadan" Türkiye'ye üyelik verilmeyeceği tehditleri savunurken.

AKP'nin akıl hocalarından ilahiyatçı Prof. Hayrettin Karaman: "Mustafa Kemal'in ve Laik cumhuriyetin, İslam'la ve Kur'anla hiçbir alakası olmadığını ispatlamaya çalışıp, kurtuluşu AB korumasında" ararken.[2]

Ve yine ikinci cumhuriyetçilerden TÜSİAD çevrelerine tüm sinsi ve Siyonist kesim Atatürk'ü ayağa düşürmek ve Türkiye'yi tamamen sion cumhuriyetine dönüştürmek üzere seferberlik başlatmışken.

Elaziz denen tacizcilerin, inancımıza ve insanımıza yararlı olmaya yönelik bir gayretimizi tersinden yorumlamaları... Pusudaki pısırık düşman gibi arkadan vurup yaralamak için fırsat kollamaları da, işte böylesine sefil ve rezil bir yaklaşımdır.

Siyonist Yahudiler gibi kendilerini şartlandırdıkları beklentileri ve saplantıları uğruna, Hak ile Batılı karıştırmaktan, insafsızca iftira atmaya kadar her yol bunlarca mübah sayılmaktadır.

Ahmet Hocamızın, işte bütün bu kötü niyetlerini ve nefsaniyetlerini, geç de olsa, anladıktan sonra kendilerini bıraktığı ve bütün bağlarını kopardığı halde;

Kendilerine taraftar toplamak ve gelecek tepkileri bize postalamak için, bu gazete ile Ahmet Hoca'nında irtibatlı olduğu havasını vermişler...

SP Genel Merkezindeki malum ve Milli Görüşe monte kişiler de kasıtlı olarak bu gazeteyi bize mal etmeye çalışmışlardır.

Ama hiçbir hastalık ömür boyu gizli kalmayacağı gibi, hiçbir alçaklıkta ebediyen saklanamayacaktır.

 



[1] Kalem süresi:36-41

[2] Yeni Şafak / 17-22-24-29 EKİM 2004


Bu yazarin diger makaleleri

MEHDİ; BİR MEDENİYET MÜHENDİSİDİR
   "Her kavmin bir hadisi (hidayet rehberi ve mehdisi) vardır."[1] ...
Devami
SOYSUZLAR KENDİNİ NE SANIYORDU?
Sözleri bürünmüştü; batı kültürle Çöp tepeleri kendin; dağ sanıyordu!.. Özleri...
Devami
Kapak Yazısı
Fetullahçıların Aksiyon Dergisinde (28.07.2008 Sayı:712) İbrahim Doğan "Erbakancı Görünümlü Ergenekoncular"...
Devami
SON UYARI
Haramdan uzak tut, kazanç lokmanı Cana huzur katan, o pis kan...
Devami
ADNAN OKTAR'IN BİLGİÇLİK BUDALALIĞI
  4 Kasım 2007 tarihli Milli Gazetedeki "Osmanlı'yı Materyalizm ve...
Devami
Fikret Otyam'ın Ordumuza İtirazı:
NİYE KUZEY IRAK'TA Kİ SİVİLLERİ DE KATLETMİYOR, TÜM YERLEŞİM BÖLGELERİNİ YIKMIYORSUNUZ!  "Aydınlık"ın...
Devami

Makale Okunma Sayısı: 6270

Yorum ekle

Yazdığınız her yorumla birlikte IP adresinizin kayıt edildiğini ve Türkiye Cumhuriyeti hukuk kurallarına aykırı, iftira ve genel ahlaka aykırı tarzda yorumlarınızdan hukuken ve vicdanen sorumlu tutulacağınızı tekrar hatırlatırız...


Güvenlik kodu
Yenile

YABANCI DİLDE KİTAPLARIMIZ

SON YORUMLAR