ARAMA

Toplam Ziyaretçilerimiz

mod_vvisit_counterBugün1808
mod_vvisit_counterDün4484
mod_vvisit_counterBu Hafta36140
mod_vvisit_counterGeçen hafta58521
mod_vvisit_counterBu Ay114285
mod_vvisit_counterGeçen Ay122941
mod_vvisit_counterŞu Ana Kadar17565224

IP'niz: 3.235.25.169
Bugün: 18 Nis 2021

Bu Ana Kadar Okunan

Sayfa Gösterimi : 12490965

YENİ ÇIKAN KİTAPLAR

AA 150X
KT 150X
IY 150X
EIA 150X
 ADIL DUZEN 150x
erbakan devrimi 15b 160
 
bizim ataturk 17b 160
 
hilalhac
 
baskan160
 
siyaset strj 160
 
sistem tahlili 160
 
 darbe 160
 
 
 

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

 

 

Reklam
Reklam
Reklam
Reklam

YARATILIŞ AMACIMIZ VE SORUMLULUKLARIMIZ

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 3
ZayıfMükemmel 

 

Evrensel hukuk kurallarına ve temel insan haklarına saygı duyan, gerçek bir demokrasiyi ve örnek bir laikliği uygulayan yeni ve yüksek bir “Barış ve Bereket Medeniyetini” kuracak olan büyük Türkiye idealini başarmak, hem dini hem de milli bir görevdir. Bu konudaki sorumluluklarımızın Kur’an’daki orijinal karşılığı “Hilafet’tir.

“Biz insanı (iman ve itaat edecek ve hakkı temsil edip hilafet emanetini yüklenecek (Ahzab: 72) yetenekte) en güzel ve mükemmel biçimde yarattık. Sonra da onu (eğitilmek ve imtihan edilmek üzere) en aşağı tabaka (olan yeryüzüne) geri gönderdik” (Tin: 4-5) 

“O hanginizin daha güzel işler yapacağını denemek (ve ona göre değerlendirmek) için ölümü ve hayatı (Dünyayı ve ahireti) yarattı” (Mülk: 2) gibi ayetlerden de anlaşılacağı gibi yaratılış gayemiz olan “eğitim ve imtihan” programımızı iki temel kategoriye ayırmak mümkündür:

1-İbadet  2- Hilafet

1- “Ben cinleri ve insanları ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.” (Zariyat: 56) Ayetinin de ifade buyurduğu gibi, asıl yaratılış gayemiz Allah’a iman, itaat ve ibadet etmek suretiyle manevi duygularımızı geliştirmek ve sonunda Rabbimizin rızasına ve ridvanına erişmektir. İbadet ise, emir ve yasaklar çerçevesinde hareket etmektir. Bunun başarılması için de “nefsi cihat” önemli ve gereklidir. İbadetler ebedi servetimiz ve manevi reçetemizdir.

2- Hilafet ise, Allah’ın istediği şekilde bir kul olmak, insaniyete ve İslamiyet’e uygun yaşam şartlarını hazırlamak, topluma huzur, adalet ve refah ortamını sağlamaktır.

“Hani Rabbin meleklere” “Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım” (Bakara: 30) buyurmuştu.

“Sonra onların ardından sizi yeryüzünde halifeler yaptık ki nasıl davranacağınızı (ve neler yapacağınızı) görelim.” (Yunus: 14) Ayetlerinde işaret ettiği gibi, Allah’ın vekili ve mümessili olarak, Onun rahmetine ve rızasına uygun bir adalet düzenini ve bütün insanları kuşatacak ve koruyacak bir güç ve medeniyet merkezini kurmak gereği ve görevi ise, HİLAFET mesuliyetimizdir. İşte bu maksatla devlet ve hükümet imkânlarını hayrın ve halkın hizmetinde kullanabilmek ve iktidara ulaşabilmek için de, siyasi gayret gündeme gelmektedir.

ASR suresi de İBADET ve HİLAFET mesuliyetimizi ve kuruluş reçetemizi bildirmektedir: “Asra (mübarek dönemlere ve zaman dilimlerine ve özellikle sayılı ömür sermayesine) yemin olsun ki, insan hüsrandadır (zarar ve ziyandadır. Sonunda pişman ve perişan olacaktır.) Ancak (sadece) iman edip salih ameller işleyenler, hak (hâkim olsun diye) tebliğ ve tavsiye edenler, (bu yolda uğradıkları sıkıntı ve saldırılara kendileri katlandığı gibi) çevresine de sabrı telkin ve tavsiye edenler hariç (bu dört vasfı üzerinde taşıyan mümin ve mücahitler dünya ve ahiret’te kurtulacaktır)” (Asr Süresi: 1-3)

Bu surede kurtuluşun şartı olarak beyan edilen iman ve salih amel İBADET konusunu, Hakkı ve sabrı tebliğ ve tavsiye ise HİLAFET Sorumluluğunu ortaya koymaktadır. Öyle ise “Hayat: İman ve Cihattır” yani hayatta her türlü başarının anahtarı: inanmak ve ciddiyetle çalışmaktır.

İman: İslam’ın (Kur’an’ın ve Resullah’ın buyruklarının) tamamına inanmaktır.

“İnsanlardan kimisi de (var ki) Allah’a bir kenardan ibadet eder. (Dinin tamamına tabi ve teslim olmaz) Kur’an ve sünnet hükümlerinden ve Allah’ın takdir ve taksiminden) Eğer nefsine hoş ve hayırlı (gördüğü) bir şey isabet etse buna memnun ve mutmain olur. Şayet (işine gelmeyen) bir fitneye uğratılsa (nefsine zor gelen hüküm ve musibetlerle karşılaşsa) hemen yüz çevirir. Bu gibiler dünya ve ahiret hüsrandadır. İşte bu apaçık bir ziyandır” (Hac: 11)

Ayetinin de haber verdiği gibi, İslam’ı kendisine uyduranlar ve keyfine göre yorumlayanlar helak olacak, kendisini İslam’a uyduranlar ise kurtulacaktır.

“Allah katında din İslam’dır” İslam dinin de ise özellikle CİHAT (haksızlık ve ahlaksızlıkla mücadele) vardır. İçinde cihat olmayan din İslam olmaktan çıkacaktır. Dış düşman saldırılarına karşı askeri ve silahlı cihat (milli savunma), ülke içindeki haksızlık ve yanlışlıklara karşı ise fikri ve siyasi cihat mutlaka lazımdır ve zaten bu huzur ve hürriyetin şartıdır.

Biz mi Allah’tan dinimizi öğreneceğiz, yoksa “siz mi Allah’a dininizi öğreteceksiniz” (Hücurat: 16) ikazı üzerinde dikkatle durulmalıdır.

“O dinlerini oyun ve eğlence yerine koyup ve dünya hayatına aldanan kimseleri bırak” (En’am: 70) ayetinde durumları kınanan, dininin emirlerini ve cihat mesuliyetini ciddiye alamayanlar, laubali ve laçka insanlardır.

“İnsanların hesap (zaman)ları yaklaştı. Fakat onlar gaflet içinde (haktan ve hizmetten) kaçıp duruyorlar. Rablerinden kendilerine gelen her yeni ikazı sadece eğlenerek (ve ciddiyet göstermeyerek) dinliyorlar” (Enbiya: 1-2) ayeti bunları anlatmaktadır.

“İnsanların gerçek ayarı ve değeri ancak imtihandan sonra ortaya çıkacaktır. Yoksa insanlar sadece “iman ettik demekle”, bir imtihana tabi tutulmadan (ve sonunda yeterli ve geçerli puan almadan) bırakılacaklarını (ve kurtulacaklarını) mı sanıyorlar?

Andolsun, biz onlardan öncekileri de sınadık. Elbette Allah (cc.) (insanları imtihandan geçirecek) sadıkları da bilecek, yalancı sahtekârları da bilecek (ve herkese gösterecektir).

Yoksa (her türlü) kötülükleri (kaypaklık ve kaytarıcılığı) yapanlar bizi atlatacaklarını mı zannediyorlar. Ne kötü hüküm veriyorlar (ve ne kadar aldanıyorlar.)” (Ankebut: 2-4)

İnsanın özünü ve içyüzünü ortaya koyan en önemli ibadet ve imtihan ise cihattır.

“Ve her kim cihat ederse, bu cihadı sadece kendi yararınadır. Zira Allah (cc.) âlemlerden müstağnidir “hiçbir şeye muhtaç olmayandır.” (Ankebut: 1-6)

Özellikle şimdiki gibi toplumsal şuurun ve sorumluluk duygusunun çok gerekli olduğu dönemlerde, hizmetlerle ilgili görevleri terk ve ihmal etmek ve cepheyi (görev mahallini) bırakıp gitmek en büyük günahlardan sayılmıştır.

Aleyhissaletü Vesselam Efendimizin cihada katılmak üzere kendilerine müracaat eden genç bir delikanlıya “Senin yardıma muhtaç bulunan düşkün annen baban varsa git onlara hizmet et” buyurması ise cihadın farzı kifaye olduğu yani adalet ve emniyetin kurulduğu dönemler içindir. Ama her türlü haksızlığın ve ahlaksızlığın yaygınlaştığı bir ortamda hizmetten kaçanların, nefsine uyarak işi gevşek tutan ve Tebük Seferine katılmayan Ka’b bin Malik, Hilal bin Ümeyye ve Me’mare bin Rabbi gibi sahabelerin bile nasıl cezalandırıldıklarını düşünmeleri gerekir.

“(Nefislerin oyalanmasıyla cihattan) geri bırakılan üç kişinin de (tövbeleri kabul edildi ve cezaları affedildi. Çünkü cihada katılmadıkları için kendileriyle her türlü ilişkinin kesilmesi ve yalnızlığa terk edilmeleri yüzünden yer yüzü olanca genişliğine rağmen onlara dar gelmeye başlamış, vicdanları kendilerini iyice sıkıştırmış ve Allah’ın (gazabın)dan yine ona sığınmaktan başka çare kalmadığını anlamışlardı” (Tövbe: 118) ayetinin uyarısı unutulmamalıdır.

Hizmet Programı:

Özellikle belirtelim ki bizim hizmetlerimiz sadece fikri ve siyasi çerçevede yürütülecektir. Askeri ve silahlı hareket dış tehdit ve tecavüzlere karşı gereklidir ve ordunun vazifesidir. Ülke içindeki kanlı ve kavgalı girişimler günahtır ve anarşidir.

Herhangi bir hizmet ve hareketin kabul edilmesi, “ adet” olmaktan çıkıp “ ibadet” haline gelmesi için şu beş şart gereklidir:

1-   O hareket “ibadet” niyetiyle ve “Allah emrettiği için” yapılmalıdır.

2-   Allah’ın (cc.) emrettiği ve Hz. Peygamberin öğrettiği “şekil”de yapılmalıdır.

3-   İslam’ın “emrettiği miktar ve ölçü” de yapılmalıdır.

4-   Emredilen “zaman ve zemin” de yapılmalıdır.

5-   Kur’an’ın önem verdiği oranda öne alınmalı ve öncelik tanınmalıdır.

Bu bakımdan CİHAT da bir ibadettir ve Kur’an’da en fazla emir ve zikredildiğinden büyük bir önem ve özellik arz etmektedir.

Siyasi ve Sosyal Hizmetlerin Şartları İse Şunlardır:

1- Bu hizmetler mutlaka cemaat düzeni ve teşkilat disiplini içinde yapılmalıdır

“Muhakkak Allah (cc) kendi yolunda (tuğlaları) biri birine kenetlenmiş (yekpare ve sağlam) bir bina gibi saflar ve irtibat-intizamla birim ve bölükler) oluşturarak çarpışan (ve çalışan)ları sever (ferdi fevri hareket edenleri değil)” (Saff: 4)

2- Güvenilir ve becerikli bir genel başkanın sevk ve idaresinde yapılmalıdır.

“Ey iman edenler. Allah’a itaat edin. Resul’e ve sizden olan emir ve yetki sahiplerine de itaat edin” (Nisa: 59)emrine

“Hani onlar peygamberine: Bize bir komutan tayin et ki (onun emir ve yönetiminde) Allah yolunda çarpışalım demişlerdi” (Bakara: 24) hikmetine mutlaka uymalıdır,

“Kıyamet günü çeşitli insan topluluklarından her birisini (tabi oldukları) imamlarıyla (lider ve önderleriyle) çağıracak (ve aynı akıbete uğratacağız)” (İsra: 71)

Bu yüzden insanların birçoğu:

“Ey Rabbimiz doğrusu biz (birtakım) sadatımıza (din adamlarımıza) ve küberamıza (devlet büyüklerimize) tabi olduk ta, onlar bizi hak yolundan saptırdılar. (Ne olursun) onlara azabından iki kat ver ve büyük bir lanetle kahret” diyeceklerdir.” (Ahzab: 67-68)

1-   Her şuurlu ve sorumlu insanın hizmet ve görevi mutlaka belli olmalı ve herkes kendi işiyle uğraşmalıdır.

“Ey iman edenler. (Hayatın ve cihadın sıkıntılarına) sabredin ve sabırda yarışın (sebat gösterin) ve nöbet bekleşin (hizmet ve mesuliyet mahallinizi bilin ve görevinizi yerine getirin ve cihattan kaçmak ve kaytarmak hususunda) Allah’tan korkun. Bu sayede umulur ki felaha ve başarıya ulaşırsınız.” (Ali İmran: 200)

2-   Her mümin malından, zamanından, güç ve takatinden ve diğer bütün imkânlarından davasına katkıda bulunacaktır, mutlaka fedakârlık yapacaktır

“Gerçek müminler ancak o kimselerdir ki Allah ve Resulüne (tam ve sağlam olarak) iman ettikten sonra asla şüpheye düşmeden mallarıyla canlarıyla Allah yolunda (Hak hâkim olsun diye) cihat edenlerdir. İşte (iman iddiasında) sadık ve samimi olan ancak böyleleridir” (Hucurat: 15)

3-   Hayır ve hizmet teşkilatı içerisinde asla ayrımcılık yapılmayacak, fitne çıkarılmayacak “ihsan” makamında herkes kendi görevini en iyi şekilde yerine getirmeye ve başkalarının da eksikliğini tamamlamaya çalışacaktır.

“Ey iman edenler Allah’tan hakkıyla korkun ve ancak Müslüman olarak ölmeye bakın. (Bunun çaresi de) hepiniz birden Allah’ın ipine (İslam dinine, Kur’an düzenine ve cihat disiplinine) sımsıkı sarılın. Ve sakın tefrika çıkarmayın (parçalanıp ayrılmayın)” (Ali İmran: 102-103)

Teşkilatçılıkta başarının sırları:

1- İnanç:

1a.   Bu hareketin lüzumuna ve en hayırlı hizmet olduğuna itikat,

1b.   Liderin hürmet ve itaate layık ve sadık olduğuna itimat,

1c.   Allah’ın izniyle zafere ulaşacağına kesin kanaat.

Bu inancın alametleri ise:

1a.   Görev almak ve sorumluluk taşımak

1b.   Aidat ödemekten ve maddi yükümlülükten kaçmamak,

1c.   Teşkilatla izinli ve istişareli yayın organlarına abone olmak ve okutmaktır.

1- Bilgi:

1a.   Hak nedir? Batıl nedir? Dinimizin ve davamızın esasları nelerdir?

1b.   Siyonizm dünyayı nasıl ezmektedir?

1c.   Niçin sorumluluk yüklenmelidir?

1d.   Nasıl hizmet ve hareket edilmelidir?

1e.   Siyasi yapılanmamız ve teşkilat esaslarımız nelerdir?

1f.    Adil düzen ne demektir, neleri içermektedir?

1g.   Dinimiz ve davamız aleyhindeki iç ve dış tehditler hangileridir? Sorularının cevapları mutlaka öğrenilmelidir.

Bilgi ve başvuru kaynaklarımız ise: Dini ve ilmi temel kitaplarımız dışında

1a.   Milli basın ve yayınları

1b.   Öncülerimizin yazıları ve kitapları

1c.   Genel merkezin broşür ve talimatları

1d.   Teşkilatlarımızca tavsiye edilen diğer kaynakları okumak ve araştırmaktır.

2- Plan ve program:

Genel merkezin, bölgelerin ve diğer alt birimlerin ve mutlaka

1a.   Yıllık temel planları

1b.   Aylık genel planları

1c.   Haftalık özel planları dikkatle hazırlanmalı, plansız ve programsız çalışmaların zaman ve eleman israfına yol açacağı ve başarı şansını azaltacağı unutulmamalıdır.

3- Ekip ve eleman:

1a.   Adama göre iş değil, “işe göre adam”ların ayarlanması,

1b.   Birimler bünyesinde çeşitli işleri yürütmek üzere uygun kabiliyet ve marifet sahiplerinden “ekip”ler oluşturulması,

1c.   Ekip başkanlarının, yardımcılarının, üye elemanların ve yedek elemanların mutlaka hazırlanması ve devreye sokulması,

1d.   Ekip sorumlularının birim başkanlarına haftalık hizmetleri ile ilgili rapor hazırlayıp sunması lazımdır.

4- Organize ve koordine:

1a.   Hem aynı birimdeki farklı ekipler arasında

1b.   Hem aynı bölgedeki (gençlik, hanımlar, sporcular, sanayiciler gibi) çeşitli birimler arasında mutlaka irtibat, istişare, intizam ve iş bölümü kurulmalı ve biri birinden kopuk olmamalıdır.

5- Takip ve değerlendirme:

1a.   Genel başkan bütün il ve bölge başkanlarını birimlerin genel sorumlularını en az 3 ayda bir,

1b.   Bölge başkanları birim başkanlarını ayda bir,

1c.   Birim başkanları ekip başkanlarını haftada bir,

1d.   Ekip başkanları ise kendi elemanlarını devamlı aralıklarla takip etmeli, toplayıp hesaba çekmeli ve plan hedeflerine ne derece yaklaşıldığı kontrol edilmeli ve tıkanıklıklar tespit edilerek giderilmeye çalışılmalıdır.

6- İntaç (Neticeye Varma) :

Bu şartlar sıra ile yerine getirildiğinde mutlaka başarı sağlanacaktır. Başarısızlık bu şartları yerine getirmemekten kaynaklanmaktadır... Kendi kusurlarımızdan kaynaklanan sonuçları “kadere” yüklemek şeklindeki bir tevekkül ve teslimiyet anlayışı yanlıştır ve kolaycılıktır.

Hizmet Ehline Vaad edilen Nimetler:

1- Kıymet ve Fazilet:

Allah yolunda malıyla ve canıyla gayret eden müminler, özürsüz olarak yerinde oturan (ve hizmetten kaçan) kimselerden derece bakımından çok daha yüksektir” (Nisa: 95)

2- Zafer ve Galibiyet:

“Allah’ın partisi mutlaka galip gelecektir” (Maide: 56)

“Mutlaka kendilerine yardım edilecek ve bizim ordularımız üstün gelecek ve zafere erişecektir” (Saffat: 172)

3- Sevinç ve Beşaret:

“Zafer ve galibiyet gelince. Allah’ın davasına hizmet eden “mü’minler (elbette) o gün ferahlanıp sevinirler” (Rum: 4)

4- Ganimet ve Servet:

“(Cihat sonucu ele geçen) ganimetlerin beşte biri Allah’a ve Resulüne (beşte dördü ise mücahitlere)dir.” (Enfal: 41)

5- Şeref ve İzzet:

“Kim, şeref ve izzet istiyorsa (bilsin ki) izzet ve şeref tamamen Allah’ındır (ve onun yanında ve yolundadır). (Hakkı tebliğ ve tavsiye eden) güzel söz O’na yükselir. Onu da (bu sözleri de cihat ve tatbikat gibi) iyi ve güzel ameller yüceltir ve kıymetlendirir.” (Fatır: 18)

6- Devlet ve Hükümet:

“Allah sizden inanıp iyi işler yapanlara vaat etti: Daha önceki (hizmet ve gayret ehlini) nasıl hükümran kıldıysa, onları da yer yüzünde hükümran kılacak ve kendileri için seçip takdir ettiği dinlerini onlara sağlamlaştıracak (düzenlerini kurup yürütme imkânı sağlayacak) ve bu korku ve kederlerinin arkasından kendilerini tam bir emniyete (huzur, hürriyet ve hükümete) kavuşturacaktır.” (Nur: 55)

7- Ahiret ve Cennet:

“Ey iman edenler! Sizi (Dünyada zillet ve esaret, ahiret’te ise cehennem cezası gibi) acı ve aldatıcı bir azaptan kurtaracak (çok kârlı ve vakarlı) bir ticareti göstereyim mi? (Bu) Allah’a ve Resûlüne inanıp, mallarınız ve canlarınızla Allah yolunda gayret etmenizdir. Eğer bilirseniz, bu sizin için en hayırlı (bir iştir).”

“Böyle yaparsanız, O sizin günahlarınızı bağışlayıverir, sizi zemininden ırmaklar akan cennetlere (iletir) ve Adn cennetlerindeki saraylara yerleştirir. İşte bu en büyük kurtuluştur. (Ve ayrıca çok istediğiniz ve) sevineceğiniz diğer (bir nimet) daha (var ki o da) Allah’tan yardım ve yakın bir zafer(dir). Müminleri müjdele (onlar da bunu beklemektedir)” (Saf: 10-13)

Korkakları ve Kaytaranları Bekleyen Akıbetler:

1- Tehlike ve Esaret:

“Allah yolunda infak yapın. (Maddi ve manevi imkânlarınızı İslam uğrunda harcayın) Kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın. (Sorumluluktan kaçmak ve maddi fedakârlıktan kaytarmak suretiyle bütün servet, hürriyet ve haysiyetinizi düşmanlara kaptırmayın.)” (Bakara: 195)

2- Zillet ve Sefalet:

“Onlar müminleri bırakıp münkir (ve münafıkları) dost (lider ve yönetici) ediniyorlar. (Yoksa) şeref ve izzeti onların yanında mı arıyorlar? Hâlbuki bütün izzet ve şeref Allah’ındır. (Onlar hizmetten kaçmak ve zalimlere yaranmak suretiyle kendilerini rezil etmekte ve Allah’ın kahrına uğramaktadır)” (Nisa: 139)

3- Nimet ve Faziletten Mahrumiyet:

“(Hudeybiye seferinden) geri kalanlara de ki: Siz bizimle gelip (Hayber ganimetlerine ortak olamazsınız.)” (Fetih: 32)

4- (Pişmanlık ve Perişanlık) Nedamet:

“Allah yakında (mümin mücahitlere) bir fetih ve zafer ve kendi katından bir emir (ve takdir) getirir de (Hizmetten kaçan fasıklar ve zalimleri destekleyen münafıklar) içlerinde gizledikleri (kötü niyetleri ve gayretsizlikleri) yüzünden pişman (ve perişan olurlar)” (Nisa: 52)

5- Kararsızlık ve Rezalet:

“Münafıklar arada yalpalayıp dururlar. Ne bunlara (bağlanırlar) ne de onlara. (Ne batıla tam yanaşırlar ne de İslâm davasına taraf olurlar. Ortada bocalayıp çırpınırlar) Allah’ın şaşkınlığa attığı kimselere artık çıkar yol bulamazsınız.” (Nisa: 143)

“İyi bilin ki şeytanın partisi hüsrana uğrayacak. Allah ve Resûlüne karşı gelerek (İslâm davasına düşmanlık edenler) mutlaka rezil ve zelil kimseler olacaktır.” (Mücadele: 19-20)

6- Ahiret Azabı ve Mahcubiyet:

“Hayır, bilakis onların işleyip kazandıkları (irtikâp ettikleri kötülükler ve sebep oldukları zulümler) kalpleri üzerinde pas bağlamış (vicdanları katılaşmış ve ruhları kararmış)tır.

Hayır, (artık ıslah ve iflah olamazlar) Doğrusu onlar o (kıyamet) günü rablerini (görmekten de) kesinlikle mahrum ve mahcupturlar.” (Mutaffifin: 14-15)


Bu yazarin diger makaleleri

İLİM VE AKIL İMAN ETMEYİ GEREKTİRİR
Sabancı Üniversitesi rektörü Prof. Dr. Tosun Terzioğlu hikmet yumurtlamış: “Darwin’e...
Devami
SANA SIĞINDIM EY DOST! (ŞİİR)
  SANA SIĞINDIM EY DOST!          Hidayet ve hikmet, bulayım diye Sıbğatullah renge,...
Devami
İSLAM’DA İNSAN HAKLARI VE İSYAN AHLAKI
   İslam’da devlet başkanına ve diğer emir ve yetki sahibi makamında...
Devami
SİYONİZMİN İSLAMCI MÜRİTLERİ
  Siyonistlerden Anti-Siyonist Hahama Saldırı Siyonizm'in dünyaya felaket getireceğine inanan ve...
Devami
TUT, DÜŞÜYORUM! (ŞİİR)
  TUT, DÜŞÜYORUM!      Ey Dost hidayetin, istikametim Hakkı unuttukca, hep şaşırıyorum! Huzuruna varış,...
Devami
ŞIMARANLARA VURULACAK İLAHİ ŞAMAR !
  Müminler için en etkili ve en tehlikeli "azdırıcı"lar, Nas suresinde...
Devami

Makale Paylaşım Sayısı: 1184

Yorum ekle

Yazdığınız her yorumla birlikte IP adresinizin kayıt edildiğini ve Türkiye Cumhuriyeti hukuk kurallarına aykırı, iftira ve genel ahlaka aykırı tarzda yorumlarınızdan hukuken ve vicdanen sorumlu tutulacağınızı tekrar hatırlatırız...


Güvenlik kodu
Yenile

YABANCI DİLDE KİTAPLARIMIZ

SON YORUMLAR