ARAMA

Toplam Ziyaretçilerimiz

mod_vvisit_counterBugün4648
mod_vvisit_counterDün10251
mod_vvisit_counterBu Hafta52069
mod_vvisit_counterGeçen hafta43879
mod_vvisit_counterBu Ay166131
mod_vvisit_counterGeçen Ay149785
mod_vvisit_counterŞu Ana Kadar17090271

IP'niz: 3.232.96.22
Bugün: 24 Oca 2021

Bu Ana Kadar Okunan

Sayfa Gösterimi : 12289998

YENİ ÇIKAN KİTAPLAR

AA 150X
KT 150X
IY 150X
EIA 150X
 ADIL DUZEN 150x
erbakan devrimi 15b 160
 
bizim ataturk 17b 160
 
hilalhac
 
baskan160
 
siyaset strj 160
 
sistem tahlili 160
 
 darbe 160
 
 
 

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

 

 

Reklam
Reklam

DİZELER VE SEZGİLER

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfMükemmel 

Hocam, bugün Cuma namazında İmam hutbede Hz. Mevlana’nın bir şiirinden dörtlükler okumaya başladı. Önceleri Hocaya kızdım, o kadar mesele varken ne diye şimdi Hz. Mevlana gibi tonlarca gülden 1 ölçek gülyağı çıkartmış bir muhteremden bahsedersin ki… Hatta değil gül yağı, dikenlerinden dolayı cesaret edemeyip gülü koklamaktan bile korkan, bir keçi gibi güle sadece bir besin maddesi nazarı ile bakan bu topluma, Mevlana ne lazım? Diye kendi kendime homurdanıp durdum.. Taa ki Hz. Mevlana’nın şiirindeki aşağıdaki dörtlük gelene kadar, demek ki muhteremin şiiri anca kalın kafamdan geçip gönlüme işlemişti!…

...

 Namusun anlamını ve önemini önceleri bilemedim.

Sonra vicdan ve onur yoksunundan namus beklemenin namussuzluk olduğu gerçeğini belledim;

Ve gerçek namusun, günah elinin altındayken bile, günaha el sürmemek olduğunu öğrendim.

 

Bu dörtlükle bir anda kendime geldim, sonrasını ne okudu hatırlamıyorum, her kelimesinden ciltlerce kitap çıkacak bir dörtlük idi… Özellikle de “yoksul” yerine “yoksun” kelimesinin kullanılması bana Hz. Mevlana’nın neden evrensel bir insan olduğuna dair bir işaret gibi geldi..

Yoksun; mal mülk, para, yiyecek fakirleri için de kullanılabilirken; zamanımızda şeref, haysiyet, onur, ahlak yoksunlarından da namus beklemenin namussuzluk olduğunu yeni sezdim; yani kötülükleri, eli ile dili ile düzeltmeden, en azından buğz etmeden aval aval oturup bütün şeref, haysiyet, ahlak yoksunlarından namuslu davranışlar beklemenin de bir namussuzluk olduğu ve neden çalışmamız lüzumu suratıma şamar gibi inmişti. Erbakan Hocamın da dediği gibi, her şeyden önce Ahlak ve Maneviyatın ve herkesten ziyade bizim cihada ve takvaya olan ihtiyacımızın sırrı, bu dizelerle açılıvermişti. Batılın yani haksızlık ve ahlaksızlığın kökleri ile beslenen batı medeniyetiyle yozlaşmış bu ahlak, şeref, haysiyet YOKSUNU olan insanlardan namuslu, vicdanlı bir hareket beklemenin namussuzluk; oysa bütün bunları elle, dille ve sistemle düzeltmenin (cihadın) ise gerçekten namuslu insanların namuslarını ve dahi imanlarını kurtarmanın yegâne yolu olduğunu bir kez daha idrak ettim…

Bazen sohbetlerimizde Osman Abime de söylediğim gibi, Milli Çözüm bizim için hem en büyük şeref ve haysiyet mektebimizdir, hakkı ile çalışırsak; aynı zamanda Milli Çözüm bizim için en büyük hasaret (kayıp ve pişmanlık) vesilesidir, hakkını vermeden çalışırsak. Milli Çözüm bizim hem en büyük sevabımız, hem de en büyük günahımız olabilir. Tam hakkını veremesek te, hizmet yolundaki samimi gayretlerimiz inşallah Hz. Allah katında kabul görecektir.

Bomboş oturup her türlü ahlak ve maneviyattan yoksun insanlardan adalet ve merhamet bekleyen namussuzlardan olmak yerine, bunlarla mücadele etme şansını ve imkânını bize kazandırdığı için Erbakan Hocama ve onun takipçisi Milli Çözüm’e ne kadar dua etsek az gelir.

Bunca iş güç arasında bunları size yazarak vaktinizi almaktan çekinmişimdir. Bazen nasıl olduğunu anlamadan zihnimize ve gönlümüze böyle şeyler ilham edilmektedir. Rahmani midir, Şeytani midir, yoksa nefsani midir bilemedim, daha önceleri yazmayıp unutuyordum ama, cesaret buldukça, ara ara size yazmanın uygun olacağı kanaatine vardım. Vaktinizi aldı isem hakkınızı helal edin…

Şiirin de tamamını yazıyorum, bu güzel şiiri eminim siz hepimizin faydalanacağı şekilde de yorumlarsınız..

Selam ve saygılarımla…

 

ÖĞRENDİM

 

Sonsuz bir karanlığın içinden doğup gözlerimi açtım

Işığı gördüm, korktum.

Ağladım.

 

Zamanla ışıkta yaşamaya alıştım,

Karanlığı gördüm, korktum.

Gün geldi sonsuz karanlığa uğurladım sevdiklerimi...

Ağladım.

 

Derken yaşamanın sırrına erdim

Doğumun, hayatın bitmeye başladığı an olduğunu sezdim;

Aradaki bölümün, ölümden çalınan zamanlar olduğunu

öğrendim.

 

Sonunda zamanın gerçeğini fark ettim.

Yarıştım onunla...

Oysa zamanla yarışılmayacağını,

Zamanla barışılacağını, zamanla öğrendim...

 

İnsanı tanıdım, önce iğrendim.

Sonra insanların içinde iyiler ve kötüler olduğunu...

Sonra da her insanın içinde

Hem iyilik hem kötülük bulunduğunu öğrendim.

 

Sevmeyi öğrendim.

Ardından güvenmeyi...

Sonra da güvenin sevgiden daha kalıcı olduğunu,

Sevginin güvenin sağlam zemini üzerine kurulduğunu bildim

İnsanın her sevdiğine güvenemeyeceğini

Ama güvendiğini seveceğini öğrendim!...

 

İnsan bedenini öğrendim.

Sonra o bedenin ve beynin altında bir ruh bulunduğunu...

Sonra da ruhun aslında bedenin üstünde olduğunu öğrendim.

 

Evreni öğrendim.

Sonra evrenin muhteşem dengelerini ve muazzam ilahi düzenini görüp irkildim.

Sonunda evreni aydınlatabilmek için önce çevreni aydınlatabilmek

Gerektiğini öğrendim.

 

Ekmeği öğrendim.

Sonra barış için ekmeğin bolca üretilmesi gerektiğini.

Sonra da ekmeği hakça üleşmenin, bolca üretmek kadar

önemli olduğunu öğrendim.

 

Okumayı öğrendim.

Kendime yazıyı öğrettim sonra...

Ve bir süre sonra yazı, kendimi öğretti bana...

 

Gitmeyi öğrendim.

Sonra dayanamayıp dönmeyi...

Daha da sonra kendime rağmen gitmeyi...

Denedim, direndim, derinleştim!..

 

Dünyaya tek başına meydan okumayı öğrendim genç yasta...

Sonra kalabalıklarla birlikte yürümek gerektiği fikrine vardım.

Sonra da asil yürüyüşün kalabalıklara karşı olması gerektiğini kavradım.

 

Düşünmeyi öğrendim.

Sonra kalıplar içinde düşünmeyi yeğledim.

Ve nihayet sağlıklı düşünmenin; kalıpları yıkarak düşünmek

olduğunu öğrendim.

 

Namusun anlamını ve önemini önceleri bilemedim.

Sonra vicdan ve onur yoksunundan namus beklemenin namussuzluk olduğu gerçeğini

belledim;

Ve gerçek namusun, günah elinin altındayken bile, günaha el

sürmemek olduğunu öğrendim.

Namus Kur'an'ın adalet ve saadet düzenidir.

Yani Şeriat-ı Muhammediyedir!..

Gerçeği ile göğerdim.

Vahyi yüklenip taşıdığı için

Hazreti Cebrail’e: “Namus-u Ekmel” denmiştir.

Bu nedenle Adil Düzen gayesi ve gayreti çekmeyenler

Namus hakikatinden habersizdir.

Öğrendim.

 

Zor oldu ama gerçeği öğrendim...

Kendi benliğini eritmeden

Rabbine gidilemeyeceğini

Aramadan amacına erişilemeyeceğini öğrendim!..

Ve gerçeğin acı olduğunu...

Sonra dozundaki acının, yemeğe olduğu kadar hayata da

“lezzet” kattığını öğrendim.

 

Her canlının ölümü tadacağını,  herkes bildiği için kimseye söyleyemedim…

Ama sadece bazılarının gerçek hayatı tadacağını öğrendim.

Ve daha yeni kendime geldim!..

 

-----------------------------------------------

 

Dizelerini irdeledim.

Böylece Mevlana’nın;

Hakikatı kavrayış ve Mevla’ya varış

Serüvenini dinleyip özümsedim…

Ben de, cüce arzulardan geçip

Yüce ufuklara ulaşma gayretine yöneldim…

Ancak; Erbakan gerçeğini

Ve Milli Görüş gayesini ve hikmetini

Mevlana’nın Mesnevisinden değil

Milli Çözüm mektebinden öğrenmem gerektiğini

Bilmeden, bilinçlenemeyeceğimi de öğrendim.

 

                                                                   Ufuk EFE

Ufuk EFE -
Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız Heyecan

Bu yazarin diger makaleleri

MİT MÜSTEŞARI-KDP BULUŞMASI VE BARZANİNİN MEŞRULAŞTIRILMASI
  Bünyesinde Kürt nüfusu barındıran dört ülke hareketli günlere gebe...
Devami
AKP’nin “Savaş Tezkeresi” “CAYDIRICILIK BELGESİ” Mİ, CALKAZANLIK GÖSTERİSİ Mİ?
  AKP’nin Meclisten geçirdiği savaş tezkeresi için, Başbakan yardımcısı Beşir ATALAY...
Devami
YARGININ YAMULMASI VE HAKİMEVİ SKANDALI
  Türk hukuk sisteminin üç büyük sakatlığı vardır:   1-   Milli...
Devami
SN. ABDULLAH GÜL’ÜN İSRAİL GAYRETİ
Sn. Abdullah Gül Siyonistlerin gözüne girmeye mi çalışıyordu? ABD Başkanı...
Devami
İSLAM’IN YOZLAŞTIRILMASI VE TSK’NIN YIPRATILMASI!
 Fetullah Gülen ekibiyle Milli Görüş hainlerini; önce kaynaştırıp kucaklaştırıp iktidara...
Devami
AKP’NİN AYARI, PKK’NİN YULARI VE TÜRKİYE’NİN KAYARI
  “Sahipsiz bir Vatanın batması haktır Vicdan ehli haykırsa kurtulacaktır.” AKP’nin eski Bakanı...
Devami

Makale Paylaşım Sayısı: 1136

Yorum ekle

Yazdığınız her yorumla birlikte IP adresinizin kayıt edildiğini ve Türkiye Cumhuriyeti hukuk kurallarına aykırı, iftira ve genel ahlaka aykırı tarzda yorumlarınızdan hukuken ve vicdanen sorumlu tutulacağınızı tekrar hatırlatırız...


Güvenlik kodu
Yenile

YABANCI DİLDE KİTAPLARIMIZ

SON YORUMLAR