Get Adobe Flash player

ARAMA

Toplam Ziyaretçilerimiz

mod_vvisit_counterBugün1064
mod_vvisit_counterDün3168
mod_vvisit_counterBu Hafta11592
mod_vvisit_counterGeçen hafta24675
mod_vvisit_counterBu Ay109507
mod_vvisit_counterGeçen Ay203059
mod_vvisit_counterŞu Ana Kadar16747482

IP'niz: 3.237.67.179
Bugün: 26 Kas 2020

Bu Ana Kadar Okunan

Sayfa Gösterimi : 12182746

YENİ ÇIKAN KİTAPLAR

AA 150X
KT 150X
IY 150X
EIA 150X
 ADIL DUZEN 150x
erbakan devrimi 15b 160
 
bizim ataturk 17b 160
 
hilalhac
 
baskan160
 
siyaset strj 160
 
sistem tahlili 160
 
 darbe 160
 
 
 

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

 

 

Reklam
Reklam

BAŞBAKAN ERDOĞAN'IN ABD UMRESİYLE SURİYE OPERASYONU BİRLİKTE BAŞLADI

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 2
ZayıfMükemmel 

 

Ortadoğu'da işgallerin ikinci dönemini başlatan Bush yönetimi, Lübnan'daki gerilimin ardından Suriye'yi de fiilen operasyon potasına çekiyor. Lübnan'da taşları yerinden oynatan Refik Hariri suikastinin bir benzeri de Suriye'de gerçekleştirildi. Tamamen provokasyon amaçlı olduğu belli olan Şeyh Maşuk Haznevi'nin işkenceyle öldürülerek Hıristiyan mezarlığına gömüldüğünün ortaya çıkması üzerine Suriye'nin bütün kentlerinde yüzbinlerce insan sokağa döküldü. ABD ve İsrail istihbaratına yakın internet siteleri, Amerika'nın Suriye'deki Kürtleri ayaklandırarak ülkede farklı bir operasyon taktiğine gideceğini daha önce yazmıştı. Amerika'nın Evangelist Başkanı Bush'un Başkan seçildiği ikinci dönemde, Ortadoğu'nun işgali ile ilgili yeni planlar için düğmeye bastığı belirtiliyor.  Suriye'de Şeyh Haznevi'nin hunharca katledilmesinin zamanlamasına dikkat çekiliyor. Suriye'de halen süren gösterilerde çok sayıda ölü ve yaralı olduğu bildirilirken, Şeyh Haznevi, ABD karşıtı bir şahsiyetiyle ve İslâm birliğini geliştirmek için yaptığı çalışmalarıyla tanınıyordu.

 

Erdoğan'ın ABD ziyareti, Bush'un başkan seçildiği ikinci dönemde, Ortadoğu'yla ilgili yeni planlarını devreye sokması ihtimali olan bir konjonktüre rastlıyor

Bu geziye DİKKAT!

Başbakan Erdoğan'ın Türkiye ve bölgenin geleceğini etkileyecek ABD ziyareti gerçekleşti. ABD Başkanı Bush, Erdoğan ile yaptığı görüşmede Fas'tan Endonezya'ya kadar İslam dünyasının sınırlarını ve yönetimlerini değiştirecek olan Büyük Ortadoğu Projesi'ne sadece sözle değil, fiilen de tam olarak destek vermesini istedi. Bush, bu çerçevede ABD'nin Ortadoğu'da düzenleyeceği olası operasyonlar konusunda Türkiye'nin katkısını rica etti. Görüşmelerin merkezinde ise Kıbrıs, Suriye ile Türkiye-ABD ilişkilerinin yakınlaşması da yer aldığı belirtildi.

Başbakan Erdoğan'ın ABD ziyaretinde öncelikle ABD'deki musevi kuruluşların önde gelenleri ile de görüşen Erdoğan, ancak İsrail ziyareti ile alabildiği Bush randevusunu nihayet yapabildi. Bush ile sadece yarım saat görüşebilen Erdoğana, ABD'nin bölgedeki talepleri dile getirildi ve Türkiye'nin dış politikada yönünü daha çok ABD'ye çevirmesi istendi.

Özellikle 1 Mart tezkeresi sonrası ilişkileri bir türlü rayına koyamayan Erdoğan'ın bu ziyareti bir özür dilemeydi. Türkiye'nin yeni bir seçim sürecine girdiği böylesine bir dönemde Erdoğan'ın ABD'de yapacağı bütün görüşmeleri kamuoyu merakla takip etti. Görüşmelerin detayında Bush, Erdoğan'a bazı taleplerini iletti. Edinilen bilgilere göre, Bush şu anda Türk kamuoyunun ABD karşıtlığından rahatsızlığını dile getirdi.

Bush'un üzerinde durduğu ve karşılığını beklediği en önemli taleplerden birisi ise Büyük Ortadoğu Projesi'ne destek direktifiydi. Bush, Türkiye'nin İncirlik Üssü başta olmak üzere diğer üs ve limanların ABD'ye açılmasının yeterli olmayacağını vurguladıktan sonra, BOP'a desteğin fiiliyata dökülmesini istedi. Bu çerçevede Suriye ve İran ile Türkiye'nin ilişkilerinin de ortaya konduğu görüşmede Suriye'ye mesafeli durulması, İran'ın da nükleer programına daha sert tavır konması gerektiğine işaret edildi.

Erdoğan'ın bu ziyaretinde dikkat çeken en önemli hususlardan biri de Kıbrıs'tı. ABD Başkanı Bush'un en önemli taleplerinden birisi de Kıbrıs'ta bir üs kurulması yönündeydi. ABD'nin Kıbrıs gibi önemli ve stratejik bir adada üs istemesi BOP'un hayata geçirilmesi bakımından önemli olduğu için Bush'un bu talebinde ısrarlı olduğu kaydedildi.

Daha önce Mesut Yılmaz'a verilmişti: Yahudi Lobisi Başbakan Erdoğan'a ödül verecek!?

Başbakan Erdoğan, AKP'yi kurarken ve 17 Aralık AB zirvesi öncesi olmak üzere iki kez görüştüğü ADL'den bu kez başarı ödülü alıyor. Kritik kararlar öncesinde Başbakan Erdoğan'la görüşen ADL, dünyada anti-semitizmle mücadele ediyor. Ama asıl gücünü, uluslararası sermaye üzerindeki etkisinden alıyor. ADL yöneticileri, bütün dünya liderleri ile istedikleri zaman görüşebilme yetenekleri ile tanınıyor.

İsrail gezisi sonrası Beyaz Saray'dan randevu koparabilen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ABD gezisi tamamlandı. Ziyarette, Türkiye'mizi ve bölgemizi yakından ilgilendiren hayati kararlar alındı. Ancak Başbakan Erdoğan'ın bu gezi sırasında alacağı bir ödül, önümüzdeki günlerde Türk dış politikasının seyri açısından da bir fikir veriyor. Başbakan Erdoğan, ABD'de Yahudi kuruluşlarından Anti-Defamation League(ADL)'den "Seçkin Devlet Adamı" ödülü alacak. ABD'ye giden siyaset adamlarımızın sık sık Yahudi kuruluşlarından ödül aldığını bilenler, "Ne var bunda?" diyebilirler. Ancak ADL'yi yakından incelediğimizde ve Başbakan Erdoğan'la geçmişteki temaslarına bakıldığında bu ödülün diğerlerine nazaran daha da önem kazandığı görülebiliyor. ABD'deki en büyük Yahudi kuruluşu olarak bilinen ADL, 1913 yılında kurulmuş. Geçmişi uzun yıllar öncesine dayanan, dünyada uluslararası sermayeyi kontrol ettiği söylenen ve karmaşık ilişkileri nedeniyle tepki çeken B'nai Brith örgütüyle bağlantılı olarak çalıştığı iddia edilen ADL'nin sözde amacı, dünyada anti-semitizm, yani Yahudi karşıtlığı ile mücadele etmek. Bush'tan, Condoleezza Rice'a, Rumsfeld'den Powell'a kadar Amerika'nın en etkin isimleriyle yakın ilişki içinde olan bir grup. İlişki ağı çok güçlü olan grubun, dünyanın her ülkesinde en üst liderler seviyesinde doğrudan görüşme imkânı var.

Kritik kararlar öncesinde ADL ile görüşüyor!

Başbakan Erdoğan'ın kritik kararların hemen öncesinde ADL ile görüşmesi dikkat çekiyor. Erdoğan'ın ADL ile bilinen ilk teması, AKP'nin kuruluş çalışmalarının başladığı günlere denk geliyor. Fazilet Partisi kapatıldıktan sonra, bir taraftan Politik Araştırmalar Merkezi (PAM)'da yeni partinin çatısı oluşturulurken, Erdoğan da ADL Başkanı Abraham Foxman'la gizli bir görüşme yapıyor. Erdoğan'ın siyasi yasağının sürdüğü sırada gerçekleşen görüşmenin içeriği gizli tutuluyor. Erdoğan, Türkiye'nin AB'ye üyelik müzakereleri konusundaki tarihi 17 Aralık zirvesinden birkaç gün önce de Ankara'da ADL yöneticilerini kabul ediyor. Türkiye'ye 2. Sevr şartlarını dayatan 17 Aralık zirvesinden önce gerçekleşen görüşmenin içeriği de açıklanmıyor. ADL Başkanı Foxman başkanlığındaki heyet, daha sonra İstanbul'a geçip, ABD'nin ısrarla ‘Ekümenik Patrik' olarak nitelendirdiği Bartholomeos'u ziyaret ediyor.

Ödülü Cuma günü almıştı!

AB hedefi büyük yara alan Başbakan Erdoğan, ABD ile ilişkilere yeni bir boyut kazandırmak üzere başladığı ABD gezisinde de, Bush tarafından kabul edilmesinin ardından Yahudi kuruluşları ile biraraya gelmiş, 10 Haziran Cuma günü saat 08.20'de de ADL binasına geçen olan Başbakan Erdoğan, onuruna verilen kahvaltıya katılıp "Seçkin Devlet Adamı" ödülünü almıştı.

İlk ödülü Mesut Yılmaz'a vermişlerdi

ADL'den ilk ödülü alma şerefini de eski başbakanlardan Mesut Yılmaz'a aitti. Refahyol hükümetinin yıkılmasından sonra başbakan olarak ABD'ye bir gezi gerçekleştiren Yılmaz'a B'nai Brith ve ADL'den Aralık 1997'de Washington'da "seçkin devlet adamı" ödülü verilmişti. Söz konusu bu kuruluşlardan aynı ödülü alan yetkililer arasında ABD Dışişleri Bakanı Madeleine Albright ile Başkan Clinton'ın Kıbrıs Özel Temsilcisi Richard Holbrooke da bulunuyor.

Yahudi cemaati çevreleri, Erdoğan'a verilen ödülün Türkiye ile ABD arasındaki dostluğu simgelediğini, ayrıca Amerikan Yahudi cemaatinin Türkiye'yle tarihi ve güncel bağlarını, İsrail ile Türkiye arasında gelişen işbirliğinden duyulan memnuniyeti vurguladığını belirtiyorlar.

 

SURİYE KARIŞTIRILIYOR!

Suriyeli Şeyh Haznevi Katledildi

Şam'da birkaç hafta önce kaybolan ve bir daha kendisinden haber alınamayan, Suriye'nin tanınmış Kürt din adamlarından Şeyh Maşuk El Haznevi ölü bulundu!

10 Mayıs 2005 tarihinde bir lokantada yemek yerken yanına gelen 3 kişi tarafından bilinmeyen bir yere götürülen Maşuk El Haznevi'nin 20 gün boyunca işkence gördüğü belirtildi. Gördüğü ağır işkence sonucu hayatını kaybeden Haznevi'nin cesedinin bulunmaması için Hıristiyan mezarlığında defnedildiği belirtildi. Olayın ardında Şeyhin öldürüldüğünü duyan yakınları ve sevenleri Suriye'nin çeşitli kentlerinde gösteriler yaptı. Bir haftadan beri devam eden gösterilerde çok sayıda kişi yaralandı.

Yüzlerce kişi de gözaltına alındığı ifade edildi. Bir haftadan beri Kamışlı, Amuda ve Derbisiye de devam eden gösterilere 1 milyon kişinin katıldığı belirtildi. Suriye askeri birlikleri olayları bastırmak için bu kentlere çok sayıda takviye birlik gönderdi.

Suriye'nin Hileliye Mahallesi ve Kudurbek kentlerinde 2 ayrı gruptan oluşan protestoya 100 bin kişinin katıldığı öğrenildi. Nusaybin ilçesinde görülen gösterilerde ellerinde Kürt bayrakları ve Şeyh Maşuk posterleri ile yürüyüşe geçen göstericileri engellemek için Suriye güvenlik güçleri barikatlar kurarak her 2 grubun birleşmesine izin vermedi.

Çıkan arbede sırasında göstericilerin üzerine tasdikli su ve jop kullanarak dağıtmak istedi. Ancak grup karşılık verince önce havaya ateş açıldı, ardından dağılmayan grubun üzerine polis göstericilere ateş açtı. Açılan ateş sonucu 4 kişi öldü ve 30 kişide yaralandı.

Yaralıların çoğu çocuk ve kadınlardan oluştuğu öğrenildi. Çıkan çatışmada Suriye askerlerinden bir kişi öldüğü 2 polisinde yaralandığı gelen bilgiler arasında yer aldı.

Olayların ardından Suriye devleti olağanüstü hal durumuna geçti. Olayların başladığı kentlerde sokağa çıkma yasağı uygulandı.

Türkler, Suriye'deki akrabalarından endişe ediyor. Olayların ülkemize sıçrama riski büyüyor!

Bir haftadan beri Suriye'de devam eden gösterilerin ardından Suriye'de akrabaları bulunan Türk tarafı Suriye'deki akrabalarından haber alamıyor. Bir haftadır Suriye tarafında telefon hatlarının kapatılmasından dolayı akrabalarından haber alamayan Türk tarafı ise Nusaybin sınır kapısına akın etti.

Geçtiğimiz yıl Ocak ayında yine aynı şekilde Suriye'de bir futbol maçında her 2 takım taraftarları arasında çıkan kavda çatışmaya dönüşünce 56 kişi hayatını kaybetmiş 200 kişi de yaralanmıştı.

Şeyh Maşuk El Haznevi Suriye'de bulunan Nakşi Haznevi tarikatının ileri gelen isimlerinden Şeyh Muhammed El Haznevi'nin kardeşi olduğu belirtildi.

Özellikle Türkiye'de birçok muridleri bulunan El Haznevi'nin olaydan sonra büyük üzüntü duyduğu belirtildi. Haznevi tarikatına bağlı müridler ise şeyhin ölümünden sonra Kuran-ı Kerim okuyarak dua ediyor.

SURİYE'NİN FÜZE PARÇALARI NİYE HATAY'A DÜŞÜYOR?

SCUD şifresi üzerine bir egzersiz

Scud şifresini biraz çözmeye çalışalım. Zamanlama dikkat çekici. Tayyip Erdoğan'ın ABD ziyaretinden sadece bir hafta önce, Türkiye topraklarına bir füze düşüyor. Füzenin Suriye yapımı bir Scud olduğu ortaya çıkıyor.

Ve Scud tam da Hatay'a düşüyor. Çünkü Hatay'ın Suriye ile Türkiye arasındaki en ihtilaflı konulardan biri olduğu biliniyor.

Açıklama gecikmiyor; ABD Dış İşleri Bakanlığı sözcüsü "Suriye'nin füze ateşlediğini gösteren bilgilere sahibiz. Bu Suriye'nin bölgedeki barış ve istikrar çabalarına katılmadığını gösteren yeni bir kanıttır!" diyor. Kanıt! denince hemen Irak'ı hatırlıyoruz. Irak'ın da bölge barışını tehdit eden bu tür kanıtlar(!) yüzünden işgal edildiği zaten biliniyor!

O zaman Çarşamba günkü görüşmede Bush'un, Erdoğan'a, "Suriye'nin Scudları Türkiye için de tehdit. Bak daha dün Hatay'a düştü!" diyeceği ve Amerikanın himayesine davet edeceği ortaya çıkıyor.

Hatta sırf Bush bunu diyebilsin diye Scud'un düşmediğini, "düşürüldüğünü" iddia edebiliriz.

ABD'nin yol haritasında sıradaki hedefin Suriye olduğunu hatırlarsak iyi bir ikna unsurudur.

Ama Şunu sorabilirsiniz "İyi de Suriye füzenin kendilerine ait olduğunu kabul etti ve hatta Türkiye'den özür diledi!"

Geçen gün önemli bir isimle sohbet ediyorduk. Konunun bir yerinde "Artık öyle teknikler varki, sigarayı sen içiyorsun dumanını üflediğin karşındaki adam ölüyor"

Elbette tekniğin ve teknolojinin böylesi ilerlediği bir dönemde, bir füzeyi Hatay üzerinde arızalandırıp düşürecek teknoloji de vardır...

Ne de olsa bunlar Machiavelli'nin torunları!  Ne diyordu "Prense Öğütler"de; "Hedefe giden her yol mübahtır."

Hüsnü Mahalli: ABD'nin işi!

Suriye'de yaşanan olaylara ilişkin Millî Gazete'ye bir değerlendirmede bulunan Ortadoğu Uzmanı gazeteci Hüsnü Mahalli, suikastı provokatif eylem olarak nitelendirdi.

Şeyh Muhammed Maşuk el Haznevi'nin öldürülmesinin ardından Suriye'de yaşanan olaylara ilişkin Millî Gazete'ye bir değerlendirmede bulunan Ortadoğu Uzmanı gazeteci Hüsnü Mahalli, suikastı provokatif eylem olarak nitelendirdi. Mahalli," Lübnan Başbakanı Hariri suikastında olduğu gibi Haznevi'nin öldürülmesinin arkasında da ABD ve İsrail yer almaktadır. Bu olay tamamen Suriye'ye yönelik düşmanca planın bir parçasıdır. Şeyh Haznevi, Beşşar Esad'a yakın hükümet yanlısı bir alimdir. Dolayısıyla böyle bir kişiyi Suriye hükümetinin öldürmesi gibi mantıksız bir şey olamaz. Ayrıca, bu olayların Türkiye'de tırmanan PKK yanlısı eylemlerle bir bağlantısı olduğunu düşünüyorum" dedi.

Bush'un BOP projesi çerçevesinde yeni işgallere mi hazırlanılıyor...

ABD uçakları İncirlik'te!:

Türkiye'deki çeşitli liman ve havaalanlarıyla birlikte İncirlik üssü'nün kullanımının uzatılmasıyla ilgili kararnamenin ardından C-17 kargo uçakları üsse gelmeye başladı.

Adana'nın Merkez Yüreğir İlçesi'ne bağlı İncirlik Beldesi'ndeki Hava Üssü'nün kullanım süresinin Bakanlar Kurulu kararıyla uzatılmasının ardından, ABD Hava Kuvvetleri'ne ait büyük kargo uçakları C-17'lerin üsse gelmeye başladıkları bildiriliyor.

Edinilen bilgilere göre, üssün kullanım süresinin uzatılmasıyla birlikte ABD Hava Kuvvetleri'ne ait 4 C-17 kargo uçağının 2 Hazirandan itibaren İncirlik Üssü'ne gelerek konuşlandığı konuşuluyor.

ABD'nin sivil kargo uçaklarıyla üsse getireceği çadır, yiyecek, içecek, kıyafet ve yedek parça gibi lojistik ikmal amaçlı malzemelerin, ABD Hava Kuvvetleri'ne ait C-17 kargo uçaklarıyla Irak ve Afganistan'a taşınacağı ifade ediliyor.

İncirlik kararnamesi İncirlik üssü de dâhil olmak üzere Türk liman, havaalanı, tesis ve üslerinin, ilgili BM Güvenlik Konseyi kararlarında öngörülen faaliyetler çerçevesinde ve Genelkurmay Başkanlığı'nca belirlenecek ilke ve usuller doğrultusunda müttefik ülkelerce kullanılmasına ilişkin şimdiye kadar üç kararname çıktı.

İlk Bakanlar Kurulu kararı 23 Haziran 2003 tarihinde yürürlüğe konuldu. Bu kararname 22 Haziran 2004 tarihinde bir yıllığına uzatıldı.

Diplomatik kaynaklar, 2003 ve 2004 kararnameleri arasında "BM kararlarına atıflarda bulunulması" şeklinde bir fark olduğunu, 2004 ile 2005 kararnameleri arasında ise fark bulunmadığını açıkladı.


Bu yazarin diger makaleleri

"HAZNEVİ"LER SURİYE'NİN ŞEYH SAİDİ Mİ YAPILMAK İSTENİYOR?!..
  Hazneviler dediğimiz sadece Suriye ve Irak'ta değil, Türkiye'de de...
Devami
İSRAİL'İN PKK SEVGİSİ VE TÜRKİYE'NİN SÖMÜRÜ SERMAYESİ
  İsrail, peşmergeleri gizlice eğitti BBC, Kürt peşmergelerin İsrailli eski...
Devami
ACİL TEHDİT, BU HÜKÜMETTİR!
  Mahmudiye'deki tecavüz ve katliam, ABD'nin doğal hali, AKP'nin ise...
Devami
KORKAKLAR HERGÜN ÖLÜR
   Korku, insanın fıtratında (yapısında ve yaratılışında) bulunan bir duygudur. Kötülüklerden...
Devami
PAPA'NIN UTANMAZLIĞI VE İSLAM'A KARŞI SİYONİST-HAÇLI İTTİFAKI
  Papa'nın Gelmesini Niçin İstememiştik? Tarihimize uzun vadeli bir perspektifte,...
Devami
MUSTAFA KEMAL'İN OSMANLI TARİHİ
Birinci Dünya Savaşı'nda Osmanlı'yı yenen devletler, şöyle bir bildiri yayımlamışlardı:...
Devami

Makale Paylaşım Sayısı: 4978

Yorum ekle

Yazdığınız her yorumla birlikte IP adresinizin kayıt edildiğini ve Türkiye Cumhuriyeti hukuk kurallarına aykırı, iftira ve genel ahlaka aykırı tarzda yorumlarınızdan hukuken ve vicdanen sorumlu tutulacağınızı tekrar hatırlatırız...


Güvenlik kodu
Yenile

YABANCI DİLDE KİTAPLARIMIZ

SON YORUMLAR