Get Adobe Flash player

ARAMA

Toplam Ziyaretçilerimiz

mod_vvisit_counterBugün321
mod_vvisit_counterDün3480
mod_vvisit_counterBu Hafta30363
mod_vvisit_counterGeçen hafta29375
mod_vvisit_counterBu Ay16799
mod_vvisit_counterGeçen Ay136380
mod_vvisit_counterŞu Ana Kadar16791154

IP'niz: 3.237.67.179
Bugün: 04 Ara 2020

Bu Ana Kadar Okunan

Sayfa Gösterimi : 12195801

YENİ ÇIKAN KİTAPLAR

AA 150X
KT 150X
IY 150X
EIA 150X
 ADIL DUZEN 150x
erbakan devrimi 15b 160
 
bizim ataturk 17b 160
 
hilalhac
 
baskan160
 
siyaset strj 160
 
sistem tahlili 160
 
 darbe 160
 
 
 

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

 

 

Reklam
Reklam

AYIN AYNASI

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 3
ZayıfMükemmel 

 

SİYONİST ŞEYTAN'IN FERYADI

  CHP çıktı elden, bir sol daha kaybettik

  Baykal'ın sicilinde, tezkere suçu varmış!..

  Kongrede yenildik, ters bir gol daha yedik

  Ardından Türkiye'nin, çok derin gücü varmış!...

                        -------------------

  Siyonizm sersemledi, masonluk maskaralık

  Kaleler yıkılıyor, önümüz hep karanlık

  Erbakan'ı öldürüp, tarihe gömdük sandık

  Aman şeytan dostlarım, ruhani öcü varmış !...

 

ACITMASAN ANLAMIYORLAR!

Borç alan, buyrukta alır. Buyruk alan, artık uyruk konumundadır. Uyruk demek "sinek kovalanan ve lazım oldukça kullanılan, kuyruk" anlamındadır"...

"Karısını satan, Kıbrıs'ı satandan daha şereflidir!"

"Bu Dinler Arası Diyalog dalaveresi;

  • Hem bir dalalet ve densizlik göstergesi
  • Hem de bazıların dolar ala-veresidir"

TUNCERKILINÇ PAŞANIN ASILSUÇU?

   İrtica tehdidini ortaya atan sembol isimlerin bazı usulsüzlüklere karıştığı yolunda iddialar yoğunlaştı. Daha önce 28 Şubat'ın baş mimarlarından eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Güven Erkaya'nın emekli olduktan sonra, Korkmaz Yiğit ile çalışmaya başladığını biliyoruz. Onların da bir ev alışverişi oldu muydu, pek hatırlamıyorum ama, o derece yakındılar ki, Mesut Yılmaz bile Türkbank ihalesi öncesinde Yiğit ile Çakıcı'nın ilişkisi olduğunu duyuca, Güven Erkaya'ya müracaat etmiş ve ondan "Çok dürüst adamdır" referansı almıştı...

   Usulsüzlük konularına bulaşan tek kişi Güven Erkaya olmadı. "Yeşil sermayenin" tehlikesinden uzun uzun bahsedip, herkesi uyaran dönemin Jandarma Genel Komutanı Teoman da, Cavit Çağlar'ın bankasında yönetim kurulu üyeliğini kabul etti. İrticacı sermayeye karşı kesin tavır alırken "laik sermayenin" hangi işlerle meşgul olduğunu incelemeye vakit bulamadığı için, Koman Paşa da faka bastı.

   Derken Em. DKK İlhami Erdil yolsuzluk iddiasıyla hakim karşısına çıkarıldı...      

   Bunların ardından Tuncer Kılınç ve Şener Uygur Paşalarla ilgili iddialar ortaya atıldı.

   Eski MGK Genel Sekreteri Em. Org. Tuncer Kılınç Paşa hakkında, şahitli, yazılı, imzalı ve ispatlı bir dolar borcu yüzünden (Keşke tenezzül buyurmasaydı) ve dahi özel dosya bilgisi olarak kalması gerekirken, genel Kurmayca bu bilgilerin basına deşifre edilmesinden dolayı mahkeme açıldı. Ve marazlı medyaca yargısız infaz başlatıldı...

   Acaba Kılınç Paşa'nın asıl suçu: "Dolar dediğiniz karşılıksız basılan kâğıttır. Amerikanın yaptığı altın karşılığı olmadan istediği kadar basmak ve faizli kredi olarak dağıtmaktır. Bunu bizde yapalım" şeklinde doğru ve onurlu çıkışları ve AB'ye karşı Avrasya (Türkiye - İran - Rusya) arayışları olmasın !..

HUGO CHAVEZ'DEN BİR ADIM DAHA!

            Venezüella Devlet başkanı Hugo Chavez, toprak reformunu hayata geçirme yolunda bir adım daha attı. Chavez, yoksullara dağıtmak için ülke çapında büyük toprakların incelemeye alınacağını açıkladı. Toprak reformu çerçevesinde geniş toprakları inceleyecek bir komisyonun kurulmasını öngören kararnameyi imzalayan Chavez, böylece büyük toprak sahipliğine karşı savaşın yolunun açıldığını söyledi.

            Chavez, binlerce yandaşına yaptığı konuşmada, "Bu tarihi bir gün. İşleyenler için toprak! Çiftliklerde adalet!" dedi.

            Hatırlatalım. Bu büyük araziler, Yahudilerin işgali altındadır!

GÜL: IRAK'TA SEÇİM TAKVİMİ İŞLEMELİ

            Başbakan Vekili ve Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Irak'ta takvimin işlememesi halinde her şeyin otomatik olarak erteleneceğini belirterek, tüm kesimlerin seçimlere katılması gerektiğini söyledi. AKP TBMM grup toplantısında konuşan Gül, Irak konusuna değindi. Irak'ta bu ay sonunda seçim yapılacağını, Türkiye'nin bu seçimin vaktinde yapılmasını desteklediğini vurguladı.

            Buna Yahudi ağzıyla konuşma denir. Çünkü Siyonistler, saldırı ve zorbalıklarla sürgüne mecbur edilen Suniler ve Türkmenler evlerine dönmeden Kürtler ve Şiileri kazandırmak istiyorlar.

SİYONİSTİN ŞEYTANLIĞI!

            Bernard Lewis Hristiyanları uyarıyor: "Yakında Müslümanlar Avrupa'da çoğunluk olacak."

            Kissinger'dan Huntington'a kadar pek çok ‘derin' Amerikalının mürşidi Bernard Lewis, her zaman gizli servislerle de çok içli dışlıdır. Nitekim ‘Medeniyetler Çatışması'nın gerçek fikir babası da Huntington değil Lewis. Lewis İtalyan La Republica'da yayınlanan mülakatında şöyle diyor:

  • - Avrupa'daki Müslüman varlığı giderek daha da önem kazanıyor. Göç ve demografideki bu eğilim devam ederse pek yakında çoğunluk Müslümanlardan oluşacak. Mademki demokratik bir yapımız var, bu olgunun siyasi bir faktöre dönüşmesi de mümkün"

Siyonist Amerika'nın fikir babalarından olan Bernard Lewis'in, Vatikan'ın yarı resmi yayın organı biline La Republica'ya  "Aman ha, Müslümanları kendi başına bırakırsak, yakında Avrupa'ya doluşup çoğunluğu oluşturacak ve hepimizi boğacak" korkusunu körüklemesinde haçlı Dünyasını İslam'a karşı kışkırtma amacı sırıtıyor!

HEM TORUNUM, HEM KAYINÇOM !?

Orta yaşlı bir adam Boğaz Köprüsünde intihar etmek üzereyken fark edilip kurtarılır. Polis, bey amca derdin neydi? Diye sorunca Adam:

            Benim hanım vefat etti. İşyerinde, yaşı benden küçük ama huyu suyu uygun bir bayanla evlendik. Bir müddet sonra Almanya da çalışan oğlum telefon açıp: " Bir birlerini beğendikleri, yaşı kendisinden büyük bir hanımla evleneceklerini söyledi, izin verdik... Ardından benim bir çocuğum oldu, oğlumun da bir bebeği doğduğunu öğrendik...

Derken oğlum izine geldi... Birde ne görelim, Onun aldığı hanım, benim evlendiğim kızın, Avrupa'daki dul annesi değilmiymiş!.. Oğlum oldu, benim kayınpederim, ben oldum Onun damadı... Onun çocuğu benim hem torunum, hem kayınçom... Benim çocuğum; hem oğlumun kardeşi, hem torunu... Bizim aile biri birine karıştı. Kim kimin nesi belli değil, bırakın intihar edip kurtulayım... Der.

Şimdi AKP'de bu durumda... Kim sağcı, kim solcu... Kim Amerikancı, kim İslamcı. Kim doğrucu, kim yalancı? Belli değil, karışmış biri birine... Bunu ancak, intihar temizler!...

ASRIN AŞKI

Stüdyoda Baydın ağlıyor, hıçkırıklarla

Taner ağlıyor, hayal kırıklığıyla...

Türkiye nefesini tutmuş

Bütün dertlerini unutmuş,

Şov kapısını bekliyor...

Bir aşk uğruna Ya rap

Ne göz yaşları dökülüyor!..

Ah be Pelin

Niye olmazsın gelin?..

Bak, orta yaşlı, sıkma başlı bir hanım

Kırk bir yaşın adamış...

Tek kavuşsun diye bu aşıklar

Sabah namazından akşama kadar okuyacakmış...

Dert mi canım

Kirli kalsın bulaşıklar...

           

Taner hastaneden haykırıyor:

"Dünyadan kalkmış gerçek sevgiler

Romanlarda kalmış, o sevgililer.

Boşamıymış sana yazdığım şiirler.

Niye aşk kapısını açmadın, sarı kız...

Oysa gelecek demişti, falım

Boşa gitti bir kutu sakız !"

Ekonomisi batırılmış...

Kıbrıs satılmış...

Ülke kuşatılmış...

Fakirlik, işsizlik

Ahlaki çöküntü ve çaresizlik

Milyonları bunaltmış...

Kimin umrunda

Yeter ki buluşsun bu sevdalılar

AB'ye girince, 2047 yılında

Zaten bitecek bütün sorunlar!..

SESSİZ TEPKİ!

Temel karısıyla kavga etmiş. BU yüzden de konuşmuyorlarmış. Temel sabah erken kalkıp işe gidecekmiş, karısına kaçta kaldıracağını konuşmadıkları için söyleyemiyormuş. Bunun için bir kâğıda şöyle yazmış...

" Hanum peni saat peşte kaldur"

Kâğıdı masanın üzerine koymuş yatmış. Sabah kalkınca saate bakmış ne görsün, saat sekiz. Masada onun yazdığı notun yanında bir not daha: "Hadi Temel kalk saat peş oldi."

Şimdi vatandaş tepkisini AKP iktidarına, sesli değil, gizli anlatmak iştiyor... AKP ise bunu anlama güçlüğü çekiyor... Uyandığında iş işten geçmiş olacak!..

ÜST RÜTBELİ İSYANCI 6 İSRAİL SUBAYI GÖREVDEN ALINDI!

Gazze ve Batı Şeria'daki Yahudi yerleşkelerinin boşaltılmasında yer almayı reddeden en az 6 İsrailli subay ordudan atıldı. İsrail basınında çıkan haberlere göre, Yahudi yerleşkelerinin boşaltılmasında yer almamaları için ordu mensuplarına emre itaatsizlik çağrısı yaparak dilekçe veren 6 İsrailli subay, Batı Şeria'yı da kapsayan İsrail'İn merkez bölge komutanı General Moşe Kaplinski tarafından görevden alındı.

Şeytani amaçları uğruna üst rütbeli subayların isyan ettiğini okuyunca;

Ya ülkelerinin parçalanması ve parsel parsel satılması karşısında ve de insani amaçlar uğruna; bizimkiler ne zaman, Kuvayı Milliye ruhuyla dirilip doğrulacak, diye merak ediyoruz?

AMERİKADAN BİR KAHPELİK DAHA

Irak'ın işgali ile birlikte Kuzey Irak'taki PKK/Kongra-Gel terör örgütü ile mücadele konusunda ABD'nin verdiği söz bir başka bahara kaldı. Türkiye, Irak ve ABD taraflarının bir araya geldiği zirveden bir sonuç çıkmadı.

IRAK CEPHESİ ÇÖZÜLÜYOR

Ukrayna parlamentosu, Irak'ta bulunan askerlerin derhal çekilmesi çağrısında bulundu. Televizyonda canlı yayınlanan parlamentom oturumunun sonunda, Devlet Başkanı Leonid Kuçma'nın Ukrayna askerlerinin Irak'tan çekilmesi konusunda derhal bir kararname yayınlanması çağrısı yapıldı.

Irak'ta ABD öncülüğündeki güç içinde en fazla birliği olan 4'ncü ülke olan Ukrayna'nın bu ülkede 1600 askeri bulunuyor. Irak'tan askerlerin çekilmesi konusunda niyetini daha önce açıklayan Ukrayna Devlet Başkanı Kuçma, dışişleri ve savunma bakanlıklarına askerilerin bu yılın ilk yarısı içinde çekilmesi için plan hazırlamaları talimatı vermişti.

ABDULLAH GÜL İSRAİLDE!

İsrail'in İran'ı açıkça tehdit ettiği bir dönemde, Abdullah Gül'ün İsrail'e gitmesi ve daha önce tayip Bey'in Suriye gezisi, her ikisi de İsrail'e destek amaçlıdır ve İran'ı yalnız bırakma planının bir parçasıdır.

Abdullah Gül'ün diğer bir görevi de, Filistin seçimlerinde İsrail yanlısı olan adayların kazanmasına yardımcı olmaktır.

Ve tabi; AKP kendi sonunu hazırlamaktadır.

İSRAİLDE ABDULLAH GÜLE'E LAYIK OLDUĞU MUAMELE!

Abdullah Gül'ün, Siyonist İsrail liderlerini ziyaret edip, önlerinde saygıyla eğildiği ve düğmelerini iliklediği saatlerde, İsrail tankları, çilek tarlalarında çalışan suçsuz ve savunmasız Filistinlilerin üzerine ateş açmış, 12 tanesi ağır yaralanmış, 7 gencin de ölümüne yol açmıştır.

Bu küstah davranışın amacı İsrail'in "Türkiye'yi takmadığını ve AKP hükümetini ve Abdullah Gül'ü adam yerine koymadığını" anlatmaktır.

Ve hele Müslüman kasabı katil Şaron'un Abdullah Gül'e:

"Filistin'le aramızda barış için arabuluculuk gibi (başınızdan büyük) işlere kalkışmayınız... Elinizden gelirse, Filistinli açlara ekonomik yardım yapınız !" sözleri, ancak bu AKP'lilerin sineye çekeceği bir hakaret ve saygısızlıktır!

AMERİKA'NIN İNCİRLİK KÜSTAHLIĞI

ABD'nin Ortadoğu'daki Merkez Kuvvetleri Komutanı Ebi Zaid:

İncirlik üssünün tamamen ABD hizmetine verilecek ve her türlü harekâtta kullanılabilecek şekilde yeniden düzenlenmesini sağlamak üzere Türkiye'ye geliyor.

Ama aynı gün, Türkiye'nin Kuzey Iraktaki PKK kamplarına karşı bir operasyon teklifi ABD yetkilileri ve Kürt liderlerince reddediliyor!..

Ve yine aynı gün, Rusya Devlet Başkanı Vilademir Putin "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin haksızlığa uğratıldığını ve KKTC'ye destek çıkacağını" açıklıyor!

1 Ordu Komutanı Hurşit Tolon Paşa, polislerimizin Kuzey Irakta katledilmesi üzerine ABD'yi hedef alan ciddiyetli ve cesaretli açıklamalar yaparken, en rütbeli birisi tutup Amerika'ya özrü dileyen bir mektup yazıyor.

Şimdi anlıyor musunuz, niye ABD ve AB'den vazgeçip Avrasya oluşumu ve Rusya ile stratejik ve ekonomik işbirliğine girmeliyiz, diyoruz?..

ACİZ AKP - TACİZ CHP

Meclis Başkanı Bülent Arınç; Başörtüsü mağduru kızlarımıza:

"Bir defa ben Meclis Başkanıyım. Hükümet başkanı veya başbakan değilim. İktidar Partisi'ne mensup bir milletvekiliyim. AB için uyum yasalarını hızla çıkardık. Fakat başörtüsü sorununu çözemedik. Sabredin... Bu kadar acele etmeyin" buyurmuş

Milli eğitim Komisyonu Başkanı Altıkulaç ise;

"İktidar partisi bir şey çıkarmak istiyorsa hazırlar, muhalefete ise bir şey, ne diyorsunuz? Der. ‘CHP teklif getirsin biz destekleyelim' diyen Başbakan'ı eleştiren CHP haklı. Hiç kimse bu konuda karşı değil, ama adım atan yok."

Anayasayı değiştirecek güce sahip olmasına rağmen, YÖK kanunu ve öğrenci affı konusunda sürekli geri adım atan AKP, bir türlü ‘mutedir' olduğunu gösteremiyor. Başörtüsü yasağını kaldırsın diye kendisine görev veren seçmenin gözünde AKP, 'Hükümet ama iktidar değil!'

SATILIK CHP'Lİ DİSİPLİN KURULU ÜYELERİ!

Deniz Baykal, Siyonist merkezlerin maşası Mustafa Sarıgül'ün CHP disiplin kurulunda aklanmasını açıklarken:

"Bazı" disiplin kurulu üyelerine poşetle para dolar verilip satın alındığını söylemesi oldukça enteresandır.

Amerika ve Yahudi Lobileri, Milli ve yerli değerlere bağlı hiçbir parti lideri kalmasın diye kesenin ağzını açmıştır.

Ama başaramayacaktır. Değil Mustafa Sarıgül, Yılmaz Morgül'ü, Mahsun Kırmızıgül'ü de deneseler, boşuna. Çünkü Milli Derin Devlet, kirli derin devletten çok daha güçlü bulunmaktadır!...

SORU VE CEVAPLARLASARIGÜL HAREKETİ !?

İşte soru ve cevaplarla Sarıgül hareketine ilişkin bir zihin jimnastiği:

Soru: Kemal Derviş, DSP lideri Ecevit tarafından Türkiye'ye ilk davet edildiğinde kimin evinde kalmıştı? En yakın ilişki içinde olduğu kişim kimdi?

Cevap: Asaf Savaş Akat!

Soru: Başka?

Cevap: Hurşit Güneş...

Soru: Asaf Savaş Akat, hangi üniversitenin eski rektörlerindendir? Halen üniversitenin mütevelli heyeti üyesidir? Ve şu anda da orada öğretim üyesidir?

Cevap: Bilgi Üniversitesi

Soru: Asaf Savaş Akat hangi gazetede yazmaktadır?

Cevap: Vatan gazetesi...

Soru: Vatan gazetesi sahibi kimdir?

Cevap: Serdar Mutlu

Soru: Serdar Mutlu hangi üniversitenin mütevelli heyeti üyesidir?

Cevap: Bilgi Üniversitesi...

Soru: Mustafa Sarıgül hangi üniversitenin mütevelli heyeti üyesidir?

Cevap: Bilgi üniversitesi

Soru: Bilgi üniversitesi mütevelli heyeti başkanı Oğuz Özerdem, başka hangi "sivil toplum örgütünün(!) yönetiminde görevlidir?

Cevap: Açık toplum enstitüsü...

Soru: Açık toplum enstitüsünün arkasında kim var?

Cevap: George Soros

Soru: Soros Türkiye'ye geldiğinde hangi üniversitede konferans vermişti?

Cevap: Bilgi Üniversitesi

Soru: Mustafa Sarıgül, Şişli Belediye Başkanı seçildikten sonra eski Şişli Belediye Başkanı (ve tabi yine Bilgi Üniversitesi Mütevelli heyeti üyesi)  kanun kaçağı Gülay (Atığ) Aslıtürk zamanında yapılan Bilgi Üniversitesi ile ilgili usulsüzlüklerin üzerine gitmişmidir?

Cevap: ??? Gitmiştir canım, niye gitmesin?

Soru: Hurşit Güneş'in öncülerinden olduğu yeniden CHP Hareketi Kemal Derviş'i ve Mustafa Sarıgül'ü destekliyor mu?)

Cevap: Desteklemiyorlar mı J

Soru: Yeniden CHP hareketinin çıkardığı derginin adı nedir?

Cevap: Açılım...

Soru: Taner Berksoy, Serhat Güvenç, Erol Katırcıoğlu, Ayhan Kaya, Şule Kut, Pınar Uyan, Boğaç Erozan gibi Açılımdergisi yazı kurulu üyeleri hangi üniversitede öğretim üyeleri?

Cevap: Bilgi Üniversitesi..

Soru: Bu kadar soru yeter mi?

Cevap: Yetmez mi? "Anlayana sivrisinek saz..." ( Kulis Ankara - 6 OCAK 2005 - MİLLİ GAZETE)

BRAVO DENİZ BAYKAL!..

Baykal, Amerika'nın amigosu Mustafa Sarıgül'ün CHP yüksek disiplin kurulunda aklanmasından sonraki Meclis Grup toplantısında:

"Haram ve haksız yollarla kazandıkları çok parası olanlar; Bazı bürokratları, bakanları, medya mensupları, parti kurullarını satın alabilirler... Ama CHP'yi satın alamazlar!" şeklinde konuşmuştur.

Bu gerçeklerin bir muhalefet lideri tarafından itiraf ve ifade edilmesi ülkemiz için çok önemli bir gelişmedir. Çünkü; Sn. Deniz Baykal, yıllardır perde arkasından Türkiye'yi yöneten, kirli ve hain masonik derin devlete ve Siyonist sermaye'ye meydan okumuştur!

Bu gelişmeler, Deniz Baykal'ın Kuvayı Milliye çizgisine daha fazla yaklaşmasına yol açtığı içinde hayırlı olmuştur!.. Bravo Baykal!...

İSRAİL'DE SAHTE PARA BASILIYORDU

28 Şubat sürecinde Batı Çalışma Grubu'nun belgelerini açıklayarak gayri resmi oluşumu deşifre eden dönemin Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Dairesi Başkanı Bülent Orakoğlu, 28 Şubat'ın önemli aktörlerinden Oramiral Güven Erkaya'nın, Mesut Yılmaz'a Kormaz Yiğit'i tavsiye ettiğini, Yiğit'in de emekli olan Erkaya'ya koruma, şoför ve ofis sağladığını belirtiyor. "Korkmaz Yiğit, Yahudilerle arası çok iyi olan bir işadamıdır" diyen Orakoğlu, İsrail'in Yahudi iş adamları vasıtasıyla Türkiye'deki kara parayı nasıl akladığını da şöyle özetliyor: "(Öldürülen tefeci Nesim) malki, kendisine yönelik tehditleri hem Türk makamlarına hem de Mossad'a iletmiş. Mossad'ın zaten bu ölçekteki bir para hareketliliğini izlememesi mümkün değil. Malki-Erkohen ikilisinin kara para trafiklerinin en önemli ayağı İsrail'deydi... İddialara göre elde edilen tefecilik paraları, seri numaraları alındıktan sonra yakılıyor, aynı serilerle bu dolarlar İsrail'de yeniden basılıyordu".

SİYONİST NAOM CHOMSKY'DEN İNSANLIK DERSİ!

Batı dünyası, diğer ülkelere demokrasi götürme iddiasını sürdürürken... Amerikalı düşünür Naom Chomsky diyor ki: -Amerika bir ülkeye gerçek demokrasinin gelmesini istemez. Çünkü gerek demokrasi gelirse o ülkede halkın çıkarlarını koruyan lider ve kadrolar işbaşına gelir. Ülkelerini sömürtmezler. Bu da Amerika'nın işine gelmez.

ABD böyle düşünürken sistemin ikizi AB farklı düşünebilir mi? Soru, Batı'dan demokrasi bekleyen saf halımızın muhakemesine sunulur...

GADDAR VE BARBAR AMERİKA!

Sumatra açıklarında meydana gelen 9 şiddetindeki deprem sonrası oluşan tsunamiyi uyduyla tespit eden ABD ve Japonya'nın tehlikeyle karşı karşıya olan ülkeleri uyarmadıkları ortaya çıktı.

Kendi üstleri kurtarıldı, Müslümanın hayatı hiçe sayıldı.

Hint okyanusu'ndaki faciayı fark eden ABD, tsunami öncesi Hint Okyanusu'na yüksekliği neredeyse sıfır olan Diego Garcia askeri üssünde gereken tedbirleri alarak can ve mal kaybını önledi. Ancak ABD, diğer ülkelere herhangi bir uyarıda bulunmayarak yüz binlerce insanın ölümüne göz yumdu.

Uyarı yapılmamasıyla alakalı yorumlar, Noel tatili olmasından başlayıp, can kaybının Pazar özelliği taşımayan fakir bölgelerde olmasına kadar değişiklik gösterirken, bazı yorumcular da ABD'nin özellikle Müslümanların risk altında bulunması sebebiyle uyarıda bulunmadığını düşünüyorlar.

Çünkü Amerika gaddardır.

Çünkü Amerika, barbardır.

İşine geldi mi, uzaydan pireyi gören Amerika, işine gelmedi mi deveye gözünü yummaktadır.

Yargıtay Eski başsavcısı Vural Savaş, 3 Ocak 2005 Dünden Bugüne Tercüman'ın

Manşet demecinde:

"REFAH DAVASINI, ŞEVKET KAZANIN KIŞKIRTMASIYLA AÇTIM !"

Vural Savaş, yurtdışındaki bilgi ve belgelere ulaşmak üzere defalarca yaptığı başvurulara, Adalet Bakanı şevket Kazan'ın kasıtlı engellemesi ve ters tepki vermesi yüzünden RP'yi kapatma davası açtığını...

Ama tek tesellisinin ise AKP'lilerin Milli Görüşten ayrılıp kendi ayarlarını ortaya koymalarına vesile hazırladığını, söyledi...

BU YAZI YORUMSUZ VE SORUMSUZDUR...

BEYOĞLU'NUN AKP'Lİ BELEDİYE BAŞKANI,

KİMİN VELEDİ, KİMİN YEĞENİ !?

Beyoğlu'nun AKP'li Belediye Başkanı ve dahi Mason Locası kutlamalarının onur katılımcısı Ahmet Misbah Demircan, doğuştan şanslı bir adam !..

Meşhur Mafya Babalarından ve solcuların ustalarından Dündar Kılıç'ın sağ kolu kabadayı Sultan Demircan'ın yeğeni olur..

Medyatik ilahiyatçı Ali Rıza Demircan'ın ise sevgili veledi olur...

Sahi bu Demircan Hoca niye, masonluğun iç yüzünü, Yahudi ve Hıristiyanları dost ve lider edinmenin hükmünü hiç açıklamıyor ?!

BAŞKANLIK SİSTEMİ TARTIŞMALARI!

Evet, Türkiye'nin şartlarına ve ihtiyaçlarına ve dünya standartlarına uygun bir "BAŞKANLIK SİSTEMİ" ülkemiz için oldukça gereklidir.

Ancak, AKP başkanlık sistemini:

  • a- Suni bir gündem oluşturup kamuoyunu oyalamak
  • b- Bu sisteme taraftar olanların tespitini yapıp tedbirini almak
  • c- Artık seçimle iktidara gelme ümidini yitiren Recep Tayyib Beyin geleceğini kurtarmak gibi sebeplerle bu konuyu istismar etmektedir.

Başkanlık sistemine karşı çıkanlara ise: ABD, Fransa, Rusya ve İsrail'i örnek göstermek lazımdır.

GAVUR AŞIKLARI VE ERBAKAN KARŞITLARI

Yağmur Atsız diye bir patavatsız Halka ve Olaylara Tercümanın 3 Ocak 2005 tarihli sayısında "Süleyman Demirel Türkiye'yi AET'ye sokarmış ama koalisyon ortağı Erbakan bırakmamış" diye yakınıyor... ve tabi şecaat arz ederken sirkatini de kusuyor...

Bravo Erbakan Hoca... Demek sen olmasaydın, AB hayaliyle Kıbrıs çoktan elden çıkmıştı. Kürtler ve Aleviler kışkırtılıp ayrılmıştı... Bağımsızlığımız ve bekamız satılmıştı!.

Sizi gidi gavur uşakları! Erbakan karşıtlığınızın sebebi şimdi anlaşılıyor!

GÜL'ÜN ABD İLE İLGİLİ SÖZLERİNE TEPKİ:

BÜYÜK SORUMSUZLUK!

Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün İsrail ziyareti öncesinde ‘Türk-Amerikan ilişkileri her şeyin üstündedir, gelenekseldir' açıklaması tepkilere neden oldu. Irak'ta taş üstünde taş bırakmayarak sivil halkı çoluk çocuk demeden bombalayan, esirlere işkence yapan, tecavüz eden, yaralıları acımasızca öldüren Amerika ile ilişkilerin nasıl her şeyin üstünde olduğu konusunda kamuoyu Dışişleri bakanı Abdullah Gül'den net açıklama bekliyor.

Abdullah Gül'ün bu sözleri şu anlama geliyor:

Biz AKP olarak, Amerika'ya hizmeti her şeyin üstünde tutuyoruz!..

2005'TE DE KAOS!

ABD'nin önde gelen siyaset dergisi Foreign Policy, 2005 yılında dünya siyasetinde büyük karışıklıklar yaşanacağını öne sürdü. "Medeniyetler çatışması" teorisiyle ünlene Samuel Huntington'un 1970 yılında kurduğu ve 10 milyon kişiye ulaşan derginin ABD'nin önde gelen dört stratejik danışmanlık şirketine dayanarak verdiği 4 büyük kehanet şöyle : " 1- Suriye'de Esad istifaya zorlanacak, 2 - İsrail, İran'daki santrali vuracak, 3 - Çin ile Japonya birbirine düşecek. 4 - Nijerya'da dinsel çatışma çıkacak."

İSRAİL ASKERİ IRAK'TA!

İsrail' de yayınlanan Yedioth Ahronoth gazetesi, ABD askerleri ile birlikte Kuzey Irak'ın Musul kentinde direnişçilere karşı savaşan bir İsrailli askerin görüntülerini yayınladı. Irak'ta en az bin İsrail askeri ve subayı olduğu belirtiliyor. Başında Yahudi Kipası ile ABD askerlerinin yanında görülen İsrail askeri, Irak'ın içişlerine karışmadığını iddia eden İsrail yönetimini de yalanlıyor.

İsrail askerleri Musul'da...

AB, Kurdistanı kurmak için pusu da...

Balıkları ve alıkları avlamak kolaylaştı, bulandırılan bu su da...

200 BİN DİRENİŞÇİ VAR!

AFP'ye demeç veren Irak İstihbarat Şefi General Muhammed Şahvani, ülkede 200 bin kişinin direniş hareketine katıldığını, bunların 40 bininin ise direnişi örgütleyen çekirdek kadroyu oluşturduğunu söyledi. Bölgedeki ABD askerlerinin sayınsın bile 150 bin olduğunu belirten Şahvani, "Direnişçilerin sayısı Irak'taki ABD askerlerini bile geçti" dedi.

ABD ve İsrail, Irak'ta boğuluyor!

Zeki Ceyhan Soruyor: "ORTAK AKIL" N'OLDU?

AKP kurulurken, parti kurucuları "ortak akıl" lafını dillerinden düşürmüyorlar ve partiye katılacaklara "size çok değer verilecek, parti yönetiminde sizin dedikleriniz etkili olacak" imajını oluşturuyorlardı.

Açık söylemek gerekirse, Türk siyasetine yabancı olanlar arasında bu propaganda hayli tutmuştu.

İnsanlar, AKP'ye katılmaları halinde adam yerine(!) konulacaklarını ve parti yöneticilerinin kendilerini ciddiye(!) alacaklarını sanmaya başlamışlardı.

Memlekette saftirik mi ararsınız, umulmadık şekilde çok!

İnsanların akın akın "ülkeyi ortak akılla yöneteceğiz" diye AKP çatısı altına koştular.

Peki sonra ne oldu?... ( Zeki Ceyhan - Milli Gazete)

Cevabını biz verelim: Ortak akıl, bir torba çakıl'a döndü...

‘İRANCI'  MUSTAFA DENİZLİ!

28 Şubat sürecinde Mustafa Denizli bir TV programında, Başörtülü öğrencilere veryansın etmiş, ‘Öyleyse gidin İran'da okuyun! İran'daki Şeriat kurallarına uyun!' demişti. Kaderin cilvesi: Filmin sonunda İran'a giden başörtülü öğrenciler değil, Mustafa Denizli oldu!

Denizli İran'ın Polis takımı PAS'a teknik direktör oldu..

BAŞÖRTÜLÜYE YASAK, REVÜCÜ RUS'A SERBEST!

Askeri tesislere başörtülüler giremiyor. Ama Rus revü kızları kabul görüyor

Bir gazetede çıkan fotoğrafla Rus Revü kızların bir askeri tesiste dans ettikleri görülüyor. Yer Samandıra 23. Motorize Piyade Alay Komutanlığında. Bu defa Atilla Gürdere'den önceki komutan, Memduh Özçelik oturuyor masada. Yaşı küçük çocuklar da var...

Acaba, ordumuzu din düşmanı göstermekten başka bir işe yaramayan bu talihsiz tavırları ısrarla sürdüren bazı NATO kafalılar, bindikleri dalı kestiklerinin farkındalar mı?

CHP CADI KAZANI!

Derviş Gölgesi; Hurşit Güneş Başkan adayı. "Yeniden CHP hareketi" sözcüsü Prof. Dr. Hurşit Güneş, Cumhuriyet halk Partisi başkanlığına aday olduğunu açıkladı.

Öyle anlaşılıyor ki, Mustafa Sarıgül "deli" olarak kullanılmak ve Hurşit Güneş CHP'ye "Vali" yapılmak isteniyor.

Malum; derin ve tehlikeli geçitlere önce "deli"lerle yaklaşılır.

WASHINGTON'DA BUSH KARŞITI GÖSTERİ

ABD'de 2 Kasım'da yapılan başkanlık seçimi sonuçlarının onaylanması esnasında çok sayıda Bush karşıtı Beyaz saray önünde toplanarak Kongre Binasına yürüdü. Ukrayna'daki gibi seçim sonuçlarını turuncu giyerek protesto eden kalabalığa ünlü insan hakları savunucusu Demokrat Başkan Aday Adayı Rahip Jesse Jackson da destek verdi.

Bazı Siyonist güçler, bu Bush'tan niye hoşlanmıyor acaba?

HÜKÜMETİN BENZİN KAZIĞI!

Kendi eliyle AKP'yi seçenlere kimsenin gelmez yazık!

Hükümet söz verdiği gibi petroldeki düşüşü fiyatlara yansıtsa, benzinin litresi 332 bin lira daha ucuz olacaktı. Petrol ürünlerinden alınan Özel Tüketim Vergisi'nin sürekli arttırılması artık rutinleşti ve gazetelere bile haber olmaz oldu. Son olarak önceki gün petrol ürünlerinden alınan ÖTV, benzin çeşitleri, motorin, marine diesel, LPG, otogaz, bütan, propan ve iki çeşidi dışında fuel-oil'de arttırıldı... Oysa söz verildiği gibi aşağı doğru hareketler de birebir pompa fiyatına yansıtılmış olsaydı, bugün 1 litre benzine 2 milyon 294 bin lira değil, 1 milyon 962 bin lira ödeyecektik. AKP Hükümeti ile benzinin pompa fiyatı Türkiye tarihinde ilk kez 1 doların üzerine çıkarken, 1,5 doların üzeri de görülmüş oldu. Böylece Türkiye dünyanın dolar bazında en pahalı benzinini tüketen ülkesi unvanını elde etti.

AHMET HAKAN, HÜRRİYET'TE

Kanal 7'nin spikerlerinden Ahmet Hakan, çizgisinden sapmanın ve kişiliğini satmanın karşılığı, Hürriyet Gazetesine kiralanıvermiş!..

RECEP TAYYB İSRAİLİN POSTACISI MI?

Başbakanın Suriye ziyaretinde 1967 savaşında Golan Tepelerinin İsraile geçmesini sağlayan bir hain-ajan olduğu fark edilip Suriye'de idam edilen ELİ Cohen'in kemiklerinin İsrail'e gönderilmesini isteyen Siyonist Cumhurbaşkanı Moşe Katsav'ın bir mesajını, Beşşar Esad'a götürdüğü anlaşıldı...

Kimisi hala O'nu Türkiye'nin başbakanı sanıyor... Halbuki O, İsrail'e postacılık yapıyor!..

DİNLER ARASI DİYALOG

Yahudiler dünyayı sömürgeleştirerek Avrupalıların emrine vermeyi ve perde arkasında onları yönetmeyi amaçladılar. Bu arada Müslümanların da sömürgeleştirilmesi istendi, ama bir türlü başarılamadı. Bir raporda; "Müslümanların elinden Kur'an'ı almadıkça onları yenemeyiz." Diye yazıldı. Bunun üzerine Yahudi sermayesi bir plan hazırladı; Kur'an Müslümanların elinden alınacaktı.

Bunun çaresi ise Kur'anın her dilden tercümesini yapıp, o ülkelerde Kur'an yerine bunların okunmasını sağlamaktı. O zaman Kuranı değiştirmek ve yozlaştırmak imkânı doğacaktı... Ama Kuran Allah'ın koruması altında olduğundan bu amaca ulaşılamadı. Bunun üzerine "Dinler arası diyalog" dalaveresiyle Kur'anın lafzını değil, kavramlarını bozmaya ve İslamı yozlaştırmaya başlandı..

EDELMAN'A WASHINGTON YOLU GÖZÜKTÜ

ABD Dışişleri Bakanlığı görevini ay sonunda Colin Powel'dan devralacak olan Ulusal Güvenlik Danışmanı Condoleezza Rice'ın Türkiye'nin iç işlerine müdahale etmesi nedeniyle sürekli tepki çeken ABD'nin Ankara Büyükelçisi Eric Edelman'ı bakanlıkta üst düzey bir pozisyon için düşündüğünü belirtti.

Bakalım, şimdi Ankara'ya hangi Siyonist gönderilecek. Çünkü, Siyonistler için Ankara Büyükelçiliği Amerika cumhur reisliği kadar önemlidir !?

AKP'Lİ BAKANLARIN ASALET SIKINTISI!

AKP Genel Başkanı Erdoğan kabinesindeki arkadaşlarının kendiliklerinden görevden ayrılması için her ne kadar "Benim arkadaşlarım ben başarılı olamadım diye kendiliklerinden çekilecek asillikte ve asalettedir" yolu açıklamalar yaparak, istifaya özendirmede bulunsa da kabinenin hiçbir üyesi bu çağrıya olumlu(!) yanıt vermedi.

Yani kabinenin hiçbir üyesi "Aman bana asil desinler" diye istifayı tercih etmedi.

Bir bakıma asillik ile kabine üyeliği arasında tercih yapma durumunda bırakılan kabinenin üyeleri tercihlerini kabine üyeliği yönünde kullandılar diyebiliriz.

Müşrik iken, Şamdan gelen kervanını Bedir'den kurtarıp kaytaran Ebu Süfyan da"Niye savaşa katılmıyorsun? Senin hiç şerefin yok mu?" Diyenlere:

"Benim şerefim ve asaletim develerimin sırtındadır." Yani, kazancım ve malımdır demişti..

TARIM BAKANLIĞINDA TALAN!

Tarım Kredi Kooperatifleri genel Müdürü Bedrettin Yıldırım'ın, "Tarım bakanlığı'nda çalışan 65 bin kişi, devletten aldıkları trilyonlarca lira ile sırça köşklerde yaşıyorlar, üstelik bu insanlar çiftçileri hor görüp kapılarından kovuyorlar" sözleri tarım bakanlığı'nda soğuk duş etkisi yaptı.

Eeh... Boşuna mı hükümete gelmek için ihanete yöneldiler... İktidar bazı imkanları iç etmek içindir, bu AKP'lilere göre!

TÜRK HALKI, UYUTULAN GÜZEL!

Sosyal Bilimci Prof. Ünsal Oskay'ın Vatan Gazetesine yaptığı yeni yıl değerlendirmesi ilginç anekdotlar içeriyor. "Milletimiz gazozuna uyku ilacı atılmış genç kız gibi!" diyen Ünsal Hoca şöyle devam ediyor: "Türk toplumu uyutuluyor. Onlar ağzı açık TV'deki dizileri izlerken, 2 milyon kişi altlarında koca ciplerle, Laila, Leyla, Mualla bin bir gece masalı yaşıyor. Türkiye'de bir iç

Sömürgeleştirmesi var. 2 milyonluk bu azınlık kendi yurdunu İngiliz'in Hindistan'ı sömürmesinden daha beter sömürüyor. Bunun için adam olamıyoruz."

Prof. Ünsal Oskay'ın bu tespiti oldukça anlamlı... Ne diyelim;

Ey uyutulan güzel... Namus elden gitmeden kendine gel !..

ACABA?

Rahşan Hanım: AB'ye gireceğiz derken Dinimiz elden gidiyor!

Kocası Bülent Ecevit Cumhurbaşkanı'na çıkıp:

"Kuzey Irak'a asker çıkaralım" diyor!?

Acaba Ecevitler Milli Türkiye'nin tepkisini yoklamak ve bir erken doğuma zorlayıp, hıyanet cephesini rahatlatmak mı istiyorlar?

ABD, TSUNAMİ'Yİ GİZLEDİ!

ABD'de, Hawaii'de kurulu "Pasifik Tsunami Uyarı Merkezi", Pasifik'te kıyıları bulunan 26 ülkeye tsunami uyarısı yolladı, ama Pasifik'te bir tehdit olmadığını, asıl tehdidin Hint Okyanusu'nda bulunduğunu bildirdi.

Ancak, özellikle 40 bine yakın ölünün olduğu Hindistan ve Sri Lanka'nın bir "uyarı" ile kazanacak epey vakitleri ve canları olduğu halde, sisteme üye olmayan bu ülkelerin uyarılmadığını. Bu ciddi bir şey.

Indepentent gazetesine göre, ABD yönetimindeki uluslar arası "Pasifik Tsunami Uyarı Merkezi"nin önceden uyardığı yerlerden biri de bir ada. Adı Diego Garcia. Hint Okyanusu'nun göbeğinde. Uyarı gidiyor, çünkü orası İngiltere'ye ait. Çünkü orada bombardıman uçaklarıyla dolu bir ABD üssü var. Yerlileri sürmüş bir uçak gemisi.

Evet, Amerika gaddardır, Batı, barbardır!..

Bunlar medeni kılıklı canavarlardır!..

MGK AYRIMCILIĞI TESCİLLENDİ

Türkiye'nin AB'ye girmesi için müzakere sürecini belirleyen 17 Aralık kararlarını Milli Güvenlik Kurulu aylık olağan toplantısında ele aldı. MGK, söz konusu karalarda Türkiye'ye karşı ayrımcılık yapıldığını vurgulayarak, "Türkiye aleyhinde ayrımcı olmayan ve koşul içermeyen, sürdürülebilir bir zeminde müzakerelerin yürütülmesi'ne işaret etti. Bilkent Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Hasan Ünal, MGK'nın yapısında artık hükümeti oluşturan bakanların ağırlıkta olduğuna dikkat çekerek, "Bu karar 17 Aralık tarihinde kendilerinin kabul ettiği belgenin ayrımcılıklar ve olumsuzluklarla dolu olduğunun bir tescilidir" dedi.

Tescil tamam da, MGK'nın tedbirini merak ediyoruz!..

CIA'NIN AJAN DOKTORLARI

Amerikan Tıp Dergisi'nin arka sayfalarında yer alan ilanla, "tıp analistleri" aradığını duyuran ABD Gizli Servisi CIA, bu doktorları yurtdışı istihbaratında ajan olarak kullanacak.

Özellikle yabancı liderlerin sağlık durumlarının değerlendirilmesi için kullanılacak olan ajan doktorların, uzun yıllardır CIA tarafından kullanıldığı belirtildi. Hatırlanacağı üzere Ürdün Kralı Hüseyin'in cenaze törenine katılan dönemin Suriye Devlet Başkanı Hafız Esad'ın da kaldığı oteldeki klozetten idrar alan CIA ve MOSSAD ajanları, Esad'ın yakın bir zamanda ölecek kadar ağır hasta olduğunu medyaya açıklamış, kısa bir zaman sonra da Esad hayatını kaybetmişti.

TAYYİP BEY YÜREĞİN YETER Mİ?

Recep T.Erdoğan "Bu yabancılar (ve Avrupalılar) neden ikinci durak olarak Diyarbakır'ı seçiyorlar? Diye soruyor..."

Cevabını herkesten iyi biliyor, ama yine bayat bir numara çekiyor...

Hatırlayalım:

"Diyarbakır'ı BOP'un merkezi, yıldızı yapmalıyız" dediğiniz, yani Büyük İsrail Projesine destek verdiğiniz için gidiyorlar...

Hem sen, samimi isen; Bu soruyu 17. Aralık'tan önce niye sormadın?!

Protokol icabı önce sana uğrayıp sonra Diyarbakır'a uçarlarken niye "Diyarbakır'da ne işiniz var. Ne haltlar karıştırıyorsunuz?" diye sormuyorsun!

Yüreğin yeter mi? Kimi aldatıyorsun!..

ATATÜRK, BATICILIK VE İSTİKLAL MARŞI

Atatürk'ün Batılılaşmaya kesinlikle karşı çıktığının, O'nun muasır medeniyeti yakalayıp aşmaya çalıştığının en açık belgesi İstiklal Marşı olarak, merhum Mehmet Akif'in şiirini seçtirmesidir.

İstiklal Marşımızda ise Batı Medeniyeti, "Tek dişi kalmış canavar", batılılar ise "Hayâsız (ahlaksız) saldırganlar" olarak nitelemektedir.

SAADET MİTİNGLERİ SİYONİSLERİ TEDİRGİN ETTİ!

SP'nin Adana mitinginden 4 gün önce ABD Konsolosluğu, CFR üyesi ve Wall Street Cournal editörü Max Boot'a bir konferans verdirip, kamuoyunu yumuşatmaya çalıştı. Max Boot "Erbakan'ın başlattığı mitinglerde gerçeklerin ve gelişmelerin tek yanlı ve ön yargılı ele alındığını" ortaya attı..

Teşekkürler tolon paşa!..

Musul'da 5 güvenlik görevlimiz daha pusuya düşürülüp kahpece ve haince şehid edildi.

Hükümet yetkilileri, artık duymaktan usandığımız ve utandığımız beylik demeçlerle yetindi.

Ama 1. Ordu Komutanı Hurşit Tolun'dan duyarlı ve tutarlı bir tepki geldi: "Bizde bu gelişmeleri not etmekteyiz..."

"Bu acı olayın dost ve müttefik sandığımız (ABD) bir devletin kontrolündeki bölgede yaşanmış olması elbette düşündürücüdür ve büyük bir talihsizliktir.

Üstelik "besle kargayı oysun gözünü" cinsinden, maalesef yıllardır besleyip desteklediğimiz (Barzani ve Talabani gibi) kimseler tarafından yapılması daha da incitici ve endişe vericidir.

Öyle görünüyor ki, olaylar bununla da sınırlı kalmayacak sabrımızı zorlayan daha başka saldırı ve suikastlar gelecektir..."  (19-Aralık. CNN Türk 17:00 haberleri)

Evet, milli hassasiyet ve hissiyatımıza tercüman olan, AB sevdalı ve NATO kafalıların gafletine rağmen, bu ülkenin sahipsiz olmadığı ümidini diri tutan, bu tür haysiyetli ve cesaretli uyarılarınız için teşekkürler, Tolon Paşa...

DAKİKA BİR, GOL SEKİZ!

Kemal Yavuz Paşa'nın 29-Aralık tarihli akşamdaki, AB Donkişotlarının daha şimdiden yedikleri "gol"leri saptayan önemli yazısındaki 7 ve 8 golleri sizinle paylaşmak istiyorum:

7-Müzakerelerden sonra, "Referandum." Yani "sen", her türlü fedakârlığı yapsan, istenen bütün talepleri karşılasan bile, yine de Fransız, Avusturya, Hollanda, Belçika hatta İtalyan halkının, senin üyeliğine "Evet" demesine tabi olacaksın. Daha ileri bile var. Bakın, Avusturya Cumhurbaşkanı Heinz Fischr ne diyor: "Türkiye'ye, Avrupa genelinde bir referandum yapılması doğru olur.Bu demek ki, 28 ülkeden (Bunların içinde Kıbrıs Rum Kesimi de var) biri bile, "Hayır" derse, "Yandı gülüm, keten helva!." Burada, "verdiklerinin" tümü de "Güm"e gitmiş olacak.

8-Sn. Başbakan'ın çıkışı ve AB'ye nota, 24 Aralık'ta yapılan TÜSİAD Yüksek İstişare Kurulu Toplantısı'nda konuşan Sn. Başbakan, AB'nin Kıbrıs için söz verdiği yardımı 250 milyon Euro'dan 6 milyon Euro'ya çevirmesi karşısında, "Bu, Yeni Cami önündeki dilenciye reva görülen bir muameledir." Demiş. Ayrıca, hükümet, on gün önce imza attığı "Brüksel Mutabakatı" ile ilgili olarak AB'ye "Beni aldattınız" anlamına gelen bir "nota" vermiş. Gel de, bir "söz"ümüzle, bir şarkı nakaratını birlikte hatırlama; "Atı alan Brüksel'i geçti, biraz geç kalmadın mı?"

Sonuçta, "Bunların hepsi doğru zaten aksi varit değil- ama "Bütün bunları biz, müzakerelerle çözeriz" diyorsunuz- samimiyseniz- kendinizi, -samimi değilseniz- bizi aldatıyorsunuz demektir ki, bunların ikisi de yanlıştır.

ENGİN ARDIÇ RUMLARA SAĞDIÇ!

Bay Engin 29.Aralık Akşam'da Kıbrıs ve Denktaş la ilgili şunları yazmış:

" Denktaş ve oğlu da, "Türkiye bizi satarsa silahlı mücadeleye geçeriz" gibi laflar ediyorlar... Faşistler buna sevindiler ama bu da umulan "hamaset" havasını estirmedi.

Çünkü belli ve küçük bir kesim dışında kimse ciddiye almıyor. Aslına bakarsınız, hiç kimsenin dillendiremediği gerçeği gene size ben söyleyelim: "KIBRIS, BELLİ VE KÜÇÜK BİR KESİMİN DIŞINDA BİZİM BURADA ARTIK KİMSENİN UMURUNDA DEĞİL!

Çünkü bıktık!

Yıl 1910 değil, orası da Libya değil. Kalkıp oraya gidecek ne bir Enver var ne bir Mustafa Kemal. Ancak macera arayan birkaç gerçek gencimiz gider."

O maceracı diye hakaret ettiğin Mustafa Kemal olmasaydı, şimdi pek çoklarının babası bir Yunan olacaktı!.

DEDELER BAŞKA SÖYLÜYOR TORUNLAR BAŞKA YAPIYOR!

TBMM Başkanı Bülent Arınç, KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ı isim vermeden eleştirerek, "Dedeler, orada Kıbrıs'ta bazı şeyler söylüyorlar, ama torunları da Güney'e geçmek için pasaport kuyruğuna bekliyor" dedi.

Kıbrıs'ta Türkiye'nin hiçbir şey kaybetmediğini iddia eden Bülent Bey, acaba Rumların ve Yunanistan'ın niye bayram ettiğini de biliyor mu?

ÜNSAL, DALGIN MI, YOKSA KASITLI MI UNUTTU?

Erbakan Hoca'nın yaptığı ilk Türk otomobili DEVRİM'le ilgili Akşam'da Ünsal Dalgın bir haber yazmış... Ama Erbakan Hoca'yı hiç ağzına almamış... Yani en önemli gerçeği saklamış... Haber şöyle:

Eskişehir'de 1961 yılında Demiryolu atölyelerinde üretilen ilk Türk otomobili ‘Devrim', 29-Ekim-1961'de büyük bir törenle Ankara Hipodrom'da yürütülecekti ama 100 metre gidip durmuştu. Dönemin Cumhurbaşkanı cemal Gürsel, "Batı kafasıyla otomobil yaptınız ama doğu kafasıyla içine benzin koymayı unuttunuz" demişti. O anın fotoğrafı ve türünün tek örneği plan Devrim otomobili Tülomsaş Müzesi'nde itinayla korunuyor.

30-Ekim bütün gazetelerin söz birliği etmişçesine "100 metre gidip bozuldu" başlığını attıkları 2 numaralı Devrim, aynı gün Hipodrom'daki geçit törenine katılıyor, ne bundan, ne de Cemal Paşa'nın Anıtkabir'e bir başka Devrim otomobili ile gittiğinden söz ediliyor; yalnızca haber, yorum ve fıkralarda harcanan bunca paranın boşa gittiğinden dem vuruyordu. Aynı yıl Tarım Bakanlığı bütçesine konmuş bulunan "At neslinin ıslahı" için 25 milyon lira ödenek ve sonucundan söz eden yoktur

1961 yılında üretilen Devrim için Tülombaş'da bazı tezgâhlar getirilmesi ve bir kısmı el yapımı Devrimin seri olarak üretimi bile planlanmıştı. Ancak, Ankara'da benzini biten araç, günlerce kendisini tanıtmaya çalıştı, gezdi ama sessizce "Türünün tek örneği" olarak kaldı.

Tarihe İnat Hala Faal

Devrim otomobillerinden birisinin akıbeti bilinmiyor. Kimine göre "yandı" kimine göre de "hurdaya" ayrıldı. Ancak o dönem yapılan ve Cemal Gürsel'i 100 metre taşıma şerefine nail olan türünün tek örneği, o günkü fotoğrafla birlikte Eskişehir'de müzedeki yerini hâlâ koruyor. İşin garip tarafı Devrim, o günlere inat hâlâ tıkır tıkır işliyor. Hem de haftada bir gün, bir kilometre yürüyerek.

"ERBAKAN BİTTİ" DİYE SEVİNENLER?

24. 12. 2004 Yeni Çağ Gazetesinin haberine göre:

"Siyasi hayatının sona erdiği ve artık geri dönemeyebileceği" gerçeği, Saadet Partisi yöneticilerince ilk kez kabul edilerek teşkilata da mesaj olarak iletilmiş. SP yönetimi, bunun üzerine ilk kez, "Erbakan, cezaevine girmekten ev hapsiyle kurtuldu ama siyaset yasağını kaldırarak partinin başına döndürmemiz yakın zamanda kolay değil... Parti buna göre dizayn edilmeli" tespitinde birleşmiş. Teşkilatlara ilk kez, "Erbakan Hoca artık yok ve çok büyük bir ihtimalle bir daha partinin başına dönemeyecek. Bunu bilerek çalışmalıyız" mesajı iletilmiş.

 Bu haber bizlere şunları hatırlattı:

İmamı Azam Hz.leri, iki uzun boylu talebeleri İmamı Yusuf'la İmamı Muhammed arasında yürürken, latifeyi seven İmam Yusuf, "Efendim, aramızda "lena"nın nunu gibisiniz!" diyerek üstatlarının kısa boylu olduğunu hatırlatır. Arapça lena, Biz demektir, yazılışı ise iki uzun çizgi arasında bir noktadır.

İmam Azam hemen cevabını yapıştırır:

O "nun" olmazsa geresi "la" diye okunur." Yani üstadınız olmazsa siz yok hükmünde olursunuz!

Evet; bir milyarın her sıfırı ayrı bir sayı basamağı temsil ettiği için elbette değerlidir. Ama en baştaki "1-bir"i çıkarırsanız gerisi yok hükmüne geçecektir.

İşte Erbakan milyarların önündeki "bir" gibidir. Onun elinin çektiği bir şeyin işi bitmiştir.

EMİN ŞİRİN ve DYP

Nişan yüzükleri takılmış, nikâh tarihi bile belirlenmişti "Emin Şirin-DYP evliliği" için. Sayılı günler çok çabuk geçiyordu, nikâh tarihi gelip çattığında, pek de şirin olmayan haberler geliyordu "her şartta evlenmeye razı" olan Emin Şirin'e...

Telefonlar açılmıyordu eskisi gibi. "Cevapsız çağrılar" telefon hafızasındaki yerini alsa da "geri dönüş" olmuyordu bir türlü. Emin Şirin'in "Ne oldu?" yazılı mektubunu bile havada bıraktı DYP Lideri Mehmet Ağar.

Ne oldu sahi?

Hangi güç geçti bu evliliğin önüne? Nazlı Ilıcak'ın himmetiyle, Meclis'e kapağı atan Emin Şirin'i kim istemedi DYP'de.

Emin Bey, aktif bir siyasetçi!

Ses getiriyor yazdığı mektuplarla!

Verdiği soru önergeleriyle gündemde kalmayı iyi başarıyor!

"Tek başına muhalefet" eden, böylesi hiperaktif bir politikacıyı, her muhalefet partisi, bünyesine katmaz istemez mi? Elbette ister... Ama bu siyasetçinin ismi Emin Şirin olunca, işin rengi değişiyor.

Hakikaten çok merak ediyorum...

Neden acaba?

Kim olacak, Sabataist Dönme Masonlar!...

RUM VAKFI AZITTI

Fener Rum Erkek Lisesi Vakfı, kendilerine bağışlanan binaların peşine düştü. Avukat Gülten Alkan aracılığıyla 1996 yılında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvurarak Beyoğlu'nda İşçi Partisi ve Ulusal Kanal'ın da bulunduğu bina ile Kadıköy Göztepe'de bulunan 1610 metrekarelik binanın kendilerine verilmesi istedi. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ilk defa böyle bir başvuruyu kabul ederek değerlendirmeye aldı.

Gizlilik Kararı Alındı

Fener Rum Erkek Lisesi Vakfı, Avrupa İnsan Hakları'na Türkiye aleyhinde açtıkları davanın uluslararası alanda duyulmasını ve Türkiye'nin itibar kaybının önlenmesi için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde gizlilik kararı aldırdı. 1996 yılında başlayan dava 8 yıl sürdü ve Türkiye haksız bulunarak 4 milyon dolar para cezasına çarptırıldı. Yetkililer, binaların fiyatlarının tespit edilmesi için sure istediler.

350 kişi sırada

1950 yılından günümüze kadar tapuları iptal edilen 350 kişi daha bu davayı örnek göstererek Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne dava açmayı bekliyor. Kiracı İşçi Partisi yetkilileri, "Vakfın tapuları 1993 yılında iptal edildi. Vakıf haksız kazanç elde etme peşinde koşuyor" dedi.

Zaman Gazetesi'nden Fikret Ertan 28-Aralık'taki yazısında

Ukrayna seçimlerini değerlendirmiş:

"Yuşenko dönemi hem Ukrayna, hem Avrasya ve hem de dünya için olumlu bir gelişme. Zaten biz de yazılarımızda onun seçilmesini temenni etmiştik. Bu bakımdan biz de Yuşenko'nun seçilmesinden çok memnunuz. Yeni dönem Ukrayna için hayırlı olsun..." demiş...

Amerika'daki Yahudi Lobileri ve Avrupa'daki Siyonist mahfillerde aynı şeyleri söylemiş...

Herhalde Putin'in Fetullah Gülen'in okullarını kapatması çok zorlarına gitmiş!..

HANİ YOLCULAR DÜŞÜRMÜŞTÜ?

Üyelerini ABD Kongresini'nin atadığı bağımsız 11 Eylül Komisyonu, saldırılara ilişkin yaptığı soruşturmanın sonuncunda, 93 numaralı uçağın, yolcuların direnişi nedeniyle amaçlarına ulaşamayacaklarını kavrayan teröristler tarafından bilerek düşürüldüğü hükmüne varmıştı.

Rumsfeld'in 11 Eylül'de 93 numaralı uçağın düşürüldüğünü belirtmesi ortalığı karıştırdı. Pentagon Bakan'ın dilinin sürçtüğünü belirterek düzeltme yaptı. Komplo teorisyenleri ayağa kalktı.

Yeni panik senaryosu:

El Kaide Lazerle Uçak Düşürecek!

CIA'nın El Kaide militanlarının lazerle ABD yolcu uçaklarını düşürmeyi planladığı uyarısı üzerine polis alarma geçti. CIA kritik uyarıyı 10 ülkeye daha yaptı. Lazerin amacı pilotları geçici kör yapmak.

EMEKLİYE YAPILAN ZAM % 12.4 DEĞİL!

Hükümet SSK, Bağ-Kur ve tarımda kendi hesabına çalışan emeklinin 2005 yılı zammını biçti. Gazeteler de bunu "Emekliye yüzde 12.4 zam" diye müjdeli haber gibi verdiler. İlk 6 ayda yapılacak yüzde 6 ikinci 6 ayda yapılacak yüzde 6'yı toplayıp yüzde 12.4 olduğunu hesap ediyorlar... Hâlbuki durum hiç de öyle değil. 500 milyon lira maaşı baz alırsak bu emeklinin bu emeklinin maaşı 530 milyon olacak. İlk 6 ayda eline toplam 180 milyon lira zam farkı geçecek. İkinci 6 ay yapılacak yüzde 6ile maaşına 31 milyon 800 bin lira daha eklenecek ve bu ikinci 6 ayda da ilk 6 ay zammıyla eline 61 milyon 800 bin lira geçecek. Yani 12 ayda eline 550 milyon 800 bin lira fark geçmiş olacak.

Emekliye yüzde 12.4 zam ortalamasının toplamı 754 milyon lira. Ama iki kere yüzde 6 zamla aynı emeklinin eline 550 milyon 800 bin lira geçiyor. Bunun da 12 aya bölünmesi yüzde 9.2 demek. Kimse zafer naraları atmasın. Emekli 2005'te de ortalama yüzde 9.2 zamla yine açlığa mahkum.

İşçi, memur ve emekli alacağı zam eline geçmeden piyasada zamlar arka arkaya gelmeye başladı bile. Dünde İstanbul ‘da taksi ücretlerine yüzde 16.52, taksi dolmuşlara ise yüzde 15 zam yapıldı.

Belediye otobüsleri ise % 30 zamlandı.

BÜLENT ARINÇ'IN İTİRAFI

Meclis Başkanı Bülent Arınç "Önceki iktidarların kırk yılda yapamadığını, Bizim iki yılda başarmamıza Avrupalılar bile şaşırdı" buyurmuş.

Herhalde;

"Biz Batılıların Türkiye'yi parçalamak için asırlardır savaşlarla, saldırılarla ulaşamadığımız hedeflerimize, AKP bizi iki yılda yaklaştırdı" diyedir.

AKİT-VAKİT-GELSİN NAKİT!

Vakit Gazetesi, henüz "Akit"ken "Kara Kitap-Kesintisiz Cinayeti" başlıklı bir kitap dağıtmış ve en sonunu da "İmam-Hatiplerin orta kısmının ve Kur'an kurslarının kapatılmasına oy veren milletvekillerinin fotoğraf ve isimlerini bastırıp "Sandık başında bunları sakın unutma! diye bir hatırlatma yapmıştı...

Ancak, o listede isimleri bulunan ANAP'lı ve DTP'li bazı milletvekilleri sonradan AKP'nin kurucuları arasında yer almış ve Erkan Mumcu, Murat Başeskioğlu ve kesintisiz eğitimin mimarlarından Köksal Toptan gibiler AKP hükümetinde Bakanlıklara ve önemli komisyon başkanlıklarına taşınmıştı.

Buna rağmen Vakitçiler seçimlerde AKP'yi desteklemişler ve TÜSİAD eliyle İslam'ı yozlaştırma ve Din eğitimini yasaklayıp kısıtlama dayatmasını yapan AB'den 17 Aralık'ta müzakere tarihi alınmasına

"Hayırlı Olsun" diye manşet atmıştı!..

İşte buna din istismarı denir!..  Bu çelişkiyi hala öğrenemeyen ve Vakit'in mahiyetini çözemeyenlere hatırlatılır.

VAKİT'İN AYARI

Marazlı Mason gazeteler gibi, İslamcı münafık basın da, Türkiye'nin AB'ye kapıkulluğuyla ve geleceğimizin karartılmasıyla sonuçlanacak, 17-Aralık tarihli haysiyetsizlik kararını büyük bir başarı ve bayram havasıyla verdiler.

İşte Vakit'in manşeti:

HAYIRLI OLSUN!

Radikal İslamcı ve koyu şeriatçı geçinen Vakitçilere sormak lazım:

Kur'anın yasakladığı ve düşman saydığı Siyonist Yahudiler ve Hrıstiyan emperyalistleri "Veli" edinip onların himmet ve himayesine girmenin ve bu alçaklığa "hayırlı olsun" demenin hükmü nedir?

İşte siz osunuz!..

Türkiye'nin skandallarla dolu Avrupa macerasında ilk somut adım 1963 yılında atıldı. 12 Eylül 1963 tarihinde Türkiye ile o zamanki adı AET olan Avrupa arasında "Ankara Anlaşması" imzalandı.

Ertesi gün gazetelerin başlığı yıldızlar eşliğinde "Artık Avrupalı olduğumuzu" söylüyordu. Türkiye ile Avrupa arasında "Katına Protokolün" yürürlüğe girdiği 1 Ocak 1973 tarihinde de gazetelerin manşetini aynı yalan süslüyordu; "Avrupalı Türkiye!"

17. ARALIK 2. TANZİMAT'TIR.

17 Aralık zirvesinde üç ayrı Romalı kumandanın birden zafer kazanması garip değil mi?

Brüksel gariplikleri sadece bununla kalsa iyi... Yeni Şafak ile Hürriyet'in manşetlerinin aynı olması ve ikisi birden 9 sütuna sığınacak en büyük puntolarla "Başardık" demesi de garip değil mi?

Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Melih Gökçek'in havai fişekli kutlama merasimlerinin hazırlığının da 15 gün öncesinden yapılması ve Tayyib Bey neyle dönerse dönsün "Helal Sana Başbakan" pankartının her koşulda Başkent caddelerinde asılacak olması tuhaf değil mi?

TCK ve zina restinden sonra Verheugenn'dan özür dileyen ve zinayı tasarıdan çıkaran Başbakan'ın zirvede "Thank You, bye bye" sözleriyle yaptığı ileri sürülen Kıbrıs resti de başka gariplik değil mi?

Erbakan Hoca, "Lider Ülke Türkiye" sloganını D-8'nin kuruluşuyla hayata geçirirken üzüntüsünü gizlemeyen malum medya ve malum çevrelerin 17 Aralık'ta heyecan coşkusuna kapılmasına ne demeli...

Biz biliyoruz ki, 3 Ekim 2005'e kadar bu gariplik düğümleri bir bir çözülecek... Ama yine de son bir hatırlatmada bulunmakta fayda var... Kimse tarihi gerçekleri unutmasın; çünkü Tanzimat Fermanı'nın ilanında da Osmanlı'da birileri 40 gün 40 gece bayram yapmıştı... Ve bu bayram Osmanlı'nın yıkım bayramıydı...

METRESLİĞE RIZA!

İsveç Başbakan'ı, "Türkiye 10 sene oyalanacak ama sonunda AB'ye alınmayacak" diyor. Böyle ağzı gevşek gâvurların hayrına haykırışlarımızın haklı olduğu ortaya çıkıyor!

AKP, AB'nin koynuna girmek için nikâh kıyılacağını zannetmişti... Şimdi anlaşıldı ki, metresliğe tav oldular.

YENİ ZİLLİ BAYRAM: 17.ARALIK...

Artık 19 Mayıs, 30 Ağustos ve 23 Nisanları Milli bayram diye kutlamaya kalkan AB'ciler sahtekârdır.

Çünkü bütün bunların milli amaçlarını boşa çıkaran 17-Aralık zilli bayramları vardır. Kuklalara kutlu olsun!..

TÜRK ORDUSU AB'NİN HİZMETİNDE!

 Hollanda Dışişleri Bakanı ve AB Dönem Başkanı Bernard Boot; Türkiye'nin AB'ye girmesiyle, Türk ordusunun teröre karşı AB'nin kalkanı ve jandarması olacağını söylüyor.

Bunun Türkçesi:

İslam Dünyasına ve Ortadoğu'ya yönelik faaliyetlerimizde Türk ordusu AB'nin lejyonu gibi kullanılacak!..

Elin gâvuru doğru söylüyor da, yerli gâvurcuklar anlamak istemiyor!

İSHAK ALATON'DAN ALINTILAR!

  • " Garih'in ölümü basit bir cinayetti. Ama bu kadar önemli bir insan böyle ölür mü diye kimse inanamadı. Hala inanamıyorlar... E, ölür. Burası Türkiye! (Bu sırrı kendileri de çözemiyor!..)
  • Türkiye'ye yabancı sermaye gelmez. Bu yalanları bırakalım. Çünkü Ankara bürokrasisi yabancı sermayeye, özelleştirmeye düşman.
  • Türkiye ekonomisi çapaçul biçimde borçlanarak sağlıksız büyüyor. Türkiye'nin önündeki en büyük engel Ankara ( Milli Güçleri kastediyor)
  • AKP iyi yolda, başarılı. Ancak bürokratik yapıyı (asker-sivil milli kadroları) değiştirmede yetersiz kaldı. Yönetimi aldı ama iktidar olamadı.
  • Türkiye'nin önümüzdeki üç ayda Avrupa Birliği'ne konsantre olmalı. Bu üç ayda hiç hata yapmamamız gerekiyor.
  • Zinayı Türk Ceza Kanunu'na alma çabaları büyük bir hata. Bunu niye yaptılar anlamak mümkün değil.
  • Türkiye çok iyi bir yolda gidiyor. AKP'nin başarısı yabancıların bile hayret ettikleri bir başarı oldu. Yabancı dostlarım böyle diyor. Tek parti hükümeti mantıklı insicamlı, nereye gitmek istediğini biliyor. Artık kendilerini ispat ettiler."

Bu sözler İshak Alaton'a ait... Jale Özgüntürk'ün 16-Eylül-2004'teki röportajı Referans Gazetesinde çıkmıştı...

Bir hatırlatalım istedik!..

DÖN BABAM DÖN!

T.Erdoğan önce "AB bir medeniyetler buluşmasıdır" diyordu.

Bir ara AB görüşmeleri için gittiği Brüksel'de ‘Başbakan bu sözü bırak... Tek Medeniyet var, o da Batı Medeniyetidir. Siz tercihinizi buna göre yapın'

Şimdi: Biz AB'ye girmezsek, Medeniyet yarışını kaybederiz. Medeniyetin varoşlarına tükenir gideriz..." diyor.

MAHMUT TOPTAŞ'TAN AKP'ye AB SELAMI!

Sevgili Peygamberimizin Müslüman olan Üveys El Karani'nin kokusunu aldığı gibi ( Ahmed, Müsned 2/541) İngiltere'de, Amerika'da veya Tanzanya'da Müslüman olanın kokusunu gözetleyelim.

Kırk yılda iki yüz elli bin Alman'ın Müslüman olmasını sağlayan bizim insanlarımızın bu başarısı, Almanların on yıllık, yüz yıllık üretiminden daha değerlidir.

Çünkü sevgili peygamberimiz, Hz. Ali'ye Hayber'in fethi günü "Senin sebebinle bir insanın hidayete ermesi kızıl develere sahip olmaktan daha hayırlıdır" buyurmuş ( Buhari, cihad, bab 101, hadis 2783, 1847, fezail-üs- sahabe, bab 9, hadis 3498, meğazi, bab 36, hadis 3973)

Batılının anlayacağı dille söyleyecek olursak Avrupa Birliği üyelerinin hazinelerinde bulunan para ve altınların tamamına sahip olmaktan, bir insanın Müslüman olmasına sebep olmak daha hayırlıdır.

Buyurun, büyük bir imkânın kapıları aralandı. Allah'ın rahmetini ve cennetini kazanmak için koşunuz.

Mahmut Toptaş Hoca 20-Aralık-2004 Milli Gazete'de "Yarış Başladı" yazısında, isim vermeden, AB'nin müzakere tarihi vermesini "Büyük bir imkân kapısı" olarak değerlendiriyor...

Ve Türklerin AB'ye girmekle, Hrıstiyanları Müslümanlaştıracağını ve onların ahiretini kurtaracağını söylüyor... Ve tabi çaktırmadan AKP'ye selam gönderiyor.

AB'nin vereceği zararları hiç hesab etmiyor... Acaba bütün bunlar saflık mı, safsata mı?

Başbakanı telefonla yöneten adam!

CÜNEYT ZAPSU KİM!?

Cep telefonu mesajlarıyla, 17 Aralık zaferini sağlayan adam!..

AKP'yi iktidara taşıyan uzman...

Erdoğan'ı uzaktan kumandalı telefonla idare eden danışman...

Türkiye'yi düze çıkaran kahraman...

Peki, işin aslı ne?

Amerika'daki Yahudi Lobilerinin özellikle Siyonist  Wolfovitz'in uşağı bir  figüran..

RUSYA KKTC'yi TANIMAYA HAZIRLANIYOR!

Afet Ilgaz Hanımefendinin 22-Aralık tarihli Milli Gazete'deki yazısının başlığı oldukça önemli ve anlamlıydı...

"AKP Güney Kıbrıs'ı, Rusya KKTC'yi mi tanıyor?"

Evet, Rusya'nın KKTC'yi tanıma hazırlığı içinde olduğu söyleniyor...

Recep Tayyip Rumlardan, Putin Türklerden taraf!..

İNSAFLI RUM!

Rum Gazeteci Ananadis, Yunanistan'daki ve Güney Kıbrıs'taki, resmi eğitim sisteminin Türkleri "Barbar, vahşi ve en korkulacak düşman" olarak öğrettiğini ve tüm Rumların Türk nefretiyle yetiştiğini söyledi.

Ancak bir gazeteci olarak bu iddiaları araştırıp incelerken, tam tersi bir durumla karşılaştığını ve asıl katliamların Kuzey Kıbrıs'taki Türklere karşı yapıldığını fark etti.

Bu nedenler Türklerden özür dilemek anlamında "74 öncesi Kıbrıs'taki Rum Vahşeti" isimli bir fotoğraf belgeselini gösterimi için Türkiye'ye gelmesi, Rumlarca engellendi...

Yunanlılara kardeşlik şiirler yazan Ecevit'e ve AB'ye kapıcılık aşkına Yunanlılara yanaşan Bay Recep Tayyib'e hatırlatmak istedik.

Atasözü: "İnsaflı Rum, vefasız ve hain yavrum'dan evladır."

ŞENER ERUYGUR ve TUNCER KILIÇ PAŞA'NIN SUÇLARI; MİLLİ CEPHEDE OLMAK!

NATO'ya tam bağlı, AB'ye sevdalı eski D.K. Komutanı İlhami Erdil'in görevini kötüye kullanma ve mal beyanında bulunmama suçlarıyla sanık sandalyesine oturtulması üzerine Em. Org. Şener Eruygur ve Tuncer Kılıç paşalarla ilgili itham ve iddialar ortaya atıldı.

Bu iki paşa'nın AB karşıtı tavırları ve Kuvay-ı Milliyeci çıkışları yüzünden malum ve marazlı medyanın hıncına ve hücumuna uğraması ve de kirli güçlerle milli güçlerin mücadelesinin kızışması, bize çıbanların deşilmesinin yakın olduğunu hatırlattı.

Ahlaksız Avrupa'nın gönüllü Avukatı Nuh Gönültaş'ın 22-Aralık-2004 tarihli Sabataist Ilıcakların Tercümanı'ndaki yazısı, kirli güçlerin gizli faaliyetlerini ve asıl niyetlerini kusmaktaydı!

MASONLARIN MİSAFİRLERİ!

Biri tarikatçı, biri ilahiyatçı!

Hür ve Kabul Edilmiş Masonların 96. kuruluş yıl dönümünün 10. Aralık Cuma günü Beyoğlu'ndaki ve 11. Aralık Hilton'daki şeref konukları AKP'li İstanbul Belediye Başkanı Kadir Toptaş ve medyatik ilahiyatçı Ali Rıza Demircan'ın oğlu ve AKP Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan...

Kadir Topbaş, Masonların vatana ve millete çok hayırlı hizmetler verdiklerini ve özellikle AB'ye girişimizi desteklediklerini söylemiş.

ŞİRİN'DEN SEZER VE ÖZKÖK'E AÇIK MEKTUP!

İstanbul Milletvekili Emin Şirin, AB Anayasası kabul edildiği takdirde özellikle ekonomi, ticaret ve tarım konularında Türkiye'nin veto hakkı olmayacağını ve egemenlik hakkının kayıtsız şartsız AB'ye devredilmiş olacağını belirtti.

İstanbul Milletvekili Emin Şirin, Cumhurbaşkanı Ahmed Necdet Sezer ve Genelkurmay Başkanının görüşlerinin alınmasının önemli olduğunu belirten Şirin, mektubunda şunları kaydetti:

Sorumuz şudur; bu konular tarafınızdan tetkik edilmiş midir? Bu konular hakkında görüş ve kanaatleriniz nedir? AB'ye tam üyeliğe evet derken, AB anayasasının bu şartlarını bilerek mi evet diyorsunuz?" (İha)

Org. HİLMİ ÖZKÖK

Dönme ve Mason İttihatçı Enver'in 100 bin askerimizi dondurup şehit ettiği Sarıkamış Hareketi 90. yıldönümünde konuşan G.K. B Hilmi Özkök:

"Bu topraklar kolay kazanılmadı..." demiş.

Doğru ama... Şimdi çok kolay kaybediliyor! Hem de Kurtuluş Savaşı'na mecbur kaldığımız AB'liler hatırına!...

AKP, ÇOĞUNLUĞUN FERYADINI DURMUYOR!

Alevi ve Kürt kardeşlerimizi azınlık kabul eden ve diğer azınlıkların tam hükümranlığı için mücadele veren, AKP iktidarı ve Başbakan'ı, ülkemizdeki çoğunluğun haklarını görmüyor, başörtüsü mağdurlarını dert etmiyor!

Yani bunları; çoğunluğun hakları ve Anadolu'nun bekası ilgilendirmiyor!

AKP'NİN NAMUS BORCU!..

" Başörtüsü sorunu, namus borcumuzdur" diyen AKP iktidarı; şimdi namuslarına sahip çıkmak bir yana, ta Urfa'dan kalkıp yürüyerek Ankara'ya gelip bu sözlerini hatırlatmak isteyenlere yapmadığın hakaret bırakmıyor ve Meclis kapılarını kapatıyor!..

Bunlar da yetmiyor, birçoğunu tutukluyor!

"Eceli gelen iktidar, Başörtüsüne hor bakar!

FIRINCI'NIN FIRILDAĞI!

"Bir fırıncı, tereyağını yakındaki bir çiftlikten alıyordu. Bir gün üç kiloluk tereyağı paketini çok hafif buldu. Bundan sonra da aldığı tereyağlarını tartmaya başladı. Tereyağı gittikçe daha hafif geliyordu. Fırıncı sonunda çok kızdı ve bir dava açtı.

İş yargıcın önüne gelmişti. Yargıç çiftçiye,

" Senin terazin ve kiloların yok mu" diye sordu.

Çiftçi, "Var efendim. Ama kiloya gerek yok" yanıtını verdi.

Yargıç bu yanıta biraz sinirlendi:

"Kiloya gerek yoksa nasıl tartıyorsun?" diye sordu.

Çiftçi kendini savunmak için gerekli açıklamasını yaptı:

"Çok kolay. Fırıncı benden tereyağı aldığı sürece bende ondan ekmek alıyorum. Terazinin bir kefesine ondan aldığım üç ekmeği koyuyorum. Bunlar bana ölçü oluyor. Eğer tereyağı noksan gelmişse bu benim hatam değil onun hatasıdır."

Bu durum karşısında yargıç, çiftçi için beraat verdi. Fırıncı ise masraflarını ödemek zorunda kaldı."

AB hatırına, Türkiye'nin tarım ve ziraatını, işçisini ve çiftçisini aldatmaya çalışan, AKP fırınında odun yerine milli çıkarlarımızı yakan, Bay Recep, hak ettiği akıbete yaklaşıyor!

TAYYİB EFENDİ'NİN ASGARİ ÜCRET SÜPRİZİ!

Asgari ücretle ilgili sürpriz yapacağını söyleyen Bay Başbakan'ın sürprizi anlaşıldı: 320 milyon olan asgari ücret tam 350 milyona çıkarıldı!.. Artış tam 30 milyon...

Açlık sınırı 630 milyon.. Asgari ücret bunun yarısı... Buna sürpriz değil, striptiz demek lazım.

Erbakan Hoca "Bu ülkede 60 milyon evliya var... Çünkü açlık sınırının yarısı kadar bir asgari ücretle yaşamayı becermek, bir keramettir" diyordu.

KORAY AYDI'NIN KERAMETİ!

MHP'li eski Bayındırlık Bakanı Koray Aydın'ın mal varlığına mahkemece el konuldu. Çünkü Koray Aydın'ın milletvekili olduktan sonra iki (2) trilyon'a yakın mal varlığının ve döviz miktarının nasıl arttığına cevap verememiş...

Keramet beyler keramet!..

KORKUT ÖZAL, KOKUTUYOR!

14. Aralık. 2004 CNN Türk'teki AB süreciyle ilgili "Karar günü" programına katılan Korkut Özal'ın, bazı ükelerin müzakere tarihi vermek karşılığı:

  • Kürtlere özgürlük sağlayın
  • Alevileri azınlık sayın
  • Patrikhane'ye ekümenlik tanıyın
  • Kıbrıs'tan çıkın
  • Ermeni kapısını açın

gibi dayatmaları için:

"Onlar bize yardım ediyor. Daha hızlı demokratikleşmemize çalışıyor!" sözleri; ne kadar gamsız ve omurgasız biri olduğunu mu gösteriyor?

Korkut Bey, konuştukça kokutuyor !..

FAS'TAKİ BOB'TA İKİ BAKAN?

Fas'ta Genişletilmiş Ortadoğu ve Kuzey Afrika Projesi (BOP) dört gün tartışıldı. Türkiye'den de iki Bakan ( Beşir Atalay ve Ali Babacan) toplantılara katıldı. ABD yeni planlarını kabul ettirme derdinde. Medyada tek satır yok.

Fetullahcı Devlet Bakanı Beşir Atalay ve farmason Ali Babacan, Büyük İsrail Projesine, Türkiye'yi pazarlamak için p...lik yapmak üzere Fas'a gidiyor!

ACABA!?

Emin Şirin, Cumhurbaşkanı'na ve G.K. Başkanı'na açık mektup yazıp " Türkiye'nin AB'ye egemenlik devri tarafınızdan incelendi mi? sorusu niye hala cevapsız?

EMLAK VERGİSİ, YÜZDE 5.6 ORANINDA ARTIYOR

Emlak vergisine tabi metrekare birim değerleri, yeni yılda yüzde 5.6 oranında artış görecek. Maliye Bakanlığı'nın bugünkü Resmi Gazete'de yayımlanan Emlak Vergisi Genel Tebliği'ne göre, ilgili kanun gereğince emlak vergisine tabi değerler 2005 yılında yüzde 11.2 olarak belirlenen yeniden değerlendirme oranının yarısı oranında zamlanacak.

Bu çerçevede, 2005 yılı KDV indirimi, vergi indirimi diye vatandaş aldatılıp avutulurken, asıl vergiler % 6 arttırılmış...

ABD'li Askeri Tarihçi:

AMERİKA IRAK'TA BATIYOR!

 Amerikalı askeri tarihçi Binbaşı Isaiah Wilson, " ABD'nin, Irak savaşını planlayamadığını ve Irak'ta ‘halk savaşının' içinde olacağını da tahmin edemediğini" belirtti.

Wilson'un çeşitli konferanslarında Irak savaşına ilişkin konuşmalarının derlendiği makale, Washington Post gazetesince yayımlandı. Wilson, "21 aydır Irak savaşının içinde olan ABD'nin, ülkeyi işgalle nasıl istikrar sağlayıcını planlayamadığını ve ayrıcı bu savaşın Irak halkının savaşı olduğunu idrak etmede yanıldığını" kaydetti.

"Amerikan ordusu, Irak'ta adi savaş etkinliğinin içindedir" diyen Wilson, " Bu yüzden bu savaş kazanıldı diye düşünülse de kaybetme tehlikesi vardır" dedi.

MİLLİ ALMANYA DİRİLİYOR!

 21. Aralık. 2004 CNN Türk 12:00 ekonomi haberlerinde "Almanya Maliye Bakanlığının, Merkez Bankasının, altın rezervlerini sakladığını" iddia ettiğini" duyurdu.

Maliye Bakanı vatanperver bir Alman...

Merkez Bankası Başkanı ise Yahudi asıllı Siyonist bir dönme!

Demek ki çok önemli bir kriz planlanıyor ve Alman altınları Amerika'ya kaçırılıyor!

ÇEVİK BİR'E AĞIR SUÇLAMA

Vatan Gazetesinde dün yayınlanan habere göre Özel Kuvvetler Komutanlığı Kışlası ihalesinde "rüşvet vermekten" cezaevinde bulunan müteahhit Ali Osman Özmen, Askeri Mahkeme'de verdiği ifadede malzeme alımı için dönemin Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Çevik Bir'den direktif aldığını söyledi.

Ne yapsın Çevik Bir... O da kendisine madalya takan Siyonist merkezlerden direktif alıyor, emir kulu!..

DİCLE NEHRİ'NDEN KUM ÇIKARTAN IRAKLILAR SINIR ÇİZGİSİNİ DEĞİŞTİRDİ

Şırnak'tan geçerek Basra Körfezine dökülen Dicle Nehri'nde sınır ihlali yapıldığı ortaya çıktı. ‘Türkiye sınırından kum çıkarıyorum' diye toprak çıkaran Iraklılar, 25 kilometrelik hat boyunca sınır çizgisini değiştiriyor. Aynı şekilde Suriyeliler de Cizre'ye bağlı Güzeller, Havuzlu köyü ile Habur çayı yakınlarındaki Ovaköy mevkiinde dokuz ayrı noktada iş araçlarıyla kum çıkararak sınırı ihlal ediyor.

Kaynağını Elazığ'daki Hazar Gölün'den alan ve Diyarbakır, Batman, Şırnak'tan geçerek Basra Körfezi'ne dökülen Dicle Nehri ile Habur çayı'nın dokuz ayrı noktasında kum çıkartma bahanesiyle sınır ihlali yapıldığı ortay çıktı.

25. Aralık. 2004 Zaman Gazetesi "Mossad destekli Peşmergeler" yerine; Iraklılar diye çarpıtıyor. Hem zaten AKP Güneydoğuyu bile veriyor, niye onlara ses çıkarmıyorsunuz?

MİLLETİ ALDATAN ALÇAKTIR!

Buyurun önce hep birlikte Dışişleri Banklığımızın AB'ye verdiği notadan birkaç satır okuyalım:

"17 Aralık zirvesi sonuçları AB'nin tek taraflı olarak aldığı kararlardır. Türkiye'nin bu kararları imzalaması söz konusu değildir. Geçiş süresi ve sınırlamalar konusunda nihai düzenlemeler zamanı geldiğinde diğer adaylar için de yapıldığı üzere ülkemiz ile AB arasında müzakereleri takiben imzalanacak nihai Katılım Anlaşması'na, mutabakatımız olduğu takdirde yapılabilecektir."

 AKP yönetimi 17 Aralık zirvesinin ardından zafer havası estiriyor ama AKP yönetimini önemli isimlerinden biri olan Abdullah Gül'ün bakan olarak başında bulunduğu Dışişleri Bakanlığı bunun tek taraflı alınmış karar olarak ilan ediliyor

Hangisi doğru!

BAKAN AKŞİT: ZÜĞÜRT AĞAYIM BENDEN ÇOK ŞEY İSTEMEYİN

Kadın ve aileden sorumlu Devlet Bakanı Güldan Akşit, bakanlığının beklentilere cevap verecek yeterlilikte olmadığını belirterek, "Herkes benden çok şey istiyor. Ancak ben Züğürt Ağa'yım" demiş.

Sayın Bayan Bakan... Yalnız siz değil, AKP'li iktidarının kendisi züğürt Ağa!..

TSUNAMİ'DEN KURTULAN RAHMİ KOÇ, DİKTATÖRLÜK PEŞİNDE!

Tam da Tsunami bölgelerinde yatı ve bir düzine ekibi ile dünya seyahati yaparken, geziyi yarıda kesip Türkiye'ye dönen Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi Koç, ilginçtir, haftalardır gezisine dönmeyerek politik gündeme ilişkin açıklamalar yapıyor. En son Başkanlık sitemi tartışmalarına katılan Koç, "En iyisi akıllı bir diktatör. Ama bu devirde mümkün değil. İkinci en iyi ise başkanlık sistemi" dedi. Yani mümkün olsa Rahmi Koç, kendisi diktatörlüğe geçecek.

Şimdiye kadar, zaten Siyonist sermaye gizli diktatör olduğuna göre, yoksa Koç'ların ve Yahudi-Mason İskoç'ların saltanatı sallanıyor diye mi, Rahmi Bey rahatsız!?

AKP'ye AKIL DERSİ!

Yeniçağ Gazetesi, bir zamanlar milyonlarca kişiyi peşinden sürükleyen, kapılarında kuyruklar oluşan, tek başına iktidara gelen ANAP'ın, son bir aydır genel başkan bile bulamadığını yazarak, bu durumun herkese ibret olması gerektiğini belirtti. Nesrin Nas'ın istifası ile boşalan ANAP Genel Başkanlığı koltuğuna oturacak "kahraman" henüz ortaya çıkmadı. Güce tapınmanın sonu, büyüklüğün sonu her zaman mutlu bitmiyor...

AKP'nin sonu da ANAP'a benzeyecek gibi görünüyor!

ÇANAKKALE'DE AKIL ALMAZ HİLELER

Çanakkale savaşları, tarihimizin sebepleri, seyri ve sonuçları itibarıyla çok müstesna savaşlarından biri. Ekrem Şama, Şu Boğaz Harbi adlı kitabında enine boyuna incelediği Çanakkale Savaşı'nı Gonca Yayınevi'nden çıkan ikinci kitabı "Hilelerle Çanakkale Savaşları" adlı kitabında ele alıyor. Bu kez, Çanakkale Savaşları'nda başvurulan hile ve tuzaklar konu ediliyor ve şunları kaydediyor:

"Geniş Osmanlı ülkesinin her bir köşesinden gelen askerlerden oluşmuş ordumuzun karşısında, savaşmak üzere, her kıtadan ve çok sayıda ülkeden askerler bulunuyordu: Fransa, İngiltere, Yeni Zelanda, Avustralya, Hindistan, Nepal, Afganistan, Danimarka, Kanada, İrlanda, İskoçya, Sudan, Somali, Senegal, Cezayir, Mısır, Rusya, Filistin Yahudileri...

Kısaca, Siyonist Yahudiler Osmanlıyı ve İslam'ı yıkmak üzere bütün dünyayı başımıza toplamışlar!

TÜRKİYE'Yİ EDELMAN MI YÖNETİYOR!

Uluslararası Para Fonu (IMF) ile 2005-2007 dönemini kapsayacak üç yıllık yeni dönem stand-by düzenlemesinde ‘son nokta' konuluyor. Türkiye - IMF ‘birlikteliği' 2011'e kadar uzuyor. Üç yıllık yeni styand-by 2007'e bitecek. Mevcut ve yeni anlaşmayla sağlanacak finansmanın geri ödeme takvimi ise 2010 sonunda tamamlanacak...

ABD Büyükelçisi Eric Edelman'ın ‘Türkiye'ye ekonomisine ve IMF'ye övgü' açıklamasının zamanlaması da dikkat çekici. Edeman'ın ‘Stand-by'da son noktaya gelindiği ve anlaşmanın 17 Aralık'tan önce olmasının beklendiğini', Babacan'dan ‘önce' duyurması ilginç. Manası ne ola? IMF'nin ‘gizli' patronunun ABD hazinesi olduğu malum.

PKK, Kuzey ırak gelişmeleri, Beyaz Saray'ın ‘not ettik' dediği Ekümenlik krizi ve Türkiye- ABD ilişkilerinde ‘limonilik' ortada. İki aydır Başbakan'dan randevu bekleyen Edelman'ın tam da dün siyasi değil, ekonomik açıklama yapması neyin mesajı? Hatırlayın, 11 Eylül sonrası Afganistan ve ardından Irak'ta ABD'ye destek karşılığı ABD Hazinesi'nin devreye girmesiyle IMF'yle yeni anlaşma, yeni kredi, borçların yeniden takvimlendirilmesi gerçekleşmişti. IMF'nin bu kadar yumuşaması, yeni finansman desteği, üç yıllık anlaşma sonrasında ABD'nin Türkiye'den beklentilerinin ve talep edeceği bedellerin mesajı, ya da ‘istersem işi bozarım' yönünde gözdağı mı? Tam da şimdi ve üstelik ABD Irak'ta batarken!

"NEO-CON"LAR, RUMSFELD'E SIRT ÇEVİRDİ

ABD'de yapılan yorumlarda, Irak savaşının mimarı ve Neo-Con, yani yeni muhafazakârlar olarak bilinen etkili siyaset grubunun, Irak'ta meydana gelen olumsuz gelişmelerin ardından, kısa süre öncesine kadar ‘baş tacı ettiği' Savunma Bakanı Donald Rumsfeld'e sırt çevirdiği belirtiliyor.

Washington'daki önemli siyasi yorumcular, Neo-Con'ların, Irak savaşındaki kendi rollerini ve sorumluluklarını gözden uzak tutmak için Rumsfeld'i  ‘günah keçisi' seçtiği görüşünü dile getirdiler.

Bu girişim, Bush yönetiminin Irak vahşetini ve yenilgisini, Siyonist Yahudilere fatura etme siyaseti olmasın!..

TÜRKİYE BATIYOR!

ATO'nun hazırlattığı rapora göre, Türkiye, son 20 yılda 257 milyar dolar dış, 979 milyar dolar iç borç olmak üzere toplam 1 trilyon 236 milyar dolar anapara ve borç faizi ödedi.

Yatırım harcamaları 20 yılda 2.5 kat artarken, iç borç faiz ödemeleri 73 kat, iç borçlanma 17 kat, iç borç ödemeleri5 kat artış gösterdi.

Nasıl münafık olunur!

Amerika deniz piyadeleri ve askeri uzmanlar, Irak'taki direnişçilerle başa çıkabilmek için ders alarak nasıl Müslüman gibi davranılacağını öğreniyorlar. Colaradado'daki Fort Carson üssünde, askerlere, Kur'an, cihat, rehin alma, intihar eylemleri gibi dersler veriliyor. Askerlere bir Müslüman evine girdiklerinde, ayakkabılarını çıkarmaları, "Allahu Ekber ve Elhamdülillah kelimelerini ve anlamlarını, namaz kılmayı, abdest almayı, seccadenin kıbleye serilmesi gerektiğini vs. öğretiyorlar.

ARAFAT, ZEHİRDEN SONRA HİÇ DÜZELMEDİ!

Filistin'in 11 Kasım'da vefat eden efsanevi lideri Arafat'ın danışmanı Ahmed Abdurrahman, El Hayat gazetesine, Arafat'ın 1 yıl önce zehirlendiğini söyledi. "25 Eylül 2003'te Arafat'ın başına tuhaf bir şey geldi" diyen Abdurrahman, "Başkan yemek sonrası sendeledi ve kustu. İşte bu andan sonra da bir türlü sağlık durumu düzelmedi" dedi.

Not: Atatürk de aynen böyle zehirlenmişti!? Hem de aynı şeytani hedefler için...

CONİLER CEHENNEMDE!

Iraklı: işadamı Felluce gerçeğini anlattı: Dünyanın en gelişmiş silahları ile altı aydır havadan ve karadan Felluce'ye saldıran Amerikan askerleri, direnişçilerle karşılaşınca tankı terk edip kaçıyor.

Felluce Hollywood değil

Iraklı İngilizce Profesörü Nazal Al Ani, geçici olarak yerleştiği Mersin'de, Felluce gerçeğini anlattı. Amerika'nın Irak'ta, Vietnam'dan beter bir bataklığa saplandığını ve kesinlikle çekilmek zorunda kalacağını söyledi.

Mücahitler bir iken bin oluyor

"FELLUCELİLER, televizyonlara yansıyandan daha kötülerini görüyor. Tankların, yaralıların üzerinden geçtiğini görüyor. Tankların, yaralıların üzerinden geçtiğini görüyor. ABD'liler böyle yaptıkça mücahitler bir iken bin oluyor."

Müslümanlar için ibret olsun

"FELLUCE halkı yıkılan evlerine üzülmüyor. Ölenler şehittir, kalanlar şerefli olarak kalacak. ABD tankları, 50 bin askeri, uçakları ile 6 aydır Felluce'yi alamadığına göre, bu tüm Müslümanlar için ibret olmalı."

İman gücünün üstünlüğüdür

ABD güçlü değil, sadece filmlerde güçlü. Çok korkak ve cesaretsizler. Bush'un ordusu, bütün teknolojik üstünlüğüne rağmen Felluce'yi alamıyor. Bu, bütün silahlara karşı iman gücünün üstünlüğüdür.

Tankı bırakıp kaçıyorlar

"IRAK halkı Saddam'ı sevmiyordu ama şu anda ABD yerine Saddam" diyoruz. ABD'liler Hollywood'da cesur. Rambo sadece film kahramanı. ABD askerleri, mücahitleri görünce, tankını bırakıp kaçıyor."

Savaşçı değil, katil sürüsü          

Nazal Al Ani: ABD askerleri savaşçı değil katil! Kadın, çocuk ve yaşlılara saldırıyorlar. Fosfor bombası ve kimyasal silah kullanıyorlar. Mücahitlerle karşılaşınca fare gibi kaçıyorlar.

K.KORE: AMBARGO SAVAŞ İLANIDIR!

Kuzey Kore, Japon halkının dörtte üçü tarafından istenen K.Kore'ye ekonomik yaptırımlarının, savaş ilanı anlamına geleceğini bildirdi. Kuzey Kore resmi haber ajansı KCNA'nın bildirdiğine göre, Kuzey Kore Dışişleri Bakanlığı'ndan bir yetkili, "yaptırımların uygulanması durumunda bunu savaş ilanı olarak kabul edeceklerini ve tepkilerinin çabuk, fiziki ve etkili olacağını" belirtti. Yetkili, Japonya'nın bu kışkırtıcı tutumunun sürmesi durumunda, askeri nükleer program konusundaki çok taraflı görüşmelerden çekileceklerini de bildirdi.

Ne olurdu şu AKP'liler K.Kore hükümeti kadar dirayet, feraset ve cesaret sahibi olsalardı!

81'de Tanrı'ya dönen ateist tartışma yarattı!

Hayat zaten Allah'a doğru yapılan bir yolculuktur. Kimisi varacağı sona inanarak seyahat eder, kimisi de inanmadan. Dünyamız bizi O'na doğru götürüyor. Başka nereye gittiğinizi düşünemezsiniz bile. Çünkü başkası yok! Olmayanı nasıl düşünürsünüz ki!

Bugünlerde felsefe dünyası, 81 yaşındaki, ünlü filozof Antony Flew'un açıklamalarıyla çalkalanıyor. Metodist bir babanın oğlu olan Frew, daha henüz 15 yaşındayken Tanrı'ya inanmadığını anlamış ve daha sonraki yıllarda yazdığı pek çok önemli eserde de bu teorisini savunmuştu. Ta ki geçtiğimiz günlerde İngiltere'de telefonla verdiği bir röportajda yaptığı yoruma kadar. Özetle Flew: " Kâinatın yaratılışında, tabiattaki bu müthiş ayrıntıların ardında ve yaşamın başlangıcında mutlaka süper-zeki bir varlık, bir yaratıcı bulunması gerekir" diyor... Yazdığı yüzlerce makale ve onlarca kitapla Ateizmin yılmaz savunucularından biri olan Antony Flew, ömrünün sonbaharındaki bu U dönüşüyle herkesi şaşırttı.

İsrail, dünyanın başbelası!

Ürdün istihbaratı, Sudan'ın Darfur bölgesinde yönetime karşı mücadele eden isyancı grupları silah yardımı yapan İsrailli bir şebekeyi ortaya çıkardı. Sudan yönetimi bundan hareketle, İsrail'in bölgedeki isyancılara destek verdiğini savunuyor. Mısır'ın önde gelen gazetelerinden El Ahram'da önceki gün yayınlanan habere göre Ürdün Kültür Bakanı ve Hükümet Sözcüsü Esma Khudur, Darfurlu isyancılara silah taşıyan "İsrailli istihbaratıyla bağlantılı" iki İsrailli kaçakçıyı yakaladıklarını açıkladı Sudanlı yetkililer sürekli olarak, yönetime karşı mücadele eden gruplarla İsrail başta olmak üzere bazı Batılı ülkelerin sıkı bir işbirliği içinde olduğunu ifade ediyor.

Ama AKP İsrail'le stratejik işbirliği yapıyor!

MOSSAD'IN 2004 RAPORU: KÜRDİSTAN'I YÖNETİYORUZ!

Mossad'ın Şaron'a sunduğu 2004 raporunda, Irak'ta onlarca istihbarat ajanının bulunduğuna işaret edildi. Ajanların Kuzey Irak'ta aktif olduğu belirtilen raporda, Mossad'ın Irak'ın komşuları hakkında istihbaratı buradan sağladığı vurgulanırken, Kuzey Irak başta olmak üzere Irak topraklarının büyük bir bölümüne nüfuz ettikleri açıklandı. Raporun bazı bölümlerinin okunduğu İsrail radyosunda, Kuzey Irak'ta 100'den fazla istihbarat elemanının bulunduğu kaydedildi.

Kürdistan tamam, acaba AKP'yi kim yönetiyor?

TÜRK'CÜ - KÜRT'CÜ,  İKİSİ DE AB'Cİ?

Flash TV'de 2-Ocak 2005'te Selahattin Önkibar' ın hazırladığı Şemdin Sakık ve Ümit Özdağ'ın da katıldığı "Kürt sorunu"  ile ilgili bir program vardı. Aynı programa katılan Emin Şirin'in tutarlı ve mantıklı tesbitleri dışında, maalesef "Kürtcü" ler de "türkcü" ler de "havanda su dövdüler " Niye?

Kürtcüler, AB' nin kışkırtmasıyla açıkça ayrılığa hazırlanıyorlar.

Türkcüler ise bunlara hem kızıp karşı çıkıyor, hem de hala AB'ye girmeyi savunuyorlar!

Ya hu AB'ye girdikten sonra, zaten fiilen bağımsızlığınız sona ermiyor mu?

Ufuk EFE -
Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız Heyecan

Bu yazarin diger makaleleri

BİR UZMAN GÖZÜ İLE AKTÜTÜN BASKINI VE PERDE ARKASI
Aktütün karakoluna yapılan silahlı saldırının ardından zaman zaman alevlenen: "ne...
Devami
ORDUNUN ONURU VE SOYSUZLARIN SORUNU
“Kimse bana etmedi, kendime ettiğimi Mecburen çekiyorum, yıllarca ektiğimi Ben varlık kaynağımı,...
Devami
AYIN AYNASI
  VURAL SAVAŞ BEYİN YENİ KİTABI Vural Savaş Bey'in lütfedip Milli...
Devami
AKP "ERDEMLİLER" HAREKETİ Mİ YOKSA DEĞERLER VE DENGELER TAHRİPÇİSİ Mİ?
  Değerli Elazığlılar, AKP'den Ömer Serdar'ı Milletvekili mi, yoksa tehditçi ve...
Devami
ÇANAKKALE, M. AKİF, ATATÜRK VE ERBAKAN
Bazı Hadisleri bugün, ABD ve İsrail güdümlü ve İslam adına...
Devami
BAŞKANLIK HESAPLARI VE 3. DÜNYA SAVAŞI HAZIRLIKLARI
  İlham Aliyev’in karısı Mehriban’ı yardımcısı ataması şaşkınlığa yol açmıştı! Azerbaycan Cumhurbaşkanı...
Devami

Makale Paylaşım Sayısı: 5149

Yorum ekle

Yazdığınız her yorumla birlikte IP adresinizin kayıt edildiğini ve Türkiye Cumhuriyeti hukuk kurallarına aykırı, iftira ve genel ahlaka aykırı tarzda yorumlarınızdan hukuken ve vicdanen sorumlu tutulacağınızı tekrar hatırlatırız...


Güvenlik kodu
Yenile

YABANCI DİLDE KİTAPLARIMIZ

SON YORUMLAR