ARAMA

Toplam Ziyaretçilerimiz

mod_vvisit_counterBugün1278
mod_vvisit_counterDün4134
mod_vvisit_counterBu Hafta19029
mod_vvisit_counterGeçen hafta54641
mod_vvisit_counterBu Ay19029
mod_vvisit_counterGeçen Ay195399
mod_vvisit_counterŞu Ana Kadar17347027

IP'niz: 54.236.62.49
Bugün: 05 Mar 2021

Bu Ana Kadar Okunan

Sayfa Gösterimi : 12401379

YENİ ÇIKAN KİTAPLAR

AA 150X
KT 150X
IY 150X
EIA 150X
 ADIL DUZEN 150x
erbakan devrimi 15b 160
 
bizim ataturk 17b 160
 
hilalhac
 
baskan160
 
siyaset strj 160
 
sistem tahlili 160
 
 darbe 160
 
 
 

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

 

 

Reklam
Reklam
Reklam

FETO DIĞASI FARUK ARSLAN SOYTARISININ HADSİZLİĞİ VE MİLLİ ÇÖZÜM'E ÇAMUR ATMA GİRİŞİMİ

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 57
ZayıfMükemmel 

 

Yakut Özübüyük

        

FETO DIĞASI FARUK ARSLAN SOYTARISININ HADSİZLİĞİ

VE

MİLLİ ÇÖZÜM'E ÇAMUR ATMA GİRİŞİMİ

        

Video paylaşımlarını eğlence amacıyla bir soytarı gösterisi olarak dinlediğini ve denk geldiğini aktaran bir dostumuzun paylaşımı üzerine haberdar olduğumuz Kum TV adlı youtube kanalında soytarılık gösterilerini yayınlayan FETÖ firarisi, FETÖ’nün twitter tetikçisi, köpük partileri müdavimi, sözde Kanada imamı Faruk Arslan isimli sözde gazeteci, Milli Çözüm ve Üstad Ahmet Akgül aleyhinde; değil bir Müslümanın, bayağı bir insanın bile ar edeceği üslup ve sırıtan yalanlarla dolu cümleler sıralamıştı.

İzleyenlerin, hakkında akıl sağlığı yerinde olmadığına hemen kanaat getireceği ve şizofren tanısını rahatlıkla koyacağı bu şahıs, Milli Çözüm Dergimizin değerli yazarları ve Üstad Ahmet Akgül aleyhinde tamamen asılsız uydurma ve iftira nitelikli cümlelerin yanı sıra FETÖ’nün ipliğini pazara çıkarmamızın kuyruk acısından olsa gerek sahibinin talimatıyla ve bayağı sokak ağzıyla salyalarını akıtmıştı.

Sözde, ihraç edilmiş yaygarasıyla FETÖ’den bağımsız olduğu imajı verilmiş, böylece konuşmaları daha dikkate alınması hedeflenmiş CIA projesi bir şarlatandır. İkinci bir özelliği ise dengesizliği, üslubu (daha doğrusu üslupsuzluğu) ve yalan bilgileri harmanlamasıdır. Bu özelliğiyle de sahibi tarafından salındığında karşı tarafa psikolojik bir zarar verebilsin, suyu bulandırabilsin ve cevap verilmeye kalkışılsa muhatap kabul edilmesi seviyeyi düşürsün, cevap verilmese ise ağır vebal bıraksın diye özel olarak seçilmiş bir karakter.

Bu şizofrene; sarf ettiği yalanların, iftiraların, küfürlerin ve hakaretlerin her birine verilecek ayrı ayrı cevabımız var elbet. Ancak seviyeyi düşürmemek adına yazımızın sonunda bir şiirle karşılık vermeyi yeterli bulduk. Ve asıl video kaydı esnasında bir iki kilit nokta üzerinden bu kaydın amacına odaklandık. Çünkü Milli Çözüm Dergisi, kişilere ve olaylara değil, düşünce ve sisteme odaklanır. Kişi ve olayları da yine bu düşünce ve sistem çerçevesinde konu edinir.

Bir piyon olan Faruk Arslan’ın tahammül sınırlarımızı zorlayarak yaklaşık 38 dakika boyunca dinlemek zorunda kaldığımız seviyesiz video kaydının başında sarf edilen bir cümle dikkatlerimizden kaçmamıştı. Aslında bu video kaydını hazırlama sebebi de anlaşılmıştı. Önüne okuması için konan metinden uzaklaştığında konu bütünlüğünü yakalayamayan ve kültür ve seviye düşüklüğü ortaya çıkan bu talihsiz ve terbiyesiz kaydın psikolojik harp ve algı yönetimi uzmanlarının süzgecinden geçtiği de sırıtmaktaydı.

Video kaydının ana konusu Erdoğan’ın Saadet Partisi’nden Oğuzhan Asiltürk ile görüşmesi iken Milli Çözüm Dergimizde 08 Ocak 2021 tarihinde yayınlanan Erdoğan’ın Asiltürk Ziyaretinin Perde Arkası başlıklı makalenin yankı yapmasından olsa gerek, konuşmasına “Erdoğan’ın Saadet Partisi’nden Oğuzhan Asiltürk ve Kamalak ile yaptığı görüşmeler sonrası Milli Çözüm adında ülkemizin en sapık, en deli, en şizofren grubunu, Milli Görüş akıncılar grubunu piyasaya sürmesiyle beraber ortalık zaten çamurdu, bataklıktı. Şimdi iyice rezalete döndü. O yüzden din ekseni kaydığı ve insanların inançları-imanları çalındığı için böyle bir yayını yapma ihtiyacı duydum…” ve “Milli Gazete paçavrası FETÖ sakızı çiğneyip Ahmet Akgül adlı 28 Şubat ve 15 Temmuz darbe paşaları gözdesi olarak, Milli Çözüm denen Özel Harbin subaylarını piyasaya Hulusi Akar çerçevesinde -Hulusi Akar’ın adamları bunlar- delilerini piyasaya sürünce, yol verince benim de yayın yapma ihtiyacım doğmuş oldu…” şeklinde şeytanın bile utanacağı yalan itham ve iftiralarla başlayan Faruk Arslan şarlatanı, hiç alakası yokken konuyu Milli Çözüm Dergimizin yazarlarına ve Üstad Ahmet Akgül’e getirmiş, kendisine ve temsil ettiği FETÖ mahallesine yakışır sözler sarf etmişti. Daha sonra alakasız bir şekilde Milli Çözüm dergimiz ve yazarları hakkında şu asılsız, mantıksız dahası deli saçmalıkları isnatlarda bulunmuştu;

- Milli Çözümcü Özel Harbin Subayları sivil gözükerek Milli Akıncılar içinde faaliyet gösteriyormuş…

- Süfyan Erdoğan Oğuzhan Asiltürk ile görüşerek piyasaya Milli sapık grubunu sürüyormuş…

- MİT Özel Harp Komutanlığı şebekesinin yaklaşık 34 yıldır sürdürdüğü Milli Çözüm grubuymuş…

- Özel Harbin dini cemaat ve tarikatlara, parti pırtılara soktuğu sapıklar oluyormuş…

- Rakıcı arkadaşlar, beş vakit namaz kılmazlar, karı kız oldu mu rakı oldu mu yumulurlar, sonra da piyasaya dindar olduklarını satanlar, Milli Çözümler üretiyormuş…

- Hitler'in Gestopa'sında Kara Thule adlı paganist tarikata benzeyen istihbarat grubuymuş…

- Bolşevik oldular, deist, ateist, agnostik oldular…

- Bunlar, insanlar daha da bozulsun, yoldan çıksın İslamiyet’ten, Kur'an’dan, Peygamberimizden uzaklaşsın diye çalışıyormuş…

- Ahmet Akgül maalesef Elazığlı Karakoçanlı (yalan), yani Doğu Perinçek, Abdurrahman Dilipak, Abdullah Öcalan ile akraba, sapık (yalanları uydurulmuş)…

- Güya Ahmet Akgül; Fetullah Gülen öldü, onun içine Hz. İsa girdi, Fetullah Gülen aslında Hz. İsa’dır diye bir makale yazdı şeklinde kuyruklu yalanları uydurmuş…

- Milli Çözüm Özel Harp Komutanlığı subayları tarafından 1986'dan beri Hulusi Akar'ca yönetilen kesim oluyormuş…

- Bunların Milli Düşünce diye bir yan dergileri daha var, bir de Akdoğuş diye bir dergi var o da başka bir yan dergi. Çok verimli bir fitne fücur grubuymuş…

- Esad Coşan hocaefendi vardı öldürdüler, Kadiri tarikatını ele geçirdiler, Erol Mütercimler keloğlanı tayin ettiler. Böyle çok koordine, organize çalışıyorlar (gibi saçmalıklar sıralanıyordu…)

FETÖ’nün genel bilinen bir özelliğidir; kimi ne ile suçluyorlarsa bilesiniz ki o fiili, o günahı son derece profesyonelce bizzat kendileri işlemektedirler.

Asıl dikkatimizi çeken konuya gelmeden önce, akıl fukarası ve ahlâkı marazlı Faruk Arslan üzerinden Üstad Ahmet Akgül ve Milli Çözüm Ekibini hedeflerinden çıkarmayan ve psikolojik harekât kapsamında adımıza leke düşürmeye çalışan CIA merkezli FETÖ, Ergenekon sürecinde çamur atmak ve ismimizi karalamak adına yine kendi uydurdukları bilgileri, şimdi temcid pilavı gibi tekrar pişirip sunmaktalardı. Yetmez, üzerine bir dizi yalan yanlış, asılsız, doğruluktan çok uzak bilgileri de ekleyerek ve hedef göstererek eniklerini tekrar sokağa salarak şunları amaçlamışlardı;

- Milli Çözüm’ün ve Üstad Ahmet Akgül’ün etki yaratan makale, kitap, sohbet ve konferanslarına itibarı azaltmak,

- İnternet ortamında Milli Çözüm ve Üstad Ahmet Akgül aleyhinde kirli bilgi bırakmak,

- Psikolojik olarak yıpratmak,

- Görünüşte akıl fukarası kalitesiz bir tiple bunları yaparak küçük düşürmeye çalışmak,

Bu yazı vesilesiyle okurlarımıza bir hatırlatma yapmakta fayda görmekteyiz. Üstad Ahmet Akgül’ün kim olduğunu, AKP ve FETÖ ile ilgili kanaatlerini, Devlet-Ordu-Millet bilinci ve tüm bunlarla ilgili eleştiri ve öz eleştirileri, Milli Çözüm Ekibini ve bağlantılarını (bağımsızlığını) anlatan birçok yazımız hâlâ daha www.millicozum.com web sitemizde yer almaktadır. Dahası "Üstad Ahmet Akgül’ün Özgeçmişi ve Öğretileri" adlı 504 sayfalık kitabımız tüm online kitap satış kanalları ve seçkin kitapçılarda raflarda yer almaktadır. Üstad Ahmet Akgül ve Milli Çözüm hakkında doğru kaynaklardan bilgi edinmek isteyen okurlarımız bu kitaplardan ve web sitemizde yer alan makalelerden istifade edebilirler.

Faruk Arslan denen FETÖ zırvacısı, CIA oyunu ve Papalık piyonu olan ve ilkokul diplomasını dışarıdan uyduran Fetullah hainini aklamak için otuz yıl çeşitli kademelerde öğretmenlik yapmış, 75 kitap yazmış Kur’an-ı Kerim meali hazırlamış Üstad Ahmet Akgül için “ilkokul mezunu bile değil” diyecek kadar kuyruklu yalanlara sarılmıştı.

Gerek, Fetullah Gülen’in palazlanıp parlatılması, gerek Recep T. Erdoğan’ın Milli Görüş içerisinde reklamının yapılıp öne çıkarılması girişimlerine ve bunların şüpheli yönlerine 1977 yılından itibaren (tam 43 senedir) nasıl ısrarla dikkat çektiğimize ta o tarihlerde yazdığımız onlarca kitabımız, yüzlerce yazımız ve binlerce arkadaşımız şahittir. Bugün Cemaatin kiralık kalemleri de, AKP iktidarının yalaka taifesi de bu eserlerimizden istifade edip birbirinin üzerine gitmelerine rağmen, bizden ve belgelerimizden hiç bahsedilmemektedir; çünkü her iki tarafın da dizgininin dış güçlerin elinde olduğu gerçeğinin ortaya çıkmasından elbette ürkülmektedir. (Not: Yıllar önce yazdığımız ve pek büyük tepkilere ve tertiplere maruz kalıp o yüzden tutuklandığımız “Türkiye’de Nifak Hareketleri” ve “Küresel Fesatçılık ve Fetullahçılık” kitaplarımıza müracaat edilebilir.) Bu vesileyle, Ahmet Akgül aleyhinde Oğuzhan Asiltürk ve Ekibinin iftiralarının ve karalama kampanyalarının, aynısının FETÖ’cüler tarafından da yapıldığını, artık SP’li kardeşlerimizin anlaması gerekirdi.

Tabi bu amaçlarının yanında iki gerçeği daha ifşa ediyordu:

1- Milli Çözüm Dergisi ve Üstad Ahmet Akgül’den başka FETÖ hıyanetini, AKP tehlikesini herkesten önce gören, uyaran, mücadele eden, toplumu ortak paydada buluşturacak, refah ve adalet merkezli fikir üreten başka bir ekip ve lider kalmamıştı. Hatta “Küresel Fesatçılık ve Fetullahçılık” kitabını 2016 hıyanet kalkışmasından 10 yıl önce yazmış ve bu yüzden Ergenekonculukla suçlanıp tutuklanmıştı…

2- Oğuzhan Asiltürk ile FETÖ’nün gizli bağlantısı… İşte bu video kaydının içinde dikkat çeken en önemli kısım...

Yukarıda da belirttiğim gibi, video konusu Erdoğan’ın Saadet Partisi’nden Oğuzhan Asiltürk ile görüşmesi iken yapılan tüm konuşma Milli Çözüm Dergimiz merkeze alınarak yapılmış ve ne gariptir ki Cumhurbaşkanı Erdoğan için “süfyan, iftiracı, yalancı, hırsız, kütük gibidir, katır gibidir, ses çıkartır, böğürür” gibi ifadeler kullanırken Temel Karamollaoğlu için “bunlara bir şey demez, ne yapsın gariban yaşlanmış zaten, İngiliz eşiyle ölüp gidecek” şeklinde masum ifadeler kullanırken, video kaydının ana konusu olan Oğuzhan Asiltürk hakkında tek bir kelime sarf etmemesi dikkatlerimizden kaçmadı. Tam 38 dk. boyunca bu görüşmeyle ve görüşmenin tarafı olan Erdoğan ve Asiltürk ile hiçbir alakası olmayan, dahası onlar hakkındaki görüşlerimiz dergimizde ve kitaplarımızda herkesçe malum olan, üstelik bu görüşmenin amacını ilk ortaya koyan Milli Çözüm Dergisi hedefe konmuştu. Belli ki Erdoğan’ın Asiltürk Ziyaretinin Perde Arkası başlıklı makaleye istinaden bu piyonlar harekete geçirilmişti. Şimdi işlemi tekrar gözden geçirelim; Konu Erdoğan-Asiltürk görüşmesine tepki, Milli Çözüm’ün olayla tek bağlantısı bu görüşmenin şifrelerini çözen yazısı, Video kaydı boyunca eleştirilen ağırlıklı olarak Üstad Ahmet Akgül ve Milli Çözüm Ekibi, hakkında tek bir cümle kurulmayan ise Oğuzhan Asiltürk… (Ha, sadece Oğuzhan Asiltürk’ü, Ahmet Akgül’ü kapatmayı düşündüğü akıl hastanesine başhekim yapıyor!?)

Devam edelim. Konuşmanın devamında kurduğu şu ifadeye dikkat çekmek istiyorum: Biden'ın ABD Başkanı olmasıyla NATO’dan elini yüzen, AB’den elini yüzen Batıyla işi olmayan Erdoğan ve MİT şebekesi 15 Temmuz darbe tiyatrosu ekibi ortalığı karıştırmak ve insanların akıllarını almak için hizmet hareketini şeytanlaştırmak için, CHP’li ve HDP’li insanlara CIA, FBI, MOSSAD ajanı, Siyonistler, hainler, dış güçler, casuslar ve ajanlar diye suçlama histerisine girdiği ve ortalığı bu komplo teorileriyle daha da bulandırmak için uydurma bu elde gayırma dediğimiz MİT Özel Harp Komutanlığı şebekesinin yaklaşık 34 yıldır sürdürdüğü Milli Çözüm grubu ortaya çıktı…”

“Biden'ın ABD Başkanı olmasıyla NATO’dan elini yüzen, AB’den elini yüzen Batıyla işi olmayan Erdoğan…” ifadesi bir mesaj mahiyetinde olsa gerek. Zira Erdoğan’ın NATO, AB ve ABD ile stratejik ortaklığını bilmeyen yok. Yani dolaylı biçimde hem AB ve NATO’nun, hem Erdoğan’ın reklamı yapılıyor.

Bir filmde izlediğimi hatırlıyorum. İttifak yapmak isteyen taraflardan biri diğerine direkt jest geçmiyor, önünde engel olanları kaldırarak ittifak samimiyetini ve hediyesini sunuyordu. Herkes Biden’ın Erdoğan ile ilgili alacağı kararı ve yaklaşımı merak ederken, dış politikanın buna göre şekilleneceğini düşünürken, üstelik Sn. Erdoğan’dan Tel Aviv ve Washington Büyükelçileri hediyesi sunulmuşken, Amerika’dan bir mesaj bekleniyordu. İşte bu mesajı FETÖ üzerinden verdiler. Mert duruş sergileyen Milli Çözüm Dergisi ve Üstad Ahmet Akgül’ü; Erdoğan’ın son hamlesi olan Asiltürk ile ittifak görüşmelerini değerlendiren yazısı sonrası hedefe koyarak karalamaya ve küçük düşürmeye çalışması sadece Erdoğan ve Asiltürk’e yarardı ve Erdoğan’a sunulan hediye gösterilerinden biriydi… Erdoğan kısmını anladık. Yani seçim ön çalışması kapsamında Saadet Partisi’ni kendi ittifakına çekmek amacıyla Asiltürk ile görüştü, buna tek mert ve net ses çıkartan Milli Çözüm oldu. Buna karşı bu mert sesi karalayarak bir mesaj gönderdiler. Peki Oğuzhan Asiltürk neden tek kelime eleştirilmedi? Mesela Kamalak için “yalancı” ibaresi kullanılıyor video kaydında. Neden, çünkü Kamalak da Erdoğan’ın bu ziyaretiyle ilgili değerlendirmesinde olumsuz beyanatta bulunmuştu. Ama Asiltürk hakkında tek kelime kullanılmaması çok manidar. Acaba bunun sebebi içerideki truva atının Oğuzhan Asiltürk olması mı? Yoksa Türkiye’de FETÖ elebaşı Gülen’e (tıpkı RTE’nin olduğu gibi) yol verenin ve zeminini hazırlayanın bizzat Oğuzhan Asiltürk olması mıydı?

FETÖ’cü Faruk Arslan Kimlerin Soytarısıdır?

Kendisine Toronto Belediyesi’nin Sosyal Planlama Departman’ının “Ülkeye Yeni Gelen Kadınlar Merkezi” ile ortaklaşa yürüttüğü ‘Kazanım’ adlı projede Sosyal Araştırmacı sıfatı takılmış ve kısa adı MANA (Media Asembly of North America) olan Kuzey Amerika Medya Birliği Başkanı yapılmıştı... 3 yıllık GATA Sağlık Astsubay Hazırlama Okulu’ndan sonra Sağlık Astsubay Sınıf Okulu’ndan mezun olmaya 3 ay kala 1987’de ayrılmıştı. Azerbaycan Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünden uyduruk bir diploma aldırılmış ve CIA güdümünde Kanada’da Centennial College’den 2008’de ‘Sosyal Toplumcu’ diploması ayarlanmıştı.

Faruk Arslan, Azerbaycan Zaman Gazetesi’nde çalışmış, CHA Azerbaycan temsilciliği yapmış, 2000-2001’de Kanada Zaman gazetesi temsilciliği görevine atanmıştı. Yazıları ve kriptoları sonunda hepsi fos çıkan Balyoz ve Ergenekon davalarının sahte delillerine dayanarak yapılmıştı. 2008’den itibaren Esra Coşkun müstear adıyla Canadatürk gazetesinde ‘hayali bayan köşe yazarlığı’ yapması, yoldaşı Tuncay Güney gibi nasıl bir ruh sefaletine ve kancıklık psikolojisine sahip olduğunun kanıtıydı.

Eylül 2012’den beri Toronto’da devlet okulu, İngiliz Mason locaları protokollü ve CIA kontrollü Lyon William McKenzei College Institute’de gönüllü görev almıştı. Hem Kanada hem Türkiye vatandaşı olarak Toronto’da yaşayan ve Ankara Başsavcılığının ifadesiyle “Fetullahçı Terör Yapılanması” olan Cemaat’in (yani CIAmaatın) Kanada kanadının en etkili elemanlarından sayılan Faruk Arslan’ın CIA ve MOSSAD bağlantıları Rusya ve Azerbaycan yetkililerince açıklananlar arasındaydı. İşte böyle bir adamın Ahmet Akgül’den ve Milli Çözüm’den gıcık alması ve iftira atması doğal karşılanmalıydı.

Öyle profili düşük diye ahmak, şizofren, edepsiz ve ayarsız gözüktüğüne bakmayın. Bu algılanılması istenen profil. Twitter’da Gülen örgütünün en azılı militanı ve Cemaatin safsata üretme merkezi gibi ünvanları var Faruk Arslan’ın… Müslümanlara tesettür, ibadet gibi konular üzerinden iftiralar atarken kendisi 2012 yılında bir teknede köpük partilerinde görüntülenmişti… “Gay” meselesi var birde çok ciddi… Çünkü örgütü için öyle fedakârlıklar yaptı ki, yeri geldi “hizmet” için gay oldu. Nelerini feda etti ama yine de yaranamadı! Normal sıradan bir müptezelin yapacağı işler değil bunlar. Dahası Karabağ, Çeçenistan ve Abhazya savaşlarını yakından takip edip Hazar’ın enerji rezervleri ile ilgili 3 binden fazla haber ve makalesi Türk ve yabancı basında yayımlandıysa akla CIA’nın Avrasya politikalarında kullanmasından başka bir şey gelmiyor. Zaten dikkatli dinlerseniz vurgu yaptığı 3 önemli husustan birisi “Avrasya ekseni kayıyor” cümlesidir.

NOT: CIA maşası ve FETO uşağı Faruk Arslan gibilerin, AKP ile SP’yi barıştırıp karıştırmayı hedefleyen Erdoğan-Oğuzhan buluşmasını haklı gerekçe ve endişelerle tenkit eden Ahmet Akgül Üstadımıza sataşmaları, aslında Siyonist odakların niyetini ve şeytani projesini de açığa vurmaktaydı. Normalde, şayet AKP iktidarını beğenmiyorlarsa, bu yazımızı tebrik ve takdir etmeleri lazımdı!

     

     -ŞİİR-

      

Konuşurken kendisiyle, çelişen müptezel

Gözleri şaşı kalmış, dağılmış diferansiyel

Siması FETO hocası, kendisi çok fonksiyonel

Ahmak ayarsız CIA’cı, sert kayaya çarpmıştı

Biz başına vururuz, kıçından ses çıkmıştı…

      

Uyuz kuduz tazılar, hep Akgül’e havlarken

Tarihte rastlanmış mı, çakal arslan avlarken

Siyonist şeytanları, şarlatanı tavlarken

Oğuzhan’ı yazarız, Haçından ses çıkmıştı

Biz başına vururuz, kıçından ses çıkmıştı…

      

Masoncuklar zırlasın, hedef aldık siyonu

Şeytan yerine hırlar, bak şarlatan piyonu

İt ürür kervan yürür, durdurmaz şampiyonu

Vatanperver mert olur, kancıktan ses çıkmıştı

Biz başına vururuz, kıçından ses çıkmıştı…

      

Ahmak alçak odur ki, kendi kuyusun eşer

Yükseklere tüküren, balgam yüzüne düşer

Şükür Milli Çözüm var, nifak çıbanın deşer

Soysuz sütübozukun, hıncından ses çıkmıştı

Biz başına vururuz, kıçından ses çıkmıştı…

      

Ne isterler Akgül’den, bu hayâsız takımı

Gıcık alır Kur’an’dan, bu mayasız takımı

Yorulmaz anırmaktan, bu ayarsız takımı

Yarası var gocunur, suçundan ses çıkmıştı

Biz başına vururuz, kıçından ses çıkmıştı…

        

Ne utanmak biliyor, ve ne de uslanıyor

Ağzı lağım kusuyor, lanetle ıslanıyor

Bu zırto yellenmeyi, hava attım sanıyor

Yıllanmış küfür küpü, fıçından ses çıkmıştı

Biz başına vururuz, kıçından ses çıkmıştı…

      

Makale Paylaşım Sayısı: 455

YABANCI DİLDE KİTAPLARIMIZ

SON YORUMLAR