ARAMA

SAYILARIMIZ

Toplam Ziyaretçilerimiz

mod_vvisit_counterBugün3338
mod_vvisit_counterDün5694
mod_vvisit_counterBu Hafta30817
mod_vvisit_counterGeçen hafta38986
mod_vvisit_counterBu Ay101000
mod_vvisit_counterGeçen Ay149785
mod_vvisit_counterŞu Ana Kadar17025140

IP'niz: 3.239.233.139
Bugün: 16 Oca 2021

Bu Ana Kadar Okunan

Sayfa Gösterimi : 12270741

YENİ ÇIKAN KİTAPLAR

AA 150X
KT 150X
IY 150X
EIA 150X
 ADIL DUZEN 150x
erbakan devrimi 15b 160
 
bizim ataturk 17b 160
 
hilalhac
 
baskan160
 
siyaset strj 160
 
sistem tahlili 160
 
 darbe 160
 
 
 

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

 

 

Reklam
Reklam

HAKİKATİ GÖREN GELSİN (ŞİİR)

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 34
ZayıfMükemmel 

 

HAKİKATİ GÖREN GELSİN

        

KADRİYE DAYI’NIN RÜYASI - 13.11.2020 - İSTANBUL

Rüyamda; büyük ve çok kalabalık bir salonda açık oturum masaları şeklinde iki masa kurulmuştu. Masanın birinde Oğuzhan Asiltürk, Recai Kutan ve onlarla birlikte birkaç kişi daha oturuyordu. Diğer masada da Erbakan Hocamız ile beraber bazı kişiler de bulunuyordu. Fakat onların kim olduğunu bilmiyorum. Ben Erbakan Hocamızı görünce hemen O’nun masasının yanına gidiyorum. Salonda erkekler daha çoktu. Fatih Erbakan da bu masaların karşı tarafında duruyordu. Ama Oğuzhan’a ve Erbakan Hocamıza yanaşmayıp tarafsız gibi davranıyordu. Oğuzhan Asiltürk ve Erbakan Hocamız birçok konuda tartışarak konuşuyorlardı. Erbakan Hocamız: “Her şeyin belgesi var!” deyip bazı dosyaları gösteriyordu. D-8 ve İslam Birliği ile ilgili olan en önemli konuda Erbakan Hocamız: “Bu oluşumu Biz kurduk. Devamlılığını da Ben sağlayacağım. Hayata yeniden geçirip, dünya üzerindeki bütün haksızlıklara son vereceğim!” diyordu. Oğuzhan Asiltürk ise: “Hiçbir şey yapamazsın artık. D-8 senin değil. Onu biz ele geçirdik. Hiçbir şey ispat edemezsin.” deyip bir dosya gösterdi ve: “Her şey bu belge ile bize geçti. Artık senin adın D-8'de yok.” deyince, Hocamız üzülerek yanındakilere baktı. Anlaşılan birileri bu belgenin Oğuzhan Asiltürk'ün eline geçmesini sağlamıştı. Ben ise: “Bunu nasıl yaparlar?” diye bu duruma çok üzülüyorum. O arada Fatih Erbakan da; “Bakalım kim galip gelecek?” diye karşıdan sadece izliyordu. Oğuzhan Asiltürk bu yaptığından hiç pişman ve üzgün olmadı. Hatta, Hocamızı bu durumda görmek yanındakileri de memnun etmiş durumdaydı! O arada ben: “Ne güzel, Hocamız gelmiş. Gelin destek olalım. Bu sıkıntılardan, bu hastalıklardan kurtulalım!” diyorum. Ama kimse duymak istemiyor. O esnada uyanıyorum.

Te’vili: Elazığlı Hafız Cuma (Duman) Efendi’nin ekibinden olan ve onlarla birlikte Yeni Refah’a katılan bu kardeşimiz, bu parti yetkililerinin istismar ve suiistimallerine şahit olunca ayrılan samimi ve seviyeli birisidir. Bu rüya kendisinin Hak ve hayır üzere bulunduğuna, Oğuzhan’la Yeni Refahçıların, Milli Görüş’ün samimi ve gerçek takipçisi olmadıklarına işarettir. Erbakan Hocamızın kutlu davasına ve manevi mirasına sahip çıkan sadıkların eliyle Adil Düzen inkılabının tamamlanıp yaşanacağına da bir müjdedir. En doğrusunu Allah bilir.

          

NEVZAT GÜNDÜZ’ÜN RÜYASI - 14.11.2020 - GEBZE

Rüyamda; Muhterem Ahmet Akgül Hocamız ile birlikte, Kâbe’de oluyoruz. Kâbe’de bizden başka kimse yoktu. Muhterem Ahmet Akgül Hocamız Makam-ı İbrahim’e yakın bir yerde, yuvarlak ve bir metre yüksekliğindeki taşın üzerine çıkmış, bembeyaz elbiseler giyinmiş vaziyette, Mevlâna gibi dönerek zikrediyordu. Ben ise Kâbe’yi tavaf ediyorum. Birinci tavafımı (ve 7 şavtımı), Peygamber Efendimiz için yapıyorum. İkinci tavafımı Aziz Erbakan Hocamız için, sonra Üstadımız Ahmet Akgül Hocamız, ardından Milli Çözüm Ekibi ve önem verdiğim diğer kişi ve yakınlarım için ayrı ayrı tavaf yapıyorum. Derken tavaflarımı bitirip Ahmet Akgül Hocamızın yanına gidiyorum. Hocamız da zikrini bitirmiş, bana: “Nevzat, birkaç saat, kaldığınız otelde dinlenin, sonrasında (bir yer ismi söylediler ama yerin ismini hatırlayamadım) görüşelim!” diyor. Ve öylece uyanıyorum.

Te’vili: Beytullah’ı tavaf; Hz. Peygamberimizin ve O’nun gerçek varislerinin yanında ve yolunda olmaya işarettir. Bu rüya, İslam’ın adalet devrinde ve dünya hâkimiyetinde, Adil Düzen’in önemli bir yardımcısı olmanın da müjdesidir. Kâbe’de Makam-ı İbrahim’de zikredip dönmek ise, her türlü tehlikeden ve şeytani dürtülerden emin olarak, ülkede ve yeryüzünde Kur’anî hükümlerin uygulayacağına ve sadece Allah’ın rızasını ve insanların temel haklarını gözetip koruyacağına alâmettir. En doğrusunu Allah bilir.

          

HAKİKATİ GÖREN GELSİN

         

Haydi dostum, gidiyoruz

Hakikati, gören gelsin…

Sadıklara, gel diyoruz

Zora göğüs, geren gelsin…

        

Tırnağıyla, tohum ekip

Göz yaşıyla, fidan dikip

Dava için, cefa çekip

Kalpte sefa, süren gelsin…

      

Gönlü yaslı, yüzü gülen

Riya kibir, kalpten silen

Her nimeti, Rabden bilen

Hep nefsini, yeren gelsin…

      

İlahi aşk, ile dolup

Vuslat arzusuyla solup

Dost kapıda, Kıtmir olup

Azgınlara, üren gelsin…

      

Kesrette vahdeti bulan

Zahmette rahmeti bulan

Hazreti Ahmed’i bulan

Ayağa yüz, süren gelsin…

      

Can bağışlayıp Canana

Cihatla varan Cinana

Zafer yolunda zindana

Cesaretle, giren gelsin…

      

Akıl vicdan, Furkan ile

Bilim tarih, ferman ile

İlmik ilmik, Kur’an ile

Adil Düzen, ören gelsin…

      

Daim döküp, yaş terini

Aşıp derdi, beterini

Siyonizm’in, defterini

Hedefleyip, düren gelsin…

        

Herkes kuyumuzu eşse

Vurup karnımızı deşse

Cennet bir selama düşse

Bize selam, veren gelsin…

      

Erbakanca, mertçe metin

Hayra rehber, şerre çetin

Has kul olmaksa niyetin

Haydi cenge, giren gelsin…

      

Karnı aç, ama gözü tok

Gaye rıza, gayreti çok

Haine zalime yer yok

Gönülde gül, deren gelsin…

      

Milli Çözüm, bir ocaktır

Şefkatle saran kucaktır

Aşkın aşı, hep sıcaktır

Hoş tadına, eren gelsin…

        

Makale Paylaşım Sayısı: 224

YABANCI DİLDE KİTAPLARIMIZ

SON YORUMLAR