ARAMA

Toplam Ziyaretçilerimiz

mod_vvisit_counterBugün459
mod_vvisit_counterDün4675
mod_vvisit_counterBu Hafta15640
mod_vvisit_counterGeçen hafta38327
mod_vvisit_counterBu Ay119196
mod_vvisit_counterGeçen Ay149785
mod_vvisit_counterŞu Ana Kadar17043336

IP'niz: 3.232.96.22
Bugün: 19 Oca 2021

Bu Ana Kadar Okunan

Sayfa Gösterimi : 12278423

YENİ ÇIKAN KİTAPLAR

AA 150X
KT 150X
IY 150X
EIA 150X
 ADIL DUZEN 150x
erbakan devrimi 15b 160
 
bizim ataturk 17b 160
 
hilalhac
 
baskan160
 
siyaset strj 160
 
sistem tahlili 160
 
 darbe 160
 
 
 

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

 

 

Reklam
Reklam

YENİ BİR DÜNYANIN, DOĞUM SANCILARI

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfMükemmel 

 

Erbakan Hoca 3 Eylül 2004 Cuma Sohbetinde:

"Dünyayı gizlice ele geçiren ve insafsız bir sömürü düzeni kurup, bütün ülkeleri sindiren Siyonist yapılanmanın ve Amerika'nın; bu vahşi ve şeytani zorbalığa karşı çıkan herkesi susturmaya çalıştığını" söyledi...

"Türkiye ile çok yönlü ilişkiler geliştirmek isteyen Rusya'yı da...

Çin'le ve Türkiye ile olumlu münasebetler kuran Pakistan'ı da...

Çin'e başkaldırması ve sorun çıkarması için Tayvan'ı da karıştıranların hep bu Siyonist ve emperyalist merkezler olduğunu" özellikle dikkat çekti...

 

"Rusya'ya karşı Çeçenistan yarasını sürekli kaşıyan... Hindistan'la Pakistan'ı vuruşturmak için Keşmir sorununu karıştıran... Çin'le Türkiye'nin ve İslam ülkelerinin arasını bozmak için, Doğu Türkistan problemini kışkırtan bu "dış güç"lerin oyunlarına gelinmemesi" gerektiğini ifade etti...

"Bunun için de: Öncelikle Türkiye, Rusya, Çin, Pakistan ve Hindistan gibi ülkelerin, Çeçenistan, Keşmir ve Doğu Türkistan sorunlarına samimiyet ve adalet içinde barışçıl ve insancıl çözümler üretmelerinin ve dış güçlere karşı birlikte hareket etmelerinin önemini" dile getirdi...

"Bu Siyonist ve Emperyalist vahşilerin; sadece "güç"ten anladığını... Yoksa bunları kınamakla veya insan haklarını hatırlatmakla hiçbir neticenin alınamayacağını" belirtti...

Bakınız, Putin'in Türkiye'ye gelişi yaklaştıkça, Rusya'da terör tırmandırıldı. Önce yolcu uçakları düşürüldü, ardından Moskova'da bir metroda bomba yerleştirilmiş araçlar patlatıldı, son olarak da Kuzey Osetya'da okul basılarak çok sayıda çocuk rehin alındı. Ve ilk kez gerçekleşecek olan bir Rus liderinin Türkiye ziyareti ertelendi. Rusya'da terörün tırmanışı ile bu ziyaret arasında bağlantı kurmamıza yol açan birçok parametre var.

Kim, neden rahatsız?

ABD, 11 Eylül'ü bahane ederek Kafkasya ve Orta Asya'ya yerleşti. Askeri üsler elde etti. Bu bölgelerde stratejik dengeleri değiştirdi. Rusya'nın etkinliğini azaltacak planları uygulamaya koydu. Karadeniz'e çıkış hatlarını tıkama, enerji ve ekonomik hatlarını kesme anlamına gelecek bu adımlara karşı Rusya, Avrasyacılık ekseninde bölgesel politikalara yöneldi. Çin ve Japonya ile diplomasi trafiği hızlandı. Son olarak da Almanya ve Fransa liderleri Soçi'de Putin ile görüştü. Ve ardından Putin'in Türkiye ziyareti gündeme geldi.

Türkiye ile Rusya arasında enerji, ticaret ve diğer alanlarda işbirliğinin bölgesel dengelerde yaratacağı etkiler bazı ülke ve güçleri rahatsız etti.

Türk cumhuriyetlerinin hemen hepsi iki ülke arasında gidip geliyor. Bu ülkeler Rusya ile ilişkilerini geliştirirken Türkiye'yi küstürmek istemiyorlar. Ya da tersi. İkilemler yaşıyorlar. İki ülke arasında ilişkilerin gelişmesiyle Türk cumhuriyetlerinin daha rahat hareket edecek olması bazı güçleri rahatsız etmektedir.

NATO bağlamında geliştirilen Karadeniz planlarından Rusya kadar Türkiye de rahatsızdır. Bu iki ülkenin talepleri büyük ölçüde örtüşmektedir. Bu da başka bir rahatsızlık kaynağıdır.

Öte yandan Türkiye-Rusya ilişkilerinin gelişmesi, Kafkasya'da Rusya karşıtı hareketlerin de işine gelmemektedir.

Bunlara ek olarak, Rusya'yı kısa sürede toparlayan Putin'in uluslararası politikada öne çıkması, başta ABD ve İsrail olmak üzere bazı ülkeleri rahatsız etmektedir.

Kaybeden Çeçenler!

Rusya, 1991'den sonra bugün karşı karşıya kaldığı etnik ayrılıkçılık ve terörü tetikleyecek politikalara başvurdu. Bir anlamda bugün terörün kök salmasına zemin yarattı. Şimdi ektiğini biçiyor! ABD de bölgede etkinlik kurmak için Rusya gibi etnik sorunlar üzerinden oyun oynuyor. Ve bugün yaşananlar iki gücün Kafkasya oyununun bir sonucu.

Günümüzde krizler, uluslararası müdahaleyi meşrulaştırıcı işlev görüyor. Uluslararası örgütler üzerinde etkinliğe sahip ABD'nin adım adım Kafkasya'ya yerleşmesinin kapısını açıyor.

Kuzey Osetya'nın eylem alanı seçilmesi de tesadüf değil. Kafkasya'da müdahaleleri yapan Rus askerlerinin üsleri bu bölgededir. Kuzey Osetya'nın Çeçenler için hedef bölge olması, provokasyonlara zemin yaratmıştır.

Terör, Kafkasya'da yaygınlaştırıldıkça, bölgedeki toplulukların birbirine düşmanlığı körüklenecektir. Ve Rusya'nın anti-terör görüntüsündeki harekâtları meşrulaşacaktır.[1]

Bu arada; Amerika'nın terör bahanesiyle Afganistan işgaline ve Irak vahşetine taşeronluk yapan T. Erdoğan'ın: Rusya'nın "Teröristler nerede olsa vuracağız" açıklamasına karşı; "Teröre karşı "ben" yerine "biz" düşüncesiyle hareket edilmelidir. Terör Pentagonu bile vurabilmektedir." Şeklinde, dolaylı olarak Rusya'ya "ağır ol" mesajı vermesi; hangi safta yer aldığını ve kimlerin hesabına böyle davrandığını da ortaya koyması bakımından, anlamlıdır.

Evet, maalesef 600 kadar masum ve mazlum insanın ölümü, yüzlerce  kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan Rusya'daki Kuzey Osetya baskınına Çeçenler yanında 10 kadar Arab asıllı militanın da katılmış olduğunun ortaya çıkması, bu olayların El Kaide tarafından tertiplendiğinin gösterilmeye çalışıldığının bir işaretidir. Oysa El Kaide'nin Amerika'nın, CIA ve MOSSAD'ın bir paravan terör adresi olduğu artık herkesçe bilinmektedir...

ABD emperyalizmine ve Siyonist tekelleşmesine karşı, yeni ve adil bir dünya kurmayı... Ve İslam âlemiyle komşularını kucaklaştırmayı hedefleyen hayırlı girişim ve gelişmeleri kösteklemek ve Siyonizm'e karşı Fransa, Almanya, Türkiye ve İslam ülkeleriyle işbirliğine yönelen Putin'i körletmek ve devirmek isteyen hain güçlerin bu fesatlıklarını bilmemiz ve bozmamız gerekir...

Ve bu konuda öncülüğün Türkiye'den beklenmesi doğaldır. Çünkü karıştırılan Balkanlar, Kafkaslar ve Ortadoğu'nun, hepsi Osmanlı topraklarıdır ve bizim komşularımız, soydaşlarımız ve dindaşlarımızdır... Ama elbette AKP gibi zavallı bir zihniyetle bu atılımın başlatılması ve başarılması imkânsızdır. Öyle ise önce Türkiye'nin bu sistem ve siyasetten kurtulması; Milli haysiyetli ve hamiyetli bir yönetime kavuşturulması lazımdır...

Rusya'nın eski Ankara Büyükelçisi ve şu andaki Dışişleri Bakan Yardımcısı olan ve Erbakan Hoca'dan Adil Düzen seminerleri alan Albert Çernişev'in: "bu okul baskını olayının, Putin'in Türkiye ziyaretini engellemek isteyen çevrelerce tertiplendiğini" söylemesi oldukça ciddi ve cesaretli bir açıklamadır.

Güvenilir kaynakların: "Putin'in bu rehine krizini, anlaşma ve uzlaşma yoluyla çözmek istediğini, ancak bazı kiralık ve hain general ve polis şeflerinin, hükümetten habersiz olarak bu kanlı eyleme giriştikleri" yolundaki haberleri de oldukça önemli bir ayrıntıdır... Ve Putin'in İçişleri Bakanı yaptığı, Müslüman asıllı generalin açıklaması da bu doğrultudadır...

Her şeye rağmen:

  • Putin'in Türkiye ziyareti, şimdilik ertelense de, ilk fırsatta mutlaka gerçekleşecektir.
  • Aslında bu tür ziyaretler "görsel ve törensel" bir önem taşımaktadır. Çünkü her iki ülkenin "Milli derin devletleri" arasındaki iletişim ve işbirliği zaten sürdürülmektedir.
  • Bu tarihi yakınlaşma ve yardımlaşma, sadece bu iki ülkenin değil, tüm insanlık âleminin geleceğini ve güvenliğini ilgilendiren, talihli bir gelişmedir...
  • Türkiye ve Rusya'nın stratejik bir ittifak oluşturması; Fransa ve Almanya'nın da bu oluşuma katılması... Çin, Hindistan, Venezüella ve Brezilya'nın da D-8 lerle kucaklaşması, tarihin gidişini değiştirecek ve tek kutuplu Siyonist sömürü saltanatını sona erdirecektir... Putin'in M. Ali Birand'a: "Tek kutuplu dünyada değiliz. Çok kutuplu bir dünyaya doğru gidiliyor. Biz, Türkiye ile komşuyuz ve ortak çıkarlarımız çok... Gücümüzü birleştirirsek karlı çıkarız."[2] Sözleri oldukça önemlidir.

Rusya'daki son olaylara Prof. Manisalı'dan ilginç yorum:

Emperyalist oyun

Rusya'da gerçekleşen okul baskınından sonra ortaya çıkan vahşet fotoğrafları tüm dünyada yürekleri sızlatırken bir taraftan da olayın nedenleri ve arka planı tartışılıyor. İstanbul Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi ve Strateji Uzmanı Prof. Dr. Erol Manisalı, şu anda sineklerle uğraşıldığını kimsenin bataklığı görmek istemediğini söyledi.

Medyanın halkı yanlış yönlendirmesi ile gerçeklerin gizlenmeye çalışıldığını belirten Manisalı, "Bu olay sadece Çeçen davası ile sınırlı basit bir eylem değildir. Bu eylemin arkasında, Türkiye, İran ve Rusya gibi bölge ülkelerinin işbirliğinden korkan emperyalist ülkeler var. Tüm dünyayı sömüren ABD ve İngiltere gibi ülkeler, Rusya Devlet Başkanı Vilademir Putin'in Türkiye ziyaretini engellemek için Çeçen kartını oynadılar ve ziyareti engellediler. Benzer bir olay, 14 Ocak 2001'de gerçekleşti. Rusya Genelkurmay Başkanı ile Türk Genelkurmay Başkanı Ecevit Hükümeti zamanında çerçeve anlaşması yaptılar. Ankara ile Moskova tam bir stratejik anlaşma yapmak üzereydi ve bu anlaşma çerçevesinde Putin'in Türkiye'yi ziyaret etmesi planlanıyordu. Ancak bu ziyaretin de gerçekleşmesine izin vermediler ve Bülent Ecevit hükümetini düşürdüler. Yani Putin'in bu dönemde yapmayı planladığı ziyaret, Kemal Derviş, Hüsamettin Özkan ve İsmail Cem üçlüsünün hükümeti düşürmesiyle engellendi." dedi.

Eylemin zamanlamasına dikkat:

Rusya'da gerçekleşen son eylemin de Putin'in ziyareti öncesine denk gelmesinin tesadüf olmadığına dikkat çeken Manisalı, "Çeçenlerin isminin kullanılarak yapıldığına inandığım bu eylem de; Türk-Rus ilişkilerini önlemeye yönelik bir eylemdir. Ben bu eylemin arkasında ABD'nin olduğuna inanıyorum. Dedi. Erol Manisalı, Rusya'da gerçekleşen baskın olayının tüm dünyayı sömürmek isteyen emperyalist güçlerin kullandığı kartlardan sadece bir tanesi olduğunu belirterek, "Dünyada bu olayın benzerleri vardır. ABD ve İngiltere, sömürülerini devam ettirebilmek için Çin'e karşı Uygurları, Türkiye'ye karşı Kürtler'i, Rusya'ya karşı Çeçenler'i, Yine İran'a karşı Azerileri kullanmaya çalışmaktadır. Küresel emperyalistlerin en fazla korktuğu şey bölgesel işbirlikleridir. Çin'in, Hindistan'ın, Rusya'nın, İran'ın ve Türkiye'nin her zaman bölgelerinde yalnız kalması istenmektedir. Bu ülkeleri yıpratmak, yumuşatmak ve hareketsiz bırakmak için de etnik ve dini ayrımcılık körükleniyor. Bu sayede, emperyalist ülkelerin şirketleri bu bölgelerde istedikleri gibi at koşturuyor, bölge ülkelerini istedikleri gibi sömürüyorlar" diye konuşarak, Rusya'daki olayın perde arkasını anlattı.

Yeni düşmanları İslam:

ABD ve İngiltere'nin soğuk savaştan sonra düşmansız kaldıklarını ve kendilerine yeni bir düşman aradıklarının altını çizen Manisalı, "Bu yeni düşman belirlenmiştir. Bugün dünya nüfusunun önemli bir oranını teşkil eden Müslümanlar düşman seçilmiştir. ABD bugün bu konuda 2 yöntem izlemektedir. Müslümanlara ‘ya radikal İslamcı olup, benim düşmanım olacaksın yani komünizmin yerini sen alacaksın. Ya da, benim uzantım olacaksın ve bana hizmet edeceksin' diyor." şeklinde konuştu.

Kuzey Osetya'nın başkenti Beslan'da okul baskını eyleminden sonra ortaya çıkan vahşet görüntüleri tüm dünyada şok etkisi yaptı. Rus güvenlik güçlerinin beceriksizce ve acemice gerçekleştirdiği operasyonda çoğu çocuk 600 civarında kişi ölmüş ve 447 kişi de yaralanmıştı.[3]

AB'ye Karşı Avrasya Seçeneği

Avrasya Ekonomi Zirvesi'nin yedincisi İstanbul'da yapıldı... Zirvede konuşan Rusya Federasyonu Büyükelçisi Albert Çernişev, Avrasya bölgesinin önemine işaret ederek, "burası çok özel bir toprak parçasıdır" dedi.

Türkiye'nin, Avrupa Birliği'ne üyeliği, tek seçenek olarak görmesini eleştiren Çernişev, konuşmasında şu önemli tespitte bulundu:

 ‘'Biz Avrupa'da yaşamıyoruz, Avrasyalı olduğumuzu bilmek durumundayız. Avrupa hiçbir zaman bizim adımıza çalışmaz. Kimse bize bedava ekmek vermez, bunu kabul etmemiz lazım. Bölgemiz Avrasya ve bizler Avrasya'da yaşıyoruz. Dolayısıyla Avrasya'yı güzelleştirmeliyiz. Ve birbirimizle iyi geçinmeliyiz. Avrupa'ya gidip oraya yerleşemeyeceğimizi kabul etmeliyiz. Ama elbette Avrupa'yla da işbirliği içinde de olmalıyız ve iyi ilişkiler geliştirmeliyiz.''

Çernişev'in şu sözleri ise, AB'ye girmek için topraklarını bile satışa çıkartanların kulaklarına küpe olacak nitelikte:

 ‘'Kendimizi hiçbir zaman dilenci pozisyonuna koymamalıyız ve Avrupa'ya girmek adına bunu yapmamalıyız. Avrupa şunu bilmeli ki biz onların kapısında dilenen kişiler değiliz. Bu kompleksten kurtulmalıyız.''

Yani Avrupa Birliği asla tek seçenek değil!

İşte yanı başımızda koskoca Avrasya var...

 Rusya, Ukrayna, Belarus ve Kazakistan'ın oluşturduğu Avrasya Ekonomik İşbirliği fikri hızla gelişiyor. Çernişev'in verdiği bilgiye göre, Hindistan ve Çin de bu birliğe katılmak istiyor...

Albert Çernişev, Avrasya Ekonomik İşbirliği'ne katılan söz konusu ülkelerin, AB modeline benzer bir modelin çekirdek ülkeleri olduğunu söylüyor.. Çernişev, "ama bu oluşumun ortaya çıkması AB gibi 40 yıl sürmeyecek, daha çabuk olacak'' diyor...

Avrasya, Türkiye için çok önemli bir seçenektir. Bu seçeneğin getirdiği imkânlar görülmeli ve fırsatlar değerlendirilmelidir...

Emekli Orgeneral Tuncer Kılınç'ın da dikkat çektiği gibi Türkiye, Rusya, Çin ve İran ile işbirliği yaparak, Amerika'nın bölgedeki saldırgan politikalarına engel olabilir...

Türkiye, Avrasya ülkeleri ile ileriye dönük, ekonomik, sosyal ve siyasal anlaşmalar yapabilir. Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında bölgenin tümünü hegemonyası altına almak isteyen Amerika'ya karşı, Avrasya ülkeleriyle "bölgesel bir güç" oluşturulabilir...

Avrasya, Türkiye için stratejik öneme sahip bir bölgedir ve Türkiye uygulayacağı akılcı politikalarla bölgenin liderliğini yapabilir.

Zaten Türkiye'nin bu gücünü bilenler, Rusya ile Türkiye arasındaki ilişkilerin gelişmemesi ve Avrasya seçeneğinin gündeme gelmemesi için masum çocukları bile terör canavarına kurban edebiliyorlar!..

Rusya'daki son rehine alma olayı, Avrasya seçeneğini dinamitlemekten başka nedir ki!..[4]

Ancak, çoluk çocuktan, çağı değiştirecek çığırlar açması beklenemez... Köle ruhlu kiralık insanlarla köklü devrimler gerçekleşemez... Geleceğimiz ve güvenliğimiz; gününü gün eden ve gönül eğlendiren gafillerin insafına ve iktidarına terk edilemez!..



[1] Y.Gökalp Yıldız 4 Eylül 2004 Akşam

[2] 01 10 2004 / Milliyet

[3] 07 09 2004 / Milli Gazete / Haberler

[4] 06 09 2004 / Milli Gazete / Dr. Abdullah Özkan.


Bu yazarin diger makaleleri

Siyonist Senaryoda; DİNDARLIK ROLÜ OYNANMASI
  Maalesef bütün dünya bir Siyonist tiyatrosuna çevrilmiş durumdadır. Bu zulüm...
Devami
Hakan Albayrak'ın Kafa karışıklığı ve HAÇLI İSLAMCILARIN MUSTAFA KEMAL GICIKLIĞI
15 yıldır her türlü fırsat, imkân ve iktidar ellerinde olmasına...
Devami
RESMİ DİLİMİZ TÜRKÇEYİ DOĞRU VE GÜZEL KONUŞMAK
Dil; duygu ve düşüncelerimizi, bilgi ve becerilerimizi, ümit ve hayallerimizi,...
Devami
AKP ile Cemaat Kapışması mı, Yoksa; ABD’NİN HACİVAT’LA KARAGÖZ KUKLASI MI?
  “Karagöz’le Hacivat” kukla oyununa ilk defa giden çocuklar, perde arkasındaki...
Devami
PKK’YI AZDIRAN DA, AKP İKTİDARINI HAZIRLAYAN DA; 28 ŞUBATTIR!
Biri Ulusalcı, biri İslamcı: Yahudi damatlıyla, Yahudi madalyalı! Başbakanlığı döneminde; tüm...
Devami
ERBAKAN HOCA’YA GÖRE:TÜRKİYE’DEKİ İNSİ ŞEYTANLAR VE ŞAKİRTLERİ!
 “Türkiye’de tehlikeli 3 şeytan bulunuyor” Yıllar önce bir Hac dönemiydi. Sıra,...
Devami

Makale Paylaşım Sayısı: 4870

Yorum ekle

Yazdığınız her yorumla birlikte IP adresinizin kayıt edildiğini ve Türkiye Cumhuriyeti hukuk kurallarına aykırı, iftira ve genel ahlaka aykırı tarzda yorumlarınızdan hukuken ve vicdanen sorumlu tutulacağınızı tekrar hatırlatırız...


Güvenlik kodu
Yenile

YABANCI DİLDE KİTAPLARIMIZ

SON YORUMLAR