Get Adobe Flash player

ARAMA

Toplam Ziyaretçilerimiz

mod_vvisit_counterBugün1335
mod_vvisit_counterDün9526
mod_vvisit_counterBu Hafta20738
mod_vvisit_counterGeçen hafta28588
mod_vvisit_counterBu Ay10861
mod_vvisit_counterGeçen Ay136380
mod_vvisit_counterŞu Ana Kadar16785216

IP'niz: 3.219.31.204
Bugün: 02 Ara 2020

Bu Ana Kadar Okunan

Sayfa Gösterimi : 12194182

YENİ ÇIKAN KİTAPLAR

AA 150X
KT 150X
IY 150X
EIA 150X
 ADIL DUZEN 150x
erbakan devrimi 15b 160
 
bizim ataturk 17b 160
 
hilalhac
 
baskan160
 
siyaset strj 160
 
sistem tahlili 160
 
 darbe 160
 
 
 

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

 

 

Reklam
Reklam

Ey ABD'ye İktida Eden AKP İktidarı, DUYDUK DUYMADIK DEMEYİN!..

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 4
ZayıfMükemmel 

 

Ey ABD'ye iktida eden AKP iktidarı ve yalakaları Duyduk, Duymadık Demeyin!...

AKP'yi Milli Görüşten Koparıp iktidara taşıyanlar ve yeterince kullanıp yıpratanlar, şimdi sömürü arabasının atlarını değiştirmeye hazırlanıyor... Bunun için gereçler üretiliyor, ortam oluşturuluyor... Ama iktidar sarhoşları, ne kendi başlarına örülen çorabı, ne de ülkemizin sürüklendiği girdabı, hala anlamıyor... İşte yazılanlar:

Ne yaptığının ve nereye gittiğinin, -en iyimser hatta ‘saf' yaklaşımla- bunun yanında ülkeyi de nereye sürüklediğinin farkında olmayan iktidar, değişik uyarılara; hatta haddini ve kastını aşan açıklamalara rağmen uyanmıyor, aklını başına devşirmiyor. Ortalığı bulandırmak için var gücü ile çalışan ‘her şeyi bilen' ekşimiş ve eskimiş kel kişinin hareketliliği bile, bunları ve vekillerini uyandırmaya yetmiyor. Bu sessizlik hiç de hayra alamet değil. Ülke hızla, ilan edilmemiş bir sıkıyönetime ve ‘ara rejime' sürükleniyor!..

 

Ağzı Olan Konuşuyor

Ülkemizde zaman zaman ‘zihni sinir' projeleri gündeme gelir. Bunlardan birini geçmişte ERDEMİR ve TELEKOM'un özelleştirilmesi konusunda Ağrı Milletvekili Mehmet Melik ÖZMEN yapmıştı. Bu kuruluşların ‘askere-Milli Savunma Bakanlığı'na satılması'nı önerdi. Acaba ÖZMEN, TÜPRAŞ'ın özelleştirilmesi çalışmalarında askeri ‘yardımlaşma kurumu' adı altında faaliyet gösteren bir kurumun kiminle partner olduğunu biliyor muydu? Ya da bu milletvekilimize KHODORSKY ismi bir şeyler ifade ediyor muydu? Ya da OLİGARK kelimesi... Belki de OPEN RUSSIA kuruluşu... ROTHCHILDS'ler... Sayın vekil, siz ne dediğinizin farkında mısınız?

Biz bu konuyu ve bu çalışmanın buraya geleceğini çok önceden yazmıştık...

Yasalar Ne İçindir?

Bu ülkenin yasaları sadece ‘garibanlar', ‘korumasızlar' ve "mütedeyyin insanlar" için midir? Özelleştirme Yasası'ndaki ‘Özelleştirme uygulamalarında, milli güvenlik ve kamu yararının gerektirdiği durumlarda devir yapılamaz' denmiyor mu? Ya da bu konular, her türlü ‘ayrıntı'nın konuşulduğu Milli Güvenlik Kurulu toplantılarında gündeme gelmiyor mu? Milli Güvenlik Siyaset belgeleri yoksa sadece başörtüsünü ve Kuran kursunu mu hedef ve konu alıyor? Ayıp ve yazık !...

İşin en düşündürücü tarafı ise 01 TEMMUZ 2005 tarihinde ‘iktidarın başı'na verilen ve 5 saate yakın süren Genelkurmay Brifingi'nde ERDEMİR, TÜPRAŞ, PETKİM, SEYDİŞEHİR, TELEKOM gibi konuların gündeme gelip gelmediğinin, bir türlü belli olmamasıdır. Ülkemin ‘KOZMİK' evraklarının ve bilgilerinin işportaya düştüğü son dönemlerde, bazı konulardaki bu gizli-saklı kapalılık aklı başında olanları acaba neden rahatsız etmez? Yoksa ülkede aklı başında devlet adamı da mı kalmadı?

Ne Oldu Muhteşem (!) Danışmanlara?

Nerede bu muhteşem (!) danışmanlar? Nerede bu alt kimliği ile caka satan özürlü akıl daneler? ABD'nin ve hatta daha açığı PENTAGON'un: "AKP rejimle sorunu olabilecek bir parti... AKP popülist bir parti... Türkiye'de ‘sol' silindi... Hatta bu ülkede muhalefet bile yok... Zor durumdayız, bunların yerine getirilecek bir siyasi güç dahi yok..." değerlendirmelerini duymuyorlar mı? Yoksa lepiska saçlı danışman ABD'de TAMPA Üssü civarında ‘mantar' mı arar?

İhanet Kol Geziyor, Devlet Nerede?

Şeyh Sait'in torunu Abdülmelik FIRAT'ın partisinin öncülüğünde ‘Kürt Federasyonu' için imza toplamasını bu danışmanlar ‘mutluluk' içinde mi izliyorlar? Neden kimse kalkıpta bu ‘yaratıklar'a siz kime hizmet ediyorsunuz, diye sormuyor? Bu ülkenin Cumhuriyet Savcıları nerede? Zeyno BARAN'ın babasının ‘Kürt Aydınları' uluması neden duyulmaz? Teröre destek verenlere, terörü kullanarak bir etnik ve siyasi ahlaksızlığı siyasallaştırmaya çalışanlara, "‘çocuk katili'ni uyduramadık, perde gerisindeki azmettiricileri maşayı tutan elleri verelim" diyenlere AYDIN mı denir yoksa başka bir şey mi? Bunun hesabı niye sorulmaz? Yasalar, sadece ‘akredite' olamayanlar yani kirli derin devletin gizli yasalarına uymayanlar için midir?

Gizli Ara Dönem Teklifi?

Hemen her konuda çok ciddi ve rahatsız edici gelişmeler var. Ülke hızla ‘ara rejim'e doğru sürükleniyor. Birileri devleti formatlamakla; yani dış güçlerin istediği kalıba sokmakla ve kendilerini iktidara getirenlere diyet ve rüşvet dağıtmakla, kısaca ülkeyi ‘YAĞMALATTIRMAKLA' meşgul... Bir kısım yöneticiler ve yetkililer ise ‘hava puslu, bankamatik çalışsın yeter' diyerek görevlerini yapmıyorlar ve İHANET ediyorlar... Milletin vekili olması gerekenler, iktidarın kapı kulu gibi hareket ediyorlar ve ‘el kaldır!' dendiğinde el kaldırıyorlar, ‘el indir!' denildiğinde indiriyorlar; vicdanlarını bastırıp cüzdanlarına tapıyorlar. Sorarım sizlere ey vekiller, seçim bölgelerinizde seçmenlerinizin yüzüne nasıl bakabiliyorsunuz?

Son olarak 19 TEMMUZ 2005 günü Genelkurmay İkinci Başkanı beklenen bombayı patlatıyor:

"Şimdi de alınabilecek bazı ilave tedbirler üzerinde durmak istiyorum;

- Terörizmle topyekün mücadele için yeni bir kuruluşa ihtiyaç vardır. Terörün, güvenlik, istihbarat, psikolojik harekat, sosyal, ekonomi, eğitim, boyutlarını inceleyecek, yapılacakları makro seviyede planlayacak, icracı makamlar arasında gerekli koordineyi sağlayacak, takip edecek, Başbakanlığa bağlı bir kuruluş."

Bunun adı ‘ara rejim'dir. İç güvenliğin ve dış güvenliğin tamamen Türk Silahlı Kuvvetleri'ne verilmesi, asıl yetkili ve sorumlu olan başta Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Hükümet'in devreden çıkarılması demektir.

Suriye'ye Tuzak Ve Suriye'ye Müdahaleyi Meşrulaştırma...

Amerikanın kucağındaki keramet sahibi(!), özel istihbarat birimli(!) kaçak hocaefendi ötmüştü; ‘Türkiye'de kan gövdeyi götürebilir...' Aradan 9 ay kadar geçti. Hala bir şey yok gibi(?)... Ancak, kendisine bağlı dergilerde ve gazetelerde o hala parlatılıyor, hem de yine ‘DİN' ve ‘MUKADDESAT' kılıfıyla yutturuluyor...

"LOZAN 2005'çiler, LOZAN'a gitti. Eylem güzel, ancak baş katılımcılar ‘tescilli'... Orada dümenden bir tutuklama ve ifade alma olayı gerçekleşti. Malum mamul, raftan indirildi ve ‘tozu alındı', ‘parlatıldı'..."  şeklindeki yamuk yorumlara niye hala prim veriliyor?

LONDRA'da patlatılan bombalar (!?)'dan sonra plan uygulanamadı, birileri hata yaptı ve olaylar dizisinin ucu bir türlü İran ve Suriye'ye bağlanamadı... MI5 ve MI6 ‘kav çaktı'... Masum bir Brezilyalı'yla, terörle mücadele timleri ‘eğitim yaptı', Brezilyalı ‘eğitim zayiatı' (!) oldu...

Kuşadası'nda minibüste patlayan C-4'lerle ilgili olarak İsrail Büyükelçiliği bir ‘mesaj' yayınladı, bu da herkesin dikkatinden kaçtı. Büyükelçiliğe yaptığımız; ‘bundan önce, Türkiye'deki hangi terör olaylarında İsrail Devleti ya da Büyükelçiliğiniz bu tür mesaj yayınladı' yazılı sorumuz da cevapsız kaldı.

Gazetemiz ANAYURT'un, KKTC, Dip Karpaz bölgesindeki ‘Özel Harekat Timleri'ni dile getirmesi ‘başlarına çorap örülenlerin dikkatinden kaçtı; ama o siyonist uyanıkların dikkatinden kaçamadı...

Suikastler Serisi Başlayabilir!

Bu gidişle iddia ediyoruz. Çok yakında Türkiye'de ‘dürüst', ‘tertemiz' vatansever evlatlarımıza karşı ferdi suikastlar olabilir. Bu suikastları yapanların da ucu bir şekilde ‘İRAN' ancak özellikle ‘SURİYE', olarak kamuoyuna duyurulabilir. Bu konudaki çalışmalar son günlerde çok arttı. Devletin istihbarat, iç güvenlik, dış güvenlik unsurlarını uyarıyoruz:

Bu bir ‘komplo'dur. Birinci amacı; SURİYE-İRAN ile TÜRKİYE'nin arasını bozarak; SURİYE'ye ve İRAN'a karşı KÜRESEL EŞKİYA tarafından yapılacak harekâtlarda, TÜRKİYE'yi kullanmaktır. İkinci ve bizler için çok daha önemli olan amacı ise; Türkiye'de gün geçtikçe serpilen ve yaygınlaşan Kuvayı Milliye diriliş ve derlenişini kırmak, zayıflatmak, bölmek ve parçalamaktır.

Türkiye ile KÜRESEL EŞKIYA'nın savaşını bekleyenlere, ‘atı alan Üsküdarı geçmek üzere' hatırlatmasını yapmakta fayda vardır. Savaş başlamıştır. Bu savaşta hala KÜRESEL EŞKIYA'nın yanında yer alanlara da sadece VATAN HAİNİ damgası yapıştırılır!..[1]

AKP'li bir Belediye Başkan adayının: "sokakta gezerken kendimi, iğfal edilmiş bir kadın gibi görüyorum" sözleri hala vicdanları körlenmemiş AKP'lilerin samimi bir itirafıdır.

Bütün bu uyarılara karşı, öfkelenip köpürmek ve hemen savunmaya geçmek yerine ciddi ve cesaretli bir nefis muhasebesi yapmak ve yeniden aslına dönüp tövbekar olmak lazımdır.

Malatyalı Merhum Şeyh Mehmet Efendi'nin (K.S.):

"Bir cemaatten nefsani bir kızgınlık ve öfkeyle ayrılan kimseler, zehirli yılana benzer. Bunlar dokunduğunu mahveder. Sonunda birileri de onların kafasını ezer" sözlerini hatırlatmanın tam zamanıdır. Evet, ya bu hükümet ve işbirlikçi zihniyet yıkılacak veya Türkiye parçalanacaktır.

İşte Fransız gavurunun öngörüleri:

YİRMİDEN fazla ciddî ve kaliteli kitabın yazarı, Fransız mütefekkiri (düşünürü) Jacques Attali'nin "XXI'inci Yüzyılın Lügati" (1998, Paris) adlı kitabının Türkiye maddesinde şu satırlar yazılıdır:

"TÜRKİYE: Batı ile İslâm'ın ilişkileri, bölgedeki ve dünyadaki savaş ve barış; Türkiye'nin geleceğine sıkı şekilde bağlıdır.

2030'dan önce 100 milyonu aşacak, yüzyılın sonunda 150 milyona ulaşacak bir nüfusa sahip olabilecek Türkiye, bu gidişle şu üç muhtemel (olası) geleceğe sahiptir:

  • Kabul edilirse Avrupa Birliği'ne üye olmak. Bu suretle AB, evrensel olmak için kendisine gerekli olan Müslüman boyutunu kazanmış olacaktır. Türkler bugün bu seçimden yanadır.
  • Büyük Amerikan petrol şirketlerinin hesabına, bir Orta Asya imparatorluğunun kalbi (merkezi, beyni) haline gelmek. Türkler, Avrupa yolunun kendilerine kesin olarak kapalı olduğunu anlayınca bu ikinci şık devreye girecektir.
  • Türkiye'nin üç parçaya ayrılması: Biri Avrupa'da, biri Orta Anadolu'da, biri Kürdistan'da...

Birinci seçenek Avrupa için en iyisidir.

İkincisi ABD'nin lehinedir.

Üçüncüsü, bu bölünme-parçalanma ahenkli bir şekilde olmazsa, dünyanın fosil enerji (petrol ve gaz) kaynaklarının yarısından fazlasının bulunduğu bölgede sürekli bir kaos oluşacaktır."[2]

Ancak bütün bu karanlıklar içerisinde bir de; Yeni bir Kuvay-ı Milliye şuuruyla başarılacak, köklü ve büyük bir dönüşüm güneşi de her an ufuktadır...



[1] www.anayurtgazetesi.com

[2] M.Şevket Eygi - Milli Gazete - 3 Ağustos 2005

Mehmet DENİZ -

Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız Heyecan

Bu yazarin diger makaleleri

SİYASİ FERASET
AKP'nin büyük bir kahramanlık edasıyla ülke gündemine taşıdığı, Mesut Yılmaz...
Devami
PAPA NİYE AKP HAYRANIYMIŞ!..
  Papa'nın Türkiye ziyaretinin asıl amacının "Türkiye'ye önem vermesi ve...
Devami
ETYEN MAHCUPYAN’IN KÜSTAHLIĞI VE PKK-ASALA ORTAKLIĞI
DTP’li Ayna devlete meydan okuyordu! DTP Genel Başkan Yardımcısı Emine Ayna,...
Devami
YAZARIN AMACINI VE AYARINI OKUMAK
  Kur'an'ın: "Ey İman edenler! (Harama ve günahlara meyilli, ibadet ve hizmetlerinde...
Devami
BU ÜLKE SAHİPSİZ Mİ?
  Bu Neyin Gerginliği?! Kaos gelip birdenbire üzerimize yıkılmadı. Türkiye...
Devami
ÇATISI ALTINDA PKK'YI BARINDIRAN MECLİS,GAYRİ MEŞRUDUR!?
Kuzey Irak'a yönelik sınırlı (daha doğrusu Bush'la Erdoğan arasındaki sırlı)...
Devami

Makale Paylaşım Sayısı: 5289

Yorum ekle

Yazdığınız her yorumla birlikte IP adresinizin kayıt edildiğini ve Türkiye Cumhuriyeti hukuk kurallarına aykırı, iftira ve genel ahlaka aykırı tarzda yorumlarınızdan hukuken ve vicdanen sorumlu tutulacağınızı tekrar hatırlatırız...


Güvenlik kodu
Yenile

YABANCI DİLDE KİTAPLARIMIZ

SON YORUMLAR