Get Adobe Flash player

ARAMA

Toplam Ziyaretçilerimiz

mod_vvisit_counterBugün427
mod_vvisit_counterDün3168
mod_vvisit_counterBu Hafta10955
mod_vvisit_counterGeçen hafta24675
mod_vvisit_counterBu Ay108870
mod_vvisit_counterGeçen Ay203059
mod_vvisit_counterŞu Ana Kadar16746845

IP'niz: 3.237.66.86
Bugün: 26 Kas 2020

Bu Ana Kadar Okunan

Sayfa Gösterimi : 12182580

YENİ ÇIKAN KİTAPLAR

AA 150X
KT 150X
IY 150X
EIA 150X
 ADIL DUZEN 150x
erbakan devrimi 15b 160
 
bizim ataturk 17b 160
 
hilalhac
 
baskan160
 
siyaset strj 160
 
sistem tahlili 160
 
 darbe 160
 
 
 

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

 

 

Reklam
Reklam

SİYONİST, AHTAPOT'UN KOLLARI TBMM'Yİ KUŞATTI!..

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 9
ZayıfMükemmel 

 

TBMM; NDI ve TDV "TBMM Başkanlığı sivil toplum örgütleri ile olan işbirliğini daha da ilerletmek amacı ile, geçtiğimiz Aralık ayından itibaren Türk Demokrasi Vakfı (TDV), ve merkezi Washington DC'de bulunan: National Democratic Institute (NDI) ile ortak bir çalışma yürütmektedir. Bu çalışma çerçevesinde kurulan ve milletvekillerinin katılımıyla oluşturulan "Demokrasi Komitesi" sivil bir girişim olarak çalışmalarına devam etmektedir." Bu satırlar Demokrasi Komitesi Başkanı sıfatı ile AKP Çorum Milletvekili Agâh Kafkas imzası ile pek çok kuruma olduğu gibi, ADD Bursa Şube Başkanı Lütfü Kırayoğlu'na da ismen gönderilir. Amaç 28 Temmuz Perşembe günü saat 14.00 de İl Genel Meclisi salonunda yapılacak toplantıya davettir. Davet mektubunun altında, diğer komite üyelerinin de isimleri yazılıdır. 6 AKP'li 3 CHP'liden oluşan komitede en dikkati çeken isim ise: Zeynep Damla Gürel adlı CHP'li (Pardon Derviş Partili) İstanbul milletvekilidir. Komiteye daha sonra da yaklaşık 2 ay önce TDV Başkanlığına seçilen AKP İzmir Milletvekili Zekeriya Akçam da katılarak 10 kişi oluvermişlerdi.

 

Toplantı; günü 6 komite üyesinin divanda yer alması ile başlar. Ancak her kalkan konuşmacı: NDI diye tanınan ABD Demokrat Partisi'nin yan kuruluşu olarak çalışan ve CIA üyesi olduğunu her fırsatta iftiharla açıklayan eski Kıbrıs Temsilcisi Nelson Ledsky'nin yöneticisi olduğu bu kuruluşun: kirli ilişkiler ağını, NED ve CFR ile bağlantılarını, dünyada ve Türkiye'de dağıttığı paraları açıklar. TDV sorgulanır. Bunları anlatanlar arasında Kamu-Sen, Türk-İş 8. Bölge Temsilcisi, DİSK Bölge Temsilcisi, Türk Eğitim-Sen Şube Başkanları, Türk Ocakları, Müdafaa-i Hukuk Bursa Şube Başkanı, Tabip Odası Başkanı, Cumhuriyet Kadınları Derneği Bursa Şube Başkanı gibi pek çok örgüt temsilcisi de vardır.

ADD Bursa Şube Başkanı Lütfü Kırayoğlu yaptığı konuşmada, NDI tüzüğünden alıntı yaparak: "bu güne kadar NDI kanalı ile TBMM'ye aktarılan yaklaşık 1,5 Milyon Dolarlık fonun dökümünü verir. TDV eski başkanının "Türk Ulusu yapaydır" açıklamasını" anlatır. Bunun üzerine Divan Başkanı Agâh Kafkas: "Haysiyeti olan bu konu hakkında suç duyurusunda bulunur" der. Bu sefer ADD Şube Başkanı Lütfü Kırayoğlu konu ile ilgili iddiaları belgeleyen 1 sayfalık açıklama metnini, başta divandakiler olmak üzere basına, salondakilere ve özellikle toplantıyı izleyen emniyet görevlilerine dağıtır. Salon karışır. İddialar cevaplanamaz. Hamasi nutuklarla bastırılmaya çalışılır. Artık toplantının yönü değişmiş, TBMM ile NDI, TDV ilişkilerinin sorgulandığı bir hal almıştır. Bu arada salonda bulunan ve dışarıdan para aldığı bilinen örgütlerin temsilcileri toplantıyı sessizce terk edip sıvışmışlardır. Toplantının son bölümünde divanda bulunanlar teker teker söz alıp bir şeyler söylemeye çalışırlar.

  İlk sözü alan TDV Başkanı Zekeriya Akçam baklayı ağzından çıkarır ve "Atatürk'ün de Wilson prensipleri ile ülkeyi kurtardığını ve bir Wilson'cu olduğunu söyler" Salon tekrar karışır. Akcan'ın bu konudaki tanığı (Bozacının şahidi şıracı) Baskın Oran'dır.

1980'lerin ürünü NED (National Endowment for Democracy - Demokrasi için Ulusal Yardım) kuruluşu neredeyse yönetiminin tamamı Bilderberg ve CFR bağlı ve bağlantılılarından oluşan bir örgüttür. Mont Pelerin'in -yukarıda gördüğümüz- Guatemala'lı Başkanı Manuel Ayau ile, ABD eski Başkanı Ronald Reagan'ın himayesinde etkinlik kazanmıştır. Başkan Vin Weber ve Başkan Yardımcısı Thomas R. Donahue'nün altındaki çok geniş yönetici kadrosunda Morton Abramowitz, Francis Fukuyama, Richard C. Holbrooke, Barbara Haig, Julie Finley, Jean Bethke Elshtain, Carl Gershman, Evan Bayh, General Wesley K. Clark, Christopher Cox, Rita DiMartino, Kenneth M. Duberstein gibi Siyonistler vardır.

Bu kuruluşun son dönemde Türkiye'ye akıttığı paralar şöylece sıralanmaktadır: Amerikan Dışişleri Bakanlığı'na bağlı -Venezuela'da Chavez'i devirmek için sendikalı işçileri rüşvetlerle satın alan- ACILS (American Center for International Labor Solidarity - Amerikan Uluslararası İşçi Dayanışması Merkezi) aracılığıyla AFL-CIO bağlantılı Türk sendikalarına 64.000 ABD Doları; Kadın Adayları Destekleme ve Eğitme Derneği KA-DER projelerini destek için 25.000 ABD Doları; Sabancı Üniversitesi'nin kurduğu Kurumsal Yönetim Derneği (Corporate Governance Forum of Turkey - CGFT) için 82,233 ABD Doları; Toplum Sorunlarını Araştırma Merkezi TOSAM'a 30.000 ABD Doları; Anadolu Folklor ve Kültür Vakfı'na 33.000 ABD Doları; Kurucu üyeleri Adalet Ağaoğlu, Ahmet Fadıl Kocagöz, Ahmet İnsel, Ali Bulaç, Ayşe Buğra, Ayşe Silivri, Bülent Tanık, Bülent Tanör, Ceyda Can, Emil Galip Sandalcı, Ercan Karakaş, Esra Koç, Fikret Toksöz, Halil Berktay, Haluk Şahin, İlhan Tekeli, İştar Bedriye Gözaydın, Mahmut Ortakaya, Mehmet Ali Aslan, Mehmet Ali Birand, Mete Tunçay, Murat Belge, Murat Çelikkan, Murat Gültekingil, Murat Karayalçın, Murtaza Çelikel, Orhan Pamuk, Osman Kavala, Selim Ölçer, Sinan Gökçen, Süleyman Çelebi, Şerafettin Elçi, Şirin Tekeli, Şule Kut, Taciser Ulaş, Tarık Ziya Ekinci, Turgut Tahranlı, Ümit Fırat ve Ümit Kıvanç olan Helsinki Yurttaşlar Derneği'ne 35.000 ABD Doları; Cumhuriyetçi Parti'yle bağlantılı olan Uluslararası Cumhuriyetçi Enstitüsü (International Republican Institute - IRI) aracılığı ile "gençlere özel bilişim portalı" diye lanse edilen Genç-Net'e ve Ka-Der'e iki ayrı dilim halinde 100.000 ve 230.000 ABD Doları; NDI (National Democratic Institute for International Affairs - Uluslararası İşler için Ulusal Demokrasi Enstitüsü) üzerinden "TBMM Parlamenter Komitelerine Şeffaflık ve Siyasal Reformlar için teknik destek olmak üzere" 300.000 ABD Doları.

CHP Grup Başkanvekili Haluk Koç, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, Türkiye Milletvekilleri ve Seçilmişleri İzleme Komitesi'nin (TÜMİKOM), National Democratic Institute (NDI) gibi "Sorosvari" kuruluşlarca desteklendiğini açıkladı.

11 Haziran 2003 günlü Zaman gazetesinde "Vekilleri İzleme Komitesi: CIA'den de para alırız MOSSAD'dan da" başlıklı ve Ercan Gün imzalı çıkan haberde şöyle yazılmıştı:

Milletvekillerini İzleme Komitesi, Amerikan Ulusal Demokrasi Enstitüsü'nden para yardımı aldığını doğruladı. "Dış bağlantılı örgütlerden finansman sağlamanın yanlış olmadığını" savunan Komite Sözcüsü Mustafa Durna, "sponsorlarının KGB veya MOSSAD bağlantılı olmasının kendilerini rahatsız etmeyeceğini" vurguladı.

Parlamenterlerin faaliyetlerini denetlemek üzere kurulan "Türkiye Milletvekillerini İzleme Komitesi" nin, Amerikan Merkezi Haberalma Teşkilatı'yla (CIA) ilişkisi olduğu ileri sürülen, Ulusal Demokrasi Enstitüsü'nden parasal destek aldığı ortaya çıktı. Komitenin dönem sözcülüğünü yapan Mustafa Durna, dış kaynaklı örgütlerden maddi yardım almanın yanlış olmadığını savundu. Durna, "İster CIA bağlantılı, ister KGB veya MOSSAD bağlantılı olsun, sponsorun kim olduğu bizi ilgilendirmiyor, amacımızın dışında bir şey yaptırmadıkları sürece."  Açıklamasıyla kafaları karıştırdı.

Bu NED hakkında, bakın Umur Talu 2004 Şubat ayında Sabah'ta üst üste neler yazıyor:

"ABD Başkanı Bush "Büyük Ortadoğu İnisiyatifi"ni sofraya koyarken (ve bizimkileri de heyecanlandırırken), geçen ay "Ulusa Sesleniş"te, demokrasi, özgürlük, piyasa cilalarının yanında bir kurumu ön plana koydu ve "Bütçesini iki katına çıkaracağız" dedi. İki katına çıkacak ve böylece, özellikle "Büyük Ortadoğu"da demokratikleşmeye katkı, "demokrasi odakları"na fon açısından daha büyük imkânlara kavuşacaktı. Nitekim kuruluşundan beri başında bulunan Carl Gershman da, "Ortadoğu'da çok değişiklik oluyor. Biz, doğru insanları nasıl destekleyeceğimizi biliriz" dedi. Bu kurumun adı "National Endowment for Democracy (NED)." 1983'te Reagan döneminde, Kongre kararıyla, "yönetim dışı, tarafsız" bir sivil örgüt olarak kuruldu ve amacı, "Dünyanın her yerinde demokrasinin geliştirilmesine, demokratik kurumların güçlendirilmesine hizmet" diye ifade edildi. Ancak daha o zamandan anlaşıldı ki, NED, "CIA'nın örtülü faaliyetlerinin açığa çıkması, ABD'de rahatsızlık yaratması üzerine, bir açık faaliyet örgütü olarak tasarlanmıştı." Görünüşte bir sivil toplum örgütüydü, Kongre'ye hesap vermiyordu ama kaynaklarını federal yönetim sağlıyordu. Yani, devletin bir uzantısıydı; "derin devlet" demesek de! Diyebiliriz de! Zaten, NED'in kuruluşunu hazırlayanlardan Allen Weinstein da, "Bugün bizim yaptıklarımızın çoğu, bir zamanlar CIA tarafından örtülü biçimde yapılmıştı" diyordu.

Her neyse.

Sonuç Olarak: NED ve "Cumhuriyetçi... Demokrat" uzantıları olan "IRI, NDI" ile biri sendikalara, diğeri iş dünyasına yönelen iki örgütün Türkiye'ye de epey para aktardığını...

Kimi sivil toplum örgütüyle işbirliği yaptığını, parlamenterlere dönük çalışmalar yürüttüğünü belirtiyor...

Çünkü NED ve uzantılarının, iki yıl önceki Venezuella darbesini örgütleyenlere verdikleri destekle ilgili yeni belgeler çıkıyor.

Anlaşıldı ki, demokratik biçimde seçilmiş başkanı 48 saatliğine devirip direkten dönen darbe ile ekonomiye sabotajın arkasındaki kimi gruplar, ABD'nin bu "demokrasi havarisi" odaklarınca desteklenmiş, finanse edilmiş, cesaretlendirilmişti.

Anlaşılıyor ki, darbenin başarısızlığına rağmen, destek hala sürüyor.

Çünkü o başkan, dünyanın en büyük petrol üreticilerinden olduğu halde yoksulluktan kıvranan ülkesinde...

Toprak reformu, petrol şirketlerinin arsızlığıyla mücadele, yoksullara destek, ABD'nin hoşlanmadığı ülkelerle ilişki gibi, ABD yönetimine ve çıkarlarına ters uygulamalar içinde.

Bu örneğin tercümesi şöyle:

Yani, bizim siyasiler ile kimi sivil toplum örgütlerinin "demokrasi" adına işbirliği yaptıkları bu havariler epey seçici:

Yani, mesele her zaman her biçimde demokrasi, meşru seçimler ve demokratlar olmuyor...

Esas mesele, ABD'nin siyasi, ideolojik, ekonomik, küresel notalarına aykırı beste yapıp yapmamak olarak tecelli edebiliyor.

Venezuella demokrasisinde, problemin demokrasi değil, demokratik yöntemle seçilmiş başkanın politikaları olması gibi.

İstanbul kongresini organize eden NED beslemesi "Demokrat" NDI mesela, "Anadolu Stratejik Araştırmalar Merkezi, TÜSİAD, Türk Demokrasi Vakfı, Türk Parlamenterler Birliği, TESEV, TÜSES, ARI, Ka-Der" ile işbirliği yaptığını belirtiyor.

Büyük Ortadoğu'da "demokrat", Latin Amerika'da "darbeci" yamukluğun bir izahı olmalı!

İşte yönetiminde Madeleine K. Albright, Rachelle Horowitz, Kenneth F. Melley, Eugene Eidenberg ve Kenneth D. Wollack gibi kimliklerin bulunduğu ve Avrasya direktörlüğünü de eski CIA ajanı Nelson Ledsky'nin yaptığı NDI için şimdilik bu kadarını vurgulamakla yetinelim.

Yalnız bu arada bir parantez açıp T.C. Washington Büyükelçiliğinde Basın Ataşesiyken istifa edip Amerika'nın Sesi radyosuna geçen Ertuğrul Köprülü'nün ve Talabani'nin yakın dostu, iş ortağı İlnur Çevik'in gazetesi Turkish Daily News'in Washington muhabiri Tuna Köprülü'nün oğulları Kemal Köprülü'nün yönetimindeki Arı Hareketi'ni de iyi tanımak gerektiğini vurgulayalım. Çünkü bu odaklardan en çok nemalananlardan biri de bu hareket. 29 Haziran 2000'de Cumhurbaşkanı Sezer'in Konrad Adenauer Vakfı ve Türk Demokrasi Vakfı ile ortak toplantı düzenleyen ve "saygıyla selamladığı", MHP Başkanı Bahçeli'nin toplantılarında konuştuğu "hareket", Arı Hareketi. K. İnanç Işıklar, 24 Aralık 2003'de şöyle yazmış "hareket" hakkında: "26 Mart 2000 tarihinde Arı Hareketi binasında gerçekleştirilen bir toplantı ile Demokratik Çerkes Platformu kurulur. Arı Hareketi sadece ev sahibi değil, aynı zamanda da AB ve ABD'nin etnik ayrımcılık girişimlerinin Türkiye'deki Çerkes ayağının örgütleyicilerindendir. ABD politikalarının Türkiye sivil toplum güdümleme merkezi Arı Hareketi, DSP-MHP-ANAP koalisyonunun sivil darbe ile devrilmesinde de önemli rol oynamış, sivil darbeden çok önce İsmail Cem, Kemal Derviş ve Mehmet Ali Bayar'ı bir araya getirerek ABD planını örgütlemiştir. Aynı Arı Hareketi, Demokratik Çerkes Platformu'nun kuruluşuna ve dış finans kaynaklarının yaratılmasına aracılık edecektir. DÇP vakit geçirmeden 15 gün içerisinde ilk etkinliğini düzenler. Konuşmacılar 2. cumhuriyetçi yazar Etyen Mahçupyan, Arı Hareketi Uluslararası İlişkiler Temsilcisi Sina Ülgen, etnik kimlikler konusunda uzman araştırmacı-yazar Cemal Şener ve Avrupa Gençlik Parlamentosu üyesi Cem Ayhan Azak. Toplantının konusu ise "Avrupa Birliği, Demokratikleşme ve Çerkesler"(!) Çerkes Platformu sözcüsü Sezai Babakuş bakın Avrupa Birliği'nin bağımlı ülkelerde etnik parçalanma ufku doğrultusunda yürüyeceklerini şu sözlerle ifade ediyor: "Bugün Türkiye büyük ve köklü bir değişimin içindedir. Resmi ideoloji de bu değişimin gereği yeniden konumlanmaktadır. Çağdaşlaşma-demokratikleşme ana temelinde yükselen bu değişim, şovenist ve kökten dinci fanatik odaklar dışında, devletin ve toplumun geniş kesimlerince desteklenmektedir. Demokratikleşme yolunda atılan adımlar ve özellikle TBMM'nin (MHP dışındaki partilerin oylarıyla) kabul ettiği Avrupa Birliği uyum yasaları, Türkiye'deki etnik kimliklerin ve kültürlerin kendilerini daha özgür ifade etmelerine imkân sağlayacaktır. Bu yasaları tamamlayacak iç hukuk düzenlemeleri yapılmakta ve yönetmelikler hazırlanmaktadır."

CHP'den bu tür faaliyetlere en sık katılan Milletvekili ise Zeynep Damla Gürel. Onun kimliği de apaçık ortada, nice zamandır.

1964 doğumlu Gürel, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi İngilizce Öğretmenliği Bölümü mezunu. Cantaş İç ve Dış Ticaret Soğutma Sistemleri Sanayi A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi ve NATO Parlamenter Asamblesi Türk Grubu Üyesi. Onu, 17 Nisan 2004 tarihinde Işık Kansu bize şöyle yazıyordu:

Kemal Derviş, CHP MYK den yakın arkadaş grubundan Zeynep Damla Gürel ile birlikte ayrıldı. Gürel, zaten Derviş'in kontenjanından CHP milletvekili seçilmiş, sonra yine aynı yöntemle MYK ye taşınmıştı. Gürel, MYK den ayrılmasını şu sözcüklerle açıklamış: Önyargı, sevgi eksikliği var. Verimliliği MYK içinde hissetmediğim için ayrılıyorum.

Zeynep Damla Gürel i CHP milletvekili olmadan önce ARI HAREKETİNİN Gençlik çalışmalarından sorumlu(!) yönetim kurulu üyesi ve Genç Arı direktörü olarak katılımcı gençlik modelinin tüm Türkiye'ye yayılması için çaba(!) harcayan kişi olarak tanıyoruz.

Gürel, aynı zamanda bu hareketin kurduğu TOPLUMSAL KATILIM VE GELİŞİM VAKFI nın ilk yönetim kurulu üyelerinden. Vakfın kurucusu ABD de eğitim görmüş bankacılık alanında uzman bir isim olan Kemal Köprülü; Kemal Derviş ile Dünya Bankasında danışmanlık yapan ve Türk Amerikan Derneğinin de başkanı olan Murat Köprülü nün kardeşi.

Zeynep Damla Gürel in yöneticiliğini yaptığı Toplumsal Katılım ve Gelişim Vakfı neler yapıyor, bir de ona bakalım:

Vakıf, Avrupa Birliği'nin desteği ile Avrupa Ajandası Projesini yürütüyor. Proje, lise gençliğine Avrupa Birliğine ilişkin bilgi verme amacını taşıyor. Yine Avrupa Komisyonu Türkiye Temsilciliğinin desteğiyle yürütülen diğer tasarım da HERKES İÇİN İNSAN HAKLARI PROJESİ. Bunun da amacı, ülke gençliğinde insan hakları konusunda yeni bir anlayış(!) yaratmak.

CHP'li Derviş ekibinden Zeynep Damla Gürel bu kez de yine Anadolu Ajansı'nın 15 Mart 2005 tarihli bülteninde yer aldı. Bu kez Wolfowitz ve NDI bağlantısıyla: TBMM Demokrasi Komisyonu Başkanı AK Parti Çorum Milletvekili Agâh Kafkas'ın başkanlığında sekiz kişilik bir TBMM heyeti, Amerikan yerel ve federal kongresinin işleyişine ilişkin Washington ve Maryland'da incelemelerde bulunurken, Amerikalı yetkililerle de bir araya geldi.

Heyette, Kafkas'ın yanı sıra AK Parti'den Kocaeli Milletvekili Nevzat Doğan, Bursa Milletvekili Faruk Çelik, Konya Milletvekili Orhan Erdem ve İstanbul Milletvekili Nimet Çubukçu bulunuyor. CHP'dense İstanbul Milletvekili Zeynep Damla Gürel, Kars Milletvekili Selami Yiğit ve Ankara Milletvekili Muzaffer Kurtulmuşoğlu yer alıyor.

TBMM heyetinin temaslarıyla ilgili Washington'da bilgi veren Kafkas, bu projenin, TBMM'nin yanı sıra Ulusal Demokratik Enstitü (NDI) ve Türk Demokrasi Vakfı'nın girişimiyle yapıldığını kaydetti. Kafkas, benzer bir çalışmayı, ABD'den sonra Avrupa başkentlerinde de yapacaklarını ve milletvekili seçimi, TBMM-kamuoyu ilişkileri, milletvekili ve meclis personeli ilişkileri, komisyonların çalışması gibi konuları inceleyeceklerini belirtti.

Şükrü Sina Gürel'in nesi olan Bayan Gürel, bu arada TEKEL özelleştirmesinde de ortaya çıktı. Şanlı Sakarya Web Sitesi, olayı "TEKEL'in özelleştirilmesine sayılı günler kala, sendikalar özelleştirmeye engel olabilmek için eylem üstüne eylem yaparken TBMM.'de büyük bir skandal patlak verdi. AKP'li ve CHP'li 10 milletvekilinin Haziran 2003'de Tekel'e talip olacak şirketler arasında adı geçen Philip Morris tarafından ABD'ye götürüleceği duyuldu. 04.06.2003 tarihli Star Gazetesi'nin haberine göre, Washington'a götürülecek 10 milletvekilinden dokuzu şunlar: AKP'den: İstanbul Milletvekilleri İbrahim Özal, Nazım Ekren, Ankara Milletvekili Reha Denemeç, Batman Milletvekili Afif Demirkıran, Sakarya Milletvekili Erol Cebeci. CHP'den: Bursa Milletvekili Ali Dinçer, İstanbul Milletvekili Zeynep Damla Gürel, İzmir Milletvekili Nükhet Hotar, Edirne Milletvekili Necdet Budak. Milletvekillerinin bir bölümü resmen geziye katılacağını bildirdi. Milletvekillerinin rezervasyon için Philip Morris ile bağlantı kurdukları öğrenildi" diye duyurdu.

Sonuçta, Zeynep Damla Gürel'in faaliyetlerini herkes duydu da, CHP Grubu mu duymadı? Haluk Koç, daha inandırıcı olmak zorunda. Ya da, Gürel'in misyonunu onaylamak durumunda!..[1]

Evet, işte böyle... Maalesef  TBMM, Sultan Abdülhamit Han'ın kapatmak zorunda kaldığı; Çoğunlukla Yahudi, Rum, Ermeni ve Kürt'çü bölücülerin toplandığı meclise dönüşme yolunda!?..



[1]  www.katman.info


Bu yazarin diger makaleleri

YENİ BİR DÜNYANIN, DOĞUM SANCILARI
  Erbakan Hoca 3 Eylül 2004 Cuma Sohbetinde: "Dünyayı gizlice ele geçiren...
Devami
“ULUSALCILIK” BATILI VE BATIL; “MİLLİCİLİK” YERLİ VE HAYIRLIDIR!
  Dış Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun: “Ulusalcılıkla hesaplaştıklarını” söylemesi, kendi tahribatlarını meşrulaştırmaya...
Devami
İSRAİL'DEN İNSANLIK, ABD'DEN İSLAMLIK BEKLEMEK!
İşte İsrail'in Arz-ı Mev'ud macerası: 1948 savaşı Filistinliler için bir dönüm...
Devami
BU KAFAYLA BURAYA KADARDI!
Yandaş ilahiyatçı Hayrettin Karaman'ın bile Yeni Şafak’taki yazısında belirttiği gibi,...
Devami
ÜMMET; UHUVVET, KUVVET VE İZZETTİR!
  Hadis olarak kabul edilen "küfür tek millettir" gerçeği, bugün...
Devami
YARATILIŞ AMACIMIZ VE SORUMLULUKLARIMIZ
Evrensel hukuk kurallarına ve temel insan haklarına saygı duyan, gerçek...
Devami

Makale Paylaşım Sayısı: 6648

Yorum ekle

Yazdığınız her yorumla birlikte IP adresinizin kayıt edildiğini ve Türkiye Cumhuriyeti hukuk kurallarına aykırı, iftira ve genel ahlaka aykırı tarzda yorumlarınızdan hukuken ve vicdanen sorumlu tutulacağınızı tekrar hatırlatırız...


Güvenlik kodu
Yenile

YABANCI DİLDE KİTAPLARIMIZ

SON YORUMLAR