Get Adobe Flash player

ARAMA

Toplam Ziyaretçilerimiz

mod_vvisit_counterBugün5287
mod_vvisit_counterDün5779
mod_vvisit_counterBu Hafta5287
mod_vvisit_counterGeçen hafta52625
mod_vvisit_counterBu Ay225185
mod_vvisit_counterGeçen Ay288180
mod_vvisit_counterŞu Ana Kadar16408354

IP'niz: 3.237.94.109
Bugün: 28 Eyl 2020

Bu Ana Kadar Okunan

Sayfa Gösterimi : 12030397

YENİ ÇIKAN KİTAPLAR

 ADIL DUZEN 150x
 INSANIN YOZLASMASI 150x
erbakan devrimi 15b 160
 
bizim ataturk 17b 160
 
hilalhac
 
baskan160
 
siyaset strj 160
 
sistem tahlili 160
 
 darbe 160
 
 
 

ADİL DÜNYA YAYINLARI

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0532 335 08 50

 

Reklam
Reklam

BİR OKURUMUZUN YORUMU!

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 9
ZayıfMükemmel 

 Ahmet AKGÜL Hocamıza okunduğunda:

"(Allah'ın inayetiyle başarıp ortaya) getirdikleriyle ferahlanıp şımaranları ve (hele) yapmadıkları şeyler nedeniyle övülmekten sevinip-hoşlanıp (gururlananları kazançlı) sanma.."(Ali İmran:188) ayetini hatırlatıverip:

"Bu hüsnü zanlara layık olmaya çalışmamız gerekir. Bu iltifatlar, tebrik bahanesiyle bizi bir nevi "öyle olmaya" teşvik edici sözlerdir. Haddimizi bilmemiz ve şerefli bir hizmete yöneldiğimiz için şükretmemiz gerektiğini belirtmektedir. Bize özel ve güzel bir edep dersi veren kardeşimize teşekkür eder, dua ve desteklerini bekleriz" dediği bir yorumu okurlarımızla paylaşmak istiyoruz.

  

TEBRİKLER MİLLİ ÇÖZÜM!

 

Ahmet Akgül Bey'in ve Milli Çözüm ekibinin katılmadığımız, fazla katı saydığımız kanaat ve tavırları olabilir. Ama tam 35 sene önceki yazdıkları, konuştukları ve kitaplarıyla bugün hala savundukları konular arasında hiçbir çelişki ve tutarsızlık göremezsiniz. Çünkü "değişmeyen doğruları" ölçü edinmişlerdir. Bazen "keşke biraz daha yumuşak ve sivrilikten uzak olsalardı" diye düşünüyorum, ama acaba çelik gibi olmasalardı bu kadar dik durabilirler miydi? Herhalde böylesine sert olmaları, netliklerinin ve mertliklerinin bir gereği ve göstergesi idi...

Ben, Ahmet Hocanın sohbetlerine katılmış, kitaplarından ve yazılarından oldukça yararlanmış, Onu yakinen tanıma fırsatı yakalamış birisi olarak kendimi şanslı görmekteyim. Bazen anlamadığımdan veya ağabey sandıklarımıza aldandığımdan dolayı aleyhinde konuştuklarım için de, özür dilemekteyim.

Şöyle bir hatırlayalım:

·   Rahmetli Necip Fazıl'ın nefsi ve fevri çıkışlarına ve "Rapor"lardaki ifsat ve iftiralarına, herkesten önce karşı durmuşlar, bu yüzden haddini bilmemekle suçlanmışlar, ama sonunda onlar haklı çıkmışlardı.

·   Rahmetli Esat Coşan'ın haksız itham ve inhiraflarına karşı önce onlar camiayı uyarmış, bu yüzden nice hakaretlere uğramışlar, ama sonunda onlar haklı çıkmışlardı.

·   Korkut Özal'ın sinsi kompleks ve komplolarını önce onlar teşkilata ve tabana hatırlatmış, bu nedenle başlarına gelmeyen kalmamış, ama sonunda onlar haklı çıkmışlardı.

·   Turgut Özal'ın Milli Görüş'ten caymasına, camianın önemli kesiminin Anavatan'a kaymasına önce onlar direnip durmuşlar, hatta milletvekilliği, belediye reisliği ve bakanlık teklifi gibi siyasi rüşvetlere asla tenezzül buyurmamışlar ve sonunda yine onlar haklı çıkmışlardı.

·   Cemalettin Kaplan'ın nefsinin ve şer güçlerin tuzağına kapıldığını, boş kuruntular ve kuru kahramanlıklarla camiayı parçaladığını önce onlar haykırmış ve sonunda haklı çıkmışlardı.

·   Fetullah Gülen'in ihlas perdeli riyakarlığını, karanlık merkezlere hizmetkarlığını önce onlar ortaya atmış, kendi camiaları ve teşkilatları dahil, herkes hücuma kalkmış, böylesi mübarek bir zata iftira attıklarını söyleyip sataşmış, ama sonunda yine onlar haklı çıkmışlardı. Çünkü herkesi ve her hadiseyi, Kur'an terazisiyle tartıyor ve iman ferasetiyle bakıyor ve hiç kimseden korkmuyorlardı.

·   Milli Görüş mutfağında palazlanan ve Milli Gazete'de reklam olup parlatılan Abdurrahman Dilipak gibilerin ve Vakit Gazetesinin, tamirat görünümlü nasıl bir tahribat ekibi olduğunun önce onlar farkına varmış, bunu camiasına anlatmaya çalışmış, bu nedenle nice hücumlara maruz kalmış, ama sonunda onlar haklı çıkmışlardı.

·   Eski Milli Gazete yazarlarının ve Milli Görüşçü sanılanların çıkardığı ZAMAN Gazetesinin, camiamızı haklı yolundan caydırmak ve dini duyarlılıklarımızı yozlaştırmak üzere devreye sokulduğunu, önce onlar açıklayıp anlatmış, bu yüzden nice sıkıntılar yaşamış, ama sonunda onlar haklı çıkmışlardı.

·   Milli Görüş'ün kurmaylarından sayılan bazı beyinsizlerin bile müridi ve temsilcisi oldukları Ali Kalkancı ve Müslim Gündüz gibi bacadan inme tarikatçıların; Ali Bulaç, Mustafa İslamoğlu, Fehmi Koru ve Mehmet Metiner gibi şimdi tamamı ABD uşağı ve AB aşığı olan İslamcı yazarların; Hizbullahçılar, İrancılar ve İBDA-C gibi sahte şeriatçıların bozuk ayarını ve dış bağlantılarını önce onlar ortaya koymuşlar, nice tepkiler ve tersliklerle karşılaşmışlar, ama sonunda onlar haklı çıkmışlardı.

·   Başta Recep T. Erdoğan olmak üzere şu AKP'yi kurup ABD'ye taşeronluk ve BOP'a kâhyalık yapanların karakter yapısını ve nefsi hesaplarını, ta ilçe başkanlığı, il başkanlığı ve belediye başkanlıkları döneminden itibaren açıkça konuşup camiasını ve teşkilat mensuplarını dikkatli olmaya çağıran, bu yüzden sürekli dışlanan ve frengili muamelesine tabi tutulan yine onlardı ve işte sonunda yine onlar haklı çıkmışlardı.

·   Bir zamanlar Selamet Partisi Trabzon il başkanı olan ve gittiği her yerde Erbakan'ın kerametlerini anlatıp duran; sonra birden bire şeyhliğe, ardından din istismarıyla ticaret yapıp dinar devşirmeye, derken parti şefliğine yükselen şu Haydar Baş'ın, gizli niyetini ve kirli mahiyet ve marifetini önce onlar dile getirip halkı aydınlatmaya ve tuzaklarına kapılmamaya çağırmış, ama bu sebeple aleyhlerinde karalama kampanyaları başlatılmış, sonunda ise onlar haklı çıkmıştı.

·   Hatta yıllar öncesinden; enaniyet damarı ve riyaset hırsıyla çırpınan "Elaziz"cilerin, davadan ve Hoca'dan umutlarını kestikleri için yine Erbakancılık kisvesiyle Tayyip Erdoğancılık yapacaklarını ve koyu bir AKP yalakası ve şakşakçısı olacaklarını söylediği zaman,

"Yok canım, bu kadarı da olmaz, Hoca'ya bu denli bağlı insanlar, yirmi sene aleyhine konuştukları ve hakaretler yağdırdıkları Recep Erdoğan'ın reklamcılığını yapmaz" sanılmıştı, ama sonunda Ahmet Akgül ve ekibi haklı çıkmıştı.

·   En son 2008'de SP Genel Başkanlığına hazırlanan Numan Kurtulmuş'un kafa yapısını ve karanlık kasıtlarını ve Genel Başkanlık sürecindeki tahribatlarını sürekli yazan, bu yüzden azarlanan, hırpalanan ve horlanan yine onlardı, ama sonunda bir kez daha onlar haklı çıkmışlardı ve 50'den fazla Milli Görüş sayesinde milletvekili, bakan ve belediye başkanı olmuş nankör, açıkça Hoca'ya ve davaya isyan bayrağı açmışlardı.

·   Şimdi olumsuz itham ve iddialarda bulundukları en az yüz kişiden ve onlarca girişimden, % 95'i aynen çıkmış ve haklılığı ispatlanmış olan Ahmet Akgül ve Milli Çözüm ekibinin: hala Hoca'nın etrafında ve Milli Görüş'ün baş safında bulunan bazı marazlı ve münafık tiplerle ilgili tespit ve tenkitlerinin de aynen çıkağını söylemek, akla ve vicdana uygun olandır. Çünkü onlar Erbakan'a gerçekten inanmış, Onu anlamış ve sadakatle bağlanmış insanlardır. Evet, Milli Görüş öncülüğünde bir Adil Düzen, hem ülkemizde hem de yeryüzünde kesinlikle kurulacaktır. Bu hem Kur'an'ın ve Resulüllah'ın beyanı, hem de insanlığın ve mazlumların ihtiyacıdır.Üstelik Milli Çözümcülerin arkalarında; Amerikaları, Avrupaları, Siyonist Yahudi odakları ve Mason Locaları yoktu.. Bunların diğerleri gibi medyaları, bankaları, fabrikaları yoktu.. Yetmez, Milli Görüş'ün temel esaslarını koruması ve başarıya ulaşması için bir ömür çırpındıkları halde kendi teşkilat ve camiasının bile destekleri yoktu, köstekleri çoktu.. Ya Rab bu ne şaşmaz bir şuur, bu ne sağlam bir cihat ruhuydu!.. Bu elbette onlara, Allah'ın bir lütfuydu, İslam'ın ve Kur'an'ın verdiği huzurdu, imani ve insani bir onurdu... Elbette şımarmaları, şaşırmaları, yorulup usanmaları onların da sonu olurdu...

Evet, Türkiye'de şu son 40 yıl içerisinde sağcılar değişti, solcular değişti, Milli Görüşçü geçinenler değişti, ülkücüler değişti... Şeyhler değişti, mürşitler değişti, müritler değişti, Süleymancılar değişti, Fetullahçılar değişti... Hepsi rüzgarın yönüne ve konjonktürel süreçlere göre dönekleşti, ehlileşti, pardon, demokratikleşti!.. Bir zamanlar hiddetle ve şiddetle itiraz ettikleri; PKK söylemlerini, İsrail'in projelerini, AB'nin Haçlı isteklerini, şimdi hep bir ağızdan sürekli kendileri tekrar etmekteydi.. Dini yozlaştırmanın, dejenerasyona uğramanın, milli değer ve duyarlılıkları ucuza satmanın, kısaca gavurlaşmanın adı artık DEMOKRATİKLEŞMEYDİ!.. Bu ne sihirli, bu ne sinsi kelimeydi ve bu ne Siyonist bir hileydi... Ama asla değişmeyen, dengesini yitirmeyen, milli değerlerinden ve haysiyetlerinden taviz vermeyen, İslami ve insani kimliğinden vazgeçmeyen ve bu uğurda ezilmeyi, hakaret edilmeyi ve Allah için üzülmeyi, bir zarar değil en büyük kar ve kazanım kabul eden Milli Çözüm ekibini, şimdi yürekten kutluyorum, onlara hayranlık duyuyorum ve saygıyla selamlıyorum.

Ve Erbakan Hoca'nın her sohbetinin sonunda vurguladığı:

"Vel akibetü lilmuttakin – en onurlu ve huzurlu akıbet, muttakilerin olacaktır" hakikatini hatırlatarak, son veriyorum.

Doç. Dr. Muhittin Adnan Çalıkuşu

 


Bu yazarin diger makaleleri

YOLCUYUZ BE DOSTLAR!
Okul sonrası yoksa, Okula gitmenin manası ve maksadı da kalmayacaktı!. Otobüsten inilmeyecekse,...
Devami
HEKİM GÖZÜYLE
Kıymetli dostlar Hak Teala nasip ederse uzun soluklu olmasını temenni...
Devami
Hz. Ali Efendimizden DEVLET YÖNETİCİLERİNE VE HİZMET ÖNCÜLERİNE MEKTUP VAR!
  İlk iman edenlerden, Hülefa-i Raşidin'den biri olan, cennetle müjdelenen,...
Devami
AB Sorumlusu Sayın Günter Verheugen'e Açık Mektup
  Sayın Günter Verheugen! Türkiye'ye geldiniz ve çok memnun bir şekilde...
Devami
VAY HALİME BENİM!
  Gebzeli ayakkabı tamircisi, derviş Hayrettin Özkan Usta’nın yakarışı:      VAY HALİME...
Devami
ASRISAADETTEN GÜNÜMÜZE YAHUDİLİK VE MASONLUK
  Bir kısım Yahudilerin "her şeye sahip olma, bütün insanları...
Devami

Makale Paylaşım Sayısı: 1792

Yorum ekle

Yazdığınız her yorumla birlikte IP adresinizin kayıt edildiğini ve Türkiye Cumhuriyeti hukuk kurallarına aykırı, iftira ve genel ahlaka aykırı tarzda yorumlarınızdan hukuken ve vicdanen sorumlu tutulacağınızı tekrar hatırlatırız...


Güvenlik kodu
Yenile

YABANCI DİLDE KİTAPLARIMIZ

SON YORUMLAR