Get Adobe Flash player

ARAMA

Toplam Ziyaretçilerimiz

mod_vvisit_counterBugün4331
mod_vvisit_counterDün5241
mod_vvisit_counterBu Hafta4331
mod_vvisit_counterGeçen hafta37193
mod_vvisit_counterBu Ay80047
mod_vvisit_counterGeçen Ay163016
mod_vvisit_counterŞu Ana Kadar14757636

IP'niz: 3.229.118.253
Bugün: 17 Şub 2020

Bu Ana Kadar Okunan

Sayfa Gösterimi : 11420198

YENİ ÇIKAN KİTAPLAR

 ADIL DUZEN 150x
 INSANIN YOZLASMASI 150x
erbakan devrimi 15b 160
 
bizim ataturk 17b 160
 
feto2
 
hilalhac
 
baskan160
 
siyaset strj 160
 
sistem tahlili 160
 
 darbe 160
 
 

BUĞRA YAYINCILIK

Tel-Faks:

0212 516 52 62

 

Reklam

KUR’AN’A GÖRE ZALİM KİMDİR?

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 6
ZayıfMükemmel 

1.   En büyük zulüm Allah’a şirk koşmaktır. Şirk koşan zalimler, her türlü hıyanet ve rezalete müsait insanlardır. Ve maalesef şirksiz iman eden kişi pek azdır.

“Onların çoğu Allah'a iman etmezler de ancak şirk katıp-dururlar.” (Yûsuf: 106)

“Ey iman edenler, müşrikler ancak bir pisliktirler…” (Tevbe: 28)

“Allah, iman edenleri, dünya hayatında ve ahirette sapasağlam sözle sebat içinde kılar. Zalimleri de şaşırtıp-saptırır; Allah dilediğini yapar.” (İbrahim: 27)

“(Artık bütün) Yüzler, diri, kaim olanın önünde eğik durmuştur ve zulüm yüklenen ise yok olup gitmiştir.” (Tâ-Hâ: 111)

Şirk çeşitleri:

a)   Allah’a ZATINDA ve SIFATLARINDA şirk koşmak, hâşâ O’na eş ve oğul isnadında bulunmak

“Yahudiler: 'Üzeyir Allah'ın oğludur' dediler; Hıristiyanlar da: 'Mesih Allah'ın oğludur' dediler. Bu, onların ağızlarıyla söylemeleridir; onlar, bundan önceki inkâr edenlerin sözlerini taklit ediyorlar. Allah onları kahretsin; nasıl da çevriliyorlar?” (Tevbe: 30)

“O'nun yolundan saptırmak için Allah'a eşler koştular. De ki: (Dünyada bir müddet) 'Yararlanın. Çünkü elbette sizin varışınız ateşedir.'” (İbrahim: 30)

b)  Allah’ın şeriatında ve kulluk şartlarında şirk koşmak, yani Allah’ın haram kıldıklarını helal, düşman tanıttıklarını dost sayan din adamlarına uymak.

“Onlar, Allah'ı bırakıp (kendilerini reklam edip Allah’ın velisi ve şefaatçisi gösteren) bilginlerini ve rahiplerini rablar (ilahlar) edindiler ve Meryem oğlu Mesih'i de.. Oysa onlar, tek olan bir ilah'a ibadet etmekten başka bir şeyle emrolunmadılar. O'ndan başka ilah yoktur. O, bunların şirk koştukları şeylerden yücedir.” (Tevbe: 31)

“Allah, sizin düşmanlarınızı daha iyi bilendir; bir veli (en güvenilir bir dost) olarak Allah yeter, bir yardımcı olarak da Allah kâfidir.”(Nisâ: 45)

c)   Taraftarlığında ve safında şirk koşmak, emperyalist ve zalim güçleri haklı bulmak, onlara sığınıp zağarlık yapmak

“Allah'a karşı nasıl yalan uyduruyorlar, bir bak. Bu, apaçık bir günah olarak yeter.”

“Kendilerine kitaptan bir pay verilenleri (ve din alimi geçinen Bel’am tipleri) görmez misin? Onlar, tağuta ve cibt'e (zulüm düzenlerine ve zalim önderlere) inanıyorlar ve diğer inkâr edenler için: 'Bunlar, iman edenlerden daha doğru bir yoldadır' diyorlar.”

“İşte bunlar Allah'ın lanetlediği kimselerdir. Allah'ın lanetlediğine hiç bir yardımcı bulamazsın.” (Nisâ: 50-51-52)

d)  Yahudi ve Hıristiyanların pek az istisnası dışında büyük çoğunluğu müşrik sınıfındadır, onları, “İbrahim’i dinden, cennet ehlinden, mü’min ve muvahhitlerinden” sayanlar yani Dinler arası Diyalogcular da şirke batmıştır.

“İbrahim, ne Yahudi idi, ne Hıristiyandı: ancak, O hanif (muvahhid) bir Müslümandı, müşriklerden de değildi.” (Âl-i İmrân: 67)

“Onlara (Yahudi ve Hıristiyanlara): 'Allah'ın indirdiklerine iman edin' denildiğinde: 'Biz, (sadece) bize indirilene iman ederiz' derler ve ondan sonra olan (Kur'an)ı inkâr ederler. Oysa o (Kur'an), ellerindeki (Kitabı) doğrulayan bir gerçektir. (Onlara) De ki: 'Eğer inanıyor idiyseniz, daha önce ne diye Allah'ın peygamberlerini öldürüyordunuz?'” (Bakara: 91)

“Şayet onlar da, sizin inandığınız gibi inanırlarsa, (ancak o durumda) kuşkusuz doğru yolu bulmuş olurlar; yok eğer yüz çevirirlerse, onlar elbette bir (çelişki ve) aykırılık içindedirler. Sana onlara karşı Allah yeter. O, işitendir, bilendir.” (Bakara: 137)

“Allah'ı ve elçilerini (tanımayıp) inkâr eden, Allah ile elçilerinin arasını ayırmak isteyen, 'Bazısına inanırız, bazısını tanımayız' diyen ve bu ikisi arasında bir yol tutturmak isteyenler.” “İşte bunlar, gerçekten kâfir olanlardır. Kâfirlere aşağılatıcı bir azap hazırlamışızdır.” (Nisâ: 150-151)

“Kendilerine kitap verilenlerden, Allah'a ve ahiret gününe inanmayan, Allah'ın ve Resûlü’nün haram kıldığını haram tanımayan ve hak dini (İslam'ı) din edinmeyenlerle, küçük düşürülüp cizyeyi kendi elleriyle verinceye kadar savaşın.” (Tevbe: 29)

2.   Zalimlere ve süper güçlere, doğrudan veya dolaylı destek sağlayan ve melanetlerine meşruiyet kazandıranlar ZALİMDİR.

“İman edenler ve imanlarını zulümle karıştırmayanlar (zalim güçlere alet olmayanlar), işte güvenlik onlar içindir ve onlar hidayete ermişlerdir.” (En’âm: 82)

3.   Dini bilgileri ve ilahi belgeleri dünyalık çıkarları için değiştirip dejenere edenler, bazı ayet ve hadisleri gizleyip görmezlikten gelenler, kafir ve hakim güçlerin keyfine göre yorum getirenler ZALİMDİR.

“Kendilerine Tevrat yükletilip de sonra onu (Kitabullahın emirlerini, hikmet ve hükümleriyle gereği gibi) yüklenmemiş (ve ilahi buyruklara göre amel etmemiş) olanların durumu, koskoca kitap yükü taşıyan eşeğin durumu gibidir. Allah'ın ayetlerini yalanlayan kavmin durumu ne kötüdür. Allah, zalim bir kavmi hidayete erdirmez.” (Cum’a: 5)

“Ya da: 'Kitap bize de indirilseydi, elbette onlardan daha çok doğru yolda olurduk' dememeniz (için) işte size Rabbinizden apaçık bir belge, bir hidayet ve bir rahmet (olarak Kur’an-ı Kerim) gelmiştir. Allah'ın ayetlerini yalanlayandan (Bu zamanda bazı ayetlerin gereksiz ve geçersiz olduğunu söyleyip mü’minleri zalim sistemlere köle haline getirenden) ve (insanları) ondan alıkoyup-çevirenden daha zalim kimdir? Ayetlerimizden alıkoyup-çevirenlere, bu 'engelleme ve çevirmelerinden' dolayı pek çetin bir azapla karşılık vereceğiz.” (En’âm: 157)

4.   “Bunlar süper güçlerdir, bunların tehdit ve musibetlerinden sakınmak ve himayelerine sığınmak gerekir” bahanesiyle, Yahudi ve Hıristiyanları veliler (emir vericiler, gizli yöneticiler) edinenler ve onların güdümüne girenler, KORKAK, ALÇAK ve ZALİMDİR.

“Ey iman edenler, Yahudi ve Hıristiyanları dostlar (veliler) edinmeyin; (Siyonist ve Haçlı emperyalistlerin yönetim ve güdümüne girmeyin ve zalim güçlere sığınıp güvenmeyin) onlar birbirlerinin dostudurlar. Sizden onları kim dost edinirse, kuşkusuz (o da artık) onlardandır. Şüphesiz Allah, zalimler topluluğuna hidayet vermez.”

“İşte kalplerinde hastalık olanları: 'Zamanın, felaketleriyle aleyhimize dönüp bize çarpmasından korkuyoruz' diyerek (hala Yahudi ve Hıristiyan güçlerle) aralarında çabalar yürüttüklerini görürsün. Umulur ki Allah, bir fetih veya katından bir emir getirecek de, onlar, nefislerinde gizli tuttuklarından dolayı pişman olacaklardır.” (Mâide: 51-52)

Türkiye dahil 22 İslam ülkesinin parçalanmasını ve böylece büyük İsrail’e zemin hazırlanmasını amaçlayan BOP eş başkanlığını üstlenenler; HAÇLI PAPALIK MİSYONUNUN BİR PARÇASI haline gelenler Kur’an’a göre MÜŞRİK, NECİS ve ZALİMDİR.

Anayasaya göre de bunlar VATANA İHANETTİR!

Bu tipler “dini hizmet erbabı, dindar devlet adamı” rolüyle, birkaç bin kişiye bazı imkân ve fırsatlar sağlamakta, ama himayesine girip taşeronluk yaptıkları ZALİM GÜÇLERİN, milyarlarca masum insana ve Müslümana                   yönelik tecavüz, katliam ve sömürülerine, imani ve ahlaki tahribat projelerine alet olmanın korkunç vebalini yüklenmektedir.

5.   Hangi din ve kavimden olursa olsun, mağdur ve mazlum insanların kurtuluşu için gayret etmeyenler ve “neme lazım” diyenler de ZALİMDİR.

“Size ne oluyor ki, Allah yolunda ve: 'Rabbimiz, bizi halkı (ve yöneticileri) zalim olan bu ülkeden (ve bu düzenden) çıkar, bize katından bir veli (koruyucu sahip) gönder, bize katından bir yardım eden yolla' diyen erkekler, kadınlar ve çocuklardan zayıf bırakılmışlar adına çalışıp çarpışmıyorsunuz?” (Nisâ: 75)

6.   Allah’ın sınırlarını, İslam’ın (barış ve bereket nizamının) genel esaslarını ve temel insan haklarını korumayan ve saygı duymayanlar ve İslam davasını saptırmaya çalışanlar ZALİMDİR.

“...İşte bunlar, Allah'ın sınırlarıdır; onlara tecavüz etmeyin. Kim Allah'ın sınırlarına tecavüz ederse (İslami çerçeveyi kırmaya yönelirse), onlar zalimlerin ta kendileridir.” (Bakara: 229)

“…Kim Allah'ın indirdiğiyle hükmetmezse, işte onlar, zalim kimselerdir.” (Mâide: 45)

“(Teşkilattan ayrıldığına ve cihattan geri kaldığına üzüldüğünüz taife, eğer) Sizinle birlikte çıksalardı, size 'kötülük ve zarardan' başka bir şey ilave etmez ve aranıza mutlaka fitne sokmak üzere içinizde çaba yürütürlerdi. (Hala) İçinizde onlara 'haber taşıyanlar' (bile) vardır. Allah, zulmedenleri bilir.” (Tevbe: 47)

7.   Hak hakim olsun ve halk huzur bulsun diye cehdü gayret etmeyen, bu amaçla oluşturulan hareket ve hizmetlerdeki görev ve sorumluluklarını yerine getirmeyenler ZALİMDİR.

“…Ama onlara savaş yazıldığı (cihat ve teşkilatla ilgili görevler dağıtıldığı) zaman, az bir kısmı hariç yüz çevirdiler. (Allah yolunda sorumluluk ve sıkıntıdan kaçan, zulme meydan bıraktığı için zalimdir) Allah zalimleri bilir.” (Bakara: 246)

8.   Farz olan cihadı bırakıp; reklâmı bol, yapılması kolay ibadet ve hizmetlerle oyalanıp kendilerini öne çıkaranlar ZALİMDİR.

“Hacılara su dağıtmayı ve Mescid-i Haram'ı onarmayı, Allah'a ve ahiret gününe iman eden ve Allah yolunda cihad edenin (yaptıkları) gibi mi saydınız? (Bunlar) Allah katında bir olmazlar. (Zulüm düzenlerini yıkmak, hak ve adaleti hakim kılmak için yapılması farz olan hizmetleri bırakıp nafile ibadetlerle oyalananlar zalimdir) Allah zulmeden bir topluluğa hidayet vermez.” (Tevbe: 19)

9.   Camilerde bile, barbar Batının talimatıyla bazı Kur’an ayetlerinin okunmasını yasaklayanlar, Sümela Kilisesini açtırıp Ayasofya’yı ibadete kapalı tutanlar da ZALİMDİR.

“(Elinde imkân ve iktidar olduğu halde) Allah'ın mescitlerinde O'nun isminin anılmasını (ve Kur’ani hakikatlerin konuşulmasını) engelleyen ve bunların yıkılmasına çalışandan daha zalim kim olabilir? Onların (durumu) içlerine korkarak girmekten başkası değildir. Onlar için dünyada bir aşağılanma, ahirette büyük bir azab vardır.” (Bakara: 114)

“'Ki onlar Allah'ın yolundan (Hak nizamın kurulmasından ve Kur’ani kuralların uygulanmasından) alıkoyanlar, onda çarpıklık arayanlar ve ahireti tanımayanlardır.'” (A’râf: 45)

Kur’an-ı ve manasını okumayanlar da ZALİMDİR.

“Ve elçi dedi ki: 'Rabbim gerçekten benim kavmim, bu Kur'an'ı terkedilmiş (bir kitap) olarak bıraktılar.'” (Furkân: 30) ayeti Kur'an’ın meal ve manasını okumayan ve kendisini Kur’an’a uydurmayanların durumunu haber vermektedir.

10.   Kur’an’ın günümüze bakan ve bize ışık tutan ayetlerini yorumlayıp halkı münafıklara ve din istismarcılarına karşı uyaranlara saldıranlar ZALİMDİR.

“Hayır, onlar ilmini kuşatamadıkları ve kendilerine henüz yorumu gelmemiş bir şeyi yalanladılar. Onlardan öncekiler de böyle yalanlamışlardı. Zulmedenlerin nasıl bir sonuca uğradıklarına bir bak.” (Yûnus: 39) ayeti, Kur’an ayetlerini günümüz olaylarına ve sorunlarına göre yorumlanması gerektiğini kabul etmeyip asırlar öncesi tefsirlerle halkı uyutanların da zulmettiğini bildirmektedir.

“Kendisine Rabbinin ayetleri öğütle hatırlatıldığı zaman, sırt çeviren ve ellerinin önden gönderdikleri (amelleri)ni unutandan daha zalim kimdir? Biz gerçekten, kalpleri üzerine onu kavrayıp anlamalarını engelleyen bir perde (gerdik), kulaklarına bir ağırlık koyduk. Sen onları hidayete çağırsan bile, onlar sonsuza kadar asla hidayet bulamazlar.” (Kehf: 57)

“Allah'a karşı yalan uydurup iftira düzenden veya O'nun ayetlerini yalanlayıp (yamuklaştırarak, haksızlık ve ahlaksızlık sistemlerine yamamaya çalışanlardan) daha zalim kimdir? Hiç şüphesiz o zalimler kurtuluşa eremezler.” (En’âm: 21)

“Allah'a karşı yalan uyduranlardan ve kendisine geldiğinde doğruyu (Kur'an'ı) yalanlayandan daha zalim kimdir? Kâfirler için cehennemde bir konaklama yeri mi yok?”

“Doğruyu getiren ve doğrulayanlara gelince; işte onlar muttaki (takva sahibi) olanlardır.” (Zümer: 32-33)

ayetleri vicdani kanaatine ve Kur’an’ın kurallarına bile bile ters düşen zalimleri haber vermektedir.

Zalimlerin dünya ve ahiret pişmanlığı ve perişanlığı kaçınılmazdır.

“Zalimler o gün, ellerini (hınçla) ısırarak (şöyle) der: 'Ah keşke, elçiyle birlikte bir yol edinmiş olsaydım,'”

“'Vah yazıklar bana, ne olurdu da filanı dost edinmeseydim.'”

“'Çünkü o, gerçekten bana geldikten sonra beni zikirden (hayatını Kur’an’a göre tanzimden) saptırmış oldu. Şeytan da insanı 'yapayalnız ve yardımsız' bırakandır.'” (Furkân: 27-28-29)

Sonuç:

“'Bize ne oluyor ki, Allah'a tevekkül etmeyelim? Bize doğru yolları (ve saadet kurallarını) O göstermiştir. Ve elbette bize verdiğiniz eziyetlere sabredeceğiz. Tevekkül edenler Allah'a tevekkül etmelidirler.'”

“İnkâr edenler, resullerine dediler ki: 'Muhakkak (ya) sizi ülkenizden (makam ve menfaatlerinizden) süreceğiz veya dinimize geri döneceksiniz.' Böylelikle Rableri kendilerine (sadık mü’minlere) vahyetti ki: 'Şüphesiz biz, zulmedenleri helak edeceğiz.”

“'Ve onlardan sonra sizi o arza mutlaka yerleştireceğiz size imkân ve iktidar vereceğiz). İşte bu, makamımdan korkana ve tehdidimden korkana ait (bir ayrıcalıktır).'”

“(elçiler ve mü’minler) Fetih istediler (Hak yolda sabır ve sadakatlerinin ardından zafere eriştiler), (sonunda) her zorba inatçı bozguna uğrayıp -yok oldu gitti.” (İbrahim: 12-13-14-15)

 

 

 

Abdullah AKGÜL -

Karşılaştırmalı İslam ve Batı Hukuku araştırmacısı.

El-Ezher Üniversitesi Usuliddin Fakültesi Mezunu.

Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Mezunu

Devami
Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız Heyecan

Bu yazarin diger makaleleri

Uyuşturucu ve uyumsuzlukla;NESLİMİZ KURUTULUYOR!
  Ahlâk tahrip olunca lise gençliğinde alkol kullanımı yüzde 66'lara...
Devami
ATATÜRK'ÜN CENAZE NAMAZI VE ULUSALCILARIN SOSYALİST MUSTAFASI
Zaman'da yazan Mustafa Armağan önemli bir noktaya dikkat çekiyor, ama...
Devami
SAHİPSİZ BİR VATANIN BATMASI HAKTIR!
Parsayı toplayan, kaçırıyor! Eski Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı, TOBB...
Devami
BEDİÜZZAMAN’I DİYALOG MESELESİNE BULAŞTIRMAK
Bediüzzaman’ın Ordu tarafgirliği Bediüzzaman Hazretleri, bazı icraatları yüzünden Atatürk’e itiraz ettiğini...
Devami
KUR'ANI TANIMAK
  "Elif-Lam-Ra. Bunlar (her türlü gerçeği anlatan) apaçık kitabın ayetleridir....
Devami
MEHDİYET MEVSİMİ VE MEDENİYET DEĞİŞİMİ
Mehdiyet: Barış ve bereket (İslam) endeksli, ismini Peygamberinden alan tek ordu...
Devami

Makale Paylaşım Sayısı: 7080

Yorum ekle

Yazdığınız her yorumla birlikte IP adresinizin kayıt edildiğini ve Türkiye Cumhuriyeti hukuk kurallarına aykırı, iftira ve genel ahlaka aykırı tarzda yorumlarınızdan hukuken ve vicdanen sorumlu tutulacağınızı tekrar hatırlatırız...


Güvenlik kodu
Yenile

YABANCI DİLDE KİTAPLARIMIZ

SON YORUMLAR