Get Adobe Flash player

ARAMA

Toplam Ziyaretçilerimiz

mod_vvisit_counterBugün6220
mod_vvisit_counterDün6449
mod_vvisit_counterBu Hafta12669
mod_vvisit_counterGeçen hafta39454
mod_vvisit_counterBu Ay175535
mod_vvisit_counterGeçen Ay136049
mod_vvisit_counterŞu Ana Kadar15355868

IP'niz: 18.232.38.214
Bugün: 26 May 2020

Bu Ana Kadar Okunan

Sayfa Gösterimi : 11644308

YENİ ÇIKAN KİTAPLAR

 ADIL DUZEN 150x
 INSANIN YOZLASMASI 150x
erbakan devrimi 15b 160
 
bizim ataturk 17b 160
 
hilalhac
 
baskan160
 
siyaset strj 160
 
sistem tahlili 160
 
 darbe 160
 
 
 

ADİL DÜNYA YAYINLARI

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0532 335 08 50

 

Reklam
Reklam

“Oy”um Saadete, Toplum Selâmete! "OY" EMANETTİR, OYUNA GELMEYİN!

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 8
ZayıfMükemmel 

Önümüzdeki seçimler tarihi bir fırsattır. Çünkü insanlar seçimlerde, partileri değil, kendi geleceğini seçmektedir. Kişi sevdiği ve seçtiği ile beraberdir. Herkesin geleceği ve güvencesi, oy verip desteklediği zihniyetlerle belirlenecektir. Özetle; geleceğimiz, kendi elimiz ve amelimizle şekillenecektir. Oylarımızda sadece kendimizin ve yakın çevremizin değil, 78 milyon milletimizin ve hatta milyarlarca ezilenin hakkı vardır. Oy verdiğimiz partilerin bütün iyilik ve kötülüklerine ve bunların yan etkilerine ortak olunmaktadır.

Unutmayın, bu seçimler, sekiz parti arasında değil, iki zihniyet arasında yapılacaktır. Sonunda, 1-Ya Milli Görüşçüler 2- Ya işbirlikçiler kazanacaktır.

Haçlı Avrupa Birliği, faiz ve sömürü demektir... Faiz ise, haksızlık ve ahlaksızlığın temel sebebidir. AB'ciler, yani faizciler ve rantiyeci işbirlikçiler, Hak'la ve halkla savaşan kimselerdir. Gavurların reçeteleri girdiği her ülkeye mutlaka zulüm ve zillet getirmiştir. Milli Görüş dışındaki partiler, AB ve ABD reçetelerini uygulayacaklarını açıkça dile getirmekte, faizci ve rantiyeci olduklarını ilan etmektedir. Hepsi de, aynı yanlış görüşün farklı görüntüleridir.

AKP ise, uluslararası Siyonist sermaye ile "düzenli ve düzeyli ilişkilerini sürdüreceklerini" söylemekte ve kapitalizm zehirine yerli çikolata sürerek milletimize yedirmektedir. Bütün fabrikalarımız satılıp yabancılara ve yandaşlara peşkeş çekilmiş, tarım ve hayvancılık bitirilmiştir. AKP, faizci partilerin en tehlikelisidir, kuzu postuna bürünmüş kurt yerindedir. Bunların ahlaki, ailevi ve manevi tahribatları ise çok daha vahimdir; Türkiye’miz bölünmek üzeredir.

Oysa mikroptan ilaç yapıldığı, faizden fayda sağlandığı, AB reçeteleriyle ülke kalkındığı hiç görülmemiştir. Bu nedenle Batı'cı partilere oy vermek, Amerikan dehşetini ve İsrail vahşetini desteklemekle aynı şeydir. Ve böyle bir vebale girenlerin vicdanları nasıl rahat edecektir?! Daha da beteri, ülkemiz AB hayali ve demokratikleşme jelatiniyle kasıtlı ve planlı bir yıkılışa sürüklenmekte, PKK pazarlıktan öte, artık devleti azarlamaya ve ayarlamaya cüret etmektedir. Ve hele 13 yıllık yamukluk ve yanlışlıklarından sonra, hala AKP'ye oy vermek, felakete davetiye göndermektir. Dershane rantları nedeniyle Cemaatle Hükümet arasındaki seviyesiz saldırılar da; bunların hizmet ortaklığı değil, menfaat ittifakı yaptıklarının göstergesidir.

Unutma, senin "oy"unda, çöplükten ekmek toplayanların ve çaresizlikten vücudunu satılığa çıkaranların hakkı vardır!.. Senin "oy"unda, bu ülkeyi bize vatan bırakan şehitlerimizin ve gelecek nesillerimizin hakkı vardır. Doğu Türkistanlı sahipsizlerin, Filistinli gelinlerin, Suriyeli gariplerin, Iraklı yetimlerin senin “oy”unda hakkı vardır!

Öyle ise, ne Hak’tan kopuk ve halka soğuk partilere, ne de aslını inkâr eden döneklere ve Milli Görüş’ü bölmekle böbürlenenlere sakın oy atma!.. Bu ülkeyi 40 yılda 4 kere felaketten ve iflas etmekten kurtaran Erbakan'ı unutma!.. Yapanlarla yıkanları, sadıklarla sahtekârları bir tutma! Refah-Yol hükümetinde ekonominin düze çıkarıldığını, işçiye, memura, köylüye ve emekliye en iyi imkânların sağlandığını, Milli Görüş Belediyelerinde destanlar yazıldığını, fakir fukaraya nasıl sahip çıkıldığını hatırla!.. Kendini bağrı yanıkların ve sistemin pençesinde kıvrananların bedduasına uğratma!.. Dünyanı ve ahiretini karartma!..

Düşün:

1- Saadet'ten başka; ahlaki ve manevi tahribatı dert edinen ve çare gösteren var mı?

2- Saadet'ten başka, faizsiz, rantiyesiz, Milli ve yerli kalkınma projeleri üreten var mı?

3- Saadet'ten başka, ABD ve AB emperyalizmine ve İsrail Siyonizm’ine karşı D-8'ler, İslam Birliği ve ezilenlerin dirliği diyebilen var mı?

Öyle ise; "oy"larınla ya saadetini seçeceksin veya sefaletini... Ya Milli Görüşü seçeceksin veya kirli bir zihniyeti... Ya Refahını ve menfaatini seçeceksin veya felaketini... Evet, "oy"unla, ya ülkemiz üzerindeki oyunları bozacaksın veya oyuna gelip, Batılın ve Batılıların vebaline ortak olacaksın!

Ve sakın unutma!"İnsanların hayırlısı, insanlara faydası dokunandır." En sevaplı ve en kapsamlı hizmet ise, haklı ve hayırlı bir zihniyetin iktidar olmasına katkıda bulunmaktır. Çünkü "bir saat adaletle hükmetmek, yetmiş yıl nafile ibadetten hayırlı" sayılmıştır.

Ve kesinlikle ümit var olmalıdır; hele görelim, yarınlar neler doğuracaktır? Çünkü karanlığın en koyu olduğu an, sabaha en yakın olduğu zamandır! Saygılarımızla.

 

Milli Çözüm Dergisi

Makale Paylaşım Sayısı: 794

Yorum ekle

Yazdığınız her yorumla birlikte IP adresinizin kayıt edildiğini ve Türkiye Cumhuriyeti hukuk kurallarına aykırı, iftira ve genel ahlaka aykırı tarzda yorumlarınızdan hukuken ve vicdanen sorumlu tutulacağınızı tekrar hatırlatırız...


Güvenlik kodu
Yenile

YABANCI DİLDE KİTAPLARIMIZ

SON YORUMLAR