Get Adobe Flash player

ARAMA

Toplam Ziyaretçilerimiz

mod_vvisit_counterBugün2100
mod_vvisit_counterDün3126
mod_vvisit_counterBu Hafta27001
mod_vvisit_counterGeçen hafta24675
mod_vvisit_counterBu Ay124916
mod_vvisit_counterGeçen Ay203059
mod_vvisit_counterŞu Ana Kadar16762891

IP'niz: 34.200.252.156
Bugün: 29 Kas 2020

Bu Ana Kadar Okunan

Sayfa Gösterimi : 12189059

YENİ ÇIKAN KİTAPLAR

AA 150X
KT 150X
IY 150X
EIA 150X
 ADIL DUZEN 150x
erbakan devrimi 15b 160
 
bizim ataturk 17b 160
 
hilalhac
 
baskan160
 
siyaset strj 160
 
sistem tahlili 160
 
 darbe 160
 
 
 

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

 

 

Reklam
Reklam

RAHMİ KOÇ'UN ARACILIĞIYLA "WALMART" CANAVARI GELİYOR!...

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 2
ZayıfMükemmel 

 

Sevgili dostlar, geçtiğimiz günlerde büyük  "denizcilerimizden" ve "Yunan severlerimizden" Rahmi Koç bey ilginç açıklamalarda bulundu. Bu açıklamalardan ilki: kendisinin Nazenin yatıyla yaptığı dünya turu sırasında; elinde içki şişesiyle okyanusun engin sularına bakarken, Türkiye'mizin tüm sorunlarını çözecek yegâne yolu bulması ve bunu kamuoyu ile paylaşmasıydı. Hiçbirimizin aklına gelmeyen bu fikre göre, "dünyanın en güzel yönetim sistemi akıllı diktatörlükmüş ve ah keşke olsa ne de güzel olurmuş!" Rahmi Beyin bu açıklaması bizi hiç şaşırtmadı çünkü kapitalistlerin en uyumlu çalıştığı rejimlerin dikta rejimleri olduğu bilinen tarihsel bir gerçektir. Bu şekilde her beş senede bir yeni lider adaylarına tonla para dökmekten ve her defasında kamuoyunu kandırmak için bir sürü çember çevirmekten kurtulmuş olurlar.  Geçmişin ünlü diktatörleri Hitler, Mussolini ve Franco'nun arkasındaki gücün de, zaten ensesi kalın para babaları olduğu biliniyor. Bu yüzden Rahmi Koç'un buluşu, bize o kadar da ilginç gelmedi. Çünkü biz Rahmi Beye notumuzu bundan birkaç sene önce TV'den yayınlanan bir üniversite konferansında, Hindistan'daki kast sistemini ballandıra ballandıra överken zaten vermiştik.

 

Bizce Rahmi Beyin en önemli açıklaması, daha doğrusu "ağzından kaçırması" Koç Holdinge ait market zinciri Migros'un Dünyanın en büyük perakende devi Amerikan Global Kapitalizmin temsilcilerinden Tescodan sonra "WalMart"ın da ülkemize giriş yapmak üzere olduğunu söylemesidir. Bu haber üzerine boyalı medyada "aman da aman, yabancı sermaye ülkemize girecek, bize iş ve para verecek" diyen cahil sürüsüne bu "WalMart"ın ne menem bir yaratık olduğunu ve ülkemize girerse başımıza neler geleceğini açıklamak da bize bize düşmektedir.

"Walmart canavarı", son rakamlara göre 256 milyar dolar cirosu olan dev bir market zinciridir. Türkiye'nin koskoca bir ülke olarak toplam gayrisafi milli hâsılasının 250 milyar dolar olduğunu düşünürseniz WalMarta şirket değil, şirket süsü verilmiş devlet dememiz gerektiğini anlarsınız. Bu koca devin kurucusu gerçekten de tarihin gördüğü en kurnaz ve hırslı işadamlarından biri olan Yahudi asıllı Sam Walton. 1962 senesinde mahalle bakkalı benzeri ufacık bir dükkândan bugünkü haline getirdiği "WalMart"ın keyfini o da süremedi ve 1992 senesinde ardında Karun kadar zengin dört çocuk bırakarak, herkes gibi bir kefenle dünyayı terk etti. Bugün şirketi profesyonel yöneticiler idare ederken Walton ailesinin üyeleri de 17 sülalelerine yetecek parayı yemek tüm zamanlarını aldığı için pek ortada gözükmüyorlar. WalMart'ın son sultanı da geçen aylarda kendi özel uçağını kullanırken yere çakılıp öldü.

Sam Walton'un başarısının ardındaki sırsa şudur: Sam Walton ikinci dünya savaşında Amerikan askeri istihbaratında subaydı ve Yüzbaşı rütbesine kadar görev yaptı. Bu dönemdeki görevi binlerce savaş esirinin tutulduğu dev toplama kamplarındaydı. Sam Walton bu dönemde kapitalizmin bir sırrına vakıf oldu ve insanların çoğunluğunun güç ve korku karşısında nasıl beyinsiz koyunlara dönüşebildiğini, bu esir kamplarındaki görevinde bizzat deneyerek öğrendi ve burada edindiği yaşam felsefesini hayatının geri kalanında uyguladı. Bugün WalMart şirketi de kurucularının izinden gitmektedir.

Şimdi gelin esir kamplarından edinilen bu felsefe WalMart'a nasıl yansımış inceleyelim. WalMart'ın şirket parolası "Always low Prices"dır yani "Her zaman düşük fiyatlar" Peki ilk bakışta biz tüketiciler için güzel gibi gözüken bu düşük fiyatları nasıl sağlıyor. Öncelikle WalMart şirketi bir yere girip dükkânını açtı mı; ilk olarak elinden geleni ardına koymayarak tüm rakiplerini yok ediyor. Bakın rakiplerini geçer demiyorum onları tam anlamıyla yok edip bitiriyor... Sadece son on yılda Amerika'da Walmart tam 25 süper market zincirini bitirmiş ve bu hesaba dâhil olmayan yüzlerce küçük ve orta boy esnafı tamamen buharlaştırdı. WalMart rekabete inanmaz tek inandığı ister ufak bir bakkal,  ister orta boy bir market, yada kendisi gibi koca bir süper market zinciri olsun bayrağını diktiği yerdeki tüm rakiplerini yok etmektir. Yani Walmart'ın en ucuz market olması etrafında kendisinden ucuz fiyat verebilecek herhangi bir şirketi ayakta bırakmamasından ileri geliyor. Bu birinci sebeptir.

İkinci olarak: WalMart şirketi devasa boyutlara sahip ve büyük miktarda parasal gücü olduğu için, girdiği ülkedeki toptancıların hepsini ele geçiriyor. İlk olarak rakiplerinden daha fazla parayı peşin olarak vererek piyasadaki tüm toptancıları kendilerine bağlıyor. Çek senetle çalışmaya alışmış toptancı ve üreticiler bir anda kendilerine nakit olarak,  zamanında verilen büyük çapta siparişleri görünce; hepsi de göbek atarak WalMart'la çalışmaya başlıyor ama bunun bir tuzak olduğunu fark etmiyor. WalMart'ın bu güzel tavırları rakiplerini yok edene veya kendisiyle rekabet edemez duruma düşürene kadar sürüyor. Bu aşama geçildikten sonra WalMart toptancıların eline yeni bir anlaşma tutuşturuyor. Buna göre istediği ürünler kendisine istediği zaman ve istediği fiyattan verilmezse anlaşmasını tek taraflı feshedebileceğini yazıyor. Garibim toptancılar kendilerini tümüyle WalMart'a bağladıkları ve eski müşterilerini kaybettikleri için kendilerine ne söylenirse kuzu kuzu kabul ediyor. Bir süre sonra WalMart o kadar düşük teklifler vermeye başlıyor ki toptancılar neredeyse maliyetine WalMart'a çalışmaya mecbur kalıyor!...

Walmar'tın bir diğer özelliğiyse: Elemanlarını tam bir kölecilik mantığıyla çalıştırıyor. Walmart dünyadaki hiçbir işyerinde sendikalı işçilere izin vermiyor. Düşük fiyattan çalıştıracağı sendikasız işçiler bulamazsa bu sefer ihtiyacı olan hizmetleri kendisi fason olarak dışarıdan getiriyor. Walmart'ın Çin'de, Bangladeş'te, Latin Amerika'da kurduğu ve çocuk yaşta köle işçilerin neredeyse bedava üretim yaptığı pek çok tesisi bulunuyor.  Amerika'da bile ülkeye kaçak giren göçmenler WalMart'ın onları ölü eşek fiyatına işe alacağını biliyor. WalMart aynı zamanda bayan çalışanları da pek sevmiyor.  Özellikle bayan elemanların yükselmemesi için  mağazalarındaki bayan yönetici stajyerleri kırk kiloluk köpek mamaları veya koca koca içecek kasalarının hamallığını yapmaya zorlayarak onları bezdirip ve ayrılmalarını sağlıyor. Ayrıca WalMart girdiği her ülkede, özellikle kaçak işçilerle çalışmayı bir alışkanlık haline getiriyor...

İşte tüm bu sebepler dolayısıyla bir yere WalMart girdi mi; bir süre sonra iflas etmeler, işsizlik ve tekelleşmeler de başlıyor. Amerika gibi bize göre nispeten oturmuş bir ülkede bile bunlar oluyorsa WalMart'ın Türkiye'de ne yapacağını kestirmek pek de zor görülmüyor. Bu yüzden WalMart kırk yıldır Amerikan orta sınıfında yarattığı nefret sayesinde artık yeni market açamaz hale gelmiş bulunuyor.  Son olarak Chicago'da açmak istediği bir alışveriş merkezi bölgedeki insanların ve sivil toplum örgütlerinin açtığı kampanyalar ve yoğun protestolar yüzünden iptal ediliyor. WalMart'ın az gelişmiş ülkelere yönelmesinin sebeplerinden birinin de bu olduğu biliniyor.

WalMart kapitalizmin temel kuralı olan sömürdüğünü diğer ortaklarla paylaşma oyununu da iyi oynuyor.  Mesela son iki başkanlık seçiminde Cumhuriyetçi parti ve Başkan Bush'a en büyük maddi destek verenlerden biri de petrol şirketleriyle beraber WalMart olmuştur.  Bu desteği bugünde sürdüğü gibi Amerikanın Irak işgali ve emperyalist politikalarına da açıktan destek veriyor. Buna bir iki somut örnek verelim.  Amerikan Dış Savaşlar Gazileri adı verilen ve Amerika'nın emperyalist işgal savaşlarında görev alan askerlerin kurduğu bir vakfa (Foundation to  the Veterans of Foreign Wars-VFW)  bir milyon dolar bağışlayan WalMart bu vakıfla ortak olarak M.A.C.K kampanyası  başlatıyor. Buna göre Amerikanın dünyanın her yanına dağılmış 900 bin askerinin her birine WalMart tarafından özel hediye paketleri ulaştırılıyor ve aileleri ile konuşabilmeleri için bedava telefon kartları dağıtılıyor. Bu şekilde morali bozuk Amerikan askerlerine WalMart eliyle destek olunuyor. Aynı zamanda Amerikan ordusunun yetersiz kaldığı durumlarda WalMart Irak cephesine yüzbinlerce su, iç çamaşırı gibi temel ihtiyaç malzemesi hibe ediyor. Bunun dışında WalMart'ın yüzlerce marketinde açılan mesaj defterlerine binlerce Amerikalı tarafından yazılan moral mesajları her hafta özel uçaklarla Irak cephesine ulaştırılıyor. Ayrıca Irakta öldürülen işgal ordusu askerlerinin resimleri yerel WalMart'larda oluşturulan  "Onur Köşeleri"ne asılıyor. (Yeri gelmişken acaba siz kaç marketimizde Güneydoğuda düşen şehitlerimizin resimlerini gördünüz bir düşünün bakalım. İşte elin adamı haksızda olsa davasına böyle sahip çıkıyor.) Kısacası WalMart şirketi Irak işgalinde açık bir taraftır ve ileride Migros sayesinde Türkiye'de de açılırsa sepetini harıl harıl dolduracak duyarsızlar: "Onur köşelerinde" resimleri asılı duran askerlerin tecavüz ettiği küçük kızları ve öldürdükleri insanları seyretmeye benziyor!

Tabii WalMart'ın iyilikleri bunlarla sınırlı değil. Mesela fakirlere de çok yardım ediyor. Tabi bu fakirlerin ufak bir özellikleri bulunması, yani Yahudi olmaları gerekiyor. 184 milyon dolar yardım yaptıkları "United Way-Birleşik Yol" isimli yardım teşkilatı Evangelist papazlar ve Yahudi hahamların 1887 yılında açtığı bir yardım vakfıdır. Bu vakfın ortağı da "Yahudi Karşılıksız Kredi" kuruluşu ve o kuruluşta "Yahudi Federasyonu" isimli örgüte bağlıyor. Bu kurumlar genelde Doğu Avrupa'dan Amerika'ya veya İsrail'e yeni göç etmiş zor durumdaki Yahudilere karşılıksız para dağıtıyor. Bu ilginç kurumun sitesi olan http://www.jfla.org/ merak edenler bakabilir.

Toparlarsak; sevgili dostlar, girdiği yeri kurutan ve tekelleşen, Bush hükümetinin can dostu ve Irak işgalinin destekçisi olan Türkiye kadar ciroya sahip bulunan WalMart şirketi, Koç Holding'in değerli katkılarıyla ülkemize giriyor. Kendi geleceğini AKP hükümeti ve onun Amerikancı politikalarına bağlayan Yerli Sermayemize duyurulur. Aman devam edin, devam edin ki Global sermaye hepinizin defterini kapatsın ve postumuza saman tıkasın... Ey zavallı, AKP desteği, AB ve ABD hayaliyle; kendi elinle mezarını kazdığının farkına, ne zaman varacaksın?!..[1]



[1]  http://www.güvercinevi.net/ / Serdar Kuru


Bu yazarin diger makaleleri

MUSTAFA KEMAL VE MİLLİ GÖRÜŞ GERÇEĞİ
  Mustafa Kemal’in Milli Mücadeledeki en büyük başarısı, bizzat kumanda ettiği...
Devami
DÜNYANIN YENİDEN KURGULANMASI VE GELECEĞİN KURTARILMASI
Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hoca’nın Suudi Arabistan Kral Abdülaziz Halk...
Devami
DARBE DAVULCULARI VE MİLLİ DEĞİŞİM KUŞKULARI
Amerikancılar Boşuna Umutlanıyordu: Amerika da, Avrupa Birliği gibi; AKP hakkında açılan ve tamamen...
Devami
TÜRKİYE’NİN KUŞATILMASI VE KURTULUŞ ŞANSI
AKP’nin başına “düşük profilli” bir Genel Başkan...
Devami
E.Generalin "mai"indeki önemli mesajlar !
  Hatırlanacağı gibi 17 Mart 2004 tarihli Milli Gazetemizin Kulis Ankara...
Devami
TARİH BOYUNCA DİN İSTİSMARI
  ŞEYTANIN İKİ SİLAHI: 1- DİN İSTİSMARI  2- DİN DÜŞMANLIĞI...
Devami

Makale Paylaşım Sayısı: 6824

Yorum ekle

Yazdığınız her yorumla birlikte IP adresinizin kayıt edildiğini ve Türkiye Cumhuriyeti hukuk kurallarına aykırı, iftira ve genel ahlaka aykırı tarzda yorumlarınızdan hukuken ve vicdanen sorumlu tutulacağınızı tekrar hatırlatırız...


Güvenlik kodu
Yenile

YABANCI DİLDE KİTAPLARIMIZ

SON YORUMLAR