ARAMA

Toplam Ziyaretçilerimiz

mod_vvisit_counterBugün2988
mod_vvisit_counterDün4837
mod_vvisit_counterBu Hafta2988
mod_vvisit_counterGeçen hafta39169
mod_vvisit_counterBu Ay120302
mod_vvisit_counterGeçen Ay122941
mod_vvisit_counterŞu Ana Kadar17571241

IP'niz: 3.235.25.169
Bugün: 19 Nis 2021

Bu Ana Kadar Okunan

Sayfa Gösterimi : 12492801

YENİ ÇIKAN KİTAPLAR

AA 150X
KT 150X
IY 150X
EIA 150X
 ADIL DUZEN 150x
erbakan devrimi 15b 160
 
bizim ataturk 17b 160
 
hilalhac
 
baskan160
 
siyaset strj 160
 
sistem tahlili 160
 
 darbe 160
 
 
 

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

 

 

Reklam
Reklam
Reklam
Reklam

BAŞÖRTÜSÜ TAKINTISI VE ŞEYTANLIK MANTIĞI

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 3
ZayıfMükemmel 

 

Erbakan Hoca'nın 17 Ağustos 2007 Cuma sohbetindeki tespitiyle:

"Cumhurbaşkanı Sn. Sezer'in Recep T. Erdoğan'ın yeni kabine listesini, bakmaya bile gerek görmeyip:

"Artık bunu yeni cumhurbaşkanınıza onaylatmanız daha uygun olur" diyerek, (Jest makyajlı bir rest çekmesi) aslında;

 

"Ben AKP'nin hem kendi başına geleceklerinin, hem de ülkeyi sürükleyecekleri felaketlerin sorumluluğunu yüklenemem" anlamına gelmektedir.

Ama birtakım marazlılar ve münafık tavırlılar, hala Abdullah Gül'ün hanımının başörtüsüne saldırarak halkımızı ürkütmekte, AKP'ye ve dolayısıyla siyonizme hizmet etmektedir.

Havva Anamızın çırılçıplak dolaştığını, başörtüsünün "orak çekiç veya gül-Haç gibi bir ideolojik anlam taşıdığını" söyleyecek kadar gerçekleri saptıran ve gizli İslam düşmanlığını kusan Özdemir İnce'nin zırvaları ve Müslüman halkımızı aşağılaması bunlara bir örnektir.

Oysa İngiltere'de başörtülü Müslüman polisler görev yapmaktadır.

İngiltere'nin Oxfort shire bölgesinde yaşayan 17 yaşındaki Nadia Naeem başörtüsüyle polislik yapıyor. İngiliz Polis Teşkilatının birkaç yıl önce başlattığı uyguma kapsamında göreve getirilen Naeem, Güvenlik Destek Birimi (PCSO) olarak mıntıka asayişinden sorumlu olacak. Yıllık yaklaşık 20 bin sterlin maaş alacak olan Naeem görev tanımı çerçevesinde, kendi bölgesini kapsayan bölgede terör şüphesiyle insanları arayabilecek, alkolü fazla kaçıranlara ceza yazabilecek ve yanlış park eden araçları çektirebilecek.[1]

Kimliğimiz ile iftihar ederiz!

Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanı olmasına sırf eşinin başının örtüsü yüzünden itiraz edip karşı çıkanlar, buna gerekçe gösterirken kaş yapayım derken göz çıkarıyorlar! Çiğ ve çirkin bir ayrımcılık ve kayırmacılık yapıyorlar.

Yahu Abdullah Gül gibi birinin Cumhurbaşkanlığına itiraz edecek iseniz, "Böyle biri Cumhurbaşkanı olmamalı" diyecekseniz, buna binlerce sebep bulabilirsiniz! ABD ve AB aşıklığını ve İsrail uşaklığını yazabilirsiniz!

Eşinin başörtüsünü niye gündeme taşırsınız ki!

Neymiş efendim, eşinin başı örtülüymüş!

Ve dahi başörtüsü bir kimlikmiş!

Başörtüsü bir kimlik ise, başörtüsüzlük de doğal olarak kimliksizlik mi oluyor? Veya başörtüsüzlük farklı ve ayrıcalıklı bir kimlik mi sayılıyor?

Biz eşimizin başörtüsü ile yani kimliğimiz ile iftihar ederiz!

Ya siz?

Eşinizin başörtüsüzlüğü yani kimliksizliğiniz ile mi iftihar ediyorsunuz?

Evet başörtüsü kimliktir, hem de güven verici bir kimlik!

Ülkemizde bu kimlik milyonlar tarafından benimsenmiş ve hüsn-ü kabul görmüştür!

Milyonlar arasında da başörtüsünden gıcık kapan yok gibidir!

Başörtüsü sadece bizim laikleri, daha doğrusu laiklik canavarı kesilen kesimleri rahatsız ediyor!

Gerçek laiklerin de başörtüsünden yana bir problemleri yok!

Hayallerinde oluşturdukları korkular yüzünden günlük yaşamlarını da çekilmez hale getiriyorlar!

Tekrar vurguluyoruz başörtülü eşlerimiz bizim için iftihar vesilesidir!

Kim, kimliği ile iftihar etmez ki!

Bizim kimliğimizden yana bir derdimiz yok!

Dert kimliksizlerin! Daha doğrusu gizli ve kirli kimliklilerin!

Ne var ki, kendi kimliksizliklerine yanacaklarına, bizim kimliklerimizi dillerine dolamayı marifet sayıyorlar!

Başörtüsü kimliktir, hem de saygı uyandıran bir kimlik!

Başörtüsü kimliktir, hem de itimat telkin eden bir kimlik!

Ey kimliksiz zat-ı muhteremler!

Bugüne kadar sizin eşlerinizin başının açık olmasını bizler hiç dilimize doladık mı?

Onlara karşı en ufak bir saygısızlık yaptık mı?

O halde sizin bu hoyratlığınızın anlamı ne?

Siz Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanlığına karşı çıkacaksanız eşinin başörtüsünü dilinize dolayıp durmayın! Çok daha önemli gerekçeler arayın.

Zira o başörtüsü, bizim açımızdan, sizin de dediğiniz gibi, bir kimliktir; hem de çok şerefli ve anlamlı bir kimlik!

Dileriz sizin de böyle anlamlı bir kimliğiniz olsun![2]


Milli Görüş Gömleklerini Değiştiren Dönekler, Şimdi de Hanımlarının Başörtüsünü Değiştireceklermiş!
    
Abdullah Gül'ün Çankaya Köşkü'ne çıkması durumunda first lady olacak Hayrünnisa Gül, ünlü modacı Atıl Kutoğlu'ndan tüm gardırobunu, "hem muhafazakarları hem de modern çevreyi hoşnut edecek" şekilde yeniden düzenlemesini istemiş.

Abdullah Gül'ün ikinci kez AKP'nin cumhurbaşkanı adayı olması ve kazanması eşi Hayrünnisa Gül'ün türban sıkıntısına ilişkin önerileri de bir kez daha gündeme getirdi. Hayrünnisa Gül'ün first lady olması durumunda ‘türban'ından kıyafetlerine kadar yapacağı revizyona ilişkin olarak Atıl Kutoğlu'ndan talepte bulunduğu öğrenildi.

Fransız haber ajansı AFP'ye konuşan Kutoğlu, Hayrünnisa Gül'ün kendisinden, türbanı dahil tüm gardrobunu yeniden dizayn etmesini istediğini bildirdi. Catherina Zeta Jones, Naomi Campbell gibi sanat ve moda dünyasının ünlü isimlerinin modacısı Kutoğlu şunları söylemiş:

10 Model Sunacakmış,

"Hayrünnisa Gül, tüm gardırobunu ve başörtülerini yeniden dizayn etmemi istedi. En modernden, en muhafazakrına kadar herkese uyacak şekilde yeniden tasarlamamı rica etti. Hollywood ışıltısını onun pozisyonunun ciddiyetiyle birleştiren 10 kadar örnek sunacağım. Hayrünnisa Hanım'la Amerika'da 5 yıl önce tanıştık. İletişimimiz sürüyor. Önümüzdeki günlerde hazırlayacağım modeller üzerinde kendisiyle görüşeceğiz."

İlk eşarp koleksiyonunu Avusturya Prensesi Frencesca Von Habsburg için tasarlayan, ardından da Sabancı Müzesi'nin açılışı sırasında hat sanatından esinlenerek eşarplar tasarlayan Kutoğlu, Hayrünnisa Gül için düşündüğü stili anlattı. Kutoğlu, "Kafamdan geçen modeller var ama bunları kendisiyle konuşmadan açıklayamam. Ama söyleyebileceğim tek şey Hayrünnisa Hanım her türlü kıyafeti taşıyabilecek durumda. Benim kendisi için düşündüğüm en büyük değişiklik renk konusunda olacak. Daha açık ve farklı renkleri kıyafetlerine yansıtacağım" demiş...

Çankaya'ya İngiliz modeli türban yakışırmış!

Hayrünnisa Gül'ün türbana yeni bir stil getirme konusunda ünlü modacılardan da görüş aldık. Zaman zaman türbanlı bayanlarla da çalıştıklarını ve bu konuda fikir sahibi olduklarını söyleyen modacılar, Gül'e bu konuda tavsiyelerde bulundu. Faruk Saraç, kendisine böyle bir istek gelirse ‘en iyi modeli' çıkarabileceğini belirterek, Channel'in eski koleksiyonunda kullandığı modelin Gül için çıkış noktası olabileceğini belirtmiş.

Saraç, şu önerilerde bulunmuş "Sadece türbana model tasarlamak değil, kıyafeti baştan aşağıya yenileyerek modernize etmek gerekir. Benim şu an ilk aklıma gelen tavsiye bone tarzı bir model olabilir. Sonuçta amaç eğer saçların görünmemesiyse, bone de bu işlevi yerine getirir. Bu model 1920'lerdeki İngiliz kadınlarının kullandığı ya da Chanel'in eski model takımlarında olan arkası dantelli, saçı kapatan bir model. Böylece insanlar türban tartışmalarından kurtulmuş olur. Eğer bana teklif yapılırsa en güzeli stili yaparım."

Çağdaş gözleri olan modacılarla çalışmalıymış

Neslihan Yargıcı da bugüne dek tesettürle ilgili birçok çalışma yaptığını belirterek şu bilgileri vermiş. Tesettüre farklı bir yorum getirmek çok zordur. Çünkü sadece saç değil, işin içinde boyun, omuz, yanak, kulak da giriyor ve kısıtlı bir çalışma oluyor. Modernize etmek için reformcu olmak gerekir. Türkiye'deki iki kesimi de mutlu edecek bir noktada buluşulabilir. Bence Hayrünnisa Hanım, tesettür modacıları değil bizim gibi dünyayı gören, çağdaş gözleri olan isimlerle çalışmalı. Benim bir önerim var. Türkiye'nin ilahiyatçıları bir araya gelerek bize bunun sınırlarını söylesinler. Çünkü bir Müslüman ülkesinde başbakan olan Benazir Butto da örtünüyor. Fakat saçlarının bir kısmı görünüyordu. Ben bu modeli Hayrünnisa Gül'e öneriyorum. Fakat ilahiyatçılar örtünmede reformun nereye kadar gideceğini söylemeli. Ben kendisiyle çalışmaya hazırım ve yanındayım.

Barbaros Şansal: Hayrunnisa Hanıma Hayranmış!

Hayrünnisa Hanım zaten, "bağlayın düşüncelerinizi (kravat), çözün vicdanınızı (eşarp)" sloganı ile yola çıktığımız eşarplardan kullanıyor. Nice örtülü başlarda aydınlık (Halide Edip Adıvar) gibi kadınlarımız vardı ve hep de var olacak. Sayın Bülent Ersoy da bir Ramazan'da Feshane konserinde, saman rengi bir drape jarse elbise giymişti. Bizim tasarımımız olan o modeli tavsiye edebilirim. Ajda Hanım'ın 70'lerdeki modern türbanlı fotoğrafları hafızalarda sanırım. Ancak şapka ve takke tartışması yerine, sıkıntılı günler yaşayan gezegenimizde biraz daha hoşgörülü olabilsek yani sadece sahici ve kendimiz olabilsek sorun kalmayacak sanırım. Bana göre türban, davetkâr olmadan ve elbisenin devamı gibi kullanıldığı müddetçe son derece modern ve şık olabiliyor. Ancak adeta hiyerarşik ikon ve sembollere dönüşen dolgulu formlar, kimine göre yasaklı desenler, varak altınlı dokular gibi kafa karıştırıcı kavramlar da yok değil. Terzi oluşumuz nedeni ile elbette tesettür giyen müşterilerimiz ve mutaasıp ailelerimiz var. Ve ahenk içinde, kadın erkek bir arada kaliteli işler çıkarmaya devam ediyoruz. Cemil İpekçi ve Dilek Hanif ise konuya ilişkin sorular hakkında yorum yapmayacaklarını söylüyordu.

‘TSK yalnız kaldı' imajı oluşturanlar tehlikeliydi

Köşk sürecini bahane eden ordu düşmanlarının saldırıya geçtiğini belirten Emekli Tümgeneral Kuloğlu "Sivil toplum kuruluşlarından destek alarak TSK'ya destek azaldı mesajı veriyorlar" dedi.

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) nabzını iyi tutmasıyla tanınan emekli Tümgeneral Armağan Kuloğlu, Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanlığı adaylığını seçimlere az bir süre kala çarpıcı sözlerle değerlendirdi. Abdullah Gül'ün, Atatürk ilke ve devrimleri ile Türklük hakkındaki söylemlerinin, Türk halkı tarafından bilinmediğini kaydeden Kuloğlu, "Çünkü onların bulunduğu çevre ve onlara hitap eden medya, bu konuları işlemiyor" diye konuştu.

Abdullah Gül Devletini dış güçlere şikayet etmişti

Kuloğlu şöyle devam etti: Gül, yakın bir zaman önce, ‘Laik sistemi değiştirmek istiyoruz' demiş, Atatürk İlkelerinin halka zorla dayatıldığını, ‘Ne Mutlu Türküm Diyene' demenin Türkiye'yi ilkelleştirdiğini ifade etmiş, sistemle kavgalı olduğunu açıklamıştır. Eşinin türbanı nedeniyle Türkiye'ye AİHM'e şikayet etmiştir. Gül cumhurbaşkanı seçildiği takdirde, devletini Avrupa'ya şikayet etmiş bir cumhurbaşkanı olacaktır." Gül'ün, görevlerinde başarılı olduğu vurgusu ile halka benimsetilmeye çalışıldığına dikkat çeken Kuloğlu "Kendisine destek veren parti ve sivil toplum kuruluşlarını ziyaret ederek, buralardan basın aracılığı ile mesajlar vererek ve verdirilerek toplumun desteğini almış intibaı oluşturuyor. Bu görüntülerle aslında TSK'nin yalnız kaldığı imajı oluşturuluyor" dedi.

Sn. Gül, gerçekten değişti mi?

Son zamanlarda, Atatürk ilke ve devrimlerine, Türklüğe, TSK'ya karşı olmanın, bazı kişilere şöhret olma fırsatı verdiğinin altını çizen Kuloğlu şöyle konuştu: "Geçmişten gelen bazı şahsi sıkıntılarını, Devlet'e ve sisteme karşı tavır göstererek rövanş alma şekline dönüştüren bazı zümreler bulunmaktadır. Bunlar, dincilik, bölücülük, Kürtçülük, zaman zaman da Ermenicilik, Rumculuk yaparak ve özellikle TSK'ya karşı tavır alarak, sisteme karşı koymaya çalışmaktadır. Bu kesimler de, belki Gül böyle bir desteği arzu etmese de, süreci rövanş alma olarak nitelendirerek Gül'e destek vermektedir." Kuloğlu, Gül'ün değiştim sözlerini de "Olgunluk çağındaki insanların düşünceleri kolay kolay değişmez" sözleriyle eleştirdi.


Dışişleri'nden Rum bakana rötarlı yanıt

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın, Kıbrıs Rum Kesimi Dışişleri Bakanı Erato Kozaku Markulli'nin kendisini hedef alan açıklamalarına karşı Türkiye'den tepki verilmemesine sitem etmesi üzerine, Dışişleri Bakanlığı yazılı bir açıklama yaptı.

Markulli, 13 Ağustos'ta NTV'ye "Kıbrıs'ta çözümün anahtarı Türkiye'deki siyasilerin değil, Türk ordusunun elinde. Türk Genelkurmay Başkanı'nın sözleri Türkiye'yi 100 yıl geriye götürüyor" demişti. Orgeneral Büyükanıt da "Bir Türk televizyonunda Türk Genelkurmay Başkanı'na ağır hakaret ediliyor. Ama kimse de çıkıp savunmuyor" diye yakınmıştı.[3]

Rum bakana sert yanıt

Dün yayınlanan Dışişleri açıklamasında, "TSK ve Sayın Genelkurmay Başkanımıza dil uzatmak Markulli'nin haddine değildir' denildi. Açıklama özetle şöyle: "Markulli'nin son günlerde Türkiye, TSK ve Sayın Genelkurmay Başkanımız hakkında yakışıksız ifade ve beyanlarda bulunduğu görülmektedir. Markulli, Türkiye'nin iç konularıyla ilgili görüş belirtecek bir muhatabı değildir. Kaldı ki, TSK ve Sayın Genelkurmay Başkanımıza dil uzatmak Markulli'nin haddine de değildir. Kıbrıs'ta barışın teminatı Türkiye ve TSK'dır. Sayın Genelkurmay Başkanımızın Kıbrıs'la ilgili açıklamaları milli politikayı yansıtmaktadır.'










[1] 18.08.2007

[2] 19.08.2007 / Zeki Ceyhan / Milli Gazete

[3] 18.08.2007 / Bekir Coşkun


Bu yazarin diger makaleleri

En Az Görülen ve En Zor Gelen Amel; ALLAH İÇİN SEVMEK, ALLAH İÇİN BUĞZETMEKTİR!
İmanın gereği ve göstergesi ve amellerin en yükseği “Allah için...
Devami
KENDİNİ AŞAN RAKİBİNİ DE AŞACAKTIR!
  Hep başkalarının hareketlerinden anlamlar çıkartmaya çalışıyoruz. Ama hakikat aynasında...
Devami
İYİLİK VE İBADETLERİ DÜNYADA YEYİP BİTİRMEK
Ahmet Akgül Hocamızın; Haktan cayarak Batıl bir yola girip vefat...
Devami
MİLLİ ÇÖZÜM'Ü MERAK EDENLERE
Edebiyat, sanat değil; dava, tebligat Politika, palavra yok; aynı hakikat Amaç; şeytanı...
Devami
ÖLÇÜ ERDOĞAN VE FETULLAH MI, YOKSA KUR’AN VE RESULÜLLAH MI?
 Fethullah Gülen Wall Street Journal'dan sonra New York Times'da da:...
Devami
KUR’AN’A KARŞI SORUMLULUKLARIMIZ VE AKP’NİN SAPTIRMALARI!
 Hazreti Muhammed Aleyhisselam Kur’an ile neler yapmıştır? 1-   Önce Mekke’de insanlara...
Devami

Makale Paylaşım Sayısı: 4230

Yorum ekle

Yazdığınız her yorumla birlikte IP adresinizin kayıt edildiğini ve Türkiye Cumhuriyeti hukuk kurallarına aykırı, iftira ve genel ahlaka aykırı tarzda yorumlarınızdan hukuken ve vicdanen sorumlu tutulacağınızı tekrar hatırlatırız...


Güvenlik kodu
Yenile

YABANCI DİLDE KİTAPLARIMIZ

SON YORUMLAR