Get Adobe Flash player
Reklam

Milli Çözüm Dergisi Kitapları

DİLİN DÜĞÜMÜ ÇÖZÜLDÜ
PDF Yazdır
Kitap Kabı DİLİN DÜĞÜMÜ ÇÖZÜLDÜ
Yazar: Ahmet AKGÜL
Tıklanma: 984
Kullanıcı Oyları:  / 1
KötüEn İyi 
Konu Açıklaması
Ekleyen Editör

ÖNSÖZ:

 

Dil; duygu ve düşüncelerimizi, bilgi ve becerilerimizi, ümit ve hayallerimizi, plan ve projelerimizi, strateji ve hedeflerimizi, arzu ve isteklerimizi başkalarına anlatıp aktarmanın ve iletişim kurmanın en önemli öğesidir. “Yazı” bile, dilin sembollerle ifade edilen şeklidir. Konuşma ve duygularımızı paylaşma aracı olan DİL, Yüce Yaratıcının insanlara bahşettiği en önemli fazilet ve meziyetlerin başında gelir. Konuşulan dilleri insanlar kendileri tasarlayıp meydana getirmiş değildir. Farklı kavimlerin yaşadıkları coğrafi şartlara uygun değişik renk ve biçimlerde yaratılmaları gibi; ayrı ayrı “DİL”leri onlara ilham eden de yine Rabbimizdir ve bu Allah’ın hikmet ve ibret ayetlerinden birisidir. (Bak: Rum 22. ayet) Evet, insanlara, dil icat etmekten ziyade, kendi dillerini geliştirmek, sistemleştirmek, devlet ve medeniyet dili haline getirmek fırsatı verilmiştir.

“(Allah) İnsanı halk etmiş ve ona beyanı (iletişim kurmayı ve duygularını başkalarına anlatmayı) öğretmiştir”. (Rahman Suresi 4. ayet)

“Biz hiçbir Elçi’yi, kendi kavminin dilinden başkasıyla göndermedik ki, onlara (ilahi gerçekleri ve insani görevlerini) apaçık beyan edip (anlatabilsin)” (İbrahim Suresi 4) ayetleri de, her ülkede gerekli ve geçerli olan resmi dili çok güzel ve düzgün konuşmak lüzumuna işaret etmektedir.

Asla unutulmasın ki, bir toplumu millet yapan ve birbirine bağlayıp güçlü, onurlu ve huzurlu kılan öğelerin en önemli ilk ikisi; DİN birliği ile DİL birliğidir. Dil insanlık tarihiyle birlikte meydana gelmiş ve devam etmiş tabii bir ihtiyacın eseri ve öğretisidir. Bu nedenle, dillerin yozlaşması, bozulması ve kısırlaşması, toplumun kültür seviyesini düşürecek ve medeniyet sürecini körletecektir. Çünkü insanlar, ancak konuşup yazabildikleri DİL seviyesinde düşünce ve çözüm üretebilecektir. Başkalarıyla doğru ve doyurucu iletişim kurabilmeleri de, yine ancak konuşup yazabildikleri dilin zenginliği ve güzelliği sayesindedir. Dil sadece iletişimin değil, başkalarını olumlu biçimde etkilemenin ve yönlendirmenin de en önemli aracı olma özelliğine sahiptir.

İşte “dil”in düğümünü çözen sihire de şiir denir. Özellikle düşüncede derinleşen; ancak hikmet deryasında fark ettikleri incileri, doğrudan müşterilerine sunmaktan çekinen insanların şiirleri, onların gönül şifreleridir. Evet şiir, riyakar ve sahtekarların elinde, yalanı ve palavrayı yaldızlayıp pazarlama aleti; ama sadıklar ve Hak dostları için, kalplerin ve kapalı iklimlerin keşfidir.

“Dilin Düğümü Çözüldü” şiir kitabımızın hazırlanması ve basılması konusunda Milli Çözüm İzmit ve Konya ekibimize tebrik ve teşekkürlerimle.

Ahmet AKGÜL





UYARI!

 

Uzak durun, dokunmayın

Bak sonra, çarpılırsınız!

Sakın ola, okumayın

Doğruya kapılırsınız!

 

Allah “oku” der, duymazsın

Rasül buyurur, uymazsın

Kur’an ders kitap, saymazsın

Sen cahilliğe, doymazsın

Sürüye katılırsınız!

 

Ahkâmsız din uydurdunuz

Zalimlere dost oldunuz

Haç’la diyalog kurdunuz

Çok ucuz satılırsınız!

 

USA markalı Taliban

Siyon arkalı Tayyiban

Katı-ılımlı Hababam

Tiyatro oynatırsınız!

 

Boşver zulüm, dolsun dünya

Her şey hoşgör, uydur hülya

Biraz riya, birkaç rüya

Evliya yapılırsınız!

 

Amerka’ya biat etsen

BOP yolunda, cihat etsen

Gayrı ne kabahat etsen

Billahi tapılırsınız!

 

Ahmet Hoca iğneliyor

Mümin olan, bileniyor

Kim gâvurdan dileniyor

Kullanlıp atılırsınız!



 

RAHİMÜ RAHMAN BENİM!

 

“Ben gizli bir hazineydim, bilinmek murat ettim

Âlemleri halk eyledim”, Rahimü Rahman Benim!

Hayır ve şer takdirimdir, imtihana karar verdim

Hüküm de, hikmet de emrim; hakimü Şeytan Benim!

 

Hücreden canlı cüsseye, kâinat hayat kimin

Milyon çeşit çiçek böcek, nebat hayvanat kimin

Hayret ve hayranlık veren, tabiat sanat kimin

Hepsin yaratıp yürüten, delilü Bürhan Benim!

 

Ayan oldu sıfatlarım, Zatımı bilmek muhal

İman nurumla çözülür, şifre sır dolu bu hal

Hidayetim yetişince, dalalete kalmaz mahal

Bela da şifa da Benden, her derde derman Benim!

 

Binbir ismim eylemekte, her mahlûkta tecelli

Halis salih kulum bulur, huzurumla teselli

Benlik dava eden gafil, kovulacak temelli

İzzet azamet hakkımdır, Hannanü Mennan Benim!

 

Basiretle bak âleme; ağlayan kim, gülen ne

Gören kimdir, görünen ne; doğan kimdir, ölen ne

İman tevhit, küfür şirktir; birleyen kim, bölen ne

Yüz lisanla kelam eden, sahibü insan Benim!

 

Güzeldeki özellik ne, nedir seni cezb eden

Aşk nedir, vuslat nedir ki; nedir sözü kizb eden

Kim Rahmani, kim şeytani; nedir farklı hizb eden

Celal ve Cemal adımdır, Rıza ve Rıdvan Benim!

 

Ayet kitap, hadis hikmet; emri tut, nehye sabret

Dikkat nazarıyla seyret, gördüğün her şey ibret

Kalbe türlü ilham gelir; hayra uy, şerre diret

Ölçü mizan ben koymuşum; Kur’an’la ferman Benim!

 

“Ehed”im, şerikim olmaz; “Ahmed”im, nezirim yok

Tek ve gerçek Sultanım ki, eşim ve vezirim yok

Her kusurdan münezzehim, misalim benzerim yok

“Her dem ayrı bir “şe’n”deyim”[1]; çün dehrü zaman Benim!

 

Yevm: Her gün, her an, her dem

Şe’n: İlahi icraatlar ve hikmetli işler

 


[1] Rahman Suresi. 29. ayeti kerimesi

Eklenme Tarihi: 27 Mayıs 2015

YABANCI DİLDE KİTAPLARIMIZ

SON YORUMLAR