Get Adobe Flash player

ARAMA

Toplam Ziyaretçilerimiz

mod_vvisit_counterBugün3818
mod_vvisit_counterDün6515
mod_vvisit_counterBu Hafta34248
mod_vvisit_counterGeçen hafta41908
mod_vvisit_counterBu Ay22507
mod_vvisit_counterGeçen Ay257768
mod_vvisit_counterŞu Ana Kadar15663138

IP'niz: 3.235.239.156
Bugün: 04 Tem 2020

Bu Ana Kadar Okunan

Sayfa Gösterimi : 11753051

YENİ ÇIKAN KİTAPLAR

 ADIL DUZEN 150x
 INSANIN YOZLASMASI 150x
erbakan devrimi 15b 160
 
bizim ataturk 17b 160
 
hilalhac
 
baskan160
 
siyaset strj 160
 
sistem tahlili 160
 
 darbe 160
 
 
 

ADİL DÜNYA YAYINLARI

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0532 335 08 50

 

Reklam
Reklam

AYIN AYNASI

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 0
ZayıfMükemmel 

 

İŞİN UZMANLARINA GÖRE DEVALÜASYON GELİYOR !!

Yakında büyük bir devalüasyon geliyor.! Prof. Yalçın KÜÇÜK'ün tespitiyle her devalüasyon bir hükümet devirmiş ve rejimi değiştirmiştir. İşte:

  • 1946 Devalüasyonu Başbakan Recep Peker - düşürüldü, silindi
  • 1958 Devalüasyonu Başbakan Adnan Menderes - düşürüldü idam edildi
  • 1970 Devalüasyonu Başbakan Süleyman Demirel - düşürüldü, ütülendi düzeltildi.
  • 1980 Devalüasyonuu Başbakan Süleyman Demirel - düşürüldü, hizaya getirildi.
  • 1994 Devalüasyonu Başbakan Tansu Çiller - düşürüldü, silindi.
  • 2001 Devalüasyonu Başbakan Bülent Ecevit - düşürüldü, Ölü ilan edildi.
  • Bakalım, AKP ve Recep Tayip bey, ne hale gelecek .!
 

DOMUZ VE AB

  • İzmirde patlak veren domuz eti skandalına kızan bir AKP'liye: iyiya dostum, böylece AB'ye hazırlanıyoruz. Domuzdan bu kadar iğreniyorsanız, AB'ye niçin can atıyorsunuz ?
  • AKP'liler, " Bütün bunlara, AB'ye girmek için katlanıyoruz. Çünkü AB'ye girersek, başörtüsü gibi iç sorunlarımız, Kıbrıs ve Irak gibi dış sıkıntılarımız kolaylıkla çözülecek " iddiaları da tümüyle safsatadır. İşte Ferhogen: " önce Anan planına razı olan AB haklarınızı koruyacak " diyor. Arkadan ayrılırken inkar ediyor.
  • Çünkü AB, Siyonist sermayenin ve Masonik lobilerin güdümündeki bir Hrtistiyan birliğidir, tartışma sadece, bu gerçeği Avrupa Anayasasına yazalım mı, yazmayalım mı meselesidir.
  • Türkiye'yi 50 yıldır oyalayan AB, Fener Patrikhanesine " Vatikan gibi devlet statüsüyle " diplomatik temsilcilik vermiştir. Şimdide bize imtiyazlı üyelik yani Acem Nikahıyla evlilik teklif edilmektedir.

LAYT MÜSLÜMAN !

  • Türkiye'de de İttihak Terakki'den, bugünkü masonik güdümlü hükümetlere kadar hemen hepsini, Protestanlaştırılmış, Laytlaştırılmış İslamcılarla işbirliği içinde görüyoruz!...
  • İşte, Amerika'da Yahudi lobilerinin özel himayesindeki, Hoca Efendi .!
  • Halil Turgut Özel: Savcılık ararken onu köşkünde saklanıyordu.
  • Süleyman Sami Demirel: Okulları için Türki Cumhuriyetlere mektup yazıyordu.
  • Mustafa Bülent Ecevit O'nunla felsefi sohbetlere mektup yazıyordu.
  • Afganistan - Amerikanistan ombusmanı Yahudi asılı Hikmet Çetinle özel görüşüyordu.
  • Ve işte Recep Tayip Erdoğan: Her Amerikan umresinde, Yahudi lobilerinden sonra gidip elini öpüyordu!.. Bu nasıl bir kumpas ki: Mason locasından moon Hocasına, İslamcısından Atatürk istismarcılığına hepsini bir araya getiriyordu.
  • Ama hepsinin ortak bir tarafı vardı: Erbakan'dan çok korkuyorlardı ve O'na karşı hep aynı cephede toplanıyorlardı!?

DEVLET HAC YOLUNDA, HÜKÜMET HAÇ YOLUNDA

  • Sn. Cumhurbaşkanımız D-8 katılmış ve tarihi bir konuşma yapmıştır. Çünkü Devlet süreklidir-Hükümetler geçicidir.
  • Sürekli ve mili cephe : D-8 ci - Geçici ve Kirli cephe AB'ci dir. Devlet Hac yoluna, hükümet HAÇ yoluna girmiştir.
  • AKP'nin, ABD'nin gücüne ve Irak işgaline güvenmesi de boşunadır:
  • Çanakkale savaşıyla Körfez savaşı bir çok yönde ortak özellik taşımaktadır.
  • Önce Çanakkale'ye hücum edenlerle körfeze hücum edenler aynıdır. Çanakkale'ye saldıranlar Osmanlıyı yıkmak, İslam'ı parçalamak ve İsrail'in kurulmasını sağlamak amacını taşıyorlardı. Şimdi Körfeze saldıranlarda Müslüman ülkeleri askeri, ekonomik ve siyasi yönden çökertmek birbirine düşürmek ve " Büyük İsrail İmparatorluğu" hayalini gerçekleştirmek niyetindedirler.
  • Ancak Çanakkale'yi zahirde Osmanlı kazanmıştı ama bu savaş Osmanlının yıkılışını hızlandırmıştı. Çünkü yarım milyondan fazla gencini Çanakkale'de yitirmiş ve ekonomik yönden de bitmişti.
  • Şimdi de 1. ve 2. körfez savaşını Amerika kazanmış görülüyor. Ama çok büyük bir askeri ve ekonomik fatura ödemiştir. Irak'ı işgal ettiğini Kuveyt'i ve Suudi Arabistan'ı fiilen ele geçirdiğini zannetse de aslında " altın yumurtlayan tavuklarını " kesmiştir.
  • Süper güç prestiji sıfıra inmiştir... Yani süper canavar can evinden yaralanmıştır ve devamlı kan kaybetmektedir. IMF - ABD nin 500 milyar dış 1 trilyon dolar iç borcu olduğunu söylemektedir. Gerçek rakam bunların çok üstündedir.
  • Amerika çökmeden Siyonizmin zulüm saltanatını ortadan kaldırmak mümkün değildir. Çaresi yok canavar geberecektir.

SİYONİST ŞEYTAN ANKARA'DA

ABD Dışişleri Bakan yardımcısı ve Yahudi asıllı Marc Grosman; Ankara'ya gelip iki şart dayatmış:

  • 1. Büyük Ortadoğu projesine katılırsanız, ekonomik ve güvenlik yardımlarımız artacak !?
  • 2. Ancak - Bu projeye katıldıktan sonra - diğer Arap ve İslam ülkeleriyle her türlü ikili ilişkilerinde, Türkiye " Demokrasiye bağlılık ve teröre karşıtlık" şartı aranacak !...

Bunun Türkçesi: Türkiye Büyük Ortadoğu projesine girmeyen İslam ülkeleriyle her türlü ilişki ve iş birliğini  kesinlikle koparacaktır !..

Ve böylece Erbakan'ın İslam Birliği Projesi tarihe karışacak !... Ama hele görelim, gün doğmadan neler doğacak!...

İŞBİRLİKÇİ !

Tayip Erdoğan Belediye seçimleri için gittiği Bolu'da :

  • Bize işbirlikçi diyorlar. Tabiki işbirlikçiyiz. İş başarmak istiyorsan, işbirliği yapacaksın " buyurmuş ve
  • "Abantı yeni bir Davos yapacağını " duyurmuş

Hatırlanacağı gibi zaten Abant toplantılarıyla Milli Görüş bölünüp, bu işbirlikçi ve teslimiyetçi AKP oluşturuldu. Yani Abant, çoktan Davos olmuştu !...

Tarih boyunca, ülkesi milleti aleyhine dış güçlerle işbirliği yapanlar elbette çıkmıştır. Ancak, bu " işbirlikçilik "le şeref duyan, T. Erdoğan'dan başkası herhalde yoktur. 

" GÜL "LERİN TUTARSIZLIĞI !

Hayrunnisa Gül Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinden, Türbanlan ilgili başvurusunu geri çekti... Bahanesi " yargı kararlarının tartışılmasına neden olmamak " !? Oysa eşi Abdullah Gül, Hayrunnisa Hanımın başörtüsü nedeniyle üniversiteye kaydı yapılamayanıca " Moskova da bile böyle haksızlık ve baskılar olmaz ! " diye yakınıyordu !

Şimdi kendileri iktidar.. Hem de anayasayı değiştirecek bir yoğunlukta ve başörtüsü zulmü hala devam ediyor ve AKP hiçbir çözüm üretmiyor !?

Sorma ve sızlanma sırası bizde:

AKP iktidarı Moskova'dan daha tutarsız , duyarsız ve kuralsız bir tavır sergiliyor !

BİR PORTRE

 

Kim Bu Demirel ?

Tayip Erdoğan'ın yeni akıl hocalarından ve de meşhur mason localarından Sn. Süleyman Demirel.

Kendisini millete hizmet için bir makama layık görerek millet önünde pazarlayan kimse veya kimselerin iyi veya kötü taraflarını eleştirmek, onları bütün özellikleri ile millete tanıtmak bu bakımdan kaçınılmaz bir vazifedir.

Kimdir bu Demirel ?

Kim olacak en belirgin vasfı, Masondur. Masonların ülkemizdeki asırlık saltanatının devam etmesi için, suni lider olarak Adalet Partisi'ne bacadan sokulan, onların desteğiyle AP'sini milliyetçilerin, muhafazakarların elinden almış olan kimse.

Tek başına iktidarda bulunduğu 1966 senesinde, Müslümanların ve özellikle Nurcuların ve Süleymancıların oylarıyla seçimi kazandığı halde çıkartılan af kanunlarından  163 üncü maddeyi kendi milletvekillerine baskı yaparak aftan hariç bıraktıran kimse.

Bu haksız hareketini eleştirdiği için AP Antalya Milletvekili rahmetli Osman Yüksel Serdengeçti'yi, Yahudilerin hazineye zarar veren porselen yolsuzluğunu meclise getirdiği için AP'nin Zonguldak Milletvekili rahmetli  Ekmel Çetinel'i ve ayrıca Milli ve Manevi değerlere aykırı hükümet politikasını eleştirdiği için AP Trabzon Milletvekili rahmetli Prof. Osman Turan'ı haksız olarak partiden ihraç ettiren kimse...

1965 sensinde başlattığı, israfçı, faizci ve enflasyonist, disiplinsiz politikasıyla, Türk ekonomisini rayından çıkartan bugünkü pahalılığa yol açan kimse.

Odalar Birliği Sekreteri iken Anadolu tüccarının hakkını koruyan, kredilerin ve yatırımların dengeli şekilde dağılmasını isteyen Necmeddin Erbakan Hoca'yı polis ve jandarma marifetiyle makamına sokmayan, Odalar Birliği Kongresi'nde kahir ekseriyetle Başkanlığa seçildiği halde, bu hakkı vermemek için Bakanlar Kurulu kararıyla Anayasayı çiğneyen kimse...

Başlattığımız ağır sanayi hamlesini, baltalamak için, Amerika'dan aldığı sinyalle, 1977 senesinde erken seçim yaptıran kimse...

1960'lı senelerde, İmam hatip okullarının birinci kısmına öğrenci alınmasını yasklayarak bu okulları kapattıran kimse.

1969 seçimlerinden önce Yassıada hükümlülerinin siyasi hakkını iade eden kanun Millet Meclisi'nden ittifakla geçtiği halde, C.Senatosu'ndan hükümet olarak kanunu resmen geri çeken, bu işin günahını haksız ve mesnetsiz iddialarla Orduya yükleyen kimse.

Böyle hareket ettiği halde Celal Bayar'ın cenazesine, tıpkı Özal'ın ölümüne yaptığı gibi istismar için sahip çıkan kimse...

AP tek başına iktidarda iken 1967 senesinde Kıbrıs'ta Rumların giriştiği korkunç katliam hareketi karşısında adaya müdahale etmekten kaçınan ve bizim hükümet iken 1974'te yaptığımız müdahaleye " bu bir maceradır " diyen kimse.

HEP' çilerle karışık SHP ile kurduğu koalisyonun, Milli değerlerimizin tahrip edilmesine sebebiyet veren, Bosna- Hersek ve Azerbaycan, Karabağ katliamları karşısında ciddi bir iş yapamayan, bununla da kalmayarak Ermenistan'a buğday ve enerji yardımları yaparak milletimiz ve Türk dünyası karşısında protestolara hedef olan politikasını överek göklere çıkartan kimse..

Buna rağmen bizim 1974 senesinde CHP ile kurduğumuz şahsiyetli ve başarılı iç ve dış politikalar uygulayan ve Kıbrıs çıkarmasını yaparak tarihi zafer kazanan koalisyon hükümetini " solcularla hükümet kurdular " diye 17 sene süreyle haksız itham ve iftiralara hedef yapan kimse.

Başarısız politikasıyla Türk demokrasisini 12 Mart 1970 senesinde kışla duvarına toslattığı halde, bu hezimetten ders almayarak 12 Eylülden önce, ben kesinlikle CHP Genel Başkanı Ecevit ile görüşmem diyen, hiçbir AP'li hiçbir CHP'liye oy veremez diye, Cumhurbaşkanı seçimini tıkayan ve 12 Eylül askeri darbesine sebep ve hedef olan kimse..

Mecliste çoğunluğu olan Özal'ın Cumhurbaşkanı seçilmesini önlemek için " Cumhurbaşkanı'nı millet seçmelidir " diye kampanya başlattığı, bu fikri kesin olarak kabul ettiği halde, sonunda kendisini seçtirmek için her konuda olduğu gibi  eski görüşünün tam tersine seçimi meclise yaptırmak maksadıyla çırpınan ve meclisteki ve hükümet içindeki hassas dengeleri alt üst eden kimse..

Türkiye'yi Ortak Pazar'a sokarak egemenliğimizi Birleşik Avrupa Devleti'ne kısmen veya tamamen devretmek suretiyle bizi bir eyalet haline getirmek isteyen kimse...

İşte AKP'nin başkanı Tayip Erdoğan'ın yeni akıldanesi! Akıl Hocası böyle olanın akıbeti de öyle olur....                             

Süleyman Arif Emre

Yörünge - 9 MAYIS 1993

DÖNEKLİK VE DENGESİZLİK !

Bir zamanlar "İslam teorisyeni" diye masonik medyanın el üstünde tuttuğu Mehmet Metiner' in zikzaklarına bakın...

Önce İrancı, Radikal İslamcı...

Laiklik ve Demokrasiyi küfür sayanlardan...Ve bu yüzden Milli Görüşü şiddetle suçlayanlardan...

Sonra makam ve menfaat kokusu alınca Milli Görüşe yanaşıyor... İstanbul belediyesinde Tayip Erdoğan' ın danışmanı...

Ardından solculuk ve Kürtçülük damarı ağır basıyor ve HADEP Genel Başkan Yardımcısı...

Son günlerde, ılımlı ve layt bir tavır seriliyor ve güya, günah çıkarmak için geçmişini inkar ediyor ve eleştiriyor !..

Bütün bu dönemlerin hiçbirinde samimi ve seviyeli bir görüntü vermiyor.

Geçmişte de, bu günde, gelecekte de, bu tipler, her zaman rol kesiyor ve dünyalıkları için kutsallarını istismar ediyor !...

Ahmet Akgül Hocamız, onbeş sene önce yazdığı " Nifak Hareketleri " Kitabında bunların iç yüzünü ta o zamandan ortaya koyuyor.

DERİN DEVLET

ABD'nin derin devleti Yahudi Lobilerine Think-tank, bizim milli güçlerimize DİKTA diyen hainler şimdi demokrasi ve değişim bahanesiyle ordumuza saldırıyorlar.

Halbuki: derinliği olmayan;gizli ve özel, kurum ve kadroları... stratejik sırları ver planları bulunmayan devlet vasfını kazanamaz ! Önemli olan bunlar milli kafaların mı yoksa kirli kafaların mı güdümündedir.

Hatırlayın:

  • Türkiye'yi IMF'ye muhtaç etmediği... Gavura el açıp borç dilemediği için denk bütçeyi gerçekleştirip işçiye, köylüye, emekçiye, askere, memura, esnafa, sanayiciye cumhuriyet döneminin en iyi imkanlarını verdiği için...
  • Haysiyetli ve bağımsız dış politikayı başlatıp D-8'ler oluşumuyla ülkemizi yeniden lider konuma yükselttiği için...
  • Dış güçler ve yerli işbirlikçiler tarafından tertiplenen talihsiz 28 Şubatı alkışlayan yazar bozuntuları ne oldu böyle ki, hepsi demokrasi davulcusu kesildiler... Masonların, mafyacıların ve rantiyeci patronların yakın damları oldukları konuşulup yazılan bazı 28 Şubat Paşaları ve Amerika'daki Yahudi JINSA'dan madalyalı ekip başları:
  • Rafah-yol iç işleri Bakanı Meral Akşener'e haber gönderip yağlı kazığa oturtacaklarını söylerken...
  • Gazeteci İlnur Çevik gibi yazarları çağırıp " Erbakan'ın onurlu ve olumlu hizmetleri"ni yazdıkları için korkutulurken.
  • Türkiye Gazetesi ve İhlas Holding sahibi Enver Ören'i çağırıp hakaret ve tehditlerle ödünü patlatırken...
  • Yerine göre demokratik cesaret ve milli haysiyet göstermek isteyen Çiller'i ve bazı DYP Milletvekillerini ihtilal ve idam tehdidi ile sustururken...
  • Siyonist sömürünün sermaye ağalarına ve İstanbul dükalığına rağmen kendi imkanlarıyla güçlenip gelişen Anadolu yatırımlarına irtica damgasını vurulurken...
  • Evet bütün bunlar yapılırken sus pus olan despotları alkışlayan yazar yaftalı dalkavukların şimdi: (Ordumuzun her yönden zayıflatılması ve ülkemizin geleceği konusunda söz hakkının elinden alınması) girişimlerini " Demokrasi Devrimi " diye övmeleri tam bir sahtekarlık örneği ve satılmışlık halidir.

Bunlar Amerika'ya uşaklık, Avrupa'ya yavşaklık ilericilik, milli ve manevi temeller üzerine kalkınmayı ise gericilik şeklinde göstermektedirler.

 

BU SEÇİMLER KARAR ANI

Türkiye'mizi kimlere emanet edeceğimizin karar meselesidir.

  • T.Erdoğan'ın seçimler öncesi yaptığı Kıbrıs ziyaretinde, Sn. Denktaş kendisine şu tarihi uyarılarda bulunmuştu:

Biz 400 yıldır, Kıbrıs'ta Türbedarlık yapıyoruz. Yani Müslüman Türk'ün şerefle bayraktarlığını yaptığı yüce İslam'ın Kıbrıs'taki simgesi ve hatırası olan Hz. Peygamberin Halasının makamını bekliyoruz. İşte bu önümüzdeki seçimlerde, bu türbenin, yani Türkiye'nin ve İslam âleminin geleceğinin, kimlere teslim edileceğinin kararı verilecektir. Vatan ve özgürlük âşıklarına mı? - Avrupa ve menfaat uşaklarına mı ?

Bu Türkiye içinde böyledir:

Ülkemiz ve geleceğimiz, İngiltere'de Yahudilerin çıkardığı Jevis Chroniğle dergisinin 12 Aralık 2003 sayısında ve (Türkiye'nin gizli tarikatı ) başlıklı yazısında itiraf ettiği gibi, asıl adı " Samuel Alfred " olan Yahudi dönmesi ve hala, YTP reisi İsmail Cem'le mi yoksa Erbakan gibi Milli ve haysiyetli düşünce sahiplerine mi emanet edilmelidir?

Çok onurlu ve şuurlu bir yaklaşımla " Kıbrısı ver kurtul " düşüncesinde olanlar, haindir diyen Hurşit Tolon Paşanın, ciddi ve cesaretli tespitiyle: Boğazdaki villalarında bu milletin sırtından saltanat süren, bir avu. Dönme ve onların yandaşı din istismarcısı kesimlerin keyfine, bu ülkenin feda edileceğini sananlar aldanmaktadır.

  • Çünkü asker - sivil tüm Kuvayi Milliyeciler, her an iş başındadır !... Bu aynı zamanda milli ve İslami dirilişi kastederek: " Türkiye için en büyük tehdit irticadır " diyen 28 Şubat artığı paşalara da tokat gibi bir cevaptır.
  • Bu arada, dara düşünce İslam - Kur'an Anavatan diyen Denktaşa bir sözümüz var: Niye 30 senedir Kıbrısa bir İmam - hatip açmadın? Niye Kur'ani ve manevi eğitimi başlatmadın ? Mitinglerde Tüm Bayrağı taşıyan gençlere niye sahip çıkmadın ? ve bulaştığın Annan planı AIDS virüsü gibidir. Kapıldın mı kurtulamasın !...

 

AMAÇ VE ARAÇ

Hain güçlerin planladığı:

  • Türkiye'yi Türklerden kurtarmanın veya Yahudileşmiş Türklerin (masonların) ve Türkleşmiş Yahudi kodamanların kontrolüne alma süreci ise şu 3 aşamadan oluşuyor.
  • 1. Toplumu İslam ahlakından ve inancın verdiği kardeşlik anlayışından uzaklaştırmak.
  • 2. Ağır sanayi hamlesinden, teknolojik gelişmeden, tarımsal üretimden mahrum bırakmak sermayeyi ve stratejik üretimi yabancılaştırmak.
  • 3. Bölge ülkeriyle, komşu devletlerle ve İslam alemiyle sürekli sorunlarla uğraşmak. Manavgat ve GAP'ı İsrail'in hizmetine sunmak. Ülkemizin İslam dünyasıyla Ekonomik, siyasi ve kültürel münasebetlerini koparmak. Böylece Türkiye'yi yalnız ve yardımsız bırakıp batıya mecbur ve mahkumn hale sokmak, kendi coğrafyasına yabancılaştırmak.
  • İşte Bu noktada Siyonist Amerika'nın ve yerli kahyalarının Erbakan korkuları ve Milli Görüş düşmanlıkları daha iyi anlaşılıyor. Çünkü Erbakan lider bir Türkiye ve Yeni bir Dünya amaçlıyor.

 

NANKÖRLÜĞÜN BU KADARI  !

  • TAYYİP Erdoğan, bakanları ve diğer ganimet ortakları bugünkü makamlarını Erbakan'a hıyanete borçlu olduklarını biliyorlar. Tayip için 5 tane yasayı beş günde değiştirdikleri halde her şeylerini borçlu oldukları Hocalarını rahatlandıracak bir kanun değişikliğini kasıtlı bir şekilde yapmayarak hala Siyonist patronlarına yaranmak istiyorlar.
  • Yani bu AKP liler kendileri için yargıya güvenmiyorlar ama Erbakan Hoca için güveniyorlar. " Ve bir kişi için kanun değiştirilmez " diye geveliyorlar.
  • AKP'li bir miletvekiline " Erbakan'a siyasi yasak koyarak tarihe gömdük. Şimdi üzerine beton dökeceğiz " diye sevinen ABD'li Siyonist Yahudilerin keyfini getiriyorlar.
  • Erbakan'a arkadan vurdukça Amerika'dan aferin alacaklarını biliyorlar. Hem yargıya güvenmiyorlar hem de Tayip gibi " bu rejim edebiyen var olacaktır " diyerek köhnemiş siyasetçiye sahip çıkıyorlar.
  • Ve zaten kendilerini İsrail'e ispatlamak için iktidarları döneminde önceki solcu sağcı mason hükümetlerini bile aratacak icraatlar yapıyorlar.
  • Onlar bari karışmıyordu, bunlar her gün Kur-an Kurslarını bastırıyorlar.
  • Mason locaları gizliydi şimdi açıktan açığa faaliyet yapıyorlar.
  • Onlar okul ve camilere 200m ye kadar pavyon, meyhane açtırmıyorlar, bunlar 100m kadar açtırmıyor.
  • Onlar disko ve barlarda çalışacak kadınlara " çalışma iznini " şart koşmuşlardır. Bunlar kaldırıyor.
  • Başörtüsü zulmüne çare bulmuyorlar, eşcinsellere özgürlük kanunu çıkarıyorlar. Demirel Çankaya'nın bahçesini veriyordu, bunlar Kıbrıs'ı veriyorlar.
  • Onlar İmam Hatip'leri kapatmışlardı. Bunlar 312'yi ağırlaştırıyorlar. Ayet ve hadis okuyana 363. madde kapsamında müebbede kadar hapisi içeren T.C.K. taslağı hazırlıyorlar.
  • Onlar ilahiyat kontenjanlarını kısmışlardı. Bunlar Harran üniversitesinde hem de Fettullah Gülen'in papa ile Yahudi lobileriyle özel görüşmeleri çerçevesinde papaz ve haham yetiştireceklerini açıklıyorlar.
  • Önceki solcu - sağcı mason iktidarlar bütçenin çoğunluğunu IMF'ye, çeyreğini memlekete harcıyorlardı. BU AKP %90ını IMF'ye, birazcığını millete ayırıyor.

Ancak, çok şükür ki, seçimler yaklaşıyor !

A. AKGÜL Hoca'nın 17 Mart 2004 Gebze Konferansının son bölümü:

Bu Seçimlerin Önemi.

 

Bu seçimler, sadece kendi beldemizde iş bilir ve güvenilir bir kardeşimizi belediye başkanı yapma hadisesi değildir.

Bu seçimler, Türkiye'mizin hangi zihniyete teslim edileceğinin ve nasıl bir gelecek istediğimizin karar meselesidir!..

Bu seçimler de; AKP, CHP ve benzeri partilere oy vererek Siyonist Amerikanın, Büyük İsrail hatırına tüm İslam coğrafyasını ve aziz vatanımızı kuşatmak ve köle yapmak girişimlerine arka çıkıp, zulümlerine ortak mı olacağız? Yoksa, milli ve haysiyetli bir diriliş ve direnişe sahip çıkıp, geleceğimizi mi kurtaracağız? Sorusunun cevabı verilecektir.

Bu seçimler de, dünyada da, ukbada da kimlerin safında ve yanında olacağımızın tercihi yapılacaktır.

Bu nedenle oylarımızda sadece kendimizin, ailemizin ve yakın çevremizin değil, 70 milyon ezilen milletimizin, çöplüklerde ekmek toplayan fakirlerimizin ve namusunu satlığa çıkaran çaresizlerimizin hakkı vardır.

Oylarımızda mazlum Filistin halkının, mağdur Irak Müslümanlarının hakkı vardır.

Bu ülkeyi bize vatan bırakan   şehitlerimizin, 74'te Kıbrıs'ı kanıyla kurtaran yiğitlerimizin ve gelecekteki nesillerimizin, oylarımızda hakkı vardır.

Bakınız;

Avrupa Troykası diye 3-5 Siyonist soytarısı Türkiye'ye geliyor ve ;

  • Kıbrıs'ı karşılıksız satın
  • Leyla Zana'yı hapisten salın
  • Milli Savunma bütçenizi kısıtlayın

Diye  talimat veriyor ve Werhogen domuzu Türk Tv.lerinde Denktaş'a hakaret ediyor.

Kısaca;

Sefaleti mi istiyorsun, Saadeti mi?

Felaketi mi tercih ediyorsun, Fazileti mi?

Esareti mi seviyorsun, Selameti mi?

Fukaralığı mı istiyorsun, Refahı mı?

Erbakan Hocamızın tabiriyle. Ölmek mi istiyorsun, yoksa olmak mı?

Karar sizin, haydin seçime?

Unutmayın, AKP fecri kaziptir.Yakında Fecri sadık doğacaktır!

Yalancı bahar kaybolacaktır.Çünkü gerçek mutluluk bayramı yaşanacaktır.

 

 

Ufuk EFE -
Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız Heyecan

Bu yazarin diger makaleleri

AYIN AYNASI
  PATRİK ŞERİAT MAHKEMESİ KURDU Suç Duyurusu...             Hırsızlıkla suçlanan ve kiliseye...
Devami
Kürt Açılımı; ERDOĞAN’IN MI, ÖCALAN’IN MI PLANIDIR?
  • Abdullah Öcalan’ı, Türkiye mi ele geçirmişti, yoksa sinsi amaçlar...
Devami
İSRAİL KRİZLERİ VE İSMAİL KERİZLERİ!
  Gizli Yahudi Kerry’nin Erdoğan ve Davutoğlu görüşmelerinin içeriği ortaya çıkıyordu....
Devami
AKP'NİN YANLIŞ EKONOMİ POLİTİKASI VE KORONA SALGINI SONRASI ÜRKÜTÜYORDU
  AKP'NİN YANLIŞ EKONOMİ POLİTİKASI VE KORONA SALGINI SONRASI ÜRKÜTÜYORDU          18 yıldır işbaşında...
Devami
“İNSAN”LIK SINAVI VE İNANCA SAYGI
  Tehlikeli ve acil sorunlarını ve bunların gerçek sorumlularını unutan veya...
Devami
Trump Siyonizm’in Maşasıydı İKTİDAR İSE TRUMP’IN PAŞASI MIYDI?
  Trump Siyonizm’in Maşasıydı İKTİDAR İSE TRUMP’IN PAŞASI MIYDI?        Trump açıkça ve...
Devami

Makale Paylaşım Sayısı: 4414

Yorum ekle

Yazdığınız her yorumla birlikte IP adresinizin kayıt edildiğini ve Türkiye Cumhuriyeti hukuk kurallarına aykırı, iftira ve genel ahlaka aykırı tarzda yorumlarınızdan hukuken ve vicdanen sorumlu tutulacağınızı tekrar hatırlatırız...


Güvenlik kodu
Yenile

YABANCI DİLDE KİTAPLARIMIZ

SON YORUMLAR