ARAMA

Toplam Ziyaretçilerimiz

mod_vvisit_counterBugün2974
mod_vvisit_counterDün4837
mod_vvisit_counterBu Hafta2974
mod_vvisit_counterGeçen hafta39169
mod_vvisit_counterBu Ay120288
mod_vvisit_counterGeçen Ay122941
mod_vvisit_counterŞu Ana Kadar17571227

IP'niz: 3.235.25.169
Bugün: 19 Nis 2021

Bu Ana Kadar Okunan

Sayfa Gösterimi : 12492796

YENİ ÇIKAN KİTAPLAR

AA 150X
KT 150X
IY 150X
EIA 150X
 ADIL DUZEN 150x
erbakan devrimi 15b 160
 
bizim ataturk 17b 160
 
hilalhac
 
baskan160
 
siyaset strj 160
 
sistem tahlili 160
 
 darbe 160
 
 
 

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

 

 

Reklam
Reklam
Reklam
Reklam

KİŞİLİK BOZUKLUĞU VE HAYÂSIZLIK

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 7
ZayıfMükemmel 

 

Hayâ imandan gelir. Fuhuş ise, çirkin ve edepsiz söz demektir. Haddi aşan her şeye fâhiş denir. Buradaki anlamı, çirkin olan işleri, açık kelimelerle anlatmak, müstehcen, yani edebe, ahlaka aykırı, açık saçık konuşmak demektir. Abdest bozmak ve cima için kullanılan kelimeleri söylemek böyledir. Bu kelimeleri söylemek fahiş ve çirkindir. Çünkü bunları söylemek, mürüvvete ve dindarlığa uygun değildir, hayâyı giderir.

 

Bunları anlatmak gerektiğinde ise; açıkca ifade edilmeyip, kinaye olarak söylemelidir! Edepli ve dikkatli insan bunları anlatmaya mecbur kalınca, kinaye olarak söyler. Kinaye, bir şeyi, açık anlamları başka olan kelimelerle dile getirmektir. Mesela, Allahü teâlâ, Kur'an-ı kerimde, cima için lems [dokunmak] kelimesini söylemiştir.[1]

Hadis-i şerifte, "Fahiş ve terbiyesiz konuşmayı adet haline getirenlere cennet haramdır"[2] uyarısı dikkat çekicidir. Dinimizde hayânın yeri çok mühimdir. Hayâsı olan, Allahü teâlâdan utandığı için günah işlemekten çekinir. İnsanlardan utanmayan Allah'tan da utanmaz. Açıktan günah işleyen, hem insanlardan, hem de Allah'tan çekinmediğini gösterir. "Allah'ın bildiğini kuldan ne saklayayım" demek yanlıştır. Çünkü gizli işlediği bir günahı başkalarına açıklamak doğru değildir, hayâsızlık alametidir.

İnsanlardan utanarak, günahı gizlemek de hayâdandır. Günah gizlenmezse, fâsıklar bundan cesaret alır. "Falanca günah işliyor. Ben de işlesem ne çıkar" diyebilir. Riya olmaması için nafile ibadeti gizlemek caizdir. Onun için, "Kabahat de gizli, ibadet de gizli" denmiştir. "Hayâ elbisesine bürünenin ayıbı görülmez. Duyulunca hoşlanılacak şeyleri yapın! Kimsenin duymasını istemediğin ve duyulunca hoşlanılmayan şeylerden kaçının" denmiştir. Hz.Ebu Bekir, "Hayâsız kişi, halk içinde çıplak dolaşan gibidir" buyurmuştur. Allah-ü Teâlâ'dan utanmak, imanın kuvvetli olduğuna, hayâsızlık da, imanın zayıf olduğuna alamettir. Hayâ, imanın temelidir.

Kâfirler, Müslümanların imanlarını yok etmek için, önce hayâlarını yani utanma duygularını yok etmeye çalışıyorlar. Plajlarda, podyumlarda spor ve sanat adı altında avret yerlerinin açılmasına ve şehvetin kamçılanıp fuhşun yaygınlaşmasına önderlik yapıyorlar. Fuhuş özendirmeye seks bilgisi diyorlar. Eğlenmek için fuhuş içeren fıkralar anlatıyorlar. Bu açıklıklara ve seks bilgilerine ilericilik ve faydalı bilgi diyerek gençleri hayâsız yapmak istiyorlar. Moda hastalığıyla gögüsleri, göbekleri teşhir edip toplumu soysuzlaştırıyorlar.

Hayanın en kıymetlisi, Allah-ü Teâlâ'dan utanmaktır. Allah-ü Teâlâ'dan utanan kimse, bütün çirkin işlerden uzak durur. Kendine ve insanlığa dâima iyilik yapar. Müslümanlar bu bakımdan hayâlarının gitmemesi için çok dikkat etmelidirler. İslâmiyet, hem fen bilgilerinde çalışmayı, hem de güzel ahlâklı olmayı, herkese iyilik yapmayı emretmektedir. Müslümanlar, câhillerin yalanlarına aldanmamalı, onların çıplak gezmelerini, seks bilgisi adı altında fuhuş söylemelerini fâideli bir şey zannetmemelidir. Bütün güzellikler, iyilikler İslâm ahlâkındadır. Bütün çirkinlikler, kötülükler ise, ahlâksız ve hayâsız olmaktadır.

Onların oyununa gelmemelidir!

İnsanların şerefi, ilim ve edepledir.

Sanmayınız ki şeref, mal, mülk ve nesepledir!

Yıkanırken olduğu gibi, otururken, yatarken de Allah'tan utanmalıdır! Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:

(Yıkanırken örtünün! Allah, hayâ sahibidir. Utanıp örtüneni sever.)

(Avret yerlerinizi örtün! Yalnız iken de Allahü teâlâdan hayâ edin!)

Peygamber efendimiz, yüzükoyun yatan birine, (Kalk, bu yatış, cehennem ehlinin yatışıdır) buyurdu. Yüzükoyun ve örtüsüz yatan birine de, (Bu, Allah'ın hiç sevmediği bir yatış şekli) buyurdu.

Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

(Hayâ ve az konuşmak imandan, fahiş söz ve çok söz nifaktandır.)[3]

(Kim, dünyada günahını gizlerse, Allah-ü Teâlâ da, Kıyamette, o günahı herkesten saklar.)[4]

(Bir günaha düşen, Allah'ın örtüsünü, onun üzerinde bulundurmalıdır!)[5]

(Hayâ imandandır.)[6]

(Hayâ tamamıyla hayırdır.)[7]

(Hayâ, imanın nizamıdır. Nizamı bozulan şeyin, parçaları darmadağın olur.)[8]

(Hayâ, iffet, dile hakim olmak ve akıl imandandır. Cimrilik, fuhuş, çirkin sözlü olmak ise hayâsızlıktan ve münafıklıktandır.)[9]

(İman çıplaktır, süsü hayâ, elbisesi takva, sermayesi fıkıh, meyvesi ameldir.)[10]

(Hayâ insan olsaydı, Salih biri, fuhuş insan olsaydı, kötü biri olurdu.)[11]

(Hayâsı olmayanın dini yoktur. Hayâsız kimse Cennete giremez.)[12]

(Hayâ ile iman bir aradadır. Biri giderse, öteki de durmaz.)[13]

(Fahiş ve çirkin sözlerden şiddetle kaçının! )[14]

(Mümin, ayıplamaz, lânet etmez, fahiş söz söylemez)[15]

(Cennet, fahiş ve çirkin söz konuşana haramdır.)[16]

(Allahü teâlâ, fahiş ve çirkin söz söyleyeni sevmez.)[17]

Hayânın iman ile hayâsızlığın da imansızlık ile ilgisi büyüktür. Hayâsızın küfre düşmesi kolay olur. Hadis-i şerifte, (Hayânın azlığı küfürdür)[18] buyuruldu. Hayâsız olan mürüvvetsiz olur. İnsanları, hayâsızların zararından sakındırmak için onların gıybetini yapmak caizdir. Hadis-i şerifte, (Hayâ örtüsünü üzerinden atanları gıybet etmek günah olmaz)[19] buyurulmaktadır.

Olması gereken eğlence

Asık yüzlü, somurtkan insanların pek sevilmediğini hepimiz biliriz. Güler yüzlü insanların sattığı sirkeyi alırız da, asık suratlı insanların sattığı balı almak istemeyiz. Bu, insanların tabiatında vardır.

Yoğun çalışmalar ve üzücü olaylar karşısında sıkılan insanın, neşeli olmaya ihtiyacı vardır elbette. Bunun için ara sıra fıkra anlatmak, şakalaşmak iyi olur. Peygamber Efendimizin de şakalaştığı, (Ben de şaka yaparım, fakat doğru konuşurum) buyurduğu hadis kitaplarında bildirilmektedir. Bir defasında, yaşlı bir kadına, (Cennete kocakarı girmez) buyurunca, kadıncağız üzülür. Bunun üzerine kadına, (Sen o zaman genç olursun) buyurur.

Güler yüzlü, yumuşak ve cana yakın insanlarla konuşmak, tanışmak ve kaynaşmak kolaydır.

Asık suratlı insanlar ile konuşmak, sıkıntıdır. İhtiyaç kadar konuşur, bir an önce ayrılmak isteriz.

Ancak günümüzde müstehcen fıkraların söylendiğine ve porno filmlerin izlendiğine şahit oluyoruz. Bu da bizleri çok üzüyor. Şakalaşmak ve insanların birbirlerini eğlendirmesi güzeldir ama bunun doğru yolla olması icap eder. Dinimizin izin vermediği, Peygamber Efendimiz'in yapmadığı ve yasakladığı bir şeyi yapmamalıyız. Bunu yapıp da çevremizdeki insanlara bunun hoş olduğunun mesajını vermemeliyiz. İnsanlar birbirlerini örnek alırlar. Hele bir de hatrı sayılır bir kişi isek bizim daha da dikkatli olmamız gerekir. Rabbim bizleri hayâsız ve imansız ölmekten korusun diye dua etmelidir.


Kişilik Bozukluğu: Hayasızlık ve utanmazlık kötü olduğu gibi, aşırı pintilik ve pısırıklık psikolojisi de yanlış ve yersizdir.

Duygularda, insan ilişkilerinde, davranışlarda dengesizlik ve aşırı kaybetme korkusu da yaygın ve gereksizdir... Borderline kişilik genelde çocuklukta yaşanılan önemli bir kayıp, anne-baba ile olan bağın dengesiz olması, travma, kötü muamele ya da duygusal olarak yoksun kalmak gibi tecrübelere dayanmaktadır. Oldukça yaygın görülen bir hastalıktır, toplumun yüzde 2 ya da 3'ünün sahip olduğu tahmin edilmektedir.

Eğer borderline kişilik bozukluğunuz varsa, sürekli olarak terk edilme duygusunun yaşattığı panik ile mücadele ediyorsunuz demektir. Genel olarak davranışlarınız değişken ve ani hareketlerden oluşur. Duygularınız sürekli değişir, insanlarla olan ilişkileriniz ise yoğun ve fırtınalıdır.

Kaybetme korkusu ve yenilgi endişesi:

Büyük ihtimalle, değer verdiğiniz insanlara tutunmak için çılgınca bir çaba sarf ederken bir yandan da kaybetme korkusundan kaçınmak için önemsizleştirmeye çalışırsınız. Yalnızlık duygularını uzaklaştırmak için çevrenizi insanlar ile doldurursunuz, hatta sevmediğiniz ya da anlaşamadığınız insanları bile kabul edersiniz. İnsanlar ile olan ilişkilerinizde strese yol açan olaylar, örneğin maddi zorluklar, ilişkide yaşanan problemler vs genelde hastalığı daha da kötüleştirir.

Yalnızlık ve terk edilmişlik düşüncesi:

Borderline kişiliğe sahip kişilerin kendine güven duyguları çok kırılgan olduğu için insanlar tarafından kabul edilmeye ya da reddedilmeye karşı aşırı derecede hassastırlar. Eğer bu hastalığa sahipseniz, bir ilişkiniz olsa bile kendinizi dışlanmış ve yalnız hissedersiniz. Olası bir kayıp, ayrılık ya da terk edilme ihtimali karşısında kendinizi tehdit altında hissederseniz ve genelde hiddet, aşırı öfke, aşağılama ya da sözlü saldırılar ile tepki verirsiniz. Borderline kişiliğe sahip insanların duygularını kontrol etmekte zorlandıkları yaygın olarak bilinmektedir. Ayrıca bazı durumlarda yalnızlık ve terkedilmişlik duygularından kurtulmak için alkol, uyuşturucu, yeme bozuklukları, kendine zarar vermek ya da intihara teşebbüs etmek gibi davranışlar görülebilir

Tedavi yöntemleri:

Kişilik hastalıklarının erken yaşlarda gelişiyor olması ve insanların kendilerini bu hastalık ile tanımlıyor olması tedavinin çözümünü zorlaştırmaktadır. Tedavinin başarılı olabilmesi için kişinin kökleşmiş davranış şekline, yaklaşımlarına, bakış açılarına, ilişki yapılarına ve kapasitelerine değinilmesi gerekir. Genelde kişilik problemleri psikoterapi ile çözümlenebilmesine rağmen, uzun zaman içinde yerleşmiş olan bu duygu, düşünce ve davranış alışkanlıklarını değiştirmek yoğun ve sürekli tekrarlanan bir tedavi ve öğrenme süreci gerektirir.

Değişken terapi süreci

Örneğin, uzun vadeli psikoterapi Borderline kişiliği olanlar için oldukça etkili olabilir. Fakat ilişkilerde yaşadıkları problemleri düşünürsek, terapi sürecinin oldukça değişken olduğunu ve sabit bir iyileşme eğrisi çizmediklerini belirtmek gerekir. Terapi sırasında devamlı değişen duygulara, aşırı ilgi ihtiyacına ve sürekli tekrarlanan krizlere terapistin dayanması gerekir. Her şey yolunda gitse ve terapist her şeyi doğru yapsa bile, Borderline kişilik bir süre sonra terapiyi ve terapisti aşağılamaya başlayacak ve kızgınlıkla aniden tedaviyi sonlandıracaktır. Bir kaç ay sonra yeniden terapiye dönmesi ile aynı süreçler yeniden yaşanacak ve bu şartlar altında tedavi en azından 2-5 yıl arasında sürecektir.

İntihar teşebbüsü ve nedenleri:

Bazı zamanlar, özellikle kriz anlarında kişi intihar teşebbüsünde bulunabilir. Bu durumda hastanın kısa bir süreliğine hastaneye yatırılması gerekebilir. Eğer kişinin hastalığı ilerlerse ve evde ihtiyacı olan bakım ve ortam sağlanamıyorsa, daha uzun süreli olarak hastanede kalması istenebilir.

Karakterin temel özellikleri

Araştırmalar bazı kişilik sorunlarının kişide devam ettiğini ama bazılarının yok olduğunu göstermektedir. Görünüşe göre hayat tecrübeleri ile birlikte insan kendi karakterinin temel özelliklerini değiştirmeyi öğreniyor. Tedavi uygulandığı zaman ise hastalığın gelişmesi hızlanıyor. Özellikle kişi tedaviye gönüllü olarak geliyorsa, iyileşmek için çaba sarf ediyorsa ve problemlerinin sorumluluğunu üstleniyorsa hastalığın iyileşmesi daha hızlı oluyor. Ama diğer tarafta kişi sorunlarının başkalarından ya da çevresinden kaynaklandığına inanıyorsa, sorumluluğunu üstlenmeyi reddediyorsa ve problemlerini çözemeyecek kadar güçsüz ve zayıf olduğunu iddia ediyorsa iyileşme süreci biraz daha uzun zaman alıyor.

Belirtiler

1- İdealleştirme ile aşağılama arasında sürekli değişen bir ilişki

2- Tehlikeli boyutlarda kendine güven eksikliği ve dengesizlik

3- Ruh halinde sürekli ve büyük değişimler.

4- Aşırı ve yoğun öfke

5- Kızgın ve saldırgan patlama halleri

6- Ayrılıkta ya da kayıp anında panik pisikolojisi

7- Sürekli olarak kendini boş hissetme.

Eşlik eden bozukluklar

- Depresyon ve distimi tavırları

- Alkol-madde kullanım alışkanlıkları

- Yeme bozuklukları

- Travma sonrası stres sıkıntıları

- Dissosiyatif kimlik bunalımları

- Diğer kişilik bozuklukları.

Sevdiğiniz insan tam bu 'sınır'daysa...

- Bir şeye karar verdiğinde sizin de onayınızı almak isteyecektir. Onun her hareketini onaylamayın, seçenekler sunun ama 'Ayaklarının üzerinde durabilirsen sağlıklı olacaksın' mesajını verin.

- Öfke patlamalarında onun yanında olduğunuzu hissettirin. 'Şu an yanındayım, seni bırakmıyorum' diyerek sıkıntısını azaltmaya çalışın. Yalnızlık duygusu azaldığında krizi sona erecektir.

- Olumsuz davranışları karşısında soğuk davranmayın, onunla konuşun. Soğuk davranmak ya da surat asmak terk edilme duygusunu yoğunlaştırarak saldırgan davranışları artırabilir.

- Strese dayanamadığı için sorumluluklarını yerine getirmediğinde yalana başvurabilir. Suçlayıcı olmadan sorununuzu konuşun.

- Borderline kişilik bozukluğu tedavisi ilaç ve psikoterapiyle yapılır. Tedavi olması için ikna edin ve doktoruyla diyaloğunuzu koparmayın.

Çocuk ihmali ve istismarı

Çocuk ihmali ve istismarının hem çocuklar, hem aileler, hem de toplum üzerinde ömür boyu devam edecek etkileri olduğunu belirten uzmanlar, ihmal ve istismarın sonuçlarının genellikle fiziksel, ruhsal, davranışsal ve sosyal açılardan ele alındığını, ancak gerçek yaşamda tüm bunları birbirinden ayırmanın olanaksız olduğunu belirttiler. Fiziksel sonuçlar (örneğin çocuğun gelişmekte olan beyninin hasar görmesi gibi) psikolojik sonuçlar da doğurabilir (zihinsel gelişim geriliği veya duygusal bozukluklar gibi). Psikolojik sorunlar ise sıklıkla yüksek riskli davranışlara yol açar. Örneğin depresyon ve kaygı kişinin sigara, alkol ya da uyuşturucu kullanmasına neden olabilir. Çocuk istismarının çoğunlukla iç içe geçmiş ve birbirinden ayrılması güç olsa da en sık görülen fiziksel, psikolojik ve davranışsal sonuçları vardır.

İhmal ve istismarın fiziksel sonuçları

İhmal ya da istismarın fiziksel etkisi nispeten hafif (morluk, kesik gibi) veya çok ağır (kemik kırılması, iç kanama ve hatta ölüm) olabilir. Bazı hallerde fiziksel etkiler geçici olabilir ancak çocuğun yaşadığı acı ve ıstırabın ölçülmesi mümkün değildir.

Öte yandan çocuk istismarının uzun vadeli fiziksel sonuçlarının neler olduğu henüz yeni araştırılmaktadır.

Bunlardan bazıları

Sarsılmış bebek sendromu: Bir bebeği sarsmanın ilk etkisi kusma, beyin sarsıntısı, solunum sıkıntısı, nöbetler ve ölüm olabilir. Uzun vadeli sonuçları ise körlük, öğrenme güçlükleri, mental retardasyon, serebral palsi veya felç olabilmektedir.

Beyin gelişiminin zedelenmesi: Çocuk ihmali ve istismarının bazı hallerde beynin belirli bölümlerinin doğru bir şekilde gelişmesini engelleyerek fiziksel, zihinsel ve duygusal gelişimi zedeleyebildiği çalışmalarla ortaya koyulmuştur. Ayrıca kronik istismarın neden olduğu stres beynin bazı bölgelerinde "aşırı uyarılmaya" neden olarak hiperaktivite, uyku bozuklukları ve anksiyeteye yol açabilmekte, travma sonrası stres bozukluğu, dikkat eksikliği/hiperaktivite bozukluğu, davranış bozukluğu ve öğrenme ve hafıza ile ilgili güçlüklere de neden olabilmektedir.

Fiziksel sağlığın yetersiz olması: Bu çocukların üçte birinden fazlasında tekrarlayan bazı fiziksel veya ruhsal sorunlar görülür.

İhmal ve istismarın ruh sağlığı açısından sonuçları

İhmal ve istismarın ilk başta oluşturduğu etkiler (izolasyon, korku ve güvenememe) düşük özgüven, depresyon ve ilişki bozuklukları gibi yaşam boyu sürebilen sonuçlar doğurabilmektedir.

Ruh sağlığının bozulması: Uzun vadeli bir araştırmada çocukluğunda istismara uğrayan genç yetişkinlerin yüzde 80'inin 21 yaşında en az bir psikiyatrik hastalığın tanı kriterlerine uyduğu ortaya koyulmuştur. Bu genç yetişkinler depresyon, anksiyete, yeme bozuklukları ve intihar girişimleri de dahil çeşitli sorunlar göstermişlerdir. İhmal ve istismar ile bağlantılı diğer psikolojik ve duygusal durumlar arasında ise panik bozukluğu, disosyatif bozukluklar, dikkat eksikliği/hiperaktivite bozukluğu, travma sonrası stres bozukluğu ve reaktif bağlanma bozukluğu yer almaktadır.

Zihinsel sorunlar: ABD'de yapılan bir araştırmada, istismara uğrayan çocukların zihinsel kapasiteleri, dil gelişimleri ve akademik başarı puanlarının genel popülasyondan daha düşük olduğu ortaya konmuştur.

Sosyal sıkıntılar: Bakım verenler tarafından ihmal ve istismar edilen çocuklar çoğunlukla bakım verenlere karşı güvenli bir bağlanma sağlayamamaktadır. Bu erken bağlanma sorunları diğer yetişkinlerle ve akranları ile bağlanma sorunlarının yaşanmasına da neden olmaktadır.

İhmal ve istismarın davranışlarla ilgili sonuçları

Çocuk ihmal ve istismarının tüm kurbanlarında davranış sorunları görülmeyebilir, ancak çocuk ihmali ve istismarının aşağıdaki davranış sorunlarına yol açma olasılığı yüksektir:

Ergenlik döneminde karşılaşılan zorluklar: Araştırmalar ihmal ve istismar edilen çocukların en az yüzde 25'inin suç, ergen hamileliği, düşük akademik performans, uyuşturucu kullanımı ve ruh sağlığı sorunları yaşadığını ortaya koymuştur.

Çocuk suçlular ve yetişkin suçlular: ABD Ulusal Adalet Enstitüsünün yaptığı bir araştırma ihmal ve suiistimal edilen çocukların çocuk suçlu olarak tutuklanma oranının yüzde 59'u bulduğunu göstermiştir. Aynı araştırma, ihmal ve istismarın yetişkinlikte suça yönelik davranışta bulunma olasılığını yüzde 28 ve şiddet içeren suç işleme olasılığını yüzde 30 oranında artırdığını ortaya koymuştur.

Alkol ve uyuşturucu kullananlar: Araştırmalar ihmal ve istismarın sigara, alkol ve uyuşturucu kullanma olasılığını artırdığını ortaya koymaktadır. ABD Uyuşturucu İstismarı Ulusal Enstitüsünün yaptığı bir araştırmada uyuşturucu tedavi programına katılan kişilerin üçte ikisinin çocukluğunda suiistimal edildiği belirlenmiştir.

İstismar davranışı: İstismarda bulunan anne-babalar sıklıkla çocukluklarında istismar görmüş olmaktadır. İhmal ve istismar edilen çocukların yaklaşık üçte birinin kendi çocuklarını ihmal ve istismar ettikleri araştırmalarla saptanmıştır.






[1] Nisa: 43

[2] Ebu Nuaym

[3] Tirmizî

[4] Müslim

[5] Müslim

[6] Buharî

[7] Buharî

[8] İbni Mace

[9] Beyhekî

[10] Deylemî

[11] Taberânî

[12] Deylemî

[13] Hakim

[14] Nesâî

[15] Tirmizî

[16] İbni Ebiddünya

[17] İbni Ebiddünya

[18] Hakim

[19] Haraiti


Bu yazarin diger makaleleri

KALEM SURESİ VE HAK DAVA SÖMÜRÜCÜLERİ
Rahman Rahim olan Allah'ın adıyla 1- Nun. Kaleme ve satır satır...
Devami
İSLAM’DA İNSAN HAKLARI VE İSYAN AHLAKI
   İslam’da devlet başkanına ve diğer emir ve yetki sahibi makamında...
Devami
GÖZÜM KALDI (ŞİİR)
  GÖZÜM KALDI        Nefs elinde, tuşa geldik Şükür sağlam, özüm kaldı… Gaflet ile,...
Devami
MEHDİX PAŞA
  Tarihin akışını değiştirecek ve dünyanın düzenini ve dengelerini dönüştürecek...
Devami
DİN İSTİSMARI VE SİYASET SAHTECİLİĞİ
Sömürü ve zorbalığa dayanan, askeri ve ekonomik üstünlüğünü zulmetmek için...
Devami
MÜDDESSİR SURESİ’NİN MEALİ
  MÜDDESSİR SURESİ’NİN MEALİ          Rahman, Rahim olan Allah’ın adıyla 1- Ey (cübbesine)...
Devami

Makale Paylaşım Sayısı: 6010

Yorum ekle

Yazdığınız her yorumla birlikte IP adresinizin kayıt edildiğini ve Türkiye Cumhuriyeti hukuk kurallarına aykırı, iftira ve genel ahlaka aykırı tarzda yorumlarınızdan hukuken ve vicdanen sorumlu tutulacağınızı tekrar hatırlatırız...


Güvenlik kodu
Yenile

YABANCI DİLDE KİTAPLARIMIZ

SON YORUMLAR