Get Adobe Flash player

ARAMA

Toplam Ziyaretçilerimiz

mod_vvisit_counterBugün8334
mod_vvisit_counterDün5010
mod_vvisit_counterBu Hafta39699
mod_vvisit_counterGeçen hafta28588
mod_vvisit_counterBu Ay29822
mod_vvisit_counterGeçen Ay136380
mod_vvisit_counterŞu Ana Kadar16804177

IP'niz: 75.101.243.64
Bugün: 05 Ara 2020

Bu Ana Kadar Okunan

Sayfa Gösterimi : 12200912

YENİ ÇIKAN KİTAPLAR

AA 150X
KT 150X
IY 150X
EIA 150X
 ADIL DUZEN 150x
erbakan devrimi 15b 160
 
bizim ataturk 17b 160
 
hilalhac
 
baskan160
 
siyaset strj 160
 
sistem tahlili 160
 
 darbe 160
 
 
 

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

 

 

Reklam
Reklam

TALABANİ'DEN TALİMAT ALMAK

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 0
ZayıfMükemmel 

 

Talabani Kimin Kuklası?

Talabani'nin hezeyanlarını Türk kamuoyu ayrıntılarıyla duydu. Düne kadar ancak Türkiye'nin pasaportuyla Irak dışına çıkabilen, Türkiye'nin sağladığı koruma sayesinde Saddam Hüseyin'den canını kurtarabilen Talabani, bugünlerde Ankara'yı tehdit ediyor. Eğer Irak'ın içişlerine karışmaya devam edersek, Hazret muhalif unsurları kullanarak Türkiye'yi istikrarsızlaştırabilirmiş. Yani PKK'yı üstümüze sürmekle tehdit ediyor. Zaten yapmıyor musun? Aynı tehdidi Suriye ve İran'a da yöneltiyor.

Gülmeliyiz; çünkü Talabani gibi birisinin Türkiye'yi bu denli tehdit etmesi cami duvarı ilişkisinden başka bir şey olamaz. Ağlamalıyız; çünkü son dört yılda AKP hükümetinin tavırları ve teslimiyetçi politikaları Talabani'yi bile bu derece cüretkar olmaya yöneltebilmiş durumda.

 

İşin Talabani tarafına gelince, Talabani pek tabii ki, sadece Talabani değildir. Onun böyle konuşmasının sebebi doğrudan doğruya Amerika'dır. Amerika'dan aldığı ve hiç bitmeyeceğini sandığı destektir. Zaten aynı Amerika'da silahlı kuvvetler dergisinde Ortadoğu'nun sınırlarının yeniden çizilmesinin ne kadar iyi olacağını anlatan makaleler yayımlanmakta ve makalenin içerisinde Türkiye'yi de bölünmüş olarak gösteren haritalar bulunmaktadır.

Bunun üzerine Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt, Amerikan Genelkurmay Başkanı'nı arayarak durumu protesto etti. Sert cümlelerle ve telefonda yapılan bu protestonun ardından Genelkurmay II. Başkanı Org. Ergin Saygun da Amerikan Genelkurmay Başkan Yardımcısını arayarak aynı sertlikteki ifadelerle protestoyu yineledi. Ardından da resmi bir mektup gönderildi. Bugünlerde Amerikan tarafının yanlışlık olduğunu söyleyerek özür dilemeye başladığı anlaşılıyor. Öyle anlaşılıyor ki, Amerika tarafı son dört yıldır Türkiye'ye yaptıklarının ve söylediklerinin devam ettirilebilir olduğu zehabına kapılmış. Büyükanıt Paşa bunun böyle olamayacağını kendilerine göstermiş oldu.

Amerikalılar son zamanlarda o derece pervasız hareket etmeye başladılar ki, cevaben bizim de onlara El Kaide açıklamalarıyla birifing vermemiz gerekecek. Tekrar Talabani'ye gelince, şu hususları vurgulamak gerekiyor. Talabani, PKK ile görüştüğünü ve PKK'nın ateşkese hazırlandığını söylüyor. Demek ki, PKK'yı da üzerimize süren aynı güçlermiş. Yani patron Amerika ve taşeron Talabani-Barzani ikilisi olmak üzere...

PKK'yı Kerkük'ün Kürt haritası içine resmen alıncaya kadar kullanacaklarını biliyoruz. Talabani'nin sözleri bu gerçeği teyit etmiş oluyor. Talabani ve Barzani ikilisi, Amerika'yı arkalarına aldıklarını ve bu desteğin sürekli olacağını düşünerek herkesle köprüleri atıyorlar. Ama bilmeleri gereken bir şey var, Amerika bu bölgede yenildi. Ve sonuçta çekilecek. İşte o zaman Talabani'nin de Barzani'nin de can havliyle sığınacağı bir Türkiye olmayacak artık.

Amerika'nın da anlaması gereken bir husus var. Bir yandan Talabani ve Barzani ikilisine devlet kurdurup, PKK'yı üzerimize süreceksin; öte yandan da bizim dostumuz olduğunu söyleyerek İran ve diğer konularda destek isteyeceksin. Bunları AKP polit bürosu dışında hiç kimse ciddiye almaz. Onları da millet ciddiye almıyor artık. Bizden söylemesi...[1]

Talabani'den Türkiye'ye: ‘PKK'yı destekleriz' iması

BM Genel Kurulu görüşmeleri için ABD'ye giden Talabani, Türkiye'nin tepkisini çeken açıklamalar yapmaya devam ediyor. Önceki gün "PKK'yı saldırılarını durdurmaya ikna ettik" açıklamasını yapan Iraklı lider, bu kez de isim vermeden PKK'ya destek tehdidinde bulundu. ABD'nin kamu radyosu NPR'ye verdiği röportajda komşu ülkelerin müdahalesinin Bağdat'ın sabrını taşırmak üzere olduğunu ifade eden Iraklı lider, sunucunun, "Bu ülkeler İran ve Suriye mi?" sorusu üzerine, şöyle konuştu: "Suriye, İran, Türkiye... Ortadoğu'daki herkes var. Belki Kuveyt hariç. Biz, bu ülkelerden içişlerimize karışmamalarını, Irak'ın egemenliğine saygı göstermelerini istiyoruz." Talabani, "Aksi halde ne yaparsınız?" şeklindeki soruya ise, "Irak halkı, o zaman aynı şekilde karşılık verir, o ülkelerdeki 'muhalefeti' destekler. O ülkelerin bize yaptığı gibi, o ülkeler için sorun çıkarmaya çalışır." diye cevapladı. Sunucunun, "Yani İran ve diğer ülkelerdeki muhalif güçleri mi desteklersiniz?" diye sorması üzerine Talabani, "Irak, komşu ülkelerdeki muhalif güçleri destekleyebilir, her yerde, İran'da, Suriye'de, Türkiye'de; ama biz bunu yapmıyoruz. O zaman Ortadoğu'da kaos çıkar. Biz bunu istemiyoruz." dedi. Talabani, önceki gün de Newsweek dergisindeki demecinde terör örgütü PKK'yı ikna ettiklerini, örgütün birkaç gün içinde ateşkes ilan edeceğini ileri sürmüştü. Talabani, Washington Post gazetesine yaptığı açıklamada, Amerika'nın komşu ülkelerin tehditlerine karşı Irak'ta iki daimi askerî üs oluşturması gerektiğini, bu üslerin Kuzey Irak'ta kurulmasından memnun olacağını ifade etmişti. Ankara'dan sert tepki: Talabani bizi diğerleriyle karıştırmasın Ankara, Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani'nin "Türkiye'nin içişlerine karıştığını ima etmesine" sert tepki gösterdi. Açıklamayı Zaman'a değerlendiren Dışişleri Bakanlığı'ndan bir yetkili, "Türkiye, hiçbir zaman Irak'ın istikrarsızlığını bozacak bir şey yapmadı. ABD'nin yayınladığı raporlarda Irak'ın terör yuvası haline geldiğini açıkladıktan sonra Türkiye, sınırında birtakım önlemler aldı. Teröre karşı ilk tedbirleri alması gereken, Iraklı yöneticilerdir. Sakın, Türkiye'yi diğer ülkelerle karıştırmasınlar." diye konuştu. Talabani'nin çıkışının ardındaki sebeplerden birinin de, Kerkük konusunda Ankara'nın duyarlılığı olduğu yorumları yapılıyor. Son olarak Dışişleri Bakanı Gül, ABD Dışişleri Bakanı Rice'a; "Buradaki olumsuzluklar, Irak'taki sorunları daha da ağırlaştıracaktır" görüşünü aktarmıştı. Dışişleri Sözcüsü Namık Tan da yayınladığı açıklamasında Türkiye'nin Irak'a yönelik siyasetinin şeffaf olduğunu vurguladı.


Talabani'nin Kürtlere sunduğu gelecek ütopyası

  Bir süredir Irak Devlet Başkanı gibi çok önemli bir sıfatı taşıyan Kürt lider Celal Talabani, temsil ettiği konuma pek yakışmayan ve asla yapmaması gereken 2 hatayı 2 günde yapıverdi. Talabani, ilk hatasını Washington Post'a verdiği mülakatta yaptı.

Komşu ülkelerin Irak'a müdahalesini önlemek için Amerikan askerlerinin 'uzun süre' bölgede kalabileceğini söyleyen Talabani, bunun için 10 bin Amerikan askeriyle 2 hava üssünün yeterli olacağını ifade etti. Hemen ardından da Kürtler olarak Amerikan askerlerini ve üslerini bölgelerinde görmekten memnuniyet duyacağını dile getirdi.

Daha kamuoyu bu açıklamayı hazmetme fırsatı bulmadan Talabani, ikinci hatasını Amerikan Ulusal Kamu Radyosu'ndaki konuşmasında yaptı. Muhtemelen Amerikan desteğini arkasında hissetmenin verdiği rahatlıkla konuşan Talabani, Türkiye'nin de aralarında bulunduğu komşu ülkeleri adeta bir gerilla lideri üslubuyla tehdit etti. Türkiye, İran ve Suriye'nin içişlerine karışmasından yakınan Talabani, bu duruma son verilmemesi halinde kendilerinin de "bu ülkelerdeki muhalif grupları destekleyeceği" ve "bu ülkelerde sorun çıkmasına çalışacakları" uyarısında bulundu.

Irak'taki Kürtler konusunu ele almak gittikçe zorlaşıyor. Çünkü Türkiye'deki Kürt kökenli vatandaşlarımız, Irak'taki Talabani ya da Barzani gibi liderlerle ilgili değerlendirmelerden alınganlık gösteriyorlar. Hatta bazıları Irak'ın bölünmesi ve bölgede ortaya çıkacak yeni bir devletin doğuracağı kaosu gündeme getirenleri, Kürt karşıtlığı ile suçluyorlar. Biraz üzerine gittiğinizde, dudaklardan şu sözler dökülür: Türklerin, Arapların devleti var, Kürtlerin de olsa ne olur?

Halbuki Celal Talabani'nin son açıklamaları, bölge haritasını yeniden çizme gayretleriyle ilgili kaygıların ne kadar haklı olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Sadece bunu mu? Aynı zamanda bu liderlik vizyonuyla, Iraklı Kürtlerin geçmişte olduğu gibi gelecekte de zorluklar yaşamaya devam edeceğini.

Yıllardır baskı altında yaşayan Iraklı Kürtlerin daha geniş özgürlüklere kavuşması hepimizi mutlu eder. Ancak keşke sorun, Kürtlerin mağduriyetinin giderilmesi ve daha iyi şartlara kavuşturulmasından ibaret olsa. Keşke bazı ülkelerin Kürtlere duyduğu ilgi, salt sevgi ve şefkatten kaynaklansa. Talabani'nin açıklamaları gösteriyor ki, en azından bugün popüler olan Iraklı Kürt liderler ya da onların akıl hocaları, bütün bölgeyi ateşe atacak yaklaşımlara sahipler.

Kürtler, Türk, Arap ve Farslarla birlikte bölgenin başat yerli unsurlarından biri. Bu yüzden Kürtlerin diğer bütün unsurlarla kavgalı hale geldikten sonra, bölge dışı güçlerin desteği sayesinde huzura kavuşacağını sanmak kadar siyasi körlük olamaz. Hele 50 yıldır Ortadoğu'nun barışa kavuşmasını engelleyen ve her türlü askerî desteğe rağmen bir türlü huzuru bulamayan İsrail örneği varken ve Kürtlerin şimdiye kadarki işbirliği girişimlerinin vahim sonuçları ortadayken. Bölgenin ana unsurlarından biri olan ve diğer unsurlarla ortak kültürel, dinî ve tarihî değerleri paylaşan Kürtleri, bölge insanlarının gözünde 'işbirlikçi' konumuna düşürecek hiçbir girişim Kürtlerin hayrına olmayacaktır.

Gerçi Celal Talabani Amerika'daki konuşmalarında Irak'ta kaos olmadığını ve Irak'ta insanların demokrasi ve insan haklarından yararlandığını söylemiş. Ama BM'nin bir hafta önce açıkladığı rapor, sadece bir ayda 3600 sivilin hayatını kaybettiğini gösteriyor. Her gün ortalama 100'den fazla insanın bombalı saldırı ve çatışmalarda öldüğü bir ülkenin acil ihtiyacı, hem kendi içinde hem de çevresinde tansiyonu düşürmek olmalıdır. Ama Talabani'nin bölge dışı güçlere davetiye çıkarırken, komşuları tehdit eden açıklamaları ve kuzeydeki Kürt otonom yönetiminin şimdiden topraklarını genişletme derdine düşmesi, sonu gelmeyecek kavgalara davetiye çıkarmak anlamına geliyor.

Keşke ortak noktalarımızı unutturmak isteyen iç ve dış odaklara inat, Kürt, Türk, Arap, Fars, Sünni veya Şii kimliklerinden hangisine sahip olursa olsun, bu bölgedeki herkesin bugünlerde oruçlu olduğunu ve aynı kıbleye yöneldiğini hatırlayabilsek...[2]

 Talabani'nin densizliği sonradan olma sanılmamalı!.. 

 Talabanı'nin Türkiye, Suriye ve İran'daki muhalifleri gerektiğinde destekleyebilecekleri şeklindeki sözlerini sürpriz olarak karşılamadım. Sürpriz olarak karşılamak demek Talabani'yi tanımamak, geçmişteki faaliyetlerinden hiç haberdar olmamak demektir. Sözleri sürpriz olmamakla birlikte özellikle ABD ile bunca yıldır devam eden işbirliğinden de bir şeyler öğrenmemiş olmasını insan garipsiyor. Söz gelimi siyaset ve diplomaside densizlik insanın ayağını çabuk kaydırır. Bu bakımdan uluslararası ilişkiler de bazı kurallar vardır. Buna ister diplomasinin kuralları deyin ister dış politikanın iki yüzlülüğü netice değişmez...

ABD'nin Irak'ın başına getirdiği Talabani'nin aslında kendiliğinden bir gücü olmadığını kendisi de biliyor, biz de biliyoruz. Talabani'nin gücü yıllarca Irak'ta temsilciliğini üslendiği ABD'den geliyor... ABD işgal güçleri Irak'tan çekildiği an Talabani ve benzerleri de soluğu ABD'de alacaklardır... Ne var ki, Talabani şu anda Irak'ın başında bulunuşunu kendi gücüyle ilgili sanmanın sarhoşluğunu yaşıyor olacak ki, gerektiğinde Türkiye'deki muhalif güçleri yani PKK'yı destekleyeceklerini söylemiş...

Nerede söylemiş bu sözleri?..

ABD'de... Amerikan devlet televizyonuna... Talabani için densizlik yapacak ve horozlanılacak en uygun yer ABD'dir. Çünkü Talabani tüm gücünü Amerikalı efendilerinden almaktadır.

Peki şu anda Kuzey Irak'daki PKK militanları Irak'tan destek almıyorlar mı? Bir diğer ifade ile Talabani PKK'ya destek vermiyor mu? Vermediğini söylemek bölge şartlarına da ABD ve Kuzey Irak'taki gelişmelere aykırı düşmez mi?

Denebilir ki uluslararası ilişkilerde ahlaki kurlara yer yoktur... Doğru olabilir ama ülkelerine ihanet edenler bir gün aynı ihaneti kendilerine de yapabileceği düşüncesiyle efendileri tarafından da terk edilebilir... İşte o zaman Irak ile Türkiye yine komşu olarak kalacak, ABD ise er ya da geç çekilip gitmek zorunda kalacaktır... Talabani'nin yaptığı olsa olsa bir günün beyliği beyliktir mantığından ibarettir... Ama bu mantık devlet adamı mantığı değildir...[3]

PKK'ya anayasal güvence sağlandı!

Talabani, PKK'nın ateşkes yapacağını söyledikten sonra, Türkiye'yi ve diğer komşularını tehdit etti. Bu, Talabani üzerinden ABD'nin Türkiye'ye verdiği bir cevap, tam anlamıyla bir tehdit. "Bizim planlarımıza uymazsanız sizi içeriden çökertiriz" tehdidi.

Celal Talabani ne diyor? ABD basını üzerinden Türkiye'ye sinyaller gönderen Irak'ın Devlet Başkanı, bir gün önce PKK'yı ateşkese ikna ettiklerini, örgütün birkaç gün içinde ateşkes ilan edeceğini açıkladı.

Aynı Talabani; bir gün sonra, yine ABD medyası üzerinden Türkiye, İran ve Suriye'ye tehdit etti. Bu ülkelerin Irak'ın içişlerine karıştığını, bunun devamı halinde Irak'ın da bu ülkelerdeki muhalif grupları destekleyeceğini, bu ülkelerde sorun çıkaracağını söyledi. Kuveyt dışında bütün komşularını suçlayan Talabani, Irak'ın da o ülkelerde iç sorun çıkarmaya çalışabileceğini, bunun da bölgede kaosa yol açacağını ifade etti.

Talabani'nin son iki açıklaması da ABD ile Kuzey Irak yönetimi arasında yürütülen bir pazarlığın sonuçları ve çok önemli. ABD'nin "PKK ile mücadele koordinatörü", daha doğrusu "Türkiye'yi PKK ile pazarlığı oturtmakla yükümlü" temsilcisi Joseph Raltson ile Kürt liderler ve PKK arasında yapılan müzakerelerin sonuçlarını izliyoruz bugünlerde. PKK'nın Türkiye'ye yönelik saldırılara "son vermesine" karşılık, Irak'taki PKK'lılara "Türkiye'ye iade edilmeme güvencesi" verildi. Talabani'nin önceki açıklaması bu anlaşmanın sonucuydu. Türkiye'yi ve diğer komşularını tehdit eden açıklaması ise, ABD ile bölge yöneticileri arasındaki anlaşmaya Türkiye'nin yanaşmamasına verilen bir cevap oldu. Dikkat edin, bu, Talabani üzerinden ABD'nin verdiği bir cevap, tam anlamıyla bir tehdit. "Bizim planlarımıza uymazsanız sizi içeriden çökertiriz" tehdidi...

Buradan şu çıkıyor: Bundan sonra PKK ile Kuzey Irak Kürt yönetimi iç içe olacak. Türkiye, İran ve Suriye içinse PKK; PJAK veya diğer Kürt güçleri arasında fark kalmayacak. ABD yönetiminde bir "Kürt koalisyonu" oluşuyor ve bu Türkiye, İran ve Suriye'ye hedef alıyor. Tabiî ABD'nin bölgesel istila haritasının seyrine göre.

Şu söyleniyor: "Suriye, İran ve Türkiye'ye karşı Kürt kartı elimizde. Tabiî PKK kartı da, PJAK kartı da..." Kürtler bu büyük savaşta çok güçlü bir kart oldular. Bu yönüyle Talabani de Barzani de, PKK da birer kart. ABD, İngiltere ve İsrail bu kartı oldukça etkin biçimde kullanıyor.[4]

Talabani kimin Borazanı?

Talabani'yi tanıyoruz ve O'nun kendiliğinden böyle konuşamayacağını da biliyoruz.

Biliyoruz ki O'nu birileri konuşturuyor.

Hazret şimdilerde "Amerika'nın sesi" durumunda!

Amerika ne isterse onu yapmak, ne emrederse onu yerine getirmek ve ne telkin ederlerse öyle konuşmak zorunda!

Talabani ülkesinin iç işlerine karışılmasından rahatsızmış!

Peh peh pehhh!

Bugün Irak'ın içişlerine en çok karışmış durumda olan kim?

Elbette Amerika!

Peki, Talabani Amerika'yı niye uyarmıyor, uyaramıyor?

Sahibinin sesi durumunda olunca kuşkusuz böyle bir uyarıda bulunamaz!

Ancak sahibi ne isterse onu yerine getirir!

Amerika, PKK terör örgütü ile ilgili olarak Türkiye'ye "Sizinle birlikteyim" mesajları verirken bir yandan Talabani gibi adamlarla gözdağı vermeye çalışıyor!

Yani "Benim istediğim çizgiye gelmezseniz, size rahat vermem" demeye getiriyor lafı!

Tıpkı Pakistan Devlet Başkanı Müşerref'e yaptıkları gibi!

"Ya bizimle birlikte olursun ya da bize karşı, o zaman ülkeni taş devrine döndürürüz" tehdidinin değişik versiyonları ile karşı karşıya olduğumuzu biliyoruz.

Talabani gibi daha kendi ülkesinde asayiş ve huzuru temin edememiş biri Amerika'dan böyle bir direktif gelmemiş olsa bu kadar rahat meydan okumaya cesaret edebilir mi?

Talabani de, Amerika da ateşle oynuyorlar!

Masa başında yaptıkları hesapların tutmadığını, gerçekleşmeyecek rüyalar halinde kaldığını ne zaman fark edecekler acaba?

Biz ülkemizdeki bölücü örgüte kimin ne zaman, nerede, nasıl destek verdiğini bilmiyor muyuz sanki?

Dağdaki teröriste nasıl yardımda bulunduklarını unutmuş değiliz! Tıpkı terör örgütünün elebaşlarıyla gizli görüşmeler yaptıklarını unutmadığımız gibi!

Dolayısıyla boşu boşuna aracı kullanmasınlar.

Talabani gibi Amerika tarafından atanmış devlet adamlarının(!) çapını da çok iyi biliyoruz."[5]

Ve biz, Amerika'dan da değil, onun kuklası Talabani'den talimat alan AKP'lilere şaşıyor ve Türkiyemize  acıyoruz...





[1] 28.09.2006  Hasan Ünal Milli Gazete

[2] 27.09.2006 / Abdulhamit Bilici / Zaman

[3] 28.09.2006 / Abdülkadir Özkan / Milli Gazete

[4] 27.09.2006 / İbrahim Karagül / Yeni Şafak

[5] 28.09.2006 / Zeki Ceyhan / Milli Gazete


Bu yazarin diger makaleleri

Bu Seçim Hangi Sonuçlara Gebeydi Ve ERDOĞAN’I NASIL BİR AKIBET BEKLEMEKTEYDİ?
Kavganın hedefi yerel seçimlerden öte, kimin Cumhurbaşkanı olacağıydı. Ayrıca bir...
Devami
“ONE MINUTE” SENARYOSU VE FİYASKOSU
Yıllar önce Davos’ta konuşulan ve büyük sükse yapan “One Minute”...
Devami
DIŞ POLİTİKA MI, BOŞ PALAVRA MI?
Bir ülkenin dış politikası, onun uluslar arası ağırlığını, saygınlığını ve...
Devami
TARİHTE VE GÜNÜMÜZDE DİN TAHRİBATÇILARI VE ILIMLI İSLAMCILARIN PERDE ARKASI
 Küresel sermaye hâkimiyeti için Masonluğu ve Moonculuğu kullanan Siyonist merkezler;...
Devami
FETULLAH GÜLEN ŞEBEKESİ, SİYONİST ABDNİN MİSYONERLERİ Mİ?
  "Çağdaş Nurculuk" mu, "Bid'atkârâne bir hıyanet" mi? Zaman'dan Ahmet Kurucan'ı...
Devami
Bay Bülent Arınç, Sizlerin FETOŞ Hayranlığınız ve Hizmetkârlığınız AHMAKLIK MIYDI, ALÇAKLIK MIYDI?
  Bizce aslı ve ayarı malum  Bülent Arınç, Twitter'da yayınladığı videolu...
Devami

Makale Paylaşım Sayısı: 4618

Yorum ekle

Yazdığınız her yorumla birlikte IP adresinizin kayıt edildiğini ve Türkiye Cumhuriyeti hukuk kurallarına aykırı, iftira ve genel ahlaka aykırı tarzda yorumlarınızdan hukuken ve vicdanen sorumlu tutulacağınızı tekrar hatırlatırız...


Güvenlik kodu
Yenile

YABANCI DİLDE KİTAPLARIMIZ

SON YORUMLAR