Get Adobe Flash player
Reklam

İLGİNÇ VE İBRETLİ RÜYALAR

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 15
ZayıfMükemmel 

HARUN AKGÜL’ÜN MEVLÜT KANDİLİ GECESİ GÖRDÜĞÜ RÜYA

29.11.2017- GEBZE

Rüyamda Elaziz ekibinin bir yerde toplanmış olduğunu görüyorum ve Aziz Erbakan Hocamızın kendilerine telefonla bağlanıp konuşma yapacağını öğreniyorum. Daha sonra Muhterem Ahmet Akgül Hocamızla başka bir ortamda bulunuyoruz. Ahmet Hocamıza, “Birazdan Erbakan Hocamız Elazizcilere telefonla bağlanacak ve konuşma yapacak. Biz de benim telefonumla Erbakan Hocamızın konuşmasını takip edebileceğiz” diyorum. Derken Aziz Erbakan Hocamız telefonla bağlanıyor ve bekleşen Elaziz ekibine sert ve gür bir ses tonuyla ve azarlar bir tavırla şunları buyuruyor: “Siz Benim şahsıma ve davamıza açıkça zarar verecek yollara kaydınız!.” şeklinde ikaz ediyor. (Güçlü gördüğünüz, makam ve menfaat umduğunuz kesimlere yaranmak ve yararlanmak için Hak davamızı ve hatırımızı istismara kalkıştınız) anlamında uyarılar yapıyor. Zeki Geçkil, halâ kendilerini haklı çıkaracak mazeretler uydurmaya ve bir nevi Hocamıza itiraza kalkışsalar da, Erbakan Hocamız bunları hiç dinlemiyor, dikkate almıyor ve ikazlarına devam ediyorlar.

Ben o sırada elimdeki bir telefonla Erbakan Hocamızın Elaziz ekibine yönelik telefon bağlantısı uyarılarını, amcam Ahmet Akgül Hocamıza izletiyorum. Bunları dinleyen Ahmet Hocam: İşte bakın, anlayın ve ibret alın… Ben sizlere, Hocamızın izinden ve vasiyetinden ayrılanların; Kur’an’ın net ve kesin ölçülerine ve Erbakan Hocamızın kıymetli öğütlerine değil de, kendi zann ve kuruntularına ve nefsü hevalarına uyanların acı akıbetlerini zaten hatırlatmıştım... şeklinde üzüntülü bir tepki veriyorlar. O vaziyette uyanıyorum.

Te’vili:

Kur’an ve Sünnetin hükümlerine, Aziz Hocamızın prensip ve projelerine değil de; kendi heva ve heveslerine göre hareket edenlerin… İzzet ve devleti, her türlü nimet ve fazileti Rabbimizin değil de, imkan ve iktidar sahiplerinin elinde görenlerin yanılgısına ve bunların dünyevi ve nefsi beklentilerinden mahrum kalacaklarına işarettir. Hak davayı ve Aziz Hocamızın hatırasını istismar edenlerin değil, sadakat ve teslimiyet gösterenlerin kârlı çıkacağına dikkat çekilmektedir.

Bunların yanında, halâ çok geç olmadan; tövbe edip Hakka dönenlere, yanlışlarını itiraf edenlere ve samimi pişmanlık gösterenlere son bir şans tanındığı da sezilmektedir.

En doğrusunu Allah bilir.

         

FATMA BETÜL ERİŞKİN’İN GÖRDÜĞÜ RÜYA

21.11.2017 - KONYA

Rüyamda:

Bir deniz kenarında oluyormuşuz. Uzakta uzun uzun gökdelenler görünüyormuş ama yakınlarımızda hiç ev yokmuş. Arkamız yemyeşil ve sanki hiç el değmemiş gibi bir adaymış. Deniz sahile iri iri dalgalarla, şeklini hiçbir şeye benzetemediğim şeyler atıyormuş. Hayvan, insan, eşya karışımı şekli belirsiz şeylermiş bunlar. Aziz Erbakan Hocamız sahilde oturuyorlarmış. Mübarek yüzlerine dalgalardan damla damla su vuruyormuş. Mübarek gözleri kapalı bir şekilde dalgaların sesini dinliyorlarmış. Bir süre bu şekilde durduktan sonra, bir süre de gözleri açık denizi seyrediyorlar. Dudakları kıpır kıpır bir şeyler okuyorlar. Ben de sessiz bir şekilde oturmuş Aziz Hocamızı izliyorum. Mübarek yüzlerinin denizden gelen damlacıklardan daha beyaz daha şeffaf oluşuna, yüzlerindeki derin çizgilere, dudaklarının kıpırtısına dalıp gidiyorum. Aziz Hocamızın sesleriyle kendime geliyorum. Aziz Hocamız: "Böyle seyretmek, tefekkür etmek güzel de, iş güç bizi bekler. Bak kıyıda adım atacak yer kalmamış. Bunları bir temizlemek lazım!" buyuruyorlar. Hemen kalkıyorum, mübarek sağ ellerini uzatıyorlar, ellerini tutuyorum ve doğruluyorlar: "Bir çuval bulup, bunları içine doldurmak lazım" buyuruyorlar. Nereden bulduğumuzu bilmiyorum ama ellerimizde birer çuval oluyor. Aziz Hocamızın çuvalı şeffaf oluyor ve içine ne attılarsa görünüyor. Temizledikleri alan açılıyor ve güzelleşiyor. Benim çuvalım ise krem renkte ve içi görünmüyor. Temizlemeye çalıştığım alan da bir türlü temize çıkmıyor. Ben üzülerek: "Aziz Hocam, ben temizlemeye çalıştıkça daha çok batırıyorum sanki" diyorum. Aziz Hocamız: "Çuvalını kontrol et. Bak çuvalın kirlenmiş, içi görünmüyor. Dibi de açık. Sen samimiyetle toplamaya çalışıyorsun ama hepsi tekrar tabanından dökülüyor." buyuruyorlar. Bakıyorum, hakikaten çuvalımın altı tamamen açıkmış. Çuvalı denize daldırıp çıkarıyorum hiç temizlenmiyor. Tabanını dikecek ip de bulamıyorum. Dizlerimin üzerine çöküp üzülüyorum. Erbakan Hocamız yanıma geliyorlar. Mübarek elleri ile omzumu sıvazlayıp: "Denizin kirini görmüyorsun ki. Bu kirde çuvalını nasıl temizleyebilirsin?" buyuruyorlar. Ben: "Peki ne yapacağım Aziz Hocam? Bu çuval nasıl temizlenir?" diye soruyorum. Erbakan Hocamız elimdeki çuvalı alıyorlar. Yüzlerinde biriken deniz damlaları ve çalışırken alınlarında biriken terleri avuçlarında birleştirip denize katıyorlar. Deniz pırıl pırıl, berrak bir hal alıyor. Öyle ki artık denizin dibi net görünebiliyor. Benim çuvalımı denizde yıkıyorlar, dibini de düğüm atarak kapatıyorlar. Sonra: "Hadi bakalım, artık şu sahili temizleyelim." buyuruyorlar. Ben: "Aziz Hocam, bunlar nedir? Hiçbir şeye benzemiyorlar. Denizde mi yaşıyor bunlar?” diyorum. Erbakan Hocamız: "Yok, bunlar insanların kaybettikleri imtihanlarıdır!" buyururlar. Ben şaşkınlıkla yerdeki şeylere bakıyorum. "Nasıl olur Aziz Hocam? Kaybettiğimiz imtihanların bir şekli mi var? Nasıl öyle görünüyor?" diye soruyorum. Erbakan Hocamız: "Herkes göremez, elinde çuvalı olan ve o çuval kirlendikçe temizleyebilenler görebilirler." buyuruyorlar. Ve devam ediyorlar: "Tabi bunun için, insanın imtihanda olduğunu kabul edip, “imtihan nedir” diye sorabilmesi ve yanıtını bulabilmesi gerekir. Aksi halde ne denizin kirliliği, ne kıyıya vuranlar, ne de onları temizlemek kişinin umurunda olmaz. Peki, imtihan nedir? İmtihan: Güç, direnme, dayanışma gerektiren, sonunda da deneyim kazandıran zor bir durumdur. Kişinin verilen sürede başarı gösterip gösterememesinin ölçülmesidir. İmtihan olmanın doğasında zorlanma, ölçme ve başarı unsurları vardır. İmtihan bizim için beklenmeyen bir olay değildir. Rabbimiz, sayısız kez bizi imtihan edeceğini haber buyurmuştur. Soruların çıkacağı yerleri işaretlemiş, işaretlenen yerleri de açık ve net göstermiş, önümüze koymuştur. Sınav süresi uzundur, sınav boyunca kitaba bakmak serbesttir. Bize verilen süre içerisinde karşılaşacağımız musibetlerin yani imtihanların sabırla, olgunlukla ve içtenlikle karşılanıp, imtihanın icabı olarak ne yapmak gerekiyorsa onu içtenlikle yaparak, bu musibetin bizden memnun olarak ayrılmasını sağlamalıyız. İmtihanı başarmanın, musibetten sonra felaha ulaşmanın, genişliğe kavuşmanın en önemli şartı, bu imtihanın Allah’tan geldiğine inanmaktır. Allah imtihan anında imanımızdaki samimiyetimizi test ediyor. Allah, musibet anında, bize yardım göndereceğine tam olarak inanıp inanmadığımıza, Allah’a güvenip güvenmediğimize bakıyor ve test ediyor, inancımızın ne kadar olduğunu görmek istiyor. Rabbimiz bizi bazen canımızla, bazen malımızla, bazen çoluk çocuğumuzla imtihan eder ve bize hep biraz korku ve açlıkla imtihan etmekten bahseder. Yaşanacak imtihan asla sonsuz ve sınırsız değildir. “Mallarınızın tamamını elinizden alırız” demez, “Eksiltiriz” der. Ve sonra da şöyle der: “Sabredenleri müjdele!” İnsan, imtihan anında neden kaybeder? Bu müjdeyi unuttuğu için kaybeder. Ve bu müjdeyi unutmak, ona bazen mutluluğu, bazen huzuru, bazen fethini ve umudunu geciktirir. İnsanı en çok yanılgıya düşüren şeylerden biri de; sadece darlıkta, hastalıkta, savaşta, kavgada imtihan altında olduğu yanılgısıdır. İnsan sağlıkta, mutlulukta, huzurda, barışta da imtihan içerisindedir. Ve bize der ki: “Sizi darlıkta ve bollukta, sıkıntı ve genişlikte imtihan ederim!” Asıl sınav, asıl imtihan ise başarılı geçen her sınavın ardından yaşanan mutluluk ve rahatlıktır. Unutulmamalıdır ki bu mutluluk ve rahatlık da başlı başına birer sınavdır, asla gevşeyip şımarılmamalıdır. Şu şekilde inanırsan rahatlarsın: Sınav yerini O seçmiş, soruları O seçmiş, kaynak kitapları O belirtmiştir. Şimdi sen bunların hangisinden ve kime şikâyet edeceksin? İnsan defalarca sınava girer, birçoğunda sabır gösterir, azmeder, çabalar ve sınavı kazanır. Her bir sınavdan biraz daha olgunlaşmış, huzuru Rahmana ulaşmış olarak çıkar. Fakat önüne çıkan, belki de o ana kadarki imtihanlarından daha küçük, daha kolay bir sınavda sabırsızlık gösterir ve o sabırsızlığı o ana kadarki tüm kazandıklarını siler, süpürüp götürür. Bir adam düşün; huysuz, her an zarar verebilecek olan bir hayvandan saatlerce süt sağar. Sonra kalkarken sabırsızca, aceleyle ve dikkatsizce kalkar ve bin bir zorlukla sağıp biriktirdiği sütü eliyle ayağıyla döker. İşte küçük bir sıkıntıya sabredemeyip tüm birikimini yıkıp dökmek böyledir. Sen sabır gösterip telaşa kapılmadan, umutsuzluğa düşmeden kendine hâkim olacaksın, bu noktada dava kardeşinle birbirine destek olacak ve Allahtan yardım isteyeceksin. Belki yardım hemen gelmeyecek, ama sen ısrarla ve samimiyetle istemeye devam edeceksin. Balık olduğun halde susuz çöle sevdalanmayı bilmeden ve çölde yaşamayı öğrenmeden bu imtihandan geçemeyeceğini bilerek hareket edeceksin. Ve sonunda, sadece ve yalnız cenneti amaçlayacağın ve ulaşacağın bir başarı ile gözlerini yumabilirsen kazanacaksın!" buyuruyorlar. Bu esnada sahili temizlediğimizi fark ediyorum. Çuvallarımız doluymuş. Aziz Hocamız çuvalı denize boşaltıyorlar, ben de çuvalımı aynı şekilde boşaltıyorum. "Aziz Hocam, deniz ya bu döktüklerimizi sahile geri atarsa? " diyorum. Erbakan Hocamız: "O deniz ki Rahim-ur Rahman’dır. Pişman olunan gizli aşikâr tüm hata ve günahları yutar. Kaybedildiğine pişman olunmuş imtihan sonuçlarını da samimiyet ölçüsünde yutar. Af ve mağfiret için imanınızı, hamdınızı ve samimiyetinizi artırın. Artırın, zira Allah, son nefese kadar çeşitli bahaneleri kullanarak telafi sınavları açan tek merciidir!" Buyuruyorlar. O esnada uyanıyorum.

Te’vili: Yaratılış gayemiz olan kulluk imtihanımızı nasıl kazanacağımızı, zorlukları nasıl aşacağımızı, gafletten nasıl kurtulacağımızı öğütleyen… Cenabı Hakkın sonsuz rahmet ve inayetine nasıl kavuşacağımızı ve açıklarımızı nasıl kapatacağımızı öğreten mübarek ve muhteşem uyarılardır.

Rabbim bunları idrak etmeyi ve gereğini yerine getirmeyi nasip ve müyesser buyursun. Âmin.

      

      

MAHMUT BEHRİZ'İN EŞİ’NİN GÖRDÜĞÜ RÜYA

Konya - 29.11.2017 (Sabah 07.00’dan sonra)


Rüyamda:

Hastane koridoru gibi bir yerde oluyorum. Amerikalı ve İsrailli ajanlar da orada bulunuyorlar ve ben onlarla savaşıyorum ama onlar çok kalabalık, zorlanıyorum. Daha sonra İsrail Başkanı olduğunu bildiğim birisi geliyor. Ben oradan oraya koşuşturuyorum. O esnada bir bomba infilak ediyor ve çok fazla gürültü ve duman çıkıyor ve İsrail Başkanı olan kişi ölüyor. O sırada Muhterem Ahmet Akgül Hocamız bize misafir oluyor. Ben Ahmet Hocamıza: “Muhterem Hocam, İsrail Başkanı öldü” diye heyecanlı bir şekilde o patlamayı ve İsrail Başkanının öldüğünü haber veriyorum. Sonra eşim yanıma geliyor ve bana: “Muhterem Ahmet Hocamıza bir yatak hazırla” diyor. Ben yatakları hazırlıyorum. Eşimin yeğenleri de bizde misafirlermiş. Hep birlikte bir odaya oturuyoruz. Sonra odada sadece Ahmet Hocam, eşim ve ben kalıyoruz. Ahmet Hocamız bana: “Kızım, otur. Kur’an okuyacağım” buyuruyorlar ve gözlerimin içine bakarak Kur’an-ı Kerim okuyup Meali Şeriften ders yapıyorlar. Ben çok mutlu oluyorum. Ahmet Hocamız yerden bir ruj buluyorlar, mübarek ellerine alıp: “Bak kızım, bunu görüyor musun? Bunun içinde 4.4 oranında domuz yağı vardır. (4.4= Ürünün içindekiler kısmında yazan ve o ürünün içinde bulunan bir katkı maddesinin ihtiva ettiği domuz yağı oranıymış.) Bunu asla kullanma!” buyuruyorlar. Ben: “Anlaşıldı Muhterem Hocam. Haydi, hayırlı geceler” diyorum. Yerde benim bebeğimin yeleği, suluğu ve ıslak mendil paketi varmış. Ahmet Hocamız bana: “Kızım, bunları buradan kaldır, burayı bir toparla” buyuruyorlar. Ben: “Hemen Muhterem Hocam” deyip onları toparlayıp odadan çıkıyorum. O esnada bir arkadaşım çocuğuyla birlikte bana gelmiş oluyor ve bana: “Uzun süredir odadan niye çıkmıyorsun?” diye soruyor. Ben de: “Muhterem Ahmet Akgül Hocamız bizim evimizi şereflendirdiler, bize çok güzel Kur’an-ı Kerim okuyup Meali Şeriften ders yaptılar. Kendilerini dinliyordum!” diyorum. O heyecanla uyanıyorum.

Te’vili:

Kardeşimizin ailecek zulme ve siyonizme karşı gayretli olduklarına… Yakında-inşallah-İsrail’i hizaya sokacak kutlu gelişmeler yaşanacağına… Bu tarihi değişim ve dönüşümlerde Milli Çözümün önemli bir rol oynayacağına… Sıklıkla ve şuurla Meali Kerim okumak lüzumuna… Haram katkı maddelerinin bulunduğu ilaçlardan ve süslenme araçlarından uzak durmaya… Evimizde mutlaka tertipli ve düzenli olmaya… İşaret ve teşvik edici müjdelerdir. En doğrusunu Allah bilir.

 

 

Makale Okunma Sayısı: 117

Yorumlar  

 
+12 #5 ALLAH'IN AYETLERİCENGİZ 02-12-2017 14:47
Rabbimizin imtihanımız için yarattığı her zerre aslında yine O'nun bir ayetidir! Ve aynı zamanda Kur'an'ı Kerim'de geçen ayetlerdeki her bir nokta apayrı bir öneme sahiptir. Elhamdulillah ki Aziz Erbakan Hocamız ve Ahmet Akgül Hocamızın öncülüğünde Milli Çözüm Dergimiz -Rabbimizin lütfuyla- kainatın her zerresinde (zerreden kürreye) sonsuz kudreti, tevhidiliği görmemize vesile olurken aynı zamanda Kur'an'ı Kerim'in ayetlerini günümüzde nasıl anlamalıyızın da en güzel perspektifini sunuyorlar bize milletimize ve bütün insanlığa!

Kur'an'ı Kerimde geçen konulardan-ayet lerden birisi de rüyalardır ve yine Elhamdulillah ki Aziz Erbakan Hocamız ve Milli Çözüm Dergimiz Rabbimizin bu ayetini de en güzel bir biçimde anlamamıza ve yaşamamıza vesile oluyor!

Görülen rüyalardaki öğreticilik, dünya ve ahiret ile ilgili gözeticilik ve tarifsiz hikmet deryası için Rabbimize ne kadar şükretsek azdır.
Alıntı
 
 
+11 #4 LütufSelman 01-12-2017 23:00
Rabbimizin bizlere lütfu olarak bu ibretli rüyalar , bizlerin her daim Hidayet-Feraset ve Dirayet sahibi olarak yaşamamız gerektiğini hatırlatıyor.Gü nlük yaşamımızda ki en küçük ayrıntılara kadar istikamet üzere olmamız için gönül ekranı açık kardeşlerimiz vesilesiyle bizlere yol gösterici olmaktadır. Rabbimiz her an imtahan üzere rızasını kazanmaya çalışarak yasamayı bizlere nasip etsin ayaklarımızı kaydırmasın inşaallah...
Alıntı
 
 
+14 #3 Hikmet DersleriFatih 01-12-2017 09:25
Zamandan ve mekandan münezzeh olan Allahu teala zülcelal hazretleri, bir takım seçkin kullarını İlahi Nur ile temizlemiş ve bazı sıfatlarını onların üzerinde tecelli etmiştir. Bizzat tarafından yüceltilmiş bu Ruhlar; zaman ve mekan sınırını aşmış müstesna Ruhlardır ki; bizlere İlahi bir ikram olarak Allah, Aziz Erbakan Hocamızın Rüya Aleminden sedasını vefatından sonra da kulağımızda hissettiriyor olması bizler için çok büyük bir şereftir.
Alıntı
 
 
+17 #2 Manen AramızdaMehmet Sıtmapınar 01-12-2017 02:15
Öylesine bir merhamet menbağının Sultanı ki,bizleri vefatından sonra bile yüksek bir tenezzülle şereflendiriyor ..Fucurumuzu sürekli ilham eden nefsimizi eğiterek ,gözümüzün önündeki Büyük İnsanı işaret ederek sadakat,şuur,im anla bağlılığımızı teşvik etmekte ve manen gözlerinin her daim üzerimizde olduğunu işaret etmektedir...Bi zlere sevdiği Kullarını sevdirten Alemlerin rabbi olan Allaha hamdolsun
Alıntı
 
 
+15 #1 Rabbimize şükürVeysel 30-11-2017 17:12
Her biri ibret ve müjde dolu çok özel rüyalar. Cenab-ı Mevlanın gece ve gündüz her zaman sadıkların ümidini canlı tutması, her birimizin ihtiyacı olan eğitimleri bu sadık rüyalar ile bizlere ulaştırması çok özel nimetlerdir. Bu nimetlerin kıymetini bilmeyi, gereken dersleri alarak Rabbimizin rızasına uygun bir akıbete ulaşmayı Mevlamız nasip eylesin.
Alıntı
 

YABANCI DİLDE KİTAPLARIMIZ

SON YORUMLAR