Toplam Ziyaretçilerimiz
mod_vvisit_counterBugün1163
mod_vvisit_counterDün2482
mod_vvisit_counterBu Hafta7360
mod_vvisit_counterGeçen hafta13116
mod_vvisit_counterBu Ay59302
mod_vvisit_counterGeçen Ay62358
mod_vvisit_counterŞu Ana Kadar373639

IP'niz: 38.107.179.236
Bugün: 24 May 2012
Bu Ana Kadar Okunan
Sayfa Gösterimi : 5845499
Yeni Çıkan Kitaplar
sabah yakin

 YENİ KİTABIMIZ

  • “Önce Vatan” Bilinci
  • AKP’nin Uyutma Taktikleri ve Uyanışın Reçetesi
  • AB’nin Kuruluş Maddeleri ve Yeni Anayasanın Tehlikeleri
  • Zaman Gazetesi, Türkiye’nin Haaretz’i mi?
  • Kurtlar Vadisi, Amerikan Dizisi mi?
  • AKP Değişimcidir; Çünkü Kıblemizi ve Kalbimizi Değiştirmiştir
  • Milli Görüş’e Düşman Olanlar, Niye AKP’ye Hayran İdi?
  • Müslüman “Muhafazakâr” Olabilir mi?
  • Suriye Tetikçiliği; Gaflet mi, Dalalet mi?
  • Akdeniz’de Karanlık Gelişeler ve Savaş Gemileri
  • Hangi Güç Paşaları Hizaya Getirmekteydi?
  • Dersim Üzerinden Devletin Dinamitlenmesi
  • Irkçı Emperyalizm; Siyonizmle Haçlı Zihniyetinin Bileşimidir
  • Mustafa Kemal ve Milli Görüş Gerçeği
  • Masonluk; Siyonist Emperyalizmin Şubeleridir
  • Türkiye Bayram Cenneti ve İsraf Cinneti!
  • Adnan Oktar’ın Talihsiz Tepkileri ve Bazılarının TSK Nefreti
  • Kur’an’ın Hikmeti ve Devrimci Hedefleri
  • Türkiye Siyonist Tertipleri Nasıl Bozabilirdi?
  • Kur’an’ın Teknolojik Haberleri ve Siyonizmin Akıbeti

 TOGAN Yayıncılık

0 212 542 02 97

0 542 443 78 01

0 212 542 02 98

Reklam
Reklam
Reklam

PostHeaderIcon ŞUBAT 2007

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 3
ZayıfMükemmel 
2007 - ŞUBAT 2007
 

KÜRESEL GÜÇLERE DEMOKRATİK KÖLELİK


 Lâiklik taassubu tarihi ve tabii gerçekleri görmelerine engel oluyor 

İnsanın, adam olması için lâik olması gerekiyormuş. İnsan olmanın diğer bütün şartlarının ve sıfatlarının önemi yokmuş gibi bir yanlış algılama ve uygulama hukuken de, ahlaken de, dinen de, aklen de yanlıştır ve vicdanın yamultulmasıdır. Şimdi soruyoruz:

-Fransızlar lâik olduğu halde, Cezayir'de yüz bine yakın Müslümanın katliama tabi tutulması önlenebildi mi?

-ABD lâik olduğu halde, ABD-İsrail ikilisinin Filistin'de, Sabra Şatilla'da, Lübnan'da, Irak'ta ve Afganistan'daki cinayetler kesildi mi?

-Lâik oldukları halde İkinci Dünya Savaşı'na giren ülkeler, Yahudilerin, savaş dışı olan silahsız halkların, meselâ Katin Ormanlarında 10.000 Polonyalı subayın hunharca öldürülmesini engelleyebildi mi?

-Çinlilerin, Doğu Türkistan halkına, Rusların Çeçenistan halkına karşı halen devam eden katliamları durdurulabildi mi?

-ABD'liler lâik oldukları halde, Kızılderililerin nesillerini hemen hemen tükettiler. Üstelik bu zulümlerine, bir de esir aldıkları zencileri eklediler. Bu katliamlar ve soykırımlar, laiklik sayesinde giderildi mi?

Bu kadar çarpıcı misal kâfi. Şimdi bir de bizim medeniyetimizden misaller verelim:

-Haçlı savaşları esnasında, Kudüs'ü ele geçiren Hıristiyanların bir çırpıda 70.000 Müslümanı katlettiklerini tarihler yazıyor. Ama Haçlı savaşlarına karşı büyük zaferler kazanan Selahaddini Eyyubi, Kudüs'ü ele geçirdiği zaman hiç kimsenin kılına bile dokunulmamıştı.

-Büyük Selçuklu Hükümdarı Alparslan Gazi, Malazgirt'te, Bizans İmparatoru Romen Diyojen'i yendiği zaman, hiçbir katliam yapmayarak, üstelik Diyojen'in sağ salim İstanbul'a dönebilmesi için gereken tedbirleri sağlamıştı.

-Fatih Sultan Mehmed Han, İstanbul'u fethettikten sonra, İstanbul'da mevcud gayr-i müslimlerin din ve ibadetlerinde serbest olduklarını ilan etmiş ve onların mallarını, canlarını, ırz ve namuslarını güvence altına almıştı.

-Ecdadımız, Viyana kapılarına kadar ele geçirdiği ülkelerin halkını, 6 asır yönetimi altında tuttuğu halde, onlara, insan haklarının gerektirdiği bütün hak ve özgürlükleri tanımıştı. Onların mallarına, canlarına, ırz ve namuslarına asla dokunulmamıştı. Ve bu ülkeler bizim yönetimimizde oldukları sürece katliamlardan uzak kalmışlar ve kendi yönetimlerine kavuştukları zaman, eski durumlarını, eski özelliklerini, örf ve adetlerini korumuşlar, kimseye dininin değiştirilmesi için asla baskı yapılmamıştı.

 
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 2
ZayıfMükemmel 
2007 - ŞUBAT 2007
 

Önce insaflı Yahudi düşünürlerinden Yoram Kaniuk'un "Siyonist düşünce barbarlığı, İsrail'i felakete sürüklüyor!" feryadını okuyalım:

"İsrail ‘canavarlığı' bırakmalı

Kurulmasına yardım ettiğim devletin yarattığı adaletsizliği gördükçe utanıyorum. Siyonist hayal resmen bir kâbusa dönüştü. Tek suçu İsrail'e yasadışı yollardan girmek olan bir adam hapishanede küçük kızının İsrail ordusu tarafından öldürüldüğünü duyuyor. Onu son kez görmeyi istiyor. Cenazeye katılmasına izin verilmiyor... Biz Yahudileri kim koruyacak, postbıyıklı hayali bir savunma bakanı mı? Savaş naraları atıp Hizbullah'tan dersini aldıktan sonra şerefiyle kaybetmeyi bilmeyen tabansız bir genelkurmay başkanı mı? Başbakan nerede? Bakanların, yarattığımız adaletsizliğin ne menem bir şey olduğuna dair en ufak bir fikri var mı? Cinayet. Nefret. Aşağılama. Bunlar ne getirecek? Daha az Kassam roketi mi? Yaşlı bir kadın hastaneye ulaşamadığında daha mı az terör saldırısı olacak? Kurulmasına yardım ettiğim ülkeden utanıyorum. Şiddet dolu, kalpsiz bir topluma dönüştük. Bir devlet kurmak zorunda olduğumuz gençlik yıllarıma dönüp bakıyorum. Silahsız ve açtık. Uykuya yenik düşmeyelim diye her gece göz kapaklarımıza kürdan koyardık. Fakat bir ülke kurduk. Bugün bir asker olarak kurulmasına yardım ettiğim ülkeden utanıyorum. Hahamlar adaletsizliği ve masum insanların öldürülmesini kutsuyor. Genç erkeklerimiz sadece canları sıkıldığı için yoldan geçen her Arap'ı vurarak eğleniyor. Rol aldığımız şu lanetli festivalde, işler kötü giderken hayal etmekten vazgeçmeyenleri düş kırıklığına uğratıyoruz. 2 bin yıl öncesine uzanan bir tarihimiz var. Belki işler yine tehlikeli hale gelecek ve Yahudiler öldürülecek;  fakat bu kez, canavar sürüsü gibi davrananlar için bir devlet kuracak bizim gibi aptallar olmayacak."[1]



[1] 27.12.2006 / Yoram Kaniuk / Yedioth Ahronoth-İsrail / Radikal

 
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 12
ZayıfMükemmel 
2007 - ŞUBAT 2007
 

Çocuklarda öz saygı ve kendine güvenmek

Çocuğun sevgiyi ve yeteneğini hissetme derecesi, gelecekteki yaşamında onu her alanda etkileyecektir. Aynı zamanda da, çocuğun üretkenlik yeteneğini, diğerleriyle ilişkisini ve başarılı olmasını belirlemede önemli bir faktör olmaktadır. Ebeveynler, çocuğun öz saygısının ilk temellerini oluştururlar. Çocuğun kendini sevgi dolu ve yetenekli hissetmesi için aileler neler yapabilir? İşte sizlere öz saygıyı geliştirebilmek için bazı öneriler.

 
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 8
ZayıfMükemmel 
2007 - ŞUBAT 2007
 

Son dönemlerde sık sık gündeme getirilen ve Müslüman halkımızın, geçmişe özentisini ve gelecek özlemini istismar edip Siyonizm adına kullanmaya yönelik; "Yeni Osmanlıcılık" akımı da, "ılımlı İslamcılık" safsatası gibi bir şeytan salatasıdır.

İçerisindeki "Erbakan Hoca'nın da bu sinsi ve Siyonist projede, ABD tarafından söylendiği" şeklinde, tutarlılığına ve tarafsızlığına gölge düşürecek ipe sapa gelmez asılsız çamur atmalar ve çarpıtmalar dışında; Cengiz Özakıncı'nın "Türkiye'nin Siyasi intiharı: "Yeni Osmanlı" Tuzağı" Kitabı çok önemli ve gizemli gerçekleri gün yüzüne çıkarmaktadır.

 
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 3
ZayıfMükemmel 
2007 - ŞUBAT 2007
 

Hiddet, Şiddet, Nefret ve Cinnet!...


İslamsızlık, toplumu insanlıktan çıkarıyor. İmansızlık sınır tanımazlığı, bu da sabırsızlığı, saldırganlığı ve her türlü sapkınlık ve sapıklığı körüklüyor. Haksızlık, hayasızlık, arsızlık ve hırsızlık hızla yayılıyor. Bunalımların, intiharların önü alınamıyor. Cinnetler, cinayetler ve sinsi rezaletler cemiyeti temelinden sarsıyor.

Tarihi tecrübelerden ve Kur'ani tenbihlerden anlıyoruz ki; böyle durumlarda:

  • a) Ya büyük bir liderin öncülüğünde köklü ve kutlu devrim ve dönüşümler
  • b) Veya büyük kahredici felaket ve musibetler, mevcut bozuk dünya düzenini ve dengeleri değiştiriyor!
 
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 5 Sonraki > Son >>

Sayfa 1 - 5
Son Yorumlar