Get Adobe Flash player

ARAMA

Toplam Ziyaretçilerimiz

mod_vvisit_counterBugün340
mod_vvisit_counterDün3168
mod_vvisit_counterBu Hafta10868
mod_vvisit_counterGeçen hafta24675
mod_vvisit_counterBu Ay108783
mod_vvisit_counterGeçen Ay203059
mod_vvisit_counterŞu Ana Kadar16746758

IP'niz: 3.237.66.86
Bugün: 26 Kas 2020

Bu Ana Kadar Okunan

Sayfa Gösterimi : 12182547

YENİ ÇIKAN KİTAPLAR

AA 150X
KT 150X
IY 150X
EIA 150X
 ADIL DUZEN 150x
erbakan devrimi 15b 160
 
bizim ataturk 17b 160
 
hilalhac
 
baskan160
 
siyaset strj 160
 
sistem tahlili 160
 
 darbe 160
 
 
 

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

 

 

Reklam
Reklam

GERÇEK KAHRAMANLIK, ERKEK MÜSLÜMANLIK

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 0
ZayıfMükemmel 

 

"1964'lü yıllarda Clay isimli zenci bir Amerikalı Dünya Boks Şampiyonu olmuştu. Amerikan basını onunla gurur duyuyor, tebrikler, taktikler, dolarlar Clay'a sunuluyordu.

Şampiyon oluşunun hemen ardından Dünya Şampiyonu Clay, önemli bir açıklama yapacağını söylüyor ve dünya basın ajanslarını topluyor ve ardından Müslüman olduğunu ve Muhammed Ali ismini aldığını bütün dünyaya ilan ediyordu!..

Bir gün öncesine kadar gazetelerin birinci sayfasından övgüyle bahsedilen şampiyon, ikinci gün yergiyle bahsedilmeye ve yok sayılmaya başlanıyordu..

 

Bu durum Amerika'nın güvenlik sorunu haline gelmiş, Beyazsaray, Foreman isimli zenci ve Hıristiyan bir boksörün destekçisi olmuş, Beyazsaray'da ağırlamışlar, kasalarını dolarla ağırlaştırmışlar ama arkasına bütün Amerika'yı alan Foreman da mağlup olmuştu!..

Bu durumu güvenlik sorunu haline getiren Amerika Muhammed Ali'yi askere alıp Vietnam'a göndermek ve oradan cenazesini getirmek istiyordu. O ise; "Ben Müslüman'ım! Haksız yere kan akıtamam. Askere gitmemenin cezasını çekerim yine de kiralık katiliniz olmam" diyordu.

Onlar da cezaların en ağırını veriyor: Önce şampiyonluk unvanını geri alıyorlar. Ardından hapis ve para cezaları yağdırılıyordu...

Kahramanlık, şampiyonluk aşağılık insanların işi değildir. Şöhretin zirvesine çıktığınızda; Müslümanlığınızın gereğini yaptığınız zaman neler kaybedeceğinizi bildiğiniz halde, hiç tereddüt etmeden doğruyu yapabiliyorsanız işte kahramanlık budur!..

"Efendim, bu makamı, şöhreti, parayı korumak için Müslümanlığımızı gizleyelim, çaktırmayalım" diyenler tarih boyunca çanak yalamanın dışında hiçbir işe yaramamışlardır.

Bugünlerde Amerikan Senatosu'nda görüşülecek olan "Sözde Ermeni Soykırımı" dosyasının geçmemesi için o dosyayı hazırlayıveren, senatoya kadar getiriveren, ASALA'ya destek veren işgalci İsrail devletinden yardım dilenerek şeytandan şefkat beklemekten farksızdır.

Son on yılda içinde "Sözde Ermeni Soykırımı"nın Amerikan senatosundan geçmemesi için harcanan paralar, eğer Amerika'daki Müslümanların İslami eğitimi için harcanmış olsaydı, bugün Amerika, bizimle masaya oturma durumunda kalırdı." (Mahmut Toptaş- Milli Gazete)

Ama aslından kopan AKP'liler duvarlarından:

"Bugün Allah için ne yaptın?" levhasını indirip, yerine:

"Bugün Amerika için ne yaptık?" levhasını astı!..

Yıllar su gibi akıp gidiyor. Su gibi akıp giden yıllar bizlerden çok şey alıp götürüyor.

Dünkü ideallerimizin yerinde bugün yeller esiyor.

Hatta yeller esmekle kalmıyor, o idealleri hayatımızdan söküp attığımız yetmiyormuş gibi, bazıları bir de o ideallerin tam zıddını sahiplenir hale geliyor.

Dün "Bugün Allah için ne yaptım?" diye her gece yatmadan önce kendimizi nefs muhasebesine çekerken, bugün çok farklı bir soruyu kendilerine soranlarımız çoğalır.

"Bugün Amerika için ne yaptım?" diye kendi kendilerine sorup yaptıkları ile yetinmeyip, daha çoğunu yapabilmek için çırpınanlar, kendilerini akıllı sanıyor.

İngiliz gazeteci G. Palast "Gelişmekte olan ülkeler IMF'den kredi alabilmek için stratejik kurumlarını satmaya zorlanıyorlar. Anlaşmalara uymayan ülkeleri de iç karışıklıklar çıkararak IMF darbelerine askeri güçlerle uyguluyorlar" diyerek bizleri biraz daha düşünmeye sevk ederken milli gömleğini çıkaran AKP, IMF güdümünde iflah olmaya çalışıyor!..

Yine İngiliz gazeteci G. Palast "İstemedikleri yönetimleri iş başından uzaklaştırmak için geçiş hükümetlerine ekonomik destek vereceklerini de beyan ederler" derken aklımız 28 Şubat sürecine takıldı. Kurulan geçiş hükümetleri sonrasında ülkemizi nasıl soyup soğana çevirmişlerdi. Bir ayrıntıyı da gündeme taşıyordu, o da; ülkemizde yapılan ekonomik programların, reformların ve de özelleştirerek peşkeş çekilen devlet işletmelerinin durumuydu!..

Hafızamızı biraz yokladığımızda 31 Ocak 2002'de Washington'da "CSIS" merkezinde Erdoğan "ABD gibi küresel sorumlulukları olan bir ülkeyi doğal müttefik olarak görmekteyiz" demesiyle Global sömürü düzeni aktörünü sorumluluk gibi ulvi görevde görmesi her şeyin habercisiydi! Demek ki Ortadoğu katliamına ve sömürüsüne zaten işbirlikçi olacağının da işaretini veriyordu. Biz bunları çok önceden hatırlattık. Ama hala hıyanette hikmet arayanlar çoğunlukta bulunuyor!..

12 Temmuz 2001'de Hürriyet Gazetesi'nde A. Gül "Artık realistiz. Dinci partisi de olmayacağız. Çünkü biz gerçekçiyiz!.." diyerek ve kendisini inkar ederek, yeni görevlere soyunduğunun altını çizmeye çalışıyordu.

13 Şubat 2002'de T. Erdoğan'ı AKP Grup toplantısında "Türkiye'nin kurucu üyesi ve ortağı olduğu IMF ile işbirliği yapması doğaldır" diyerek global sömürü çarklarının arasına ülkemizi de ezdireceğinin haberini veriyordu!..

Kul olma bilincinden uzaklaşan, ihlâslı hedeflerinden sapan, sakat zeminlerde temel atmaya çalışan R. Tayip Erdoğan 13 Eylül 2002'de Vatan Gazetesi'nde "Milli Görüş eğer bir marka ise, kim kullanmak istiyorsa kullansın. Biz Milli Görüşçü değiliz" diyerek safını ve sıfatını açığa vuruyordu!

Milli Gazete'den Zeki Ceyhan enfes tesbitiyle:

"BÜYÜK DOĞU"CULAR

Şimdi

"BOP"CU oluyordu.

Bugün iktidar mevkiinde bulunan pek çok kişinin Üstad Necip Fazıl'dan etkilendiği inkâr edilemez bir durumdur.

Yani hepsinin Büyük Doğu Ekolü ile şöyle ya da böyle bir ilintisi, bir merhabası bulunuyordu. İçlerinden öylelerini tanıyoruz ki Büyük Doğu Ekolü ile ilişkileri bir merhabadan çok ötelere gidiyordu.

Bazıları bizzat aktif görev almışlar" ve bir zamanlar Büyük Doğu İdeali için canla başla koşturuyordu...

Üstad Necip Fazıl, bağlılarına hep Büyük Doğu İdealini, yani İslam Birliğini öğretiyor ve öğütlüyordu. Bugün ise onların bir kısmı bambaşka bir ideal için çalışmaya koyulmuştu.

Üstad'ın Büyük Doğu İdeali rafa kaldırılırken yerine Büyük Ortadoğu Projesi ikame edilmeye çabalanıyordu...!?

Oysa artık, Milli ABD bile İsrail'e güvenmiyordu!

Amerikan yönetimi, askeri bilgileri başka ülkelere aktarmasından endişe ettiği İsrail'i ortak taarruz uçağı projesinden (JSF) çıkardı.

İsrail'in kendilerine de kazık atabileceğinden korkan ABD yönetimi, üçüncü ülkelere iletebileceği endişesiyle Amerikan ortak taarruz uçağı projesinden (Joint Strike Fighter- JSF) İsrail'i çıkarmaya karar verdiğini açıklıyordu. Pentagon sözcüsü Lawrence Dirita, İsrail'in bu konuya ilişkin teknolojik bilgilere ulaşmasına izin verilmeyeceğini belirtiyordu.

Ve NATO Resmen İslam Düşmanlığı Yapıyordu!..

 NATO Dışişleri Bakanları toplantısına katılan bir yetkili, İttifakın Ortadoğu'da rol alma fikrine açık olduğunu ancak henüz vakti erken bulduğunu söyledi. Öte yandan, NATO ve Rusya, askeri işbirliği anlaşması imzalıyordu!..

Litvanya'nın baş Vilnius'ta NATO Dışişleri Bakanları toplantısına katılan bir yetkili, NATO'nun Ortadoğu'da rol alma fikrine açık olduğunu ancak henüz vakti erken bulduğunu söylüyordu.

Adının açıklanmasını istemeyen yetkili, "NATO'nun bütün üyeleri bu fikre açık, teklif gelmesi halinde İttifak bunu değerlendirmeye alabilir. Ancak bunun ötesinde bir şey söylemek için henüz vakit erken" diyordu.

Aynı yetkili, bakanların verilen gayrı resmi yemekte Ortadoğu'yu ele aldıklarını, ancak bölgede operasyonel olma anlamında İttifak'ın somut rolü hakkında henüz karar alınmadığını açıklıyordu.

Yetkili, NATO'nun İsrail, Mısır, Ürdün, Fas, Tunus, Cezayir ve Moritanya'dan Akdeniz Diyalogu ya da Haziran 2004'teki zirvede devlet başkanları tarafından kabul edilen ve Körfez ülkeleriyle NATO arasındaki işbirliği bağlarını güçlendirmeye yönelik "İstanbul işbirliği girişimi" kapsamında halihazırda "Ortadoğu'da bir aktör" olduğunu hatırlatıyordu!..

Bunların güvenip gemisine bindiği Barbar Batı, artık batıyordu!..

Dinsiz ve "Mim"siz Medeniyetin (Edeniyet-soysuzluk ve alçaklık) sonuçları dünyayı cehenneme çeviriyordu:

İşte; Dünya Sağlık Teşkilatı'nın 10'uncu Dünya Psikiyatri Kongresi'ne sunulan raporuna göre, inançsızlık ve inanç zayıflığı sebebiyle:

  • 1,5 milyar kişi psikolojik bunalımda bulunuyordu!
  • 400 milyon kişi anksiyete (aşırı heyecana) bağlı sıkıntı içinde yaşıyordu!
  • 340 milyon ruhsal bozukluk içinde kıvranıyordu!
  • 250 milyon insan kişilik bozukluğu taşıyordu!.
  • 60 milyon insan geri zekâlıydı!
  • 45 milyon insan şizofreni hastasıydı!..
  • 40 milyon epilepsi (sara) kıskacındaydı!
  • 22 milyon demans (bunaklık) tuzağındaydı!..
  • 8 milyon beyin travması hastasıydı!
  • 2 milyar sigara tiryakisi vardı!
  • 700 milyon alkolik, toplumun baş belasıydı!.
  • 40 milyon kişi uyuşturucudan dolayı ölüm döşeğinde inim inim kıvranıyordu!..

İnançsızlık ve inanç zayıflığının sebep olduğu bozukluklar sadece bu kadar felaketle bitmiyordu..

Milyarlarca insan çeşitli cinsel sapıklıkların hayvani tutkuları içinde debeleniyordu.

Ve maalesef, aslını, aklını ve inancını yitirenler, hala Avrupa ve Amerika da kurtuluş arıyordu!..


Bu yazarin diger makaleleri

HAÇLILARIN İTİRAFIYLA OSMANLI ORDULARI
1672’de Osmanlı Ordusunun Edirne’den Polonya’ya Doğru Hareket Etmesini Fransız diplomat...
Devami
CHP’nin Kafa Yapısı Ve İsmet Paşa’nın Mirası CHP İLE AKP, AYNI GÜÇLERİN TERTİP VE MAŞASIDIR!
GenelKurmayın Uyarısı: Karıştırmayın! Hatırlayalım: Genelkurmay Başkanlığı, CHP Genel Başkan Yardımcısı Süheyl...
Devami
SOLDAN ONURLU VE OLUMLU BİR DAVET:
  Savaşa ve Emperyalizme Karşı Birlikte Duralım Önce, kendimi kısaca tanıtmakta...
Devami
AKP’NİN AHLAK VE ADALET TAHRİBİ VE RUHAT MENGİ’NİN HAFİFLİĞİ
Siirt Pervari’de, iki ve üç yaşlarındaki bebelere defalarca tecavüz edip...
Devami
FEHMİ KORU: BİLDERBERG "VAAZ" CISI MI YAPILDI?
  Amerika'nın gizli derin devleti olan Yahudi lobilerine: "AKP'yi ve...
Devami
ŞU DÖRT TARİHİ UNUTMAYALIM!..
  26 Haziran 2005 tarihli Washington Times'ta; nedense Basın Yayın'ın...
Devami

Makale Paylaşım Sayısı: 5238

Yorum ekle

Yazdığınız her yorumla birlikte IP adresinizin kayıt edildiğini ve Türkiye Cumhuriyeti hukuk kurallarına aykırı, iftira ve genel ahlaka aykırı tarzda yorumlarınızdan hukuken ve vicdanen sorumlu tutulacağınızı tekrar hatırlatırız...


Güvenlik kodu
Yenile

YABANCI DİLDE KİTAPLARIMIZ

SON YORUMLAR