Get Adobe Flash player

ARAMA

Toplam Ziyaretçilerimiz

mod_vvisit_counterBugün1490
mod_vvisit_counterDün9526
mod_vvisit_counterBu Hafta20893
mod_vvisit_counterGeçen hafta28588
mod_vvisit_counterBu Ay11016
mod_vvisit_counterGeçen Ay136380
mod_vvisit_counterŞu Ana Kadar16785371

IP'niz: 3.219.31.204
Bugün: 02 Ara 2020

Bu Ana Kadar Okunan

Sayfa Gösterimi : 12194238

YENİ ÇIKAN KİTAPLAR

AA 150X
KT 150X
IY 150X
EIA 150X
 ADIL DUZEN 150x
erbakan devrimi 15b 160
 
bizim ataturk 17b 160
 
hilalhac
 
baskan160
 
siyaset strj 160
 
sistem tahlili 160
 
 darbe 160
 
 
 

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

 

 

Reklam
Reklam

SOROS'A GÜVENEN TOROS'U KAYBEDER

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 3
ZayıfMükemmel 

 

Neo-Con'cu Yahudi Patronlar Gözünü Türkiye'ye Dikiyor!

Türkiye, bugüne kadar hiç görmediği uluslar arası sermaye hareketiyle karşı karşıya. ABD'nin parekende devi Wall-Mart, Rusya'nın petrol kralı Abromovic Fransız Carrefour, İngiliz Vodafone, Güney Koreli Hyundai gibi daha onlarca çokuluslu sermaye gözünü Türkiye'ye dikmiş durumda. Bunlardan biri de 5 kıtanın basın ve yayın imparatoru ABD'li Rupert Murdoch. Kontrol ettiği News Corp şirketi, İngilizlerin ünlü The Times gazetesinden, New York Post'a, Fox News'a kadar dünyanın dört bir köşesinde gazete ve televizyon kanallarının sahibi ve yıllık cirosu 20 milyar doların üzerinde olan Murdoch, Türk medyasıyla ilgileniyor.  

 Murdoch'ın yakın takibe aldığı Türk medyasında bazı kuruluşları satın alma yönünde teklif verdiği belirtiliyor. Morgan Stanley'in hazırladığı bir rapor da bu durumu destekliyor. Raporda, Türk medyasının reklâm gelirleri açısından cazip bir geleceğe sahip olduğu ve artan oranda yabancı ilgisi bulunduğu bildirdi. Murdoch, hediye, promosyon, üçüncü sayfa/arka sayfa güzeli ve büyük puntolarla sansasyonel manşetleri medyaya sokan isim olarak biliniyor. Amerika'nın Irak ve Afganistan işgalinde manipülatif haberler yapan, ABD askerlerinin ölümlerini gizleyen Murdoch medyası, 11 Eylül'den sonra İslam Dünyasının aleyhine yaptığı yalan haberlerle de meşhur... Yıllık cirosu 20 milyar doların üzerinde olan Murdoch'un medya kartelinde, 9 uydu televizyon şebekesi, 100 kablolu kanal, 175 gazete, 40 matbaa, 40 televizyon istasyonu ve 1 film stüdyosu bulunuyor! Amerika'da 280 milyon, Asya'da 300 milyon insana, kablolu kanallarla 300 milyon eve, dergilerle 28 milyon insana, toplam izleyici olarak 4,7 milyar kişiye, yani dünya nüfusunun yaklaşık dörtte üçüne ulaşıyor.[1] 

Küresel Kaosa Doğru Gidiliyor!..

ABD stratejistleri asimetrik tehditlerin oluşturabileceği kaosu karşılamak veya kaotik ortamda çıkarları garanti etmek için kaos stratejileri üretmeye başladı. Oysa kaos stratejileri denenmemişti ve başarı garantisi yoktu. ABD stratejistlerinin çıkarları başarı garantisi olmayan kaos stratejilerine dayandırması ise kaosu pekiştirecekti. ABD enerji ulaşım hatlarının güvenliğini sağlamak için Hindistan'dan Fas'a kadar uzanan ve 22 ülkeyi kapsayan geniş coğrafyayı Genişletilmiş Ortadoğu ve Kuzey Afrika Projesi içinde şekillendirmek istiyor... Afganistan ve Irak girişimlerinde amaçlarına ulaşamayan ABD, bu kadar geniş bir coğrafi bölgeye nasıl egemen olabileceğini bilmiyor. Bu coğrafyada yaşayan eğitimsiz, yoksul ve giderek artan nüfus ve zorlu yaşam şartları çıkarlarına karşı tehdit oluşturma potansiyeli taşırken ABD'nin ne olduğu anlaşılamayan bölgesel stratejisi de etkinlik yetersizlikleri nedeni ile kaosa dönüşme riski taşıyor. Öncelikle Avrasya enerji kaynaklarının kontrolünü amaçlayan ABD'nin askeri girişimlerindeki başarısızlıkları ve giderek inandırıcılığını kaybetmesi enerjinin küresel güvenliği ile ilgili belirsizliklere neden olurken gelecekte enerji fiyatlarındaki ani çıkışlar nedeni ile küresel ekonomide kaos da olası görünüyor.[2]

Avrupa'nın Gerçek Yüzünü Bir Türlü Görmek İstemeyen AKP İktidarı AB'ye Şirin Görünmek İçin Urfa'ya Kilise Ve Havra Yapıyor!

Urfa, 2. Kudüs'mü oluyor?

Urfa'nın Şanına Yakışmaz:

Geçen yıl Antalya Belek'te yapılan ‘Dinler Bahçesi', şimdi de AKP hükümeti'nce Şanlıurfa'da hayata geçiriliyor. İsrail'in 20 milyon dolar destek verdiği öne sürülen ve ‘Temalı Park' ismi verilen projenin temeli bugün Başbakan Erdoğan tarafından atılacak. Projeye göre, binlerce yıldır İslam'ın bayraktarlığını yapan peygamberler şehri Şanlıurfa'daki Halilürrahman Camii'nin yanına sözde maket şeklinde Havra ve Kilise inşa edilecek. Proje, Saadet Partili belediye yönetimi tarafından reddedilmiş ancak AKP'li yönetim tarafından kabul görmüştü. Öte yandan proje, halk arasında büyük tepkiyle karşılanıyor. Daha önce gündeme gelen projeye, Ahmet Bahçıvan başkanlığındaki Saadet Partili belediye yönetimi onay vermemişti. Ancak AKP'li Başkan Ahmet Eşref Fakıbaba döneminde hayata geçirildi. Hz. İbrahim'in üç semavi dinin atası olduğundan yola çıkılarak Balıklıgöl yakınındaki Halepli Bahçe'de uygulamaya sokulmak istenen proje, Temalı Park olarak adlandırılıyor. Halilürrahman Camii'nin olduğu bölgeye başta neredeyse Urfa'da hiç olmayan Yahudiler ve Hıristiyanlar için Havra ve Kilisenin yanısıra Hinduizm'den Şintoizme kadar birçok dinin mabedi sembolik olarak dikilecek. Öte yandan yine Erdoğan'ın açılışını yaptığı Antalya'da Belek'teki proje, 1 trilyon 400 milyar liraya malolmuş ve 30 dönüm arazi üzerine inşa edilmişti. Halkın tepkisi her geçen gün yükselirken, şu soru yönetiliyor: "Kilise ve havra açmak ihtiyacı nereden kaynaklanıyor? Urfa'da Hıristiyan mı var ya da Yahudi var mı ki bunlar açılmaya çalışılıyor. Ya da Hıristiyan-Yahudi olsa dahi bu insanların ibadet ihtiyaçlarını karşılayacak mabed mi yok? Daha da önemlisi niçin kilise ve havra, Halilürrahman'ın yanına dikiliyor? Burada verilen şey Urfa'nın bir İslam toprağı olmadığı mesajı mıdır?".

Yanmaz: Projenin Arkasında Büyük Senaryolar Var

Şanlıurfa eski Milletvekili ve Saadet Partisi GİK Üyesi Niyazi Yanmaz, Şanlıurfa belediye başkanlığının Saadet Partisi yönetiminde olduğu dönemde Turizm Bakanlığı'nın belediyeye büyük baskısı olduğunu belirterek, "Fakat Belediye Meclisi, buna rağmen projeyi onaylamadı. Çünkü bizim görüşümüze göre, bu basit bir olay değil. Bunun altında yatan büyük senaryolar var" dedi.

İbrahimi dinler, misyonerlik faaliyetleri, dinlerarası hoşgörü etkinliklerinden hiçbirisinin masum olmadığını kaydeden Yanmaz, " Çünkü dünyada hiçbir parka dini motifler verilerek, turizm geliri elde edilmez. Kaldı ki, Şanlıurfa'da şu anda Hıristiyan ve Yahudi vatandaşımız da yoktur" dedi.

Mevcut AKP'li Belediye Başkanı Fakıbaba'nın defaatle medyaya verdiği demeçlerde ‘kesinlikle havra ve kilise maket halinde bile olsa, bu projede olmayacaktır' dediğini hatırlatan Yanmaz, "Şimdi de, maket halinde projede yer alacak deniyor. Oysa ibadet yapılabilecek büyüklükte kilise ve havra inşa edilecektir. Şanlıurfa kamuoyu aldatılmaktadır. Duyarlı olan bütün halkımızı, bu projenin gerçekleşmemesi için yasal ve hukuki zeminde protesto etmeye davet ediyoruz. Biz Saadet Partililer olarak yıllardır bunun mücadelesini verdik, bundan sonra da vermeye devam edeceğiz" diye konuştu. Yanmaz, ayrıca "Havra ve kilise sevdası nereden geliyor anlayabilmiş değiliz" dedi.

Güneş: Yıkmak İçin Mücadele Ederiz:

Şanlıurfa Saadet Partisi İl Başkanı Nuri Güneş, projeye sert tepki göstererek, "Biz Saadet Partisi olarak siyasi faturası ne olursa olsun bu projenin yapılmaması, yapılsa dahi yıkmak için Hak nezdinde, halk nezdinde ama hukuk içinde mücadelemizi sürdüreceğiz gücümüzün yettiği kadar. Siyonistlere, misyonerlere ve taşeronlarına fırsat vermeyeceğiz" dedi.

ABD ve batılı ülkelerin İslam aleminin önüne "Büyük Ortadoğu Projesi" ve "Ilımlı İslam Projesi" adında iki haince proje koyduklarını söyleyen Güneş, " Bu projelerin hedefi, batının İslam coğrafyasında, kitleleri kontrol altına almak, eğitimden, sosyal yapılanmaya, dinden, kültürel değerlere kadar her şeyi değiştirmektir. Bugünlerde "Ilımlı İslam" isimli bir çalışma, aslında Batı'nın İslam dünyasına dayattığı yeni bir medeniyet projesidir" dedi.

Güneş, " Şimdi bunun doğru olmadığı anlaşıldı. Bu sefer de, havra ve kilise maket olacak diyor. Dünyada önemli bir havranın ve gene büyük bir kilisenin sözde maketi bile lanse edilenden çok daha büyük olacaktır" diye konuştu.

Güneş, şöyle konuştu: "Bu park, misyonerlere ve siyonistlere zemin hazırlamak için yapılmaktadır. Nitekim SSK borcundan dolayı belediye hesabına haciz koyan hükümet park yapımı için para vermiş olamaz. Öyle ise sahibi açıklanmayan bu para kimin? Yukarıda bahsettiğimiz fondan olamaz mı?" dedi.

İhtilaller Şövalyesi Siyonist-Tefeci Soros AKP'yi Övüyor!

George Soros, 30 yıl önce 5 parasız çıkmış yola. Bugün 75 yaşında ve 11 milyar dolarlık bir servetin sahibi...

O parasını dünyayı değiştirmeye harcıyor.

Parasıyla dünyanın dört bir yanında hükümetler devirdiği söylenen bu adamın alışageldiğimiz kapitalistlerden üç farkı var. Onu dinlerken hayretler içinde kalmamıza yol açan üç fark:

Bir: Daha çocuk denecek yaşta Faşizm ve Komünizmle tanışmış.

İki: Bir kapitalistte hiç alışmadığımız bir şekilde konuşurken sürekli "iki Karl"a atıf yapıyor: Popper ve Marx.

Üç: Adaşı ve hasmı George Bush'tan ve Amerika'nın yeni muhafazakârlarından söz ederken bir işçi lideri kadar devrimci bir üslup kullanıyor.

Bu özellikler "liberal"liğin solculuk sayıldığı Amerika'da, onun "aşırı solcu" sayılmasına yol açıyor.

Oysa işin aslı, o akıllı bir kapitalist.

Vahşi kapitalizmin ve baskıcı rejimlerin piyasaya da zarar verdiğini görüyor ve sistemi ayakta tutmanın, Açık Toplum'dan geçtiğine inanıyor.

Sonuçta onun amacı da kârını maksimize etmek.

Ama bunu amaçlarken, mazisinin ve gençlik düşlerinin de etkisiyle dünyaya çok daha geniş bir perspektiften bakıyor, değişime yatırım yapmaya itiyor ve bu da onu diğer sermayedarlar arasında "devrimci" bir konuma yükseltiyor.

O, tek kişilik bir sivil toplum örgütü.

Aynı zamanda "küresel değişimin finansörü" olarak tanınıyor.

"Tayland halkının kanını emen Drakula". "Malezya ekonomisinin mezar kazıcısı". "Çin'in timsahı".

Gülüyor.

"Her pozitifin bir de negatifi vardır. Bu kadar çok işe girdiğinizde sevilmemeyi de göze almalısınız" diyor ve ekliyor:

"Ama gurur duyduğum bir şey var: Hem Bush hem Putin benden aynı oranda nefret ediyor."

Bir Macar Yahudisi:

"Bu kadar çok düşman kazanmak için bunca para harcamaya değer mi" diye soruyorum:

"Bunları düşman kazanmak için yapmıyorum ki..." diyor, "Benim siyasi bir idealim var: Açık Toplum...

Bu amaç için savaşırken, buna karşı çıkanlarla çatışma da kaçınılmaz olur".

"1930'da Macaristan'da bir Yahudi olarak doğdum. Babam bizi kaçırmasaydı Almanlar tarafından öldürülebilirdim."

Naziler Budapeşte'ye ulaştığında George Soros 13 yaşındaymış. Babası Tivadar Soros tehlikeyi önceden sezmiş. Bu öngörü onun, yüzde 70'i katledilen Macar Yahudilerinden biri olmasını önlemiş. Belki de bugünkü öngörüsü, babasından miras!?..

Popper'le tanışma:

Savaştan sonra Ruslar gelmiş ve George, 14-16 yaşlarında komünizm tecrübesini yaşamış. Baba Soros, Naziler gibi Rusların da özgürlük getirmeyeceğini erken görmüş.

Demir Perde inmeden Londra'ya taşınmışlar. George, 17 yaşında Londra'da prestijli London School of Economics'e girmiş ve orada hayatını kökten değiştirecek filozofun öğrencisi olmuş:

Karl Popper...

Popper, "Açık Toplum ve Düşmanları" kitabında "Aklımızı kullanıp hem güvenliği hem özgürlüğü sağlamanın bir yolunu bulmalıyız" diyordu. Bu felsefe, Soros'u derinden etkiledi:

Tırmanış:

O yıllarda küçük işlerde çalışarak okul parasını çıkarmaya çalışıyordu.

1956'da okulu bitirip New York'a göçtü.

1961'de Amerikan vatandaşı oldu ve borsa spekülatörlüğüne başladı. Kur değişimlerinden para kazanma hüneri sayesinde hızla zengin oldu. İyi yatırımı kötüsünden ayırma sezgisiyle müşterilerine doğru tüyolar veriyor ve risk alarak kazandırırken kazanıyordu.

Uzmanlık alanı, dalgalanan global markette çabuk ve büyük oynamaktı. Parasını ona emanet edenler yüzde 30 civarında kazandılar. 80'lerin başında "dünyanın en büyük para işletmecisi" ilan edildi.
1992'de bir gün İngiliz pound'unun değerinin düşüşe geçtiğine karar verdi. 10 milyar dolarlık bir spekülasyona girişti. Tek bir günde 1 milyar dolar ve bir unvan kazandı:

"Bank of England'ı çökerten adam."

'Devirmiyor, Devireni Destekliyorum':

Diktatörler sizden korkuyor, çünkü siz gelince onlar devriliyor. Değişimi tetikliyor musunuz, yoksa kokluyor musunuz?

Değişim halktan gelmelidir. Elbette vakıflarımızın demokrasi talebine katkısı olabilir, ama halk desteklemedikçe bu hiçbir işe yaramaz.

Ama muhaliflere para vererek değişime önayak oluyorsunuz.

Hayır. Ben değil, oranın halkı önayak oluyor. Biz onlara destek veriyoruz.

Türk Zenginleri İdealist:

Türkiye'nin bölgedeki pozisyonu nedir?

Türkiye'yi çok takdir ediyorum. Çünkü çok açık fikirli ve ileri görüşlü bir liderliği var. Bu özellikle Türkiye'nin kapitalist sınıfı için de geçerli... Çünkü benim bildiğim kapitalistler sadece daha fazla para kazanmanın peşindedir. Türkiye'de ise bir grup zengin var ki, ülkelerini kale ediyorlar. Türkiye'de vakıf kurmamızın temelinde de bu var. Vakfımızın proje gelirinin çoğu Türk sermayesinden geliyor. Bu da çok memnuniyet verici.

"Ahlaksız" bulduğunuz bir sistemden para kazanıp kazandığınız parayı o sistemi düzeltmeye harcıyorsunuz.  Bu bir vicdan aklama çabası mı, Robin Hood olma kaygısı mı?

Kapitalizm "ahlaksız" değildir, "ahlakdışı"dır. Bu şu demek: Piyasa, ahlaki yargılarla işlemez. Orada insanlar, dürüst olanı yapmaya değil, para kazanmaya çalışır. Piyasa kamusal değil, kişisel yararın peşindedir. Rekabet eder ama elinden gelse rekabeti ortadan kaldırabilir de... Bu açıdan ahlakdışıdır. Kaynakların adilane dağılımı için piyasalara bel bağlayamazsınız. Özgürlük, demokrasi, hukuk düzeni gibi evrensel ilkeler, piyasanın insafına bırakılamaz. Barışı sağlamak, çevreyi korumak, adaleti gözetmek, hatta piyasa mekanizmasını garantiye almak için bile piyasa dışı, siyasi bir bakış açısı gerekir. Piyasayı denetlemezseniz, kaybedebilirsiniz. Çünkü Karl Marx'ın dediği gibi kapital daima yoğunlaşma eğilimindedir ve rekabeti sağlamazsanız tek bir gücün eline geçebilir.

Siz sınırın iki yanında da yer alıyorsunuz?

Evet, hem piyasa yarışında onun kurallarıyla oynayan bir katılımcıyım hem de o kuralların geliştirilmesine kafa yoruyorum.

Biraz finansman gücüm var, ama bu devede kulak sayılır. Mesela Macaristan'da kurduğum Açık Toplum Enstitüsü, yılda 3 milyon dolar harcıyor. Bununla ne yapabilirsiniz ki?.. Ama benim ideallerim var ve bu ideallere inanan insanlar var. Beni etkili kılan asıl bunlardır.

Türkiye'nin bugünkü yerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

"Türkiye, her zaman stratejik öneme sahipti. Turgut Özal'la buluştuğumuz bir akşam yemeğini anımsıyorum. Türkiye'nin bütün komşularını şöyle bir saymıştık: Balkanlar, Rus cumhuriyetleri, Kuzey Asya, Akdeniz... Böyle bakınca Türkiye'nin nasıl stratejik bir yerde bulunduğu daha iyi anlaşılıyor. Daha önemli bir ülke düşünemiyorum bile...

Şimdi Türkiye çok olumlu bir istikamette Avrupa'ya yaklaşıyor. Ben bu yönelimi içtenlikle destekliyorum. Maddi, manevi her tür desteği vermeye de hazırım. Çünkü bunun Türkiye için olduğu kadar Avrupa için de çok önemi olduğuna inanıyorum. Hıristiyanlardan oluşan bu birliğin bir İslam ülkesini içine alması da bir açıklık alametidir.

Ancak Türkiye'nin tam üye olabilmesi için pek çok şeyin değişmesi lazım; sadece Türkiye'de değil, Avrupa'da da...

Diyelim 10 yıl sonra Türkiye tam üyeliğe hak kazandığında, Avrupa Birliği diye bir şeyin kalmaması mümkün mü?

Bu da gündemdeki bir sorun... Çünkü Avrupa Birliği belli bir noktaya kadar gelişti. Belli ki bazı ekonomik engellerle karşı karşıya... Bir kez gerilemeye başlarsa bunun nereye kadar gideceğini tahmin edemeyiz. Ben Avrupa Birliği üyelerinin bunca yatırım yaptıkları şeyin dağılmasına izin vermeyecekleri konusunda ihtiyatlı bir iyimserlik içindeyim.

Soros'un AKP Analizi:

"AKP, İslami bir ülkenin en demokratik partisi. Ve bu çok olumlu bir şey. İslami demokrasinin başarılı olması için elden gelen her şey yapılmalıdır. Türkiye diğer İslami ülkelerden farklı bir tarihe sahip olmasına rağmen yine de İslam dünyası için çok değerli bir örnek olabilir."

Soros Türkiye'de ne yapıyor?

Soros, haziran başında 1 haftalık bir gezi için Türkiye'ye gelecek. Avrupa'daki yatırım fonunun yönetim kurulu toplantısını İstanbul'da yapacak. Bu arada 2001'de Türkiye'de kurduğu Açık Toplum Enstitüsü'nün çalışmalarını da gözleyecek. Enstitünün Türkiye direktörü Hakan Altınay... Bebek'teki ofisinde 4 kişi çalışıyor. Aralarında Can Paker, Osman Kavala, Ahmet İnsel, Eser Karakaş gibi isimlerin bulunduğu 9 kişilik danışma kurulu projelere karar veriyor. 3 yılda 60'a yakın proje hayata geçirildi ve 6 milyon dolar harcandı. Eğitim reformundan, insan hakları bilincinin yaygınlaşmasına, ders kitaplarının demokratikleştirilmesinden, Kayseri, Malatya, Kars gibi illerde sanat merkezleri kurulmasına kadar pek çok projeye destek verildi. Enstitünün imza attığı en önemli çalışma ise geçen yıl oluşturulan "Bağımsız Türkiye Komisyonu"...[3]

Oysa AKP'nin Güvendiği Soros ve Amerika'sı Batıyor. Irak'tan Kurtulmak İçin Saddam'dan Medet Bekliyor:

Saddam-Rumsfeld Gizli Görüşmesi:

ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld'in iki hafta önce neden telaşla Irak'a gittiğini kimse sorgulamıyor? Rumsfeld Saddam Hüseyin'le gizli bir görüşme yaptı. Gerçekten neler olduğunu bilmek isteyen varsa bu görüşmeye dikkat etsin.

Ölümler artık onar onar sayılıyor. Haftalık ölüm bilançosu yüzlerle tekrarlanıyor. Hani, Bağdat'ta yönetim kurulmuş, her şey yoluna girmişti? Nasıl oluyor da Türkiye'den her şey tozpembe görünebiliyor? Bu dehşet tablosunun haber değeri bile kalmadı! ABD Savunma Bakanı Donald Rumselfd'in iki hafta önce neden telaşla Irak'a gittiğini kimse sorgulamıyor? Rumsfeld'in Saddam Hüseyin'le gizli bir görüşme yaptı. Gerçekten neler olduğunu bilmek isteyen varsa bu görüşmeye dikkat etsin. Önce El Kudüs El Arabi gazetesi yazdı. Mısır'da yayınlanan el Usbu dergisi Saddam'ın avukatının ağzından çarpıcı bilgiler içeren görüşmenin ayrıntılarını yayınladı. Bağdat Havaalanı'ndaki görüşme, ABD'nin acizliğini ortaya koyuyor. Bir saat süren diyaloğun özeti şöyle:

Rumsfeld: Sizinle Irak'ın durumunu konuşmaya geldim.(...)

Saddam: Ne istiyorsunuz? Soylu Irak halkının topraklarını işgal ettiniz. Bağımsız ve özgür bir ülkeye saldırdınız. Tarihin kanlı medeniyetinizin kanıtı olarak göstereceği suçlar işlediniz.

R: (öfkesini bastırmaya çalışarak): Geçmişi bir kenara bırakalım. Size açık ve net bir öneri sunmak için geldim.

S: (alaycı bir şekilde): Özür dilemeye ve yönetimi Iraklılara geri vermeye geldiğinizi farzediyorum.

R: Özür dilememizi gerektirecek bir şey yok. Komşuların için tehlikeliydin. Kitle imha silahları edinmeye çalışıyordun ve halkına zulmediyordun. Iraklıları otuz yıllık diktatörlükten kurtarmamız gayet doğal.

S: Sizin tarih konusunda cahil olduğunuzu biliyorum. Başkanınızın da. O kadar uzun süredir yalan söylüyorsunuz ki sonunda kendiniz de inanmaya başladınız. "Komşu"dan ‘siyonist entite'yi kastediyorsanız, evet biz gerçekten onun için tehlike oluşturuyorduk ve Filistin topraklarını özgürleştirmeye hazırlanıyorduk.(...) Kuveyt'ten söz ediyorsanız; sormam gerekiyor: Siz Kuveyt'ten çekildiniz mi?

R: Bunlar güvenlik meseleleri. Kuveyt ve Körfez ülkeleriyle güvenlik anlaşmalarımız var. Onları savunmaya geldik.

S: Kuzunun kurda emanet edilmesi kadar gülünç değil mi?(...)

R: Yeterince çene çaldık. Size şu öneriyi....

S: (sözünü keserek): Sizin kokuşmuş önerilerinizden önce, Irak'ta hiç kitle imha silahı buldunuz mu?

R: Bir önerim var. Kabul ederseniz serbest bırakılacak ve iltica etmek için bir ülke seçebileceksiniz. Televizyonda terörizmi kınayın ve adamlarınıza eylemleri durdurmalarını söyleyin.

S: Başkanınızdan bu öneri için onay aldınız mı?

R: Evet. Karar Başkan, Başkan Yardımcısı, Dışişleri Bakanı ve İstihbarat Başkanı'nın bulunduğu bir toplantıda alındı.

S: Ivır zıvır, değersiz bir öneri.

R: Size yakın kişileri hükümete getirmeye de hazırız.

S: Başka?..

R: Siz ve ailenize, seçeceğiniz ülkede yüklü ekonomik destek ve koruma sağlanacak.

S: Şartlarımı mı öğrenmek istiyor musunuz? 1: Çekilmek için takvim açıklayıp dünyaya duyuracaksınız. 2: Bütün Iraklı ve Arap mahkûmları serbest bırakacaksınız. 3: 1991'den beri Irak'a ve halkına verdiğiniz zararları tazmin edeceksiniz. 4: Irak hazinesinden ve petrolünden çalınan paraları geri vereceksiniz. Özellikle de Paul Bremer ve çetesi tarafından. 5: Çaldığınız ve tarihi eser mafyasına verdiğiniz eserleri iade edeceksiniz. .... Doğru, birkaç yüzyıldan fazla tarihiniz ve medeniyetiniz yok. Fakat bunlar sizin Irak'ın kaynaklarını çalmanızın, medeniyetinden nefret etmenizin mazereti olamaz. 6: Eğer bulduysanız, kitle imha silahlarını teslim edeceksiniz. Şehitlerimizin canlarını, onurunu zedelediğiniz kadınlarımızın onurlarını geri vereceksiniz.

R: Bu bir şaka mı?

S: Hayır! Bunlar acı gerçekler... 1980'lerde yine görüşmüştük. O zamanki önerilerini hatırlıyor musun?..

R: Tarih Irak'ta akan kandan sizi sorumlu tutacak.

S: Doğrusu, tarih sizi ve suçlarınızı yargılayacak. Londra'ya gitmeni ve Biritish Foreign Ofiice'deki kayıtları okumanı, Irak halkının İngiliz dostlarınıza karşı verdiği direnişi öğrenmeni isterim. Şu an siz aynı hatayı tekrarlıyorsunuz. Direniş tahmin ettiğinizden daha güçlü. Sizi temin ederim, daha fazlasını göreceksiniz![4]



[1] Milli Gazete / 12 04 2005

[2] Akşam / 11 05 2005 / Nejat Eslen (Emekli Tuğ. Gen.)

[3] Milliyet / 13.05.2005 / Can Dündar

[4] Yeni Şafak / 13.05.2005 / İbrahim Karagül


Bu yazarin diger makaleleri

Hocam'dan Hikmetler:
  ŞİİR - I   Alemin nakşını hayal görürüm O hayal...
Devami
KAPİTALİZM VE KOMÜNİZM, SİYONİZMİN İKİ KOLU; MASONLUK İSE “KARAKOLU”DUR
  Yahudinin Sapıklığı ve saplantısı. Sık sık Yahudi severlerin eleştirilerine muhatap oluruz!...
Devami
UYAN MÜSLÜMAN
  Tüm Müslüman sivil toplum kuruluşları, çeşitli organizasyonlar, vakıflar, medya...
Devami
GENÇLİĞİMİZ GELECEĞİMİZDİR
Gençlik bizim geleceğimizdir. Gençler hem bizim emanetimiz, hem de emniyetimizdir....
Devami
SOHBET NOTLARI
  Birisi, Çemişgezekli rahmetli Nusret Dede'den mi, nerden duymuşsa; "Sakın ha,...
Devami
GARİP AMA GERÇEK!
  Önemli bir ABD'li önemli açıklamalarda bulunuyor! ABD Ankara Büyükelçiliği'nde...
Devami

Makale Paylaşım Sayısı: 4732

Yorum ekle

Yazdığınız her yorumla birlikte IP adresinizin kayıt edildiğini ve Türkiye Cumhuriyeti hukuk kurallarına aykırı, iftira ve genel ahlaka aykırı tarzda yorumlarınızdan hukuken ve vicdanen sorumlu tutulacağınızı tekrar hatırlatırız...


Güvenlik kodu
Yenile

YABANCI DİLDE KİTAPLARIMIZ

SON YORUMLAR