ARAMA

Toplam Ziyaretçilerimiz

mod_vvisit_counterBugün149
mod_vvisit_counterDün2361
mod_vvisit_counterBu Hafta5026
mod_vvisit_counterGeçen hafta23692
mod_vvisit_counterBu Ay107140
mod_vvisit_counterGeçen Ay118886
mod_vvisit_counterŞu Ana Kadar18324127

IP'niz: 3.239.58.199
Bugün: 21 Eyl 2021

Bu Ana Kadar Okunan

Sayfa Gösterimi : 12767248

YENİ ÇIKAN KİTAPLAR

mesajmetod150x
istsoz 150x
AA 150X
KT 150X
IY 150X
EIA 150X

ADIL DUZEN 150x

erbakan devrimi 15b 160
bizim ataturk 17b 160
 
 

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

 

 

Reklam
Reklam

Erbakan Hoca’nın ANKARA MİLLİ GENÇLİK ŞAHLANIŞ Konuşması

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 14
ZayıfMükemmel 

Türkiye’nin ve bütün insanlığın büyük kurtarıcıları olarak, hepinizi alnınızdan öpüyorum, sevgiyle kucaklıyorum.

Bu muhteşem manzarayı ve heyecanı görünce; “Rahmetli Necip Fazıl’ın: “Ne zamanki bu statlar ve salonlar, futbol sevdası için değil, Hakkın davası için dolup taşarsa, kurtuluş yakın demektir” sözünü hatırlıyorum.

Önce, Milli Görüş’ü tanıtarak ve anlamını hatırlatarak başlayalım:

1- Milli Görüş; Malazgirt, Kosova, Niğbolu, İstanbul, Çanakkale, Galiçya, Sakarya, Kıbrıs demektir.

Milli Görüş; Sultan Fatih, Ulubatlı Hasan, Seyid Çavuş, Hasan Basri Çantay, Rıdvan Hoca ve Sütçü İmam demektir.

2- Şu söyleyeceğim söze kulak veriniz.

Milli Görüş’ü bilmek için, bu günkü olayları doğru değerlendirmek için, mutlaka tarihimizi yakinen tanımak mecburiyetindeyiz.

İşte Milli Görüş’ün temsil ettiği büyük manadan dolayıdır ki, şimdi söyleyeceklerime dikkat ediniz.

Her hangi bir kimse,

- Malazgirt’te inanışının şahlanışını ruhen yaşama sırrına ermeden,

- Kosova’da, Niğbolu’da bir kılıç olup parlayıp kükremeden,

- Ulubatlı Hasan olup İstanbul’u fethetmeden,

- Sultan Fatih olup atını denize sürmeden,

- Kanuni olup şanlı ordularıyla Avrupa’nın içine yürümeden,

- Seyid çavuş olup 250 kiloluk mermiyi “Ya Allah!” deyip namluya sürmeden.

- Bir insan Sakarya’nın siperlerine girmeden

- Ve Kıbrıs’ta düşman tahkimatının arasından geçmeden

Milli Görüş’ün ne olduğunu anlayamaz!

3- Milli Görüş; Milletimizin inancı, tarihi, kimliği ve kendisidir.

4- Milli Görüş; İstiklal Savaşını yapan, tek başına bütün emperyalist dünyaya meydan okuyup kazanan görüş demektir.

5- Milli Görüş; Sultan Alparslan'ın, Sultan Fatih'in görüşüdür. Onlar ne sağcıydı ne solcuydu; elbette Milli Görüşçü şahsiyetlerdi.

6- Sovyetler dağılmadan önce, “sağcı mısın, solcu musun?” diye soruluyordu. Bunun yerine bugün ise insanlar yine ikiye ayrılıyor. “Siyonist destekçisi işbirlikçi misin, yoksa Milli Görüşçü biri misin? Milli Görüşçüler; Milli şuur, Milli onur ve Milli sorumluluk sahipleridir.

Milli Görüş Harekâtı nedir?

1- Bu milletin aslına dönmesidir. Taklitçilikten ve Batı’ya teslimiyetçilikten vazgeçilmesidir.

2- Batı taklitçisi Batıl partileri bırakıp, Hakka ve doğruya yönelmektir. Yani “Durun ey kalabalıklar bu yol çıkmaz sokak, gittiğiniz yol yanlıştır” demektir.

3- Rahmetli Necip Fazıl’ın dediği gibi; 20 yıldan beri çeşitli partiler kurulmuş, ama bunlar Millete, maalesef hakaret ve hıyanete yönelmişlerdi. Şimdi 1969'dan itibaren Milli Görüş'le milletimiz kendini savunma hakkını ve fırsatını elde etmiştir…

Rahmetli Eşref Edip şöyle demişti: Ben artık gönül huzuruyla ölebilirim. Çünkü 40 yıldan beri bu milletin özüne dönebileceğini savunup bekledim ve bugün Milli Görüş'le bu gayemin gerçekleştiğini görüp hedefime eriştim.

4- Milli Görüş, Yeni Bir dünyayı kurma hareketidir. Bütün insanlığı kucaklayan plan ve projelerin sahibi ve takipçisidir.

Milli Görüş'ün Kimyası:

1- Milli Görüş, maneviyatçıdır. Yani ahiret inancını taşır. Diğerleri materyalist ve maddiyatçıdır.

2- Milli Görüş, Hakkı Üstün tutmakta, haklıyı savunmaktadır. Diğerleri güce dayanır ve güçlüden yanadır.

3- Milli Görüş, nefis terbiyesini esas alır. Diğerleri nefsi arzularının peşinde koşmaktadır.

Milli Görüş’ün fiziği:

Hidayet: Hayrı ve şerri ayırmak demektir

Feraset: Hangi olay insanı hayra götürür, bunu sezmektir.

Dirayet: Hayra götüren yolları azimle ve aşk ile uygulama gayretidir.

İşte Milli Görüş sahibiyseniz, Cenab-ı Allah bu nimetleri size verir.

Tılsım sizde değil, Milli Görüştedir.

Eğer Milli Görüş Gömleğini çıkarırsanız geriye sıfır kalır, artık o bir hiçtir.

Milli Görüş'ün ilk astığı afiş: “Hak geldi Batı zail oldu” Bunun anlamı Batıl sıfır hükmündedir. Güneş doğduğunda karanlık kaybolur demektir.

Milli Görüş’ün ilk sloganı: “Ne sağdayız ne solda, Hak yoldayız Hak yolda” cümlesidir.

Milli Görüş’ün ilk üyesi: Malazgirt camisinin fahri imamı olan muhterem Hoca efendidir. Anadolu’muzun kesin fethi ve vatan edilmesi Malazgirt zaferiyle gerçekleştiğinden, bu özellikle tercih edilmiştir…

Milletimiz ne zaman zor şartlarda kalırsa yeniden Milli Görüşe sarılarak Hakka ve hürriyete erişmiştir ve bu yolda yürümeye devam edecektir. 

Milli Görüş şahlanışı Konya'da başlamıştır. Muhittin Arabi bunu 1000 yıl öncesinde yazmış ve “Kurtuluşun Konya'dan başlayacağını” haber vermiştir.

Siyasete girdiğimizde bize: “tek çiçekle bahar olmaz” dediler, biz ise; evet, “bir çiçekle yaz olmaz, ama her yaz bir çiçekle başlar” dedik ve Allah'ın lütfuyla şimdi Milyonlarca çiçeğe eriştik.

Milli Görüş’ün yaptığı 5 temel hizmet vardır:

1- Milletimizin özünü temsil etmiştir.

Çünkü Milli Görüş varsa millet ayakta kalacaktır.

Eğer, Milli Görüş çıksa millet dağılacaktır.

2- Bu milletin kurtuluş ilacının tohumu Milli Görüştedir

3- İşbirlikçi ve gayri milli iktidarların bütün tahribatını önlemiş ve tedavi etmiştir.

4- Milli Görüş, bu milletin İsrail’e vilayet olmasını ve parçalanmasını engellemiştir.

5- Milli Görüş, Türkiye’yi asılına özüne çeken bir römorkör gibidir. Varlığı bile Batıl zihniyetleri hizaya getirmeye yeterlidir.

Milli Görüş’ün yapacağı 2 büyük hizmet kalmıştır, bunları da inşaallah yakında başaracaktır:

1- Yeniden Büyük Türkiye’yi Kuracağız

2- Yeni Bir Dünyayı kuracağız

Kim bunları istiyorsa Milli Görüşte yerini almalıdır:

1- Kim, maneviyatçılık olmadan, sorumluluk ve hesap duygusu taşımadan saadet olmayacağına inanıyorsa.

2- Kim, Hakkı üstün tutuyor, haklıyı savunuyor ve zulme karşı çıkıyorsa.

3- Kim, barışı korumak, savaş ve anarşiden kurtulmak istiyorsa.

4- Kim, milletiyle, ülkesiyle ve devletiyle bütünlük içinde varlığını ve bağımsızlığını sürdürmeyi amaçlıyorsa.

5- Kim, tarihteki şerefli yerini tekrar almayı hedefliyorsa.

6- Kim, her yönden bağımsız ve kalkınmış bir Türkiye arzuluyorsa

7- Kim, gerçek bir hürriyet ve demokrasinin sağlandığı, temel insan haklarının kollandığı kâmil manada din hürriyetine (yani ifade, eğitim, örgütlenme, inancına uygun yaşama özgürlüğüne) sahip kılındığı bir ülkenin hasretini çekiyorsa.

8- Kim, müreffeh ve mutlu bir hayat düşlüyorsa.

9- Ve her kim, “Önce Türkiye” deyip, Milli çıkarlarını şahsi hesaplarının üstünde tutuyorsa işte bunlar biran evvel Milli Görüş saflarına katılmalıdır.

Şimdi sizden heyecan istiyorum. Ne için istiyorum biliyor musunuz?

Hasta annesine bir ekmek alabilmek için arabanın peşinde koşan, çöplerden yemek toplayan çocukları kurtarmak için sizden heyecan istiyorum!

Filistin’de üzerine kurşun sıkılan masum yavruları korumak için heyecan istiyorum!

Afrika'da en basit bir ilacı dahi bulamadığı için, açlıktan ve hastalıktan can veren milyonların imdadına koşmak için sizden heyecan istiyorum!

Peki, bu heyecanı kazanmak üzere ne yapacağız?

  1. Önce çelikleşip bileneceğiz.
  2. Sonra lafı bırakıp üretime geçeceğiz.

Çelikleşmek için gereken 5 şey:

Var olacağız: Üniversitelerimizin her fakültesinde ve her sınıfında temsilcilerimizi bulacağız.

Eğitilmiş olacağız: Bütün temsilcilerimizi eğitip olgunlaştıracağız.

Plan programlarımızı noksansız uygulayacağız: Haftalık toplantılarımızı noksansız bir şekilde yapacağız.

Takip ve değerlendirme yapacağız: Çalışmalarımızı takip edip noksanlarımızı tamamlayacağız.

İntaç, sonuca bakacağız: Hedefleri gerçekleştireceğiz. En kısa zamanda 200-250 bin üyeye çıkacağız.

Üretimden kastımız da şudur:

1- Bütün üniversitelerin her sınıfında bir temsilcimiz bulunacak. Bunların 4 tane de yardımcısı olacak.

2- Toplantılar, yeni üye kayıtları ve Milli Gazete aboneliği ve aidat çalışmaları hakkıyla yapılacak. Biz hakkıyla çalıştığımızda Allah bize yardım edecek ve başarıya ulaştıracaktır.

Temel sloganımız:

“İnanıyoruz, yapıyoruz!” olacaktır.

Milli Görüş partisinden başka hiçbir parti milletin sorunlarını çözemeyecektir. Diğer partilerin ülkeye hizmet etmeleri mümkün değildir.

Bunun 7 tane temel sebebi var:

1- Maneviyatsız saadete ulaşılması imkânsızdır.

2- Adil Düzensiz saadet nizamı kurulamayacaktır.

3- Bizim medeniyetimiz diğerlerinden üstündür, haklıdır ve hayırlıdır. Batı taklitçilerinden ve aşağılık kompleksi içindekilerden milli ve haysiyetli atılımlar beklemek saflıktır.

4- Saadet için bu günkü “zulüm dünyası” yerine “yeni bir dünya=saadet dünyası”nın kurulması kaçınılmazdır

5- İçinde bulunduğumuz tarihi bir dönüm noktasıdır. Kesinlikle Türkiye İsrail’e vilayet olmayacak, hak ettiği şerefli yerini alacaktır.

6- “Artık uyanalım, işbirlikçilere alet olmayalım” diye toplum uyarılmalıdır. Nemelazımcılıktan ve vurdumduymazlıktan kurtulmalıdır.

7- “Güncel yanılgı” olan ve fecri kazip-yalancı şafak sayılan AKP’den kurtulmak lazımdır.

Erbakan Hoca sözlerini şöyle noktaladı:

Zafer inananlarındır ve zafer yakındır!

İnanıyorsanız, üstünsünüz!

Akıbet muttakilerin olacaktır!

YARATILIŞ GAYESİ VE İNSANIN GÖREVİ

Kendimizi tanımak (Nefsini tanıyan, Rabbini tanır...)

Neyiz?

Cenab-ı Hakkın bu sonsuz kâinatının içerisinde yarattığı “Eserden müessire intikal etme yani yaratılan harika varlıklara bakıp, bunların Yüce Yaratıcısını düşünme, Ona iman ve itaat etme kabiliyeti” verilenleriz.

Kimiz?

Eşrefi mahlûk (en şerefli ve seçkin yaratık=insan) olmanın sorumluluğunu taşıyan kimseleriz. 

Neyin gaye ve gayretindeyiz?

Yeryüzünde Hak ve adaleti hakim kılmak ve istisnasız herkese temel insan haklarını sağlamak için Cihatla görevliyiz.

Nasıl hareket etmeliyiz?

Cihat ibadetinin edasının farzlarını yerine getirmeli, ihlâs ve ihsanla gayret etmeliyiz.

Niçin cihatla mükellefiz?

Cihat ibadeti farz olduğu ve ecri en büyük ibadet olduğu için sorumluluk yüklenmeli ve tüm insanlığın hayrını ve huzurunu hedeflemeliyiz.

Biz Neyiz?

Cenab-ı Hakkın bu sonsuz kâinatının içerisinde yarattığı “Eserden müessire intikal etme kabiliyeti” verdiği tek mahlûk insanlardır. Akıl ve vicdan sahibi kimseler için; bitki, hayvan ve insan olarak dünyadaki milyarlarca harika yaratığa ve şu muazzam ve muntazam kâinata dikkat ve ibretle bakıp, bütün bunların Yüce yaratıcısını hatırlayıp hayran olmamak imkânsızdır.

Allah insanları kendisini bilsinler diye yaratmıştır. Ancak biz Cenab-ı Allah’ı göremiyoruz, gücümüz Cenab-ı Allah’ı görmeye yetmiyor. Musa A.S.’ın Cenab-ı Allah’ı görmek istediğini, ama Cenab-ı Allah dağa tecelli edince ona dayanamadığını, Kur’anı Kerim haber veriyor. Çünkü bizim yapımız zayıf olduğundan dünyada iken Cenab-ı Allah’ı görmeye gücümüz yetmiyor. İnşaallah Cennette göreceğimiz Hadisi Şeriflerle müjdeleniyor.

Öyle ise Allah’ı bilmek için ne yapmamız gerekir? Allah insanlara “eserden müessire intikal etme kabiliyeti” vermiştir. İnsan bir esere bakarak o eseri yapanı tanıyabilir. Bir resme bakarsanız ressamını hatırlayıp hayranlık duymak tabiidir.

Başımızı gökyüzüne çevirip baktığımız zaman ne görüyoruz? Sonsuz bir kâinat, sonsuz bir güzellik ve sanat, sonsuz bir nizam! O kadar büyük bir kâinat ki, sadece 1. tabaka gök içersindeki bir yıldızın ışığı diğer bir yıldıza 100 milyon senede bile gidemiyor. Oysa ışık bir saniyede 300 bin km. yol almaktadır. Cenab-ı Allah yedi kat gök yaratmıştır. Her bir gök, bir üsteki yanında, sahra çölleri içindeki bir yüzük kadar kalmaktadır. Onun üzerinde Arş vardır. Arş’ın üzerinde Kürsü bulunmaktadır. Bu ne büyük azamettir Ya Rabbi 

Evet, Cenab-ı Hak insanlara bir esere bakarak bu eserin sahibi hakkında fikir edinme kabiliyeti vermiştir. Kâinat şaheserine dikkat ve ibretle baktığımız zaman en ufak bir kusur ve aksaklık, bir uyumsuzluk ve noksanlık asla görülemeyecektir. Bu kâinatın yaratıcısı da elbette her türlü kusurdan münezzeh olan sonsuz Kemal sahibi Rabbimiz’dir.

Dolayısıyla etrafımıza bakındığımız zaman, Yüce Yaratıcımız olan Rabbimizin Kemal sıfatıyla muttasıf olduğunu idrak etmemek mümkün değildir. Rabbimiz her türlü hatadan ve noksanlıktan münezzehtir. Sonsuz kudret ve rahmet sahibidir.

“Sübhanallah” Yarabbi sen her türlü hatadan ve haksızlıktan münezzeh olansın ve sen Kemal sıfatına layıksın, demektir.

Sıradan kimseler gökyüzüne baktığında Cenab-ı Allah’ın sadece birkaç sıfatını sezebilir. Ama âlimler gökyüzüne baktığında ise Cenab-ı Allah’ın 99 esmasını görebilmektedir.

 

Kimiz?

Eşrefi mahlûkuz. Ahsen-i Takvime, yani meleklerden bile üstün mertebeye, Allah’ın yeryüzünde halifesi olabilecek yetenek ve meziyetlerle, insan olarak yaratılmış bulunuyoruz.

İnsanı hayvanlardan ayıran ve faziletli kılan özellikler:

1. Doğru ile Yanlışı ayırma (Bu meziyetten İlimler doğmuştur)

2. Güzel ile Çirkini-İyi ile Kötüyü ayırma (Bu meziyet Hak Dini tanıma ve tabi olma huzurunu doğurmuştur)

3. Faydalı ile Zararlıyı ayırma (Bu meziyetten Ekonomi doğmuştur.)

4. Adalet ile Zulmü ayırma (Bu meziyetten Siyaset ve Hukuk Doğmuştur.)

Bu dört şeyi ayıramayan; yanlıştan, kötüden, zararlıdan ve zulümden yana olan, gerçekte değil, görünüşte insandır.

“İradei cüziye” ise insanı meleklerden üstün kılan özelliktir.

Cenab-ı Hakkın bu dünya hayatını, Hak-Batıl'ın mücadele meydanı şeklinde yaratmış olması ve biz insanlara, hem iyilik, hem de kötülük yapma fırsatı tanıması, bizim eşrefi mahlûk olmamızı sağlamakta ve bize meleklerden de üstün olma fırsatı doğurmaktadır. Nasıl? Bize beşinci bir kabiliyet daha verilmiştir ki, o da “irade-i cüziye.” Yani Allah, iyi ile kötüyü birbirinden ayırmış ve kulunu serbest bırakmıştır. “Seçimini kendin yap” diye böyle takdir buyurmuşlardır. Bizler melekler gibi her şeyi emredilen şekilde yapacak olsaydık, robottan farkımız ve tabi faziletimiz bulunmayacaktı.

Cenabı Hak nimetlerini İslam ile tamlamış bulunuyor

Cenabı hak gönderdiği şu son ayetle Kuran-ı Kerimde şöyle buyurmaktadır:

1. Bugün dininizi kemale erdirdim. (Size saadet için ne lazımsa hepsini indirdim)

2. Böylece üzerinizdeki nimetlerimi tamamladım. (Kur’an-ı Kerim nimetlerin İslam ile tamamladığını, İslamsız saadet olmayacağını bildiriyor)

3. Size din olarak İslam’a razı olup (seçip beğendim) (Maide: 3)

Neyin gaye ve gayretindeyiz?

Nefsi ve siyasi cihadı birlikte yürüterek; olgun insan ve huzurlu toplum oluşturmak mesuliyetindeyiz.

Cihat: Hakkın hakim olması ve tüm insanlığın huzur ve hürriyete kavuşması için bütün gücümüzle ve hiçbir dünyevi karşılık gözetmeden çalışmaktır. Aziz milletimize, İslam ümmetine ve tüm insanlık âlemine karşı sorumluluklarımızı kuşanmaktır.

Cihat ibadetinin özellikleri

1- Cihat; Kur’anı Kerimde en fazla sayıda emredilen ibadettir.

2- Bütün ibadetler için bir zaman tayin edilmiştir. Cihat ibadeti ise her zaman yapılması gereken ibadettir.

3- Bütün ibadetler için bir miktar emredilmiştir. Cihat ibadeti ise gücünün yettiği kadar yapılması gereken bir ibadettir

4- Bütün ibadetler tek başına yapılabilir. Ancak Cihat ibadeti topluca (ümmet=disiplinli ve organizeli teşkilat halinde) yapılması gereken bir ibadettir.

5- Cihat ilk önce eda edilmesi gereken ibadettir.

6- Cihat farzı, ecri en büyük olan ibadettir.

Nasıl hareket etmeliyiz?

Cihat ibadetinin edasının farzlarını yerine getirmeli, ihlâs ve ihsan içinde hizmet ve gayret göstermeliyiz.

Cihat ibadetinin edasının farzları:

1- İttifak: Ümmete dahil olmanın şükrü gereği, Hak davaya gönüllü katılıp çalışmak

2- İhlâs: Bu davaya girmekteki tek amacı, sadece Allah’ın rızasını aramak

3- İttika: Allah’tan hakkıyla korkmak, günah ve kötülükten sakınmak

4- İyi Ahlak: Dürüst, dengeli ve güzel huy sahibi olarak yaşamak

5- İhsan: Yapabileceğinin en iyisini yapmak. Görevlerini eksiksiz yerine getirmeğe çalışmak.

6- İstişare: İlgili ve yetkililere danışmak, ama sonunda Emirin kararına uymak

7- İtaat: İslamiyet’e, ideallerine, ulül-emre ve görevlerine bağlı kalmak

8- Sadakat: Sütü bozukluk yapmamak, ihanete kalkışmamak. Zoru görünce veya cazip makam ve menfaatler vaat edilince kaytarıp kaçmamak

9- İstikamet: İslam’ın diğer bütün emirlerine uygun davranmak

Niçin cihatla mükellefiz?

İslam Yüce Yaratıcıya tazim ve hürmet, bütün mahlûkata şefkat ve merhamet dinidir. Kendimizi ıslah edip olgunlaştırmak ve başka insanlara yararlı olmak için yapılacak gayretlere cihat denir.

Cihat ibadeti farz olduğu için ve ecri en büyük ibadet olduğu için yerine getirilmelidir.

Sahabeler sordu:

“Ya Resülullah! Namaz dinin direği, cihat zirvesidir, buyuruyorsunuz. Cihat gibi ecri büyük başka bir ibadet var mı?”

Efendimiz buyurdu ki; “Ömrünüz boyunca gece gündüz ibadet etmeye gücünüz yeter mi? “Hayır Ya Resulullah dediler”

Efendimiz buyurdu “Eğer ömür boyu gece gündüz ibadet etseydiniz yine cihat sevabı alamazdınız.”

Kafaya çakılacak üç çivi:

1- İslamsız saadet olmaz (İslam Çivisi)

Kur’anı Kerimde en son inen Maide Suresinin 3. ayeti kerimesindeki üç müjde veriliyor: İşte bugün dininizi kemale erdirdim, böylece üzerinizdeki nimetimi tamamladım ve size din olarak İslam’a razı oldum.”

2- Şuursuz Müslüman olmaz (Şuur Çivisi)

Şuur: Hayrı ve şerri birbirinden ayırmak; Batıldan kaçınıp Hakka tabi ve taraf olmaktır.

Bazıları: “Bu Hoca öyle akıllı adam ki, iki partiyi birden idare ediyor. Saadet Partisinin başında gibi duruyor, ama AKP'yi destekliyor” diyorlar.

'AKP de Milli Görüşçüdür. Ben Saadet Partiliyim, ama Halk Partisi gelmesin diye AKP'ye oy veriyorum' diyen birine rastlarsanız ona, Erdoğan'ın şu sözlerini hatırlatın. "Irak'ta savaşan kahraman Amerikan askerlerinin ülkelerine başarılı ve sağlıkla dönmeleri için dua ediyorum..." Bu zihniyetteki kişi ve partilerin vebaline ortak olunur mu?

Namazda okuduklarıyla dışarıda yaptıkları aynı olmayanlar, şuursuz ve sorumsuz insanlardır!

Günde sünnetleriyle beraber 40 rekât namazın her rekâtında Fatihayı şerif okuyoruz. Çünkü Fatihasız namaz olmaz. Fatihada ne diyoruz? “Gayrilmağdubi aleyhim veleddallin.” Cenab-ı Allah bize neden günde 40 defa bu sözü söyletiyor? Nedir bunun manası? “Ya Rabbi sakın bizi sıratı müstakimden ayırma. Bizi gadap ettiklerinin yoluna saptırma. Dalalete düşenlerin yoluna kaydırma!” Gadap ettikleri kim? Siyonistler, Yahudiler. Dalalete düşenler kim? Hıristiyanlar. Haçlı emperyalistler... Kim söylüyor bunu? İslam âlimleri. Nerden çıkarıyorlar? İcma-i ümetten. Kıyas var. İcmai ümmet var.

Sen namazda 40 defa “aman ya Rabbi beni sakın Yahudilerin ve Hıristiyanların yoluna saptırma!” diyorsun, ardından selam veriyorsun ve sonra gidip “Ben BOP eşbaşkanıyım, İsrail’le stratejik ortağım, Ortadoğu’yu Siyonistlerin istediği şekle sokacağım, Büyük İsrail’i kurmak için çalışacağım” diyen işbirlikçileri destekliyorsun.

Yahu sen namazda ne okuyorsun, Allah’a ne söz veriyorsun? Selam verdikten sonra ne yapıyorsun? Sen ne dediğinin farkında mısın?

3- Cihatsız İslam olmaz (Cihat Çivisi)

Cihat: Emribil maruf-Nehyi anil münker yapmaktır.

Hayrı emretmek ve yürütmek; Şerri yasaklamak ve ortadan kaldırmak için gerekli şartları, imkân ve iktidarı hazırlamaktır.

Bu dönemde neden her zamankinden daha fazla çalışmamız şarttır?

İşbirlikçi iktidarın uyguladığı Haim Nahum doktrini ile Türkiye, İsrail'e vilayet yapılmaya çalışılmaktadır. Allah Muhafaza. Buna engel olmazsak, ülkemiz parçalanacak, devletimiz dağılacak ve geleceğimiz kararacaktır.

Türkiye merkezli yeni ve adil bir medeniyetin kurulması, Yeniden büyük Türkiye ve Yeni bir dünya hedefine ulaşılması ve tüm insanlığın Siyonist emperyalizmin kıskacından kurtarılması için bu dönemde her zamankinden daha fazla çalışmamız lazımdır.

Yahudi Haham Haim Nahum’un milletimizi ve ülkemizi bitirme doktrini:

1-Türkleri aç bırakacağız

2- İşsiz ve güçsüz koymak için, sınaî ve zirai kalkınmasına engel olacağız

3- Borca esir edip kendimize mahkûm ve mecbur bırakacağız

4- Dininden uzaklaştıracağız; İslami şuurdan ve ahlaki onurdan koparacağız

5- Bölüp parçalayacak, düşman gruplara ayıracağız

6- Böldüklerimizi birbiriyle çarpıştıracağız

7- Böylece yumuşak lokma yapıp İsrail’e vilayet yapacağız

Çelikleşmek için ne yapmak lazımdır?

Var olmak: Hizmet için yükümlü olduğumuz bütün teşkilatları noksansız olarak kurmak ve bütün görevlerin sorumlularını belirlemek

Eğitimli olmak: Her kademede görev yapan teşkilat mensuplarını eğitmek, diriltmek, dirençli ve bilinçli yetiştirmek

Vazifelerimizi yapmak: Bizlere verilen vazifeleri eksiksiz yerine getirmek

Takip: Görevlendirileni kontrol edip, işin başarılıp tamamlanmasını gözetmek.

İntaç: Takip edilen çalışmaları sonuçlandırmak ve bir üst kademeye zamanında ve doğru olarak iletmektir.


Bu yazarin diger makaleleri

PORNO YAYINLARI VE ŞEYTANIN ŞEHVET TUZAĞI
“Ey Âdemoğulları! Şeytan anne ve babanızın (Hz. Adem’le Havva’nın) edep...
Devami
ATATÜRK’ÜN MANEVİ MAHİYETİ VE VASİYETİ
Her biri, harika sanat ve yaratılış eseri olan minnacık hücrelerden,...
Devami
“FİTNE” KAVRAMI VE Bediüzzaman’a göre “UMUMİ SELAMET” İNKILÂBI
 (Selamet, Refahet, Fazilet, Saadet ve Sonrası) Tam kırk yıl önce, Milli...
Devami
Ümmet, Hilafet ve İslamiyet Kavramları ve MUSTAFA KEMAL: BİZ TÜRK MİLLETİYİZ VE İSLAM ÜMMETİYİZ!.
  Ümmet kelimesi, ayet ve hadislerde değişik anlamlarda kullanılmıştır. 1- Ümmet...
Devami
ABD’YE GÜVENEN, YA GAFİL VE CAHİLDİR,
ABD’YE GÜVENEN, YA GAFİL VE CAHİLDİR, VEYA BİLİNÇLİ BİR HAİNDİR! ABD...
Devami
İSLAM’IN YÜKSELİŞİ VE MÜNAFIKLARIN TEDİRGİNLİĞİ
İnsanlık derin ve çetin bir bunalımdadır. Ya yeni ve adil...
Devami

Makale Paylaşım Sayısı: 8744

Yorum ekle

Yazdığınız her yorumla birlikte IP adresinizin kayıt edildiğini ve Türkiye Cumhuriyeti hukuk kurallarına aykırı, iftira ve genel ahlaka aykırı tarzda yorumlarınızdan hukuken ve vicdanen sorumlu tutulacağınızı tekrar hatırlatırız...


Güvenlik kodu
Yenile

YABANCI DİLDE KİTAPLARIMIZ

SON YORUMLAR