ARAMA

Toplam Ziyaretçilerimiz

mod_vvisit_counterBugün1761
mod_vvisit_counterDün4484
mod_vvisit_counterBu Hafta36093
mod_vvisit_counterGeçen hafta58521
mod_vvisit_counterBu Ay114238
mod_vvisit_counterGeçen Ay122941
mod_vvisit_counterŞu Ana Kadar17565177

IP'niz: 3.235.25.169
Bugün: 18 Nis 2021

Bu Ana Kadar Okunan

Sayfa Gösterimi : 12490939

YENİ ÇIKAN KİTAPLAR

AA 150X
KT 150X
IY 150X
EIA 150X
 ADIL DUZEN 150x
erbakan devrimi 15b 160
 
bizim ataturk 17b 160
 
hilalhac
 
baskan160
 
siyaset strj 160
 
sistem tahlili 160
 
 darbe 160
 
 
 

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

 

 

Reklam
Reklam
Reklam
Reklam

ÇATIŞMALAR, KUZEY IRAK'TAN KAFKASYA'YA MI KAYDIRILIYOR?

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 2
ZayıfMükemmel 

 

Oldukça sinsi ve tehlikeli bir hesapla, PKK'nın Kuzey Irak'tan Ermenistan işgalindeki Karabağ'a taşınma hazırlıklarının; "çatışa alanını Kafkasya'ya kaydırma ve Türkiye'yi doğu komşuları ve dolayısıyla Rusya ile kapıştırma planları" olarak okunması gerekiyor.


Kafkasya'da neler oluyor?

"Gürcistan'ın iki insansız uçağının Kafkasya'da düşürülmesi yakından takip edilmesi gereken bir askeri gelişmedir ve yeni çatışmaların işaretidir.

Sınırlarımızın hemen yanında askeri sürtüşmelerin Türkiye'ye etkisinin nasıl olacağını hesap etmek Kafkasya'nın daha sıcak günlerin arifesinde olduğu tespitini yapmak zannediyorum ki kâhinlik değildir.

Gürcistan sınırları içersindeki diğer Kafkas halklarının kolay maniple edilebilmesi özelliği, Gürcistan'ın bağımsızlığını kazandıktan sonra yönetim tarzını oturtulup istikrarlı hale dönüştürememesi coğrafyayı bölge felaketine doğru hızla sürüklemektedir.

Gürcistan yönetiminin bağımsızlığını kazandıktan sonra emperyalist güçlerin kiliseler üzerinden din istismarına başlaması, ülke yönetiminin kiliselerin etkisinde kalması, ülke meselelerinde ve ülke sembollerinde kilisenin baskın olması bölge etnolojisinin rahatsız olmasında önemli bir etkendir. Bağımsızlıktan sonra bayrağın haça dönüştürülmesi buna örnek gösterilebilir.

Hâlbuki Gürcistan'daki halkların büyük bir bölümü Müslüman'dır. Bölge de tarihte kanlı inanç savaşlarının olduğu bir bölgedir. Gürcistan yönetiminin radikal Hıristiyanlığı öne çıkarması, bununla beraber başta Vahabilik olmak üzere radikal İslam yapılanmalarının taban bulmaları coğrafyanın bir başka şanssızlığı ve açmazı gibidir.

Çeçenya felaketinden sonra ders çıkarmayan hâlâ kabile anlayışıyla hareket eden bölge liderleri de ayrı bir problemdir.

Kafkasya'daki bu oluşumların Türkiye tarafından yakından izlenmemesi, Kafkasya'nın adeta yok farzedilmesi, bölgeye büyük projelerle değil güncel çözümlerle eğilmesi ise diğer bir talihsizliktir.

Oysa, bölgenin sıcak çatışmalara çekilmesi en çok Türkiye'yi etki yelecektir.

Kafkasya, özellikle Gürcistan Türkiye'nin kara ulaşımında Orta Asya'ya açılan en önemli kapısıdır. Kafkasya'da yaşayan tüm halkların nüfus oranından fazla nüfusun Türkiye'de yaşaması da ayrı bir realitedir.

Bölgede oluşacak sıcak çatışmaların Türkiye'yi ekonominin haricinde sosyal ve kültürel olarak da etkileyeceği bir gerçektir.

Türk devleti Rusya ile de istişareli olarak ciddi bir Kafkasya anlayışıyla Azerbaycan, Gürcistan ve Ermenistan düzleminde projeler üretmeli, Ermenistan'ın işgal ettiği topraklardan çekilmesi baz alınarak bölgede uzun süreli bir barışın temellerini atma noktasında kararlı ve hazırlıklı hareket etmelidir.[1]

Yakobaşvili: "Savaş olasılığı halen var" diyor!

Gürcistan Entegrasyondan Sorumlu Devlet Bakanı Temuri Yakobaşvili, Rusya ile Gürcistan arasında Abhazya sorunu nedeniyle yaşanmakta olan gerginliğin sıcak çatışmaya dönüşme ihtimalinin halen mevcut olduğunu söyledi. Rus yetkililerle Abhaz sorununa yeni çözüm yollarını görüşmek üzere Moskova'yı ziyaret eden, fakat Rus yetkililerinden beklediği misafirperverliği bulamayan Yakobaşvili, RİA Novosti Haber Ajansı'nda düzenlediği basın toplantısında, Rus-Gürcü ilişkileri ve Abhazya sorunuyla ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu. Daha Moskova'yı ziyaret etmeden önce Rusya Dışişleri Bakanlığı tarafından kendi ziyaretiyle ilgili bazı beyanların yayınlanmasını şaşkınlıkla karşıladığını belirten Yakobaşvili, "Daha dile getirmediğim bazı tekliflerime cevaben beyanlar yayınlandı. Hemen ardından da bir casus yakalandığı açıklandı. Halbuki Rusya'nın böylesi çocukça oyunlarla kimseyi kandıramayacağını bilmesi lazım" dedi.  Rusya'nın barış gücü adı altında Abhazya'ya sevk ettiği silahlı kuvvetleri işgal kuvvetleri olarak değerlendiren Yakobaşvili, "Rus tarafı, Gürcistan'ın Abhazya sınırına bin 500 asker sevk ettiğini öne sürerek, Abhazya'daki silahlı kuvvet sayısını arttırdı. Halbuki Abhaz sınırında sadece 600 polis görevlimiz bulunmakta" diye konuştu.

Abhazya'da ABD-Rusya savaşı kızışıyor

Gürcistan; Kafkasya'da 3. İsrail mi yapılıyor?

Yönetim ABD ve AB yanlısı, halk ise Rusya'ya daha yakın. Sadece muhalefet değil, 7'den 70'e sokaktaki insan da Soros'u, Amerikan niyetlerini çok iyi biliyor. Kosova'nın tanınmasından sonra bölgede gerilim üst noktaya çıktı. Abhazya, ya bağımsızlık ya Rusya diyor. Gürcistan ile Rusya arasında bir savaş olur mu olmaz mı bilinmez, ancak şu bir gerçek ki, ABD artık Karadeniz'in doğu kıyısına da yerleşmiş durumda.

Mayıs ayında Tiflis bir başka güzel. Kafkasların yemyeşil iklimi ve tertemiz havası, bu bir yağmurlu, bir güneşli tarihi kentte kendini gösteriyor. Ama insanlar baharın coşkusunu yaşayamıyor. Çünkü bağımsızlık isteyen Abhazya yüzünden Rusya ile ABD arasındaki güç mücadelesinin tam ortasında kaldıklarını düşünüyorlar. Halkın büyük bir kısmı gelişmelerden Batı yanlısı yönetimi suçluyor, Rusya'ya daha yakın ve sıcak bakıyor. Bunda hem tarihi ve kültürel ortak paydalar, hem de Rusya ile bozulan ilişkiler sonrası yaşanan ekonomik sıkıntılar önemli rol oynuyor. Fiyatlar sadece son bir yılda neredeyse ikiye katlanmış durumda. 2003'teki "Gül Devrimi" olarak anılan Soros destekli parlamento baskını sonrası başkentin dört bir yanı, işgali çağrıştırırcasına McDonalds restoranlarınca kuşatılmış. Kent merkezinde yer alan lüks Batı markalarına ait mağazalar ve bunun yanında yaşanan fakirlik, Türkiye'de 1980'lerin sonundaki Özal dönemini çağrıştırıyor. Henüz 40'ma dahi gelmemiş Batı destekli Cumhurbaşkanı Mihail Saakaşvili'nin geçen yılın Kasım ayında sokaklara sıçrayan muhalefeti bastırmak için kullandığı acımasız yöntemler etkili olmuş. Birleşik muhalefetin önemli isimleri, ya hapiste, ya kaçak, ya da ünlü zengin işadamı Patarkaşvili gibi şüpheli şekillerde ölmüş. 21 Mayıs'ta yapılacak genel seçimlere yine birleşerek girecek olan muhalefet temsilcileri, "Mişa"nın gerçek yüzünün ortaya çıktığını ve siyasi sonunun başladığını ifade ediyor. Ancak, seçmen sayısının 5 Ocak'taki devlet başkanlığı seçimine göre, yani sadece 4 ayda yüzde 5'i aşan oranda artması da hile yapılacağı yönündeki kuşku bulutlarını yoğunlaştırıyor.

Kosova ve Abhazya bağlantısı nerden geliyor?

Balkanlar'daki Amerikan üssü Kosova'nın bir oldu bittiyle bağımsızlığına kavuşturulması, Kafkasya'daki gerilimi "savaş tehlikesi" noktasına yükseltti. Rus Parlamentosu Duma'da alınan son kararda, tanıma değil ama, Gürcistan'dan ayrılmak isteyen Abhazya ve Güney Osetya ile ilişkilerin geliştirilmesi vurgulandı. Saakaşvili ise bu gelişmeye karşılık olarak "sertleşme" yoluna gitmeye kalkıştı. Amerikan hediyesi İsrail yapımı "drone", yani insansız casus uçaklarını Abhazya üzerine gönderdi. Abhazlar, son 2 ayda 7 adet drone düşürdüklerini ileri sürerken, Gürcistan bunlardan sadece birini doğruladı. Onu da Rus Mig 29'larını düşürdüğünü ileri sürdü. Rusya barış güçlerini takviye için Abhazya'nın başkenti Suhumi'ye 2 bin 500 asker ve teçhizat gönderdi. Yugoslavya'yı bölerken hiç eli titremeyen ABD ve AB ise anında devreye girerek Gürcistan'ın toprak bütünlüğüne tam destek mesajları yağdırdı. Bununla da kalmadı temsilcilerini bölgeye göndererek "Mişa"nın arkasında sıkı sıkıya durduklarını gösterdi.

Saakaşvili'nin hesabı, arkasındaki Batı desteğiyle Rusya'ya bölgede geri adım attırmaktı. Ama bu tutmadı. Abhazya sınırına kuvvet yığan Gürcistan, karşısında, "gelirseniz vururuz" diyen Rusya ve Abhazya'yı buldu.

Abhaz Devlet Başkanı Sergei Bagapş, hem seferberlik ilan etti hem de Rus ordusunu yardıma çağırdı. Rusya'ya yeni üsler verebileceklerini bildirdi.

Rusya da 2014 Soçi Kış Olimpiyatları'na yönelik olarak Abhazya'ya yeni ekonomik olanaklar sağlanması kararı aldı. 14 milyarlık yeni yatırımlarda Abhazya'ya önemli bir pay ayrılması düşünülüyor.

Abhazya mı, yoksa Gürcistan mı daha çok Kosova'ya benziyor?

Kosova ile Tiflis'in benzerliği nedir diye bir soru sorulsa, "her köşesindeki batılı NGO'lardır" yanıtı hiç de yanlış olmaz. Neredeyse her sokakta Amerikan ya da AB patentli bir "sivil toplum örgütü"ne ait temsilcilik var. Aynı Kosova'daki gibi. Gürcüler de Rus yazarları Tolstoy ve Puşkin'in dediği gibi "aptal ve aşırı gururlu" değiller artık. Konuştuğumuz her yaştan ve kesimden insan, olan bitenin farkında. Parlamento önüne asılan kocaman AB bayrağı onları kızdırıyor. Rusça konuşmanın yönetim katlarında ayıp hale gelmesi, Mişa ve ekibinin kusursuz aksanla İngilizce konuşması, AB ve Amerikalı diplomatların üst perdeden onlar için kararlar alması Gürcü halkını rahatsız ediyor. ABD Dışişleri Bakanlığı Temsilcisi Matt Bryza'nm "Gürcüler Irak'ta bizim yanımızda çarpışan en kahraman askerler" demesi, bize "Kore'deki 25 sentlik asker" şiirini hatırlatıyor.

Amerikan ve AB yardımları halka yansımıyor. Bunların çoğu silaha ve askeri teçhizata gidiyor. Oysa Rusya, Gürcistan'ın en iyi ve neredeyse tek müşterisiydi. Rusya'nın kısıtlaması sonucu doğalgaz ve elektrik sıkıntısı büyük. Kaliteleri çok iyi bilinen Gürcü konyak ve şarapları artık Rusya'ya ihraç edilemiyor. Gürcüler ekonomik kalkınma içindeki Rusya'ya çalışmaya gidemiyor. Hatta Kazakistan bile Rusya'nın etkisiyle ülkede çalışan Gürcüleri geri gönderdi. Gürcistan kendi bölgesinde aynı Ortadoğu'daki İsrail gibi derin bir yalnızlaşmaya doğru itiliyor. Halk da bunun bilincinde.

Abhazya: tek yol bağımsızlıktan geçiyor!

Abhazya, SSCB döneminden beri özerk bir cumhuriyetti. Önce Osetler sonra Abhazlar, Gürcü yönetimindeki etnik milliyetçilik tavrına bir yanıt olarak ayrılık kararı aldı. Bunda da Rusya'dan önemli destek gördü. Tabii 1992-93 yıllarında yaşanan şiddetli çatışmalarda her taraftan 30 binden fazla insan öldü. Rus Barış güçleri Abhazya ve Güney Osetya'ya yerleşti.

21 Mayıs'taki seçimlerde arkasına milliyetçi rüzgârı almak için "Rusya ile savaşa çok yakınız" diyen Saakaşvili'nin "genişletilmiş özerklik planı" da Suhumi'de kabul görmüyor. Abhazlar artık tek yolun bağımsızlık ve uluslararası tanınma olduğunu düşünüyor.

Acara'da Hıristiyanlaştırma faaliyetleri sürüyor

Gürcistan anayasasına göre Abhazya'dan sonra Türkiye sınırındaki ikinci özerk cumhuriyet olan Batum merkezli Acara'da ise bu son dönemde yoğun bir Hıristiyanlaştırma faaliyeti sürüyor. Tarihsel olarak Müslüman olan Acaralar, Tiflis ve Batı etkisinde Ortodokslaştırılıyor. Din faktörü sonuna kadar kullanılıyor. Bu yıldan itibaren ülkenin doğusundaki tarihi topraklarına dönmeleri beklenen Ahıska Türklerini ise Gürcistan'da yeni sorunlar bekliyor.

Bölgedeki Gürcü ve Ermeni azınlık, ikinci dünya savaşında Stalin tarafından Sibirya'ya sürülen Ahıskaların gelmesini istemiyor.

Gürcü genç: "ABD'yi kimse sevmiyor...!"

Gürcistan ile Rusya arasında bir savaş olur mu olmaz mı bilinmez, ancak şu bir gerçek ki, ABD artık Karadeniz'in doğu kıyısına da yerleşmiş durumda. Hatta devasa boyutlarda inşa edilmiş olan büyükelçiliğe ek olarak yeni bir üs kurulacağı söylentileri dolaşıyor. Bu da bölgedeki gerilimin kısa sürede sona ermeyeceği anlamına geliyor. Son sözü bir Gürcü gencine bırakıyoruz. İngilizce'yi ve Rusça'yı çok iyi konuşan genç Gürcü şunları söylüyor: "Stalin sadece ihanet edenlerle dinci ve etnik milliyetçileri cezalandırmıştı. Bugün ise bunlar iktidarda. ABD geldiği hiçbir yere barış getirmedi, aksine savaş.- ve gözyaşı bıraktı ardında."[2]

PKK Karabağ'a taşınıyor, Türkiye'nin başına yeni bela açılıyor!

ABD Lübnan'da Hizbullah'ı tasfiye etmeye çalışıyor. İran, PKK'nın bir kolu olan PJAK'la savaşıyor. ABD, PJAK'a destek veriyor, İran'ı istikrarsızlaştırma operasyonunda bu örgütü kullanıyor. İran, ABD ile savaşını Lübnan'da Hizbullah üzerinden yürütüyor.

Hem ABD/İsrail ile hem de İran/Suriye ile PKK'nın tasfiyesi için işbirliği yürüten Türkiye ise, Hem Hizbullah'a hem de PJAK'a karşı mücadeleye destek veriyor. Türkiye'nin PKK ile mücadelesinde yakın işbirliği yürüttüğü ABD/İsrail ile İran/Suriye cepheleri, aynı zamanda örgütler üzerinden birbirini yokluyor, bölgesel bir savaşa yol açabilecek tehlikeli oyunlar oynuyor.

Türkiye, bir taraftan düşman cepheleri kendi düşmanı olan PKK ile mücadelede aynı cepheye çekerken diğer taraftan Suriye-İsrail arasında arabuluculuk gibi, bölgesel barış adına adımlar atıyor.

Son derece karmaşık, son derece dikkat isteyen, son derece hassas zeminler üzerinde yürütülen, son derece kırılgan, uzun vadeli bir perspektif gerektiren rafine bir diplomasi örneği izliyoruz.

PKK'ya yönelik bu konsensusun kısa vadeli sonucu örgütün silahlı gücünü tasfiye etmek olacak. Bundan daha önemlisi ise, örgütün, Kürtler üzerindeki temsil gücünü kırmaktır. Operasyonlar sonrası başlatılacak siyasi projelerde bunu daha net göreceğiz.

Ancak, pek dikkate alınmayan bir ihtimal daha var: Ocak aylarında PKK üst yöneticilerinin, artık K. Irak'ta barınamayacakları gerekçesiyle, Ermenistan işgali altındaki Karabağ'a yerleşme hazırlığı yaptıkları, Kandil'i Karabağ'a taşımayı planladıkları, Kasım ayında bu yönde bir karar alındığı, merkezin Laçin ve Fuzuli bölgelerine taşınacağı ortaya çıktı. Laçin ve Kelbecer'de, Kürt nüfusun yaşadığı bölgelerde yoğunlaşıldığı, halktan destek arandığı, bu yönde görüşmelerin yapıldığı duyuldu.

Kandil'den kaçanların PJAK'la savaşan İran'da barınamayacakları bir gerçek. İran ve Suriye'de kalırlarsa paketlenecekler. Muhtemelen stratejik kadrolar Karabağ bölgesine taşınacak. Böyle olunca da, Azeri-Ermeni sorunu, Türkiye-Ermenistan ilişkileri, ABD ve Rusya'nın Kafkaslar'daki mücadelesi başka bir boyut alacak demektir.

Kosova'nın bağımsızlığının ardında, Gürcistan-Abhazya arasındaki gerilinin tırmanmasına dikkat edelim. Bu, Rusya-ABD nüfuz mücadelesinin Kafkaslara yansımasıdır. PKK, Karabağ'a taşındığında hem artık sadece bir taşeron örgüte dönüşecek hem de Türkiye'nin gözünü K. Irak'tan Karabağ'a çevirmesine yol açacak. Bu da, ABD ve Avrupa ile Rusya arasında, Güney Kafkaslarda yeni ve çok ciddi bir gerilim demektir. Türkiye'nin böyle bir durumda Karabağ'a müdahale meşruiyeti doğacağı gibi, tıpkı Kuzey Irak'ta İran-ABD geriliminde olduğu gibi, ABD-Rusya geriliminden güç elde etme fırsatı da doğacaktır. Tabi Türkiye-Rusya krizi de kapıya dayanacaktır.

PKK'nın Kürt sorunundan yalıtılmasının, bölgesel kart olarak kullanılmasının bir başka örneği Karabağ'da üslenmesidir. Bugün Kuzey Irak'a yapılan hava operasyonlarının Karabağ'a yapılabildiği bir dönemi düşünün! Çok uç bir ihtimal gibi geliyor değil mi? Çekiç Güç projesi Türkiye'de yıllarca anlaşılamamıştı. Abdullah Öcalan'ın neden teslim edildiği de...

Böyle bir durum; Türkiye için tarihin yeniden başlaması demektir."[3]

Artık Türkiye'nin tabii misyonunu yüklenmesi ve tarihi sorumluluğunu yerine getirmesi gerekmektedir. Bu misyon: Batıya teslimiyetçi ve taklitçi zihniyeti bırakıp, yeni ve adil bir medeniyete öncülük etmesidir.

 

 



[1] Asri Karaaslan / Yeniçağ

[2] Hüseyin Vodinalı / 18 Mayıs 2008 Aydınlık

[3] İbrahim Karagül / Yenişafak

Bu yazarin diger makaleleri

AH, NELER GÖRDÜM !
  Bir gram nimete, bin batman minnet İyilikleri başa, kakmalar gördüm!.. Keramet...
Devami
AHMET HAKAN'IN MASONLUK AŞKI!..
  Milli görüş çizgisinde iken Kanal 7'de masonlarla ilgili gizli...
Devami
ADİL DÜZEN!
  Batıl Ve Barbar Dünya Düzenine Alternatif;  Tek Ve Örnek...
Devami
AB HIYANETİ
AİHM yasak, koymuş türbana Hilale düşmandır, Haçlı gâvurdur! Kâfirler hep şaşı, bakar...
Devami
YÖNETİCİLERİMİZİ KİM YÖNETİYOR?
Evet, maalesef ülkeler programlanmış robot misali, artık uzaktan kumandalı yönetiliyor....
Devami
ECELİ GELEN İSRAİL
Dengeler değişti, yakın ecelinBekle gör, sönecek; havan İsrail!..Tarihin rezillik, zulüm...
Devami

Makale Paylaşım Sayısı: 2943

Yorum ekle

Yazdığınız her yorumla birlikte IP adresinizin kayıt edildiğini ve Türkiye Cumhuriyeti hukuk kurallarına aykırı, iftira ve genel ahlaka aykırı tarzda yorumlarınızdan hukuken ve vicdanen sorumlu tutulacağınızı tekrar hatırlatırız...


Güvenlik kodu
Yenile

YABANCI DİLDE KİTAPLARIMIZ

SON YORUMLAR