ARAMA

Toplam Ziyaretçilerimiz

mod_vvisit_counterBugün1225
mod_vvisit_counterDün1959
mod_vvisit_counterBu Hafta14123
mod_vvisit_counterGeçen hafta19338
mod_vvisit_counterBu Ay3184
mod_vvisit_counterGeçen Ay67493
mod_vvisit_counterŞu Ana Kadar19011414

IP'niz: 3.215.79.68
Bugün: 02 Tem 2022

Bu Ana Kadar Okunan

Sayfa Gösterimi : 13039967

YENİ ÇIKAN KİTAPLAR

mesajmetod150x
istsoz 150x
AA 150X
KT 150X
IY 150X
EIA 150X

ADIL DUZEN 150x

erbakan devrimi 15b 160
bizim ataturk 17b 160
 
 

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

 

 

Reklam
Reklam
Reklam

AYIN AYNASI

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 6
ZayıfMükemmel 

 

4 OCAK 1996 . Çırağan Sarayı...

Görünüşte; Fettullah Gülen'in gazeteciler ve yazarlar vakfınca düzenlenen Hoşgörü - Diyalog ödül töreninin resmidir.

            Gerçekte ise ; Erbakan'ı devre dışı bırakma girişiminin ve AKP'nin temel atma töreninin belgesidir...

fet-tay.png 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

YORUMSUZ !?...

 

 


•1.       Tayyip ERDOĞAN

•2.        Fettullah GÜLEN

•3.       Toktamış ATEŞ

•4.       Perihan SAVAŞ

•5.       Münire ACİM

•6.       Abdurahman DİLİPAK

•7.       Hayrettin KARACA

•8.       Dönme-Mason ABD- Türkiye iş Der.

•9.       Taha AKYOL

•10.   Mehmet AYDIN

•11.   Cengiz ÇANDAR

•12.   Barış MANÇO

•13.   Mim Kemal ÖKE

•14.   Müjdat Gezen

•15.   Sunucu

 


Büyülenmişler!

Söylem Rahmani, eylem Şeytani...

Yüzler düzgün ve fiyakalı, özler çirkef ve foyalı...

Görünüm İslami, güdümü İsraili...

Erbakan Hocanın tarihi tespitiyle: "Bunlar, büyülenmiş!..."

Ve Kuran buyuruyor:

"Nasıl büyüleniyorsunuz?" (Bak: Mü'minun-89 / Ayrıca, Hicr-15)

Yani, hangi güçlerin etkisine kapılarak ve kimlere güvenip gururlanarak. Ve hangi makam ve menfaatlere aldanarak,

Bile bile, Rabbinizin rızasına ters düşüyor ve beyinleri hipnotize edilmiş ve büyülenmiş gibi dininize ve davanıza hıyanet ediyorsunuz!?

 

HEPSİ BİR ARADA?

Birisi Milli Görüş döneği

Öteki Moonların meleği

Diğeri Kemalizmin keleği

Hepsi bir arada, anlayın artık!

 

O'nun şöhreti güzelliğidir

Bunun mesleği, tazeliğidir.

Münafıklık şunun özelliğidir

Hepsi bir arada, anlayın artık!

 

Fidan diker, orman satar Koç'lara

Adamın hizmeti hep İskoçlara

Sağcı yazardır , gayreti zangoçlara

Hepsi bir arada, anlayın artık!

 

Aydın geçiniyor ya, kafa karanlık

Yazar ve yorumlar, meşhur kiralık

O dünyadan göçtü, hayat bir anlık

Hepsi bir arada, anlayın artık!

 

Dedesi Mim Kemal, mason uşağı

Güldürürken kirletir, milli kuşağı

Tanıyanlar bilir, itten aşağı

Hepsi bir arada, anlayın artık!

 

 

Asgari Ücret

Hatırlarsanız, Erbakan Hoca Refah-Yol döneminde, bir yıl gibi kısa bir sürede.. IMF'den ve yerli rantiyeden bir kuruş borç almadan.. Yeni vergi ve zam koymadan, denk bütçe yapmış, işçiye, memura, köylüye, emekliye % 300 e varan imkanlar sağlamıştı.

Recep T. Erdoğan ve AKP'liler ise, önce "en az 500 milyon olacak", ardından "400 milyondan bir kuruş aşağı olmayacak" diye havalar atmış ve sonunda asgari ücret neredeyse dediklerinin yarısı, 300 milyona bağlanmıştı. Yani Fil Fare doğurmuştu. 150 milyon kira, 50 milyon su, elektrik, telefon, 50 milyon eğitim-ulaşım masrafı, 50 milyon da çay, kahve ve sigara parası (kendimizi zehirlemeden olmaz!)... Elde var sıfır...

Bu gelişmeler, bir Anadolu fıkrasını hatırlattı.

"Uyuz tavuk, bir yumurta çıkaracak, ama bir saat "gıt gıt gıdak!" diye ortalığı karıştırır.

Ama, Kısrak, bir tay doğurur, hiç sesi duyulmaz!"

 

Ayın Acabası

 

Atatürk-İnönü!..

Atatürk, İnönü'nün şahsi kaprislerini ve sinsi karakterini fark ettiği için, 1937 de onu başbakanlıktan uzaklaştırıp Celal Bayar'ı getirmiş ve ölümüne kadar asla görüşmemişti...

Ama, Atatürk'ün localarını resmen kapattığı masonik güçler, 10 kasımdan sonra İnönü'yü, Atatürk'ün Fevzi Çakmağ'ı vasiyet etmesine rağmen tekrar cumhurbaşkanı seçtirmişti.

2. Dünya Harbi sırasında, İnönü güya başımızı belaya sokmamak için, Türkiye'yi savaştan uzak tutuyor, ama Hasan Emir Erkilet, Ali İhsan Sabis gibi emekli generaller dahil, İnönü'nün yakın adamı olan tüm gazeteciler her gün Hitler'i öven yazılar yayınlıyordu.

Acaba İnönü, söylendiği gibi, Türkiye'yi sıkıntıya sokmamak için mi, yoksa Siyonist Amerika'nın zaferini ve dünya hakimiyetini kolaylaştırmak için mi, bu savaşa katılmamıştı?

  Ayın Müjdesi

Meşhur Astrolog Yasemin Boran 8 Kasım 2003 teki yazısında, gökyüzündeki bazı işaretlerden yola çıkarak:

"Dünyanın çok büyük bir değişimin eşiğinde bulunduğunu ve halkın ortak şuurunda çok önemli değişim ve düzelmelerin yaşanmakta olduğunu ve Türkiye'nin beklenen Dünya devriminin Lideri ve Lokomotifi olacağını" yazmıştı.

Tevrat'ın şifresini yazan ABD'li profesör ise, Şifrenin bilgisayar çözümünde 2004 ün 2. ayının 28. gününe dikkat çekildiğini yazmıştı...

Eee, Kuran'ın işaretine, Hz. Peygamberin müjdesine ve din büyüklerinin keşiflerine de çok uygun düşen bu habere sevinmeyen, Bizden değildir!..

 

Her Birimiz Bir Erbakan'ız!?

Peh!.. Peh!.. Peh!..

Dış Güçlerin ve Küresel Çete'nin "Erbakan korkularını bastırma ve Milli Görüş'ten kurtulma" hevesine verdirdikleri son haksız ve dayanaksız cezanın ardından, bazıları bu davanın sahipsiz kalmayacağını ve her Milli Görüş'çünün Erbakan Hocanın yanında durarak çalışacağını ifade etmek üzere, samimiyetle "Her birimiz bir Erbakan'ız" diye slogan atıyorlar.. Allah onlardan razı olsun..

Ama, bir kısım fırsatçı fasıklar da "Erbakan yasaklandı. Oh, parti bize kaldı... Erbakan cefasını çekti, biz sefasını süreriz... O zahmetini yüklendi, biz ganimetini yeriz!

Erbakansız biz partiyi daha iyi yönetiriz ve masonların keyfini getiririz" hesabı yaparak ve Hocanın yasaklanmasına gizli bir sevinç duyarak "Her birimiz, bir Erbakan'ız" diye bağırttırıyorlar.

Ne diyelim:

Cırtlak kurbağa, köy boğası olmaya heveslenip hava atmaya başlamış... Şişip şişip çatlamış!..

 

Hürriyet ve Haysiyet Meselesi:

Rusya Devlet Başkanı Vilademir Putin, İslam Konferansına üye olmak için müracaat ediyor.. Siyonizme ve Batı emperyalizmine karşı Rusya, Çin, Hindistan, Pakistan ve Türkiye'nin içinde olacağı bir Asya Cephesini ve Şanghay Beşlisini güçlendirmeye çalışıyor..

Ama Recep T. Erdoğan, Kıbrıs'ı, Kuzey Irak'ı, Balkanları, Kafkasları rüşvet vererek ille de AB'ye girmek için çırpınıyor.

Ne diyelim... Ayar ve ahlak meselesi...!?

Mason-Müslüman Süleyman!

Vatan gazetesi, Süleyman Demirel ve eşi Nazmiye Hanımın 55. ci evlilik yıldönümleri kutlamasında kadeh tokuşturduklarını.. İslam Köylü Nurlu Süleyman'ın rakıyı tercih ettiğini, Bayan Demirel'in ise şampanya ve şarap içtiğini yazdı.

Daha önce, yıllarca "Masonların maşası, ülkenin baş belası" diye hakaret eden Recep T. Erdoğan'ın şimdilerde Demirel'lerle çok sıkı fıkı olduğunu da görünce, acaba yakında Erdoğan çifti de rakıya şaraba başlayacak mı? Diye merak ettik. Yoksa AKP'nin Kilis milletvekili Veli Kaya'nın Rus Yahudileriyle ortak yapmaya hazırlandıkları şampanya fabrikasının üretimini mi bekliyorlar?

Hem zaten, artık içki masasında oturmaktan sıkılmadığını Recep bey kendisi açıklamıştı!?

 

İftar Şov!..

Prof. Hüsrev ve Kezban Hatemi Ramazan ayında.

Diyanet Başkanından Patrik Hz.lerine... Büyük papazdan, Ermeni Ruhanisine, Haham başından Süryani liderine ve de AB'ci ve AKP'li gazetecilere bir iftar yemeği vermişlerdi.

Ne hikmetse, bir tek başörtülü ve Milli düşünceli kimseyi göremediğimiz iftar şovda "ortak sevgi dini" üzerinde duruldu.

Bu sinsi sloganı, "Moon" lar da çok kullanıyor "Mason" lar da.

O iftarda, bazı meşhur Masonları da görünce, ilk bakışta, iftar yemeği değil de, sanki mason merasimi yapılıyor zannettik!..

 

 H A Ş L A M A

 

Aldanmayın yaftasına

Zehir konmuş bal tasına

Sapı bizden, dikkat edin

Şu hıyanet baltasına!..

 

Kahraman olmaz ödlekten

Kartal çıkar mı ördekten?

Boşuna ümitlenmeyin

Hiç hayır gelmez dönekten!..

 

Bakma boyuna posuna

İçi bomboş paltosuna BABAK: Fıkra

Yular yerine gıravat

Takmışlar bizim tosuna!..

Putin anladı "Siyon"u

Bizimki hala piyonu

Hidayeti kararmışın

Perişandır böyle sonu.

 

 

 

 

Nasrettin Hoca'nın İneği

Rahmetli Nasrettin hocamız, çok iri yapılı ve pahalı bir inek alır. Ama maalesef bir avuç sütü vardır ve damızlık tutmamaktadır. Yani verdiği, yediğini karşılamamaktadır.

Hoca birkaç kere pazara götürür ama satamaz. Sonunda, satması için Anadolu'da "cambaz" da denilen, hayvan pazarlamakta ustalaşmış birine verir.

Adam, "şöyle verimlidir, böyle sevimlidir. 3 aylık yağından, 1 aylık buzağısından kendi parasını çıkartacak bir inektir" diye reklam etmeye başlar...

Hoca efendi adama yaklaşır "efendi, ben bu hayvancağızı satmaktan vazgeçtim. Çünkü zaten bana da böyle bir inek lazımdı!?"

Sn. Başbakanın Ulusa Sesleniş konuşmasında, hükümetleri için çizdiği pembe tabloyu dinleyince bu fıkrayı hatırladık.

Şımarık Şehirli ve Saf Köylü

Köylünün biri, alışveriş için şehre iner. Bir parkta dinlenirken iki şımarık gençten birisi:

"Şu adamın ensesine bir tokat atabilirsen, sana on milyon veririm" der.

Diğer arkadaşı bunu kabul edip gider ve köylünün ensesine okkalı bir tokat indirir ve ardından işi şakaya dökerek:

"Vay be, asker arkadaşım Memet, bu ne güzel tesadüf, zaten gözüm gönlüm seni arıyordu." der.

Saf köylü: "Karıştırdın herhalde ben Memet değilim ve seni de tanımıyorum" cevabını verir.

Geri dönüp on milyon bahis parasını cebine indirir. Bu sefer arkadaşı "Tekrar vurabilirsen sana bir elli milyon var" der.

Adam yeniden gidip köylünün ensesine sert bir şamar daha patlatır ve:

"Yahu Memet, sen hala eski huyundasın. Şakayı bırak, ne var ne yok?"

Köylü yine "Vallahi sen karıştırdın ben Memet falan değilim" der.

Şımarık şehirli geri dönüp elli milyonu da alır.

Arkadaşı "Bir daha vurabilirsen sana yüz milyon vereceğim. Vuramazsan verdiklerimi geri alacağım" der.

Şımarık genç yine gider ve köylünün ensesine acı bir tokat indirir ve "Ulan Memet, numarayı bırak, haydi bize gidip hasret giderelim" der.

Köylü yine, "Kusura bakma arkadaş, size gelemem, ben Memet değilim" diye üstelik özür diler.

Bunun üzerine şehirli:

"Vallahi, ben de biliyorum sen Memet değilsin!

Ama, sen de bu saflık ve bu ense...

Ve şu arkadaşta da bu bonkörlük ve bu kese oldukça, sen bu tokadı daha çok yiyeceksin!.."

Bu kadar sıkıntı ve sarsıntılara rağmen Hz. Peygamberin: "Akıllı mümin aynı delikten iki sefer ısırılmaz" buyruğuna ve ikazına rağmen, hala IMF'ci, AB'ci ve ABD'ci partilere oy veren saflara ithaf olunur.

   

Yem Borusu

Kuzey Afrika'yı işgale başlayan barbar batılılara karşı, yerli Müslümanlara yardım amacıyla Osmanlı, top ve yüzlerce kadana katırlarını gemiyle yola çıkarır. Ancak bu gemi, çok bozuk hava şartları yüzünden ıssız bir ada kenarına demirlemek zorunda kalır. Haftalar böyle geçince, yemleri biten kadanalar tepinmeye başlar. Sonunda birlik komutanı her saat başı yem borusu çaldırarak "birazdan yiyeceklerimiz gelecek" zanneden katırlar günlerce oyalar.

Şimdi AKP'yi iktidara taşıyan güçler de, ümitleri tükenen ve sesini yükselten halkımızı avutmak için Recep T. Erdoğan'ı yem borusu gibi kullanıyor. Ara sıra, birkaç havalı ve umutlandırıcı konuşma yaptırılıyor, ama sonu fos çıkıyor!..

YÖK tasarısında, Höt! deyince...

Başörtüsü konusunda, Hişt! deyince...

İmam Hatip hususunda, Heyt! deyince...

Fakir öğrencileri özel kurumlarda okutulmasında, Hadi! deyince...

Önce yem borusu gibi boş müjdeler ve mesajlar veriliyor, sonra hep geri adım atılıyor!..

Asrın İtirafı!..

 

Gebze Çayırova'da  oturan ve emlakçılık yapan Kaya AYYILDIZ adlı sadık ve şuurlu bir dostumuz anlattı: Kendi yakınları olan ve İsrail'de bir inşaat şirketinde taşeron olarak çalışan MHP sempatizanı iki kardeş, bizzat şahit oldukları şu olayı nakletmişler;

İsrail Milli Savunma Bakanlığına ait inşaat işlerini yaptığımızdan ve önceki firmalardan daha sağlam ve daha çabuk teslimatımızdan dolayı, İsrail Genel Kurmayından üst düzey bir general, bir açılış merasimden sonra bize de  kısa bir teşekkür ziyaretine geldi.

Biz kendisine çok dikkatimizi çeken bir konuyu açıp açamayacağımızı sorduk.

İzin verince şunu söyledik: "İnşaat tadilat ve tamirat nedeniyle girmemize ve görmemize müsaade edilen, bütün füze rampalarının niye Türkiye'ye yönelik konuçlandığını merak ediyoruz!...."

Biraz da bozulmuş olarak, şu kısa cevabı verdi: "Biz hangi ülkeye karşı kendimizi savunacağımızı ve gerektiğinde hangi ülkeye saldıracağımızı, herhalde herkesten iyi biliriz!?

Erbakan gibi bir tehdit ve tehlike varken bizim mutlaka dikkatli ve tedbirli olmamız gerektiğini, anlamanızı bekleriz!?..

Bu ibret ve dehşet dolu olayı dinledikten sonra, Amerika'da ki çok meşhur ve mel'un bir siyonistin AKP milletvekiline söylediği:

"Biz Erbakan'ı yasaklayıp cezalandırarak, siyaseten öldürüp mezara gömdük... Şimdi ise bir daha çıkamasın diye üzerine beton dökeceğiz.!" Sözlerini şimdi daha iyi anlıyoruz.

 

 

Altının Kıymetini, Kuyumcu Bilir:

 

 

Sayın Erbakan hakkında en ilginç ve farklı tespiti yapan Alman Bilim adamı Günter bir röportajında "Bilim Dünyası Sayın Erbakan'ın siyasete girmesiyle üstün bir dehadan mahrum kalmıştır."  ifadesini kullanmıştı.

Kominizmin çökmesine ve Sovyet imparatorluğunun çözülmesine öncülük eden, ama maalesef yıktığı enkazın altında kalıp saf dışı edilen S.S.C.B Son Devlet Başkanı Mihail Gorbaçov, Fransız Eski Komünist Partisi Genel Sekreteri Roger Geraudy ( Marx ideologyosunun efsane üstadlarından ve sonra Müslüman olan) için;

"Dünyada Sosyalizmin tüm belge ve bilgileri kaybolsa,  Roger Geraudy ideolojiyi yeniden, hepsini toparlayıp yazacak bir beyin ve birikimin sahibidir." Demişti..

Fransız  Roger Geraudy'le yaptığım röportajda Sayın Necmettin Erbakan hakkında söylediği söz hiç kulağımdan çıkmamıştı. "Erbakan Türklerin yeniden dirilişinin mihenk taşı olabilecek bir siyasetçidir." demişti. (Kırıkkale Manşet Gazetesi-1987)

Yani; "Herkesin maden ayarı, Hoca'ya karşı tavrıyla ortaya çıkmaktadır." Demek istemişti...

Evet, Altının kıymetini kuyumcu bilir. İnsan anlar, insanların halinden...

(Bak: 12 12 2003 haberx.com Recep Canbolat)

Hidayet Kararması mı?

 

06 Haziran 2003 Yeni Şafak'ta AKP'nin akıl hocalarından Prof. Hayrettin Karaman "Milli Görüş Gömleği" başlıklı yazısında şöyle söylüyor:

"Geçirilen, uzun bir tecrübe dönemi, bugünün dünyasında, kısmen veya külli (bütün) halinde, İslam kurallarına dayalı bir devlet düzeni kurmanın imkansız olduğunu ortaya koymuştur."

  • Peki; Cenab-ı Hak kurulması ve uygulaması imkansız olanı mı emretmiştir?
  • Veya; İslam'i kuralları uygulamanın imkansız olacağı bir dönem geleceğini (haşa) bilememiş mi dir?
  • Öyle ise, İslam'i kuralların ve Kur'an'i esasların kıyamete kadar geçerli ve gerekli olduğunu, bu yüzden yeni bir din ve Peygamber gönderilmeyeceğini, neden hükmetmiştir.

Kendi çapsızlığının, çaresizliğinin, beceriksizliğinin, bitkinliğinin, ümitsizliğinin ve dünya siyonizminin şeytani hakimiyeti altında ezilmenin ve teslimiyetin, suçunu ve sorumluluğunu İslam'i kurallara yüklemeye çalışmanın fetvası nedir? 

 

AKLIMIZDAN DEĞİL AŞKIMIZDAN !

 

İzmir Kemalpaşa ilçemizin Belediye Başkanı Sn. M. Ali Özüdoğru'nun eşi ve İzmir SP Hanım Kolları Komisyonları Fatma Özüdoğru ablamızın, bir telefon görüşmesinde Ahmet Hoca'mıza: "Milli Görüş davamızda sadık ve sağlam kalmamız, aklımızdan değil, aşkımızdandır.!"

Sözü duygularımıza tercüman, sıkıntılarımıza derman oldu...



BAK: Fıkra 

Nasrettin Hoca ile Timur Lenk

Ankara savaşında, Osmanlı ordusunda ki hainlerin karşı tarafa geçmesiyle, Yıldırım Beyazıt'ı mağlub eden Topal Timur, o kışı Anadolu'da ve Akşehir civarında geçirir.

Bir hamam sefasında, hoş sohbet için yanına çağırdığı Nasrettin Hoca'ya dönerek:

"-Sen sözünü sakınmayan ve sadakatten ayrılmayan birisin... Doğru söyle sana göre ben, kaç milyon altın ederim..?

Hoca; bir müddet alıcı gözüyle Timur'u süzdükten ve düşündükten sonra;

"Benim nazarımda ancak 5 akçe edersin" demiş...

Buna çok içerleyen Timur:

"Aman Hocam, sadece şu hamam peştemalimi beş akçeye aldım..." deyince

Nasrettin Hoca;

"Zaten ben de o peştemalin fiyatını söyledim!?" (Yani sen bir kuruş bile etmezsin.)

Ufuk EFE -
Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız Heyecan

Bu yazarin diger makaleleri

  İnsanlık tarihi sürecinde de, günümüzde de, bağımsızlık ve saygınlık kazanmanın...
Devami
  Sn. Rauf Denktaş’ın vefatıyla ilgili duygusal ve hamasi nutuklar atıladursun,...
Devami
  Temmuz 2011 tarihinde Milli Çözüm Dergimizde yayınladığımız bu yazı; sanki...
Devami
Büyük bir başarıyla, üstelik çok az bir zayiatla ve sivil insanlara...
Devami
  Mit Müsteşarı Emre Taner'in, teamüllerin (süregelen prensiplerin) aksine bir...
Devami
  AFGANİSTAN KARMAŞASI VE ADİL DÜZEN YAKLAŞIMI          Sn. Erdoğan: “Taliban’la görüştük… Bize Kabil...
Devami

Makale Paylaşım Sayısı: 6232

YABANCI DİLDE KİTAPLARIMIZ

SON YORUMLAR