ARAMA

Toplam Ziyaretçilerimiz

mod_vvisit_counterBugün484
mod_vvisit_counterDün4780
mod_vvisit_counterBu Hafta19558
mod_vvisit_counterGeçen hafta29264
mod_vvisit_counterBu Ay57683
mod_vvisit_counterGeçen Ay186777
mod_vvisit_counterŞu Ana Kadar17695399

IP'niz: 18.204.227.34
Bugün: 15 May 2021

Bu Ana Kadar Okunan

Sayfa Gösterimi : 12552222

YENİ ÇIKAN KİTAPLAR

AA 150X
KT 150X
IY 150X
EIA 150X
 ADIL DUZEN 150x
erbakan devrimi 15b 160
 
bizim ataturk 17b 160
 
hilalhac
 
baskan160
 
siyaset strj 160
 
sistem tahlili 160
 
 darbe 160
 
 
 

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

 

 

Reklam
Reklam
Reklam
Reklam

ÇATISI ALTINDA PKK'YI BARINDIRAN MECLİS,GAYRİ MEŞRUDUR!?

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 2
ZayıfMükemmel 

Kuzey Irak'a yönelik sınırlı (daha doğrusu Bush'la Erdoğan arasındaki sırlı) operasyon oyalamalarıyla, halkımızın haklı taleplerini ve teskerenin hedeflerini kısıtlamayı ve kısırlaştırmayı düşünen dış güçlerin ve işbirlikçilerin hesapları, ordumuzun ABD'den, belki hükümetten bile habersiz hava akınlarıyla boşa çıkarıldı.. Amerika, kendi prestijini kurtarmak için sahiplenmek zorunda kaldı.


Elbette ve öncelikle, ordumuzun psikolojik, teknolojik, taktik ve pratik üstünlük ve yeteneğini kanıtlayan bu başarılarını kutluyoruz ve gurur duyuyoruz. Ama tabiki bununla yetinmiyoruz. Şimdilik; ülke ve bölge sırlarını ve sorunlarını çok iyi bilen Genelkurmayımızın, stratejik bir sabır ve sebatla, en uygun fırsatları ve en olumlu şartları kolladığına inanıp teselli buluyoruz. The Economist'in de yazdığına göre:

Recep T. Erdoğan ve Bush yaptığı gizli anlaşmanın içeriğinde:

1-TSK, halkın havasını alıcı hava operasyonları yapacak, Kuzey Irak'a fiili ve etkili müdahaleden sakınacak.

2-Barzani'nin Kürdistan'ı ismen ve resmen olmasa da fikren ve fiilen tanınacak.

3-PKK yasallaşıp siyasallaştırılacak, Meclis çatısı altında çalışacak." Şartları vardı.

Bu görüşmenin hemen arkasında GKB Büyükanıt'ın şu uyarıları tarihi önem taşımaktadır:

a)PKK yasallaştı, Meclis çatısı altında bulunmaktadır.

b)İnsan hakları, demokrasi, özgürlük gibi evrensel kuralları yabancılara kaptırdık

c)Bölücü hıyanetin emperyalizmle ve dış güçlerle bağlantısı gözden kaçırılmıştır.

d)Önce kendi halkımızı kazanmamız lazımdır.

Bu itirafların anlamı ve mesajı, bize göre:

"PKK'nın uzantısının içinde bulunduğu bir Meclis, meşruiyetini yitirmiştir.

DTP'nin, PKK Kürt sorununun siyasal çözümünü hedefleyen bir örgüttür" açıklaması da bu kanaati güçlendirmektedir.

Devletin, halkıyla ve inancıyla artık barışması gerekir.

Fetullahçı Zaman yazarı Ahmet Turan Alkan: (3 Aralık 2007 Aksiyon) "Kürt meselesinde çözümü AKP eliyle yaşıyoruz. Kadrini bilelim." Yani ey PKK'lılar, sevinin, çözülüyoruz güneydoğuyu demokratik federosyona hazırlıyoruz, mesajı veriyordu.

Aynı sayı Aksiyon, Şemdin Sakık'ın: "Şimdilik devlet değil, demokrasi istiyoruz" sözünü manşet yapıp alkışlıyordu. Yani Kürdistanı adım adım kurmalıyız diyordu.

Bir DTP milletvekili ise: "Laiklik hassasiyetimiz, TSK ile aynıdır. Biz olmazsak yerimizi şeriatçılar dolduracaktır." Yani TSK ile inancımız da, düşmanımız da aynıdır demek küstahlığında bulunuyordu.


3-Egemenliğin kullanılması, hiçbir surette, hiçbir kişiye ve zümreye bırakılamaz.

Ek Madde: 4- Milletlerarası ve milletlerüstü kuruluşlara üyelikten kaynaklanan sınırlamalar saklıdır!?

Şimdi sahte Atatürkçüler "Türban yayılıyor, laiklik elden gidiyor" şeklinde tepiniyor. İstismarcı sahte dinciler başörtüsüne özgürlük geliyor diye seviniyor ama egemenliğimizin AB'ye devrine kimse ses etmiyor.

TÜBİTAK araştırmasına göre Türk üniversitelerince yayımlanan bilimsel makalelerin yüzde biri bile, dünya bilim adamları ve araştırmanlarınca dikkate alınmamış ve kaynak gösterilmeye değer bulunmamış..

Çünkü bizim YÖK'çüler başörtüsü ve laiklik gösterileriyle uğraşmaktan, bilim ve teknolojiye vakit ayıramamış.

AKP'nin Türban Türbülansı

MEB Hüseyin Çelik TÜBİTAK ödülünü başörtüsüyle alan liseli onur kaynağı kızımız yüzünden, müsteşar ve müdür hakkında soruşturma başlatıyor.

AKP diyet ödemekten korkup kanuni bir düzenleme yapamadığından; YÖK başkanı eliyle anayasa mahkemesine şahsen başvuru hakkı getirmek suretiyle ucuz kahramanlık peşinde koşuyor.

Bahçeşehir Üniversitesi Rektörü Deniz Ülke Arıboğan haklı olarak: "Kanuni düzenleme yapılır, bu sorun aşılır" diye uyarıyor.

Yeni YÖK başkanı Yusuf Ziya Özcan "Üniversitelerde bütün yasakları kaldıracağım" diye hızlı dalış yapıyor ama ardından geri adım atıyor..

Bu zat Malezya ekolünden... Ahmet Davutoğlu gibi... Moon-Diyalog-Layt İslam ekibindendir.

Fetullahçıları kullanan Siyonist şebekenin güdümündedir. Şimdi Fetullah, Ayetullah Humeyni gibi, Ilımlı ve Layt halife olarak Türkiye'ye dönmeye hazırlanmaktadır.

Fetullah Gülen'in, istikrarsızlığının, karakter hamlılığının ve döneklik tavrının ispatı, kendi kitaplarıdır!

Her türlü dönekliğinin ve ödlekliğinin suçunu Ordu'ya yıkmaya ve TSK'yı yıpratmaya çalışanlar ve bu zırvalara inananlar! şimdi söyleyin bakalım:

İsrail'in eşkıya başını Atatürk'ün Meclisinde İslam'a ve İran'a küfrettirmenizi ordu mu zorladı?

Egemenliğimizi AB'ye devreden anayasa değişikliğini asker mi yaptırdı?

Zinayı suç olmaktan çıkarmanızı generaller mi dayattı?

PKK'nın siyasallaşmasını ve yasallaşıp Meclise taşınmasını Genelkurmay mı onayladı?

22 İslam ülkesini parçalamayı hedefleyen BOP projesine eş başkanlık yani İsrail'e uşaklık yapmanızı ordu mu mecbur kıldı?

Fabrikalarımızı, maden yataklarımızı, stratejik kurumlarımızı ve vatan topraklarımızı gavurlara satmanızı paşalar mı zorladı?

ABD-AB ve İsrail figüranlığınızı gizleyip, niye ordumuza sataşıyorsunuz?

CHP, Atatürk'ün sadece maddi mirasına ve İş Bankasının paralarına sahip çıkmıştır. Ata'nın manevi mirasını ve İslam bağlantısını inkara kalkışmıştır.

Atatürk, vefatından 65 gün önce 5 Eylül 1938'de vasiyetini hazırladı.

Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Köşkte bulunan Atatürk'ün şahsi eşyalarıyla ilgili bir envanter çalışması yaptırdı ve tam 1708 eşyanın, miras bıraktığı CHP tarafından sahip çıkılıp alınmadığı anlaşıldı. Bunlar içinde tam 37 adet namaz seccadesi vardı! Kaç Kur'anı Kerim, dini eser ve İslami eşya var, CHP söylesin.

Artık sağcılık ve solculuk sahteliği bitmiştir.

Milli çizgide misin, işbirlikçi misin?

Sultan Alparslan sağcı mıydı, solcu muydu?

Mustafa Kemal solcu da değildi, sağcı da değildi! Atatürk milli düşünceli, ilim ve inanç rehberli bir devrimciydi.

Peki neleri mi, devirmişti?

- Barbar Batı hayranlığını ve AB uşaklığını devirdi.

- ABD mandacılığını devirmişti

- Gizli aşağılık duygusunu ve gavur aşıklığını devirdi

- Teslimiyetçilik, milletine ve öz değerlerine güvensizlik ve işbirlikçilik anlayışını devirdi

- "Yüce Dinimiz fenne, ilme ve akla uygun olduğu için son ve mükemmel din olmuştur" dediği Müslümanlığı değil, kökü dışarıdaki hıyanet ocakları olan Masonluğu devirmiştir.

-İslami esasları değil, koflaşmış kurumları, yozlaşmış istismarcılığı, dogmatik saplantı ve safsataları devirmiştir.

Ama maalesef İsmet İnönü CHP'si ve Celal Bayar- Menderes AP'si ve bunların varisleri, yani sözde solcu-sağcı işbirlikçiler eliyle, bu devrimler dejenere edilmiş ve Atatürkçülük düşmanlığına çevrilmiştir.

Özetle: Dış güçler ve hain iç merkezler CHP ile Kemalizm'i, MHP ve Bahçeli ile milliyetçiliği, AKP ile İslamiyetçiliği ılımlaştırıp emperyalizme uyumlu hale getirdi.

CIA'nın Yalova Kampı:

Gizli olan bu kamplara, Yalova Valiliği ve Emniyeti bile müdahale edememiştir. Kamplar hakkında bilgi edinen A. E. adındaki bir MİT mensubu ortadan kaldırılmış. Ölümüne intihar süsü verilmiştir. MiT görevlisinin şüpheli intiharı, Aydınlık dergisinin 13 Eylül 2004 günlü kapak haberinde açıklanmıştır.

Çeçen, Uygur ve Arap maskesi: Yalova kamplarında, ABD'nin Rusya, Çin ve Türkiye'deki terör eylemleri için terörist eğitilmektedir. Bu teröristler, ABD özel kuvvetleri (Delta Force) tarafından "Çeçen", "Uygur" ve "Arap" maskeli örgütlerde maskelenmiştir.

ABD Özel Kuvvetleri ile iç içe: ABD'nin NATO ülkelerini denetleme aracı olarak örgütlenen SüperNATO, ABD Özel Kuvvetleri (Delta Force) ile iç içe çalışmakta ve dünya ölçeğinde terör faaliyeti yürütmektedir.

El Kaide'yi SüperNATO eğitiyor: El Kaide, ABD terörünü maskelemek için kullanılan, ABD güdümlü bir örgüttür.

İstanbul'u kana boyayan SüperNATO: 2003 yılı Kasım ayında İstanbul'u kana boyayan Sinagog, İngiliz Konsolosluğu ve HSBC Bank bombalamalarını SüperNATO düzenlemiştir.

İkiz Kuleleri yıkan örgüt: El Sakka'nın ifadesine göre, İkiz Kuleleri yıkan eylemlerin arkasındaki örgüt, SüperNATO oluyor. ABD'nin Haçlı Seferine zemin hazırlamak için bu büyük tertibi düzenlediği görüşü doğrulanmaktadır.

"Uluslararası Terör"

Böylece adına "uluslararası terör" denen eylemlerin arkasındaki asıl gücün ABD olduğu bir kez daha ortaya çıkmıştır.

Amerika, Ortadoğu ve Orta Asya'yı işgal için kullandığı "Uluslararsı Terör" bahanesini bizzat kendisi imal etmiştir. İkiz kuleleri vurmuş, İstanbul'u bombalamış, terör örgütlerini kurmuş ve himaye etmiştir.66


ABD'li Chomsky: PKK sinecek PJAK Yükselecek

Sözde ABD'nin işgal ve soykırım politikalarını şiddetle eleştiren Prof. Noam Chomsky, Bush yönetimini dünya barışına en büyük tehdit olarak görüyor. Filistin'in İsrail tarafından işgaline de karşı çıkan Chomsky, Ortadoğu barışına en büyük tehdidin İsrail olduğunu belirtiyor. Irak'ın kuzeyindeki Kürt gruplar ile ABD arasındaki ittifakı ve Türkiye`nin ABD ile ilişkileri hakkındaki düşüncelerini habervaktim.com'a anlatan Chomsky, Washington'un, 1975'te Kürtleri sattığını belirterek, "Dönemin Dışişleri Bakanı Kissinger, dış politika ile misyonerlik faaliyetlerinin karıştırılmaması gerektiği sözünü o dönemde söyledi. Halepçe ve Anfal'daki katliamlara rağmen Reagen yönetimi güçlü bir şekilde Saddam Hüseyin'i destekledi. Hatta, buradaki katliamları İran'ın üzerine attı. George Bush, Kuveyt işgaline kadar da Saddam'ı destekledi. Clinton yönetimi de, 90'lı yıllarda Türkiye'de birçok faili meçhul cinayete adı karışan kontra-gerilla örgütlerine destek verdi. Şu anda ise Washington, Türkiye'deki Kürtlerden ziyade Iraklı Kürtleri desteklemeyi daha avantajlı buluyor." şeklinde konuşuyor.

Chomsky, menfaatlerin değişmesi durumunda, Washington'un politikalarının da değişeceğine işaret ederek, "Kürtler, geçici olarak bu ittifakın meyvelerini yiyebilecekler, ancak daha önceden olduğu gibi eğer bu ittifaka inanırlarsa, ciddi hata işlemiş olacaklar, ki tarih de bunu bize gösteriyor." tespitinde bulunuyor.

Kandil Dağı iki Bölüme Ayrılıyor

PKK ve PJAK'ın Amerika tarafından Türkiye ve İran'a karşı kullanıldığı iddialarını değerlendiren Chomsky, "Fotoğraf gazetecisi Kevin McKiernan Kürtlerle ilgili birçok bilgiye sahip, hatta bu konuda Batılı gazeteciler arasında öncü isim sayılabilir. McKiernan'a göre, Kandil dağı iki bölüme ayrılıyor: Bir tarafı Türkiye'ye ki burada teröristler bulunuyor. Diğer tarafı ise İran'a dönük ve burada da teröristler yer alıyor. PKK ve PJAK pek de farklı örgütler değil. ABD, PKK'nın bitmesini, PJAK'ın ise İran'ı istikrarsızlığa sürüklemesini ister. ABD, PJAK ile birlikte diğer terörist grup olan Beluci örgütünü de İran'a karşı kullanmak istiyor." itirafında bulunuyor. "Amerika Birleşik Devletleri İran'a bir saldırı düzenlerse, sizce Türkiye ne yapmalı?" sorusuna ise Chomsky, Türkiye'nin, böyle bir durumda mümkün olduğunca ABD'den uzak durarak, tüm hava ve kara üslerini kapatmasını istiyor.

Ve tabi Siyonist Noam Chomsky, merhamete geldiği için değil, ABD ve İsrail'in sonunu sezdiği için böyle konuşuyor.

Üç parçaya bölünen PKK, İran'a yönelik ABD'nin çıkarına hizmet etmek üzere "PJAK" oluyor

Yeni PKK Senaryoları

PKK, Kuzey Irak'taki kampların çoğunu boşaltıyor. İran, Suriye ve kısmen Kuzey Irak'ı kullanacak olan örgütün PJAK çatısı altında toplanacağı belirtiliyor. Sıkışan örgüt, yeni militanlar toplamak için çırpınıyor.

Terör örgütü PKK'ya yönelik yürütülen ve en büyük hava operasyonu olarak değerlendirilen sınır ötesi harekâttan sonra örgütün "hayatta kalabilmek" için yeni stratejiler geliştirdiği belirtiliyor. İddialara göre PKK, şimdiye kadar konuşlandığı üslerini tamamen değiştiriyor. Yeni taktiğe göre, terör örgütü, yurt içinde ve yurt dışında küçük parçalar halinde farklı alanlarda faaliyet yürütecek. Terör örgütü kaynakları ve istihbarat birimlerine göre PKK, Kuzey Irak'taki birçok kampını kapatıp, küçültmeye gidiyor. Örgüt, kamplarını daha çok İran ve Suriye sınırına taşıyacak. Ana unsurunu ise İran sınırındaki alanlarda konuşlandıracak.

PJAK Güçlendiriliyor

PKK'nın İran kolu olarak bilinen PJAK (Kürdistan Özgür Yaşam Partisi) ise İran'da her geçen gün güçleniyor. Yeni devşirilen militanlar PJAK saflarına katılıyor. Son olarak eğitimini tamamlayan 70 kadar terörist iki hafta önce örgüte katıldı. Zaten PKK son aylarda militan eğitimini PJAK alanlarında gerçekleştiriyor. Bünyesinde daha çok İran kökenli özellikle kadın teröristleri barındıran PJAK, İran-Irak sınırındaki Çoman bölgesini ana üs olarak kullanıyor. Aksiyon Dergisi'nin haberine göre, PJAK, PKK'nın arka bahçesi olmaktan da çıkarılıyor. İstihbarat bilgilerine göre Amerika 2. Körfez Savaşı'ndan beri PJAK ile direkt temasta. Zaten ABD'nin PKK ile irtibatı ve silah aktarımını PJAK üzerinden sağladığı iddiaları sıkça dile getirilen bir husustu. PJAK her zaman ABD'nin işine yarayan bir örgüt konumunda. PKK'yı terör örgütü ilan eden Washington, örgütün uzantısı olmasına rağmen PJAK'a farklı bakıyor.

Kandil'deki Kamplar Kapanıyor

PJAK'ın giderek palazlanması bir takım tezleri de gündeme getiriyor. İddiaya göre PKK isminin yıprandığı ve uluslararası boyutta terör örgüt olarak lanse edilmesinden dolayı tepki çektiği için PJAK ismi örgüt için bir şemsiye olarak kullanılmaya başlanacak. Terör örgütü PKK'nın, Kuzey Irak'ta Kandil Dağı'ndaki kamplarını kapattığı da ileri sürülen tezlerden biri. Örgütün buradaki kamplarının sayısını azaltıp önemli bir kısmını kapattığı belirtiliyor. PKK'nın Kandil ve civarında irili ufaklı 30 kampı bulunuyordu. PKK teröristlerinin Hakurki, Zap, Avaşin ve Türk askerlerin teslim edildiği Çomçe bölgelerindeki kampları aylar öncesinden kapatıp İran ve Suriye'ye dağıldığı aktarılıyor. Terör örgütünün üçüncü bir üs olarak Suriye'yi kullanacağı da dile getiriliyor. Bu alanda PJAK tarzı bir örgütlenmeye gideceğini aylar öncesinden duyuran PKK, buradaki kampları sıkıştığında can simdi olarak kullanmak istiyor.

Celal Talabani'nin Tayip Erdoğan Aşkı:

Bugün Gazetesi yazarı, eski radikal şeriatçı, yeni Kürt aydını, Recep Tayip Erdoğan'ın eski danışmanı Mehmet Metiner'le röportaj yapan Celal Talabani Türkiye'deki Kürt sorunuyla ilgili önemli bir stratejiyi dile getirmiş: "Türkiye Kürtleri, kendi geleceği için Erdoğan'a destek vermeliymiş..."

Şimdi koyu AB hayranı ve DTP taraftarı Mehmet Metiner'e göre: "Artık O, savaş ve şiddet politikalarıyla hiçbir sorunun çözülemeyeceğini, tersine şiddet ve savaşın kendisinin bir sorun olduğuna inanıyor. Sorunların çözüm dilinin kesinlikle siyaset dili olduğunu söyleyen Talabani, diyalog ve müzakere merkezli yeni bir demokratik anlayışı dillendiriyor. Talabani sıkı bir Erdoğan ve Gül hayranı. Özellikle Erdoğan'ı, yürüttüğü demokratikleşme projesi sebebiyle yere göğe sığdıramıyor. Kendi geleceğini düşünen Türkiye Kürtlerinin de Erdoğan'ın yolundan yürümesi gerektiğini öğütlüyor."

Size Irak Cumhurbaşkanı sıfatınızla değil "Kürt lideri" sıfatınızla soruyorum: Erdoğan'ı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Irak'ın kukla Cumhurbaşkanı Talabani şunları söylüyormuş:

"İnanıyorum ki Cumhurbaşkanı Gül ve Başbakan Erdoğan'ın birlikte yürüttükleri bu demokratikleşme projesinin başarısı, hepimizin başarısı olacaktır. Benim fikrime göre, Erdoğan'a ve hükümetine düşmanlık yapmak, Türk halkına ve demokrasiye düşmanlık yapmak demektir. ABD Başkanına da söyledim, ABD kongresinde yaptığım konuşmada da belirttim. İngiliz Başbakanına da söyledim, başka Avrupa devletlerinin başkanlarına da... Bağdat'taki Avrupa Birliği (AB) Büyükelçilerinin toplantısında da onlara söyledim, "Türkiye AB üyesi olmalıdır" diye. Türkiye'yi AB'nin dışında tutmak, demokrasiye düşmanlıktır."

Deminki düşüncelerimin hepsini PKK ile görüşmeye giden herkese de söylüyorum. Diyorum ki PKK'ya söyleyiniz, savaş çözüm değildir. AKP Hükümetine karşı savaşmak, Kürt halkının çıkarlarına karşı savaşmak demektir. Benimle görüşmeye gelen DTP'lilere de bunu söyledim.

Mehmet Metiner soruyor: Başbakan Erdoğan'a karşı fazlasıyla destekleyici bir pozisyonda duruyorsunuz. Hele de bu süreçte... İlginç ve şaşırtıcı...!

Talabani: "ABD eski Başkanı Bill Clinton da şaşırmıştı. Kendisine Başbakan Erdoğan'ı ve yürüttüğü demokratikleşme çabalarını çok önemsediğimizi belirttiğimizde hayret etmişti. Bir Kürt liderden Türk Başbakanına düşmanlık sözleri bekliyor olmalıydı ki çok şaşırdı. Hatta Erdoğan'a bizzat kendisi söyledi: "İlginç, bir Kürt lider seni senden daha fazla savunuyor." Ben demokratik süreci çok önemsiyorum. Siyasi çözümü savunuyorum."

Son olarak ne söylemek istersiniz? Sorusuna ise, Celal Talabani:

"Irak için Şii lider Ayetullah Sistani nasıl büyük bir nimet ise Erdoğan da Türkiye için büyük bir nimettir... Türk halkının Erdoğan'ın kıymetini bilmesini ve onun sürdürdüğü demokratikleşme sürecine katkı sunmasını diliyorum. Türkiye'nin Kürtlerine gelince, onlara diyeceğim şu ki, Erdoğan Hükümetini desteklesinler. Türkiye Kürtleri kendi gelecekleri için Erdoğan'ı desteklemelidirler." Yani Talabani, Tayip Erdoğan ve ekibinin, ılımlı Şii lider Sistani'nin ABD işgaline taşeronluk yaptığı gibi, ılımlı İslam rolüyle Amerika'ya kuklalığa ve Güneydoğu'da Kürdistan oluşturmaya devam etmesini öğütlüyor.. Ne diyelim: "Kılavuzu karga olanın, burnu bataklıktan, sırtı yataklıktan kalkmazmış."



66 Aydınlık - Bedri Gültekin




Mehmet DENİZ -

Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız Heyecan

Bu yazarin diger makaleleri

DOSTU AMERİKA OLANIN POSTU MEZATA ÇIKAR!
  Amerikancı ve Fetullahçı Zaman'daki bir haberde: Birleşmiş Milletlere göre: PKK...
Devami
BİR DOĞRUYU, YANLIŞ AMAÇLAR İÇİN KULLANMAK
  Bülent Ecevit, hazırladığı bir Osmanlı Tarihiyle ilgili, kendisiyle röportaj...
Devami
"GERÇEK HAYAT"IN BAYAT NUMARALARI Veya GICIKLIK VE KANCIKLIK TAVIRLARI
  Bu gazetenin 12 Kasım-18 Kasım 2004 tarihli nüshasında haksız ve...
Devami
Ey ABD'ye İktida Eden AKP İktidarı, DUYDUK DUYMADIK DEMEYİN!..
  Ey ABD'ye iktida eden AKP iktidarı ve yalakaları Duyduk,...
Devami
DİYOLOG MU, DEJENERASYON MU?
  Sabancı Holdingin Patroniçesi Güler Sabancı'nın parmağındaki, Osmanlı kavuğu şeklindeki...
Devami
MASONLUK RESMİLEŞİYOR,ANADOLU SÖMÜRGELEŞİYOR! SAHTE ATATÜRKÇÜLER SEYREDİYOR
  Masonluk; bütün yeryüzüne her yönden hakim olmak ve şeytani...
Devami

Makale Paylaşım Sayısı: 3526

Yorum ekle

Yazdığınız her yorumla birlikte IP adresinizin kayıt edildiğini ve Türkiye Cumhuriyeti hukuk kurallarına aykırı, iftira ve genel ahlaka aykırı tarzda yorumlarınızdan hukuken ve vicdanen sorumlu tutulacağınızı tekrar hatırlatırız...


Güvenlik kodu
Yenile

YABANCI DİLDE KİTAPLARIMIZ

SON YORUMLAR