ARAMA

Toplam Ziyaretçilerimiz

mod_vvisit_counterBugün1534
mod_vvisit_counterDün3864
mod_vvisit_counterBu Hafta5398
mod_vvisit_counterGeçen hafta27382
mod_vvisit_counterBu Ay82512
mod_vvisit_counterGeçen Ay119131
mod_vvisit_counterŞu Ana Kadar17839359

IP'niz: 3.236.170.171
Bugün: 15 Haz 2021

Bu Ana Kadar Okunan

Sayfa Gösterimi : 12602542

YENİ ÇIKAN KİTAPLAR

AA 150X
KT 150X
IY 150X
EIA 150X
 ADIL DUZEN 150x
erbakan devrimi 15b 160
 
bizim ataturk 17b 160
 
hilalhac
 
baskan160
 
siyaset strj 160
 
sistem tahlili 160
 
 darbe 160
 
 
 

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

 

 

Reklam
Reklam
Reklam

MESAJ VE MÜJDE YÜKLÜ RÜYALAR

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 5
ZayıfMükemmel 

 

F.BETÜL ERİŞKİN’İN RÜYASI

KONYA=16/06/2012

Rüyada: Ahmet hocamı misafir ediyoruz. Akşam herkes yatıyor. Sabah kahvaltı hazırlanıyor, Ahmet Hocamdan ses gelmiyor, ikindiye kadar bekliyoruz, ses gelmeyince kapısını vurup açıyoruz. Salon camları kırılmış, perdeler parça parça olmuş, Ahmet Hocam yok; telefon dahil tüm eşyaları duruyor. Dışarı çıkıyoruz ve her yerde Onu arıyoruz; parkta, kamelyalarda, binaların bodrumlarında ama bir türlü bulamıyoruz. Eşim telefonla sorulabilecek yerlere soruyor, kimsenin haberi yok. Biz ararken program saati de yaklaşıyor ve tedirginliğimiz daha da artıyor.

   “Acaba Erbakan Hocamı arasak mı?” Diyoruz. Bu sırada beş yaşındaki oğlum Yahya: Erbakan Hocamın vefat ettiğini bildiği için: “Hiç toprak altında telefon olur mu?” diye soruyor.

Biz şaşkın ve ne yapacağımızı bilemez haldeyken birden telefon çalıyor. Erbakan Hocam ses veriyor: “Ne oldu? niye telaşlandınız?” diye sorunca, Ahmet Hocamızın kaybolduğunu kısaca anlatıyoruz. Bunun üzerine bize: Hemen hazırlanıp dışarıya çıkın!” buyuruyor. Çıkıyoruz, üstü ahşap antika bir arabayla Erbakan Hocam önümüzde duruyor. Şoför mahallinden inip eşime anahtarı veriyor, kendisi de aynı sıraya öne oturuyor, biz de çocuklarla arkaya oturuyoruz. Hocamın suratı ve tavrı çok rahat görünüyor (endişe hali sezilmiyor, sanki nereye gideceğimizi biliyor gibi hareket ediyor.) Bize dönüp:

“Neler yaptınız.? Nasıl geçti birkaç gününüz?” buyuruyor. Eşim yapılan hizmetleri ve sohbetleri anlatıyor. Hocamız “Peki sonuç ne?” diye tekrar soruyor. “Bu çalışmalarınızın sonucu ne oldu? ” buyuruyor. Ve bizim görevimizi yapıp neticeyi Allah’ın takdirine bırakmamız gerektiğine işaret ediyor. Ahmet Hocamızı kastedip: Nereye gideceği konusunda bir bilginiz var mı?” diye soruyor. Biz de olmadığını söylüyoruz. Bunun üzerine Erbakan Hocamız: ”Kimde Kuranı Kerim varsa Fatiha ve Fatır Suresini okusun” buyuruyor. Fatır suresini sesli bir şekilde okuyoruz. Daha sonra arazilerin olduğu bir alana geliyoruz. Tamamen toprak ve tarlalar bulunuyor, iniyoruz arabadan ve Ahmet Hocamızı aramak üzere yürüyoruz.

Bu toprak arsalar üzerinde Erbakan Hocam önde biz arkada, Fatiha ve Fatır surelerini Erbakan Hocam okuyor halde ilerliyoruz. İleride vaha gibi yem yeşil bir alan görüyoruz. (küçük bir alan) Erbakan Hocam papatya topluyor, Ahmet Akgül Hocamızı kastederek; “Bunlar onun midesine çok iyi gelecek” buyuruyor. Erbakan Hocamızın elinde bir fener var; karanlık olunca onu açıyor her yer gündüz gibi aydınlanıyor. Derken bir ağacın altında, gövdesine sıkıca bağlı olduğu halde Ahmet Hocamı buluyoruz. Gözlerini kapatmış rabıta ediyor gibi duruyor. Erbakan Hocamız selam verip yaklaşınca, Ahmet Hocam gözlerini açıp selamını alıyor ve: “Ahmet, program saatin geçiyor, sen burada uyuyorsun?” diye omuzlarını silke silke gülerek takılıyor. Erbakan Hocamız elindeki papatyalardan bir parça Ahmet Hocamın ağzına veriyor. Onun bağlı olan ellerini ve ayaklarını çözüyor, Ahmet Hocam da Erbakan Hocamızın espirisine gülüp seviniyor. Sonra Erbakan Hocamız: “Bize bu papatyalardan kaynatın biraz!” buyuruyor. Sonra evimizde oluyoruz.

Ahmet Hocam üzerini değiştirirken herkese papatya kaynatıyorum. Erbakan Hocamız: “Haydi sizi programa yetiştireyim” buyuruyor. Ahşap ve antika arabayla bizi konferans salonuna bırakıyor. “Sabah namazından sonra bir yere yetişmek zorunda olduğunu” söyleyip ayrılıyor. Biz salona giriyoruz. Ama salon stadyuma dönüşüyor ve biz oturacak yer bile bulamıyoruz, çünkü ağzına kadar hınca hınç dolmuş oluyor.

TEVİLİ:

Siyonist odakların ve işbirlikçi kuklalarının, CIA, MOSSAD ve yerli ajanlarının; MİLLİ ÇÖZÜM’ü susturmak üzere Ahmet AKGÜL Hocamızı içeri almak veya kaçırmak gibi şeytani planlara baş vurabileceklerine; ancak Allahın inayeti ve Aziz Hocamızın himmet ve ruhaniyetiyle bu tuzaktan kurtulup şerefli ve talihli hizmetlerine devam edeceğine… Ve bu mütevazi hizmetlerin çok büyük neticeler vereceğine işaret ve beşarettir.

Ayrıca Fatiha ve Fatır surelerinin okunmasını tavsiye bulunmaları ise; tam bir iman ve teslimiyetle, ihlas ve istikamet üzerinde gayret göstermemize ve pek yakında ilahi müjdelere ve zaferlere erişileceğine delalettir. En doğrusunu Allah bilir.

FATIR SURESİ 2. Ayet : “Allah, insanlar için rahmetinden her neyi (hangi nimet, fazilet ve muvaffakiyet kapısını) açacak olsa artık onu kısıp-tutacak (ve engel olacak) yoktur; Her neyi kısar-tutarsa (her kime bir devlet ve nimet kapısını taktir buyurmamışsa), artık onu da ondan salıverecek yoktur. O, üstün ve güçlü olandır ve hüküm ve hikmet sahibidir.

Konya’dan Halil ÇELİK’ in Rüyası: ( 07-06-2012 )

Ahmet AKGÜL Hocam’ la beraber bir yerde oluyoruz ve kendisi çok rahatsız görünüyor. Bu rahatsızlığı Onda yürüme zorluğuna yol açtığından tekerlekli sandalyede oturuyor. Karanlık ve kalabalık bir ortamdayız, fakat insanların yüzleri görünmüyor ve tanınmıyorlar. Herkes Ahmet Hocam’ ı kendi istediği tarafa çekip götürmek istiyor. Ahmet Hocam ise, onlara itiraz edip beni çağırıyor. Dar ve uzun bir koridorda ben kendisini bir yere doğru taşıyorum. Derken bir odaya giriyoruz, içerisinde büyük bir toplantı masası var ve etrafında Konya Milli Çözüm Ekibi bulunuyor ve Ahmet Hocam’ ı görünce hepsi ayağa kalkıyor. Aralarından birisi “ Aman sessiz olun, içeride ERBAKAN Hocamız abdest alıyor! “ deyince herkesi bir heyecan kaplıyor. Tam o sırada Rahmetli Erbakan Hocamız Ahmet Akgül Hocamın geldiğini duyunca; kolları sıvalı, yakası açık ve pantolon paçaları katlanmış vaziyette salona giriyor. Şefkat ve muhabbetle “ Nasılsın? “ diye Ahmet Hocam’ a soruyor. Ahmet Hocam edep ve hürmetle “ çok şükür “ yanıtını veriyor. Erbakan Hocamız Ahmet Hocamızın yürüyemediğini görünce, mübarek elleriyle dizlerini ovalayıp dua buyuruyor ve Ahmet Hocamız hemen kalkıp yürümeye başlıyor ve Erbakan Hocamızla hasretle kucaklaşıyor. Erbakan Hocamızın yüzünde, kazanılmış bir zaferin neşesi yayılıyor. Nur saçıyor ve sevincinden yerinde duramayıp, bir koltuktan diğerine oturuyor ve kendi kendine “ Mücahit Erbakan! “ diye slogan atması dikkat çekiyor. Bu arada dönüp Ahmet Hocamıza iltifat ve ihsanla her ne soruyorsa, O sadece : “ çok şükür! “ diye karşılık veriyor.

 

KONYA’DAN MEHMET SITMAPINAR’ IN RÜYASI ( MAYIS 2012)

Bir sohbet ortamındayız. Milli Çözüm Ekibi’ ne ve samimi destekçilerine Ahmet Akgül Hocam sohbet yapıyor; umut ve heyecan aşılıyor. Derken, birden Erbakan Hocamız içeriye giriyor, herkes büyük bir hasret ve hayretle ayağa kalkıyor. Erbakan Hocamız, muhabbetle ve tebrik kasdiyle Ahmet Hocamıza yaklaşıyor, ama aniden Erbakan Hocamız kayboluyor ve Ahmet Hocanın simasında tecelli edip görülmeye başlıyor…

 

 

 

ORHAN YILAN’IN 2004 YILINDA GÖRDÜĞÜ RÜYA

         Rüyamda : Bağcılar Saadet Partisi Gençlik Kollarında çalışan arkadaşlarım bana: “Orhan eskiden gelir giderdin; şimdi, nerelerdesin?” diye halimi hatırımı sorup, biraz da sitem ediyorlar.

Halbuki tam aksine, partiye gitmemizden rahatsız oluyorlar, hatta yasaklıyorlar. Buna rağmen beni suçlu ve sorumlu göstermek için üstüme geliyorlar. Bunlara bir yanıt vereyim diye düşünürken, birden ağzımdan ve kendiliğinden şu mısralar dökülüyor. Bu duruma onlarda şaşırıp kalıyorlar.

“Ben şimdi Milli Çözümdeyim

(Cayıp kaymadım, özümdeyim

Yine davamın derdindeyim)

Hamdolsun çok derinlerdeyim!”

ORHAN YILAN’IN 05.06.2012 TARİHİNDE GÖRDÜĞÜ RÜYA

               Rüyamda: ERABAKAN HOCAMIZIN kabrini ziyaret ettikten sonra tam çıkarken, Milli Çözüm’ den ayrılan ve hakarete başlayan bir kişiyi Merkez Efendi Kabristanındaki makamına gelirken görüyorum ve ayağına çelme takar gibi yapınca buna bozuluyor. Sonra; bu kişi orada bulunan kalabalığa “ben kendi vücudumda Erbakan Hocayı size göstereceğim” diyerek riyakarlık ve şarlatanlığa başlıyor. Ben hemen yanına gidip: ”haydi göster bakalım da ayarını anlayalım” deyince bu eski arkadaş; vücudundaki elbiseleri çıkartmaya başlıyor ve bir donla kalıyor. Ardından karın bölgesini sıkmaya başlayarak kendince keramet göstermeye yelteniyor. Sıktığı yerler kızarmaya başlıyor, çirkinleşiyor, ama bir türlü Erbakan Hocamızın tecellisi ortaya çıkmıyor.

Ben ona : “Ey zavallı sahtekar, hani sen Hocamızı vücudundan yansıtacaktın?” Deyince bozuluyor. Bunun üzerine elini tutup duvarlara falan sürtüyor, ama oradan da bir şey çıkmıyor. Ben artık dayanamayıp: “ bırak bu hilekarlığı, şimdi gel de Ahmet Hocamız ERBAKAN HOCAMIZ’IN tecellisini nasıl gösteriyor, seyret” diyorum. Ve Ahmet Hocamız Milli Çözüm ekibiyle içeri giriyor. Ve elini mermer duvara sürünce, birden Rahmetli Hocamızın çok güzel, canlı görüntüleri ve onu anlatan yeşil renkli tablo bilgileri ortaya çıkıyor. Elini duvardan çektiğinde bu görüntüler kayboluyor. Herkes hayret ve hayranlıkla bunları izleyip huzur buluyor. Ancak: Milli Çözüm’ den ayrılan o kişi rezil ve perişan oluyor.


Bu yazarin diger makaleleri

LOZAN 2005'İN AMAÇLARI
  1.                        Lozan çıkarması, bütün dünyaya ve özellikle emperyalist ve...
Devami
ASIL SUÇLU VE SORUMLU OLAN, BU HÜKÜMETTİR!
  Danıştay'ın basılmasının, başörtüler ve İmam Hatiplerle ilgili kararlarıyla hedef...
Devami
TÜRKİYE VE BÖLGEMİZ, ÖNCE BULANACAK, SONRA DURULACAK!
  2. nci ama sahici 11. Cumhurbaşkanı İçin mi Referandum...
Devami
BATIYLA YAPILAN BÜTÜN İTTİFAKLAR, BAŞIMIZIN BELASIDIR
Rusya'nın yeni NATO Büyükelçisi Dmitri Rogozin: NATO Batı'nın köpeği...
Devami
HEPSİ BAŞKA
Hiçbir olur mu, İslamla küfür? “Tanrı”lar başka, O Rahman başka!.. Biz de...
Devami
İZMİT'TE FETİH ÇOŞKUSU VE ERBAKAN OLGUSU!
  "Milli Görüş camiası, Lideri yüzünden aşağılanmaktan usandı ve utanıyor"...
Devami

Makale Paylaşım Sayısı: 1554

YABANCI DİLDE KİTAPLARIMIZ

SON YORUMLAR