Reklam
Reklam
Reklam

AYIN AYNASI

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfMükemmel 

 

İSRAİL ÖZÜR DİLE!

Dünya medyasında da yer alan 'Kuzey Irak'ta Türkiye aleyhine İsrail Oyunu'nun hiç oynanmadığını kanıtlamak Tel-Aviv'e düşüyor.

Bunun yerine Türkiye'yi tehdit anlamına çıkışlar, çirkindir.

Hem İsrail'in, 'hangi Türkiye'ye düşmanlık yaptığı' iddia ediliyor?

Filistin'de çocuk ve kadınların öldürülmesini görmezden gelen ya da üçbeş kınama ile geçiştiren Türkiye'ye!

 

İslam dünyasının bütün tepkilerine rağmen İsrail ile her türlü işbirliğini sürdürmekten geri durmayan...

İsrail'in bölgedeki olumsuzluklarını 'izlemekle' yetinen Türkiye'ye karşı düşmanlık; pes!

Eğer Türkiye ile gerçekten dost olduklarını iddia ediyorlarsa..

Burada görev, dostluğunu kanıtlamış Türkler'in değil, 'düşmanlık' yapıp yapmadıkları tartışılan Museviler'indir.

Biz şahsen henüz Museviler'i resmen ve alenen 'düşman' ilan etmemek için son avanslarımızı kullanıyoruz.

Türkiye'de kimse 'Yaşasın İsrail' demez, dememiştir.. Hoş, bunu dedirtecek bir eylemi de olmamıştır İsrail'in..

Ama öyle noktaya gelindi ki..

'Kahrolsun Siyonizm' diyerek yollara dökülmek için sabırsızlanan milyonlar var Türkiye'de..

Ses ver!

Ya 'masum' olduğunu kanıtla.

Ya da en kısa zamanda, seni 500 yıldır dost sayan Türkler'den özür dile!..

"Sizin karşınızda, Filistin'li altı yaşında bir çoçuk yok!.."[1]

 

İŞTE SON İSTİHBARAT RAPORU

Sabah, Mossad 'ın Kuzey Irak'taki faaliyetlerine ilişkin hazırladığı son rapora ulaştı. Rapor, özetle şu bilgileri içeriyor:

  • MOSSAD ile KDP, askeri eğitim konusunda kağıt üzerindeki ilk resmi anlaşmayı 2001 yılında yaptı.
  • Eğitim hem bölgede, hem de İsrail'de yapılıyor.
  • Peşmergelere ayda 500 bin dolar hibe veriliyor.
  • Eğitime Barzani'nin yakın akrabaları da katılıyor.
  • Bölgedeki MOSSAD ajanlarının çoğu Kürt Yahudisi olduğu biliniyor.
  • Eğitim verenlerin tamamı lehçelerine kadar Kürtçe biliyor.
  • Peşmergelere verilen eğitim, bölge ülkeleri ile ilgili genel bilgileri de sağlıyor.

İsrail yetkilileri ise, İsrailli askerlerin K.Irak faaliyetleri için şu komik savunmayı yapıyor: "Irak'ta hiçbir resmi faaliyetimiz yok. Çift pasaportlu şahıslar ya da oradakilerin akrabaları bazı faaliyetler yürütebilir. Bu, onları bağlar." Diyor.

Kürtler'e 500 bin dolar:

İsrail'in Kürt oyunu Türk istihbarat raporlarına da yansıdı: "MOSSAD ile KDP üç yıl önce anlaşma yaptı. Eğitim hem bölgede hem de İsrail'de veriliyor. Peşmergelere ayda 500 bin dolar hibe ediliyor."

Gül: Yakın takipteyiz

Dışişleri Bakanı Gül, İsrail'in uyarıldığını ima etti, "Çok yakından takip ediyor, uyarıları yapıyoruz. Kerkük hassasiyetimizi herkes biliyor. Oldu bittiye izin vermeyiz. Ama İsrail'e de güvenmeliyiz." Diyor...

Anlayana aşk olsun...

 

ERDOĞAN RİZE'DE " POTAMYA'NIN GURURU" SLOGANLARI İLE KARŞILANDI.

PEKİ POTAMYA'NIN ANLAMI NE?

www.habervitrini.com

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, iki günlük programı için memleketi Rize'ye geldi.

13 Kasım 2003 Perşembe 00:29

Göktürk Fırat Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, iki günlük programı için memleketi Rize'ye geldi. Başbakan Erdoğan, havayolu ile geldiği Trabzon'dan karayolu ile baba ocağı Rize'nin Güneysu İlçesi'ne geçti. Erdoğan, Güneysu girişinde yaşanan heyelan tehlikesi nedeniyle yolun trafiğe kapatılması sonucu Adacami Köyü üzerinden ilçeye giriş yaptı. İlçede bir grup partili tarafından karşılanan Erdoğan'a hemşehrileri, "Başbakan Tayyip, Potamya'nın Gururu" diye tezahüratta bulundu. Potamya'nın, Güneysu'nun Rumca ismi olduğu belirtildi. Erdoğan, hemşehrileri ile kısa süren sohbetin ardından Merkez Mahallesi'ndeki evine giderken, korumaları ve polis ekipleri, evinin bulunduğu yere (yamaca) basın mensuplarının çıkışını engelledi.

( Not: Potamya Rum köyüne Hemşin'den Ermeni göçü olduğu da söylenmektedir.)

 

ABD, IRAK'IN PARASINI HARCIYOR

ABD'nin, Irak'ın yeniden inşasının birinci yılında, kendi parasından daha çok Irak'ın parasını harcadığı bildirildi.

ABD Kongresi'nin bir raporuna göre, ülkenin yeniden yapılanmasında Amerikan fonlarından 3 milyar dolar harcanırken, Irak'ın parasından 8.3 milyar dolar harcandı.

Saddam Hüseyin sonrası Irak'taki yeniden inşa ve yardım çalışmaları için, Nisan ayı itibarıyla 58 milyar dolar ayrılmıştı. Bu miktarın 24 milyar doları Amerikan fonlarından, 13.6 milyar doları uluslararası yardımdan, 21 milyar doları da Irak'ın petrol gelirleri ve eski rejimin servetinden oluşuyordu.

Rapora göre, 24 milyarlık Amerikan fonlarından yalnızca 3 milyar doları harcanırken, Irak'ın gelirlerinden sağlanan paradan 8.3 milyar dolar sarf edildi.

 

BİNLERCE IRAKLI SALKIM BOMBALARIYLA CAN VERDİ

HRW, ABD Kongresi'ne "Pentagon'un salkım bombası talebini reddedin" çağrısı yaptı

ABD'deki İnsan Haklarını İzleme Örgütü (HRW), Kongre'den Savunma Bakanlığı'nın (Pentagon) binlerce salkım bombası alınması yolundaki talebini reddetmesini istedi.

Örgüt yetkilisi Bonnie Docherty, salkım bombalarının Irak savaşında binlerce masum sivilin ölmesine ya da yaralanmasına yol açtığını belirterek, ‘'ABD son savaşlardan ders çıkarmalı, sivillere böylesine zarar veren silahlar edinmekten vazgeçmeli'' dedi.

Docherty, salkım bombalarının hiç kullanılmaması gerektiğini, çünkü bunların çatışmalardan çok sonra da tehlike arz ettiğini vurguladı.

Pentagon, 2005 bütçe tasarısında salkım bombaları için milyonlarca dolar talip etmişti.

‘'Bomba içindeki bombacıklar'' olarak tanımlanan salkım bombaları havada patlıyor, bombacıklar geniş alana dağılıyor, bunlar da hedefe çarpınca infilak ediyor, ancak birçoğu da patlamadan kalıyor ve daha sonra siviller için tehlike meydana getiriyor

PİSKOPOSLARDAN BLAİR'E SUÇLAMA

İngiltere'de Canterbury ve York başpiskoposları, Başbakan Tony Blair'i, Irak'ta özellikle hapishanelerdeki insan hakları ihlalleri ve işkenceden sorumlu tuttu. Dr. Rowan Williams ve Dr. David Hope, Başbakan Blair'e yazdıkları mektupta, Blair'i Irak konusunda çifte standart uygulamakla suçlarken, hükümetin bütün güvenilirliğinin de Irak'taki ihlaller yüzünden tehlikede olduğu uyarısında bulundular.

Protestan kilisesinin en güçlü iki ismi tarafından kaleme alınan mektupta, ‘'Iraklı mahpuslarla ilgili olarak uluslararası yasaların belirgin biçimde ihlali ülkemize büyük zarar vermiştir. Çifte standartbatılı hükümetlerin bütün inanılırlığını ortadan kaldırmış, Irak'ta ve diğer Müslüman ülkelerde batıya olan güven sarsılmıştır'' denildi.

 

NATO'YA ASKER BASKISI

Zirvenin ardından ABD, kontrolü kaybettiği Afganistan'a asker gönderilmesi için bastırıyor

ABD'nin, Afganistan'a bir an önce takviye güç göndermeleri için NATO üyesi ülkelere baskı yaptığı bildirildi. Washington yönetiminden üst düzey bir yetkili, ABD'nin baskısıyla NATO ülkelerinin eylül ayında yapılacak seçimlerin güvenliğinin sağlanması için acilen takviye asker göndermeyi düşündüklerini söyledi.

Takviye askerlerin Afganistan'a gönderilmesi için daha fazlasını yapmaya çalışacaklarını söyleyen Amerikalı yetkili, ABD'nin, eylül ayındaki seçimlerden önce askerlerin erkenden konuşlanmasını istediğini ifade etti.

Girişimlerinin İstanbul'da yapılan NATO zirvesinden alınan karar doğrultusunda olduğunu söyleyen yetkili, askerlerin birkaç hafta içinde gönderilebileceğini, bunun için uğraştıklarını kaydetti. NATO'nun Afganistan'da halen 6500 askeri bulunuyor.

ABD 5600 eski askeri göreve çağrıyor

Irak ve Afganistan'da giderek daha çok yardıma ihtiyacı olan Amerikan ordusunun, emekli ya da terhis olmuş 5600 sivili aktif göreve çağırmaya hazırlandığı bildirildi.

Ordu yetkilileri, göreve çağrılan sivillerin, Irak ve Afganistan'da görevlendirilen ya da yakında gönderilecek yedek birliklerinde görev yapacağını söyledi.

Yetkililer, Körfez Savaşı'ndan bu yana ilk kez bu kadar çok sayıda silah altında olmayan kişinin gönüllü olmadan göreve çağrılmış olacağını kaydetti.

Bu kişilerin, Ulusal Muhafız ve yedeklerden farklı olarak düzenli şekilde eğitim görmediği ve göreve çağrılmadıkça para almadıkları belirtildi.

Lexington Enstitüsü'nden askeri uzman Dan Goure, Irak'ta önemli sayıda taarruz birliği bulundurmaları gerektiğinin anlaşılmasından sonra sivilleri askere çağırmanın kaçınılmaz olduğunu söyledi.

ABD Savunma Bakanlığı, geçen ilkbaharda Irak'taki asker sayısını 105 bine düşürmeyi planlıyordu, ancak artan direnişin artması üzerine bu sayı 140 bine çıktı.

AKP, ANADOLU'YU PEŞKEŞ Mİ ÇEKİYOR? 

ABD Ve İsrail'in Alışkanlık Haline Getirdiği Tatbikatlar Neyin Hazırlığı?

KONYA, 2. İNCİRLİK Mİ?

Geçtiğimiz günlerde İsrail ve Amerikan uçaklarıyla gerçekleştirilen Anadolu Kartalı tatbikatından sonra önümüzdeki günlerde bin 500 Amerikan ve İsrail askerinin yeni bir askeri tatbikat için Konya'ya geleceği öğrenildi. Konya'ya gelecek yabancı askerlerin kalması için aralarında Hilton'un da bulunduğu Konya'nın en büyük üç otelinin tatbikat boyunca kapatıldığı belirtiliyor. Bu kadar büyük miktarda askerin konuşlanacağı bir tatbikat için Meclis izni gerekip gerekmediği de bir başka tartışma konusu.

Konya, İncirlik mi oluyor?

Sözkonusu tatbikat özellikle Ortadoğu'da yaşanan gelişmeler nedeniyle bütün gözlerin üzerinde toplanmasına neden oluyor. Özellikle İsrail'in bu tatbikat içinde yer alması tepki çekiyor. Anadolu Kartalı tatbikatının NATO çerçevesinde yapıldığının iddia edilmesi, "NATO üyesi olmayan İsrail'in bu tatbikat içinde nasıl ve niçin yer aldığı?" sorusuna neden oluyor.

Birbiri ardına gerçekleşenen tatbikatlar Konya'daki Üçüncü Hava Jet Üssü'nün ikinci bir İncirlik haline geleceği iddialarını da gündeme taşıdı. Öte yandan çok sık tekrarlanan sözkonusu tatbikatların çevreye ve insan sağlığına etkileri de ciddi bir tartışma konusu halinde geldi. Tatbikata katılan yüzlerce uçağın çevreye bıraktığı gazlar ve tatbikatta kullanılan füze ve mermilerin çevresel faktörleri ciddi bir etki altında bıraktığı konuşuluyor.

Eylül ayı içerisindeki tatbikat için bölgeye gelecek yabancı askerlerin sayısı hukuki tartışmaları da beraberinde getirdi. Tatbikat yüzlerce askerin Konya'da konuşlanmasına neden olacağı için bunun tıpkı tezkerede olduğu gibi Meclis iznine tabi olması gerektiği belirtiliyor.

TACİZ DAVASI KİLİSE BATIRDI

ABD'de ilk kez, Katolik kilisesine bağlı bir başpiskoposluk iflasını ilan etti. Portland Başpiskoposluğu, kiliseye bağlı rahiplerin cinsel tacizine uğrayan kişilere tazminat ödeyecek gücünün kalmadığını açıkladı.

ABD'de daha pekçok piskoposluk, rahiplere yıllardır açılan tazminat davalarının ardından, malvarlıklarını satmak ya da iflas ilan etmek zorunda kalıyor.

Portland Başpiskoposluğu, bugüne dek, rahiplerin tacizine uğradığını söyleyen 130 kişinin açtığı davalarda 53 milyon dolar kaybetti.

Suçlamaların hedefi müteveffa Rahip Maurice Grammond'ın, 1980'li yıllarda 50'den fazla çocuğa tacizde bulunduğu öne sürülüyor. Çok sayıda başvuru ise sırada bekliyor.

Ahlak ve maneviyatı koruyacak kurumların bile böylesine yozlaştığı bir BATI medeniyetinden medet umanlar, batmakta olan gemiye binmek için can atan ahmaklardır.

BİRLİK OLMAZSAK IRAK GİBİ OLURUZ

İslam ülkeleri arasındaki işbirliğinin zorunlu ve kaçınılmaz olduğunu söyleyen Malezya eski Başbakanı Mahattir Muhammed, "Irak ve Afganistan ile aynı kaderi paylaşmak istemiyoruz. Öyleyse aramızdaki diyaloğu artırmalıyız. İsrail'in Filistin'de yaptığı katliamlar korkunç boyuttadır. Ancak ABD yönetimi ve Avrupa Birliği bu konuda önemli tek kelime etmiyorlar" diyerek Batı'yı eleştirdi.

ÜRDÜN'E DÜĞÜN DAVETİYESİ

Başbakan Recep T. Erdoğan kızının düğün davetiyesini Amerika ve İngiltere'nin kuklası Kral Abdullah'a götürüp elden vermek üzere, devletin uçağıyla ve de hanımıyla Ürdün'e gidip geldi.

Özal'ı da ailesi ve bu tür ilişkileri bitirmişti.

 

İZAN VE VİCDAN

Meclis adalet Komisyonunda, T.C.K'nın değişmesi görüşmelerinde "eğitim hakkına engel olanların 1. yıl'a kadar cezalandırılması" teklifi, başörtüsüne geçit vermeye yönelik diye ve üstelik AKP'li Cemil Çiçek ve diğer Milletvekillerinin aleyhte oy vermesiyle reddedildi...

Hala AKP'de samimiyet arayanlar, izan ve vicdan ayarlarını teste tabi tutsunlar!

 

"SESAR" DAN SIZINTILAR

 

DURUM

Tayyip Erdoğan'ın görünürde İsrail'e karşı söylemini sertleştirirken, arka planda İsrail'i kınama kararını görüşen TBMM'de AKP'li milletvekillerini "duygusal olmamaları" yönünde uyararak, İsrail'i kınayan kararın geçmesini önlemesi

YORUM

Devlet yapısı içinde İsrail'le koalisyonu savunanlar ile İsrail karşıtlarının arasındaki güç savaşının belirtilerinin siyasete yansıdığını

Taban baskısının artması ile birlikte, AKP liderinin "tazıya tut, tavşana kovala" politikası izlemeye başladığını gösteriyor!

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

DURUM

Hükümetin yeni bir "Vergi İdaresi Başkanlığı Yasası" ile gelir toplama yapısını parçalayarak, defterdarlıkları ortadan kaldırması ve bölge vergi dairelerini kurarak, maliye bünyesindeki gelirler kontrolörlerini kaldırması

YORUM

Türkiye'yi eyaletlere bölme planını önce ekonomik damarlar üzerinden ilerletmenin; DPT'yi bölgesel kalkınma idareleri olarak bölme politikasından sonra yeni bir boyut kazandığını gösteriyor.

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

DURUM

a-Bu sene Bilderberg'e Türkiye'den Kemal Derviş, Mustafa Koç, Ali Babacan ve Hasan Cemal'in katılacak olması

b-Toplantının konusunun Irak ve Ortadoğu'daki gelişmeler ile ABD Başkanlık seçimleri olarak belirlenmesi

YORUM

a-Hasan Cemal'in, Irak savaşı sırasında küresel hegemonlarla pararel çizgisinin ödülünü aldığını

b-Ali Babacan'ın AKP iktidarının en sessiz ve derinden bakanlarından biri olduğunu

  • ABD Başkanlık seçimleri ile birlikte, Ortadoğu üzerinden oynanan oyun üzerinde büyük değişiklikler beklenmemesi gerektiğini gösteriyor.

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

DURUM

Terhis olan askerlere bir senelik kondom dağıtalacağı nın proje olarak GATA Komutanı tarafından açıklanması

YORUM

  • Türk Silahlı Kuvvetleri'nin gündem yaratma ve imajı konusunda kontrolü tamamen kaybettiğini
  • TSK'nın ülke adına güvenlik ve strateji üretme kapasitesinin toplum nezdinde sorgulanmaya başladığını
  • TSK'daki bazı unsurların Türk nüfusunun üreme yeteneğini sınırlama konusunda azimli olduğunu gösteriyor.

----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

DURUM

a-Mardin'deki yeniden yapılanma çalışmaları ile birlikte, 200 bin süryaninin çoğunun Mardin'e geri dönmeye hazırlandığı haberlerinin çıkması

b-Süryani'lerin Midyat'ın köylerinde villa tipi taş evler kurmaya başlaması ve şimdiden bir Yezidi köyünün kurulması

c-AKP'li başkan Şeyhmus Dinçel'in 1932 yılında mekanı Mardin'den Şam'a nakledilen Süryani patrikhanesinin yeniden Mardin'e dönmesi için kulis yapması

d-Can Dündar'ın yazılarında Mardin'den Anadolu'nun Kudüs'ü diye söz etmesi

YORUM

a-İstanbul'dan sonra Türkiye'nin yeni Kudüs'ü olarak Mardin'in belirlendiğini

b-ABD askerlerinin zamanında Mardin'e boşu boşuna konuşlanmadıklarını

c-"Kültürel çeşitlilik" politikalarının Türkiye'yi parçalama siyasetinde temel silah olarak kullanımının yaygınlaşacağını

d-Yurtdışındaki Süryani diasporanın Türk siyasi hayatına kaynak aktarımının artacağını gösteriyor.

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

DURUM

  • Erdoğan'ın Batı Trakya ziyaretinde, Türklere Yunanistan'a daha fazla asimile olma öğüdü vermesi, "Müslüman azınlık" sözünü hiç kullanmaması ve "Siz Yunanistan'ın vatandaşısınız. Yunanistan'ın gelişmesi için çalışın" buyurması

YORUM

  • Tayyip Erdoğan'ın sözkonusu Anadolu toprakları olunda, kültürel ayrışmayı; sözkonusu diğer ülkelerin toprakları ve bu topraklardaki Türk unsurlar olunca "kaynaşmayı/bütünleşmeyi" savunduğunu gösteriyor.

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

DURUM

  • Erdoğan'ın zamanında memleketi Güneysu'ya yaptığı ziyaret sırasında, kendisini Güneysu'nun Rumca adı , "Potamya'ya Hoşgeldiniz" pankartı ile karşılayanlara hiç bir tepki vermemesi

YORUM

  • Erdoğan'ın Rumlarla arasında özel bir hüsniyet olduğunun ve bunun köklerinin Rize'de aranması gerektiğini gösteriyor.

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

DURUM

  • Gürcistan Devlet Başkanı Mikhail Şaakaşvili'nin ; Acaristan konusunda geçen hafta yaşanan gerginlikten iki tarafı sorumlu tutan Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Walter Schwimmer'i; "Yüksek maaşlı ve küstah Avrupa bürokrasisi bize akıl veremez" sözleri ile ağır bir şekilde eleştirmesi, ama Türkiye Dışişleri Bakanı Abdullah Gül ve TBMM Başkanı Arınç'ın; Leyla Zana'yı kendisine dava edinmiş olan Avrupalı Parlamenter Claudia Roth'u ağırlayıp, Arınç'ın Roth'a Meclis Madalyası vermesi

YORUM

  • "Şahsiyet" ve "Özgüven"'in, bir ülkenin ekonomik ve siyasi büyüklüğünden bağımsız faktörler olduğunu, ülkeleri kimliksiz liderlerin belaya soktuğunu gösteriyor.

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

DURUM

  • Ordu mensuplarına yönelik yayın yapan, tüm askeri tesislerde satılan ve sahibinin bir sivil olduğu belirtilen "The Army, Navy, Air Force and Marine Times" isimli gazetenin başyazısında Rumsfeld ve ABD Genelkurmay Başkanı Richard Myers'ın Irak'taki durum ve gelişmeler nedeni ile suçlanması

YORUM

  • ABD Genelkurmayında da diğer genelkurmaylar gibi yöntemler konusunda ciddi ayrışma yaşandığını gösteriyor.

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

DURUM

  • Daily Telegraph'ın özgürlükçü muhafazakar çizgisi içinde, İngiltere'nin AB karşısında ulusal kimliğini koruması çizgisini savunması ve Avrupa Anayasası'nı "tiranlık girişimi" olarak algılanması

YORUM

  • AB'nin toplumsal, ekonomik ve politik standartlarının İsrail'in işini zorlaştırdığını, bu sebeple Musevilerin AB basınındaki ağırlığını yeniden gözden geçirdiklerini gösteriyor.

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

DURUM

a-ABD'nin Afganistan'a Türk askeri talebini NATO kılıfına sokmaya niyetlenmesi

b-Gazetelerde; NATO ABD'nin Afganistan'a asker talebini cevaplamaya karar verirse, Türkiye'nin buna hayır diyemeyeceğinin vurgulanmaya başlanması

YORUM

a-NATO türevi yapıların, kafalarında verdikleri kararı toplumsal vicdana yedirmek için şimdiden medyatik sızdırmalar yapmaya başladığını

b-Orduyu bir şeye ikna etmenin en kısa yolunun NATO olduğunu gösteriyor.

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

DURUM

  • ABD'ye giden üç üyelerinin, ABD girişinde sorgusuz sualsiz 18 saat elleri kelepçeli olarak tutulmasını ABD büyükelçiliğine şikayet eden Ankara Ticaret Odası'na, ABD Büyükelçiliği'nin "Bu iş, sizi, Ankara Ticaret Odası'nı ilgilendirmez" şeklinde cevap vermesi

YORUM

  • ABD Büyükelçiliği'nin, küstahlığın boyutu konusunda her gün alanını daha fazla genişlettiğini
  • Türkiye Cumhuriyeti devleti bünyesinde hiç bir kurumun ABD Büyükelçiliğine haddini bildirecek basirete sahip olmadığını
  • Her şey için bayrak açan Sinan Aygün'ün bu olayı görmezden gelerek profilini düşürdüğünü gösteriyor.

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

 

DURUM

  • Baykal'ın İzmir'de gerçekleştirilen 4. İktisat Kongresi'nde AKP hükümetine karşı yönelttiği ve ekonomideki göstergelerle oynandığı, mali sisteme giren 5.1 milyar dolarlık kaynağı belirsiz paranın 2004'ü kurtarmaya yetmeyeceği ve Türkiye'nin dış borçlarının yeniden yapılandırılması gerektiği gibi sözlerinin medyada es geçilmesi

YORUM

  • Türkiye'de ekonomik akışların kaynağı belirsiz para ile ayakta tutulduğu gerçeğinin medya tarafından bloke edildiğini
  • Türk medyasının arkasındaki odakların bu "kayıtdışı" para trafiğinden gerekli payları aldıklarını
  • Baykal'ın sözlerinin arkasındaki gerçeğin ayrıntılarına hakim olmak için, son zamanlarda ciddi reklam ve altyapı yatırımlarına girişen gruplara bakılması gerektiğini gösteriyor.

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

DURUM

  • AKP milletvekillerine ders veren iletişim uzmanı Şerif İzgören'in milletvekillerine iyi bir lider olabilmek için "MOSSAD" yöntemi ile çalışmalarını önermesi

YORUM

  • MOSSAD'ın AKP'nin sadece rantsal değil, düşünsel altyapısına da sızmaya başladığını gösteriyor.

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

DURUM

a-Zaman gazetesi ana sayfadan Körfez'deki iki kılavuz kaptanlık hizmeti veren şirketin çekişmesinin Körfez'de ciddi risk yarattığını duyurması.

b-Aynı haberin, ana sayfadan Zaman dışında sadece bir tek Milliyet tarafından görülmesi

YORUM

  • Aydın Doğan ile Fettullah Gülen arasında deniz üzerinden elde edilecek rantlar konusunda bir işbirliği köprüsünün oluştuğunu gösteriyor.

 

AKP- PATRİK ORTAKLIĞI

İşte madde madde 5  aşamalı ihanet plan

  • Birinci Aşama: Türkiye Cumhuriyeti Kanunlarının vesayetinden ve engellemelerinden patrikhanenin kurtarılması
  • İkinci Aşama: ‘Suriçi İstanbul'un Patrikhane'nin Ekümenlik sıfatı altında eski Konstantinople olarak yeniden ihyası
  • Üçüncü Aşama: Hıristiyan ülkelerin İstanbul'da dini ateşelikler açması
  • Dördüncü Aşama: BM, AB ve UNESCO gibi uluslararası kuruluşların surlar içindeki tarihi Konstantinople'nin ‘Açık Şehir' haline getirilerek o bölgedeTürkiye'nin hükümranlık hakkını kaldırıp özerklik tanınması tartışmaya açmaları
  • Beşinci Aşama: Vatikan'ın benzeri Ekümen (Bizans) ın resmen kurulması ve B.M tanınması.

KAMU YÖNETİMİ YASASI KABUL EDİLDİ

Kamu Yönetiminin Temel İlkeleri ve Yeniden Yapılandırılması Hakkındaki Yasa TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi. Yasayla, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü kaldırılıyor, devlet bakanlığı sayısı 20'den 8'e indiriliyor. Başbakana yardımcı olmak ve bakanlıklar arasında koordinasyonu sağlamak üzere en çok 3 başbakan yardımcısı görevlendirilebilecek. Yasanın çıkması bir çok soruyu da beraberinde getirdi. Sözkonusu yasaya göre, Sağlık, Kültür ve Turizm, Çevre ve Orman, Tarım ve Köyişleri, Sanayi ve Ticaret ile Bayındırlık ve İskan Bakanlıklarının taşra teşkilatları, malları ve kadroları belediye sınırları içinde belediyelere, sınırlar dışında il özel idarelerine devredilecek. Taşra teşkilatı devredilen kamu kurum ve kuruluşlarının personelinden ihtiyaç fazlası, bulundukları ilin valisi tarafından o ildeki mahalli idareler ya da kamu kurum ve kuruluşlarında durumlarına uygun kadrolara atanacak.

Yasayla, kamuda geleneksel denetim uygulamaları da değiştirildi. Denetimin amacı yeniden belirlenirken, denetimde rehberlik, eğitim ve danışmanlık yaklaşımı öne çıkartıldı. Denetim kapsamına "performans denetimi"ni de ekleyen yasa, bu çerçevede yönetimin bütün kademelerinde gerçekleştirilen faaliyet ve programların planlanmasını, uygulanmasını ve kontrolü aşamalarında ekonomikliğin, verimliliğin ve etkililiğin denetlenmesini hükme bağlanıyor.

Yasa ile birlikte, iç denetimi, kamu kurum ve kuruluşlarının kendi yöneticileri ve kurumun üst yöneticisinin görevlendireceği denetim elemanları yapacak. Merkezi idareye dahil kurul ve kuruluşlarla il özel idareleri, belediyeler ve bunlara bağlı kuruluşlar ve mahalli idare birliklerinin dış denetimi, yasayla belirlenecek esaslar çerçevesinde Sayıştay tarafından yapılacak veya yaptırılacak. Her ilde, yerel idareler ve bunlara bağlı kuruluşlar ile bu idareler tarafından kurulan birlik ve işletmelerin, kurum dışı gerçek ve tüzel kişilerle ilgili işlem ve eylemlerinden kaynaklanan anlaşmazlıkların çözümüne yardımcı olmak için "halk denetçisi" seçilecek!*

Atatükçüler, Ülkücüler ve Vatanseverler nerdesiniz?

ECEVİT: "40 TRİLYON İÇİN BAŞKAN OLMAK İSTEYENLER VAR!"

Demokratik Sol Parti (DSP) Genel Başkanı Bülent Ecevit, partinin kasasında 40 trilyon liradan fazla para olduğu ve bazı kişilerin bunun için Genel Başkan olmak istedikleri iddialarını doğrulayarak parti içinde bunun için hareket eden bazı partililerin olduğunu söyledi. Ecevit, Genel Başkanlık için veliaht bırakmadığını ve herhangi bir dayatmanın söz konusu olmadığını söyleyerek "Ben sadece kişisel kanaatimi açıkladım, bunu kimse yadırgayamaz" dedi.

Bir ara "Milli Görüş'ün kökünü kurutmalıyız" diyen Ecevit'in kendisinin ve partisinin kökü kurudu.

Şimdi nereden ve nasıl kazanıldığı belli olmayan bu 40 trilyon için kapışıyorlar.

 

BÜYÜKŞEHİRLERİN SINIRI GENİŞLEDİ

Yerel yönetim reformu paketi içinde yer alan "Büyükşehir Belediyeleri Yasa Tasarısı", TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi. Yasayla İstanbul ve Kocaeli il sınırının tümü büyükşehir belediye sınırına alındı.

ANKARA - Yerel yönetim reformu paketi içinde yer alan "Büyükşehir Belediyeleri Yasa Tasarısı", TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi. Yasayla İstanbul ve Kocaeli il sınırının tümü büyükşehir belediye sınırına alındı.

Yasaya göre, büyükşehir belediyesi kurulabilmesi için 750 bin nüfus ve en az 3 ilçe veya ilk kademe belediyesi içerme koşulu getirildi. Büyükşehir belediyesi kendisi tarafından yapılan ve işletilen yerleri ruhsat vererek denetleyebilecek.

TEPKİ

AKP Ankara Milletvekili Ersönmez Yarbay İstanbul ve Kocaeli il sınırlarının büyükşehir belediye sınırı sayılmasına ilişkin maddenin yasadan çıkarılmasını isteyerek, bu maddenin "Türkiye'nin bölünmesine yol açacağı" uyarısında bulundu.

AKSU: YARBAY'IN ELEŞTİRİLERİNE KATILMIYORUM

İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu, Bu değişikliğin tarihe geçeceğini ifade ederek belediyelerin demokrasinin okulu olacağın bildirdi. Türk belediyelerinin bir ekol olacağını belirten Aksu, bu durumun diğer ülkelere de örnek olacağını ifade etti. Aksu, AKP'li Ersönmez Yarbay'ın endişelerine katılmadığını da belirterek, Büyükşehirlerin, modern metropol kentlere doğru bir adım olduğunu söyledi.

Eh, Yalova Bursa'yı da karıştırırsanız Bizans ortaya çıkar!..

Mahkeme kararına rağmen İsrail, duvarı yapmaya devam ediyor

AMERİKA-İSRAİL ELELE...

İsrail, Lahey Uluslararası Adalet Divanı'nın, Batı Şeria'daki inşa edilen güvenlik duvarının yasadışı olduğu ve yıkılması gerektiği yönündeki kararını kınadı.

Kararı kınayan İsrailli yetkililer, "masum vatandaşlarını korumanın hakları ve görevleri olduğunu" bildirdi.

İsrail Dışişleri Bakanı Silvan Şalom, Associated Press ajansına verdiği demeçte, güvenlik etmenlerinin binlerce Filistinlinin olası rahatsızlığını bertaraf ettiğini yineledi. Şalom, "Güvenlik duvarını inşa etmeye devam edeceğiz çünkü İsrail halkının güvenliğini sağlıyor. 20 bin terörist saldırısından sonra başka seçeneğimiz yok" dedi.

İsrail eski başbakanı Binyamin Netanyahu ise Lahey Adalet Divanı'nın "sınırı aştığını" savunarak, "Hiçbir uluslararası mahkeme bir ülkeye teröristlere karşı vatandaşlarını savunmamasını söyleyemez. Bu kabul edilemez. Bu hukukun, adaletin ve gerçeğin kötü bir taklidi" dedi.

ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell da Adalet Divanı'nın kararını ve karara ilişkin İsrail dahil bütün dünyadan gelen tepkinin ayrıntılı biçimde inceleyeceğini belirterek, İsrail'in bu duvar inşası sayesinde terörist saldırıların sayısını azaltmayı başardığına dikkati çekti.

 

DİL BİLMEYEN RECEP TAYYİB'İN ANLATIM BECERİSİ.

Mehmet Barlas, "Erdoğan dil bilmeden yabancılarla nasıl yakın ilişki kuruyor" diye soruyor ve yine, sorusunun cevabını kendisi veriyor.

Sayın Barlas, Japonya seyahati sırasında başından geçen bir olayı anlatıp o olaydan yola çıkarak sorusunun cevabını veriyor. Aynı olaydan yola çıkarak, bir cevap da ben vermek istiyorum.

Önce olay: Barlas, Japonya seyahati sırasında dev şirketlerden birinin ihracaat müdürü ile tanışır. Müdür, çok kötü ve zor anlaşılır bir İngilizce kullanıyordur.

Barlas bu duruma şaşırıp sorar: "En büyük ihracaatınızı Amerika'ya yapıyorsunuz. Bu İngilizce ile milyarlarca dolarlık satışı nasıl başarıyorsunuz?"

Japon'un cevabı şöyledir: "Eğer malınız kaliteli, fiyatınız ucuz ise ve söz verdiğiniz zamanda malınızı teslim ediyorsanız, bir sorun çıkmıyor..."

Japon'un bu cevabından, Sayın Barlas'ın anladığını anlamam zor. Ben şunu anlıyorum: Erdoğan'ın pazarladığı mallar gerçekten de çok kaliteli: Kıbrıs adası, Ruhban okulu, Avrupa Birliğine girmek için verilen hayati tavizler, İslam Birliği'nin gereksiz olduğunu söylemek vs vs. Ve fiyatımız çok ucuz: Küçük bir kredi ya da göz kırpma karşılığında, yapamayacağımız işlerin sayısı çok az. Ayrıca halka karşı değil ama, özellikle Amerika ve Avrupa'ya karşı verilen sözler de, tam zamanında yerine getiriliyor... (İ. Tenekeci)

Şimdi, bütün nedenlerden sonra, Sayın Erdoğan yabancılarla anlaşmasın da, kimlerle anlaşsın?

 

ŞOVUN FATURASI: AKP RAYDAN ÇIKTI!

Recep T. Erdoğan'ın şov merakı yüzünden, 120 yıllık demiryolu raylarında, hızlı tren seferi başlatması üzerine meydana gelen Bilecik-Mekece faciasında 40 ölü 80 yaralı ile sonuçlandı.

Aslında hızlı tren değil, akılsız yetkililer ve hükümet raydan çıktı.

Bu "siyon" güçlere piyon hükümet, vaktinde bırakıp çekilmesini beceremezse, kendilerinin de, milletin de başına daha çok dertler açacaktır !..

MASON KONUŞTU, MAYASINI KUSTU !

Emekli Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel gündemden düşmemek için ara ara gündem maddelerini değerlendirmeye devam ediyor. Senelerce " Nurlu Süleyman " sıfatıyla bazı cemaatlerin oyunu alan ancak aynı kesimlerin başörtülü çocuklarının okuma haklarını elinden alınmasına göz yuman Demirel, "Türk kadınının Anadolu'da büyük kısmının başın bağlı olması, türbana hak vermiyor. Türban savunucuları bundan yararlanıyorlar. Bu yanlış demiş !

 

AKP'LİLERDE CAMİ YIKMA FURYASI

Bir daha halkım karşısına çıkmayacakmış gibi, sandığa gitmeyecekmiş gibi icraatlarına imza atan bazı AKP'li belediye başkanları, medyada görünmenin yolunun camilerle uğraşmak olduğuna kanaat getirmiş anlaşılan. Denizli'de Honaz ilçesinin AKP'li belediye başkanı Turgut DEVECİOĞLU  da  kiliseden camiye dönüştürülen Hisar Camii'ni yeniden kiliseye dönüştürme kararı aldı. Camiyle uğraşanın medyatik olduğu yönündeki düşünce korkarız AKP'li belediyeler arasında furya halini alacak... Çünkü AKP, bütün Anadolu'yu Hristiyanlaştıracak.

İSRAİL'İN GÖZÜ ÖZELLEŞTİRMEDE

Türkiye - İsrail arasında Ankara'da estirilmeye çalışılan kriz havasına rağmen Tarım Bakanı Sami Güçlü, İsrail Başbakan Yardımcısı Sanayi ve Ticaret Bakanı Ehud Olmert'le yaptığı görüşmesinde sıcak mesajlar verdi. "Hükümetimiz, Türkiye-İsrail ilişkilerini, bölge ülkelerine örnek teşkil edecek bir seviyeye ulaştırmak için gerekli her türlü tedbiri almak ve uygulamak kararlığındadır" diyen Güçlü, Manavgat suyunun İsraile'e satılmasına yönelik anlaşmaların da kısa zamanda tamamlanacağından kuşku duymadığını kaydetti.  Recep T. Erdoğan'ın Siyonist Olmert'le görüşmemesi ise sadece iç politikaya yönelik bir mesajdır ve İsrail'e verilen tavizleri gizleyen bir kamuflajdır.

YUNANİSTAN'IN BİR AYAĞI PATRİKHANE'DE

Türkiye'yi ziyaret eden Yunanlı bütün devlet adamları ilk iş  olarak Fener Rum Patrikhanesine gidiyor. Yunanistan kamu düzeni bakanı Yorgos Vulgarakis de dün Patrikhaneyi ziyaret ederek Bartholomeos'un elini öptü.

İç işleri  bakanı Aksu'nun konuğu olarak Türkiyede bulunan Vulgarakis, ilk olarak Patrikhanedeki Aya Yorgi Kilisesini gezdi. Kiliseye girişinde mum yakan Vulgarakis, görevlilerden de kilise hakkında bilgi aldı. Başbakan Recet T. Erdoğan'ın  Yunanlı " Ortak " ları Türkiyenin altını oymaya devam ediyor.

KATİL BAŞBAKAN VE KİRALIK BAŞGARDİYAN!

 

Irak başbakanı İyad Allavi'nin, Bağdat merkez karakolunda, kelepçeli ve gözleri bağlı 6 tutukluyu, kafalarına birer kez ateş ederek kurşuna dizdi. Irakta her gün  can alan bombalı saldırılar, son günlerde İyad Allavi'nin başkanlığındaki hükümet görevlilerine yöneldi.  Bağdat'ta dün sabah, Adalet bakanı Malik Doghan El Hasan'ın konvoyunu hedef alan saldırıda 7 kişi öldü. Bakan El Hasan yara almadan kurtuldu. İddiayı, Avusturalyanın en öenmli iki gazetesi The Age Ve Sidney Morning Herald dün manşetten duyurdu. Habere göre infaz şöyle gerçekleşti: Allavi Amerikalılardan yönetimi devralmadan iki gün önce, Irak geçici yönetimin  lideri sıfatıyla karakolu ziyaret etti. Yanında 10 Iraklı polis yetkilisi ile kendisini korumakla görevli 4 Amerikalı vardı. Iraklı tutukluları duvarın dibine dizdirdi.

Tabancasının çekti ve elleri kelepçeli, gözleri bağlı 6 Iraklının kafalarına birer el ateş etti. Irakın CIA patentli geçici başbakanı Dr. İyad Allaviyi tanıyanlar CIA operasyonlarından tanıdıkları Allavi için bu davranışın " normal " olduğunu ifade ediyorlar..

 



[1] 24-26 Haziran 2004 / Akşam / Ş. Süter

Ufuk EFE -
Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız Heyecan

Bu yazarin diger makaleleri

       ABD, Pakistan'ı parçalama hazırlığındaydı! Pakistan’da, bir yandan Amerikan jetleri ve...
Devami
  Erdoğan’ın Sığındığı: AB, ABD VE NATO DAĞILMAKTAYDI          Sn. Erdoğan, ta başından...
Devami
  Sn. Erdoğan’ın Amacı Milli Bir Anayasa Yapmak mıydı; YOKSA MİLLETİ AVUTUP...
Devami
  Erdoğan İktidarıyla İlgili: YENİ SORULARIMIZ VE 10 YIL ÖNCEKİ UYARILARIMIZ          Merkez Bankası’ndan Dağıtılan...
Devami
Diyarbakır’da aralarında Osman Baydemir’in de olduğu BDP’li belediye başkanları ve...
Devami
  Laçin ilçesi Narlı beldesinde, okula türbanıyla giden bir öğretmenle...
Devami

Makale Paylaşım Sayısı: 4418

Yorum ekle

Yazdığınız her yorumla birlikte IP adresinizin kayıt edildiğini ve Türkiye Cumhuriyeti hukuk kurallarına aykırı, iftira ve genel ahlaka aykırı tarzda yorumlarınızdan hukuken ve vicdanen sorumlu tutulacağınızı tekrar hatırlatırız...


Güvenlik kodu
Yenile

SON YORUMLAR