ARAMA

Toplam Ziyaretçilerimiz

mod_vvisit_counterBugün1746
mod_vvisit_counterDün3200
mod_vvisit_counterBu Hafta4946
mod_vvisit_counterGeçen hafta24224
mod_vvisit_counterBu Ay106284
mod_vvisit_counterGeçen Ay119131
mod_vvisit_counterŞu Ana Kadar17863131

IP'niz: 3.215.79.116
Bugün: 22 Haz 2021

Bu Ana Kadar Okunan

Sayfa Gösterimi : 12611351

YENİ ÇIKAN KİTAPLAR

AA 150X
KT 150X
IY 150X
EIA 150X
 ADIL DUZEN 150x
erbakan devrimi 15b 160
 
bizim ataturk 17b 160
 
hilalhac
 
baskan160
 
siyaset strj 160
 
sistem tahlili 160
 
 darbe 160
 
 
 

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

 

 

Reklam
Reklam
Reklam

AKP'NİN VE KİRLİ CEPHENİN YAŞ HEZİMETİ

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 5
ZayıfMükemmel 

Milli Çözüm Dergimizde, ta başından beri cesaretli ve haysiyetli tavrından dolayı Org. Büyükanıt Paşa’ya sahip çıktık. Dış güçlerin, yerli işbirlikçilerin ve hıyanet şebekelerinin bütün oyunlarının bozulması ve Büyükanıt Paşanın, şu kritik ve kaotik dönemde, Genel Kurmay Başkanlığına atanması ile biz de milli bir mutluluk yaşadık…

Değerli ve yürekli aydınlarımızdan İsrafil Kumbasar’ın şu yazısı da duygularımıza aynen tercüman olmaktadır:

“Şemdinli’de devlete karşı isyan provalarının yapıldığı günlerde, Orgeneral Yaşar Büyükanıt’a karşı başlatılan ‘karalama’ kampanyası üzerine kaleme aldığımız “Brüksel’deki ilahlar, Büyükanıt Paşa’yı niçin kurban seçti?” başlıklı yazının giriş bölümünde aynen şöyle diyorduk:

Allah kısmet ederse, önümüzdeki ağustos ayı içerisinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök emekli olacak, yerine Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt geçecek!..

Tabii, önünü kesmek için ‘seferberlik’ ilan eden ‘şer cephesi’ galip gelmezse eğer!..

Zira, ‘Brüksel’deki ilahlar, ‘Ankara’daki aciz kullar ve ‘Kandil Dağı’ndaki bölücüler, el ele vermiş, Paşa’nın önünü kesmek istiyorlar!..

Şemdinli olaylarından önce hazırlanan bir askeri istihbarat raporunda, “30 Ağustos yaklaşırken Orgeneral Büyükanıt ile ilgili çok yönlü karalama kampanyası başlatılacak.” deniyordu!..

Paşa’nın Genelkurmay Başkanlığı koltuğuna oturmasını ‘öncelikli tehdit’ kapsamında değerlendirenler, sırf onu karalamak için ‘Sanalevren’de (internet) ‘kişiye özel’ siteler kurmuşlardı!..

Paşa’nın ‘Sabatayist’ olduğu, Aziz Yıldırım’dan ‘hediye ev’ aldığı, ‘prostat kanseri’ olup ilaçlarını eşine aldırdığı yolunda yalanlar üretiyorlardı!..

Derken, iktidarın ‘akıl hocalığını’ yapan Korkut Özal’ın açıklamaları gündeme oturdu!..

Ardından, ‘Şemdinli olayları’ patlak verdi!..

Van Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianameye Paşa’nın adının da karıştırılması, ‘fotoğrafı’ daha da netleştirdi!..

Şemdinli sadece bir başlangıçtı!..

‘Karalama’ kampanyası, her geçen gün dozunu biraz daha artırarak devam etti!.. Özellikle Danıştay saldırısının ardından ‘yeni bir boyut’ kazandı!..

Saldırganı ‘vatansever kesim’ ile irtibatlandırmaya kalkışan iktidar mensupları, Paşa’nın ülkeyi darbe ortamına sürüklemek için ‘çeteleşmeye’ gittiğini ima etmeye başladılar!..

Son zamanlarda işi daha azıtan iftiracılar, ‘yeni yalanlar’ ile bezedikleri sayfalar dolusu metinler hazırlayarak, ‘Genç Subaylar’ imzası ile sanalevrendeki bütün adreslere postaladılar!..

Nihayet, cep telefonlarına, şu tür mesajlar yağdırmaya başladılar;

- “Büyükanıt Yahudi’dir, yolsuzluk yapmıştır, batık bankalarda bir trilyon parası vardı.”

Ama, kurulan tezgah sonunda çöktü!..

‘Ordu’nun derinliklerinde yükselen dalga karşısında paniğe kapılan Tayyip Erdoğan, YAŞ toplantısı arifesinde Paşa’nın Genelkurmay Başkanlığı’na atanması ile ilgili hazırlanan kararnameyi, önce kendisi ‘tıpış tıpış’ imzaladı, sonra bakanlarına da birer birer imzalattı, ardından ne olur ne olmaz diye ‘elden’ Çankaya Köşkü’ne gönderdi!..

Ve Paşa, bütün engelleri aşarak zirveye oturdu!..

Türkiye Cumhuriyeti’nin ‘bağımsızlığını’ ve ‘egemenliğini’ Avrupa Birliği emperyalizmine devretmek için adeta ‘seferberlik’ ilan eden AKP hükümeti ile ‘bir hayli uyum içerisinde’ çalışması yüzünden sık sık eleştirilere neden olan Hilmi Özkök Bey, Merkez Orduevi’nde karşılaştığı Orgeneral Yaşar Büyükanıt için şöyle diyordu:

- “Görevi mutluluk ve gururla devrediyorum. Büyükanıt, beni fersah fersah geçecektir.”

Aynı saatlerde, uluslararası haber ajansları, Büyükanıt’ın atama haberini şöyle duyuruyorlardı:

- “Şahin general, Türk ordu komutanı oldu”

Acaba Hilmi Bey mi doğru söylüyordu, yoksa uluslarası ajanslar mı?..

Zannedersem Paşa hakkında hüküm vermek için henüz biraz erken!..

Zira insanlar, dışarıdan başka konuşuyor, ama ‘koltuğa’ oturunca, başka türlü davranıyorlar!..

İnşallah Paşa, selefi Hilmi Bey’i örnek almaz!..

İnşallah, ‘kendisinden çok şey bekleyenlerin’ yüzünü kara çıkarıp, ülke meseleleri karşısındaki tutumu ile Hilmi Bey’i ‘fersah fersah’ geçmez!..

İnşallah, ‘irtica’ konusunda aslanlar gibi gürleyip, Avrupa Birliği, Kıbrıs, Ege, Kuzey Irak, PKK gibi meselelerde topu ‘taca atmaya’ kalkışmaz!..

Paşa’ya karşı yürütülen karalama kampanyasına karşı ilk tepki veren kişilerden birisi biz olmuştuk!..

Atacağı herhangi bir ‘yanlış adım’ karşısında, ‘büyük bir anıt’ gibi karşısına dikilen ilk kişilerden birisi de yine biz olacağız!..

Bu böyle biline!..”

Genelkurmay Başkanı Org. Yaşar Büyükanıt

Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Orgeneral Yaşar Büyükanıt’ın 30 Ağustos 2006’dan geçerli olmak üzere Genelkurmay Başkanlığı’na atanmasına ilişkin Bakanlar Kurulu Kararı’nı imzaladı. Açıklama, Yüksek Askeri Şura öncesi kukla hükümet devre dışı bırakılarak Cumhurbaşkanlığı Basın Merkez’inden yapıldı. 30 Ağustos 2006 itibariyle emekliye ayrılacak Orgeneral Hilmi Özkök’ün yerine Genelkurmay Başkanlığı görevine atandığı açıklanan Büyükanıt, halen Kara Kuvvetleri Komutanlığı koltuğunda oturmaktaydı!

Siyonist İsrail’in güdümündeki kahpe Amerikan’ın ve işbirlikçi iktidarın, önünü kesmek ve G.K. Başkanlığını engellemek için gösterdiği bütün gayretler böylece boşa çıkarıldı… Şimdi Recep T. Erdoğan “Büyükanıt Paşa’yı biz istedik” demeye başladı. Bu tutarsız tavırlar bize:

“Ucuz kahramanlar, alamadığını bağışlarmış!” sözünü hatırlattı.

Güdümlü Hükümet Değiliz

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Orgeneral Yaşar Büyükanıt’ın Genelkurmay Başkanlığı’na atanması ile ilgili bilinmeyenlere ve yaşanan tartışmalara açıklık getirdi. Erdoğan, atamanın Yüksek Askeri Şura’dan önce gerçekleşmesini, Cumhurbaşkanı’nın istediği yönündeki haberlere sert tepki gösterdi.

“Biz güdümlü bir hükümet değiliz, yetkiyi yasaların verdiği sınırlar içinde kullanırız” diyen Başbakan, Cumhurbaşkanı Sezer’in Genelkurmay Başkanı’nın atanması konusunda, kendisi ile en ufak bir görüşmesinin olmadığını söyledi.

“Harp Akademileri’nde konuştuk”

Başbakan Erdoğan, “Ben Harp Akademileri’ndeki toplantıda, Pazartesi günü yapacağımız Bakanlar Kurulu’nda, Büyükanıt’ın kararnamesini imzaya açacağımızı kendisine söyledim. Kararnameyi de size Milli Savunma Bakanımız getirecek dedim” şeklinde konuştu. Erdoğan, daha sonra Çankaya Köşkü’nden “Bakanın gelmesine gerek yok kararnameyi kurye ile gönderebilirsiniz” şeklinde haber geldiğini, bunun üzerine de kararnamenin Köşk’e bir kurye tarafından gönderildiğini söyledi. Erdoğan, “Bunun dışındaki bütün haberler uydurma ve asparagastır” dedi.

Dünya basınında Büyükanıt yankısı

Org. Büyükanıt’ın Genelkurmay Başkanı olarak atanması, yurtdışında da gündem oldu. Yabancı basın, “şahin ve milliyetçi” olarak nitelendirdiği komutanın, PKK ve laiklik konularında daha “sert çizgi” izleyeceği beklentisi olduğunu yazdı.

Finansial Times: Türkiye'nin siyasi elitini test edecek

Yeni ve şahin bir genelkurmay başkanı atanması önümüzdeki iki yıldaki Türkiye’nin siyasi ve askeri elitleri arasındaki ilişkilerin tonunu belirleyecek YAŞ toplantısının hemen öncesi gerçekleşti.

Le Monde: Hassas bir dönemde atandı

AKP Hükümeti şahin olarak değerlendirilen bir generali Genelkurmay Başkanı olarak atadı. Büyükanıt laiklik konusunda katılığı ve milliyetçi eğilimleri ile tanınıyor. Büyükanıt, İslamcı çevrelerde ABD ve İsrail yanlısı olmakla suçlanıyor. Geçen kasımda PKK’nın Irak’taki üslerine karşı çıktığı için eleştirilmişti.

Lefigaro: Sert yöntemlerden yana

Büyükanıt, Kuzey Irak’taki PKK üslerini etkisiz hale getirmek istiyor. Yeni Genelkurmay Başkanı PKK ile mücadele konusunda sert yöntemlerden yana. Hükümetin PKK saldırılarının karşısında yumuşak tutumunu eleştirmişti.

BBC: Daha şahin ve açık sözlü

General Büyükanıt’ın, PKK ile mücadelede ve Türkiye’nin laik geleneklerinin korunması konusunda daha sert bir çizgiden yana olması bekleniyor. Büyükanıt’ın radikal İslam ve PKK tehdidi konusunda daha şahin ve açık sözlü olması bekleniyor.

Rumlar Böyle Yorumladı

Politis: Büyükanıt’ın yıldırım hızıyla atanması

Fileleftheros: Büyükanıt’ın ekspres atanması. Denktaş politikasının taraftarı

Simerini: Türkiye’de Büyükanıt konusunda şaşkınlık

Mahi: Ekspres süreç sonunda Türk Genelkurmay Başkanı Orgeneral Büyükanıt

Alithia: Ekspres Süreç. Büyükanıt yeni Genelkurmay Başkanı

PKK’nın yarı resmi yayın organı ve AKP yanlısı ülkede Özgür Gündem Gazetesi ise şunları yazdı:

AKP savaş kliğine teslim oldu!

Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt’ın Genelkurmay Başkanı olarak atanması, yurt dışında da yankı buldu. Yabancı basın, şahin olarak nitelendirdiği Büyükanıt’ın PKK ve radikal İslamcılara karşı sert bir tavır takınmasının beklendiğini yazdı. Büyükanıt’ın hükümete yönelttiği eleştirilere de dikkat çekilirken, AKP’nin savaş kliğine teslim olduğu yorumları yapıldı.

“Siyasi eliti test edecek”

İngiliz ekonomi gazetesi Financial Times, Büyükanıt’ın Genelkurmay Başkanı olarak atanmasında ilişkin haberinde “Yeni General Türkiye’nin siyasi elitini tets edecek” başlığını kullandı. Fransa’nın önde gelen gazetelerinden Le Monde AKP hükümetinin “şahin” olarak değerlendirilen bir generali Genelkurmay Başkanı olarak atadığını belirterek “bu atama, Türkiye’nin Güney Kürdistan’a müdahale tehdidini yinelediği ve Lübnan’daki barış gücüne katkısını sorguladığı bir döneme rastlıyor.” ifadesini kullandı. Le Figaro da, “Büyükanıt’ın Güney Kürdistan’daki PKK üslerini etkisiz hale getirmek istiyor” başlıklı haberinde “Yeni Genelkurmay Başkanı PKK ile mücadele konusunda sert yöntemlerden yana” dedi.

“Şemdinli sanıklarını savunmuştu”

İngiliz yayın kurumu BBC’de, atama ile ilgili haberinde “Büyükanıt’ın, PKK ile mücadelede ve Türkiye’nin laik geleneklerinin korunması konusunda daha sert bir çizgiden yana olması bekleniyor” diye yazdı. Atama öncesi AKP hükümetinin terfiyi bloke edeceği yolunda yoğun spekülasyonlar yapıldığına dikkat çeken BBC, Büyükanıt’ın radikal İslam ve PKK konusunda “daha şahin” olması beklendiğini belirtti. Alman Die Tageszeitung gazetesi de Büyükanıt’ın Genelkurmay başkanlığına getirilmesi ile birlikte Türkiye’de son yıllarda yaşanan yumuşamanın yerine sertliğe bırakacağı değerlendirmesinde bulundu. Gazete, Büyükanıt döneminde Kürtlerle büyük çatışmaların başlayabileceğini yazdı. Alman NTV televizyonu ise Büyükanıt sürecinde PKK’ya yönelik operasyonların artacağını bildirdi. Büyükanıt’ın sert ve katı bir tutum sahibi olduğunu duyuran televizyon, Genelkurmaydaki yönetim değişikliğinin AB müzakereleri dönemine denk gelmesinin kısıtlama ve müdahalelere neden olacağına dikkat çekerek, PKK ile mücadelesinin sert olacağı yorumu yapıldı.

İşte PKK’cı ve Barzani yanlısı Tayip Recep beyin “özel adamı” Diyarbakır milletvekili Mücahit Aslanın açıklamaları:

Meclis’te Barzanici vekil var mı?

AKP Diyarbakır Milletvekili İhsan Arslan ile dün uzun bir sohbet yaptık, bana oldukça sitem etti, Salı yazımda O’ndan bahsederken; “AKP içindeki BARZANİSEVER lobinin önde gelen ismi, Mazlum-Der eski Başkanı, Erdoğan’ın İstanbul Belediye Başkanlığı döneminde ‘belediyenin hatırı sayılır müteahhitleri arasında’ yer alan, oğlu Mücahit ASLAN’ı Erdoğan’a ‘hizmet etmesi için’ görevlendiren

Diyarbakır Milletvekili İhsan ASLAN” tanımlamasını kullandığım için son derece üzülmüş. ARSLAN’ın itirazı özellikle hakkındaki ‘Meclis’te Barzani sempatizanı vekillerin başında yer aldığı’ iddialarına...

Arslan ile özel sohbetimiz oldukça çarpıcı ifadelerle yüklüydü, aynen aktarıyorum efendim, diyor ki İhsan Arslan;

‘Güler Hanım bana haksızlık yapıyorsunuz, öncelikle şunu hemen belirtmeliyim, ben Barzanici değilim, Barzanici ne demek, böyle bir haksız itham olabilir mi? Ben Türkiyeciyim, Türkiye’min çıkarları neyi gerektirirse ben o doğrultuda politika belirlenmesinden yanayım. Türkiye’mizin çıkarları da bana göre Kuzey Irak politikalarında ABD ile değil, Barzani ile KÜRTLERLE işbirliğini gerektiriyor.

Barzani ile işbirliği yaparak PKK’ya karşı ortak mücadele yapabiliriz, ben bu görüşümü her platformda yineliyorum zaten... Üstelik Barzanici olsam zamanında ‘tezkereye evet’ diyenlerin başında yer alır mıydım, Barzanici olan biri ‘tezkereye’ nasıl destek verirdi? (Benden de bu cümleye ünlem, bu ünlemin yorumunu derin algınıza bıraktım ey bilen okur)

Etnik kökeni birileri gayet kötü niyetle, gerginlik yaratmak adına ön plana çekmeye çalışıyor, bu bir komplodur. (Burada bendeniz yazarınız, ‘’AKP’de 50 civarında Barzani’ye sempati duyan vekil olduğu iddialarına ne diyorsunuz’’ diye sordum ve ARSLAN bey de BARZANİCİLER konusuna böyle açıklık getirdi efendim. G.K) AKP’de iddia edildiği gibi tek bir Barzanici vekil yoktur, ‘’vallahi de billahi de’’ ben Barzanici değilim, vallahi de billahi de AKP’de bu sıfatı taşıyan tek bir Barzanisever vekil yoktur.

Sınır ötesi operasyona gelince... Ben açıkçası sınır ötesi operasyon beklemiyorum, bu kadar bağrış çağrıştan sonra Kandil’de PKK mı terörist mi kalır? Sınır ötesi yerine biz kendi dağlarımıza operasyon yapmalıyız. ‘’Kendi dağlarımıza operasyon yapmak için de mevcut yasalar yetersiz’’ diyenlere de katılmıyorum, kendi yasalarımızın neresi yetersiz biri ispatlasın, bir örnek versin...”

Daha önce Yaşar Büyükanıt’ın sabateistliği ile ilgili dedikoduları defalarca köşesine taşıyan bu yarayı kasıtlı olarak kaşıyan Vakit yazarı Abdurrahman Dilipak, şimdi Yaşar Paşanın Genelkurmay Başkanı olmasını sindirememiş ama mecburen sinmiş ve sinsileşmiş olarak şaşkın bir vaziyette “hem nalına hem mıhına” vurarak şunları kusuyor.

Büyükanıt!

“Büyükanıt ile ilgili iddialara verilen tepkiler, bir cevap ve açıklama olmaktan çok küfürleşmeye vardırıldı..

Kimse doğduğu anne-babayı kendi seçmedi, doğduğu zamanı, doğduğu ülkeyi de, cinsiyetini de kendi seçmedi. O zaman insanların kendi sorumluluk alanında olmayan bir şeyden dolayı sorgulanması doğru değil. Ama bunun gizlenmesi de anlamsız bana kalırsa.

Ulusalihanet.com'daki iddialar ağır ve ciddi. Ortaya konulan bilgi ve belgeler de öyle. Kuşkusuz bunların hepsi uydurma da olabilir.. Tamam, Müddeinin iddiasını ispatlaması gerekir. Onların iddialarını dayandırdıkları belgeler de ortada. Hal böyle olunca muhataplarının buna cevap vermesi gerekmez mi?

Bu tür iddiaların muhatabı tek Büyükanıt değil.. Osmanlı'nın son döneminden bugüne o kadar çok isim sayabilirim ki size, medya, sermaye, siyaset, bürokrasi, finans ve sanat dünyasından. "Boğazdaki Aşiret”in "Efendi”lerinin "X ilişkileri" görmezden gelinecek türden şeyler değil..

Bu iddiaların muhatapları sadece paşalar değil.. Küçükhüseyin Efendiler de muhatabı. Yani Cuma günleri Müslümanlara zikir dersi verip, Cumartesi havrada ayin yöneten hocaefendilerden de söz ediliyor..

Büyükanıt'ı aklamak isteyenlerin ileri sürdükleri bilgi ve belgeler, karşı argümanların çoğu çürütüldü..

Şu da "çamur at, izi kalsın" derler ya, o kadar çok iddia atıldı ki ortaya, bu işin gerçek yüzü aydınlatılmadan bu tartışma bitmeyecek.. Büyükanıt'ın her adımı, her sözü bu pencereden değerlendirilecek.

Ben Büyükanıt'ın bu işten çok yıpranacağını düşünüyorum. Aynı şekilde devlet de, TSK da bu derin kuşkudan zarar görecek.

Tek bir kişinin onurunu kurtarma adına ödenecek ağır bir bedel söz konusu..

Kaldı ki, sözü edilen "komplo teorileri"nin ötesinde, Şemdinli'den tutun 28 Şubat'a uzanan dönemde Büyükanıt adı, birçok kişi için bir kampın adamı olarak görüldü.. Sezerin bu konuda ısrarı ya da bazı yazarların sevinci ortada: "Gönlümüz artık rahat... Çünkü orgeneral Büyükanıt, Genelkurmay Başkanlığı makamını dolduracak, yüreklerdeki ve beyinlerdeki özlemleri giderecek" diyen yazarlar neyin müjdesini veriyorlar dersiniz.

Dış basın Büyükanıt ile ilgili olarak, "şahin" tanımlaması yapıyor ve laiklik, ılımlı İslâm ve PKK konusunda sert tavrı sebebi ile onun döneminde ordunun siyasete müdahalesi konusunda kaygı duyulması gerektiğini yazıyor.. Çiçek'in tepkisi ise bir garip; "Türkiye Cumhuriyeti, büyük bir devlettir. Kurumlarının gelenekleri, kuralları vardır. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin gelenekleri, kuralları vardır. (...) Bazı şer odakları, fesat yuvaları bu iddialarını sürdürdüler. Bu bir paranoyaydı. Bazı paranoyaklar var. Bundan sonra da bu tür gayretler olacaktır. Fitne fesat yaymaya çalışanlar çıkacaktır." Ağara göre, "Büyükanıt Yahudi demek alçaklıktır". Merak ediyorum, gerçekten böyle bir kan bağı varsa! Bu kendi elinde olan bir şey değil ki! Böyle bir tepki, tartışmayı daha da büyütmekten başka neye yarar ki! Neyin ne olduğunu zaman gösterecek..

Neyse geçelim şimdi bunu.. Tekrar Büyükanıt olayına geri dönecek olursak, İsrail, ABD ve İngiltere ile yapılacak her askeri anlaşmada sanırım bu konu yeniden tartışılacaktır.. Türkiye'nin Irak'a, Lübnan'a asker göndermesi durumunda da aynı tartışma olacaktır.. ABD Suriye'ye ve İran'a müdahale edecek olursa da..

PKK konusunda bakalım hükümetle ordu nasıl uzlaşacak?

Yahudi olup olmadığı tartışılan ilk ve tek kişi Büyükanıt Paşa değil.. Çevik Bir için de bir ara sabetaylık iddiası atıldı ortaya. Doğrudan Yahudiliği tartışılan ve daha sonra Yahudi Cemaati içinde etkin bir rol üstlenen Güsberg Paşa da, cumhuriyetin ilk yıllarında tartışma konusu olan bir paşa..

Derin gündemde adı sabetaya çıkmış daha birçok isim var..

Bakalım bundan sonra ne olacak?. Olan oldu.. Şimdi YAŞ'dan çıkacak diğer kararları bekleyelim ve bir de Ağustos sonrasını görelim bakalım. Darbe heveslileri bu gelişmeleri nasıl okuyacaklar, onu da göreceğiz.. Derin mutabakat bu süreci nasıl etkileyecek onu da göreceğiz. Görelim Mevlam neyler, neylerse güzel eyler.

Bana sorarsanız, bu tartışma burada bitmeyecek, bundan sonra daha da alevlenecek.”

Peki ya acaba: “AKP’yi ve Recep Tayip beyi, Erbakan’ın emrinde ve çizgisinde sayacak ve böylece bütün hıyanet ve melanetlerini Hoca’ya maal edilmesine sebep olacak kadar şapşallaşan ve hain cephenin adamı (!) sabataist Yaşar Büyükanıt’ın mutlaka kahraman Tayyip tarafından engellenip saf dışı edileceğini savunan ve bu konuda yeminler savuran zavallılar, şimdi hangi zırvalıklara ve zoraki yorumlara sığınıyorlar?


Bu yazarin diger makaleleri

SİYONİZMİN FİGÜRANLARI: MASON KAFALI TÜRKÇÜLER, FASON KİRALIK KÜRTÇÜLER
Başörtüsü yasağını destekleyen ve Müslüman Türk halkına en azından bir saygıyı...
Devami
AKP'NİN ARSIZLIĞI İSLAMCI ENTELLERİN DUYARSIZLIĞI
  Ordu'ya Darbe Tezgâhı Kuruluyordu Erdoğan'ın veya bir başka BOP'a...
Devami
SAVAŞ KAPIMIZDA, BELA BAŞIMIZDA
Emperyalist emeller ürkütüyor! Siyonist uzmanlar rapor üstüne rapor hazırlıyor: Savaş her...
Devami
İRAN BUNALIMI VE DOĞAL GAZ VANASI!
  Amerika ve İsrail İran'a karşı harekete geçme hesap ve...
Devami
İHTİRAS SİYASETİ Mİ, İNTİKAM STRATEJİSİ Mİ?
  BUSH, İSRAİL'İ KIŞKIRTARAK, SİYONİZMİN SONUNU MU HAZIRLIYOR?   Acaba Bush, iddia...
Devami
İNÖNÜ KEMALİZMİ, BAAS SOSYALİZMİ VE BAHÇELİ MİLLİYETÇİLİĞİ
  Tarihi bir gerçek var: İngiliz-Yahudi siyasetinin en büyük hedefi,...
Devami

Makale Paylaşım Sayısı: 6076

Yorum ekle

Yazdığınız her yorumla birlikte IP adresinizin kayıt edildiğini ve Türkiye Cumhuriyeti hukuk kurallarına aykırı, iftira ve genel ahlaka aykırı tarzda yorumlarınızdan hukuken ve vicdanen sorumlu tutulacağınızı tekrar hatırlatırız...


Güvenlik kodu
Yenile

YABANCI DİLDE KİTAPLARIMIZ

SON YORUMLAR