ARAMA

Toplam Ziyaretçilerimiz

mod_vvisit_counterBugün1748
mod_vvisit_counterDün3864
mod_vvisit_counterBu Hafta5612
mod_vvisit_counterGeçen hafta27382
mod_vvisit_counterBu Ay82726
mod_vvisit_counterGeçen Ay119131
mod_vvisit_counterŞu Ana Kadar17839573

IP'niz: 3.236.170.171
Bugün: 15 Haz 2021

Bu Ana Kadar Okunan

Sayfa Gösterimi : 12602665

YENİ ÇIKAN KİTAPLAR

AA 150X
KT 150X
IY 150X
EIA 150X
 ADIL DUZEN 150x
erbakan devrimi 15b 160
 
bizim ataturk 17b 160
 
hilalhac
 
baskan160
 
siyaset strj 160
 
sistem tahlili 160
 
 darbe 160
 
 
 

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

 

 

Reklam
Reklam
Reklam

"POTAMYA"LI RECEP TAYYİP VE YAHUDİ ASILLI C. ZAPSU

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 15
ZayıfMükemmel 

Bizzat AKP'li Milletvekilleri Cüneyd Zapsu'yu ve R. Tayyip Erdoğan'ı Nasıl Görüyor?
 

Önce Zapsu'yu Tanıyalım:

"Siyonist Konsey"in en sadık müritlerinden Zapsu'yu tanıyanlar Yahudi lobilerinin vazgeçilmez isimlerinden olan bu ünlü başdanışmanın ne yaman bir "küresel cambaz" olduğunu iyi bilirler!

  Ama biz yeterince tanımayanlar için, bu ünü Türkiye Sınırları dışında daha çok bilinen "Siyonist cambaz"ın genel koordinatlarını verelim...

Not: Aşağıdaki Zapsu ve Tayyip Erdoğan ile ilgili tanımlar, AKP'li millet vekilleri'ne aittir

AKP'li Vekiller'in penceresinden Zapsu!

 

 

  • O bir, "gerçek başbakan"dır! En azından dışarıdakiler onu böyle görür, böyle tanır!
  • O bir, RTE' ye "Siyonist direktifler" yağdıran "küresel pusula"dır!
  • O bir, RTE' yi aşağılayarak ve sınırlayarak programlayan "üçüncü dereceden bir Kemal Derviş" kopyasıdır!
  • O bir, "Siyonist tetikçisi" pozisyonundadır!
  • O bir, "Türk ve Türkiye Cumhuriyeti düşmanı"dır!
  • O bir, RTE'ye nasıl başbakanlık yapacağını öğreten "fiyasko ve ihanet eğitmeni" makamındadır!
  • O bir, RTE' yi RTE olmaktan çıkartan "menfaat ve hırs şeytanı"dır!
  • O bir, parayı sayıp RTE'yi kendine bağlayan "profesyonel tefeci" kâhyasıdır!
  • O bir, "rüşvet ve ihale trafiği düzenleyicisi" Hak ve adalet karşıtıdır!
  • O bir, RTE'nin beyni olmadığına inanan, RTE adına düşünüp, konuşup bağlantı kuran "AKbaba"dır!
  • O bir, "aslında ne yaptığını bilmeyen" görevli uzmandır!
  • O bir, "kendisini dokunulmaz gören" şaşkındır!
  • O bir, "AKP Koalisyonu'nda MKYK üyesi" başdanışmanıdır!

Ve "parti" de, "genel başkan" da, "partinin yetkili kurulları" da, "bakanlar" da, "milletvekilleri" de Zapsu'nun bu karşı konulmaz etki alanı içinde sadece birer "piyon"dan başka bir şey olmadıkları artık kesinlik kazanmıştır.

 

 

Şimdi de Zapsu'nun Emirberi Tay-Yeap'i tanıyalım!

AKP'li vekiller "Siyonist lobi"nin vazgeçilmez ismi Zapsu'yu böyle görürlerde acaba RTE' yi nasıl konumlandırırlar şimdi onu görelim!

  • Hiçbir başarı RTE'nin kendisine ait değildir; Onu hep konjonktür yükseltmiştir!
  • İstanbul Büyükşehir Belediye başkanlığını gerçekte o yapmamıştır; Büyükşehir Alarko'dan yönetilmiştir!
  • Yahudi Lobileri ve Masonik yapılanma, sol sendikaları kullanarak Nurettin Sözen'i devirmiş ve RTE' ye Büyükşehir Belediye Başkanlığını ikram etmişlerdir!
  • İstanbul RTE'nin Büyükşehir belediye başkanlığı döneminde İsrail ve Masonların şehri haline getirilmiş ve suyun başını tutan Masonik gruplar Belediyenin ve İstanbul'un kaymağını yemiştir!
  • İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı'nın küçük başarıları medyaca büyütülmüş balondan, kâğıttan, köpükten bir aslan figürü (RTE) meydana getirilmiştir.
  • RTE, ne partide ne de hükümette hiçbir gücü olmayan bir "maske"den ibarettir.
  • RTE'nin onca reklam ile inşa edilen popülerliği ve yapay karizması; ABD, İsrail, İngiltere gibi "küresel sermaye" ve Masonik gruplarca idare edilmektedir.
  • RTE, bir "Siyonist konsey uşağı" figüran rolündedir.
  • RTE' ye hiçbir zaman "başbakanlık" yaptırılmamıştır. Çünkü bunu yapamayacak kadar yetersiz olduğu ayn-el yakin görülmüştür! "Gerçek Başbakan" ise Gayr-i Müslim ve Yahudi'dir. Zapsu da "O Yahudi" adına RTE'yi programlamakta, pazarlamakta ve paravan olarak öne sürmektedir.
  • RTE'nin tek vazifesi vardır; o da toplumu sakinleştirmek ve mütemadiyen "pembe tablolar" çizerek halkı teskin etmektir.
  • RTE, temel atma ve açılış törenleri, "Medeniyetler İttifakı" gibi pratik sonuç yaratmayacak işler ve AB gibi kendi görev alanına girmeyen protokol vari girişimlerle meşgul olup, gerçek icraatlara bulaşmayan "maske bir başbakan"dır! Çünkü o bu işten anlayacak kapasitede değildir.
  • RTE'nin en önemli misyonu; Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin mührünü başkalarının eline vermesidir!

O mührü Zapsu eliyle İsrailliler, ABD'liler ve masonlar, Abdullah Gül eliyle İngilizler, Koç'un ve TÜSİAD'ın önde gelenlerinin eli ile de "küresel sermaye" kullanıp kirletmektedir.[1]

Gizli Başbakan Zapsu:

Görüşmelerin başbakanla hiç ilgisi yok

Recep T.Erdoğan, "Kuzey Irak'a gireriz ha.." havaları atarken ABD, İsrail, Almanya, İngiltere ve Finlandiya büyükelçileriyle yaptığı görüşmeler nedeniyle tartışma başlatan Baş Danışmanı Cüneyd Zapsu, eleştirilere yanıt vermiş. AKP'deki görevleri nedeniyle bu tür görüşmeleri daha önce de yaptığını belirten Zapsu, 'ziyaretleri hükümet ve başbakan adına yapmadım' demişti.

Cüneyd Zapsu yaptığı yazılı açıklamada, kuruluşundan beri AKP'nin Merkez Karar ve Yönetim Kurulu Üyesi olduğunu, bunun yanı sıra Genel Başkan Danışmanı ve Veri Koordinatörü olarak görev yaptığını hatırlattı. Üstlendiği sıfatlarla zaman zaman yabancı büyükelçilerle görüşüp fikir teatisinde bulunduğunu hatırlatan Cüneyd Zapsu, şunları söylemişti.

Daha Önce De Yapmışmış!..

"Partimizin kuruluşundan bugüne kadar bazı ülkelerin büyükelçileri ile müteaddit defalar görüşmelerim olmuştur. Ancak görüşmelerim hiçbir zaman ne Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ne de Sayın Başbakan adına olmamıştır. Böyle olmadığı da tüm taraflarca bilinmektedir. Hal bu iken son günlerde yaptığım bazı görüşmelerin medyamızda yer alan haberlerde ve bazı siyasi parti yetkililerinin açıklamalarında sanki ilk defa oluyormuşçasına gösterilmeye çalışılması ve bunun üzerinden de gerçek dışı yakıştırmalar ve spekülasyonlar yapılmasını esefle karşılıyorum." Demişti.

Zapsu sorun olmaya devam ediyor

Zapsu giderek AKP'nin ve iktidarın önünde duran en önemli sorunlarından biri olmaya aday gözüküyor! Yerli yersiz çıkışları, yerli yersiz görüşmeleri ve yerli yersiz açıklamaları ile hep gündemin başına gelip oturan Zapsu, AKP ve hükümet içinde de sorun haline geliyor!

 Yapılan açıklamalar gösteriyor ki Abdullah Gül ve arkadaşları Zapsu'nun faaliyetlerinden önemli biçimde rahatsızlık duyuyorlar! Zapsu'nun Ankara'da büyükelçiler düzeyinde yaptığı görüşmeleri değerlendirirken Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün "Bırakın bu işleri" diyerek Zapsu'yu ciddiye almadığını göstermeye çalışması ve bunun hemen ardından da Gül cephesine yakın isimlerin Zapsu'nun istifa hazırlığı içinde olduğu yolunda haberler yayması sorunun ciddiyetini ortaya koyuyor!

Gül ve arkadaşları Zapsu'yu bir şekilde tasfiye etmeye çalışırken, Recep Tayip Erdoğan'ın Zapsu'ya sahip çıkması ve başlangıçta "Haberim yok" dediği görüşmeler için daha sonra "Bu tür görevleri kendisine vermişimdir" demesi AKP ve hükümet içinde bu konuda önemli görüş ayrılıkları olduğunu gösteriyor.

Recep Tayip Erdoğan'ın kendisine yöneltilen Zapsu ile ilgili sorulardan rahatsızlık duyması da konuya bir başka açıdan önem kazandırmaktadır. Gül ve arkadaşlarının Zapsu istifa edecek haberlerine karşılık Zapsu'ya bizzat Erdoğan'ın sahip çıkması ile böyle bir istifanın kesinlikle olmayacağının anlatılmaya çalışıldığı aşikâr değil mi? Evet, Zapsu AKP'nin ve hükümetinin önde gelen sorunlarından biri olmaya devam ediyor!

AKP'nin ve hükümetin bir kesimi Zapsu'yu diskalifiye etmeye uğraşırken AKP'nin ve hükümetin başı olan Erdoğan bu isteklere karşı çıkarak Zapsu'yu sahiplenmeyi sürdürüyor! Bu inatlaşma nereye kadar sürer? Bu inatlaşma bir restleşme ve hesaplaşmaya döner mi? Bu soruların cevabını yakın zamanda göreceğiz! Dışişleri Bakanı Gül'ün kendi alanına giren konularda Zapsu'nun destursuz girişimlerinden rahatsızlık duymasını da artık gizlemiyor!

Bizce işin şaşırtıcı yanı Erdoğan'ın Gül'ün yanında yer almak yerine Zapsu'ya böyle kayıtsız şartsız sahip çıkmasıdır! İşte bu yüzden Zapsu'nun AKP ve hükümet içinde önemli bir sorun olmaya devam ettiğini söylüyoruz. Önümüzdeki günler Erdoğan'ın tabiri ile önemli gelişmelere gebe görünüyor!

Bekleyip göreceğiz!

 

 

Oktay Ekşi, Zapsu'nun zırtoluğunu "Rol Çalmak..." olarak değerlendirmişti.

"Bu nokta önemli; çünkü hemen ardından Zapsu'nun, örneğin ABD Başkanı ile Başbakan arasındaki resmi görüşmelere hangi sıfatla katıldığı sorusu akla geliyor. Çünkü bir resmi görüşmeye Cüneyd Zapsu'nun katılmasıyla Başbakan'ın örneğin -varsa- teyzesinin oğlunun katılması arasında fark kalmıyor.

Zapsu'nun dünkü açıklamasından anladığımıza göre son günlerde gazetelerimizin birinci sayfalarını işgal eden "Zapsu, İsrail'in Ankara Büyükelçiliği Müsteşarı'yla kahvaltı yaptı. Ardından Almanya'nın Ankara Büyükelçisi'yle buluştu. Sonra İngiltere'nin Ankara Büyükelçisi'yle görüştü. En sonunda da Amerika Birleşik Devletleri'nin Ankara Büyükelçisi'yle akşam yemeğinde buluştu" türü haberleri önemsemek için ciddi bir neden yokmuş.

Tamam da... Ortadoğu'nun yangın yerine döndüğü bugünlerde... Türkiye Başbakanı gittiği Kuzey Kıbrıs'taki yoğun temaslarının arasında ABD Başkanı George Bush'tan İngiltere Başbakanı Tony Blair'e... İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad'dan Filistin Devlet Başkanı Mahmut Abbas'a kadar telefonla bir onun, bir ötekinin kapısını çaldığı sırada Zapsu bu ziyaretleri, "Birlikte bir tatile çıkalım mı?" diye sormak için yapmaz.

Belli ki o büyükelçiler ile Zapsu, kendi ülkelerinin son olaylar hakkındaki resmi görüşünü ele aldılar ve görüş alışverişinde bulundular. O zaman da akla, "Zapsu'nun kimden aldığı görevi yerine getirdiği" sorusu geliyor. Öyle ya... AKP Genel Başkanı, "Benim haberim yok" diyor. Hükümet üyelerinden kimsenin bu konuda bilgisi olmadığı kendi beyanlarından anlaşılıyor. Hatta Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü biraz da alay (istihza) kokan bir ifadeyle, "Biz de bunları basından izliyoruz" diyor.

Efendim Sayın Zapsu zaman zaman büyükelçilerle görüşürmüş de... Bu defa randevular tesadüfen üst üste gelmiş de... Muhterem, çocuk aldattığını sanıyor olmalı... Meselenin aslı çok açık... Zapsu Bey kardeşimiz, kendisinin Türkiye'de önemli bir konumu olduğunu göstermeye çalışıyor. Nitekim gidip Washington'da, ABD yetkililerine kendi liderini "harcamamaları" için ricada bulunuyor. "Onu süpürüp delikten aşağı göndereceğinize (enayi misiniz?) kullanın" diyor. Kısaca "Türkiye'nin kaderi" üzerinde söz sahibi adam rolü oynuyor.

Biz bu tipleri biliriz... Bir tarihte Turgut Özal'la Yunanistan Başbakanı Andreas Papandreu arasında mevsimsiz bir dostluk inşa etmeye kalkanlar oldu. Bir başkası, Türkiye ile Ermenistan ilişkilerini kendi çıkarlarına uygun çizgiye sokmaya kalktı...

Bunlar iktidarın bir numaralı isminden biraz yüz bulunca kendilerinin "özel yetkili büyükelçi" olduklarını sanırlar. Hele biraz da zengin iseler çalımlarından geçilmez. Küçük dağları kendileri yaratmış gibi dolaşırlar.

Onların kırdığı vazoları onarmak da sonra diplomatlarımıza düşer."[2]

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Başdanışmanı Cüneyd Zapsu bir türlü gündemden düşmüyor. Zapsu artık Türk kamuoyu içinde en az Abdullah Gül kadar bilinen bir isim. Biz kendisini Irak'ın işgali sırasında Amerika'nın şahinler listesinin en başındaki isim olan ‘Amerika Savunma Bakan Yardımcısı Paul Wolfovitz'in evinde sabahlayabilen tek Türk olarak biliriz. Ve tabi Recep Tayyip Erdoğan ile 1989'dan beri yakından ilgilendiğini de sizlerle daha önce paylaşmıştık. Yakın bir zamanda eşinin erkeklerle aynı safta kıldığı namazla da fazlasıyla tartışılmıştı kendileri.

Son günlerde de bazı büyükelçilerle yaptığı görüşme trafiğiyle iyice kamuoyunun gündemine oturdu Bay Zapsu.

Eleştiri okları Cüneyt Zapsu'ya yönelince Başbakan Recep Tayip Erdoğan'ın koruma duyguları da kendiliğinden harekete geçiyor her defasında... Büyükelçilerle Zapsu arasında ne amaçla ve nasıl cereyan ettiği hala sırrını koruyan görüşmeler zincirinden sonra da Tayyip Bey aynı refleksi gösteriverdi. Başbakan biraz da biz gazetecileri suçladı.. Ama ne gariptir ki, her taşın altından da Cüneyd Bey çıkıyor.

Antetli kağıt ‘Vodafone'a ait. Hani şu Telsim'i satın alan uluslararası dev şirket. Hani şu Yunanistan'da büyük bir tele-kulak skandalına imza atan, Başbakan ve bakanları dahi dinleyen Vodafone var ya. İşte o...

23 Kasım 2004'te kaleme alınmış bu antetli yazı.

 ‘Dear Cuneyd'e teşekkür mektubu! 

"Dear Cuneyd" diye başlıyor mektup..

Ardından teşekkür ifadeleri: "18 Kasım 2004 tarihli görüşmemiz için size teşekkür ederiz. Bizimle Telsim'in optimal çözümünü formüle edecek geliştirmiş olduğunuz yeni gelişim çerçevelerini paylaştığınız için size teşekkür ederiz."

Teşekkürlere bakınca Vodafone için oldukça faydalı bir görüşme olmuş şu 18 Kasım 2004 görüşmesi...

Ve devam ediyor:

"Anlamış bulunuyoruz ki, TMSF Telsim satışı için yeni birtakım kanun değişiklikleri yapmıştır. Ve bunlar Telsim'in satışı için temiz bir satış altyapısı hazırlayacak ve uluslararası operatörlerin temenni edecekleri standartlarda olacaktır. Bizler bu hususta TMSF'nin eforları ile cesaretlendirilmiş olacağız"

Vodafone Group'tan Zapsu'ya gönderilen teşekkür mektubunda iki yerde geçen ‘tartıştığımız üzere' ifadeleri de oldukça dikkat çekici. Belli ki, Vodafone ile Bay Danışman Telsim konusunu oldukça derinlemesine ele almışlar. Hem cesaretlendirme sözkonusu hem de bilgilendirme...

Yoğunlaşma yani tekelleşme bile konuşulmuş Zapsu-Vodafone görüşmesinde. Neredeyse uluslararası tekel haline gelen Vodafone'un Zapsu'dan yoğunlaşmanın/tekelleşmenin önüne geçilmesi amacıyla Türkcell ile Avea'nın Telsim ihalesine sokulmamasını istemesi de bir başka ilginç detay...

Sonuç: 14 Aralık 2005'te Türkiye'nin ikinci büyük GSM operatörü Telsim, Vodofone'a satıldı...

Türkiye'nin dış politikasında belirleyici rol üstelendiğini artık sağır sultanın bile bildiği Zapsu'nun Türkiye'deki satış pastasından pay almak isteyen yabancı sermaye için de önemli bir mercii olduğu sanırız gün ışığı gibi ortada. Merak ettiğimiz, 23 Kasım 2004'te Zapsu'ya minnettar bir yazı kaleme alan Vodafone yöneticilerinin, 14 Aralık 2005'te yani Telsim'in kendilerine verilmesinden sonra Zapsu'ya teşekkürlerini nasıl ve ne şekilde ifade ettikleri...[3]

Cüneyt Zapsunun Recep Tayyibi zor durumda bırakan pervasız ve patavatsız tavırları, bay Ahmet Hakan kulunu da rahatsız etmişti...

Ve Zapsu'ya nasihat vermişti!..

"TAMAM, yaşça küçüğüm.

Bu nedenle size nasihat etmem, en azından adaba aykırı ve racona terstir.

Ancak...

Memleketimizde ayda en az iki kez geleneksel olarak "Cüneyd Zapsu krizi" yaşanıyorsa...

Artık adabın ya da raconun lafı kalmamış demektir. İşte bu noktadan aldığım güven ve cesaretle size seslenmek istiyorum:

Sayın Zapsu...

Hadi şu afili "Veri Koordinatörü" şeklindeki sıfatınızı bir tarafa bırakalım ve vazifenizin tam adını koyalım:

Siz son tahlilde bir danışmansınız.

Ve size çizilen çerçeve şudur:

Başbakan'a yardımcı olmak!

Başbakan'ın ilişkilerini düzenleyeceksiniz, yanlış anlaşılmasının önüne geçeceksiniz, dostlarının sayısını artıracaksınız, düşmanlarının sayısını azaltacaksınız, rahatlatacaksınız, tartışmaların dışına çıkaracaksınız, başına iş açılmasının önüne geçeceksiniz, hakkında olumsuz haberler çıkmasın diye çırpınacaksınız falan...

Ve bütün bunları yaparken...

Asla ve kata rol çalmayacaksınız. (Ağabeyi Oktay Ekşi'den aşırmış!)

Başbakan'ın önüne geçmeyeceksiniz. Amerikan iç politikasına imrenip, "güçlü danışman" ya da "hükümetin arkasındaki sakin güç" ayaklarına yatmayacaksınız.

Heva ve heveslerinize yenik düşmeyeceksiniz.

Peki, "çerçeve" buyken...

Siz ne yapıyorsunuz?

Gördüklerimiz şunlardır:

Bela çıkarıyorsunuz, sorun teşkil ediyorsunuz, tartışma yaratıyorsunuz, ortalık güllük gülistanlıkken toz dumana neden oluyorsunuz, herkesi zor durumda bırakıyorsunuz, hükümetin dost sayısını azaltıp düşman sayısını artırıyorsunuz, rol çalıyorsunuz, muhalefete muhteşem malzemeler sunuyorsunuz falan...

Kısacası:

Vazifenizin tam tersini yapıyorsunuz.

"Sorun çözmek" yerine bizzat sorunun kaynağı haline geliyorsunuz.

Vahim durum şudur:

Sizden beklenen "Başbakan'la ilgili krizleri çözmek" olduğu halde...

Başbakan sizin neden olduğunuz krizleri çözmek için çırpınıyor.

Sayın Zapsu...

"Dünya politikasına yön veren adam" mı olmak istiyorsunuz? Ya da...

Günde dört büyükelçiyle görüşmek ve bunun keyfini doyasıya çıkarmak mı istiyorsunuz?

Veya...

Gönül rahatlığıyla kriz mi çıkarmak istiyorsunuz?

Bilin ki:

"Danışman" kimliği böylesi heveslerin karşılanması için hiç de uygun değildir.

Sizin tez elden "danışan" kimliğini edinmeniz gerekir. Yani...

Kurun bir parti, alın oyların çoğunu...

Sonra gelsin Bush, gitsin Blair...

Oynayın oynadığınız kadar.

Ama üzgünüm...

Mevcut konumunuzla bu oyunu oynayamazsınız!

Hem yeriniz dar, hem de saha müsait değil."

Sözleriyle Recep Tayibe: "Ben daha hizmetkâr ve hürmetkâr bir danışman olurum" mesajını iletmişti... Ama şansı yoktu. Çünkü sabataist değildi ve Yahudi Lobilerince görevlendirilmemişti..!?



[1] (Sesar Raporu)

[2] Oktay Ekşi / 23.07.2006

[3] Kulis Ankara


Bu yazarin diger makaleleri

ZERKAVİ KATLOLUNDU, IRAK KURTULDU MU?
  Asıl adı Ahmet Fazıl Nazzal El Halayleh olan ve...
Devami
HALDEN ANLAYAN
  Benim ülkemde yetmiş milyon Kürt; yetmiş milyon Türk vardır...
Devami
KURBANIM SANA
  Seninle mutlu mes'uttur, dünyam ve ahiretim Billah çekilmez Sultanım,...
Devami
AKP, ÖNCE ORTAMI GERİYOR, SONRA GERİ ADIM ATIYOR!
  Şemdinli iddianamesini hazırlayan Savcı Kurban mı edildi? Hakimler ve...
Devami
BEDİÜZZAMAN'I ANLAMADAN ANMAK!
  Hayat Hikayesi Bediüzzaman Said Nursî, 20. yüzyılın önde gelen...
Devami

Makale Paylaşım Sayısı: 8656

Yorum ekle

Yazdığınız her yorumla birlikte IP adresinizin kayıt edildiğini ve Türkiye Cumhuriyeti hukuk kurallarına aykırı, iftira ve genel ahlaka aykırı tarzda yorumlarınızdan hukuken ve vicdanen sorumlu tutulacağınızı tekrar hatırlatırız...


Güvenlik kodu
Yenile

YABANCI DİLDE KİTAPLARIMIZ

SON YORUMLAR