ARAMA

Toplam Ziyaretçilerimiz

mod_vvisit_counterBugün3854
mod_vvisit_counterDün4198
mod_vvisit_counterBu Hafta29025
mod_vvisit_counterGeçen hafta42164
mod_vvisit_counterBu Ay33650
mod_vvisit_counterGeçen Ay186777
mod_vvisit_counterŞu Ana Kadar17671366

IP'niz: 3.230.154.160
Bugün: 08 May 2021

Bu Ana Kadar Okunan

Sayfa Gösterimi : 12543305

YENİ ÇIKAN KİTAPLAR

AA 150X
KT 150X
IY 150X
EIA 150X
 ADIL DUZEN 150x
erbakan devrimi 15b 160
 
bizim ataturk 17b 160
 
hilalhac
 
baskan160
 
siyaset strj 160
 
sistem tahlili 160
 
 darbe 160
 
 
 

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

 

 

Reklam
Reklam
Reklam
Reklam

KASIM 2006

BOP: ABD'NİN KEHANETİ, AKP'NİN İHANETİ!

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 6
ZayıfMükemmel 
 

Amerika, İslam coğrafyasının haritasını değiştirip, yeniden çiziyor: Şimdi, bu sinsi ve Siyonist projenin alt yapısını hazırlıyor.

"ABD Silahlı Kuvvetleri'nin resmi yayın organı olan "Armed Forces Journal" dergisinin son sayısında "Kanlı sınırlar" başlığıyla garip bir yazı yayınlandı.

Emekli Albay Ralph Peters'in kaleme aldığı yazıda Türkiye'den Pakistan'a kadar "Geniş" ya da "Genişletilmiş" Ortadoğu'nun haritasının yeniden çizilmesi, yeni devletler yaratılması öneriliyor. Hatta bunun zamanının geldiği iddia ediliyor.

MİLLİ GÜÇ OLUŞTURMAK VE ONU MAHARETLE KULLANMAK

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 11
ZayıfMükemmel 
 

Kendisine güvenen, gerekli tedbirleri gören büyük liderler, çeşitli ülkelerle ve gizli güçlerle; taktik ve stratejik ilişkiler geliştirebilir... Kalıcı ve kapsamlı neticeler için, geçici ve cüzi tavizler verilebilir. Bunları yaparken halkın yani aklı yatmayan kalabalıkların kınaması ve suçlaması da onlar için önemli değildir.

Erbakan Hoca'nın Başbakanlığı döneminde İsrail'le imzaladığı bazı teknik ve teorik anlaşmalar da bu açıdan değerlendirilmelidir.

Kaldı ki, eleştirilen ve Erbakan'a mal edilen anlaşmaların, ondan önceki hükümetlerce imzalandığını, dönemin DYP'li Milli Savunma Bakanı Turhan Tayan bile itiraf etmektedir.

"İsrail ile askeri eğitim anlaşması Refahyol döneminde imzalanmadı"

KEMALİZM'İN İTTİHAT TERAKKİ'YE DÖNÜŞTÜRÜLMESİ VE İSMET İNÖNÜ'NÜN DEJENERASYON SÜRECİ

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 15
ZayıfMükemmel 
 

Kemalizm'in yozlaştırılması ve Sabataist saltanatının İttihat ve Terakki benzeri hortlatılmasının, Atatürkçülük şeklinde yaldızlanması, cumhuriyetin en büyük arızasıdır.

Tayip Yelen, "Gizlenen Rejim: Kemalizm" kitabında çok önemli tespit ve tahlillerde bulunmaktadır:

"Cumhuriyet Devriminin dinle ilgili müspet tutumu M. K. Atatürk'ün şu sözleriyle özetleniyordu. "Din, bir vicdan meselesidir. Herkes vicdanının emrine uymakta serbesttir. Biz dine saygı gösteririz. Düşünüşe ve düşünceye karşı değiliz. Biz sadece din işlerini, millet ve devlet işleriyle karıştırmamaya çalışıyor, kasıt ve fiile dayanan tutucu hareketlerden sakınıyoruz. Ancak gericilere asla fırsat vermeyeceğiz."

LAİKLİK LAKLAKCILIĞI VE İSRAİL UŞAKLIĞI

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 4
ZayıfMükemmel 
 

Sn. Cumhurbaşkanı da, başkaları da bilir ki, İsrail "Laik ve demokratik bir cumhuriyet" değildir. Tam aksine; "Dogmatik bir şeriat" devletidir. Daha doğrusu, "Radikal Şeriatçı bir terör çetesidir".

Bütün dünyayı fesada ve savaşa sürükleyen ve Türkiye'yi; sadece Beyaz Türklere ve Beyaz Müminlere (yani Sabataist Yahudi dönmelerine) reva gören bir şeytan şebekesidir.

Cumhurbaşkanı Sezer'in, İsrail ziyaretinin ardından yaşanan Lübnan işgali ve Siyonist vahşeti ise, bunların en açık göstergesidir.

Ve yine İsrail, Sn. cumhurbaşkanı'nın çok karşı olduğu "Dogmaların, safsataların ve sapık saplantıların" din ve devlet ideolojisi olduğu bir ülkedir. Siyonist Yahudilerin "aklı ve bilimi", kendilerinden başka herkesi ezmeyi ve sömürmeyi onlara güzel ve gerekli göstermektedir.

Yeri gelmişken tekrar soralım:

Sahi, Sn. Cumhurbaşkanı, "yüce dinimizi ve manevi değerlerimizi kastediyor" şeklinde yorumlanmaya müsait "Dogmalara kapılmayın, çağ dışı kavram ve kuralları bırakın" benzeri çıkışlarıyla, AKP'nin din istismarına meşruiyet ve söz verdiği halde aslında işine gelmediği için kaytardığı sorumluluklarına mazeret kazandırdığının farkında değil midir?

LÜBNAN MACERASI VE SONRASI

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 4
ZayıfMükemmel 
 

Lübnan'a asker göndermek, şöyle olmalıdır:

"Türkiye, İslâm ülkelerinin beklentileri istikametinde, Batı'nın ve ABD'nin güdümünden kurtulup, bölgemizde liderliğe götüren politika ve stratejileri geliştirmek zorundadır. Ortadoğu'daki mevcut politik ve askerî durum ve İslâm ülkelerinin beklentileri, Türkiye'yi BM Barış Gücü'nde etkin bir rol alması için zorlamaktadır." Ama İsrail ve ABD'nin Jandarması olarak değil, Türkiye'nin bölgenin ve İslam aleminin çıkarları doğrultusunda ve öncü konumunda bunu yapmalıdır. Ne var ki AKP'den bunu beklemek ham hayaldir.

YABANCI DİLDE KİTAPLARIMIZ

SON YORUMLAR