ARAMA

Toplam Ziyaretçilerimiz

mod_vvisit_counterBugün5044
mod_vvisit_counterDün6007
mod_vvisit_counterBu Hafta47615
mod_vvisit_counterGeçen hafta38327
mod_vvisit_counterBu Ay151171
mod_vvisit_counterGeçen Ay149785
mod_vvisit_counterŞu Ana Kadar17075311

IP'niz: 18.204.42.98
Bugün: 22 Oca 2021

Bu Ana Kadar Okunan

Sayfa Gösterimi : 12287270

YENİ ÇIKAN KİTAPLAR

AA 150X
KT 150X
IY 150X
EIA 150X
 ADIL DUZEN 150x
erbakan devrimi 15b 160
 
bizim ataturk 17b 160
 
hilalhac
 
baskan160
 
siyaset strj 160
 
sistem tahlili 160
 
 darbe 160
 
 
 

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

 

 

Reklam
Reklam

ÇAĞLAYAN MİTİNGİ VE DİLİPAKIN TEPİNMESİ

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 2
ZayıfMükemmel 

Çağlayan mitingi bir kez daha herkesin ayarını ve miyarını ortaya çıkardı. Kimileri bu yüz binlerin koşup katıldığı, coşup çağladığı şuurlu ve huzurlu mitinge gözlerini ve kulaklarını kökten kapadı. Kör ve sağır davrandı. Önce SP Genel Başkanı Sn. Recai Kutan'ın ardından Erbakan Hoca'nın, tarihi ve hayati çağrıları, çağdaş Ebu Cehillerde yankı bulmadı. Ama kimileri de, bahsetmek zorundaydı. Aksi halde sırıtacaktı. Ama bunlar da, bu muhteşem miting vesilesiyle, yine kinlerini kusmadan duramadı.

İşte Vakit'ten Abdurrahman Dilipak ve Hüseyin Öztürk de bu malum marazlılardandı... 30 Kasım 2004 tarihli Vakit'te Yavuz Bahadıroğlu, Sami Özey gibi insaflı ve itidalli yazarlar, mitingin muhteşemliğini, disiplin ve düzenini, katılım zenginliğini ve Erbakan Hoca'nın veciz ve etkileyici sözlerini dile getirip takdir ve tebrik ederken...

Hatta Yavuz Bahadıroğlu: "SP'nin bu organizasyonu "Haksızlıklar karşısında susan dilsiz şeytandır" (Hadis) hükmünün muhatabı olmaktan da kurtarmıştır" anlamında irfan ve vicdan ehline yakışan bir itirafta bulunurken...

Maalesef A. Dilipak ve H. Öztürk hem gerçekleri ters yüz eden hem de kendi yazarlarıyla çelişen bir tavır ortaya koydular.

Dilipak böyle bir mitingi SP yerine, niye AKP yapamamış diye kahrından kan kusuyor ve hırsını alamayıp karnından konuşuyor: "Peki o zaman AKP'liler nerede? O zaman bu zulme karşı neden tepki vermiyorlar? İşaret mi bekliyorlar? Yada her şeyi partilerinden ve liderlerinden mi bekliyorlar? Peki beklentileri olmazsa ne yapacaklar, ne zamana kadar bekleyecekler." Diye soruyor ve adeta burnundan soluyor! Dilipak, AKP'nin ABD ve İsrail aleyhine miting yapamayacağını, herkesten iyi biliyor. Ama, adamın sıkıntısı; Siyonistler dışarıdan, kendisi gibi basitler içeriden vurdukları halde, hala Erbakan'ı ve Hak davayı yıkamadıklarından kaynaklanıyor!... Gazeteleriyle, dergileriyle ve dernekleriyle Çağlayan mitingine katılımı artıracak en küçük bir gayreti bile göstermeyenler, birde utanmadan soruyor: "Madem SP'nin bu kadar kitlesi var, daha önce savaş karşıtı grupların ortak mitinginde neredeydiniz?"

"Teşekkürler SP, ama bir şartla. Şimdi aynı kitleyi, biz tüm savaş karşıtı eylemlerde de görmek istiyoruz."

Yani, ABD'nin ve Yahudi Lobileri, IMF gibi Siyonist merkezlerin emirberi olan AKP'yi aklamak, toplumun ve tabanın tepkisini atlatmak için, gelip bizim gibi figüranlık yapın, demeye getiriyor. Abdurrahman Dilipak, 12 Eylül darbesine gerekçe gösterilen ve kasıtlı olarak tertip ve tahrik edilen kiralık gruplara benzer; karıştırıcı ve kışkırtıcı sloganlar, itici ve tetikleyici pankartlarla miting alanına girmek isteyen provakatörlere fırsat verilmemesine de çok içerlemiş "tertip heyetinin belirlediği dışında slogan ve pankarta izin vermemek ne demekmiş!" Yoksa bunları kendileri mi göndermiş!...?

Ve acaba bu tür hizmetlerin karşılığımı, ABD özel vize kolaylığı ve pek çok gazetede yayınlandığı ve hala cevapsız bırakıldığı gibi "Ara sıra dolar cinsinden cep harçlığı" lütfedermiş!...?

Hüseyin Öztürk'te, sanki 3 kişinin katılımını da kendisi sağlamış gibi "Bu Mitingin Saadet Partisi Mitingine dönüşmesini" bir türlü hazmedemiyor. Konuşmalar esnasında "Mücahit Erbakan!" sloganlarını bir türlü sindiremiyor!

"Amerika ve uşağı ülkelerin lanetlenmesi gerekirken AKP'ye yüklenilmesini hiç anlayamıyor!"

"Herkes çoluk çocuk oradayken, otobüsün üstündekiler acaba aile boyu katılmışlar mı, katılmamışlar mı" diye sorguluyor!

Ve de hızını alamıyor, "AKP'ye bu kadar yükleniyorsunuz da, Refah-Yol döneminde ne yaptınız, neyi başardınız" diye sitem ediyor.

Bay Hüseyin Öztürk:

Refah-Yolun ve Erbakan'ın neler yaptığını, sen git 28 şubatı hazırlayan Yahudi Lobilerinden ve onların madalya taktığı şimdi ortak çalıştırdığı Çevik Bir ve Tayyip Erdoğan'dan sor...

Kusun beyler kusun. Kusun ki, herkes içinizi okusun!...

 

Erbakan Hoca'nın Çağlayan mitinginde okuduğu ayetler:

ALLAHIN LANETİ ZALİMLERİN VE HAİNLERİN ÜZERİNEDİR

 

" (Yahudiler ve Hristiyan Siyonistler, Allah tarafından seçilmiş ve kendilerine dünya hakimiyeti vaat edilmiş insanlardır. Bu amaçları için her şey onlara mübahtır, diyerek ve şahsi makam ve menfaat  için bunları destekleyip, hıyanetlerine, İslami ve insani mazeretler geçirerek) Allaha karşı yalan uydurup iftira atandan daha zalim kimdir? İşte bunlar (Hesap günü huzura getirilip) Rablerine arzedilerek, şahitler şöyle diyecektir: Rableri üzerine yalan söyleyenler, (Dinlerini ve Allahın ayetlerini eğip bükenler) işte bunlardır! Haberiniz olsun; Allahın laneti zalimlerin üzerinedir."

" (Çünkü) bunlar (insanları) Allahın yolundan engelleyenler (İslam adaletinin ve ibadetlerin yapılmasına yasak getirenler) ve onda (Allahın hak yolunda) çarpıklık aramak (ve eğriltmeye çalışmak) isteyenlerdir. Onlar (dindar görünse de gerçekte) ahirete inanmayan (ve dünya hayatına tapınan) kimselerdir"

"(Ancak) Bunlar, yeryüzünde (asla Allah'ı) aciz bırakacak (ve zulüm saltanatlarını sürekli ayakta tutacak) değildir ve Allahtan başka dost (ve destekçi sandıkları kesimlerden de hiçbir yardım ve yarar) ları yoktur. (Hem dünyada, hem ahirette) Azap, onlar için kat kat artırılacaktır."[1]

"Allahın mescitlerinde, O'nun isminin anılmasına (camilerde ezan ve Kuran okunmasına, zikir ve dua yapılmasına) engel olan ve bunların yıkılması için çaba harcayan (İslam mekanlarına ve Kutsal makamlara hücuma kalkışan ve bunlara destek sağlayan saygısızlardan) daha zalim kim olabilir? (Halbuki o mescit ve makamlara yaklaşan) onların içlerine, korku ve saygıyla girmekten başkası değildir. (Mescitleri ve İslamiyet'i yıkmaya çalışan zalimler ve onlara destek veren hainler, evet) onlar için dünyada (büyük bir hezimet ve zillet ve) aşağılanma, ahirette ise korkunç bir azap vardır"[2]

"Kim bir mümini kasıtlı olarak (öldürmeyi planlayarak) katlederse (bunun) cezası, ebediyyen içinde kalmak üzere, cehennemdir. Allah O kimselere (suçsuz ve savunmasız bir mümini öldürenlere) gazaplanmış onları lanetlenmiş ve on(lar)a büyük bir azap hazırlamıştır"[3]

" Bu nedenle; İsrailoğullarına da yazmıştık ki; - öldürdüğü başka birisine karşılık (kısasen) veya bulunduğu yerde çıkardığı fitne ve fesada (anarşi ve isyana binaen) olmaksızın- her kim (haksız yere) bir kişiyi öldürürse, sanki bütün insanları öldürmüş gibidir. Kim de (bir masumun öldürülmesine engel olup, yaşamasını sağlayarak) onu diriltirse, bütün insanların hayatını kurtarmış gibidir."[4]

" (Öyle ise) Ey iman edenler! (cami, ezan, ramazan, bayram, başörtüsü gibi) Allahın şiarlarına (İslam'ın sembollerine), haram olan (ve saygı duyulan) ay'a, Kurbanlık hayvanlara ve (Kurbanlık nişanı ve ibadet heyecanıyla bunlara takılan) boyun bağlarına ve Allahın fazlını ve rızasını umarak hacca gelen (Müslümanlara) sakın, hürmetsizlik (haksızlık ve saygısızlık) etmeyiniz. (Hac farizasını bitirip) ihramdan çıktıktan sonra artık avlanabilirsiniz. (Daha önce) sizi Mescidi Haramdan alıkoydukları (Kabe'yi ziyaretinize ve Mekke'ye girmenize mani oldukları) için, bundan dolayı bir topluluğa olan bir hırsınız ve hıncınız, sakın sizi haddi aşmaya (taşkınlık ve azgınlık yapmaya) sürüklemesin. (Ey iman edenler) iyilik ve takvada (hayırlı hizmet yapmak ve başkalarını kötülükten sakındırmak konusunda) yardımlaşın. (Ama sakın) Günah (işleyip kötülük yapmak, sapkınlık ve saldırganlıkla) haddi aşmak hususunda yardımlaşmayın. (zalim ve kafirlere yandaşlık yapmayın) (herhalde ve her meselede mutlaka) Allahtan korkup-sakının. Gerçekten Allah, (zalim ve hainlere bir müddet fırsat verse de, en acı ve alçaltıcı bir ceza ile) sonuçlandırması pek şiddetli olandır."[5]

" (Cehennem) İçinde onlar şöyle çığlık atıp yalvarırlar: Rabbimiz (ne olur) bizi (buradan) çıkar, (ki) yaptığımız (küfür ve kötülüklerden uzak durup) başka Salih amellerde bulunalım! (onlara sorulur) Size orada (dünyada söz dinlemeyip ve hayırlı amel işlemeye kabiliyetli ve karakterli olanların) öğüt alabileceği kadar ömür vermedik mi? (Halbuki) size korkutup uyarıcı (Resuller) de gelmişti. Öyle ise (şimdi hak ettiğiniz) azabı tadın. Artık zalimler için bir yardımcı (cehennemin sonsuz ve korkunç zahmet ve zilletinden sizi kurtaracak bir güç odağı asla) yoktur."[6]

Aynı konuları anlatıp açıklayan başka ayetlerde vardır:

"Her kim Allah ile birlikte başka bir ilaha dua edip yalvarırsa (Ben de Müslüman'ım, Allaha inanmışım, ama filan kişi ve kesimlerin gücünü ve kudretini de kabul etmek ve onların himayesine girmek lazım diyerek, bazı şahısları veya güç odaklarını tanrılaştırıp tapınırsa) ki- bunu (haklı gösterecek) hiçbir bürhanı ve bahanesi geçerli değildir- o kimsenin hesabı (sorgulanıp cezalandırılması) ancak Rabbinin katındadır.

Şurası Muhakkak ki (gizli veya açık) inkar edenler asla iflah olmayacaktır."[7]

"Bir kısım (korkak ve münafık) insanlar, (sadık ve sağlam müminlere:) kesinlikle (kuvvetli ve tehlikeli düşman) insanlar size karşı toplanıp (bir şer ittifakı kurdular.) Aman ha, onlardan korkun (ve uyuşun. Çünkü bunlarla başa çıkmanız ve başarılı olmanız imkansızdır.) dediklerinde bu (tehdit ve teklifler sadık mümin ve mücahitlerin) imanlarını artırıp (moral ve maneviyatlarına güç katmış) ve "Allah bize yeter. O ne güzel (ve en mükemmel) vekildir. (Biz O'nun emrinde, O da bizimle beraber olduktan sonra, O'nun izni ve iradesi dışında hiçbir güç bize zarar veremeyecektir)"

" İşte O şeytan (ve şeytanlaşmış insanlar) ancak kendi dostlarını (tabi olanlarını) korkutabilir. Öyle ise, eğer gerçekten iman etmiş kimseler iseniz, onlardan korkmayın, (sadece ve yalnız Rabbinizden) Benden korkun"[8]

"(Bu uyarılarımıza rağmen kalbi hastalıklı) onlardan öylesi var ki: (ben ticaret ve memuriyet ehliyim. Çoluk çocuk sahibiyim. Beni deşifre etmeyin) bana müsaade edin, izin verin.Beni fitneye düşürmeyin. (siyasi kavga ve kargaşanın içine çekmeyin) derler: Oysa bilesiniz ki onlar, (iman zayıflıkları ve Allaha itimatsızlıkları yüzünden, hizmet ve mesuliyetten kaçıp kurtulmaları sebebiyle) zaten fitneye kapılmış (ve şeytanın tuzağına takılmış) lardır.

(Ahirette de) cehennem, bu tür inkarcıları (ve münafıkları) mutlaka kuşatacaktır."[9]

"(O münafıklar, hala) kesinlikle sizden olduklarına (zahiren düşmanlarla görünseler de, içten davaya bağlılıklarına dair) Allaha yemin ederler. Halbuki onlar sizden değillerdir. (Aslında) Ancak korkak (ve hak davadan ayrılıp kaçak) bir kesimdirler."[10]

"Ey (seçkin ve şerefli) Nebi! (ve ey O'nun sadık ümmeti) Kafirlere ve münafıklara karşı (Hak ve adalet hakim olsun ve insanlık zulümden kurtulsun diye) cehdü gayretine devam et ve onlara karşı sert (net ve mert) davran. (Tiyniyetleri ve niyetleri bozuk olduğundan, sizin yumuşak yaklaşımınızı, saldırgan kâfir ve münafıklar, yağcılık ve zayıflık zannedebilir)"[11]

"İşte, Allaha verdikleri sözden döndükleri (dünyalık makam ve menfaat hatırına, hak davadan yüz çevirdikleri) ve (kendilerini mazur ve makul göstermek üzere de hala) yalan söyledikleri içindir ki, Allah kendisiyle karşılaşacakları (hesap) gününe kadar onların kalbine nifak (döneklik ve tedirginlik hastalığı) soktu. (Bu nedenle hep kararsız, tutarsız ve huzursuzdurlar)"[12]

"(Fırsat buldukça yanınıza sokulup, kendilerine inanmanız ev) onlardan razı ve hoşnut olmanız için size yemin edecekler. (Oysa insanların değil, Allahın rızasını aramaları ve bunun gereğini yapmaları beklenir.) Ve eğer (İslama hıyanet ve hakaretlerine çeşitli hikmet ve mazeretler uydurursanız) bile, Allah (Haktan sapan ve satılan) fasıklar topluluğundan asla razı olacak değildir"[13]

"Herhangi bir sure indirildiği (Çeşitli konularla ilgili, Allahın ayetleri hatırlatılıp delil gösterildiği) zaman (Müslüman, muhterem ve muttaki geçinen fasık ve münafıkların) bir kısmı (müminlerle ve sadık dava ehliyle alay ederek): Bu (sure ve ayetler) sizlerin hanginizin imanını artırdı? (Dünyanın realitelerini bırakıp bu ayetlerle kendinizi avutuyorsunuz" derler.

İman edenlere gelince; (evet Kurani sureler ve ayetler) onların imanını (izanını, irfanını) artırır... Ve (ilahi gerçeklerle) sevinir, (müjdelenir, umutlanır ve ferahlanırlar)"[14]

"(Ama) Kalplerinde hastalık (inkârcılık, münafıklık, yalancılık ve menfaatlik) olanlara gelince:

(Bu sure ve ayetler, Kurani mesaj ve müjdeler) Onların murdarlığına murdarlık katar. (Döneklikleri, ödleklikleri ve çeşitli kötülükleri sebebiyle manevi pislik ve necislik yuvasına dönmüş ruhlarının hastalık ve husumeti artar)  Ve artık bunlar (iflah olmayıp), kâfir olarak ölürler"[15]



[1] Hud:18-19-20

[2] Bakara:114

[3] Nisa:93

[4] Maide:32

[5] Maide:2

[6] Fatr:37

[7] Muminin:117

[8] Ali İmran:173-175

[9] Tevbe:49

[10] Tevbe:56

[11] Tevbe:73

[12] Tevbe:77

[13] Tevbe:96

[14] Tevbe:124

[15] Tevbe:125


Bu yazarin diger makaleleri

İSLAM'A KOŞUNUZ!
  İslam; topyekun bütün hayatı kuşatan, kendisine uyulduğu ve uygulandığı...
Devami
MEHMET AĞAR, KİME YARAR?
  Mehmet Ağar'ın babası Zülfü Ağar, Çankaya Köşkü'nde Celal Bayar'ın...
Devami
BAŞBAKAN BOŞUNA HAVA ATIYOR!
  Beyhude Açıklamalar! AKP Genel Başkanı Erdoğan partisinin il kongrelerinde...
Devami
ZİLLET VE ZAAFİYET PSİKOLOJİSİ
  Kendilerini hor ve hakir görenlere hürmet etmek... Zengin ve...
Devami
VİCDANLI HIRİSTİYAN,MÜNAFIK MÜSLÜMANDAN HAYIRLIDIR!
  Ezra Pound. O samimi bir Hıristiyan'dı. "ABD'nin siyonizmin hizmetkârı...
Devami
KURTULUŞ SAVAŞINDA LİBYALI ŞEYH SÜNUSİ!
  Milli Mücadeleyi şahlandıran din adamlarından Tarikat Lideri ve Atatürk'ün...
Devami

Makale Paylaşım Sayısı: 5636

Yorum ekle

Yazdığınız her yorumla birlikte IP adresinizin kayıt edildiğini ve Türkiye Cumhuriyeti hukuk kurallarına aykırı, iftira ve genel ahlaka aykırı tarzda yorumlarınızdan hukuken ve vicdanen sorumlu tutulacağınızı tekrar hatırlatırız...


Güvenlik kodu
Yenile

YABANCI DİLDE KİTAPLARIMIZ

SON YORUMLAR