ARAMA

Toplam Ziyaretçilerimiz

mod_vvisit_counterBugün5070
mod_vvisit_counterDün6007
mod_vvisit_counterBu Hafta47641
mod_vvisit_counterGeçen hafta38327
mod_vvisit_counterBu Ay151197
mod_vvisit_counterGeçen Ay149785
mod_vvisit_counterŞu Ana Kadar17075337

IP'niz: 18.204.42.98
Bugün: 22 Oca 2021

Bu Ana Kadar Okunan

Sayfa Gösterimi : 12287282

YENİ ÇIKAN KİTAPLAR

AA 150X
KT 150X
IY 150X
EIA 150X
 ADIL DUZEN 150x
erbakan devrimi 15b 160
 
bizim ataturk 17b 160
 
hilalhac
 
baskan160
 
siyaset strj 160
 
sistem tahlili 160
 
 darbe 160
 
 
 

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

 

 

Reklam
Reklam

ULUSLAR ARASI PARA FONU (IMF) VE ARJANTİN SONUNCU DEĞİL!?

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 6
ZayıfMükemmel 

2004 Eylül ayının başlarında Arjantin IMF politikalarına karşı şiddetli gösterilerle çalkalandı. Bu politikalardan dolayı Arjantin halkı ciddi sıkıntılar çekti ve yapılan bu gösteriler, Arjantin'e ziyarette bulunacak olan IMF yetkililerinin ziyaretlerine tepki olarak yapıldı. Gerçi Arjantin IMF politikalarından zarar görecek son ülke olmayacaktı. Çünkü IMF'nin gelişmekte olan ülkelerin ekonomilerine katkı yapmak, kalkınmasına yardımcı olmak ve ekonomiyi canlandırmak yerine zarar vermekten başka yaptığı bir şey olmadı. Asya ve Afrika ülkeleri ile Arjantin ve Brezilya gibi Latin Amerika ülkeleri IMF politikaları yüzünden hep geri bırakıldı.

IMF'nin reçetesi, sürekli olarak iki çeşit ilaçtan oluşmaktadır. Birincisi; dövizlerin indirilmesidir. Bilindiği üzere döviz fiyatının indirilmesi, ülkenin ihracat hacmini canlandırmak istediği anlamına gelmektedir. Bu metot, sanayi ve ihracatta gücü olan ülkeler için faydalıdır. Ancak, Arjantin ve Türkiye örneğinde olduğu gibi gelişmekte olan ülkelerde döviz fiyatlarının indirilmesi olumsuz sonuçlar doğurmaktadır. Çünkü bu ülkelerin ekonomileri ithalata dayanmaktadır. Bu da enflasyon, fiyat artışı ve vatandaşın elindeki yerli paranın çoğalması ve bunun zorunlu sonucu olarak alım gücünün zayıflaması demektir. Öte yandan gelişmekte olan ülkelerin ihracatları, ihracat temelini oluşturan sebze, meyve ve etlerin tüm çeşitleri ile çeşitli hayvansal ürünler ve zirai ürünler gibi hammaddelerden oluşmaktadır. Bu durumdaki ülkeler aynı hammaddeyi üreten sanayi ülkeleri ile rekabet gücüne sahip değildir. Durum bu şekilde olduğundan, konuya başka yerde değinmek üzere, Sudan para birimi olan Cüneyh'in başına gelen olayların benzeri olaylarda olduğu gibi, yerli paranın değerinin düşmesi, söz konusu ülkenin temel yapısının çökmesine sebep olmaktadır. IMF'nin reçetesindeki ikinci ilaç ise, Sudan'daki sivil hizmet kurumlarında olduğu gibi, ülkenin para birimine zarar vermek için o devletin en güçlü organına saldırmaktır. Hatırlanacağı üzere, IMF Mısır'a girince, ilk icraatı Mısır'ın para birimi olan Cüneyh'in değerinin düşürülmesi yönündeki direktifleri olmuştur.

IMF'nin diğer dayatması ise, Mısır'ın üçüncü ordusunu fesih etmesi olmuştur. Mısır'ın silahlı kuvvetleri, Mısır'ın devlet yapısındaki en güçlü organdır. Çünkü bu organ Arap ve İslam dünyası nezdinde Mısır'a itibar ve ağırlık kazandıran unsurdur. Diğer yandan Mısır o dönemde İsrail ile savaş halinde idi. Sanki IMF, Mısır'ı askeri ve ekonomik açıdan zayıflatmak ve bölgedeki yeri ile liderliğini kaybettirmek için bu tuzağı kurmuştur.

Sudan'da ise, Sudan para birimi olan Cüneyh'in IMF'nin bu ülkenin ekonomisine girmeden önceki değeri, 3,3 dolar idi. Bir Cüneyh, on Riyal değerinde olup bir Riyal ise bir Suudi Arabistan Riyali'ne denk idi. Yani, Sudan Cüneyh'i on Suudi Arabistan Riyali'ne denk düşmekte idi. Mısır para birimine karşılık gelen değeri ise, 1,25 Cüneyh idi. Fakat Sudan Cüneyh'i IMF'nin 1970'li yıllarda bu ülkeye girmesi ile düşmeye yüz tutmuştur. Ta ki Cüneyh, Sudan para birimi olarak eriyip gündelik kullanımdan çıkıp dinar olarak değişene kadar. Yani bir dinar on Cüneyh'e eşit hale gelmiştir. Bugünkü bir doların fiyatı, 260 dinardır. Başka bir deyişle bir dolar 2600 Sudan Cüneyh'ine eşit hale gelmiştir. Böylece, IMF'nin reçetesi sebebi ile görüyoruz ki Sudan Cüneyh'inin grafiği 1,3 dolardan 1/26 sente dönüşmüştür. Dolayısıyla ülkenin ekonomik durumu kötüleşmiş ve enflasyon faktörleri devreye girip ekonomi çökmüştür. Fakirlik ve işsizlik artmıştır. Sudan halkı, zengin, orta ve fakir olmak üzere üç sınıfa bölünmüş iken, IMF'nin yaptırımları sonucu orta sınıf eriyerek üçüncü sınıfa katılmıştır. Çünkü zengin daha zengin oldu ve fakir daha da fakirleşti. Bu çile günümüze kadar devam etti.

Daha sonra IMF, Sudan yapısındaki en güçlü organ olan ve sivillere hizmet veren kamu kurumlarına yönelik saldırı başlatarak, genel bütçenin birinci bölümü olan kredilerden, biraz para elde etmek için iş gücünü azaltması yönünde talimatlarda bulundu. Bu sivil hizmetler ise, İngiliz'in Sudan'dan 1 Ocak 1956'da çıktığında teşkilatlanan en güzel eserdi. Fakat, IMF'nin talimatlarına uyulması nedeni ile işin başındaki en deneyimli yetkililer emekliye sevk ettirilerek işten uzaklaştırılmış ve ülke, bu kişilerin deneyimlerinden mahrum bırakılıp Körfez ülkelerine beyin göçü başlatılmıştır. Adı geçen ülkeler, bu beyinlerden faydalanmıştır. Netice itibarı ile Sudandaki sivil hizmetler sektörü çökmüş, okul, hastane, demiryolları, PTT, su şebekesi kurumu, elektrik kurumu, programlama ve projelendirme teşkilatları ve araştırma-geliştirme kurumu gibi, tüm alanlardaki hizmet verme çalışmalarında düşüş ortaya çıkmıştır. Aynı zamanda Sudan'ın bilim adamları, doktor ve mühendisleri, Sudan ekonomistleri ve diğer branşlardaki insanlarının Sudan dışında gurbet ellerde olmaları bundan dolayıdır. Birinci aşama olarak sayılan, Sudan şartlarına elverişli olmayıp, Amerika ve Avrupa'da yürürlükte olan ailenin sosyal güvencesinden yoksun kendi sistemi ile para birimi olan Cüneyh'in değerinin ve iş gücünün düşürülmesi yönündeki zorlamalar, IMF'nin politikalarının sonucudur.

Ailenin sosyal güvencesi yıkılmıştır, maddi olarak tüm aile fertleri bir kişinin eline bakmak zorunda kalmaktadır. Bu kişinin işten çıkartılması demek, tüm aileyi geçim imkânından mahrum bırakmak demektir. Sudan'da bu çeşit aile sisteminden kaynaklanan koşullardan dolayı rızk temini için göç olgusu ortaya çıkmaktadır. Bundan dolayı, Arjantin'de olduğu gibi gösteriler ve yürüyüşler ile Hartum Caddeleri'nde IMF'ye hayır tepkilerini dile getiren söylemlerini yükselterek, IMF'nin kendilerine hükmedemeyeceğini ilan etmişlerdir. Fakat her şeye rağmen IMF otoritesini sürdürmeye devam etmiştir...

IMF, yerli para birimi değerini düşürdükten ve devletin en güçlü organını tahrip ettikten sonra, ekmek, un ve petrol ürünleri gibi direkt vatandaşı ilgilendiren temel maddeler üzerindeki sübvansiyonu kaldırmayı tavsiye etmeye yönelmiştir. Petrol ürünlerinin fiyatlarının yükselmesi ile ülkedeki tüm maddelerin fiyatları yükselmiştir. Dolayısıyla, halkın çilesi artmakta ve hükümete karşı tepkiler büyümektedir. Netice itibarı ile bu halk, ilk gör düğü fırsatta sokaklara dökülüp tepkisini dile getirmiştir. Hükümet de kendi vatandaşlarının haklı olduğunu bildiği halde, IMF'nin direktifleri nedeni ile çaresiz kalarak vatandaşlarının tepkilerine müdahale edip karşı harekete geçmiştir...

Türkiye'nin durumuna gelince, daha önce örnek olarak göstermiş olduğumuz ülkelerde olduğundan daha iyi değildir. Türkiye'de tarım sektörü en parlak sektörlerden biri idi. Ama o da zarar görmüştür. Şeker fabrikaları kapanmıştır. IMF maaş yaşını altmış yaş ile sınırlandırmıştır. Benim değerlendirmelerime göre bu yaş olgunluk, üretim için yüksek verimlilik ve yıllar boyunca elde ettikleri deneyimlerinden faydalanma yaşıdır.

Böylece, diyebiliriz ki, IMF'nin reçetesi gelişmekte olan ülkelerin hasta ekonomilerini iyileştirmez, bilakis hastalığı artırır ve ekonomiyi uzun bir süre yoğun bakım ünitesine sokar. IMF bunu bilerek yapar. Fakat bu reçeteyi de değiştirmek isteyenlere savaş açar. Çünkü az gelişmişlik ile adlandırılan ülkelerin ekonomisini iyileştirmesini ve güçlenmesini, siyonist hakimiyetine aykırı sayar.[1]

Altereifi Ahmed Kormino

Sudan Büyükelçisi



[1] Milli Gazete / 09 11 2004 / Sudan Büyükelçisi-Altereifi Ahmed Kormino


Bu yazarin diger makaleleri

ZARAR MESCİT'LERİ VE MÜNAFIKLIK MERKEZLERİ
  Bismillahirrahmanirrahim 1- "(Haktan kopan ve dünyaya tapan)"Onlara deki: Dilediğinizi...
Devami
KİMİN KÖKÜ KURUYACAK?
  Tarih boyunca, zulüm ve sömürü düzeninin bekçileri ve tahakküm...
Devami
"ZAMAN" IN AYARI VE GENELKURMAY BAŞKANI"
  Zaman'cılar Özünü Kusuyor:                      Ankara'ya mesaj var!..           "Türkiye'yle ilgilenen...
Devami
ESARETE ASLA BOYUN EĞMEYECEĞİZ
  Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın,...
Devami
MEMURA DİSİPLİN AFFI VE YOZLAŞMANIN FATURASI
  Şubat'ın sonu ve Mart ayının başında "Memura sicil affı,...
Devami
SİYONİZM VE B.M.
  Birleşmiş Milletler dedikleri: 1- Önce İslam'ın temsilcisi ve dünyanın dengesi olan...
Devami

Makale Paylaşım Sayısı: 7390

Yorum ekle

Yazdığınız her yorumla birlikte IP adresinizin kayıt edildiğini ve Türkiye Cumhuriyeti hukuk kurallarına aykırı, iftira ve genel ahlaka aykırı tarzda yorumlarınızdan hukuken ve vicdanen sorumlu tutulacağınızı tekrar hatırlatırız...


Güvenlik kodu
Yenile

YABANCI DİLDE KİTAPLARIMIZ

SON YORUMLAR