Reklam
Reklam
Reklam

"ERKE"DEN ÜRKENLERİN DERİN KORKUSU

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 8
ZayıfMükemmel 

Erke Nedir?

Erke; Erke Araştırmaları ve Mühendislik A.Ş. 10 Ocak 1992 tarihinde %100 Türk sermayesi ile kurulmuş bilimsel araştırmalar yapan ticari bir kurumdur. Kuruluş tarihinden bugüne kadar, insanlığa faydalı konularda bilimsel araştırmalar yapmıştır. Halen ilkelerinden taviz vermeden, kurumsal yapısını ön planda tutarak bilimsel araştırma çalışmalarına devam etmektedir.

Em. Tümgeneral Çetin Uğural Erke Araştırmaları ve Mühendislik A.Ş'nin asra yön verebilecek buluşunu açıkladı: Atatürk' ün 10. Yıl nutkundan bugünleri gören bir bölümle konuşmaya başladı.

 

 "Asla şüphem yoktur ki, Türklüğün unutulmuş büyük medeni vasfı ve büyük medeni kabiliyeti, bundan sonraki inkişafıyla, atinin yüksek medeniyet ufkunda yeni bir güneş gibi doğacaktır."

 Huzurlarınızda şu anda açıklayacağım konu ile Atamızın bu öngörüsüne bir nebze olsun yaklaştığımızı düşünmekteyiz.

 En büyük bayramımız olan 29 Ekim'de başlattığımız ve bugüne kadar yazılı ve görsel basında yer alan "Erke Bilimsel Düşüncenin Gücü" sloganının sizlerde bir merak uyandırdığının bilincindeyiz.

 Sayın konuklar, tarihe malolacak bu buluşu teknik detaylarına inmeden açıklıyorum;

Buluş ile erişilen sistem çevreye zarar vermeyen, istenilen güç ve sürati sağlayabilen, doğrudan hareketin elde edilebildiği, yakıt gerektirmeyen bir kuvvet makinesidir. Bu sistemin çalışmasında maddenin atalet özelliğinden faydalanılmaktadır.

Bu sistem ile çalışan makinelerde istenilen yerde istenilen miktarda elektrik elde edilebilir. Tüm kara, hava ve deniz taşıtlarında kullanılabilir.

Ayrıca sunumda takip ettiğiniz üzere bu buluşla küresel ısınmanın önlenmesi, dolayısıyla iklim bozukluklarının zararlı etkilerinin ortadan kaldırılması sağlanır. Böylece insanlık kendi eliyle hazırladığı bir sona gitmekten kurtulur.

Bu buluş, 1992 yılından itibaren çok gizli olarak yürütülen bilimsel çalışmalarımızın bir sonucudur. Şirketimiz adına buluşun yurt içi ve yurt dışı patent başvuruları yapılmıştır.

Ancak bilimsel bilgi ile çevreye saygılı ve sürdürülebilir kalkınma sağlanabilir. Bu anlayışın bir sonucu olan buluşumuz, başta Türk milleti olmak üzere tüm dünya insanlığına sunulmuş bir hizmet olarak değerlendirilmektedir".

Erke'nin ilkeleri ise şöyle sıralandı: 

  • Hakikat şimşeği fikirlerin çatışmasından doğar. Dolayısıyla bilimsel düşünce yapısı ancak fikirlerin serbestçe söylenebildiği bağımsızlık ortamında gelişebilir.
  • Bilgi her türlü iyi, doğru ve güzel işin kaynağıdır. Bir araştırmacının bugünün bilgilerine sahip olması gerekmekle birlikte onların ataletinden sıyrılabilecek derecede bağımsız olması gerekir. Hatta bilimsel araştırma yaparken kendi önyargılarından bile uzaklaşabilecek derecede bir bilimsel yaklaşıma sahip olmalıdır. İşte buluşları ortaya çıkaran gerçek araştırmacılık ve bilimsel düşünce yapısı budur.
  • İyilik ve kalkınmadan tüm dünya milletleri faydalanmalıdır. İşte Erke'nin evrensellik anlayışı böyledir.
  • Gerçek kalkınmanın görüldüğü bir dünyada tabii bir sonuç olarak barış sağlanacaktır.

İlkelerimizin tamamını tek bir cümle ile şöyle ifade etmekteyiz; bağımsızlık temeline dayanan bilimsel düşünce yapısı ile ortaya çıkan gerçek araştırmacılık toplumun bir bütün olduğunu gösterdiğinden evrensellik ve barış hedefine ulaşılır.

  • Erke'nin ilkeleri ve kurumsal yapısı, hiçbir şahsın veya kurumun Erke üzerinde etkili olmasına izin vermez. Erke'nin tek yol göstericisi müspet bilimdir.


  • Bugünün bilim literatüründe buluşun açıklanması için temel teşkil edecek bilgi yoktur. Bu nedenle buluşun dayandığı fizik ve matematik esasları Erke tarafından uygun görülen bir zamanda bilim dünyasına hediye edilecektir. Bu yüzden konuyu tartışmaya açmıyoruz. Kimseyi inandırma gibi bir amacımız da yoktur. Hatta bu buluşa inanılmaması bizi bilhassa mutlu eder. Çünkü başarılması imkansıza yakın bir iş olduğunun delilidir.
  • Bu buluşun önemi düşünüldüğünde ve algılandığında yapılan açıklamaların neden bu ölçüde sınırlı olduğu anlaşılacaktır. Basın toplantısında amacımız bu buluşun Türk milletine aidiyetinin tescil edilmesidir. Takip etmenizi değerlendirmenize sunarız.

 Sunumda arz edildiği gibi patent başvuruları yapılmış olup, bu konuda süreç işlemektedir ve takip etmekteyiz. Dolayısıyla bu safhada teknik detayların açıklanmasının emniyet ve gizlilik açısından yaratacağı sorunları da takdirlerinize sunarız.

 Bulunan sistem ile ilgili ilk ürün çeşidi olarak ön gördüğümüz elektrik üretecinde seri üretim aşamasına gelinmiştir. 2007 yılı içersinde ürünler halkımızın kullanımına arz edilecektir.

 Sırası gelince milletimize siz değerli basın mensupları vasıtasıyla ulaşacağız.

Teknoloji ve bilim alanında yeni ufuklar ve çığır açacak bu buluşun Türkiye'de gerçekleştirilmiş olması hepimiz için bir gurur kaynağıdır.

 Bilgi ve takdirlerinize sunduğumuz bu buluşu açıklamanın gurur ve bahtiyarlığı ile saygılarımızı arz ediyorum."

"Erke"nin bu çıkışını: 24.11.2006 Akşamda Güler Kömürcü "AKP'ye ve sisteme karşı siyasi bir hareketin şifre ve sinyalleri olarak yorumladı."

"Gündem 2 konuya kilitlendi; ERKE Hareketi pardon ERKE Grubun müthiş (!) icadının tanıtımında yaptığı ‘üst düzey general' davetlilerin görüntüsü üzerinden aslında ‘kuruluşu tamamlanan yeni bir siyasi parti'nin aşamalı duyurusunun hedeflendiği' dillerde. (Ki toplantıda gözüken em. generaller iddia edilen yapının içinde kesinlikle yoklar-doğru)

Önce ERKE hakkında yeni kısa bir bilgiyi paylaşalım, profil istihbaratı yapalım; ERKE Grubun danışmanlığını üstlenen, ‘bilimsel proje'nin arkasında duran sivil hareketin ki çok yakında siyasi partiye dönüşmesi beklenen organizasyonun da şimdilik liderliğini yapan emekli Tümgeneral Çetin Uğural, Milli Savunma Bakanlığı Müsteşar Yardımcılığı, Kızılay (Ertan Gönen'in başkanlığı döneminde) Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerinden ayrıldıktan sonra Başkent'te emekli bir MİT mensubuyla ‘ticarete' atılmış. PAŞA ve X ekibinin özellikle son 1 yıldır ‘sivil inisiyatif' oluşturma ve daha sonra bu oluşumu politik zemine taşıma çabalarının da son aşamaya geldiği, Türkiye genelinde teşkilatlanmayı tamamladıkları, son bir yıl içinde farklı platformlarda-değişik illerde yapılan toplantılar aracılığıyla grubun katılımcı sayısını da hızla artırdıkları söyleniyor.

Duyumlarıma bakılırsa teşkilatlanma metodları oldukça ilgi çekici; halen değişik isimler altında faaliyet gösteren sivil oluşumlar- zincir grupların çok yakında çözümlenerek, tek çatı, ERKE altında birleşmeye hazırlandıkları belirtiliyor. Dolayısıyla, Sayın Uğural'ın ERKE motor mucizesi, yani sözde teknolojik içerikli basın toplantısının aslında geri planda beklettiği siyasi hareketinin ön tanıtımı olduğu, son derece zekice düşünülmüş ‘kitlenin merakını ERKE kelimesine' odaklamak amacıyla planlanan bir özel propaganda tekniği içerdiği öne sürülüyor. ERKE- ERK kelimesi artık hepimiz için çok aşina değil mi? ERKE ile ilişkili diğer isimler kimler, sanırım çok yakında öğreneceğiz..."

Güler hanım, bir gün öncesinde ise:

"Ve... Tıpkı sizlere günler önceden duyurduğum gibi, 21 Kasım'da ERKE'nin erkleri bir basın toplantısı düzenleyerek, ‘petrol, su ve gaz' kullanmadan elektrik üreten ‘Erke Dönergeci' adında bir makine geliştirdiklerini açıkladılar. Basın toplantısında, projenin arkasında olduğu belirtilen Malatyalı, tekstil makineleri üretiminde söz sahibi olan Brother Makina'nın sahiplerinden kimse yoktu, projeyi şirketin Yönetim Kurulu Danışmanı emekli Tümgeneral Çetin Uğural tanıttı. Uğural, bu makine için yurtiçi ve yurtdışında patent başvurusunun yapıldığını ve 2007 yılı içinde ürünlerin piyasaya çıkacağını da kaydetti. Ancak toplantıda bazı basın mensuplarının, ‘'Buluşa yönelik anlatılanların tutarlı olmadığı, şirketin yönetim kurulu başkanının kim olduğu ve niçin onun yerine kendisinin açıklama yaptığı, böyle önemli bir buluşun neden dünya çapında bir organizasyonla tanıtılmadığı'' yönündeki soruları ise cevapsız bırakıldı. Akıllar karıştı, karıştı... Hepsi bu kadar da değil...

Başta da belirttiğim üzere, toplantıda bir olağandışılık daha meydana geldi, Erke'nin basın toplantısını çok sayıda emekli asker, tekmili bir arada ön sıralardan izledi. Toplantıyı izleyen isimler arasında eski Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı, eski Kara Kuvvetleri Komutanı Muhittin Füsunoğlu, eski Jandarma Kuvvetleri Komutanı Rasim Betir ve de emekli paşalardan Sayın Kemal YAVUZ, Köksal Karabay, Necati ÖZGEN ve de eski Yargıtay Başsavcısı Vural Savaş yer aldı. Özellikle eski Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı'nın çok nadir bu tür sosyal aktivitelere eşlik ettiği düşünüldüğünde, bu bilimsel projenin sunum fotoğrafının içinde saklı bir başka ‘fotoğraf' olabileceği ‘merakı' da kaşınmış oldu. E. PAŞA'lar yoksa siyasi bir parti kurmak hazırlığında mıydı?' Sorular böyle, buyrun, şimdi hemen doğru cevaplara bakalım ey benim gibi aklı karışmış okur;

Dünkü malum toplantıda ‘ön sırada hazır bulunan' önemli davetlilerden bazı değerli isimleri-Paşalarımız'dan bazılarını arayıp, kamuoyundaki akıl karışıklığını, ERKE projesinin ‘sivil ya da siyasi bir hareket' içerip içermediği sorusunu yönelttim. Ve öğrendim ki, salonda fotoğraf veren emekli generallerimizin neredeyse tamamı, ERKE'nin tepesindeki yöneticiler tarafından sadece birkaç gün önce aranıp-toplantıya davet edilmişler, diğer bir ifadeyle proje hakkında önceden fikir sahibi değillermiş, ‘kendileri dışındaki diğer davetli listesinden de aynı şekilde haberleri yokmuş. ERKE grubuna ‘askeri erk desteği görüntüsü' ne derece gerçek payı taşıyor diye merak edenlere, ilk ağızlardan işin doğrusu budur efendim; böyle bir destek ya da bir sivil veya siyasi hareket hazırlığı söz konusu değil-MİŞ...

Açıklamalar böyle... Ancak... Erke Mühendislik'in bu projesi üzerinden yaratılan gizem perdesinden, her şeye rağmen bir kulis yükselmeye devam ediyor; iddia o ki her ne kadar ERKE'ciler de hiçbir dernek, siyasi parti, tarikat, kurum ya da kuruluşla hiçbir ilgileri olmadıklarını belirtseler de oluşumun vitrin arkasında bulunan ve isimleri şu ana kadar kamuoyuna açıklanmayan bir grup akademisyen-eski bürokrat ve de işadamı güya Türkiye genelinde faaliyette bulunacak bir sivil insiyatifin-düşünce üretim merkezinin altyapısını tamamlamışlar, deklarasyon da yeni yıldan sonra olacakmış ya da altı vurgulu (anlayana) MAYIS'ta KÖŞK seçimleri öncesinde ciddi bir çıkışa hazırlanıyorlar-MIŞ..." yorumunu yapmıştı.

Ve her nedense NTV (24 Kasım 2006) tarihli bültenlerinde "Genelkurmay: Erke'yle ilgimiz yok!" haberini öne çıkarmıştı...

Genelkurmay Başkanlığı, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ‘kuvvet makinesi' olarak tanıtılan cihazla ilgisi ve bilgisi olmadığını duyurdu.

Kuvvet makinesi olarak tanıtılan Erke'nin 21 Kasım'daki tanıtım toplantısına çok sayıda emekli paşa katılmıştı. Kamuoyunda tartışmalara neden olan proje ile ilgili olarak Genelkurmay Başkanlığı'nın http://www.tsk.mil.tr/ adlı internet sitesinde açıklamada bulunuldu.

Açıklamada yakıt gerektirmeyen kuvvet makinesi olarak tanıtılan cihaz hakkında TSK'nın bilgisi olduğuna dair haberler yer aldığı hatırlatıldı. Açıklamada, "Türk Silahlı Kuvvetleri'nin konu hakkında ne bilgisi ne de ilgisi bulunmaktadır" denildi.

Türk Patent Enstitüsü: Başvuru olduğunu resmen açıkladı.

Bu arada Türk Patent Enstitüsü, Erke Araştırmaları ve Mühendislik A.Ş'nin cihaz için patent başvurusunda bulunduğunu doğruladı. Yetkililer projenin çok sayıda kişi tarafından sahiplenilmesinin patent yönünden sorun oluşturmadığına dikkat çekiyor. Enstitü Başkanı Yusuf Balcı, farklı kişi ya da firmaların farklı tekniklerle aynı ürünü ortaya çıkarmaları halinde ürünlerine patent almalarının mümkün olduğunu belirtti. Ama zaman gazetesi böyle bir başvuru yapılmadığını ısrarla yazıp durmaktaydı.




Bu arada Hürriyet gazetesinden Tufan Türenç (23 Kasım 2006): "Erke'nin atası ‘Emişli Memiş' mi" diye kendi aklınca dalga geçiyor numarasıyla "Erke"den duydukları korkuyu bastırmaya çalışmaktaydı:

"Bu olayın en ilginç yanı Erke'nin çağın buluşu diye sunduğu makineyi basına açıklayan Emekli Tümgeneral Çetin Uğural'ın Kurmay Albay olarak Genelkurmay'da Tümgeneral "Emişli Memiş" makinesini icat eden Tümgeneral Özdemir Kandemir'in yanında çalışması.

Bu bir rastlantı olabilir. ERKE'nin makinesı ile Kandemir Paşa'nın icat ettiği makine arasında bir bağlantı var mıdır bunu söylemenin olanağı yok.

Ama ne olursa olsun, böyle bir olayı öğrenince, insanın aklına emekli Tümgeneral Özdemir Kandemir'in icat ettiği "Emişli Memiş"in Erke'nin "Con Ahmet'in makinesi"nin atası olup olmadığı geliyor.

ıÜüEmekli paşa: Erke ile ilişkimiz yok. Emekli Orgeneral Kemal Yavuz, bir elektrik üretim makinesi bulduğu yönünde açıklama yapılan toplantıya kendisinin ve arkadaşlarının birbirinden habersiz, sadece davetli olarak katıldığını açıkladı. 22 Kasım 2006 14:55 Yazı boyutunu büyütmek için ıÜüEmekli paşa: Erke ile ilişkimiz yok Emekli Orgeneral Kemal Yavuz, bir elektrik üretim makinesi bulduğu yönünde açıklama yapılan toplantıya kendisinin ve arkadaşlarının birbirinden habersiz, sadece davetli olarak katıldığını açıkladı."


AKP borazanı Haber 7 ise (23.11.2006) bu işin imkansız olduğunu öne çıkarmaktaydı.

Söz konusu keşfin mevcut bilimsel bilgilerle mümkün olmadığını belirten Em. Org. Kemal Yavuz, enerji üretimi için mutlaka bir kaynağa ihtiyaç olduğunu hatırlattı. Keşfi yaptıklarını iddia edenlerin bu gelişmenin mevcut üzeri bilgiler ışığında yapıldığını savunduğuna işaret eden Yavuz, binde bir ihtimal bile olsa böyle bir şeye ihtiyaç duyulması gerektiğini ifade etti. Çünkü böyle bir keşfin ekonomik, bilimsel, askeri ve diplomatik çağın değişimine sebep olacağını belirten Yavuz, günümüzdeki bütün mücadelelerin enerjiden kaynaklandığını ve bu iddianın gerçek olması durumunda ise bu mücadelelerin de ortadan kalkacağına işaret etti.

Ayrıca 2007 tarihi gözlerine batmaktaydı:

"Şirketin söz konusu keşfi 2017'de değil 2007 yılında tanıtacaklarını söylemesinin çok ilginç bulduğunu söyleyen Yavuz, "Bu yolla kimseden de para toplanamayacağına göre bu balonu şişirmelerindeki menfaatleri ne olabilir. Çok ilginç" dedi. Yavuz, "Garip bir durumla karşı karşıyayız. O ümidin gerçekleşmesini istiyoruz. Ama iki taraflı bir açmaz bu" diye konuştu.

Bazı Mühendislere göre: "Böyle Bir Şey Mümkün Değil" (miş!..)

TMMOB Makine Mühendisleri Başkanı Emin Koramaz ise, konunun çok spekülatif olduğunu belirterek, her makinenin enerji üretebileceğini, bunun için de mutlaka bir kaynağa örneğin rüzgar, su gibi bir enerji kaynağı kullanılması gerektiğini vurguladı. Böyle bir makinenin olmasının mümkün olmadığını belirten Koramaz, "Şu anki bilimsel bilgi ve teknoloji çerçevesinde, herhangi bir enerji kaynağı olmaksızın bir makinenin enerji üretmesi mümkün değildir" dedi. Koramaz, söz konusu iddiayı ortaya atanların tek amacının reklam olduğunu da belirtti."

Ve yine malum ve mel'un Hürriyet (22.11.2006) "Erke'nin buluşu ‘Con Ahmet'in makinesi' mi" diye alay konusu yapmaktaydı!...

"Yoğun reklamlarla ‘bilimsel düşüncenin gücü' sloganı ile merak kampanyası düzenleyen Erke adlı firma, ‘Erke Dönergeç' adıyla enerji tüketmeden, bedava elektrik üreten bir teknoloji bulduğunu iddia etti. Bazı emekli paşaların da katıldığı toplantıda buluşla ilgili sorular ‘gizlilik' gerekçesi ile yanıtsız bırakıldı.

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'ndan itibaren 'Bilimsel düşüncenin gücü' sloganı ile yoğun reklam kampanyaları düzenlenen ve ne olduğu sır gibi saklanan Erke'nin 'yüzyılın buluşu' ortaya çıktı. Erke Araştırmaları ve Mühendislik adlı firma, bir basın toplantısı düzenleyerek, petrol, su ve gaz kullanmadan elektrik üreten 'Erke Dönergeç' adında bir makine geliştirdiğini iddia etti. Basın toplantısında, şirketin ortakları, yöneticileri, buluşun nasıl çalıştığı konularındaki sorular 'gizlilik' gerekçesi ile yanıtsız bırakıldı. Toplantıda, merakla beklenen ürün ile ilgili sorulan soruların hiç birinin yanıtlanmaması, 'con Ahmet'in makinası' nı akla getirdi.

Sıra Sıra Emekli Paşa: Aralarında eski Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Vural Savaş, emekli orgeneral İsmail Hakkı Karadayı, Karakuvvetleri eski komutanı Muhittin Fisunoğlu'nun da bulunduğu paşaların en ön sırada yan yana oturdukları toplantıda ürün ile ilgili sunumu da 'şirket danışmanı' sıfatı ile emekli Tümgeneral Çetin Uğural yaptı.

2007'de Pazarda: Erke Erke Araştırmaları ve Mühendislik A.Ş. Yönetim Kurulu adına açıklama yapan Çetin Uğural, elektrik üretecinin çalışması için maddenin atalet özelliğinden yararlanıldığını belirterek, bu sistemle çalışan makinelerde istenilen yerde, istenilen miktarda elektrik elde edilebileceğini savundu. Milli Savunma Müsteşar Yardımcılığından emekli Uğural, buluşun 1992'den itibaren çok gizli olarak yürütülen bilimsel çalışmaların bir sonucu olduğunu aktararak, şirket adına buluşun yurtiçi ve yurtdışı patent başvurularının yapıldığını söyledi. Bulunan sistemle ilgili ilk ürün çeşidi olarak öngörülen elektrik üretecinde seri üretim aşamasına gelindiği bilgisini veren Uğural, 2007 yılı içinde ürünlerin pazara sunulacağını belirtti."

"Con Ahmet'in makinesi ne?
CON
Ahmet'in devridaim makinesi, halk arasında ‘hiçbir işe yaramayan buluşlar' için kullanılan bir deyim haline geldi. Bu deyimi oluşturan hikaye şöyle: Bir zamanlar Con Ahmet diye oldukça meraklı ancak bilgisi biraz kıt bir vatandaş varmış. Con Ahmet "ben bedava enerji makinesi yapacağım" diye tutturmuş. Demiş ki, "Bir aküyle bir motoru çalıştırır, bu motorla da bir dinamoyu ve dinamodan alacağı elektriğin bir kısmını da yine akü ve motora vererek geri kalan enerjiyi ben kullanır ve sonsuza kadar mutlu yaşarım. Con Ahmet bilgisi olanlar tarafından 'ti'ye alınmış ve tasarladığı makineye de kendi adına ithafen "Con Ahmet'in devr-i daim makinesi" denmiş.

Daha önce hiç buluş yapmadık

ERKE danışmanı Çetin Uğural, buluşun 2007 yılındaki başbakanlık ya da cumhurbaşkanlığı seçimlerinden önce mi, sonra mı pazara sunulacağı yönündeki soruya, "2007 yılında herhangi bir zamanda sunulabilir. 31 Aralık 2007 tarihinde saat 24:00'e kadar buluşu piyasaya sunabiliriz" şeklinde cevap verdi. Uğural, şirketin daha önce başka buluş yapıp yapmadığı sorusuna "hayır" yanıtını verdi. Çetin Uğural, elektrik üretecinin ne kadar maliyetle, kaç kişilik ekiple geliştirildiği sorularına da bilgilendirici cevap vermedi. Uğural, insanlık tarihini etkileyecek buluşu neden daha büyük ya da uluslararası bir törenle tanıtmadıkları ve buluşun gerçek olmaması durumunda Türkiye'ye etkisiyle ilgili soruyu da, "Böyle bir şey olmayacak. Patent için başvurulması nedeniyle çok büyük tanıtım yapmak istemedik" şeklinde yanıtladı. Çetin Uğural, toplantıya neden paşaları çağırdığı şeklindeki soruya şu yanıtı verdi: "Ben çağırdım katıldılar. Tanıyorum hepsini." Vural Savaş, toplantıya katılma nedenini, "Çetin Uğural çağırdı. Davetli olarak geldim. Kitap Fuarı'nda karşılaştık böyle bir toplantı var deyip katılmamı istedi, katıldım" şeklinde açıkladı.

Sahibi Brother'ın sanayi makinesi temsilcisi

UĞUR Makine'nin sahibi Uğur Ayık ile Sait Ruhi Başaran ve Mustafa Naci Öztürk'ün 1992'de kurduğu Erke Araştırmaları ve Mühendislik A.Ş.'nin, İstanbul Ticaret Odası (İTO) kayıtlarında iş konusu "Ortaya çıkardığı buluşlarla ilgili olarak know-how anlaşmaları yapar, yurtiçinde ve yurtdışında marka tescili, patent çıkartır lisans antlaşmaları yapar, mümessillik, acentelik ve şubeler açar, özel veya resmi kuruluşlarla taahhütlere girerek ortaya çıkardığı buluşların imalat ve satış antlaşmalarını yapar" şeklinde açıklanıyor. Erke'nin merkezi, ortaklarından Uğur Ayık'a ait olan Uğur Tekstil Makinaları olarak görünüyor. Uğur Makina, Brother dikiş makinelerinin sanayi tiplerinin Türkiye temsilciliğini yapıyor.

Petrol savaşlarını bile durduracağız

ERKE'nin danışmanı emekli Tümgeneral Çetin Uğural, Erke Dönergeç'in bahsedilen özelliklere sahip olması durumunda dünyadaki petrol savaşlarını durdurabileceği ve bu nedenle neden daha büyük bir organizasyonla tanıtılmadığı sorusuna ise, "Evet, dünya savaşlarını durduracak" demekle yetindi."

İyice saman tadı vermeye başlayan ılımlı İslamcı ve Amerikancı Fetullah'ın Zaman gazetesi ise: "Erke, esrarengiz icadı için patent başvurusu yapmamış" yalanını manşetine taşımıştı.

"Erke Şirketi'nin 'Patent başvurusu yaptık.' dediği esrarengiz icat için Türk Patent Enstitüsü'ne herhangi bir müracaatın olmadığı ortaya çıktı. Büyük reklam kampanyası ile tanıtılan yakıtsız enerji teknolojisine ise bilim camiası şüphe ile yaklaşıyor.

'Yakıtsız enerji'nin tanıtımını emekli Tümgeneral Çetin Uğural yapmıştı.

'Araçlarda yakıt deposu bulunmayacak. Benzin istasyonları çay-kahve içilen mekânlar haline gelecek.' şeklindeki gazete ilanlarıyla kamuoyunda merak uyandıran Erke Şirketi, önceki günkü basın toplantısıyla soru işaretlerini daha da artırdı. Ürünün tanıtımını yapan emekli Tümgeneral Çetin Uğural, yakıt gerektirmeyen kuvvet makinesi diye tanıtılan 'Erke dönergeci' için patent başvurularının yapıldığını açıklamıştı. Ancak Türk Patent Enstitüsü'ne Erke Şirketi adına kayıtlı bir müracaat olmadığı ortaya çıktı. Yetkililer, "Biz de bu ilginç konuyu basından takip ediyoruz." ifadelerini kullandı. Enerji uzmanları da esrarengiz icat için 'teknik olarak imkansız' iddiasında bulunuyor. ABD'de Nevada Üniversitesi'nde görev yapan ve dünyada en çok okutulan Termodinamik kitabının yazarı Prof. Dr. Yunus Çengel, "Hiçbir enerji yoktan var edilemez. Var olan enerji değiştirilebilir; ama yok edilemez." sözleriyle projenin makul olmadığına dikkat çekiyor. Makine Mühendisleri Odası Başkanı Emin Koramaz ise enerji üretecek makinenin su veya petrol gibi bir kaynağa ihtiyaç duyduğunu vurguluyor. Toplantıya katılan emekli Orgeneral Kemal Yavuz da şirketin keşfi 2007'de tanıtacağını açıklamasını 'çok ilginç' sözleriyle nitelerken, "Bu yolla para toplanamayacağına göre balonu şişirmelerindeki menfaatleri ne olabilir? Garip bir durumla karşı karşıyayız." diyor."[1] Acaba liseli gençlerin oyuncak cinsinden buluşlarını büyük bir icat gibi sunan bu Zaman gazetesi dünyayı dönüştürecek böyle bir teknolojik devrime niye soğuk bakıyordu? Yoksa Amerikan amcalarının saltanatının yıkılmasından mı korkuluyordu?

Aynı Zaman gazetesi (24.11.2006) tarihinde ise:

"ıÜüGenelkurmay'dan 'Erke' açıklaması: Bilgimiz ve ilgimiz yok. Genelkurmay Başkanlığı, Erke isimli şirket tarafından icat edildiği belirtilen enerji cihazı hakkında Türk Silahlı Kuvvetleri'nin bilgisinin de ilgisinin de bulunmadığını bildirdi.

Genelkurmay Başkanlığı'nın internet sitesinden yapılan açıklamada şunlar kaydedildi: "23 Kasım 2006 tarihinde bazı basın yayın organlarında, bir şirket tarafından icat edildiği belirtilen bir cihaz hakkında Türk Silahlı Kuvvetlerinin bilgisi olduğuna dair haberler yer almıştır.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin konu hakkında ne bilgisi, ne de ilgisi bulunmaktadır."

Erke, esrarengiz icadı için patent başvurusu yapmamış

Erke Şirketi'nin 'Patent başvurusu yaptık.' dediği esrarengiz icat için Türk Patent Enstitüsü'ne herhangi bir müracaatın olmadığı ortaya çıktı. Büyük reklam kampanyası ile tanıtılan yakıtsız enerji teknolojisine ise bilim camiası şüphe ile yaklaşıyor.

Tam bu sırada Patent Enstitüsü Erke Erke'nin başvurusunu doğruladı.

Erke Erke Araştırmaları ve Mühendislik A.Ş. tarafından İstanbul'da tanıtımı yapılan "Yakıt gerektirmeyen kuvvet makinesi" için şirketin patent başvurusu yaptığı, TPE tarafından doğrulandı.

Bu arada projeyi çok sayıda kişinin sahiplendiği dikkati çekerken, bu durum patent yönünden sorun oluşturmuyor. Farklı kişi ya da firmaların, 'farklı tekniklerle' aynı ürünü ortaya çıkarmaları halinde, ürünlerine patent almaları mümkün.

Türk Patent Enstitüsü (TPE) Başkanı Yusuf Balcı, bir soru üzerine, Erke Erke şirketinin buluşu konusunda Enstitü kanunu gereği, buluş başvuruları 'yayına çıkana kadar' herhangi bir açıklama yapamayacaklarını, çünkü söz konusu buluşun, sahibinin "malı" olduğunu söyledi.

Balcı ayrıca, bir çok kişinin "bunu ben icat ettim" diyebileceğini, ancak burada önemli olanın, "kendilerine yapılan müracaatlar ve bunların inceleme-araştırma raporları" olduğunu bildirdi.

"Ancak şirket kendisi açıkladığı için böyle bir başvurunun olduğunu söyleyebiliriz" diyen Balcı, müracaatın detaylarıyla ilgili olarak ise yine yasa gereği bilgi veremeyeceklerini ifade etti.

Kendilerine gelen patent başvurularıyla ilgili gerekli araştırmaları yaptıklarını, benzerlerinin bulunup bulunmadığını incelediklerini ve elde ettikleri bilgiler ışığında araştırma raporu hazırladıklarını anlatan Balcı, başvuru yayına çıktıktan sonra itiraz gelmesi durumunda ise tekrar inceleme yapıldığını bildirdi."[2]

Sabah'tan Ergun Babahan ise "Yakıtsız Motor mu, yoksa halksız demokrasi arayışı mı?" diye olayı çarpıtıyordu:

"General motor

Evet, günlerce süren reklam kampanyasının ardından ortaya ne bir ürün çıktı, ne de ürünle ilgili teknolojik bir bilgi. Erke adına bilgi verdiğini söyleyen emekli tümgeneral Çetin Uğural, Ertan Gönen'in başkanlığı döneminde Kızılay yönetim kurulu üyeliğinde bulunmuş bir isim. Kızılay, devletle sıkı fıkılığıyla bilinen bir kurum. Basın toplantısına çağırdığı isimler de ilginç. Hepsi 28 Şubat sürecine şöyle veya böyle bulaşmış isimler... Toplantıya katılanlar eski bürokrat, şirket adına konuşan kişi de emekli bir bürokrat. Şirketle ilgili kimse bilgi vermiyor. Günlerce süren tam sayfa gazete ilanlarının maliyeti nasıl karşılandı? Olmayan bir şeyin ilanı için kim, niye bu kadar para harcadı? Niye 28 Şubat ekibi toplu halde böyle bir girişime destek verdi? Ortada yakıtsız bir motor mu var, yoksa halksız bir demokrasi arayışı mı, merak konusu."[3]

Soyadı "Doğru", mayası eğri; "Vatan"cılardan Necati'de, Erke toplantısına katılan E. Generallerimizle dalga geçmeyi ve hakaret etmeyi ihmal etmiyordu... Bu vicdanları kirli ve karanlık, kafaları ise kiralık yazar-bozar takımı, en azından: "Ah keşke... Ülkemiz ve milletimiz böylesine bir teknolojiye ne kadar muhtaç... İnşallah bu şerefli keşif bize nasip olur!" bile diyemiyordu... İşte, tehdit ve tahkir içeren ve patronlarına yağ çeken yazısı:

Altın bulmuş gibi sevindiler.

"General Motor" diye gerçekten çok özel bir başlık da bulup gazetelerinin manşetinden yazdılar. Ve harika bir haber takipçiliği de yaparak; "Dünyayı sarsacak bir alet icat ettik" diyen Erke Şirketi'nin Yönetim Kurulu Başkanı Ruhi Başaran'dan da; "İcad ettiğimiz ERKE DÖNENGEÇ makinası Atatürk İlke ve İnkilaplarına bağlı bir üründür" demecini almayı başardılar.

Samimi olmalıyım. İkiyüzlülük yapamam. Düşüncemi söylemeliyim:

Generallerle "dalga geçmekte, kafa bulmakta" sonuna kadar haklılar. "Kötü imam insanı dininden, kötü general insanı ordusundan eder" diyesim geliyor.

Önce ilanlarla başladı. TV ekranları doldu. Gazeteler sayfa sayfa... Dergiler çift sayfa... Bilimsel düşüncenin gücü! Büyük merak uyandı. İlan hedefini vurdu.

Basın toplantısı yaptılar. Ön tarafa müsamere çocuğu dizer gibi 5-6 generali oturttular; "fizik kanunlarını altüst eden, termodinamik yasalarını delip geçen bir enerjiye ihtiyaç duymadan çalışacak bir alet icad ettiklerini" ilan ettiler.

Nerede bu alet? Göstermeyiz. Nasıl çalışıyor? Söylemeyiz. Kim icad etti? Bildirmeyiz.

Ön tarafa general oturtarak; Newton'un, Galileo'nun, Nobel'in ve gelmiş geçmiş onca fizikçinin "olması mümkün değil, enerjinin sakımı kanununa aykırı" diyeceği "bu buluşa" bütün dünyanın inanmasını beklediler.

Göster generali! İnandır dünyayı! Generaller de sormamış. Merak etmemiş. Bilgi almamış. Basın toplantısına gelip ön sıraya oturmuşlar. Ve ERKE DÖNENGEÇ'ci arkadaşlar böyle bir buluş yaptıysanız basın toplantısına bizi götüreceğinize 4 tane fizik profesörünü götürün, dünyaca ünlü bir fizik labaratuarından; "evet bu aygıt bilinen bütün fizik kurallarını delip geçen bir yeni buluştur" raporunu da basın toplantısında açıklayacak bir ortam yaratın dememişler.

Nerede bu buluş!

General göstererek; "Hiçbir şey yoktan varolmaz, hiçbir şey de vardan yok olmaz" diyen fizik kanunu; "emişli memiş makinası icad etmeye" izin verir mi?

Buluş yoksa! Generaller maytabı haketti! Buluş yoksa! Emekli general maaşlarının (3 bin YTL), işçi emekli maaşına (450 YTL) düşürülmesi için kanun çıkartılmasını öneriyorum. Takipçisi de olacağım."[4]

En ilginç ve iğrenç yorum ise NTV'ye röportaj veren İbrani dölü Yalçın Küçük'ten geliyordu:

"Erke Projesinin amacı: Bir çeşit postmodern baskı sonucu bu iktidarı devre dışı bırakacak bir girişim sonucu, Türkiye'ye uygulanacak ambargolardan etkilenmeyeceğiz" mesajıdır. Emekli generallerin bu tanıtımda boy göstermesi bu anlamı taşımaktadır.
Dış dünyaya, Amerika ve Avrupa'ya bir nevi gözdağıdır ve halkımızı darbeye alıştırma hazırlığıdır!?"


Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Yener Karahanoğlu Uyardı:

Milli Gemi Projesi Engellenmek İsteniyor.

"Erke" den ürküntülerini, bu olayı Alay konusu yaparak korkularını yatıştırmaya kalkışanlar, geçmişte Milli Selamet Döneminde Erbakan Hoca'nın Ağır sanayi Hamlesini, şimdi de "Milli Gemi Projesini" köstekleyen Dış güçlerin maşalarıdır.

Deniz Kuvvetleri Komutanı oramiral yener Karahanoğlu, "Milli Gemi Projesi'ni bütün engellere rağmen yürütmekteyiz" dedi. Dışa bağımlılığı azaltmayı hedefleyen Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Ortadoğu ve Kıbrıs sorunları nedeniyle hem güneye kaydı hem de Milli Gemi Projesini başlattı.

Deniz Harp Okulu ve Deniz Lisesi'nin 233. kuruluş yıldönümü töreninde konuşan Oramiral Karahanoğlu, Milli Gemi (MİLGEM) projesiyle ilgili bir uyarıda bulundu.

Oramiral Karahanoğlu, milli savunma sanayisinin, mili savunma stratejisi ve politikalarına dayanan uzun vadeli planlamalarla geliştirilmesinin mümkün olduğunu belirtti. Karahanoğlu, "Milli olanaklarla savaş gemisi inşasına yönelik MİLGEM projesi'ni İstanbul tersanesi Komutanlığı'nda bütün engellemelere rağmen yürütmekteyiz" dedi.

"Akdeniz'de sürekli varlık göstermeliyiz"

Oramiral Karahanoğlu, Tuzla'daki Deniz Harp Okulu Komutanlığı'ndaki törende, Doğu Akdeniz Havzası'nın siyasi, ekonomik ve stratejik öneminin, Lübnan krizi başta olmak üzere dünyadaki gelişmeler paralelinde her geçen gün arttığına dikkat çekti. Doğu Akdeniz'in, Basra Körfez'inden sonra en fazla savaş gemisi varlığı gösterilen bir alan haline dönüştüğünü belirten Oramiral Karahanoğlu, şöyle konuştu: "Ege Denizi gibi bu denizde de henüz sınırlandırılmamış olan deniz yetki alanlarımızda menfaatlerimizin korunması ve İskenderun Körfezi çıkışlı doğu batı deniz enerji koridorunun güvenliğinin sağlanmasıyla, bölgedeki bilinen sorunlara yönelik sorumluluklarımız, Akdeniz'de sürekli varlık göstermemizi gerekli kılmaktadır.

Bu ihtiyaca cevap vermek maksadıyla Doğu Akdeniz'de ‘Akdeniz kalkanı Harekatı' başlamıştır."

Oramiral Karahanoğlu, Karadeniz'in ise deniz güvenliği konusunda dünyaya örnek teşkil eden bir deniz olduğunu kaydetti.

Cumhuriyet Donanmasının En Önemli projesi

Oramiral Yener Karahanoğlu, 2010'lu yılarda Deniz Kuvvetleri'nin kuvvet yapısı ve yürütülen projelerle ilgili bilgi verdi. Oramiral Karahanoğlu, "Güçlü ve idame yönünden güvenilir bir deniz kuvvetine sahip olmamız için Türkiye olarak milli savunma sanayimizi geliştirmemiz büyük önem arz etmektedir" dedi MİLGEM'i Cumhuriyet donanmasının en önemli projesi olarak nitelendiren Oramiral Karahanoğlu, şöyle konuştu: "Deniz Kuvvetlerimizin, büyük önem verdiği bu projeyi gerçekleştirmekten ve başarmaktan başka alternatif yoktur. Bu geminin 2012 yılında hizmete girmesi ve müteakiben projenin diğer 11 gemisinin inşa edilmesi planlıdır."

Oramiral Karahanoğlu, 16 yeni tip karakol botu, 1 havuzlu ve 2 amfibi çıkarma gemisi ile denizaltı, hücumbot, mayın avlama gemileri, deniz karakol uçağı ve helikopter platform projelerinin de halen devam ettiğini belirtti.

Oramiral Karahanoğlu, öğrencilere hitaben de, Atatürkçü düşünce sistemini özümsemelerini, Atatürk ilke ve devrimlerini rehber edinmelerini istedi.

Deniz Kuvvetleri Güney'e kayıyor.

TSK, yakın geçmişte, Ortadoğu'daki gelişmeler ve Kıbrıs nedeniyle, tehdit değerlendirmesinde değişikliğe gitti ve donanmasının ağırlığını güneye kaydırma kararı aldı. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, hava savunması da yapabilen fırkateynlere ve deniz yollarını açık tutabilecek karakol gemilerine öncelik veren bir strateji izliyor.

Bu ihtiyaca yönelik başlatılan MİLGEM Projesi'nin hedefi de "Uzun vadede ülkemizde yerli harp gemisi dizayn ve inşa kabiliyetinde süreklik sağlanması, yurt içi savunma sanayinin geliştirilmesi suretiyle uluslar arası rekabet gücüne sahip olunması."

Kim Engelliyor

MİLGEM projesi'nden başta ABD olmak üzere bazı Avrupa ülkeleri rahatsız. Öte yandan Karadeniz konusunda ABD ile somutlaşan çelişmeler, Atlantik ittifakının, milli gemiler üreten projemize karşı olmasının bir başka nedeni. Türk Deniz Kuvvetleri'nin büyük oranda bağımsızlık kazanacak olmasının yanı sıra, ABD ve AB'nin projeden pay alamamaları da bu ülkelerde rahatsızlık uyandırıyor.[5]


    










[1] 23.11.2006

[2] http://www.8sutun.com/ / 24.11.2006

[3] Sabah / Ergun Babahan / 24.11.2006

[4] 26.11.2006 / Necati Doğru / Vatan

[5] Aydınlık, 26 KASIM 2006, syf:30


Bu yazarin diger makaleleri

Nil'den Fırat'a Arz-ı Mev'ud hedefini simgeleyen Beyaz-Mavi İsrail Bayrağının renk...
Devami
  Bu arada yaklaşık 150 yıldır uyuyan bir dev, Çin...
Devami
  Türkiye’de bütün Milli müesseselerin, bunları temsil eden şahsiyetlerin ve tüm...
Devami
  130 milyon kaydı barındıran ve yaklaşık 30 milyon dolara...
Devami
v Allah’ın taksimine, yani hayır ve şerden kısmetine razı ol ki,...
Devami
  Recep Tayyip Erdoğan'a: "yükselmek istiyorsa Amerika'nın gözüne girmesi gerektiğini... Bunun...
Devami

Makale Paylaşım Sayısı: 5776

Yorum ekle

Yazdığınız her yorumla birlikte IP adresinizin kayıt edildiğini ve Türkiye Cumhuriyeti hukuk kurallarına aykırı, iftira ve genel ahlaka aykırı tarzda yorumlarınızdan hukuken ve vicdanen sorumlu tutulacağınızı tekrar hatırlatırız...


Güvenlik kodu
Yenile

SON YORUMLAR