YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL MENÜ

DERGİLER

Ay Seçiniz
category
66910febcf710
0
0
6401,171,6356,117,28,27,170,98,3,144,26,4,145,113,17,6330,1,110,12
Loading....

TOPLAM ZİYARETÇİLERİMİZ

Our Visitor

2 0 7 8 2 9
Bugün : 17167
Dün : 32513
Bu ay : 293953
Geçen ay : 783727
Toplam : 25351628
IP'niz : 35.172.230.21

SON YORUMLAR

Son Yorumlar

YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL YAZILAR

YENİ ÇIKAN KİTAPLARIMIZ

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

MİLLİYETÇİLİK ANDI MI, KAVMİYETÇİLİK İNADI MI?

Milliyetçilik Andı Mı, Kavmiyetçilik İnadı Mı?
5 1 vote
Değerlendirmeniz

Makale Paylaşım Sayısı: 

Picture of Ahmet AKGÜL

Ahmet AKGÜL

Yorumu Takip Et
Bildir
guest
11 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
Yakup G.

insanın imanı aklı kadar, aklı ahlakı kadar, ahlakı ise vicdanı kadardır…
Muhterem Üstadımız Ahmet Akgül’ün şu tespiti aslında her konuda bir mihenk taşı gibi insanın ayarını ortaya çıkarmaktadır; [b]”Bir insanın imanı aklı kadar, aklı ahlakı kadar, ahlakı ise vicdanı kadardır.”[/b] Şimdi bu makalede geçen ırkçılık güden ve milliyetçiliği istismar edenleri vurun bu mihenk taşına ve ayarlarını nasıl ortaya çıkıyor görün.

Müspet Milliyetçilik ve ırkçılık arasındaki farkı izah eden, bu kavramlar üzerinden her türlü suiistimalin önünü kesen makale içindeki şu ifadeler oldukça dikkate değerdir;

– İslam, Allah yapısı olarak eksiksiz ve mükemmel bir Din’dir. Her türlü sentezcilik bâtıldır ve şirktir.

– Cemiyetteki Milliyetçilik, fertlerdeki nefis gibidir. Her insana nefis; kendi benliğini oluşturmak, haklarına sahip çıkıp savunmak ve saldırılara karşı kendisini korumak için verilmiştir ve gereklidir. Bu durum; Türkler için olduğu kadar, Kürtler ve diğer kavimler için de geçerlidir. Ancak; şayet bu nefsi dizginlemez, haksız ve ahlâksız isteklerine boyun eğersek, bu sefer bizim felaket ve rezalet sebebimizdir. Bir toplumun, nefsi sayılan Milliyetçilik de böyledir. Kendilerini başkalarından farklı ve faziletli zannetmeye, dini, ilmi ve insani değerlerin üstünde görmeye yönelirse, işte bu ırkçılık haline gelir ve tehlikelidir.

– İnsanın kendi kavmini sevmesi, sahiplenmesi, yakınlık hissetmesi, yani müspet milliyetçilik elbette tabiidir, fıtridir, caizdir ve güzeldir

– Ama ırkını yüceltip kutsaması, başkalarından çok farklı ve ayrıcalıklı yaratıldıkların a inanması; inkârcı ve barbar tavırlar da takınsa, kendi kavminden olanları hep haklı çıkarması ve özellikle “Kavmiyetçiliği , İslam kardeşliğinin üstünde tutması”; cahilliktir, fitneciliktir ve şirktir.

– Bu ülkede Türkler, Kürtler, Çerkesler, Lazlar, Zazalar, Göçmenler ve diğer kökenler; bunların hepsi ayrı kavim olabilir ama aynı millettir.

– Mustafa Kemal’in; “Türk Milleti” kavramıyla da ırkçılık yaptığını değil, çok farklı kavim ve kesimlerden, İslam potasında kaynaşmış bir toplumu amaçladığını bilmekteyim.

– Biz insanları kavimlerine, kökenlerine, renklerine, dillerine ve kültürlerine göre değil; imanlarına, İslam’a bağlılıklarına, güzel ahlâklarına, insanlık onurlarına, vatanına ve topluma yararlarına göre değerlendirip önem veririz.

– Ölçü İslam’sa, Ayet ve Hadislerin buyrukları açıktır. Örnek Atatürk’se;, Meclis kürsüsünden aktardığı ve resmi zabıtlarda aynen saklanan kanaatler ortadadır.

Cengiz

GERÇEK VATANPERVERLİK VE (TÜRK KÜRT VB DARKETMEZ) GERÇEK MİLLİLİK!.
Türk ol kürt ol hakikatten yüz çevirme
Kardeşliğini bozup şeytan sevindirme!

Siyonist hedefin piyonlarına yönelme!.
Irkçılık çatışma getirir sakın meyletme

Adil Düzen’e koş konu menfaatlerin ise
Adalet hakkaniyet arıyorsan koş sen de

Türk olsan ne yazar Kürt olsan ne yazar
Siyonist Emperyalist sömürü düzeninde

Severiz yaratılanları Yaratan’ımız emriyle
Türküyle Kürtüyle-Çerkez-Arap Acemiyle

Vatanımız bayrağımız birliğimiz için can ne!
Kürt Türk Çerkez Şehit Olmuş Çanakkale’de

Siyonist Yahudi Ab- Abd Kürdistan hedefinde!
Amaç Kürt kardeşlerimizin iyiliği değil elbette

Bize düşen ırkçılık değil yaşamak hep birlikte!
İslam’dır çimentomuz kültürler zenginlik biz de

Türkiye’miz tüm unsurları ile olur güçlü Türkiye
Ümmete tüm insanlığa lider olur Erbakan izinde

Necati

DİNİ VE MİLLİ MÜNAFIKLIK!
Atatürk’ün de belirttiği gibi, Aziz Milletimizin ortak paydası ırkçılık değil Müslümanlıktır. Türk Milliyetçiliğinin mayasını ırkçılık değil, İslam oluşturmaktadır.
“Türk-İslam Sentezi” veya “Kürt-İslâm Sentezi” yakıştırmalarından bahsedilmesi gaflet ve cehalet alâmetidir.
Ülkemizde ve aziz milletimiz üzerinde, Türk ırkçılığının da Kürt ayrımcılığının da hep Yahudi dönmeleri tarafından başlatılmış olması bir tesadüf sanılmamalıdır!
[b]İşbirlikçiler hem Dini hem de Milli münafıktırlar.[/b]
[b]Dini münafıktırlar;[/b] Çünkü İslam Dinini istismar edip ılımlılaştırma ve yozlaştırma girişimlerine hız vermektedirler.
[b]Milli Münafıktırlar;[/b] Çünkü milliyetçiliğin İslami kayıt ve kurallardan uzaklaştırılması, faşizme, ırkçılığa ve ayrılıkçılığa dönüştürülmesine çalışmaktadırlar.
Dini ve Milli münafıklar, müspet Türk Milliyetçiliğini bazen istismar bazen de inkâr etmekte, Milli duygu ve duyarlılıklarımızı soysuzlaştırma yolunu benimsemektedirler.
Şimdi, anayasadan “Türk Milleti” kavramını çıkarmaya yeltenenlerin de “Ilımlı İslam” diye Yüce Dinimizi dejenere edip, “Protestan Müslüman” tipi oluşturmak isteyenlerin de hep aynı Siyonist güçlerce desteklendiğini görmekteyiz.
Moiz Kohen Yahudi Hahamının, Munis Tekinalp takma ismiyle yazdığı ve aziz milletimizi İslam’dan koparmak için yaptığı TÜRKÇÜLÜK kafasıyla, bu tahribatların önlenemeyeceğinin de bilincindeyiz.

Saffet

Kendini ve Irkını Üstün Görme Şeytani Plandır
Hz. Adem’e (a.s) melekler secde ettiği halde şeytan kibirlenip ilahi emre karşı çıkmış, gerekçe olarak da kendisinin ateşten, Adem’in çamurdan yaratıldığını ileri sürmüştür. İlahi iradenin Adem’in zürriyetine bütünüyle iyi ve bütünüyle kötü arasında takdir ettiği konumun bir gereği olmalıdır ki Cenâb-ı Hak hayırdan ve rahmetinden uzaklaştırdığı şeytana insanoğluna vesvese vermeye, çeşitli hile yöntemleriyle bâtılı hak gibi gösterip insanları doğru yoldan saptırmaya izin vermiştir. Şeytan ile başlayan kendini üstün görme düşüncesi daha sonra temsilciliği olan Siyonist Yahudi düşüncesinde olduğu gibi Irkını kavmini üstün görerek şeytani planların temel unsuru olmuştur. Allah (cc) bir çok ayette ve Peygamber efendimiz hadislerinde Irkıçılık yasaklanmıştır. İslam dini; insanları kamplara bölen, kabileler veya milletler arasında ırk temelli savaşlara neden olan milliyetçilik duygusunu “cahiliye asabiyeti” olarak isimlendirmiştir. Böylece milliyetçiliğin İslam dışı bir akım olduğunu ortaya koymuştur.Kardeşlik duygularımızı pekiştiren, toplumun ayrışmasının, Milliyetçilik kavramının istsimarının önüne geçen bize doğruyu öğreten mükemmel bir yazı Allah üstüdadımız Ahmet Hocamızdan ebediyyen Allah Razı Olsun.

veysel

Doğru Bilgi
Günümüz dünyasında yaşanan dönem neredeyse tüm dünya bireyleri tarafından “bilgi çağı” olarak ifade edilmekte, bu konu üzerine her alanda çalışmalar yapılarak eserler üretilmektedir.
Bilgi çağı olmasının getirdiği şartlar nedeniyle; ortalıkta pek çok eksik, yanlış, yanlı, nesnel bakış açısından uzak ve doğru olmayan bilgi bulunmaktadır. Bundan dolayı da “Doğru Bilgi” kavramı önem kazanmaktadır. İşte “Milliyetçilik” konusu da tam olarak, bu bilgi çağının getirdiği şartlar nedeniyle sağdan sola savrulmakta ve bir türlü itidal noktasında değerlendirilememektedir. Özellikle tehlikeli bir kavram olan ırkçılık kavramının tanımına uyumlu hale getirilme çalışmaları, çok etkin bir yöntem olarak karşımıza çıkmakta ve binlerce yıllık kardeşlik ortamını paramparça etmesine şahitlik etmekteyiz. Tam da bu noktada, doğru tanımlarla doğru anlama yolunu açan bir “bilginin” istifademize sunulması çok anlamlı olmaktadır.
Bugüne kadar yapılmamış bir açıklama metodu ile istifademize sunulan bu bakış açısının, bir ayna gibi yüzümüze tutulmasının; ilk olarak ırkçılık yapmayacağım derken milletinin düşmanı olma gafletine düşmüş fertleri toparlayacağı, sonrasında da bu milletin bir ferdi olmayı bir üstünlük-ayrıcalıklı olma sebebi sayarak diğer insanları küçük görme hastalığına yakalananların şifa bulacağı bir ortamı sağlayacağını ümit ediyorum.

N.Gündüz

Sorunlarımız ve çözüm yolları…
İlahi hitaba en layık ve en mükemmel muhatap olan Allah’ın resulü (a.s.m), ırkçılığı ” cehalet dönemi davası” anlamında ” asabiyet-i cahiliye ” tabiriyle tarif eder. Bu davayı güdenler hakkında da “Asabiyet dâvâsına kalkışan, onu yaymaya çalışan, bu dâvâ uğrunda mücadele eden kimse bizden değildir.” (Ebu Davut, Edeb, 121) ve “Kim hevasına uyarak bâtıl yolda cenk eder, ırkçılığa çağrıda bulunur veya kavmiyetçiliğin sevkiyle öfke ve tehevvüre kapılırsa cahiliye ölümü üzere ölür.” (İbni Mace, Fiten, 7)gibi ifadelerle dehşetli bir sonun olacağı haber verilmektedir.

Ayrıca ümmetin felaketini ve sonunu hazırlayacak ana sebeplerin başında da, yine bu ırkçılık davasının geldiği hadiste özellikle vurgulanmıştır. Nitekim peygamberimiz (a.s.m), “Ümmetimin helâk olması üç şeyden ileri gelecektir. Bunlar:
– Kaderiye (yani kaderi inkar etmek davası),
– Unsuriyet (ırkçılık) dâvâsı,
– Dinî meselelerde gevşeklik etmektir.” (Taberanî, Mu’cemüs Sağir, 158)
Avrupa devletlerinin asırlarca ve özellikle 20. y.y’ın başlarında milliyetçilik fikrini esas tutmalarıyla, iki dünya savaşı meydana gelmiş ve bunun sonucunda milyonlarca insanın kanının akmasına yol açmışlar. Fakat onlar “Avrupa Birliği” vesilesiyle bu gibi hastalıklardan kurtarmaya ve kendilerini tek millet veya topluluk olarak görmeye çalışıyorlar.
Aziz Erbakan Hocamız ‘ın D-8 leri kurması ve bu minvaldeki çalışmalarının ne kadar önemli olduğunu şimdi daha iyi anlıyoruz. Ama maalesef Akp iktidarı eliyle bu çalışmakar sekteye uğramıştır. Bu vebalin altında kalırlar İnşallah.
Elbette ırk, kabile, akraba sevilecektir. Amma İslâm dininde, ırkını ve akrabasını sevmek demek; ırkındaki insanların kalbine, başta Allah korkusu ve Allah sevgisini yerleştirmek demektir. Onları, Allah’ın yasak kıldığı her türlü haramlardan muhafaza etmek, onların emir dairesinde hareket etmeleri için gayret göstermektir. Ve onların duygularına, düşüncelerine, vicdanlarına; adalet, iffet, haya, namus, cömertlik, hikmet gibi yüksek ahlak ve meziyetleri hedef göstermektir. Onlara Allah’ın hakkı ve kul haklarını yeterince anlatıp, millete, vatana karşı sorumluluk duygularını geliştirmektir.
Çağımızın sorunlarını ve çözüm yollarını en mükemmel bir şekilde ortaya koyan Üstadımız Ahmet Akgül Hocamız ‘a minnettarız.

Osman Nuri

Hakk ile hidayeti bulan, Hakka yöneltip hidayete çağıran ve Onunla Hakk’la ve Kur’an’la adaleti kurup sağlayanlar………….
[u][b]ARAF SURESİ 181. AYET[/b][/u]

Yarattığımız (insanlar)dan, Hakk ile hidayeti bulan, Hakka yöneltip (hidayete çağıran) ve Onunla (Hakk’la ve Kur’an’la) adaleti (kurup sağlayan) bir ümmet (seçkin bir şahsiyet ve hareket) vardır. (Ki bunlar kutlu ve mutlu bir tabakadır.)

Batıllar ne yaparlar? İnsanları aldatmak için batılı batıl olarak takdim etmezler; Batılı, şeytanî bir mantıkla hakka karıştırır, hakka boyar, hakka dayandırır ve bu suretle batılı hak olarak takdim ederler. Hem öyle takdim ederler ki, aldananların ne kendileri aldandıklarının farkına varırlar, ne de siz onları uyarabilirsiniz?!..
Bazen hakla batıl birbirine o kadar çok benzer ki, arada kıl payı fark olur. İşte bunları birbirinden ayırt edip hakkı hak olarak, batılı da batıl olarak görmek çok çetin, çok ince ve hassas bir iştir. Herkes bunun farkına varamaz; Hakkı batıl, batılı da hak görür.

Bu gibi durumlara düşmemek için duasını sık sık yapmamız gerekmektedir:
[u][b]“Ya Rabbi! Bize hakkı hak olarak göster ve hakka tabi olmamızı nasip et! Bize batılı batıl olarak göster ve batıldan sakınmamızı bizlere müyesser kıl!”[/b][/u]

Milli Çözüm şu ayeti kerimenin gereğini yerine getirmede en güzel örnekliği gayreti ve çabayı sarfetmekte olduğunu görmekteyiz:

[u][b]BAKARA SURESİ 42. AYET[/b][/u]
Hakkı bâtıl ile karıştırıp (gerçeği) örtmeyin ve (güç odaklarından korkarak veya menfaat umarak) Hakkı gizlemeyin. (Kaldı ki) Siz (gerçeği) biliyorsunuz. (İşinize gelmediği için üzerini örtüyorsunuz. Öyle ise bile bile Hakkı bâtıl ile karıştırıp yozlaştırmayın ve Hakkı saklayıp saptırmaya çalışmayın.)

Milli Çözüm Kur’an’ın va’di’ne, Resulullah’ın müjdelerine ve Aziz Erbakan Hocamızın müjdelerine ve öğretilerine tâbi olduğu için takip ettiği için her daim Hakkı Haykırmakta ve Hakkı yazmakta olduğunu bu muhteşem makale ile , kucaklayıcı ve batılların gayretini etkisiz kılabildiğini gördük. Rabbim Milli Çözüm’den istifade edebilmeyi ve bu nimetin gereğini yerine getirme hususunda çaba sarfedenlerden kılsın… Amin.

Hacı ahmet kahraman

Emeğinize sağlık
Ağzınıza elinize sağlık,
İyiki varsınız.

Mus ab

Ülkemizin en büyük kazancı bu makaleyi kaleme alacak şuurun varlığı ve bir an evvel ülkemizin her kurumuna hâkim olmasıydı.
Makalemizde geçen tarihi tahliller, ülkemizin yaralarına merhem, düşmanların zehirlerine panzehir olmaktadır. Dinimize, vatanımıza yönelik; Silahın, topun, füzenin yaptığı tahribatın ötesinde daha büyük tahribatları ortadan kaldıran ve ülke insanımızın fikirsel iflasını önleyerek, düşmanın karşısında çelik gibi yıkılmaz bir bilinç aşılamaktadır.

Makalemizde geçen panzehirlerin bir kısmı:
Mustafa Kemal Atatürk, 01 Mayıs 1920’de TBMM’de yaptığı kısa ve tarihi konuşmasında tam 7 (yedi) defa, Aziz Milletimizin “Anasır-ı İslamiye”den, yani Müslümanlık bağıyla kaynaşan farklı kökenlerden meydana geldiğini ısrarla vurgulayarak, milliyetçilik konusundaki temel dayanağını ortaya koymuşlardır. Bu nedenle bizim; Moiz Kohen-Tekinalp hahamından ve başka karanlık kafalardan, Milliyetçilik dersi almamıza, Atatürk ihtiyaç bırakmamıştır.

Yurdumuza “Türkiye” denilmesinden bile gıcık alan kancıkların, ağızlarından “Kürdistan” kelimesini hiç düşürmemeleri, bunların bozuk niyetini ve tıynetini ortaya koymaktadır. Artık sağa-sola kaytarmaya çalışmamalıdır: Ölçü İslam’sa, Ayet ve Hadislerin buyrukları açıktır. Örnek Atatürk’se; işte, Meclis kürsüsünden aktardığı ve resmi zabıtlarda aynen saklanan kanaatleri bunlardır. Bu konuda haksız, hatta ahlâksız bir tavırla bize sataşanların; hiçbir ilmi ve vicdani dayanakları bulunmamaktadır.

Ve hele, Erbakan Hoca’nın müspet milliyetçiliği tahkir edici söz ve imalarına rastlamak mümkün değildir. Ve zaten o devirdeki, dedesini bile gizlemek zorunda kalan bazı sahte Türkçüler ve sabataist-mason İttihatçı döküntüler ve diğer siyasi aktörler içerisinde, yedi sülalesi özbeöz Türk olan, belki de tek şahsiyettir. Ve tabii, hepsinden önemlisi Erbakan Hoca inançlı ve kararlı bir mü’mindir ve bizi millet yapan asıl kimyanın İslam Dini, Ehli Sünnet disiplini ve Ehli Beyt çizgisi olduğunun bilincindedir. Erbakan Hoca’nın Türklerin dışında; Kürtler, Rum ve Ermeni nesiller, Kafkas ve Balkan kökenliler gibi değişik kavim ve kültürlerden, İslam potasında kaynaşan, muhteşem Anadolu seramiğinin (mozaik değil!) bu mübarek ahengini ve rengini bozacak söylem ve sloganlardan sakınması, milli haysiyet ve hassasiyet gereğidir. Kaldı ki, bir kişiyi önemli ve değerli kılan ve gerçek kimliğini oluşturan; onun kökeni ve mensubiyeti değil, insanlığı, inancı, amacı, ahlâkı, ilm-ü irfanı ve yararlı çabaları gibi şeylerdir.

Şu tarihi ve tescilli gerçek de asla unutulmasın ki, Müslüman olmayan veya sonradan İslam’dan çıkan Türklerin büyük çoğunluğu; Türklüklerini de Türkçeyi de muhafaza edememişler (istisnai örnekler dışında), başka kavimler ve kültürler içerisinde eriyip gitmişlerdir. Hatta Ehli Sünnet istikametinden (Sünnilikten) koparılıp, geçmişte Şiilik, günümüzde Vehhabilik, El-Kaide’cilik, İranlı Ali Şeriati’cilik gibi aykırı mezheplere kayan Türklerin bile, tarihte Osmanlı Devleti’ne, şimdi de Türkiye Cumhuriyeti’ne düşman hale getirildikleri görülecektir. Mustafa Kemal’in, -şimdi kaldırılmaya çalışılan- Diyanet İşleri Başkanlığını kurarken; İslam’ın Ehl-i Sünnet çizgisini ve Maturidi’lik düşünce sistemini tercih etmesi boşuna değildir.

Makalemizde geçen tarihi tahliller, ülkemizin yaralarına merhem, düşmanların zehirlerine panzehir olmaktadır. Silahın, topun, füzenin yaptığı tahribatın ötesinde daha büyük tahribatları ortadan kaldıran ve ülke insanımızı fikirsel iflasını önleyip, düşmanın karşısında çelik gibi yıkılmaz bir bilinç aşılamaktadır.

Ufuk Efe

ENGİN GÖZÜPEK’E SAYGILAR
ENGİN GÖZÜPEK’E SAYGILAR

Bizim inancımızda ve Üstad Ahmet Akgül’ün izahlarında:
İslam İnsan içindir, doğru Müslümanlık uygun ve uygar insan olmak amaçlıdır. Herkesin temel insan haklarına ve genel ahlak kurallarına uygun, Milli duyarlılıkları dolgun bireyler olarak, farklı düşüncelere sahip olsak da, birlik ve dirlik içinde yaşayabilmeyi amaçlamak bizim ayarımızdır.
Sizleri tebrik ve takdir ediyor, ilginize ve gayretinize teşekkür ediyoruz.

ENGİN GÖZÜPEK

ÜSTADA TEŞEKKÜR..
Hep zor zamanlarda bir kandil yakan Üstad Ahmet Akgül Hocaya saygılarımı sunarken, klasik bir teşekkür elbette hafif kalır.
Milli kimliğimi önemseyen, devletin bekası endişesini daim içinde tutan Sosyal Demokrat bir aile kökenine mensubum. Sizlerin bu gayretlerini önemli çevremle paylaşarak en acizane gayretlerinize katılmaktayım.
Hürmet eder sağlık ve başarılar dilerim.

ÖZEL YAZILAR

YORUMLAR

Son Yorumlar
11
0
Yorumunuzu okumaktan memnuniyet duyarızx
Paylaş...