ARAMA

Toplam Ziyaretçilerimiz

mod_vvisit_counterBugün3514
mod_vvisit_counterDün3423
mod_vvisit_counterBu Hafta17808
mod_vvisit_counterGeçen hafta29264
mod_vvisit_counterBu Ay55933
mod_vvisit_counterGeçen Ay186777
mod_vvisit_counterŞu Ana Kadar17693649

IP'niz: 3.236.231.61
Bugün: 14 May 2021

Bu Ana Kadar Okunan

Sayfa Gösterimi : 12551394

YENİ ÇIKAN KİTAPLAR

AA 150X
KT 150X
IY 150X
EIA 150X
 ADIL DUZEN 150x
erbakan devrimi 15b 160
 
bizim ataturk 17b 160
 
hilalhac
 
baskan160
 
siyaset strj 160
 
sistem tahlili 160
 
 darbe 160
 
 
 

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

 

 

Reklam
Reklam
Reklam
Reklam

İBRADI KASABASININ SIRRI VE ŞANSLI TÜRKLERİN(!) GİZEMLİ BAŞARISI

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 4
ZayıfMükemmel 

 

       Şiir

“İbradılıyız, çok şanslıyız

Çünkü İbrani, asıllıyız…

Bazen dindarız, İslamcıyız

Solcu sağcı ve, Ulusalcıyız”

Birlikte sunacağımız Armageddon Hazırlığı ve 3. Dünya Savaşı konferansı için Konya’da bulunduğumuz sırada, çok değerli, birikimli ve Milli gayretli aydınlarımızdan Doç. Dr. Ramazan Kurtoğlu Antalya İBRADI ve Giresun Şebinkarahisar ilçeleriyle alakalı ilginç ve gizemli hatırlatmalarda bulunmuşlardı. Bu merakla yaptığımız araştırmalar sonucu çok enteresan bulgulara ulaşmıştık. Şu anda malum kişilerin defnedildiği meşhur Zincirlikuyu mezarlığında yatan eski Danıştay Başkanlarından ve 10. Dönem Ankara mebuslarından Hazım Türegün’den, 07 Mart 1919’da Damat Ferit Hükümetinde Dahiliye Nazırı olan, 31 Temmuz 1920’de Ticaret ve Ziraat Nazırı yapılan ve Milli Mücadeleye şiddetle karşı çıktığı için vatan hainliği ile suçlanınca Romanya’ya kaçan ve 1938’de İnönü Hükümetince affedilip tekrar Türkiye’ye dönüş yapan Cemal Keşmir’e… CHP Tokat Milletvekilliği ve Maliye Başkanlığı yapan Halit Nazmi Keşmir’den, 5. dönem Kırşehir, 6. 7. ve 8. dönem Siirt Milletvekilliği yapan Ali Rıza Esen’e… CHP grup Başkan Vekili ve Genel Başkan Yardımcısı (Anası İbradı’lı) Hakkı Süha Okay’dan, 3. Selim’e karşı Kabakcı Mustafa isyanını destekleyen Kadı Abdurrahman Paşa’ya… Laiklik ve Kemalistlik perdesi altında katı bir İslam düşmanlığı yürüten ve sonunda maalesef bir cinayete kurban giden CHP’li Prof. Muammer Aksoy’dan, E. Bursa Belediye Başkanı ve Türk Ocağı kurucularından, ayrıca 4. ve 9. dönem Antalya, 10. Dönem Kastamonu ve 11. Dönem Amasya Mebuslarından Nazifi Şerif Nabel’e… Hacettepe E. Rektörü Prof. Yüksel Bozer’in ve E. Tekel ve Dışişleri Bakanı Ali Bozer’in babaları E. Yargıtay Başkanlarından Mustafa Fevzi Bozer’den, 9. Dönem Kayseri Milletvekili Yusuf Ziya Turgut’a, yüzlerce etkin ve yetkin şahsiyetin hep İBRADI doğumlu olduklarını anlayınca şaşırmış ve bu ilçenin geçmişi ve gerçek kimliği üzerinde yoğunlaşmıştık.

Ayrıca; Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AKP’nin) kurucu üyesi olan, 2002, 2007, 2011 genel seçimlerinde ve Kasım 2015 genel seçimlerinde Antalya milletvekili yapılan… Partide Dış İlişkiler Koordinatör Başkan Vekili olarak görev alıp[1] 2010 yılında Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’ne (AKPM) başkanlığına taşınan, Ömer Çelik’in bakan olmasıyla boşalan Parti Dış İlişkilerden sorumlu Genel Başkan Yardımcılığına atanan... Ayrıca yine Ömer Çelik’ten sonra yerine 2013 yılında Türkiye-ABD Parlamentolar arası Dostluk Grubu Başkanlığını devralan… 25 Aralık 2013 tarihli kabine revizyonunun ardından Egemen Bağış’tan boşalan Avrupa Birliği Bakanlığı görevine uzanan… 29 Ağustos 2014 tarihinde Ahmet Davutoğlu başkanlığında oluşturulan 62. Türkiye Hükümeti’nde Dışişleri Bakanlığına oturtulan, 13 Eylül 2015 tarihinde Adalet ve Kalkınma Partisi Dış İlişkilerden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı yapılan… 24 Kasım 2015 tarihinde kurulan 64. Türkiye Hükümeti’nde yeniden Dışişleri Bakanlığı görevine atanan Sn. Mevlüt Çavuşoğlu da işte bu İBRADI kasabasıyla oldukça irtibatlıydı ve sık sık burayı ziyarete gittiği kayıtlıydı.

İşte İBRADI’nın sırları!

Antalya'nın önemli turizm ilçeleri yanında adı sanı duyulmamış olan İbradı, 300'ün üzerinde devlet ve iş adamı çıkarmıştır. Antalya'nın İbradı İlçesi, geçtiğimiz 100 yıl içinde yetiştirdiği değerlerle tarih kitaplarında yerini almıştır. Evliya Çelebi'nin seyahatnamesinde 'taşlık ve çalılık olduğu için ulaşamadım' dediği İbradı, uzun yıllar belde olarak kalmıştır. Antalya'nın dev turizm merkezi olan ilçelerinin yanında adı pek duyulmamış küçücük bir dağlık yerleşim yeri olan İbradı, 1990'da ilçe yapılmıştı. Önce 18 köy bağlıydı ama zamanla 14 köy bu ilçeden ayrılınca şu an yalnızca 4 köyü bulunmaktadır. Toplam nüfusu 13 bin olan ilçede 1900'den bu yana "VIP" insanlar çıkması enteresandır. Tarihi evleri ve kültür mirasıyla da dikkat çeken ilçede, okuma yazma oranı yüzde 100'e ulaşmış durumdadır. İbradı’nın tarihi evlerindeki tavan süslemelerinde ve kapı-pencere kenarı işlemelerinde Kabbalist sembollere ve Siyonist-Yahudi işaretlerine sıkça rastlanmaktadır.

İbradı’yı ayrıcalıklı kılan gizemli yanı!

Tarih Vakfı Yurt Yayınları’ndan çıkan Alman araştırmacı Hans Peter Leguer’in “Osmanlı Mezarlıkları ve Mezar Taşları” kitabında İbradı İlçesi’ndeki mezar taşlarının Osmanlı’nın diğer yerlerindeki mezar taşlarından farklı bir yapısı olduğunu anlatır. Ünlü hikâyeci İstanbul doğumlu Ferit Edgü’yle, eski bakanlarımızdan Mustafa Tınaz Titiz’in İbradı’yla alakaları tartışılmaktadır.

“İbradı’lı aslımız, Yahudi’dir neslimiz.”!

Ünlü Aksekili Zeki Triko’nun sahibi Zeki Başeskioğlu şöyle diyor: “Aksekilidir aslımız, Firavun’dur neslimiz. Hind-ü Çin’de gezer yırtık feslimiz.” Oysa sağlam feslimizin nerede gezdiği belli değil. Bu lafın aslının söyleneli 100 sene olmuş. Aksekililerle Kayserililer rekabet halinde. Onlar eşek boyar ama biz boyamıyoruz. Bizim kendi aramızda oluşturduğumuz özel bir lisanımız da var Kayserililer ve Yahudilere karşı.”[2] İbradı’lı (İbradı/İbrani) bir dostum şöyle demişti: “O sözün aslı öyle değil.” Doğrusu; “Aksekilidir aslımız, Yahudi’dir neslimiz.”

İşte bu ilçede yetişmiş ünlülerimiz: Halit Nazmi Bey 1897 yılında İbradı'da doğdu, 1946 seçimlerinden sonra kurulan CHP kabinelerinde maliye bakanlığı yaptı. CHP eski Genel Başkan Yardımcısı Hakkı Süha Okay'ın ailesi İbradı’lıdır. İbradı’lı Mekki Keskin ve Ziya Keskin Bey'ler de Konya Milletvekilliği yaptılar. Bursa'nın en zengin işadamlarından ve aynı zamanda Bursa milletvekilliği de yapmış olan Faik Yılmaz İpek de bu küçük kasabanın yetiştirdiği isimlerden. Kandilli Rasathanesini geliştiren Prof. Osman Sipahioğlu da, bu ilçenin yetiştirdiği ender insanlardan biridir. Türegün ailesi İbradı’lıdır. Hazım Türegün 1952'de Danıştay Başkanlığına seçildi.

Orhan Pamuk'la evlendi

Torun Ayşe Türegün ise Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk'la uzun süre evli kaldı. Prof. Dr. Muammer Aksoy da İbradı doğumludur. Muammer Aksoy'un kardeşi Prof. Muzaffer Aksoy da Türk tıp tarihine geçmiş bir doktordu. CHP'li Kasım Gülek ile DSP'li Tayyibe Gülek de bu şirin kasabanın ünlülerindendir. Ünlü iktisat Prof. Korkut Boratav ve ilk doktorlarımızdan Müeyyet Boratav da İbradı İlçesi'ne kayıtlıdır. Dünyaca ünlü moda devimiz Zeki Başeskioğlu da bu ilçedendir. Kısacası bu "Taşlı ve çalılıklı" ilçe, 24 milletvekili ve 7 bakanla birlikte çok sayıda işadamı, bilim adamı ve hukukçu yetiştirdi. "Bu başarı nereden geliyor" sorusuna cevap bulmak için, sosyolog ve araştırmacıların bu kasabayı ziyaret etmesi gerekiyor.

Ali Bozer’in ailesi

Ali (Hüsrev) Bozer de, İbradı'nın yetiştirdiği önemli siyasetçilerden biridir. Prof. Bozer, Başbakan Yardımcılığı ve Devlet Bakanlığı yaptı. Kardeşi Prof. Yüksel Bozer ise uzun yıllar Hacettepe Üniversitesi'nin rektörlüğünü yaptı. Bayındırlık eski Bakanı Safa Giray da İbradı doğumludur. Diyarbakır Milletvekili Kamil Tayşi, Niğde Milletvekili Asım Eren, Bilecik Milletvekili Ahmet Esen ve Ali Esen'in yanı sıra Kayseri Milletvekilleri Reşit Turgut Yusuf Ziya Turgut da İbradı’lı milletvekillerinden.

İbradı’nın yetiştirdiği önemli şahıslar:

Hukukçu: 109, İdareci: 58, Tıp Doktoru: 55, Mimar-Mühendis: 40, Subay: 21, Maliyeci: 15. Bu mesleklerden milletvekili ve bakan olanların sayısı 24, profesör olanlar 21, Yargıtay Danıştay, Sayıştay başkanı ve üyesi olanların sayısı da 25 kişidir.[3]

Hiç böyle bir kasaba görülmemişti!

Antalya'nın önemli turizm merkezi olan ilçelerinin yanında adı sanı pek duyulmamış küçücük bir dağlık yerleşimden söz etmek istiyorum. İbradı...! Evliya Çelebi'nin seyahatnamesinde 'taşlık ve çalılık olduğu için ulaşamadım' dediği İbradı, uzun yıllar belde olarak kaldı, 1990'da ilçe yapıldı. Önce 18 köy bağlıydı ama zamanla 14 köy bu ilçeden ayrılınca şu an yalnızca 4 köyü vardı. İlçenin toplam nüfusu 13 bin kadardı. Bu küçücük ilçeden kimler kimler çıktı okuyunca donup kalacaksınız. Ama önce ismi nereden geliyor? Ona bir bakalım... İsmin İbrani'den geldiği de söyleniyor, 'İradı' sözcüğünün zaman içinde bozulduğu da anlatılıyor, yani tam olarak ismin çıkışı bilinmiyor. Dersim'i Tunceli yapan ünlü General Abdullah Alpdoğan'ın İbradı isminin nerden geldiğine dair bir yorumu var. 'Buranın asıl adı Abaradi'dir. Yani su aradı anlamında.' Abdullah Paşa'nın yorumu biraz çocuksu ama doğrusu buranın yetiştirdiği dünya çapında isimleri görünce İbradı’yı daha iyi anlayacaksınız.

Halit Nazmi Keşmir, 1946 seçimlerinden sonra kurulan CHP kabinelerinde maliye bakanlığı yapmıştı. Halit Nazmi Bey 1897 yılında İbradı'da doğmuş, Orta öğrenimini Saint Joseph Fransız Koleji'nde tamamlamıştı. Antalya'nın dağlık bir beldesinden İstanbul'un en gözde kolejine uzanmayı nasıl başarmıştı?

Tarık Minkari kimdi?

İbradı’lı en ünlü ailelerden biri Minkariler'dir. Hani şu geçenlerde kaybettiğimiz ünlü cerrah, yazar, eğlenceli dünya insanı Prof. Tarık Minkari'nin ailesi. İlk tanınmış Minkari ise bir şeyhülislamdı. Yahya Minkari, Sabetay Sevi'nin yargılanması sırasında hemen yanı başında bulunan bir din adamıydı. Ama Sabetay Sevi ile birlikteliği bununla sınırlı kalmadı hiç kuşkusuz. Sabetayist olduğunu açıklayan ender kişilerden biri olan Halil Bezmen'in ailesi ile Minkariler akrabaydı. Ayrıca Minkariler'in birçoğu da Bülbülderesi'ndeki ünlü Sabetay mezarlığında yatmaktaydı.

Hakkı Süha Okay nereliydi?

İbradı’lı bir diğer önemli aile ise Okaylar'dı. Şimdilerde yakından tanıdığımız CHP Genel Başkan Yardımcısı Hakkı Süha Okay gibi. Hakkı Süha Bey'in ailesi yıllar önce Konya Beyşehir'e yerleşmişti. Babası Mustafa Orhan Okay Beyşehir'de uzun yıllar avukatlık yaptı. Mustafa Orhan Bey sıkı bir CHP'liydi. İki dönem CHP'den Konya milletvekili seçildi. (Hadi biraz siyaset magazini yapalım. CHP'nin parti sözcüsü Hakkı Süha Bey de 2002 seçimlerinde Konya'dan aday olmuş ama seçilememişti. Parlamentoya sadece Atilla Kart girebilmişti. Ama Konya daima İbradı’lılar için bir siyaset arenası oldu. İbradı’lı Mekki Keskin ve Ziya Keskin Bey'ler de Konya Milletvekilliği yaptılar. Bir de minik bir not ekleyelim. Kemal Kılıçdaroğlu'nun muhalefetine rağmen ısrarla Genel Başkan Özel Kalem Müdürlüğü'ne getirilen Hamret Hanım, daha önce Ali Bozer'in özel kalem müdürüydü. Bozerler de İbradı’lıdır. (Birazdan geleceğiz.) Bu arada Tekel genel müdürlüğü yapan Suphi Okay'ı ve Yozgat valiliği yapan Saim Okay'ı da unutmayalım.

Nazifi Şerif Nabel’in ilçesi!

Bursa'nın en zengin işadamlarından ve aynı zamanda Bursa milletvekilliği de yapmış olan Faik Yılmaz İpek de bu küçük kasabanın yetiştirdiği isimlerden. Bursa'ya göç etmiş İbradılılardan söz edip de Nazifi Şerif Nabel'den söz etmeden olmaz. Nazifi Şerif Bey 1892 İbradı doğumludur. Bursa'ya yerleşti. Burada Gazioğlu isimli bir gazete çıkarttı. Bir dönem Bursa Belediye Başkanlığı yaptı. Ayrıca iki dönem Antalya, bir dönem Kastamonu, bir dönemde Amasya milletvekilliği yaptı. (Babası Servet Nabel de Osmanlı döneminde Muş mutasarrıfıydı.) Prof. Osman Sipahioğlu Kandilli Rasathanesi'ni belki kuran isim değildi ama yaşatıp geliştiren bir hocaydı. Jeomanyetik ölçüm yapabilen modern rasathaneyi o kurdu. Dönemin hükümetleri Osman Hoca'ya maddi destek verdiler. O da bugünkü Kandilli'nin temellerini attı. Tahmin ettiğiniz gibi o da İbradı’lıydı. İslam Hukukçusu Prof. Ali Himmet Berki de yine aynı ilçedendi.

Hazım Türegün hikâyesi!

Gelelim Türegün'lere... Türegün ailesi de İbradı'nın önemli ailelerinden biridir. İbradılı hemen her aile birbiriyle akrabadır. Ama Türegün'lerin yakın akrabası Minkarilerdir. Hazım Türegün 1890 İbradı doğumludur. Hukuk tahsili yaptı. 1936'da Danıştay üyesi oldu. 1952'de Danıştay başkanlığına seçildi. 1954'e kadar bu görevde kaldı. Ardından milletvekili oldu. Torun Türegünler'den olan Ayşe Türegün ise çok ünlü bir isimle uzunca bir süre evli kalmıştı. Nobel ödüllü yazarımız Orhan Pamuk!

Bir de anne tarafından İbradı’lılar var. Kimler mi? Eski Başbakanlarımızdan Prof. Sadi Irmak. Annesi İbradı’lı Kadı Abdurrahman Paşa'nın torunudur. Yine CHP'nin unutulmaz ismi Kasım Gülek de İbradı'dan gelin alan siyasilerimizdendi. Yani DSP'li milletvekili Tayyibe Gülek'in annesi Nilüfer Hanım İbradı’lıydı. Ali (Hüsrev) Bozer, İbradı'nın yetiştirdiği önemli siyasetçilerden biridir. Başbakan yardımcılığı ve devlet bakanlığı yaptı. Kardeşi Prof. Yüksel Bozer ise uzun yıllar Hacettepe Üniversitesi'nin rektörlüğünü yaptı. Peki, Bozer kardeşlerin babası kimdi? Yargıtay başkanlığı yapan Mustafa Fevzi Bozer. Mustafa Fevzi Bey 1926'dan beri Yargıtay üyesi olarak bulunmuş 1952'de başkanlık koltuğuna oturmuştu. (İbradılı Yüksel Bozer'in çocukları da birbirinden parlak kariyere sahip oldular. Örneğin Fevzi Bozer, Finansbank Yönetim Kurulu üyesiydi.)

Anap'lı Bayındırlık Bakanı Safa Giray da İbradı neslindendir!

Dedim ya İbradı’lılar hep siyasetin içinde oldular diye. Diyarbakır Milletvekili Kamil Tayşi, Niğde Milletvekili Asım Eren, Bilecik Milletvekili Ahmet Esen ve Ali Esen'in yanı sıra Kayseri Milletvekilleri Reşit Turgut, Yusuf Ziya Turgut da İbradı’lı milletvekillerimizdi.

Pertev Naili Boratav ve ailesi

Şimdi gelelim Boratavlar'a... Pertev Naili Boratav, ünlü halk bilimcimiz folklor adamımız da İbradı’lıdır. Haliyle oğulları ünlü iktisatçımız Korkut Boratav ve ilk doktorlarımızdan Müeyyet Boratav da İbradı İlçesi'ne kayıtlıdır. Müeyyet Bey'in oğlu CNN TÜRK'ün başındaki Ferhat Boratav olduğunu hatırlatmama gerek yok sanırım.

Kadın iç çamaşırları firması ve ahlaksızlık reklamcısı Zeki Başesgioğlu ve marifetleri.

Dünyaca ünlü moda devimiz mayolarıyla ünlü Zeki Başesgioğlu da İbradılıdır. Her ne kadar kendisini 'Aksekiliyim' diye ilan etse de aile kökleri İbradı'ya dayanmaktadır. (İstanbul Beşiktaş'ın Belediye Başkanı İsmail Ünal'ın da İbradılı olduğunu sanıyordum. Telefon açıp sordum. Hayır, ben hemen yanı başındaki Akseki'denim dedi.)

Aksoy ailesi de aynı ilçedendi!

MUAMMER AKSOY Şimdi gelelim Aksoylar'a. Hemen hepimizin yakından tanıdığı aydınlık bir bilim adamı olan Prof. Dr. Muammer Aksoy İbradı doğumluydu. Ama ondan önce Türkiye'nin tanıdığı kişi ise babası Numan Aksoy'du. Muammer Aksoy'un kardeşi Prof. Muzaffer Aksoy ise Türk tıp tarihine geçmiş bir doktordu. O da ağabeyi gibi İbradı doğumluydu. Amcaları Kayseri Valisi Halit Aksoy'u unutmayalım.

İbradı'da okuma oranı yüzde 100 idi!

Yoruldunuz biliyorum ama ünlü İbradı’lılar saymakla bitmiyor. Ama şöyle bir özet yapacak olursak sadece Cumhuriyet döneminde bu küçük ilçeden 24 milletvekili ve 7 bakan çıktı. Yargıtay, Sayıştay ve Danıştay'da başkanlık görevinde bulunan İbradı’lıların sayısı ise 25. Osmanlı'dan bu yana İbradılı vali sayımız ise 47. Bu küçük kasabadan 109 hukukçu, 55 doktor, 21 subay ve 40 mühendis yetişti sadece son 100 yıllık serüvende. Emin olun, kamuoyunun yakından tanıdığı onlarca ismi yer darlığımdan buraya yazamadım. Ayrıca ulaşamadığım birçok İbradı’lının da Türkiye'de önemli pozisyonlarda olduğunu biliyorum. Evet... Okuma yazma oranının %100 olduğu bu ilginç ilçemiz sosyologları ve araştırmacıları bekliyor. Ve şu önemli soru önümüzde duruyor...[4]

AKP'li Nazlı ILICAK'ın soy sicili!

Başına bağladığı göstermelik türbanla TV ekranlarına çıkmasından andıçlanmasına, evliliği dolayısıyla basın dünyasına adım atmasından, milletvekilliğine kadar çok renkli hayatı olan bir insandı Nazlı ILICAK hanımefendi. Ancak Nazlı ILICAK'ın hayatında yaşadıkları kadar renkli bir kişilik daha vardı; Sabetaycı olan annesi İhsan KAPANLI rahmetli. Şimdilerde Atatürkçülüğe ve Türk Silahlı Kuvvetlerine düşmanlığı öne çıkan Nazlı Hanımın babası 1955'te İzmir fuarında Yunan bayrağını direğe çekerken esas duruştaydı. Gazeteci Leyla UMAR anlatıyor; Tercüman Gazetesi hiçbir zaman kendime yakın hissettiğim bir gazete olmamıştı. Ve o nedenle bir gün Kemal Ilıcak beni bizzat arayıp Boğaz'da bir yat gezisine davet edince doğrusu şaşırmıştım. Churchill'in eşinden Onassis'in yatında terslendiğim gün beni kurtaran ve ölünceye kadar en yakın dostlarımdan biri olan Lady Barrows âşık olduğu İstanbul'a tatile 2 yılda bir gelirdi. O haftayı bizde geçirdiği için Kemal Ilıcak nezaketen beni de davet etmişti... Türkiye'de Barrows'lardan önce elçilik yapan Sir Kelly'nin hayli yaşlı eşi Lady Kelly de Türkiye'nin en renkli büyükelçilerinden Muharrem Nuri Birgi'nin Salacak'taki yalısında kalıyordu. Hep birlikte "Nazlı" adlı motora bindik. Nazlı'nın annesi İhsan Hanım eski dostları iki sefireyi ağırlarken Nazlı'ya niçin kızdığını anlayamadığım bir nedenle Kemal Ilıcak birdenbire bana herkesin duyabileceği yüksek sesle; "Bakın, Leylâ Hanım "Tercüman'ın sahibi olunca itibarım arttı. Bir gün İhsan Hanım (Nazlı Ilıcak’ın Annesi) beni arayıp evine davet etti. Kızı Nazlı'nın mutsuz geçen, kısa evliliğini bitirdiğini, benim damadı olmamdan duyacağı mutluluğu dile getirdi."[5] Buraya kadar güzel ama Nazlı ILICAK'ın annesi İhsan ÇAVUŞOĞLU'nun neresi önemli diyebilirsiniz. Peşinen cevabımızı verelim; soyu. Evet yanlış okumadınız soyu. Çünkü İhsan hanım israiloğullarından/ Sabetaycı bir ailenin kızı. İsterseniz biraz açalım ve Türkiye'nin demokrasi havarisi Nazlı ILICAK'ın akrabalarını biraz tanıyalım.

Muammer ÇAVUŞOĞLU: İhsan hanımın Babası (Nazlı Ilıcak’ın dedesi). 1954 yılında DP listesinden A. MENDERES tarafından İzmir milletvekili yapıldı. Muammer bey bu milletvekilliğini Adnan MENDERES ile olan akrabalığına borçluydu. Ancak meclisteki tek akrabası MENDERES değildi.

Osman KAPANİ: İzmir milletvekili. Osman KAPANİ Muammer beyin meclisteki akrabalarından biriydi. Akrabalığı İhsan hanımın akrabası olmasından kaynaklanıyordu. İhsan hanım KAPANLI'ların kızıydı. Osman KAPANİ Demokrat Partinin Devlet Bakanlığını da yaptı.

Turhan KAPANLI: İzmir milletvekili ve bakan. Turhan KAPANLI 1965-1969 yılları arasında Tarım Bakanı, 1969-1971 yılları arasında Köy İşleri Bakanı, 1977 yılında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı, 1977-1978 yılları arasında ise Milli Savunma Bakanlığı görevlerinde bulundu. Turhan KAPANLI çalıştığı bütün bakanlıklarda dönmelerin yükselmesini sağladı. İhsan KAPANLI'nın ağabeyi, yani Osman KAPANİ'nin kayınçosu, yani Nazlı ILICAK'ın dayısıdır.[6]

Ömer ÇAVUŞOĞLU: İşadamı. Fenerbahçe Spor Kulübünün eski yöneticisi. Nazlı ILICAK'ın kardeşi.

Dikkatinizi çektiyse hep bir KAPANİ/KAPANLI adı geçiyor. Peki, kim bu KAPANİ ve KAPANLI'lar. İsterseniz biraz daha açalım. Her şey 17. yüzyılda ortaya çıkan ve mesih olduğunu iddia eden Sabetay SEVİ adlı bir hahamla başladı. Sabetay Sevi (1622-1676) İzmirli bir Yahudi’ydi. Kabbala mistisizmine büyük ilgi duydu. Mesih olduğunu bildirdi. 1660'larda bu açıklama üzerine Avrupa'nın her yerinden Yahudiler heyecanla gözlerini İzmir'e diktiler. Yahudi dünyasının bu müjdeyle altüst oluşunu, Claude Gutman ''İzmir'in Çılgın Dedikoduları'' (Çev: Meral Gaspıralı, Cep Yay. 1994) adlı romanında anlatıyor. Ancak Osmanlı yönetimi işe el koydu; Sabetay Sevi'yi Müslüman olmaya zorladı. Sabetay Sevi Müslümanlığı kabul etti, Yahudiler ondan yüz çevirdiler, ancak bazı aileler ona inanmayı sürdürdü ve onunla birlikte sürgüne gitti. O günden sonra ''dönme'' denilen bu cemaat Selanik ve İzmir gibi Türk şehirlerinde yüzyıllarca yaşadı. Sabetay'ın ölümü ile birlikte Kapancılar, Yakubiler, Karakaşlar adıyla üç ayrı gruba bölündüler.[7]

Her üç grupta iç evlenmelerle bütünlüklerini korumayı başarsalar da 20. yüzyılında başından itibaren dış evlilikler yapmaya başladılar. 1934 yılında çıkan soyadı kanunun ile birlikte her üç grup mensupları arasında kökeninden utanan ya da tanınmak istemeyenler farklı soy isimleri alırken etnik şuurunu yitirmeden saklamak yanlısı olan aileler ise kendi gruplarının adını soyadı olarak aldılar. İşte adını andığımız KAPANİ ve KAPANLI'LARDA bunlardandı. Yani Sabetaycı Yahudi dönmelerinin KAPANCI grubundan. Peki, ama ÇAVUŞOĞLU soyadı nereden geliyor diyorsanız o da Muammer beyin soyadı. Yani İhsan KAPANLI'nın evlilik yoluyla elde ettiği soyadı. Nazlı hanımın taşıdığı ILICAK soyadı ise eski eşi Kemal beyin soyadı. Halen inanmakta zorluk çekiyorsanız Nazlı hanıma sorabilirsiniz.

Müslüman gibi görünen Yahudi Sabetayistler ve marifetleri

Ulusal Kanal Yönetim Kurulu Üyesi Adnan Akfırat`ın evinde bulunan belgeler arasında yer alan Sabetayistler listesinde siyasilerden gazetecilere, askerlerden işadamı ve sanatçılara, yazarlardan televizyonculara kadar birçok ünlü isim yer almaktaydı. Ergenekon soruşturması sırasında oluşturulan dosyalardan 142`inci klasörde yer alan ve Ulusal Kanal Yönetim Kurulu Üyesi Adnan Akfırat`ın evinde bulunan belgeler arasında bulunan 134 kişilik listede enteresan bilgiler vardı. Gazeteciler ve televizyoncuların yoğun olduğu listede, aralarında Çevik Bir`in de bulunduğu 10 asker, 10 üniversite öğretim üyesi, 23 siyasi, 16 işadamı ve sanatçılar da bulunmaktaydı. Başlığında Sabetayist yazan belgenin girişinde, Türkiye`de Sabetay Sevi`nin tarikatına bağlı yüzbinlerce insanın yaşadığı belirtilerek şunlar yazılmıştı: “Bunlar tarihte ve günümüzde hadiselerin gelişmesinde önemli rol almışlardı ve çok tesirli bir güç teşkil ediyorlardı. Gizli bir cemaat oldukları için kimliklerini ortaya çıkarmak oldukça zor olmakla beraber zamanla yapılmış bazı ifşaatlar, olaylar karşısındaki tutum ve davranışları, mevki ve ünvanları ile kullandıkları tipik isimler bize bazı ipuçları sunmaktaydı. Bu şekilde deşifre olan yüzlercesinin arasından kamuoyunun tanıdığı sabetayistleri aşağıda aktarıyoruz.”

İşte Ergenekon soruşturması dosyasından çıkan Sabetayistler:

Başlıca dönme Siyasiler: Rahşan Ecevit, İsmail Cem, Tansu Çiller, Şükrü Sina Gürel, Ercan Karakaş, Bülent Tanla, Coşkun Kırca, Kemal Derviş, Cavid Bey, Nuri Conker, Ahmet İsvan, Osman Kibar, Hayrettin Erkmen, Turan Güneş, Sebati Ataman, Emre Gönensay, Naim Talu, Salih Bozok, Turhan Kapanli, Mithat Şükrü Bleda, Sümer Oral, Ali Topuz

Sabataist Gazeteciler: Güneri Civaoğlu, Cüneyt Arcayürek, Ahmed Emin Yalman, Nazlı Ilıcak, Cengiz Çandar, Canan Barlas, Altan Öymen, Örsan Öymen, Abdi İpekçi, Nail Güreli, Güngör Mengi, Yusuf Ziya Ortaç, Ali Sirmen, Aydın Emeç, Çetin Emeç, Ülkü Arman, Sedat Simavi, Erol Simavi, Ali Naci Karacan, Nadir Nadi Abalioğlu, Yunus Nadi Abalioğlu, Ali Gevgilli, Ruhat Mengi

Dönme İşadamı ve Sanayiciler:

Nejat Eczacıbaşı, Bülent Eczacıbaşı, Feyyaz Berker, Feyyaz Tokar, Cem Boyner, Ali Koçman, Dinç Bilgin, Can Paker, Ömer Çavuşoğlu, Halil Bezmen, Dilber Ailesi, Rona Yırcali, Selahattin Göktuğ, Fuad Sadıkoğlu, Ferdi Vardarman, Öner Akgerman

Meşhur Yazarlar: Halide Edip Adıvar, Orhan Pamuk, Yaşar Kemal, Muazzez Berkand, Nazım Hikmet Ran, Azra Erhat, Vedat Nedim Tör, Yaşar Nabi Nayır, Cemal Sahir Erozan, Emil Galip Sandalcı, Ali Canip Yöntem

Üniversite Hocaları: Kemal Gürüz, Kemal Alemdaroğlu, Nermin Abadan Unat, Sulhi Dönmezer, Talat Halman, Gündüz Gedikoğlu, Eser Karakaş, H. Veldet Velidedeoğlu, Sıddık Sami Onar, İlhan Arsel

Asker ve Komutanlar: Çevik Bir, Ali Fuad Cebesoy, Amiral Sait Halman, Tuğgeneral Halit Göktuğ, Yarbay Selim Soley, Tümgeneral Ömer Z. Dorman, Kurmay Albay Osman Köksal, Tümgeneral Sırrı Öktem, General Cahit Tokgöz, General Zeki Soydemir

Sinema-Tiyatro Oyuncuları: Haldun Dormen, Hulusi Kentmen, Ayhan Işık, Kenan Işık, Aziz Rutkay, Doğa Rutkay, Aziz Basmacı, Yıldız Kenter, Müşfik Kenter, Leyla Gencer, Haluk Bilginer

Televizyon sunucu ve yorumcuları: Ali Kırca, Reha Muhtar, Ali Baransel, M. Ali Birand, Seher Dilmaç

Eğlence Dünyası: Sezen Aksu, Nilüfer, Burak Kut, Neco, Sibel Egemen, Çiğdem Talu, Egemen Bostancı, Murat Arkan, Perran Kutman, Harika Avcı, Ozan Orhon

Bürokrasi Kodamanları: Gazi Erçel, Metin Yalman, Osan Olcay, Osman Kulin, Sadun Terem, Kaya Toperi

Serbest Meslek Erbabı: Atilla Dorsay, Cemil İpekçi, Uğur Civelek, Yıldırım Mayruk

Karikatürist Takımı: Cemal Nadir Güler, Semih Poroy, Ali Ulvi Ersoy, Altan Erbulak

Sabataycılar, yıllarca kendilerini Müslüman gösterip Müslüman gibi yaşamışlar fakat hiçbir zaman gerçek Müslüman olmamışlar, tabiri caiz ise dönek dönek dolaşmışlardır. Ama dikkat edelim artık bu adamlar çok önemli yerlerin başında bulunmaktadır. 21/07/2008 Akşam TV’de Tek'e Tek programını seyredenleriniz varsa bu kişilerin kimliği hakkında birazcık gözleri açılmıştır. Programda duyunca ben şaşırdım. Türkiye’deki Sabetayistler'in hatta Selanik ve İran arasındaki Sabetayistlerin gömüldüğü ünlü Bülbülderesi Mezarlığı vardır. Türkiye’nin kalburüstü iş adamlarından, bürokratlarından, siyasetçi takımından bu mezarlıklara defnedilen tanınmış aileler; Kalyoncular, Acarlar, Kalkavanlar, Babacanlar, Ulusoylar, Tokerler, Baykallar, Eresinler, Güller, Tancalar, Talular vs. ve daha niceleri bunlardandır. Örneğin Dışişleri bakanı Ali Babacan'ın halası Üsküdar Bülbülderesi mezarlığında yatmaktadır ve Ali Babacan'ın ikametgâhı da Üsküdar’dadır. Bir de soy isimlerindeki "ER" takılarına dikkat edin nerdeyse soy isimlerin %40'ı "ER" ile başlamakta veya "ER" ile bitip ya da ortasında "ER" takısı almaktadır. Elbette, “bu soyadlarını taşıyan herkesin soyu karanlıktır” gibi bir yaklaşım yanlıştır ve sakattır. Çünkü bu soyadlarının bazısını taşıyan öz be öz Müslüman ve Türk insanlarımız vardır. Ancak önemli mevkilerde ve kirli işlerde ve hıyanet kokan girişimlerde bulunan meşhur kimseler hakkında bu soyadları bazı ipuçları taşımaktadır.

“BAYRAKTAR”ların perde arkası

“Bayraktar ailesi; Türkiye’nin ilk insansız hava araçlarına (İHA), milli kulak, yani dinleme sistemini ekleyen bir şirket olarak tanınmaktadır. Bayraktar Holding henüz İHA projelerini hayata geçirmediği yıllardır. Lider ülke Türkiye’nin mimarı Erbakan, Üstün teknoloji ağırlıklı İran ziyaretinden hemen sonra Türkiye’de çok gizli bir ziyarette bulunmuşlardır. 07 Temmuz 2009’da Bayraktar’ın Ankara’daki şirketinde incelemeler yapmışlardır. Burada ne gibi çalışmalara öncülük yaptığı ve hangi bilimsel katkılar sağladığı bir sırdır. Tıpkı İran’da, 80’lerde Pakistan’da olduğu gibi… Ancak, masa arkadaşım Ahmet Açıkay’ın verdiği belgede ilginç bir detay vardır. Hocamız, şirketin anı defterine, “Şahsiyetli müessese” yazarak imza atmıştır. İlk yerli (Gümüş-Pancar) motoru üreten, ilk otomobil, Devrim’e öncülük eden, ağır sanayi, askeri sanayi, üstün teknoloji ve elektronik sanayi… Aselsan, Havelsan, Roketsan, TAİ ve TUSAŞ… Denince hemen akla gelen, tabi ki Erbakan’dır. (Bugün maalesef) Irak’tan Libya’ya, Suriye’den Yemen’e “işgal altındayız.” Akdeniz’de 13 savaş gemisi ve İncirlik’le kuşatılmış durumdayız. Eğer Erbakan Hoca, üstün teknolojiyi bu ülkede kuramadan göçtüyse vay halimize!” diyen Ahmet Yavuz (08 Mart 2016 – Milli Gazete) “Yeni Dünürün İlginç Detayı” diye, Erbakan Hoca’nın, şimdi Sn. Cumhurbaşkanı ile dünür olmaya hazırlanan BAYKAR Firmasına yaptığı özel ziyarette anı defterine yazdığı notları aktarmıştı. Ama buna rağmen Bayraktar’ların şimdi Erbakan’dan bir kelime olsun bahsetmekten kaçınmaları, acaba bir korkaklık ve vefasızlık tavrı mıydı, yoksa daha derin bir gıcıklık damarı mıydı?

Erbakan Hoca, girişim ve geliştirme aşamasındaki stratejik projelerini; bir şekilde ABD ile alakalı ve irtibatlı olan ve küresel sermaye Lobilerince tehlikeli bulunmayan, hatta sıcak bakılan bazı firmalara yaptırmayı daha uygun sayarlardı. Çünkü bu, emekleme aşamasında bir kolaylık ve koruma sağlardı. Örneğin BAYKAR Firmasının kurucusu İTÜ mezunu Makine Mühendisi Özdemir Bayraktar, İstanbul’da yedek parça ticaretiyle uğraşır, bazı makine aksamını atölyesinde üretmeye çalışırdı. Büyük oğlu Haldun Bey Sabataistlerin Fevziye Mektepleri Vakfına bağlı IŞIK LİSESİ mezunlarındandı. Sn. Cumhurbaşkanının damadı olan Ortanca oğlu Selçuk Bey, malum ve meşhur ROBERT KOLEJ’de okumuşlardı. Küçük oğulları Ahmet Bayraktar ise yine Fevziye Mektepleri Vakfı’na bağlı IŞIK Üniversitesi’nden mezun olmuşlardı. Her ne hikmetse, ne Özdemir Bayraktar’ın, ne kardeşi AKP’nin Sarıyer İlçe Başkanı’nın özgeçmişleri, babaları ve anneleri, sülaleleri ve sicilleri hakkında internet sitelerinde hiçbir bilgiye rastlanmaması da enteresandı.

AKP İktidarına Siyonist Rothschild’dan Büyük Destek’in Sırrı!

Siyonist Sermayenin Avrupa Temsilcisi ROTHSCHİLD ailesinin AKP ve Erdoğan’la yakın irtibatının altında neler yatmaktadır?

Rothschild Yatırım Bankası AKP iktidarı döneminde Türkiye’de bir şube açmıştı. Banka 2005-2007 yılları arasında Türkiye’deki özelleştirme ve şirket evliliklerine ilişkin yaptığı operasyonlarla adını duyurmaya başlamış ve bu süre zarfında 15,3 milyar Euro’luk bir işlem hacmine ulaşarak rakiplerine çok büyük bir fark attı. Rothschild Yatırım Bankası’nın Türkiye operasyonlarının başında 2007 yılından bu yana Yönetim Kurulu Başkanı olarak Dr. Yılmaz Argüden bulunmaktaydı. Ve Argüden’in web sitesinde Rothschild Bankası ile AKP hükümeti arasındaki ilişkileri anlatan çok ilginç bir bölüm yer almaktaydı: Yılmaz Argüden bilgi notunda; Kendisinin Rothschild Bankasının,  AKP iktidarının, General Electric gibi yabancı yatırımcıların ve bazı “seçkin” Türk ailelerinin ve firmalarının danışmanı olduğunu gururla açıklamaktaydı. İşte bu Siyonist Rothschild’ın Türkiye pazarında ilgi duyduğu alanlar ise şunlardı:

• Erdoğan’ın ikide bir böbürlenerek sahip çıktığı Nükleer Santralin finansmanı.

• Bor vb. madenleri işletme hakkı.

• Devlet arazileri ve Kamu malları (Atatürk Orman Çiftliği dahil Rothschild’ın Türkiye’de büyük bir arazi kapattığı konuşulmaktaydı. Bunun da özellikle İstanbul’a yeni yapılacak havaalanı ile kanal İstanbul bölgelerinde olduğu yazılıp tartışılmaktaydı.)

• Yeni şirket evlilikleri ve gizemli sermaye ortaklıkları.[8]

DR. Yılmaz Argüden; Neden Yahudi Rothschild Yatırım Bankasının Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Yapılmıştı.

Türkiye’nin hızlı ekonomik gelişimine daha etkin bir katkı sağlamak isteyen, dünyanın önde gelen yatırım bankalarından, Rothschild,  Türkiye Temsilcisi olarak Dr. Yılmaz Argüden’i atamıştı. Birçok lider şirkete stratejik danışmanlık hizmetleri veren ve yönetim kurullarında bağımsız üye olarak yer alan Dr. Yılmaz Argüden, 2005 yılından bu yana Rothschild’ın danışmanlığını yapmaktaydı. Rothschild ailesi tarafından kontrol edilen Rothschild Yatırım Bankası 200 yıllık deneyimi ve 25 değişik ülkedeki 3000’i aşkın çalışanıyla dünyanın önde gelen yatırım bankaları arasında yer almaktaydı. Rothschild, büyük şirketlere ve kuruluşlara, önde gelen aile şirketlerine ve yatırımcılara, özel hizmet sunma stratejisi çerçevesinde son dönemde Türkiye’deki birçok şirket alım-satımı veya ortaklığının oluşmasına da el atmış durumdaydı. AKP iktidarı döneminde Türkiye’deki en aktif yatırım bankalarından olan Rothschild, Türk Telekom için özelleştirme alternatifleri geliştirilmesinde, Aycell ile Aria’nın birleşmesinde ve Telsim’in pazarlık sürecinde AKP Hükümetine danışmanlık hizmeti sunmuşlardı. Ayrıca, Türk Ekonomi Bankası hisselerinin bir kısmının BNP Paribas Bankası’na satışında Çolakoğlu ailesine; Garanti Bankasına ortak olmasında GE Consumer Finance şirketine; ve Denizbank hisselerinin satın alımında Dexia’ya danışmanlık yapmıştı. Türk-Amerikan ve Türk-Kanada ilişkilerinin arttırılmasına; çağdaş eğitimin toplumun her kesimine yayılması için Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfının kurulmasına; bilimsel çalışmalarla politika üretimi için TESEV’in oluşmasına; ve kurumsal sosyal sorumluluk ve sivil toplum kurumlarına gönüllü katkıları özendirmek üzere Özel Sektör Gönüllüler Derneği’nin (ÖSGD) yapılanmasına katkılarıyla tanınan; Boğaziçi Üniversitesi mezunların örgütlenmesi ve “sivil toplum destekli üniversite” modeli gibi öncülük örnekleri bulunan Dr. Argüden, yaşam kalitesini geliştirme konusundaki çalışmaları nedeniyle 1999 yılında Dünya Ekonomik Forumu tarafından Geleceğin 100 Global Lideri arasına katılmıştı.[9]

64. Davutoğlu Hükümeti’nin kurulduğu günlerde, iktidara çok yakın bir gazetede, “Bakan olmak isteyen bir mason milletvekili” de gündeme getirilmiş ancak daha sonra konu kapanmıştı.

Amerikan Hariciyesinin 12. katında Alan Makovsky ve ekibince planlandıktan sonra Türkiye’de cumhuriyet tarihinin en başarılı hükümeti olan ve her alanda milli şahlanışı başlatan 54. Erbakan Hükümeti’ni durdurmak ve iktidardan uzaklaştırmak için uygulamaya konan “post-modern” darbenin her yıl yeni bir bilinmeyeni daha ortaya çıkmaktaydı. 28 Şubat’ın 19. senesinde bu kez 28 Şubat’ı planlayan mason yapılanmasından bir üyenin, iktidar partisi Adalet ve Kalkınma Partisi’nden milletvekili seçilmesi kafaları karıştırmıştı. Yeni Anayasa ve Başkanlık tartışmaları, Güneydoğu’daki operasyonlar, Ankara’da patlayan bombalar ve 3 milyon Suriyeli mülteci sorunları yaşayan Ankara bugünlerde bambaşka bir iddiayla sarsılmıştı; “Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası üyesi iktidar partisi milletvekili o mason kim?” olmaktaydı? Söz konusu vekilin, Başbakan Yardımcısı Tuğrul Türkeş’e de hukuki danışmanlık yaptığı ve bazı gezilerine katıldığı da ortaya çıkmıştı.

1996’da Amerika’da planlandıktan sonra, zamanın Dışişleri Bakanı Warren Christopher’ın  ABD Ankara Büyükelçiliği’ne gönderdiği gizli mektubu ile start alan 28 Şubat’ın 19. yılında Ankara kulisleri çok ilginç bir iddia ile çalkalanmaktaydı. Yine aynı süreçte “Fransız Yüce Konseyi tarafından Türkiye büyük mason locası üstadı Necip Arıduru’ya” hitaben gönderilen mektupla da başlayan 28 Şubat’ın her yönüyle tartışıldığı bu günlerde AKP’den bir mason milletvekilinin hangi iradeyle seçildiği sorgulanmaktaydı. Konuşulan isim sıradan bir isim sayılmasındı. O isimin, 28 Şubat’ın Paşası Çevik Bir’in sağ kolu ve avukatı olması dikkatleri bu milletvekilinin üzerine yoğunlaştırmıştı. Öyle ki; başkentin siyasi kulislerinde kulaktan kulağa, “Çevik Bir’in hukuki danışmanlığını da yapmış olan o mason kim?” sorusu AKP yetkililerince hala yanıtlanmamıştı.

Şebinkarahisar’ın meşhurlarına gelince:

Rahmetli Bülent Ecevit’in eşi Rahşan Ecevit’in burayla irtibatı ehlinin malumlarıdır.

Ara Güler

1928'de Beyoğlu doğumlu ama Şebinkarahisar’lıydı. Çocukken sinemaya çok meraklıydı. 1951 yılında Getronagan Ermeni Lisesi'nden diploma aldı. Lisedeyken film stüdyolarında sinemacılığın her dalında çalıştı. Muhsin Ertuğrul'un yanında tiyatro ve oyunculuk eğitimi almaya başladı. Amacı rejisör veya oyun yazarı olmaktı. 1950'de Yeni İstanbul gazetesinde gazeteciliğe başladı. Bu yıllarda Ermenice gazete ve edebiyat dergilerinde öyküleri yayınlandı. Aynı zamanda İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'ne de kayıt yaptırmıştı. Ancak fotoğrafçı ve gazeteci olmakta karar kıldı.

Harutün Şahrigyan (Nitra/Adom) (1860 - 1915)

Şebinkarahisar doğumlu Türkiye Ermenisi Avukat, Azadamard (Özgürlük Savaşımı) gazetesi yazarı ve milletvekili. 24 Nisan 1915'te tutuklanıp Ankara'da öldürülmüştür. Harutün Şahrigyan 1860’ta Şebinkarahisar doğumlu olup, ”Mektep-i Sultâni” yani Galatasaray Lisesi’ni tamamlamıştır. 90’lı yıllarda Şahnazar’ın “Hayrenig” (Vatan) gazetesinde çalıştı. Trabzon’da evlendi ve 1896’daki meşhur kıyımda, Nemlizade Hacı Osman’ın gazabından kaçmak için Osmanlı Bankası’na sığındı. 13 ay hapis yattıktan sonra serbest bırakıldı. Batum’a kaçtı, sadece Rusça’yı öğrenmekle kalmayıp Avukatlık diplomasını alacağı Tiflis’e taşındı. Meşrutiyet’in ilânından sonra, ümitle İstanbul’a gelenlerin başındaydı. Azadamard gazetesinde ilginç konularda, imzasız makaleler dizisi hazırladı. Osmanlı Meclis-i Mebusanı’na, Üsküdar bölgesinden İstanbul mebusu yapıldı. İttihatçıların Devlet Şûrası’na üyeliği teklifine yanaşmadı. Yapıtları şunlar: “Devlet Reformu ve Toprak Sorunu”, “Millî Anayasa”, “Reformlar Sorunu”, “Evlilik Sorunu”. “Gayrı Millileşme” kitabı ise yasaklandı. Ankara yakınlarında işkence yapılarak öldürüldü. Mezarı yok. Hala kayıp.

Aziz Nesin

Mehmet Nusret Nesin ya da bilinen adıyla Aziz Nesin (D. 20 Aralık 1915; Heybeliada, - Ö. 06 Temmuz 1995; İzmir), mizah, kısa öykü, tiyatro ve şiir dallarında pek çok yapıtı bulunan mizah yazarıdır. UNESCO'nun yayınladığı Index Translationum adlı dünya çeviri bibliyografyasına göre Aziz Nesin, Türkçe eser veren yazarlar arasında Orhan Pamuk, Yaşar Kemal ve Nazım Hikmet'in ardından eserleri yabancı dillere en çok çevrilen dördüncü şahıstır.

Ali Sururi Tönük

Ali Sururi Tönük, (D. 1880, Şebinkarahisar, Giresun) - (Ö. 30 Eylül 1926) I. ve II. Dönem Şebinkarahisar milletvekilliği ile TBMM başkan vekilliği yapmıştır. "Bazı Hatırat" adlı yazma defterinden 1922-1923 yıllarına ait olup TBMM çalışmalarına ve Ankara'nın o yıllardaki günlük hayatına ilişkin ilginç tespitler içeren günlük notlar kitap olarak yayımlanmıştır.

Ahmet Baha Öğütken

Şebinkarahisar’lı bir baba ve Rumeli göçmeni bir annenin oğlu olarak 1 Kasım 1961 İstanbul doğumludur. İlkokul, ortaokul ve liseyi Tarhan Koleji’nde okuduktan sonra; İngiltere’nin Oxford şehrinde akademik eğitim aldı. 1986’dan bu yana Fatih’te Mali Müşavirlik mesleğini yapmakta ve Uluslararası Mali Denetim firmasında çalışmaktadır. Recep T. Erdoğan’ın teveccühleri ile kuruculuğunu yaptığı, AKP Fatih İlçe Başkanlığı’nda siyasete başlamış ve 24. Dönem Milletvekili adayı olunca ayrılmıştır. Yeni Dünya Vakfı, Şebinkarahisar Vakfı, Rumeli Vakfı’nda görev almıştır. Meclis içerisinde ise Plan ve Bütçe Komisyon Üyeliği, Ekvator Dostluk Grubu Başkanlığı ve Arjantin Dostluk Grubu 2. Başkanlığı yapmıştır.

Seyit İbrahim Efendi

(D. 1701, Şebinkarahisar - Ö. 19 Mayıs 1783, İstanbul) müderris, kadı, kazasker, Osmanlı Devletinin 84. Şeyhülislamı. 12 Eylül 1782'de Ebu İshakzade Mehmed Şerif Efendi'nin yerine Şeyhülislamlığa getirildi. İleri yaşından dolayı yakalandığı hastalıktan kurtulamayarak makamında öldü. Fatih, Sultan Selim semtinde Şeyh Hamza Efendi Tekkesi haziresinde medfundur.

Anıl Çeçen (hukukçu / yazar)

1948 yılı Ankara doğumlu olup ailesi Şebinkarahisarlı’ydı. Ankara Koleji ve Ankara Hukuk Fakültesi’ni tamamlayıp, aynı Fakültede doktorasını yaparak on yılı aşkın süre öğretim görevlisi olarak çalıştı. Öğrencilik yıllarında gazetecilik yaptı. Bilimsel çalışmalarının yanı sıra kültürel ve toplumsal çalışmaları da sürdüren Anıl Çeçen; sırasıyla Atatürk Enstitüsü Genel Yazmanlığı, Halkevleri Genel Yazmanlığı, UNESCO Eğitim Komisyonu Üyeliği, Türkiye Yazarlar Sendikası Ankara Temsilciliği ve Sanat Kurumu Başkanlığı yaptı. Türkiye'deki dergi ve gazetelerde yüzlerce yazısı ve bilimsel araştırmaları yayımlanmış, duyarlı ve tutarlı bir aydınımızdır. Anıl Hoca, bu ekibi ve karanlık ilişkilerini en iyi bilenlerden birisi olduğu için buraya alınmıştır.


[1]http://www.tbmm.gov.tr/TBMM_Album/Cilt1/index.html TBMM Albümü

[2] Akşam Gazetesi, 20.11.2007

[3] http://www.haber7.com/yasam/haber/933161-bu-beldenin-havasi-suyu-baska

[4] Gürkan Hacır – Akşam – 24 Ekim 2010

[5] Leyla Umar – Vatan Gazetesi – 03.03.2003

[6] Soner Yalçın – Efendi – Doğan Kitap A.Ş. – 2005 – 55.Baskı

[7] Ilgaz Zorlu – Evet Ben Selanikliyim – 2004

[8] 01/03/2016 /http://jöntürk.com/2013/06/Bayraktar ailesinin.docx11/erdogana-illuminati-destegi/

[9]http://www.arguden.net/tr/haberler/rothschild-yonetim-kurulu-baskani/


Bu yazarin diger makaleleri

HARAMA BAKIŞ, HAYÂSIZLIĞA AKIŞTIR! (ŞİİR)
  HARAMA BAKIŞ, HAYÂSIZLIĞA AKIŞTIR!        Hayâda sorun var, aklından zoru Pornoya takılmış,...
Devami
HÜKÜMET GEVŞEK AYARLI DEVLET DUYARLI VE KARARLI
  Sabık Başbakan Ahmet Davutoğlu, düne kadar kendisine övgüler yağdıran yandaş-yağcı...
Devami
AMAN DOSTLAR (ŞİİR)
  AMAN DOSTLAR   Ömür tükeniyor, fırsat kaçıyor Yeşillerim döndü, gazele dostlar! Güz ayında güller,...
Devami
DAYAN BE KARDEŞ!
    DAYAN BE KARDEŞ!     Doğruları dobra, eğip bükmeden Tam ve aynen...
Devami
Sözcü Gazetesi Yazarı SAYGI ÖZTÜRK’ÜN SAYGISIZLIĞI
  Herhangi bir kişi veya ekiple ilgili iddiaların “sanki ispat edilmiş...
Devami
BU BOZUK GİDİŞE İTİRAZIM VAR (ŞİİR)
  BU BOZUK GİDİŞE İTİRAZIM VAR          Fasıka yaramam, güce yaranmam Bu...
Devami

Makale Paylaşım Sayısı: 11002

Yorum ekle

Yazdığınız her yorumla birlikte IP adresinizin kayıt edildiğini ve Türkiye Cumhuriyeti hukuk kurallarına aykırı, iftira ve genel ahlaka aykırı tarzda yorumlarınızdan hukuken ve vicdanen sorumlu tutulacağınızı tekrar hatırlatırız...


Güvenlik kodu
Yenile

YABANCI DİLDE KİTAPLARIMIZ

SON YORUMLAR