{"id":1144,"date":"2007-12-04T12:36:44","date_gmt":"2007-12-04T12:36:44","guid":{"rendered":"https:\/\/www.millicozum.com\/mc\/2007\/12\/04\/kuran-kavrami\/"},"modified":"2007-12-04T12:36:44","modified_gmt":"2007-12-04T12:36:44","slug":"kuran-kavrami","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.millicozum.com\/mc\/2007\/aralik-2007\/kuran-kavrami\/","title":{"rendered":"KUR&#8217;AN KAVRAMI"},"content":{"rendered":"<div> \u00a0  <\/p>\n<p> <strong>Kur&#39;an; hakikatin kayna\u011f\u0131, hikmetin kayma\u011f\u0131, saadetin k\u0131yna\u011f\u0131 (\u00e7ekirde\u011fi) d\u0131r. <\/strong> <\/p>\n<p> <strong>Kur&#39;an; Allah&#39;\u0131n kelam\u0131, kullar\u0131na hitab\u0131, mevlam\u0131z\u0131n ruhlar\u0131m\u0131z\u0131 serinleten selam\u0131d\u0131r.<\/strong> <\/p>\n<p> <strong>\u0130nanarak, ihtiya\u00e7 ve i\u015ftiyak duyarak metnini ve mealini okuyan herkes i\u00e7in ve her saniye yeniden n\u00fczul ediyor gibi: <\/strong> <\/p>\n<\/p><\/div>\n<div> <\/p>\n<ul>\n<li>v <strong>B\u00fct\u00fcn sorunlar\u0131m\u0131z\u0131n \u00e7\u00f6z\u00fcm anahtarlar\u0131 <\/strong><\/li>\n<li>v <strong>B\u00fct\u00fcn s\u0131k\u0131nt\u0131 ve bunal\u0131mlardan kurtulu\u015f kodlar\u0131<\/strong><\/li>\n<li>v <strong>Hayat\u0131n anlam\u0131n\u0131 ve amac\u0131n\u0131 \u00f6\u011freten e\u011fitim program\u0131d\u0131r.<\/strong><\/li>\n<\/ul>\n<p> <strong>\u00a0Kur&#39;an; insan denen ve k\u00e2inat\u0131n s\u0131rlar\u0131n\u0131 ve y\u00fcce Yarat\u0131c\u0131n\u0131n tecelli vas\u0131flar\u0131n\u0131 gizleyen muhte\u015fem ve muhterem varl\u0131\u011f\u0131n \u015fifrelerini \u00e7\u00f6zen, \u00e7etrefilli ve tehlikeli ge\u00e7itlerin yol haritas\u0131n\u0131 \u00e7izen, yery\u00fcz\u00fcnde hilafet, ahirette edebiyat \u015ferefine ileten saadet ve selamet kitab\u0131d\u0131r. Kur&#39;an; hi\u00e7 e\u011frilip b\u00fck\u00fclmeyen hak; hi\u00e7 eskimeyen ve eksilmeyen mutlak ve hi\u00e7 de\u011fi\u015fmeyen dayanakt\u0131r.<\/strong> <\/p>\n<p> <strong>Kur&#39;an; akl\u0131n kavrayaca\u011f\u0131 her meseleye i\u015faret, her hakl\u0131 m\u00fccadeleye be\u015faret, her hay\u0131rl\u0131 mesle\u011fi te\u015fvik edip cesaretlendiren ilahi bilgi merkezi makam\u0131ndad\u0131r.<\/strong> <\/p>\n<p> <strong>\u0130lahiyat\u00e7\u0131 Prof. Dr. Talat Ko\u00e7yi\u011fit&#39;in Kur&#39;an mealine yazd\u0131\u011f\u0131 \u015fu \u00f6ns\u00f6z, olduk\u00e7a anlaml\u0131 ve ayd\u0131nlat\u0131c\u0131d\u0131r:\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 <\/strong> <\/p>\n<p> \u0130nsan, ak\u0131l, kalb, duygu ve d\u00fc\u015f\u00fcnce y\u00f6n\u00fcnden di\u011fer varl\u0131klardan \u00e7ok farkl\u0131 yarat\u0131lm\u0131\u015f sosyal bir varl\u0131kt\u0131r. Yery\u00fcz\u00fc \u00fczerinde hem kendi hayat\u0131n\u0131. hem de neslini devam ettirebilmek i\u00e7in bir e\u015fe ve dolay\u0131s\u0131yla bir aileye muhta\u00e7 oldu\u011fu kadar, di\u011fer insanlarla da yak\u0131n bir i\u015fbirli\u011fine ve yard\u0131mla\u015fmaya muhta\u00e7t\u0131r. Bu i\u015fbirli\u011fi ve yard\u0131mla\u015fma olmadan, onun, hayat\u0131n\u0131 idame ettirebilmesi m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. <\/p>\n<p> Ancak, insanlar\u0131n sosyal bir varl\u0131k olarak biribirlerine olan bu devaml\u0131 ihtiya\u00e7lar\u0131, onlar\u0131n daima bir birlik ve beraberlik i\u00e7inde ya\u015famalar\u0131n\u0131 gerektirirken, her birinin sahip oldu\u011fu ak\u0131l, duygu ve d\u00fc\u015f\u00fcncenin birbirinden farkl\u0131 olu\u015fu ve her birinin d\u00fcnya mal\u0131na kar\u015f\u0131 i\u00e7inde besledi\u011fi h\u0131rs ve tamah, aralar\u0131nda bulunmas\u0131 gereken birlik ve beraberli\u011fin te\u015fekk\u00fcl\u00fcne imk\u00e2n vermemi\u015f, fakat aksine, her f\u0131rsatta biribirleriyle m\u00fccadele etmelerine ve f\u0131rsat bulduk\u00e7a biribirlerini \u00f6ld\u00fcrmelerine sebep olmu\u015ftur. Hem sadece hemcinsini \u00f6ld\u00fcrmekle yetinmeyen insano\u011flu, kendisini yaratan ve kendisine say\u0131s\u0131z nimetlerle r\u0131z\u0131klar veren Rabbini tan\u0131mak ve O&#39;na \u015f\u00fckretmek yerine, O&#39;nu ink\u00e2r etmi\u015f, daha da ileri giderek, O&#39;nun yerine, kendine ba\u015fka ilahlar edinmi\u015ftir. <\/p>\n<p> \u0130lk insan\u0131n yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131ndan sonra, yery\u00fcz\u00fcnde ne zaman k\u00fcf\u00fcr ve isyan son haddine ula\u015fm\u0131\u015f ve insanlar, hakk\u0131 ink\u00e2rda biribirleriyle yar\u0131\u015f\u0131r hale gelmi\u015flerse, onlar\u0131, Allah&#39;\u0131n varl\u0131\u011f\u0131 ve birli\u011fi inanc\u0131na davet ederek do\u011fru yola iletecek, kendilerine uyuldu\u011fu takdirde, d\u00fcnya ve ahiret saadetiyle m\u00fcjdeleyecek, fakat s\u0131rt \u00e7evrildi\u011finde de d\u00fcnya ve ahiret azab\u0131yla korkutacak peygamberler g\u00f6ndermek, &#8216;Din&#39;le ilgili ahk\u00e2m\u0131n ikmaline kadar, Allah&#39;\u0131n de\u011fi\u015fmez kanunlar\u0131ndan biri olmu\u015ftur. Nitekim Nahl suresinin 36. ayetinde bu hususa i\u015faret olunarak \u015f\u00f6yle buyurulmu\u015ftur: &#8216;Biz, her \u00fcmmete, yaln\u0131z Allah&#39;a ibadet etmeleri ve \u015feytandan da sak\u0131nmalar\u0131 i\u00e7in bir peygamber g\u00f6nderdik. Bu \u00fcmmetlerden bir k\u0131sm\u0131na Allah hidayet etmi\u015f, bir k\u0131sm\u0131na da sap\u0131kl\u0131k hak olmu\u015ftur. Nitekim yery\u00fcz\u00fcnde bir dola\u015f\u0131n da, peygamberleri yalanlayanlar\u0131n ak\u0131betinin ne oldu\u011funu g\u00f6r\u00fcn. &#8216;Ayn\u0131 surenin 63. ayetinde de \u015f\u00f6yle buyurulmu\u015ftur: &#8216;Allah&#39;a yemin olsun ki, senden \u00f6nceki milletlere de peygamber g\u00f6ndermi\u015ftik; ne var ki \u015feytan, onlara amellerini s\u00fcsl\u00fc g\u00f6stermi\u015ftir de, o peygamberleri yalanlam\u0131\u015flard\u0131r. O, bug\u00fcn de onlar\u0131n dostudur ve onlar i\u00e7in ac\u0131 bir azab vard\u0131r&#39;. <\/p>\n<p> G\u00f6nderilen bu peygamberlerin ba\u015fl\u0131ca g\u00f6revleri, yoldan sapm\u0131\u015f insanlar\u0131 Allah&#39;\u0131n varl\u0131\u011f\u0131 ve birli\u011fi inanc\u0131na davet etmek ve hepsini de tek bir din i\u00e7inde birle\u015ftirmekti. \u0130lk Peygamber Adem (as)&#39;den son Peygamber Muhammed (sav)&#39;e kadar b\u00fct\u00fcn peygamberlerin, insanlar\u0131 i\u00e7inde birle\u015fmeye davet ettikleri bu din, bir tevhid dini olan \u0130slam&#39;dan ba\u015fkas\u0131 de\u011fildi. Nitekim Enbiya suresinin 25. ayetinde bu husus en a\u00e7\u0131k bir \u015fekilde \u015f\u00f6yle ifade edilmi\u015ftir: &#8216;Senden \u00f6nce hi\u00e7bir peygamber g\u00f6ndermedik ki, ona, benden ba\u015fka ilah yoktur; bu itibarla bana ibadet edin, diye vahyetmi\u015f olmayal\u0131m.&#39; <\/p>\n<p> <\/p>\n<p> \u0130lk insan\u0131n yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131ndan sonra, \u00e7e\u015fitli aral\u0131klarla g\u00f6nderilen say\u0131s\u0131z peygamberlerin insanlara tebli\u011f ettikleri din bir olunca, bu peygamberlerden baz\u0131lar\u0131na indirilen irili ufakl\u0131 kitaplar\u0131n da, birbirini teyid eden ve zaman ilerledik\u00e7e baz\u0131s\u0131 baz\u0131s\u0131na nisbetle daha mufassal ve daha m\u00fckemmel olarak gelen tek bir dinin kitaplar\u0131 oldu\u011fu anla\u015f\u0131l\u0131r. Nitekim Maide suresinin birbirini takip eden 44-48. ayetlerinde bu hususa da i\u015faret edilerek \u015f\u00f6yle buyurulmu\u015ftur: &#8216;\u0130\u00e7inde nur ve hidayet bulunan Tevrat&#39;\u0131 elbette biz indirdik. Biz Tevrat&#39;ta onlara, cana can, g\u00f6ze g\u00f6z, buruna burun, kula\u011fa kulak, di\u015fe di\u015f (olmak \u00fczere k\u0131sas\u0131) farz k\u0131ld\u0131k&#8230; Onlar\u0131n izleri \u00fczere (gitmesi i\u00e7in, arkadan), \u00f6nceden g\u00f6nderilmi\u015f olan Tevrat&#39;\u0131 tasdik edici olarak Meryem o\u011flu \u0130sa&#39;y\u0131 g\u00f6nderdik; Ona da, hem kendinden \u00f6nceki Tevrat&#39;\u0131 tasdik etmesi, hem de Allah&#8216;tan korkanlara hidayet ve \u00f6\u011f\u00fct olmas\u0131 i\u00e7in, i\u00e7inde hidayet ve nur bulunan \u0130ncil&#39;i verdik&#8230; (Ey Muhammed!) Sana da, kendinden evvelki kitab\u0131 tasdik edici ve ona \u015fahid olmak \u00fczere, hak ile Kur&#39;an&#39;\u0131 indirdik&#8230;&#39; <\/p>\n<p> <strong>Bu ayet meallerinden anla\u015f\u0131lan ve hi\u00e7bir \u015f\u00fcpheye mahal bulunmayan ger\u00e7ek mana \u015fudur ki, Allah, bir tak\u0131m \u015feriat h\u00fck\u00fcmlerini ihtiva eden Tevrat&#39;\u0131, tek bir dinin, yani \u0130slam&#39;\u0131n kitab\u0131 olarak Musa&#39;ya indirmi\u015f, sonra Tevrat h\u00fck\u00fcmlerini teyid ve tasdik etmek \u00fczere \u0130sa&#39;ya \u0130ncil&#39;i vermi\u015f. Son olarak da, yine ayn\u0131 dinin kitab\u0131 olmak ve kendinden \u00f6nceki kitaplar\u0131 tasdik etmek \u00fczere peygamberimiz Muhammed (sav)&#39;e Kur&#39;an&#39;\u0131 indirmi\u015ftir. Buna g\u00f6re, her \u00fc\u00e7 kitab\u0131n da, ayr\u0131 ayr\u0131 peygamberlere g\u00f6nderilmi\u015f olsa bile, zaman i\u00e7inde giderek tek\u00e2m\u00fcl eden ve Kur&#39;an ile son \u015feklini alan \u0130slam&#39;\u0131n kitaplar\u0131 oldu\u011fu anla\u015f\u0131l\u0131r. Ne var ki, bu kitaplar\u0131n ilk ikisi Tevrat ve \u0130ncil, Yahudi ve H\u0131ristiyan olduklar\u0131n\u0131 iddia ederek kendilerini \u0130slam&#39;dan ay\u0131ran kavimlerce tahrip edilip as\u0131llar\u0131 ortadan kald\u0131r\u0131lm\u0131\u015f, b\u00f6ylece as\u0131l m\u00fcsl\u00fcmanlara, bu iki kitaba sadece \u0131s\u0131m olarak inanmak kalm\u0131\u015ft\u0131r. Kur&#39;an ise, Hazreti Peygambere vahyedildi\u011fi \u015fekilde ve hi\u00e7bir de\u011fi\u015fikli\u011fe u\u011framadan, bir hidayet rehberi olarak g\u00fcn\u00fcm\u00fcze kadar muhafaza edilmi\u015ftir; k\u0131yamete kadar da \u00f6yle kalacakt\u0131r; \u00e7\u00fcnk\u00fc onun muhafazas\u0131n\u0131 Allah tekeff\u00fcl etmi\u015ftir.<\/strong>  <\/p>\n<p> Bu a\u00e7\u0131klamalardan sonra \u015fu husus kesin bir \u015fekilde anla\u015f\u0131lm\u0131\u015f olmaktad\u0131r ki, g\u00f6nderilmi\u015f olan b\u00fct\u00fcn peygamberler, Allah&#39;\u0131n tek bir dinini tebli\u011f etmekle g\u00f6revlendirildiklerine g\u00f6re, bug\u00fcn art\u0131k ne Yahudilikten ve ne de H\u0131ristiyanl\u0131ktan s\u00f6z etmek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Al-i \u0130mran suresinin 19 ve 85. ayetlerinde de belirtildi\u011fi gibi, Allah kat\u0131nda makbul olan yeg\u00e2ne din, \u0130slam dinidir. Kim \u0130slam&#39;dan ba\u015fka bir dinin pe\u015fine d\u00fc\u015ferse, o din ondan kabul olunmayaca\u011f\u0131 gibi, o kimse ahirette de h\u00fcsrana d\u00fc\u015fenlerden olacakt\u0131r. \u0130\u015fte bu sebepledir ki, Bakara suresinin 41. ayetinde Allah Ta&#39;ala Yahudi&#39;lere hitap ederek onlar\u0131 \u0130slam&#39;a davet etmi\u015f ve \u015f\u00f6yle buyurmu\u015ftur: &#8216;(Ey \u0130srail o\u011fullar\u0131!) Elinizdeki (Tevrat) ni do\u011frulamak \u00fczere indirdi\u011fim (Kur&#39;an)e iman edin ve onu ink\u00e2r edenlerin ilki olmay\u0131n; ayetlerini de yok pahas\u0131na de\u011fi\u015fmeyin. Ve yaln\u0131z benden sak\u0131n\u0131n&quot;.  <\/p>\n<p> Bu ayet meali ve di\u011fer deliller, ister Yahudi olsun, ister H\u0131ristiyan olsun, yahutta ne olursa olsun, b\u00fct\u00fcn insanlar\u0131n Kur&#39;an&#39;a iman etmeleri ve \u0130slam&#39;\u0131 din olarak benimsemeleri gerekti\u011fini g\u00f6sterir. \u00c7\u00fcnk\u00fc Allah kat\u0131nda yeg\u00e2ne makbul olan din \u0130slam, bu dinin tek kitab\u0131 da Kur&#39;an&#39;d\u0131r. <\/p>\n<p> Kur&#39;an&#39;\u0131 Kerim Allah Kelam\u0131ndan olu\u015fan bir kitapt\u0131r ve onun Allah kelam\u0131 oldu\u011fundan en ufak bir \u015f\u00fcphe yoktur. Her kim kalbinde b\u00f6yle bir \u015f\u00fcpheye yer verirse, iman\u0131n\u0131 ve \u0130slam&#39;\u0131n\u0131 yitirmi\u015f olur; \u00e7\u00fcnk\u00fc Allah&#39;\u0131n kitaplar\u0131na ve dolay\u0131s\u0131yla Kur&#39;an&#39;a inanmak. \u0130slam&#39;da iman esaslar\u0131ndand\u0131r. Ona inanmayan kimse, iman\u0131n\u0131 yitirmi\u015f oldu\u011fundan k\u00e2fir ismine m\u00fcstehak olur ve Allah&#39;\u0131n rahmetinden uzak kal\u0131r. Hacc suresinin 55. ayetinde k\u00e2firlerin bu halinden s\u00f6z edilerek \u015f\u00f6yle buyurulmu\u015ftur &#8216;K\u00e2firler, \u00f6l\u00fcm kendilerine gelinceye yahut m\u00fcstesna bir g\u00fcn\u00fcn azab\u0131 gelip \u00e7at\u0131ncaya kadar Kur&#39;an&#39;dan \u015f\u00fcphe i\u00e7indedirler.&#39; <\/p>\n<p> Kur&#39;an&#39;a iman, Kur&#39;an&#39;da yer alan Allah&#39;\u0131n emir ve yasaklar\u0131na helal ve haramlar\u0131na uymay\u0131 gerektirir. Nitekim Hazreti Peygamberin ahlak\u0131n\u0131 soran bir kimseye Hazreti Ai\u015fe, &#8216;sen hi\u00e7 Kur&#39;an okumaz m\u0131s\u0131n? Peygamberin ahlak\u0131 Kur&#39;an idi&#39; demi\u015ftir.  <\/p>\n<p> Allah&#39;\u0131n haram k\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 haram bilmek, helal k\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 da helal bilmek, yine iman\u0131n gereklerindendir. E\u011fer bir kimse, ister kas\u0131tl\u0131, ister kas\u0131ts\u0131z olsun, Allah&#39;\u0131n haram k\u0131ld\u0131\u011f\u0131 bir \u015feye helaldir derse, yahut helal k\u0131ld\u0131\u011f\u0131 bir \u015feyi haram ederse, Allah&#39;a iftira etmi\u015f olur. Bu konuyla ilgili olarak, Nahl suresinin 116. ayetinde \u015f\u00f6yle buyurulmu\u015ftur: Dillerinizin yalan vasfetmesi dolay\u0131s\u0131 ile, \u015fu helaldir, bu haramd\u0131r, demeyin; aksi halde, Allah&#8216;a iftira etmi\u015f olursunuz. Allah&#39;a iftira edenler ise, asla felah bulamazlar.&#39; <\/p>\n<p> <strong>Kur&#39;an hakk\u0131nda yeteri kadar bilgi sahibi olmad\u0131k\u00e7a ve Kur&#39;an ayetlerinin biribirleriyle olan ba\u011flant\u0131lar\u0131n\u0131 \u00f6\u011frenmedik\u00e7e, herhangi bir ayete dayanarak h\u00fck\u00fcm \u00e7\u0131karmak, yahut fetva vermek, insan\u0131, Allah&#39;a iftira etmek durumuna d\u00fc\u015f\u00fcren hallerdendir. Misal olarak Bakara suresinin i\u00e7ki ile ilgili 219. ayetini hat\u0131rlamak yeterlidir. Bu ayette Allah Ta&#39;ala \u015f\u00f6yle buyurmu\u015ftur: &quot;(Ey Muhammed!) Sana i\u00e7kiyi ve kumar\u0131 soruyorlar. (Onlara) de ki: \u0130kisinde de insanlar i\u00e7in hem b\u00fcy\u00fck g\u00fcnah, hem de faydalar vard\u0131r; fakat g\u00fcnahlar\u0131 faydalar\u0131ndan daha b\u00fcy\u00fckt\u00fcr.&#39;<\/strong> <\/p>\n<p> <strong>Bakara suresinin bu ayeti, Medine&#39;ye hicretten sonra, i\u00e7ki hakk\u0131nda ilk nazil olan ayettir. Ancak bu ayetle i\u00e7ki haram k\u0131l\u0131nm\u0131\u015f de\u011fildir. Hatta Nisa suresinin &quot;sarho\u015f oldu\u011funuz halde namaza yakla\u015fmay\u0131n&quot; mealindeki 43. ayeti Medine&#39;de daha sonralar\u0131 nazil oldu\u011fu zaman da i\u00e7ki haram k\u0131l\u0131nmam\u0131\u015ft\u0131. Fakat sekizinci hicri senede Mekke&#39;nin fethinden sonra Maide suresi ve bu surenin 90. ayeti nazil olunca, \u00f6nceki iki ayette bir hayli s\u0131n\u0131rland\u0131r\u0131lan i\u00e7ki kullan\u0131m\u0131, bu ayetle art\u0131k tamamen haram k\u0131l\u0131nm\u0131\u015f olmaktad\u0131r. Bu ayeti kerimede Allah Ta&#39;ala \u015f\u00f6yle buyurmu\u015ftur: &#8216;Ey iman edenler i\u00e7ki, kumar, dikili ta\u015flar ve fal oklar\u0131, \u015feytan i\u015fi birer pisliktir. Ondan sak\u0131n\u0131n ki kurtulu\u015fa eresiniz.&quot;<\/strong> <\/p>\n<p> <strong>\u015eeytan i\u015fi bir pislik olarak nitelendirilen i\u00e7ki, bu ayetle haram k\u0131l\u0131nd\u0131ktan sonra, herhangi bir kimsenin, &#8216;i\u00e7kinin faydas\u0131 da vard\u0131r&#39; diyerek Bakara suresinin 219, yahut &#8216;sarho\u015f olmayacak kadar i\u00e7ki i\u00e7mekte bir mahzur yoktur&#39; diyerek Nisa suresinin 43. ayetine g\u00f6re h\u00fck\u00fcm vermesi ve fakat i\u00e7kiyi haram k\u0131lan son ayetten habersiz g\u00f6r\u00fcnmesi, Allah&#39;\u0131n haram k\u0131ld\u0131\u011f\u0131 bir \u015feyi helal k\u0131lmak ve Allah&#39;a iftira etmek manas\u0131na gelir.<\/strong> <\/p>\n<p> Kur&#39;an&#39;da, \u00f6rne\u011fini verdi\u011fimiz i\u00e7ki ayetlerine benzer daha bir\u00e7ok ayet vard\u0131r ve bu ayetler aras\u0131ndaki ba\u011flant\u0131 g\u00f6z\u00f6n\u00fcnde bulundurulandan herhangi bir ayetle h\u00fck\u00fcm vermek hi\u00e7bir m\u00fcsl\u00fcmana yara\u015fmaz. Tirmizi&#39;nin Cami&#39;inde ve Ahmed b. Hanbel&#39;in Musned&#39;inde yer alan bir hadis-i \u015feriften \u00f6\u011frenildi\u011fine g\u00f6re, Hazreti Peygamber, &#8216;Kur&#39;an hakk\u0131nda bilgisizce, (yahut kendi keyfince) s\u00f6z s\u00f6yleyen kimse, cehennemdeki yerine haz\u0131rlans\u0131n&#39; buyurmu\u015ftur ki, bu Kur&#39;an ayetlerine geli\u015fi g\u00fczel mana verenler i\u00e7in k\u00fc\u00e7\u00fcmsenecek bir tehdit de\u011fildir. <\/p>\n<p> Kur&#39;an, Allah Ta&#39;ala&#39;n\u0131n, peygamberler silsilesinin son halkas\u0131n\u0131 te\u015fkil eden Muhammed (sav)&#39;e vahiy yoluyla ve Cebrail vas\u0131tas\u0131yla indirdi\u011fi mukaddes kitab\u0131n ad\u0131d\u0131r. Kur&#39;an&#39;\u0131 Kerim&#39;in pek \u00e7ok yerinde bu mukaddes kitab\u0131n Kur&#39;an ad\u0131 alt\u0131nda zikredildi\u011fi g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. Mesela Bakara suresinin 185. ayetinde Ramazan ay\u0131ndan s\u00f6z edilirken, insanlara yol g\u00f6steren ve hak ile bat\u0131l\u0131 birbirinden ay\u0131ran Kur&#39;an&#39;\u0131n bu ay i\u00e7inde indirildi\u011fi bildirilmi\u015f, En&#39;am suresinin 19. ayetinde, Hazreti Peygambere &quot;bu Kur&#39;an, sizi ve ula\u015ft\u0131\u011f\u0131 kimseleri uyarmam i\u00e7in vahyolundu&#39; demesi emredilmi\u015ftir. Yusuf suresinin ilk \u00fc\u00e7 ayetinde Kur&#39;an&#39;dan s\u00f6z edilerek \u015f\u00f6yle buyurulmu\u015ftur: &#8216;Elif. Lam. Ra. Bunlar, (b\u00fct\u00fcn ger\u00e7e\u011fi) a\u00e7\u0131klayan Kitab\u0131n Ayetleridir. Biz onu anlayas\u0131n\u0131z diye arap\u00e7a bir Kur&#39;an olarak indirdik. Ey Muhammed! Sana vahyetti\u011fimiz bu Kur&#39;an ile k\u0131ssalar\u0131n en g\u00fczellerini anlat\u0131yoruz. Halbuki \u00f6nceden sen, bunlardan habersizdin&quot;. \u0130sra suresinin 9-10. ayetlerinde de &#8216;bu Kur&#39;an, insanlar\u0131 en do\u011fru yola iletir, iyi i\u015f i\u015fleyen m\u00fc&#39;minlere b\u00fcy\u00fck m\u00fckafat oldu\u011funu m\u00fcjdeler. Ahirete inanmayanlara da ac\u0131s\u0131 b\u00fcy\u00fck azab haz\u0131rlad\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131 haber verir&#39; denilmi\u015ftir. <\/p>\n<p> \u00d6rnek olarak sadece bir ka\u00e7\u0131n\u0131n meallerini zikretti\u011fimiz bu Ayet-i kerimeler, Kur&#39;an kelimesinin, Allah Ta&#39;ala taraf\u0131ndan Hazreti Peygambere vahyedilen kitaba \u00f6zel bir ad olarak verildi\u011fini g\u00f6stermeye yeterlidir. <\/p>\n<p> M\u00fcfessirler, Kur&#39;an kelimesinin l\u00fcgat y\u00f6n\u00fcnden k\u00f6k\u00fcn\u00fc ara\u015ft\u0131rm\u0131\u015flar, fakat belirli bir g\u00f6r\u00fc\u015f \u00fczerinde ittifak edememi\u015flerdir. Baz\u0131lar\u0131na g\u00f6re kelime, hi\u00e7bir k\u00f6kten t\u00fcrememi\u015ftir. Bu sebeple o, Allah kelam\u0131na, bizzat Allah Ta&#39;ala taraf\u0131ndan verilmi\u015f \u00f6zel bir isimdir. <\/p>\n<p> Kelimenin bir k\u00f6kten t\u00fcremi\u015f oldu\u011fu g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc ileri s\u00fcrenler ise, hemzenin asit harflerinden biri olup olmamas\u0131 y\u00f6n\u00fcnden onu de\u011fi\u015fik \u015fekilde a\u00e7\u0131klamaya \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015flard\u0131r. Hemzeyi onun asit harflerinden saymayanlara g\u00f6re Kur&#39;an, bir \u015feyi bir \u015feye zammetmek, yakla\u015ft\u0131rmak manas\u0131na gelen kara&#39;e k\u00f6k\u00fcnden t\u00fcremi\u015f bir isimd\u0131r. Bu manada Kur&#39;an sureleri, ayetleri ve harfleri biribirine yakla\u015ft\u0131r\u0131lm\u0131\u015f, eklenmi\u015f b\u0131r kitap demektir. Di\u011fer bir g\u00f6r\u00fc\u015fe g\u00f6re kelime, e\u015f ve benzer manas\u0131na gelen kann (kara&#39;in) den m\u00fc\u015ftakt\u0131r. Zira Kur&#39;an ayetleri birbirine benzer birbirini teyid ve tasdik ederler.  <\/p>\n<p> Kelimeyi hemzeyle okuyanlar ise, baz\u0131s\u0131 onun toplamak manas\u0131na gelen kary&#39;den m\u00fc\u015ftak oldu\u011funu s\u00f6ylemi\u015flerdir. Bu manada Kur&#39;an, sure ve ayetleri, yahut kendinden \u00f6nce indirilmi\u015f olan mukaddes kitaplar\u0131n, \u00f6zellikle itikada taalluk eden esaslar\u0131n\u0131, yahutta b\u00fct\u00fcn ilimleri \u00f6z olarak kendinde toplayan, biraraya getiren kitab\u0131n ad\u0131d\u0131r. Di\u011fer baz\u0131lar\u0131 ise, kelimenin tilavet etmek, okumak manas\u0131na gelen kara&#39;e k\u00f6k\u00fcnden t\u00fcremi\u015f mef&#39;\u00fcl manas\u0131nda bir masdar oldu\u011funu ileri s\u00fcrm\u00fc\u015flerdir ki, &#8216;okunan kitap&#39; demektir. \u0130slam Alimleri aras\u0131nda tercih edilen g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn, bu sonuncusu oldu\u011fu anla\u015f\u0131lmaktad\u0131r. <\/p>\n<p> Allah Ta&#39;ala&#39;n\u0131n, Peygamberine indirdi\u011fi bu y\u00fcce kitab\u0131, O&#39;nun muhtelif surelerinde zaman zaman de\u011fi\u015fik isimlerle zikretti\u011fi de g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. Mesela Duhan suresinin ilk ayetlerinde Ha-Mim. Ve&#39;l-Kitabi&#39;l-mubin buyurdu\u011fu zaman, Kur&#39;an\u0131 Kitab ismiyle zikretti\u011fi anla\u015f\u0131l\u0131r ki, bu ismin Kur&#39;an\u0131 Kerim&#39;de s\u0131k s\u0131k tekrar edildi\u011fi g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. Bunun gibi, Kur&#39;an&#39;a delalet etmek \u00fczere Kelamullah, Nur, Huda, Rahmet, Furkan, \u015eifa, Mev&#39;\u0131ze, Zikr gibi isimler zikredilmi\u015ftir ki, baz\u0131 m\u00fcellifler, Kur&#39;an veya Kitaba s\u0131lat olarak gelen tabirleri de s\u0131ralayarak, bu isimlerin say\u0131s\u0131n\u0131 y\u00fcze kadar \u00e7\u0131karm\u0131\u015flard\u0131r.  <\/p>\n<p> Allah Ta&#39;ala taraf\u0131ndan Hazreti Peygamber&#39;e vahiy yoluyla g\u00f6nderilmi\u015f ve g\u00f6nderildi\u011fi anda yaz\u0131ya ge\u00e7irilmi\u015f olan Kur&#39;an-\u0131 Kerim, her birinin \u00f6zel ismi bulunan ve sure denilen 114 b\u00f6l\u00fcmden meydana gelmi\u015ftir. Her s\u00fcrenin birbirinden farkl\u0131 say\u0131larda ayetleri vard\u0131r. Kur&#39;an-\u0131 Kerim&#39;in mukaddimesi mahiyetinde olan Fatiha suresi nazar\u0131 dikkate al\u0131nmazsa, 286. ayetten m\u00fcte\u015fekkil olan Bakara suresi, Kur&#39;an&#39;\u0131n ba\u015f\u0131nda, 5 ila 10 ayetli en k\u0131sa sureleri ise, sonunda yer alm\u0131\u015ft\u0131r. Bu bak\u0131mdan Kur&#39;an&#39;da uzun surelerden k\u0131sa surelere do\u011fru ge\u00e7i\u015fi g\u00f6steren bir tertibin bulundu\u011fu dikkati \u00e7eker. <\/p>\n<p> Yukar\u0131da mahiyetine k\u0131saca i\u015faret etti\u011fimiz Kur&#39;an-\u0131 Kerim&#39;in Hazreti Peygambere indirili\u015f sebebini anlayabilmek i\u00e7in, onun indirildi\u011fi s\u0131ralardaki insanl\u0131k alemine k\u0131sa bir g\u00f6z atmak faydal\u0131 olacakt\u0131r.  <\/p>\n<p> Bilindi\u011fi gibi Kur&#39;an-\u0131 Kerim, miladi yedinci asr\u0131n ba\u015flar\u0131nda Arabistan Yar\u0131madas\u0131n\u0131n Hicaz b\u00f6lgesinde nazil olmaya ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r. Bu s\u0131ralarda Arabistan d\u0131\u015f\u0131nda iki b\u00fcy\u00fck devlet biribirleriyle devaml\u0131 bir m\u00fccadele halinde bulunuyor ve her ikisi de Arabistan i\u00e7in b\u00fcy\u00fck bir tehlike te\u015fkil ediyordu. Bunlardan birisi, Suriye ve M\u0131s\u0131r&#39;\u0131 da elinde bulunduran Bizans veya Rum, di\u011feri ise, Irak ve Yemen&#39;e hakim olan Pers veya F\u00fcrs \u0130mparatorlu\u011fuydu ve her iki imparatorluk da, co\u011frafi mevkinin \u00f6nemi ve \u00f6zellikle Rum&#39;lara Hind yolunu a\u00e7acak olmas\u0131 dolay\u0131s\u0131yla Arabistan \u00fczerindeki hakimiyetlerini yaymaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131yordu. <\/p>\n<p> \u0130ranl\u0131lar\u0131n dini Mecusilikti, yahut Zerd\u00fc\u015ft dinine ba\u011fl\u0131yd\u0131lar. Bu sebeple, hakimiyetleri alt\u0131nda bulunan Irak ve Yemen&#39;de de bu dinin yay\u0131lm\u0131\u015f oldu\u011funu ve Arabistan&#39;a buralardan s\u0131zd\u0131\u011f\u0131n\u0131 kabul etmek gerekir. Bizansl\u0131lar ise H\u0131ristiyan idiler; hakim olduklar\u0131 Suriye ve M\u0131s\u0131r&#39;da bu dini yaym\u0131\u015flar, onun ayn\u0131 zamanda Arabistan&#39;a da girmesine yard\u0131mc\u0131 olmu\u015flard\u0131. Zaten Pers&#39;Ierden \u00f6nce H\u0131ristiyan Habe\u015flilerin i\u015fgalinde bulunan Yemen&#39;de H\u0131ristiyanl\u0131k yayg\u0131n bir halde bulunuyordu. Yahudili\u011fin ise, Suriye ve Filistin&#39;de H\u0131ristiyanlar\u0131n bask\u0131s\u0131na maruz kalan Yahudilerin g\u00fcneye do\u011fru g\u00f6\u00e7 etmeleri neticesinde yay\u0131ld\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. <\/p>\n<p> Bu de\u011fi\u015fik din ve inan\u00e7lar, kom\u015fu \u00fclkelerden Arap Yar\u0131madas\u0131na girip kendilerine baz\u0131 yerle\u015fim merkezleri sa\u011flamaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131rken, bu \u00fclkenin as\u0131l sahipleri olan Araplar ise, m\u00fc\u015frikli\u011fin de\u011fi\u015fik g\u00f6r\u00fcnt\u00fcleri alt\u0131nda kendi inan\u00e7lar\u0131n\u0131 koruma gayreti i\u00e7inde bulunuyorlard\u0131. Kur&#39;an-\u0131 Kerim, \u0130slam \u00f6ncesinde Arap Yar\u0131madas\u0131nda yayg\u0131n olan \u00e7e\u015fitli din ve inan\u00e7lara Hacc suresinin 17. ayetinde i\u015faret ederek \u015f\u00f6yle demi\u015ftir. &#8216;iman edenler, Yahudiler, Sabiiler, Nasraniler, Mec\u00fcsiler ve M\u00fc\u015frikler aras\u0131nda Allah k\u0131yamet g\u00fcn\u00fc h\u00fck\u00fcm verecektir, O her \u015feye kaadirdir.&quot; <\/p>\n<p> Ayet-i kerimeden de anla\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131 gibi, \u0130slam&#39;dan \u00f6nce Arabistan&#39;da bulunan ba\u015fl\u0131ca dinler, Yahudilik, Sabiilik, H\u0131ristiyanl\u0131k, Mec\u00fcsilik ve bir de M\u00fc\u015frik dinidir.  <\/p>\n<p> <\/p>\n<p> Ancak bu de\u011fi\u015fik din ve inan\u00e7lardan hi\u00e7birisinin, mensuplar\u0131n\u0131 ger\u00e7ek &#8216;din&#39; mefhumunun delalet etti\u011fi hak yola ula\u015ft\u0131rmas\u0131 m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildi. Bu dinlerden bilhassa Yahudilik ve H\u0131ristiyanl\u0131k, ilk insan\u0131n yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131ndan bu yana. Allah taraf\u0131ndan g\u00f6nderilen peygamberler silsilesi i\u00e7inde v\u00fccut bulmu\u015f olmalar\u0131na ra\u011fmen, Yahudi ve H\u0131ristiyanlar\u0131n maksatl\u0131 davran\u0131\u015flar\u0131yla asif h\u00fcviyetlerinden uzakla\u015ft\u0131r\u0131lm\u0131\u015f, gayelerinden de sapt\u0131r\u0131lm\u0131\u015flard\u0131. Fiihakika ger\u00e7ek din, Kur&#39;an-\u0131 Kerim&#39;in \u0130hlas suresinde de a\u00e7\u0131klad\u0131\u011f\u0131 gibi, tevhid esas\u0131 \u00fczerine bina k\u0131l\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r: &#8216;Allah birdir. Her \u015feyden m\u00fcsta\u011fni, fakat her \u015fey O&#39;na muhta\u00e7t\u0131r. Ne do\u011furmu\u015f, ne de do\u011furulmu\u015ftur, O&#39;nun hi\u00e7bir e\u015fi ve dengi yoktur. \u0130lk insandan itibaren Allah&#39;\u0131n zaman zaman g\u00f6nderdi\u011fi peygamberler vas\u0131tas\u0131yla insanlara tebli\u011f etti\u011fi dinin esas\u0131 da budur. Nas\u0131l ilk peygamber Adem (as)&#39;e bu esas\u0131 \u00f6\u011fretmi\u015fse, son Peygamber&#39;e de ayn\u0131 esas\u0131 \u00f6\u011freten ve bunun b\u00fct\u00fcn insanlara \u00f6\u011fretilmesini emretmi\u015ftir. Nitekim Enbiya suresinin 25. ayetinde bu hususa i\u015faret ederek \u015f\u00f6yle buyurmu\u015ftur: &#8216;(Ey Muhammed!) Senden \u00f6nce hi\u00e7bir peygamber g\u00f6ndermedik ki, ona, benden ba\u015fka ilah yoktur; yaln\u0131z bana ibadet edin, diye vahyetmi\u015f olmayal\u0131m.&quot; <\/p>\n<p> Tevhidin b\u00fct\u00fcn insanlara talimi hususundaki ger\u00e7ek bu olunca, Yahudilerin H\u0131ristiyanlar\u0131n yahut kendilerini ba\u015fka bir dinin mensubu olarak tan\u0131tan di\u011fer insanlar\u0131n bu tevhidden haberdar olmam\u0131\u015f ve kendilerine g\u00f6nderilen peygamberlerin, onu kendilerine tebli\u011f etmemi\u015f olmalar\u0131 m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. <\/p>\n<p> B\u00fct\u00fcn peygamberler, Allah kat\u0131nda bir tek olan dini insanlara tebli\u011f etmek ve \u00f6\u011fretmek i\u00e7in g\u00f6nderilmi\u015flerdir, Ancak ilk peygamberden son peygambere kadar gelip ge\u00e7mi\u015f b\u00fct\u00fcn peygamberlerin tebli\u011f ettikleri \u015feriat ahk\u00e2m\u0131 aras\u0131nda baz\u0131 farklar varsa, bu, insanl\u0131k aleminde varl\u0131\u011f\u0131 hi\u00e7bir ak\u0131l sahibi taraf\u0131ndan inkar edilemeyecek olan geli\u015fmeye paralel bir dini geli\u015fme olarak de\u011ferlendirmek gerekir. Bu bak\u0131mdan, her peygamber, insanlara tebli\u011f etti\u011fi dini, kendinden \u00f6nceki peygamberin tebli\u011f etti\u011fi dini tamamlayan, zaman\u0131n ihtiya\u00e7lar\u0131na cevap vermeyen h\u00fck\u00fcmlerini tadil eden, yeni h\u00fck\u00fcmler getiren ve fakat akaid, ibadet ve ahlak gibi dinin \u00f6z\u00fcne taalluk eden hususlarda biribirini daima ve mutlaka teyid ve tasdik eden bir h\u00fcviyete sahip oldu\u011funu kabul etmek gerekir. Kur&#39;an-\u0131 Kerim&#39;de, Maide suresinin 44. ayetinde &#8216;i\u00e7inde hidayet ve ayd\u0131nl\u0131k olan Tevrat&#39;\u0131 biz indirdik&#8230;&#39; 46. ayetinde &quot;onlar\u0131n ard\u0131ndan Meryem o\u011flu \u0130sa&#39;y\u0131, ellerindeki Tevrat&#39;\u0131 tasdik edici olarak g\u00f6nderdik.&quot; <\/p>\n<p> 48. ayetinde de &quot;(Ey Muhammed!) Sana da hak olarak kendinden evvelki kitaplar\u0131 tasdik edici olarak ve onlara bir \u015fahid olmak \u00fczere Kur&#39;an&#39;\u0131 indirdik&#8230;&quot; Bakara suresinin 41. ayetinde Yahudilere hitap edilerek &quot;elinizde bulunan Tevrat&#39;\u0131 do\u011frulamak \u00fczere indirdi\u011fim Kur&#39;an&#39;a iman edin&quot;, 91. ayette, &quot;kendilerine, Allah&#39;\u0131n indirdi\u011fi Kur&#39;an&#39;a iman edin, denildi\u011finde, biz, bize indirilen Tevrat&#39;a inan\u0131r\u0131z, diyorlar ve Tevrat&#39;tan ba\u015fkas\u0131n\u0131, ellerindekini tasdik edici olarak g\u00f6nderilen bir hak olmas\u0131na ra\u011fmen inkar ediyorlar&quot; buyurulmu\u015f olmas\u0131 da bunu teyid eder. <\/p>\n<p> <strong>Akaid (inan\u00e7 ve ahlak) konusunda hi\u00e7bir peygamber bir di\u011ferinden farkl\u0131 inan\u00e7 getirmemi\u015ftir. Allah&#39;a, Allah&#39;\u0131n birli\u011fine, meleklerine, kitaplar\u0131na, peygamberlerine, kadere, ahiret g\u00fcn\u00fcne ve bu g\u00fcndeki hesaba iman, b\u00fct\u00fcn peygamberlerin tebli\u011f ettikleri esaslard\u0131r. M\u00fc&#39;minun suresinin 51-52. ayetlerinde &#8216;Ey peygamberler temiz \u015feylerden yiyin; salih amel i\u015fleyin, \u015f\u00fcphesiz Ben ne yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131z\u0131 bilirim. Ve i\u015fte bu \u00fcmmetiniz, (hepsi tek bir dine, \u0130slam dinine ba\u011fl\u0131 olduklar\u0131 i\u00e7in) tek bir \u00fcmmettir. Ben de sizin Rabbinizim; &#8216;Ben&#39;den korkun buyurulmu\u015f ve b\u00fct\u00fcn peygamberlere, helal kazanc\u0131n, ibadetin ve salih amelin emredildi\u011fi a\u00e7\u0131klanm\u0131\u015ft\u0131r. Enbiya suresinin 73. ayetinde L\u00fct, \u0130brahim, \u0130shak ve Yakub&#39;tan s\u00f6z edildikten sonra, onlar\u0131 emrimizle insanlar\u0131 do\u011fru yola ileten imamlar yapt\u0131k; onlara hay\u0131rl\u0131 i\u015fler yapmay\u0131, namaz k\u0131l\u0131p zekat vermeyi vahyettik. Onlar bize kulluk eden kimselerdi&#39;; Meryem suresinin 55. ayetinde Hazret-i \u0130smail &quot;etraf\u0131nda bulunanlara, namaz k\u0131lmalar\u0131n\u0131 emrederdi&#39;; Ta-Ha suresinin 14. ayetinde Hazret-i Musa&#39;ya hitap ederek &#8216;\u015f\u00fcphesiz Ben Allah&#39;\u0131m; Ben&#39;den ba\u015fka tanr\u0131 yoktur; Bana kulluk et; Ben&#39;i anmak i\u00e7in namaz k\u0131l&quot; Meryem suresinin 30-31. ayetlerinde hen\u00fcz \u00e7ocuk olan Hazret-i \u0130sa&#39;n\u0131n a\u011fz\u0131ndan, &#8216;Ben, \u015f\u00fcphesiz Allah&#39;\u0131n kuluyum, Bana kitap verdi ve Beni peygamber yapt\u0131; nerede olursam olay\u0131m, Beni m\u00fcbarek k\u0131ld\u0131. Ya\u015fad\u0131\u011f\u0131m s\u00fcrece namaz k\u0131lmam\u0131, zekat vermemi ve anneme iyi davranmam\u0131 emretti&#39; buyurulmak suretiyle, bu peygamberlere namaz k\u0131lman\u0131n, zekat vermenin ve hay\u0131rl\u0131 i\u015f i\u015flemenin nas\u0131l emredildi\u011fi bildirilmi\u015ftir. Bakara suresinin &#8216;ey iman edenler oru\u00e7, sizden \u00f6nceki milletlere farz k\u0131l\u0131nd\u0131\u011f\u0131 gibi size de farz k\u0131l\u0131nd\u0131&quot; mealindeki 183. ayetinden de anla\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131 gibi oru\u00e7, ge\u00e7mi\u015f peygamberler taraf\u0131ndan biliniyordu, Hacc ise, Hacc suresinin 27. ayetinde bildirildi\u011fi gibi, \u0130brahim (as)&#39;e farz k\u0131l\u0131nm\u0131\u015f, ayr\u0131ca insanlar\u0131 hacca davet etmesi emredilmi\u015ftir.<\/strong> <\/p>\n<p> Daha \u00f6nce i\u015faret etti\u011fimiz Bakara suresinin &quot;elinizde bulunan Tevrat&#39;\u0131 do\u011frulamak \u00fczere indirdi\u011fim Kur&#39;an&#39;a iman edin&quot; mealindeki 41. ayeti g\u00f6z\u00f6n\u00fcnde bulundurulursa, Allah Ta&#39;ala&#39;n\u0131n, Hazret-i Musa&#39;ya indirdi\u011fi \u015feriat ahkam\u0131n\u0131 ve ahlaki kaideleri baz\u0131 de\u011fi\u015fikliklerle ve farkl\u0131 bir usl\u00fcbla Hazret-i Peygamber&#39;e de indirmi\u015f oldu\u011fu anla\u015f\u0131l\u0131r. Her ne kadar bug\u00fcn Yahudilerin elinde bulunan Tevrat&#39;\u0131n Hazret-i Musa&#39;ya indirilen Tevrat&#39;tan \u00e7ok farkl\u0131 oldu\u011fu bilinirse de, i\u00e7inde ilahi rivayete dayal\u0131 baz\u0131 sahih haberlerin bulundu\u011funu da kabul etmek gerekir. Bu haberler aras\u0131nda Kur&#39;an h\u00fck\u00fcmlerine benzer h\u00fck\u00fcmler bulunmas\u0131 gayet tabiidir. Mesela Tevrat&#39;\u0131n \u00e7\u0131k\u0131\u015f kitab\u0131nda 20. Bab&#39;ta yer alan me\u015fhur &#8216;on emir&#39;in. Hem Mana \u0130ncil&#39;i (Bab 5)&#39;nde yer alan Hazret-i \u0130sa&#39;n\u0131n da\u011fdaki yaz\u0131, hem de Kur&#39;an-\u0131 Kerim ile tasdik edildi\u011fi g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. Ancak, Tevrat ve \u0130ncil&#39;de, bu emirler topluca zikredildi\u011fi halde, Kur&#39;an&#39;da Mekki ve Medeni surelerde da\u011f\u0131n\u0131k olarak ve ihtiya\u00e7 duyuldu\u011fu zamanlarda meselelere \u00e7\u00f6z\u00fcm getiren birer h\u00fck\u00fcm \u015feklinde indirilmi\u015ftir.  <\/p>\n<p> \u0130tikad, ibadet ve ahlakla ilgili konularda, mukaddes kitaplar\u0131n getirdikleri h\u00fck\u00fcmler aras\u0131ndaki bu benzerlik, hepsinin de tek bir kaynaktan ne\u015f&#39;et ettiklerini ve hepsinin de tek bir gayede birle\u015ftiklerini g\u00f6sterir. Gerek Tevrat ve gerekse \u0130ncil ve Kur&#39;an, hepsi de Allah Ta&#39;ala taraf\u0131ndan indirilmi\u015f olmalar\u0131 dolay\u0131s\u0131yla men\u015feleri, hepsi de Allah&#39;\u0131n tek olan dinine davet etmeleri dolay\u0131s\u0131yla da gayeleri bir olan kitaplard\u0131r ve hi\u00e7bir din mensubunun bu ger\u00e7e\u011fi inkar etmemesi gerekir.  <\/p>\n<p> Ne var ki, gerek Yahudiler ve gerekse H\u0131ristiyanlar, Allah&#39;\u0131n bir olan dinini par\u00e7alam\u0131\u015flar, kendi heva ve heveslerine uygun bir tak\u0131m sap\u0131kl\u0131klara din diyerek Yahudilik ve H\u0131ristiyanl\u0131k ad\u0131 alt\u0131nda inanm\u0131\u015flar, sonra da birbirlerini k\u00f6t\u00fclemeye \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015flard\u0131r. Bakara suresinin 113. ayetinde de a\u00e7\u0131kland\u0131\u011f\u0131 gibi, Yahudiler, H\u0131rist\u0131yanlar\u0131 itham ederek hak yol \u00fczerinde olmad\u0131klar\u0131n\u0131 ileri s\u00fcrrn\u00fc\u015fler, H\u0131ristiyanlar da Yahudiler hakk\u0131nda ayn\u0131 iddiada bulunmu\u015flard\u0131r. Oysa ellerinde bulunan kitaplar, biribirlerini tasdik ederek ve kendilerinden sonra gelecek olan kitap sahibi peygamberleri haber vererek kendilerini tek bir yola davet ediyorlard\u0131 ve e\u011fer bunlar kendi kitaplar\u0131na iman etmi\u015f olsalard\u0131, yollar\u0131 ayr\u0131lmaz, son gelen peygambere ve ona indirilen Kur&#39;an&#39;a da iman ederlerdi.  <\/p>\n<p> Kur&#39;an-\u0131 Kerim, Yahudilerin, kendi peygamberlerine ve kitaplar\u0131na inan\u00e7s\u0131zl\u0131klar\u0131n\u0131 b\u00fct\u00fcn a\u00e7\u0131kl\u0131\u011f\u0131yla g\u00f6zler \u00f6n\u00fcne sermi\u015ftir. Bakara suresinin 47. ayetinden itibaren onlara ihsan edilen say\u0131s\u0131z nimetlere ra\u011fmen, onlar\u0131n bu nimetler kar\u015f\u0131s\u0131nda nas\u0131l nank\u00f6rl\u00fck edip k\u00fcfre dald\u0131klar\u0131n\u0131 \u00f6rnekleriyle g\u00f6rmek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Firavun ordusundan kurtar\u0131ld\u0131ktan sonra, Musa (as)&#39;n\u0131n k\u0131rk g\u00fcnl\u00fck yoklu\u011fundan faydalanarak bir buza\u011f\u0131 heykelini kendilerine tanr\u0131 edinmeleri55<a name=\"_ftnref1\" href=\"administrator\/index2.php?option=com_content&amp;sectionid=6&amp;task=edit&amp;hidemainmenu=1&amp;id=1144#_ftn1\" title=\"_ftnref1\">[1]<\/a>, Allah&#39;\u0131 apa\u015fikar g\u00f6rmedik\u00e7e Musa&#39;ya inanmayacaklar\u0131n\u0131 s\u00f6ylemeleri56<a name=\"_ftnref2\" href=\"administrator\/index2.php?option=com_content&amp;sectionid=6&amp;task=edit&amp;hidemainmenu=1&amp;id=1144#_ftn2\" title=\"_ftnref2\">[2]<\/a>, kendilerine kesmeleri emredilen bir s\u0131\u011f\u0131r\u0131 kesmemek i\u00e7in direnmeleri57<a name=\"_ftnref3\" href=\"administrator\/index2.php?option=com_content&amp;sectionid=6&amp;task=edit&amp;hidemainmenu=1&amp;id=1144#_ftn3\" title=\"_ftnref3\">[3]<\/a>, Allah&#39;tan ba\u015fkas\u0131na ibadet etmemek, anaya, babaya, akrabaya, yetimlere ve yoksullara iyilik etmek, insanlara g\u00fczel s\u00f6z s\u00f6ylemek, namaz\u0131 k\u0131l\u0131p zekat\u0131 vermek hususunda kendilerinden al\u0131nan misak\u0131 ihlal etmeleri58<a name=\"_ftnref4\" href=\"administrator\/index2.php?option=com_content&amp;sectionid=6&amp;task=edit&amp;hidemainmenu=1&amp;id=1144#_ftn4\" title=\"_ftnref4\">[4]<\/a>, kendilerine g\u00f6nderilen peygamberlerden baz\u0131lar\u0131n\u0131 inkar edip baz\u0131lar\u0131n\u0131 \u00f6ld\u00fcrmeleri59<a name=\"_ftnref5\" href=\"administrator\/index2.php?option=com_content&amp;sectionid=6&amp;task=edit&amp;hidemainmenu=1&amp;id=1144#_ftn5\" title=\"_ftnref5\">[5]<\/a>, Allah&#39;\u0131n vahyini peygamberlere getiren Cebrail&#39;e d\u00fc\u015fman olmalar\u013160<a name=\"_ftnref6\" href=\"administrator\/index2.php?option=com_content&amp;sectionid=6&amp;task=edit&amp;hidemainmenu=1&amp;id=1144#_ftn6\" title=\"_ftnref6\">[6]<\/a>, Yahudilerin ger\u00e7ek dinden ne kadar uzak kald\u0131klar\u0131n\u0131 g\u00f6steren bir ka\u00e7 \u00f6rnektir. Ellerindeki Tevrat&#39;\u0131 ne derece tahrif etmi\u015f olurlarsa olsunlar, i\u00e7erisinde, onlar\u0131n bu inan\u00e7s\u0131zl\u0131klar\u0131n\u0131 tasvib yahut k\u00fclt\u00fcrlerine mesned \u015fekil eden tek bir ibareye rastlanmayaca\u011f\u0131na \u015f\u00fcphe yoktur.  <\/p>\n<p> H\u0131ristiyanlar da Yahudilerden farkl\u0131 de\u011fillerdi. Maide suresinin 14. ayetinde &#8216;biz nasraniyiz diyenlerden de misak alm\u0131\u015ft\u0131k; fakat onlar, kendilerine tebli\u011f olunan\u0131n bir k\u0131sm\u0131n\u0131 unuttular. Onun i\u00e7in, biz de onlar aras\u0131nda k\u0131yamete kadar s\u00fcrecek kin ve d\u00fc\u015fmanl\u0131k sald\u0131k&#39; denilmek suretiyle H\u0131ristiyanlar\u0131n nas\u0131l do\u011fru yoldan ayr\u0131ld\u0131klar\u0131 a\u00e7\u0131klanm\u0131\u015f; yine ayn\u0131 s\u00fcrenin 17. ayetinde, onlar\u0131n &#8216;Allah, ancak Meryem o\u011flu \u0130sa&#39;d\u0131r&#39; diyerek k\u00e2fir olmalar\u0131, sap\u0131kl\u0131klar\u0131n\u0131n en belirli \u00f6rne\u011fi olarak zikredilmi\u015ftir. H\u0131ristiyanlar\u0131 \u015firke g\u00f6t\u00fcren bu inanca g\u00f6re, \u0130sa&#39;n\u0131n Allah olmas\u0131, onu Allah&#39;\u0131n o\u011flu olarak kabul etmelerinin bir neticesiydi. Nitekim T\u00f6vbe suresinin 30. ayetinde bu hususa da i\u015faret edilerek &#8216;Yahudilerin, Uzeyr Allah&#39;\u0131n o\u011fludur; H\u0131ristiyanlar\u0131n da Mesih (\u0130sa) Allah&#39;\u0131n o\u011fludur, dedikleri&#39; a\u00e7\u0131klanm\u0131\u015f, bunu takip eden ayette ise bu inan\u00e7ta olan kimselerin &#8216;Allah&#39;\u0131 b\u0131rak\u0131p Alimlerini, Rahiplerini ve Meryem o\u011flu \u0130sa&#39;y\u0131 Rab edindikleri&#39; bildirilmi\u015ftir.  <\/p>\n<p> \u0130\u015fte, \u0130slamiyet geldi\u011fi zaman kitap ehlinden olan ve Allah&#39;a, Allah&#39;\u0131n birli\u011fine, meleklerine, kitaplar\u0131na, peygamberlerine ve ahiret g\u00fcn\u00fcne inanmalar\u0131 gereken Yahudi ve H\u0131ristiyanlar\u0131n ger\u00e7ek durumlar\u0131 bu idi. Bu halleriyle onlar\u0131n, di\u011fer sap\u0131k din mensuplar\u0131ndan hi\u00e7bir farklar\u0131 yoktu.  <\/p>\n<p> Kitap ehlinin kar\u015f\u0131s\u0131nda bulunan ve inan\u00e7lar\u0131 itibariyle m\u00fc\u015frik ad\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131yanlar ise, insanlar\u0131n b\u00fcy\u00fck \u00e7o\u011funlu\u011funu te\u015fkil ediyor, Arabistan&#39;da da bunlar \u00e7o\u011funlukta bulunuyordu, Bunlar\u0131n Allah&#39;a inanan, fakat ahireti inkar eden, hem Allah&#39;\u0131 hem ahireti inkar eden, Allah&#39;a ve ahiret g\u00fcn\u00fcn\u00fcn bir \u00e7e\u015fidine inanm\u0131\u015f olsa bile, peygamberleri inkar eden \u00e7e\u015fitli kollar\u0131 vard\u0131 ve fakat hepsi de putlara ibadet ediyorlard\u0131. Allah&#39;a inananlar ise, ibadet ettikleri putlar\u0131n, kendileri i\u00e7in Allah kat\u0131nda \u015fefaat\u00e7i olacaklar\u0131na inan\u0131yorlard\u0131.  <\/p>\n<p> <\/p>\n<hr \/>\n<p> <a name=\"_ftn1\" href=\"administrator\/index2.php?option=com_content&amp;sectionid=6&amp;task=edit&amp;hidemainmenu=1&amp;id=1144#_ftnref1\" title=\"_ftn1\">[1]<\/a> (ayet 51) <\/p>\n<p> <a name=\"_ftn2\" href=\"administrator\/index2.php?option=com_content&amp;sectionid=6&amp;task=edit&amp;hidemainmenu=1&amp;id=1144#_ftnref2\" title=\"_ftn2\">[2]<\/a> (ayet 55) <\/p>\n<p> <a name=\"_ftn3\" href=\"administrator\/index2.php?option=com_content&amp;sectionid=6&amp;task=edit&amp;hidemainmenu=1&amp;id=1144#_ftnref3\" title=\"_ftn3\">[3]<\/a> (ayet 67) <\/p>\n<p> <a name=\"_ftn4\" href=\"administrator\/index2.php?option=com_content&amp;sectionid=6&amp;task=edit&amp;hidemainmenu=1&amp;id=1144#_ftnref4\" title=\"_ftn4\">[4]<\/a> (ayet 83) <\/p>\n<p> <a name=\"_ftn5\" href=\"administrator\/index2.php?option=com_content&amp;sectionid=6&amp;task=edit&amp;hidemainmenu=1&amp;id=1144#_ftnref5\" title=\"_ftn5\">[5]<\/a> (ayet 92) <\/p>\n<p> <a name=\"_ftn6\" href=\"administrator\/index2.php?option=com_content&amp;sectionid=6&amp;task=edit&amp;hidemainmenu=1&amp;id=1144#_ftnref6\" title=\"_ftn6\">[6]<\/a> (ayet 97) <\/p>\n<\/p><\/div>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<div> \u00a0  <\/p>\n<p> <strong>Kur&#39;an; hakikatin kayna\u011f\u0131, hikmetin kayma\u011f\u0131, saadetin k\u0131yna\u011f\u0131 (\u00e7ekirde\u011fi) d\u0131r. <\/strong> <\/p>\n<p> <strong>Kur&#39;an; Allah&#39;\u0131n kelam\u0131, kullar\u0131na hitab\u0131, mevlam\u0131z\u0131n ruhlar\u0131m\u0131z\u0131 serinleten selam\u0131d\u0131r.<\/strong> <\/p>\n<p> <strong>\u0130nanarak, ihtiya\u00e7 ve i\u015ftiyak duyarak metnini ve mealini okuyan herkes i\u00e7in ve her saniye yeniden n\u00fczul ediyor gibi: <\/strong> <\/p>\n<\/p><\/div>\n","protected":false},"author":23,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"closed","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[77],"tags":[],"class_list":["post-1144","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-aralik-2007"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.millicozum.com\/mc\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1144","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.millicozum.com\/mc\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.millicozum.com\/mc\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.millicozum.com\/mc\/wp-json\/wp\/v2\/users\/23"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.millicozum.com\/mc\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=1144"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.millicozum.com\/mc\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1144\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.millicozum.com\/mc\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=1144"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.millicozum.com\/mc\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=1144"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.millicozum.com\/mc\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=1144"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}