{"id":1156,"date":"2008-01-02T08:13:50","date_gmt":"2008-01-02T08:13:50","guid":{"rendered":"https:\/\/www.millicozum.com\/mc\/2008\/01\/02\/mustafa-kemalin-derin-peygamber-sevgisi-ve-engin-tarih-bilgisi\/"},"modified":"2008-01-02T08:13:50","modified_gmt":"2008-01-02T08:13:50","slug":"mustafa-kemalin-derin-peygamber-sevgisi-ve-engin-tarih-bilgisi","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.millicozum.com\/mc\/2008\/ocak-2008\/mustafa-kemalin-derin-peygamber-sevgisi-ve-engin-tarih-bilgisi\/","title":{"rendered":"MUSTAFA KEMAL&#8217;\u0130N DER\u0130N PEYGAMBER SEVG\u0130S\u0130 VE ENG\u0130N TAR\u0130H B\u0130LG\u0130S\u0130"},"content":{"rendered":"<p><strong>Atat\u00fcrk&#8217;\u00fcn 1922 senesinde, B\u00fcy\u00fck Millet Meclisinde, Saltanat\u0131 Milliye&#8217;nin tahakkukuna (yani Milli bir iktidar\u0131n olu\u015fturulmas\u0131na) dair yapt\u0131\u011f\u0131 ve daha sonra tarihi bir belge olarak Nutkun 3. cildine 264 nolu vesika olarak ald\u0131\u011f\u0131 konu\u015fma:<\/strong><\/p>\n<p>   <strong>a) Mustafa Kemal&#8217;in \u0130slami inan\u00e7 ve d\u00fc\u015f\u00fcncesini<\/strong> <\/p>\n<p><strong> b) Derin ve samimi Peygamber sevgisini<\/strong><\/p>\n<p><strong> c) Engin tarih bilgisi yan\u0131nda, \u00f6zellikle \u0130slam tarihiyle \u00e7ok yak\u0131ndan ilgilendi\u011fini<\/strong><\/p>\n<p><strong> d) Bu inan\u00e7 ve bilgiler \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda, \u00e7a\u011f\u0131n sorunlar\u0131na kal\u0131c\u0131 ve ak\u0131lc\u0131 \u00e7\u00f6z\u00fcmler \u00fcretme gayret ve yetene\u011fini g\u00f6stermesi a\u00e7\u0131s\u0131ndan olduk\u00e7a \u00f6nemli ve de\u011ferli bir belgedir.<\/strong><\/p>\n<p><strong> Hi\u00e7 kimse kalk\u0131p, Atat\u00fcrk&#8217;\u00fcn bu bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131 ve yakla\u015f\u0131mlar\u0131n\u0131n, o g\u00fcn\u00fcn ko\u015fullar\u0131 i\u00e7in ge\u00e7erli, ge\u00e7ici ve baz\u0131 kesimleri idare edici bir tav\u0131r olarak g\u00f6steremeyecektir. \u015e\u00f6yle ki:<\/strong><\/p>\n<p><strong> 1.&#8221;M\u00fcsl\u00fcman kesimden ve \u0130slami hassasiyet sahiplerinden \u00e7ekindi\u011fi i\u00e7in, b\u00f6yle konu\u015fmu\u015ftur&#8221; denilemez. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu y\u00f6ndeki muhalefetin bast\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131 ve din istismarc\u0131s\u0131 \u00e7evrelerin etkinli\u011finin k\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131, cumhuriyetin 4. TBMM&#8217;nin 7. y\u0131l\u0131n\u0131 tamamlad\u0131\u011f\u0131 bir s\u00fcre\u00e7te bu Nutuk haz\u0131rlanm\u0131\u015f ve bu metin kal\u0131c\u0131 ve ba\u011flay\u0131c\u0131 bir vesika olarak kitaba al\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r.<\/strong><\/p>\n<p><strong> 2.Tanzimat ve \u0130ttihattan beri devlet y\u00f6netimine, \u00fclke ekonomisine ve k\u00fclt\u00fcrel etkinliklere hakim bulunan sabataist (Yahudi d\u00f6nmesi) cunta&#8217;ya ho\u015f g\u00f6r\u00fcnmek ve onlara siyasi r\u00fc\u015fvet vermek i\u00e7in, Atat\u00fcrk&#8217;\u00fcn bu s\u00f6zleri sarf etti\u011fi de \u00f6ne s\u00fcr\u00fclemez. \u00c7\u00fcnk\u00fc, hem malum ve mel&#8217;un \u0130zmir Suikast\u0131 sonras\u0131nda, hem ba\u015fka operasyonlarla, \u0130ttihat ve Terakki art\u0131\u011f\u0131 ve Yahudi as\u0131ll\u0131 baz\u0131 \u00e7\u0131ban ba\u015flar\u0131n\u0131n \u00f6nemli b\u00f6l\u00fcm\u00fc tasfiye edilip tesirsiz hale getirildi\u011fi bir ortamda, bu Meclis konu\u015fmas\u0131 Nutkun, hem de vesikalar b\u00f6l\u00fcm\u00fcne yaz\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Ve zaten bundan 2 y\u0131l sonra da, Yahudi Siyonizminin resmi k\u0131l\u0131fl\u0131 karakollar\u0131 olan Mason Localar\u0131, d\u00fcnyada ilk defa ve b\u00fcy\u00fck bir cesaret ve ferasetle, Atat\u00fcrk taraf\u0131ndan kapat\u0131lacakt\u0131r. Ve tabi \u0130smet \u0130n\u00f6n\u00fc eliyle Atat\u00fcrk&#8217;\u00fcn bu milli ve haysiyeti ad\u0131mlar\u0131 maalesef bo\u015fa \u00e7\u0131kar\u0131lacak, T\u00fcrkiye yeniden masonik- sabataist \u015febekenin gizli y\u00f6netimine b\u0131rak\u0131lacakt\u0131r.<\/strong><\/p>\n<p><strong> 3.Nutuk, Mustafa Kemal&#8217;in her konudaki, inan\u00e7 ve ideallerini, tespit ve tavsiyelerini, bilgi ve belgelerini i\u00e7eren ve gelecek nesillerce kendisinin b\u00f6yle tan\u0131nmas\u0131 istenen, tarihi bir kaynakt\u0131r. Di\u011fer b\u00fct\u00fcn s\u00f6ylem ve eylemleri Nutuktaki bilgi ve belgeler esas al\u0131narak de\u011ferlendirilmek durumundad\u0131r.<\/strong><\/p>\n<p><strong> 4.Son bir hat\u0131rlatma olarak; bu konu\u015fma her ne kadar 1922 senesinde ve B\u00fcy\u00fck Millet Meclisinde yap\u0131lm\u0131\u015f ise de, \u00e7e\u015fitli muhalefet giri\u015fimlerini bast\u0131rd\u0131\u011f\u0131, h\u0131yanet kesimlerini kontrol alt\u0131na ald\u0131\u011f\u0131; yani imkan ve iktidar\u0131n\u0131n en g\u00fc\u00e7l\u00fc noktaya ula\u015ft\u0131\u011f\u0131 15-20 Ekim 1927 tarihleri aras\u0131nda, Cumhuriyet Halk Partisinin Ankara&#8217;daki 2. kurultay\u0131nda 37 saat s\u00fcrmek suretiyle, tam alt\u0131 g\u00fcnde okunulup bitirilen ve cumhuriyet tarihimizin en \u00f6nemli ve g\u00fcvenilir kayna\u011f\u0131n\u0131 te\u015fkil eden NUTUK&#8217;ta Atat\u00fcrk bu vesikay\u0131, tarihi bir belge olarak ve kendi kanaatlerini ortaya koyarak yerle\u015ftirmi\u015f bulunmaktad\u0131r. Yani bu s\u00f6zler O&#8217;nun hem resmi hem de samimi bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131n\u0131 ve yakla\u015f\u0131m\u0131n\u0131 yans\u0131tmaktad\u0131r.<\/strong><\/p>\n<p><strong>Vesika, 264. (Not: Yer yer, asl\u0131na en uygun bi\u00e7imde sadele\u015ftirilmeye ve \u00f6zetlemeye gidilmi\u015ftir. M.\u00c7.)<\/strong><\/p>\n<p><strong> Saltanat\u0131 Milliye&#8217;nin tahakkukuna dair B\u00fcy\u00fck Millet Meclisinde cereyan eden tarihi celselerden:<\/strong><\/p>\n<p><strong> 1 Te\u015frinisani 1922&#8217;de Saltanat\u0131 Milliyenin tahakkukuna (Milli bir h\u00fck\u00fcmetin kurulmas\u0131na) dair B\u00fcy\u00fck Millet Meclisinde cereyan eden tarihi celsede (oturumda) Gazi Mustafa Kemal Hazretlerinin irat buyurduklar\u0131 (konu\u015fup sunduklar\u0131) m\u00fchim nutuk:<\/strong><\/p>\n<p><strong> Arkada\u015flar! \u0130stanbul&#8217;da gayrime\u015fru bir s\u0131fat\u0131 \u015fahs\u0131na atfeden (milletin vermedi\u011fi sadrazaml\u0131k-h\u00fck\u00fcmet ba\u015fkanl\u0131\u011f\u0131 yetkisiyle hareket eden) Tevfik Pa\u015fa, evvela hususi ve mahrem (\u00f6zel ve gizli) olarak ordular\u0131n\u0131z\u0131n Ba\u015fkumandan\u0131na (yani bana), m\u00fcteakiben onu jurnal eder tarzda (ard\u0131ndan bizi gammazlar bi\u00e7imde) a\u00e7\u0131k bir telgrafname ile Meclisi Aliye (Y\u00fcce Meclise) m\u00fcracaatta bulundu. Dikkat buyurulursa gelen telgrafname ile efkar\u0131 umumiyei \u0130slamiye te\u015fvi\u015f edilmek (M\u00fcsl\u00fcman halk\u0131m\u0131z\u0131n kafas\u0131 kar\u0131\u015ft\u0131r\u0131lmak) isteniyor. Bu telgrafnamedeki zihniyet (ve k\u00f6t\u00fc niyet), istiklalimizi imhaya \u00e7al\u0131\u015fan d\u00fc\u015fmanlar\u0131m\u0131za kar\u015f\u0131 mukaddes davam\u0131z\u0131 m\u00fcdafaada fiilen ve hukuken, muvaffakiyetlere mazhar olan Milli h\u00fck\u00fcmetimizi zaafa u\u011fratmaya y\u00f6neliktir. Mana ve mant\u0131ktan ari (yoksun) olan bu telgrafnamenin muhteviyat\u0131 (i\u00e7eri\u011fi); Meclisi Alinizin mevcudiyetile tahakkuk eden bir \u015fekli, bir hakikati tekrar mevz\u00fcubahs etmemizi istilzam eyledi. (Y\u00fcce Meclisimizin varl\u0131\u011f\u0131yla olu\u015fan bir ger\u00e7e\u011fi, yeniden g\u00fcndeme getirmemizi gerektirdi) \u015eekli idaremizde m\u00fcndemi\u00e7 bulunan hakikat; T\u00fcrkiye halk\u0131n\u0131n, mukadderat\u0131na bilfiil ve bizzat vaz\u0131\u00fclyet olmas\u0131, hakimiyeti milliyesini, saltanat\u0131 milliyesini \u00fc\u00e7 seneden beri kendi elinde bulundurarak davay\u0131 mukaddesesini m\u00fcdafaa etmekte bulunmas\u0131d\u0131r. (Y\u00f6netim \u015feklimizi de i\u00e7ine alm\u0131\u015f bulunan hakikat: T\u00fcrkiye halk\u0131n\u0131n kendi gelece\u011fine ve h\u00fck\u00fcmet bi\u00e7imine bizzat el koymas\u0131; Milli hakimiyetini ve Milli iktidar\u0131n\u0131 \u00fc\u00e7 y\u0131ldan beri kendi elinde bulundurarak, mukaddes davas\u0131n\u0131 (ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131k ve bekas\u0131n\u0131) korumaya \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131d\u0131r.)<\/strong><\/p>\n<p><strong> Bu hakikatin tecellisi, bir bat\u0131l\u0131n zevalini m\u00fceddi oldu. Bu bat\u0131l, gayrime\u015fru ve gayrimakul olan \u015fey, bir milletin hukuku hakimiyet ve saltanat\u0131n\u0131n bir \u015fah\u0131s uhdesinde temsil edilmesine m\u00fcsaade edilmesiydi. (yani: Bu hakikatin olu\u015fmas\u0131, bir bat\u0131l\u0131n (yanl\u0131\u015fl\u0131k ve haks\u0131zl\u0131\u011f\u0131n) ortadan kalkmas\u0131n\u0131 do\u011furdu. Bu bat\u0131l; me\u015fru ve makul olmayan \u015fey, bir milletin h\u00fck\u00fcmranl\u0131k ve iktidar hakk\u0131n\u0131n, tek bir ki\u015finin elinde temsil edilmesine izin verilmesiydi)<\/strong><\/p>\n<p><strong> Bu nokta \u00fczerinde b\u00fct\u00fcn milletin ve milletin arzusuna uyan milletvekillerinden olu\u015fan y\u00fcce heyetinizin do\u011fal olarak vermi\u015f oldu\u011fu karar\u0131, bir\u00e7ok defalar bir\u00e7ok arkada\u015flar\u0131m\u0131z\u0131n muhtelif vesilelerle ifade etmi\u015f olmalar\u0131na ra\u011fmen, ben de bir arkada\u015f\u0131n\u0131z s\u0131fat\u0131 ile bu k\u00fcrs\u00fcden ayn\u0131 \u015feyi tekrar edece\u011fim. Beni be\u015f on dakika daha dinlemek l\u00fctfunda bulunman\u0131z\u0131 rica ediyorum. (Hay hay sesleri)<\/strong><\/p>\n<p><strong> Arkada\u015flar; ger\u00e7e\u011fin ayd\u0131nlat\u0131lmas\u0131 i\u00e7in hep beraber T\u00fcrk tarihi ve \u0130slam tarihi \u00fczerinde k\u0131sa ve h\u0131zl\u0131 bir g\u00f6z ge\u00e7irme\u011fe muvafakat (ve m\u00fcsaade) buyurur musunuz?,<\/strong><\/p>\n<p> <\/p>\n<p><strong>Efendiler, bu insanl\u0131k aleminde en az y\u00fcz milyonu a\u015fk\u0131n n\u00fcfustan olu\u015fan bir T\u00fcrk milleti azimesi vard\u0131r. Ve bu milletin yery\u00fcz\u00fcndeki geni\u015fli\u011fi nispetinde, tarih i\u00e7erisinde de bir derinli\u011fi vard\u0131r. <\/strong><\/p>\n<p><strong>Efendiler, bu derinli\u011fi isterseniz iki mikyasla \u00f6l\u00e7elim: Birinci \u00f6l\u00e7\u00fc birimi, tarih \u00f6ncesi devirlere ait mikyast\u0131r. Bu mikyasa g\u00f6re T\u00fcrk milletinin ceddi alas\u0131 (b\u00fcy\u00fck atas\u0131) olan, T\u00fcrk nam\u0131ndaki insan, insanl\u0131\u011f\u0131n ikinci babas\u0131 Nuh Aleyhisselam\u0131n o\u011flu Yafesin o\u011flu olan zatt\u0131r.<\/strong><\/p>\n<p><strong> En a\u00e7\u0131k ve en maddi ve en kat&#8217;i tarihi delillere dayanarak beyan edebiliriz ki, T\u00fcrkler on be\u015f as\u0131r evvel, Asya&#8217;n\u0131n g\u00f6be\u011finde muazzam devletler te\u015fkil etmi\u015f ve insanl\u0131\u011f\u0131n her t\u00fcrl\u00fc kabiliyat\u0131na tecelligah olmu\u015f (medeni yetenek ve geli\u015fmelere \u00f6nc\u00fcl\u00fckte bulunmu\u015f) bir unsurdur. El\u00e7ilerini \u00c7in&#8217;e g\u00f6nderen ve Bizans&#8217;\u0131n sefirlerini kabul eden bu T\u00fcrk Devleti, ecdad\u0131m\u0131z olan T\u00fcrk milletinin te\u015fkil eyledi\u011fi bir devletti.<\/strong><\/p>\n<p><strong> Efendiler: yine malumdur ki, d\u00fcnya y\u00fcz\u00fcnde (bir de) y\u00fcz milyonluk bir Arap k\u00fctlesi vard\u0131r. Ve bunlar\u0131n Asyai k\u0131sm\u0131 \u00e7o\u011funlukla Arabistan yar\u0131madas\u0131nda bulunmaktad\u0131r.<\/strong><\/p>\n<p><strong> Mazhar\u0131 n\u00fch\u00fcvvet ve risalet olan Fahrialem Efendimiz (Hz. Peygamberimiz) bu k\u00fctlei Arap i\u00e7inde Mekke&#8217;de d\u00fcnyaya gelmi\u015f m\u00fcbarek ve muhterem bir varl\u0131kt\u0131r.<\/strong><\/p>\n<p><strong> Ey arkada\u015flar! Tanr\u0131 birdir, b\u00fcy\u00fckt\u00fcr; adat\u0131 ilahiyenin tecelliyat\u0131na (s\u00fcnnetullah olan ilahi kural ve programlar\u0131n olu\u015fumuna) bakarak diyebiliriz ki: \u0130nsanl\u0131k tarihi iki s\u0131n\u0131fta, iki devirde m\u00fctalea olunabilir. \u0130lk devir, \u00e7ocukluk ve gen\u00e7lik devridir. \u0130kinci devir ise, insanl\u0131\u011f\u0131n ergenlik ve yeti\u015fkinlik d\u00f6nemidir.<\/strong><\/p>\n<p><strong> Be\u015feriyet birinci devirde; t\u0131pk\u0131 bir \u00e7ocuk gibi, t\u0131pk\u0131 bir gen\u00e7 gibi, yak\u0131ndan ve maddi vas\u0131talarla kendisi ile ilgilenmeyi ve y\u00f6nlendirilmeyi gerektirirdi. Allah, kullar\u0131n\u0131n laz\u0131m olan, tekam\u00fcl noktas\u0131na kavu\u015funcaya kadar i\u00e7lerinden vas\u0131talarla (Peygamberler yoluyla) kullar\u0131yla ilgilenip e\u011fitmeyi, uluhiyetinin bir gere\u011fi kabul etmi\u015ftir. Onlara Hazreti Adem Aleyhisselamdan itibaren bilinen ve bilinmeyen say\u0131s\u0131z denecek kadar \u00e7ok nebiler, peygamberler ve resuller g\u00f6ndermi\u015ftir. Fakat peygamberimiz vas\u0131tas\u0131 ile en son hakayik\u0131 diniye ve medeniyeyi (en son ve en m\u00fckemmel dini hakikatleri ve medeniyet kurallar\u0131n\u0131) verdikten sonra, art\u0131k insanlarla ve bir peygamber vas\u0131tas\u0131yla temasta bulunma\u011fa l\u00fczum g\u00f6rmemi\u015ftir. \u00c7\u00fcnk\u00fc insanl\u0131\u011f\u0131n anlay\u0131\u015f, ayd\u0131nlanma ve olgunla\u015fma derecesinin, art\u0131k her kulun do\u011frudan do\u011fruya, ilhamat\u0131 ilahiye ile (Kur&#8217;an\u0131 Kerimin emirleriyle) temas kabiliyetine vas\u0131l oldu\u011funu kabul buyurmu\u015ftur ve bu sebepledir ki, Cenab\u0131 Peygamber, hatem\u00fclenbiya (son peygamber) olmu\u015ftur ve kitab\u0131, kitab\u0131 ekmeldir. (Kur&#8217;an\u0131 Kerim m\u00fckemmel ve eksiksizdir) Son peygamber olan Muhammet Mustafa Sellallah\u00fcaleyhivesellem 1394 sene evvel Rumi nisan i\u00e7inde ve Rebi\u00fclevel ay\u0131n\u0131n on ikinci Pazartesi gecesi sabaha do\u011fru tan yeri a\u011far\u0131rken do\u011fdu. G\u00fcn do\u011fmadan! Bug\u00fcn o g\u00fcnd\u00fcr. Filhakika Arabi tarihlerinde bu ak\u015fam Peygamberimizin do\u011fum g\u00fcn\u00fcn\u00fcn tamam senei devriyesine tesad\u00fcf ediyor. \u0130n\u015fallah bu hay\u0131rl\u0131 tesad\u00fcft\u00fcr. (\u0130n\u015fallah sedalar\u0131) Hazreti Muhammet \u00e7ocukluk ve gen\u00e7lik g\u00fcnlerini ge\u00e7irdi. Fakat hen\u00fcz peygamber olmad\u0131. Y\u00fcz\u00fc nurani, s\u00f6z\u00fc ruhani, r\u00fc\u015ft ve r\u00fc&#8217;yette bibedel (olgunluk ve g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcndeki uygunlukta e\u015fsiz), s\u00f6z\u00fcn de sad\u0131k ve yumu\u015fak, insaniyet ve mertlikte herkesten \u00fcst\u00fcn olan Muhammet Mustafa, evvela bu \u00f6zel s\u0131fatlar\u0131 ve g\u00fczel farkl\u0131l\u0131klar\u0131yla kabilesi i\u00e7inde &#8220;Muhammed\u00fclemin&#8221; (Kendisine her konuda g\u00fcvenilen ve asla \u015f\u00fcphe edilmeyen Muhammed) oldu. Muhammet Mustafa peygamber olmadan evvel, kavminin muhabbetine, h\u00fcrmetine, itimad\u0131na mazhar oldu. Ondan sonra ancak k\u0131rk ya\u015f\u0131nda n\u00fcb\u00fcvvet ve 43 ya\u015f\u0131nda risalet geldi.<\/strong><\/p>\n<p><strong>Fahr\u00ee alem Efendimiz (alemlerin \u00f6v\u00fcn\u00e7 ve onur kayna\u011f\u0131 Hz. Peygamberimiz), say\u0131s\u0131z tehlikeler i\u00e7inde, sonsuz mihnetler ve me\u015fakkatler kar\u015f\u0131s\u0131nda yirmi sene \u00e7al\u0131\u015ft\u0131. Ve dini \u0130slam&#8217;\u0131 tesise ait vaz\u0131fei peygamberisini ifaya muvaffak olduktan sonra vas\u0131l\u0131 alay\u0131 illiyyin oldu. (Y\u00fcce \u0130slam Dinini kurmakla ilgili peygamberlik g\u00f6revini tamamlamay\u0131 ba\u015fard\u0131ktan sonra, Y\u00fcceler y\u00fccesi Rabbine ve sonsuzluk aleminde ebediyet iklimine kavu\u015ftu)\u00a0 Kendisinin ir\u015fat ve tebligat\u0131na mazhar olan b\u00fct\u00fcn m\u00fcslimin, bilhassa Ashab\u0131 G\u00fczin, bir\u00e7ok g\u00f6zya\u015f\u0131 d\u00f6kt\u00fcler. Fakat insanl\u0131k icab\u0131 olan bu \u00fcz\u00fcnt\u00fcn\u00fcn fayda vermeyece\u011fini derhal idrak eden bu feraset ve fetanet erbab\u0131, Peygamberin arkas\u0131ndan a\u011flamak de\u011fil, \u00fcmmetin maslahat ve menfaatini bir an evvel g\u00fczelce y\u00fcr\u00fct\u00fcp yerine getirecek tedbir almak kanaati ile topland\u0131lar. Resuliekreme halife olacak bir emir intihab\u0131 (yetkili bir y\u00f6netici se\u00e7ilmesi) mevzuubahs edildi. Ebubekir&#8217;den \u015fahsen \u00e7ok ho\u015flan\u0131rd\u0131 ve son nefeslerini ya\u015farken Ebubekir&#8217;in kendisine halef olmas\u0131 muvaf\u0131k olaca\u011f\u0131n\u0131 muhtelif tarzlarda i\u015faret dahi buyurmu\u015flard\u0131. B\u00fct\u00fcn bunlara bakarak sahabe toplan\u0131p resmen bir tayin ve tercih yapmaktan ba\u015fka bir i\u015f kalmam\u0131\u015f oldu\u011funa h\u00fckmolunabilirdi.. Halbuki bu halife se\u00e7me i\u015fi o kadar basit olmad\u0131. Bilakis mesele \u00e7ok m\u00fczakerelere, m\u00fcnaka\u015falara ve \u00e7ok esasl\u0131 ihtilaflara maruz kald\u0131. Emri intihapta (devlet ve h\u00fck\u00fcmet ba\u015fkan\u0131 se\u00e7iminde) m\u00fchim olarak \u00fc\u00e7 muhtelif bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131 ortaya \u00e7\u0131kt\u0131. Bu noktai nazarlardan birisi: Makam\u0131 hak etmek ve \u00fcmmetin maslahat ve menfaatini g\u00f6zetmek i\u00e7in laz\u0131m olan kudret ve kifayetin kaide ittihaz\u0131 (sa\u011flam bir temele oturtulmas\u0131) idi. Buna g\u00f6re makam\u0131 hilafet, en kuvvetli ve en n\u00fcfuzlu ve en re\u015fit kavmin olacakt\u0131. Bu noktai nazar cumhuru sahabenin idi.(Sahabenin \u00e7o\u011funlu\u011fu bu g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc benimsemi\u015fti)<\/strong><\/p>\n<p><strong> \u0130kinci noktai nazar (bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131 ve yakla\u015f\u0131m tarz\u0131 ise ), o g\u00fcne kadar nusreti \u0130slam&#8217;a hizmet eden kavmin hilafete m\u00fcstahak addedilmesiydi. Bu, Ensar\u0131n noktai nazar\u0131 idi. \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc fikir ise, akrabal\u0131k durumunu ve ehlibeytin hukukunu gerekli ve \u00f6nemli g\u00f6rmekteydi. Bu da Ha\u015fimilerin noktai nazar\u0131 idi. Bu \u00fc\u00e7 noktai nazardan (bu \u00fc\u00e7 farkl\u0131 g\u00f6r\u00fc\u015f dayana\u011f\u0131ndan) oy birli\u011fi ile birini tercih etmek ve halife se\u00e7imini ger\u00e7ekle\u015ftirmek m\u00fcmk\u00fcn olamad\u0131. En nihayet muhtemel bir da\u011f\u0131lma ve ba\u015f\u0131bo\u015fluk d\u00f6neminin derhal \u00f6n\u00fcne ge\u00e7mek l\u00fczumuna kani olan Hazreti \u00d6mer&#8217;in tesiri ile Hazreti Ebubekir&#8217;e biat olundu. G\u00f6r\u00fcl\u00fcyor ki, ilk halifenin tayininde, genel g\u00f6r\u00fc\u015flerin ortak noktas\u0131ndan ziyade, \u015fahsi tesir neticeye \u015fekil vermi\u015ftir. Efendiler, bu muhalefet ve m\u00fcnaka\u015falar\u0131n bo\u015f yere oldu\u011funu zannetmeyelim. Hakikaten emri hilafet \u0130slam milletince en b\u00fcy\u00fck bir maslahatt\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc Efendiler, Halifei Nebeviye, ehli \u0130slam aras\u0131nda rab\u0131ta olan (irtibat ve intizam olu\u015fturan) bir emarettir. Ve ehli \u0130slam&#8217;\u0131n kelimci vahdet (s\u00f6z\u00fc ge\u00e7erli ve etkili birlik) \u00fczere toplanmalar\u0131n\u0131 temin eden bir emarettir. <\/strong><\/p>\n<p><strong> Emaret (devlet ve h\u00fck\u00fcmet ba\u015fkanl\u0131\u011f\u0131) i\u015fte Cenab\u0131 Hakk\u0131n bir s\u0131r ve hikmetidir ki, teess\u00fcs\u00fc (yerle\u015ftirilmesi ve y\u00fcr\u00fct\u00fclmesi) daima satvet (cayd\u0131r\u0131c\u0131 g\u00fc\u00e7) ve kuvvetle m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Bunun as\u0131l maksad\u0131 ise, fitne ve fesad\u0131 ortadan kald\u0131rmak, asayi\u015f ve g\u00fcvenli\u011fi korumak, milli savunmay\u0131 sa\u011flamak ve \u00fclkede genel d\u00fczeni ve geli\u015fmeyi ba\u015farmakt\u0131r. Bu dahi ancak satvet (her t\u00fcrl\u00fc g\u00fc\u00e7) ve kuvvete ba\u011fl\u0131d\u0131r. Adetullah bu ve\u00e7hile cari olagelmi\u015ftir. (Allah&#8217;\u0131n do\u011fal ve sosyal kanunlar\u0131 hep bu \u015fekilde s\u00fcregelmi\u015ftir) Buna nazaran yukarda izah etti\u011fimiz \u00fc\u00e7 muhtelif noktai nazardan birincinin ki kuvveti ve n\u00fcfuzu olan kavmin, milletin hilafete varis olmas\u0131 noktas\u0131 idi di\u011fer g\u00f6r\u00fc\u015flere tercih edilip galip olmas\u0131 tabiidir ve Hazreti Ebubekir&#8217;in bittesir makam\u0131 hilafeti i\u015fgal etmesi isabetlidir. \u0130\u015fte bu suretle, zaman\u0131 saadetten sonra hilafet unvan\u0131 ile bir emareti \u0130slamiye te\u015fekk\u00fcl etmi\u015ftir. <\/strong><\/p>\n<p><strong> Fakat Efendiler, peygamberin vefat\u0131 ile derhal her tarafta irtidat (dinden d\u00f6nmeler) ba\u015flad\u0131, irtica (dinde yobazl\u0131k ve yozla\u015fma) ba\u015flad\u0131, isyan ba\u015flad\u0131.. Hazreti Ebubekir bunlar\u0131 bertaraf etti; vaziyete hakim oldu. Bir taraftan da \u0130slami y\u00f6netimin hudutlar\u0131n\u0131 geni\u015fletmeye tevess\u00fcl eyledi. Ebubekir, son demlerine yakla\u015f\u0131nca kendi se\u00e7imindeki s\u0131k\u0131nt\u0131lar\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnerek Hazreti \u00d6mer&#8217;i vasiyetname ile bizzat intihap etti. (yerine tayin etti)<\/strong><\/p>\n<p><strong> Hazreti \u00d6mer&#8217;in zaman\u0131 hilafetinde \u0130slam \u00fclkeleri fevkalade denecek derecede s\u00fcratle geni\u015fledi, servet \u00e7o\u011fald\u0131. Halbuki bir milletin i\u00e7inde, servet ve zenginli\u011fin yay\u0131lmas\u0131, insanlar aras\u0131nda d\u00fcnya h\u0131rs\u0131n\u0131n ve d\u00fc\u015fmanl\u0131\u011f\u0131n da olu\u015fmas\u0131na; bu da ihtilal ve fitnenin ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131na sebep olmak, bu alemi kevn\u00fc fesad\u0131n muktezay\u0131 ahvalindendir. (Fitne, fesat ve imtihan d\u00fcnyas\u0131n\u0131n gerektirdi\u011fi hallerdir) \u0130\u015fte bu nokta Hazreti \u00d6mer&#8217;in zihnini kurcal\u0131yordu. Bir de Hazreti \u00d6mer d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyordu ki, Resul\u00fc Ekrem, mahremi esrar\u0131 olan havasez (baz\u0131 s\u0131rlar\u0131na ortak etti\u011fi se\u00e7kin) ashab\u0131na \u015funu demi\u015fti: &#8220;\u00dcmmetim d\u00fc\u015fmanlar\u0131na galebe edecek. Mekke, Yemen, Kud\u00fcs ve \u015eam&#8217;\u0131 fethedecek, Kisra ve Kayserin hazinelerini taksim eyleyecektir ve fakat ondan sonra aralar\u0131nda fitne ve ihtilal ve nefsaniyetler meydana gelecek ve ge\u00e7mi\u015f meliklerin mesle\u011fine gideceklerdir&#8230;&#8221; Hazreti \u00d6mer bir g\u00fcn Huzeyfet\u00fclyemani Radiyallah\u00fcanh Hazretlerine, deniz dalgalar\u0131 gibi gelecek fitneyi sordu\u011fu zaman ald\u0131\u011f\u0131 cevapta: &#8220;Senin i\u00e7in bu konuda endi\u015fe edecek bir durum yok; senin zaman\u0131nla onun aras\u0131nda kapal\u0131 bir kap\u0131 vard\u0131r&#8221; dedi.<\/strong><\/p>\n<p><strong> Hazreti \u00d6mer sordu:<\/strong><\/p>\n<p><strong> Bu kap\u0131 k\u0131r\u0131lacak m\u0131, yoksa a\u00e7\u0131lacak m\u0131?<\/strong><\/p>\n<p><strong> Huzeyfe: K\u0131r\u0131lacak!.. dedi.<\/strong><\/p>\n<p><strong> Hazreti \u00d6mer: &#8220;\u00d6yleyse art\u0131k bir daha kapanmaz&#8221; dedi ve \u00fcz\u00fcnt\u00fclerini belirtti. Hakikaten kap\u0131 k\u0131r\u0131lmak mukadderdi. (Fitne kap\u0131s\u0131n\u0131n a\u00e7\u0131lmas\u0131, ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz bir kaderdi) \u00c7\u00fcnk\u00fc \u0130slam \u00fclkeleri geni\u015flemi\u015f, s\u0131k\u0131nt\u0131l\u0131 i\u015fler \u00e7o\u011falm\u0131\u015ft\u0131. Bu \u015fekli emaret ve bu tarz\u0131 idare ile (Bir halife ile ve y\u00f6netim kadrolar\u0131 olu\u015fturmam\u0131\u015f, yetki ve sorumluluklar\u0131 da\u011f\u0131t\u0131lmam\u0131\u015f bir \u015fekilde) her yerde tam ve m\u00fckemmel adaletin icras\u0131 zorla\u015fm\u0131\u015ft\u0131. Hazreti \u00d6mer bunu idrak ediyor, s\u0131k\u0131l\u0131yor ve Allah&#8217;\u0131na yalvararak \u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 diyordu ki: Yarab! Ruhumu kabzet!<\/strong><\/p>\n<p><strong> \u00d6mer bir g\u00fcn a\u011flarken sebebi soruldu;<\/strong><\/p>\n<p><strong> &#8220;Nas\u0131l a\u011flamayay\u0131m ki, F\u0131rat kenar\u0131nda bir o\u011flak zayi olsa, korkar\u0131m ki hesab\u0131 \u00d6mer&#8217;den sorulur!&#8221; diye cevap verdi.<\/strong><\/p>\n<p><strong>Evet, Hazreti \u00d6mer (Radiyallah\u00fcanh) art\u0131k hil\u00e2fet unvan\u0131 alt\u0131ndaki tarz\u0131 emaretin (y\u00f6netim tarz\u0131n\u0131n) bir devlet idaresine yeterli olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, tek bir zat\u0131n kendi faziletinde, kendi kudretinde ve hatta kendi mehabetinde (yani Hz. \u00d6mer gibi kudretli ve heybetli) olsa dahi bir devletin idaresine kafi gelemeyece\u011fini tam anlam\u0131yla idrak eylemi\u015fti. Hatt\u00e2 bu endi\u015fe ile idi ki, \u00d6mer kendinden sonra art\u0131k bir halife d\u00fc\u015f\u00fcnemez oldu. Kendisine o\u011flunu tavsiye ettikleri zaman &#8220;B\u00eer haneden bir kurban yeti\u015fir&#8221; dedi. Abdurrrahman Bin Avf\u0131 \u00e7a\u011f\u0131rd\u0131:<\/strong><\/p>\n<p><strong>&#8220;Ben seni kendi yerime veliaht eylemek istiyorum&#8221; dedi. O da: &#8220;Bana, bu g\u00f6revi kabul etmem i\u00e7in rey ve nasihat eyler misin&#8221; deyince, \u00d6mer: &#8220;Edemem&#8221; dedi.<\/strong><\/p>\n<p><strong> Abdurrahmam &#8220;Vallahi ben de ebediyen bu i\u015fe giremem&#8221; dedi. En nihayet \u00d6mer, en makul noktaya temas etti; emareti, (devlet ve millet i\u015fini) me\u015fverete (\u015fura heyetine ve toplumun temsilcilerine) havale etti. \u00d6mer&#8217;den sonra ashab\u0131 \u015f\u00fbra ve b\u00fct\u00fcn halk mescidi lebalep doldurdu ve orada baz\u0131 \u015fayan\u0131 dikkat vaziyetlerle yine \u00fcmmetin idaresini,\u00a0 intihap ettikleri (tercihen se\u00e7tikleri) bir halifeye tevdi ettiler.<\/strong><\/p>\n<p><strong> B\u00f6ylece Hazreti Osman halife oldu. Fakat k\u0131r\u0131lmaya mahk\u00fbm olan kap\u0131, art\u0131k k\u0131r\u0131lm\u0131\u015ft\u0131. Memaliki \u0130sl\u00e2miyenin her taraf\u0131nda bin t\u00fcrl\u00fc (dedikodu ve ho\u015fnutsuzluk) ba\u015flad\u0131. Zavall\u0131 Osman aciz ve na\u00e7iz bir vaziyete d\u00fc\u015ft\u00fc. O kadar ki, \u015eam valisi Muaviye onun hayat\u0131n\u0131 muhafaza etmek i\u00e7in kendi himayesine davet etti. Bunu uygun g\u00f6rmeyen Hazreti Osman&#8217;a (kendisini korumak \u00fczere \u015eam vilayetinden) asker g\u00f6ndermeyi teklif etti. Bunlar\u0131n hi\u00e7birisine, meydan kalmad\u0131. Her tarafta isyan eden muhtelif m\u0131ntakalar (m\u00fcnaf\u0131klar\u0131n k\u0131\u015fk\u0131rtt\u0131\u011f\u0131 kutupla\u015fmalar) halk\u0131 Medine&#8217;de, evinin i\u00e7inde Hazreti Osman&#8217;\u0131 muhasaraya (ku\u015fatma alt\u0131na) ald\u0131. Ve muhterem e\u015finin yan\u0131nda \u015fehit etti. Bir\u00e7ok g\u00fcr\u00fclt\u00fcl\u00fc ve kanl\u0131 olaylardan sonra Hazreti Ali (Kerremallah\u00fcve\u00e7he) makam\u0131 hil\u00e2fete getirildi.<\/strong><\/p>\n<p><strong> Tekrar edelim ki, art\u0131k kap\u0131 k\u0131r\u0131lm\u0131\u015ft\u0131. Ayn\u0131 \u0131rktan olmakla beraber Irak ba\u015fka bir \u015fey, Yemen ba\u015fka bir \u015fey, Suriye ba\u015fka bir \u015fey ve Hicaz diyar\u0131 da bamba\u015fka bir \u015feydi.<\/strong><\/p>\n<p><strong> Hicazda b\u00eer halife; (olan Hz. Ali) Suriye&#8217;de kuvvete istinat eden bir vali ile S\u0131ffin&#8217;de kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya gelme\u011fe mecbur oldu.\u00a0 Muaviye, Hazreti Ali (Kerremullah\u00fcve\u00e7he)nin hilafetini tan\u0131m\u0131yor ve bilakis Onu hun\u0131 Osman (Hz. Osman&#8217;\u0131n kan\u0131n\u0131 d\u00f6kenleri himaye) ile itham eyliyordu. Vazifesi alemi \u0130slam&#8217;da ahkam\u0131 Kur&#8217;aniyenin temini tatbikat\u0131ndan (As\u0131l g\u00f6revi, \u0130slam aleminde Kur&#8217;an h\u00fck\u00fcmlerini g\u00fcvenlik i\u00e7inde y\u00fcr\u00fctmekten) ibaret olan halife, m\u0131zraklar\u0131na mesahifi \u015ferife (m\u00fcbarek Kur&#8217;an sahifeleri) ge\u00e7irilmi\u015f Emeviye ordusunun kar\u015f\u0131s\u0131nda muharebeyi kat&#8217;a (kanl\u0131 sava\u015flara, kesilip bi\u00e7ilen kavgalara) mecbur oldu, Sonunda iki taraf\u0131n hakemlerinin verece\u011fi karara uyaca\u011f\u0131na s\u00f6z verdi. Muaviye&#8217;nin murahhas\u0131 (ruhsatl\u0131 vekili) Amr \u0130bn\u00fclas ile Hazreti Ali&#8217;nin murahhas\u0131 Ebumusal E\u015f&#8217;ari anla\u015fmay\u0131 tanzim i\u00e7in kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya geldikleri zaman Hazreti Ali haz\u0131r bulunuyordu. &#8220;Emir\u00fclm\u00fcminin Ali ile Muaviye aras\u0131nda tahkimnamedir (anla\u015fma h\u00fck\u00fcmleridir)&#8221; diye yaz\u0131lan c\u00fcmleye derhal Muaviyenin murahhas\u0131 itiraz etti ve dedi ki: &#8220;O, Emir\u00fclm\u00fcminin kelimesini oradan kald\u0131r, Sen yaln\u0131z kendi emrinde bulunanlar\u0131n emiri olabilirsin. \u015eam ahalisinin emiri de\u011filsin.&#8221;<\/strong><\/p>\n<p><strong> Hazreti Ali, isminin ba\u015f\u0131ndaki s\u0131fat\u0131n kald\u0131r\u0131lmas\u0131na (mecburen) muvafakat etti. Bundan sonra iki taraf murahhas\u0131n\u0131n (hakemlik yapan vekillerin) yekdi\u011ferine kar\u015f\u0131 kulland\u0131\u011f\u0131 adi hileler c\u00fcmlece (herkesce) malumdur. Bu hilede ba\u015far\u0131l\u0131 olan Amr \u0130bn\u00fclas, Muaviye&#8217;ye hilafetini m\u00fcjdeledi. Di\u011fer taraftan Hazreti Ali de, hakemlerin h\u00fckm\u00fcne sad\u0131k kalaca\u011f\u0131na s\u00f6z verdi\u011fi halde, biraz teredd\u00fcd\u00fc m\u00fcteakip, icrayi hilafete devam etti. (\u00c7\u00fcnk\u00fc \u015fartlara uymayan bir hilek\u00e2rl\u0131k sergilenmi\u015fti.)\u00a0 G\u00f6r\u00fcl\u00fcyor ki Resulullah&#8217;\u0131n vefat\u0131ndan yirmi be\u015f sene kadar az bir zaman sonra \u00e2lemi \u0130slamiyet i\u00e7inde, \u0130slam&#8217;\u0131n en b\u00fcy\u00fck zevat\u0131ndan ikisi kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya geldiler ve halifelik iddias\u0131yla arkalar\u0131ndan s\u00fcr\u00fckledikleri; ayn\u0131 din ve ayni \u0131rktaki insanlar\u0131, kanlar i\u00e7inde b\u0131rakmakta bir beis (sak\u0131nca) g\u00f6rmediler. En nihayet hilesinde muvaffak olan (muaviye ve yanda\u015flar\u0131), saf ve nezih olan\u0131 (Hz. Ali taraftarlar\u0131n\u0131) ma\u011flup ve evlad\u00fc ayalini mahv\u00fc peri\u015fan eyledi ve bu suretle hilafet unvan\u0131 alt\u0131nda \u0130slam y\u00f6netimini, yine hilafet unvan\u0131 alt\u0131nda (maalesef) \u0130slami saltanata \u00e7evirdi. Saltanat\u0131 Emeviye, b\u00fcy\u00fck istilalar yapmakla beraber, ba\u015ftan sona kadar kanl\u0131 ve \u00fcz\u00fcc\u00fc olaylar ile ancak doksan seneyi doldurabilmi\u015f ve hicretin 132. senesinde Arap milleti, Emevi saltanat\u0131n\u0131 ba\u015flar\u0131ndan atm\u0131\u015f ve yerine ba\u015fka isimde bir devlet kurmu\u015flard\u0131r. Bu devlete, Devleti Abbasiye ve devletin ba\u015f\u0131nda bulunan insanlara da halife derlerdi.<\/strong><\/p>\n<p> <\/p>\n<p><strong>Merkezi faaliyeti Irak&#8217;ta bulunan Hilafeti Abbasiyenin mevcudiyetine ra\u011fmen End\u00fcl\u00fcs&#8217;te dahi &#8220;Halifeiresulullah&#8221; ve &#8220;Emir\u00fclm\u00fcminin&#8221; unvanlar\u0131 ile as\u0131rlarca saltanat s\u00fcrm\u00fc\u015f h\u00fck\u00fcmdarlar mevcuttu. Beyanat\u0131ma mukaddeme olarak izah etmi\u015ftim ki, bundan 1500 sene evvel, yani hicreti nebeviyeden iki bu\u00e7uk as\u0131r evvel Ortaasya&#8217;da muazzam bir T\u00fcrkiye devleti mevcuttu. \u0130slam \u00f6ncesi mevcut olan bu devletlerin sahibi T\u00fcrkler, bundan 1000 sene evvel \u0130slam&#8217;\u0131 kabul ettiler. Evvela \u015farka do\u011fru \u00fclkeyi geni\u015fleterek \u00c7in hududuna kadar icray\u0131 n\u00fcfuz eylediler. (etkinliklerini y\u00fcr\u00fctt\u00fcler) Hulefay\u0131 Abbasiye zaman\u0131nda bu civanmert, asalet ve \u015fecaatle tan\u0131nm\u0131\u015f olan T\u00fcrkler, asker olarak Suriye&#8217;ye, Irak&#8217;a kadar geldiler. Abbasi halifelerinin taht\u0131 idaresinde bulunan bu yerlerde etkin ve yetkin makamlara geldiler. En y\u00fcksek idare ve emr\u00fc kumanda makam\u0131na y\u00fckseldiler.<\/strong><\/p>\n<p><strong> D\u00f6rd\u00fcnc\u00fc asr\u0131 hicride idi ki, Sel\u00e7uk h\u00fck\u00fcmeti nam\u0131 alt\u0131nda muazzam bir T\u00fcrk Devleti te\u015fekk\u00fcl etti. Bu devletin nam\u0131 alt\u0131nda icray\u0131 faaliyet eden T\u00fcrkler, bir taraftan Kafkasya&#8217;ya di\u011fer taraftan cenuba, \u0130ran ve Irak&#8217;a ve Suriye&#8217;ye, garbe, Anadolu&#8217;ya n\u00fcfuz eylediler.<\/strong><\/p>\n<p><strong> Ba\u011fdat&#8217;ta oturan Abbasi halifeleri de bu muazzam T\u00fcrk Devletinin etkinlik dairesine girmi\u015fti. Ger\u00e7ek \u015fudur ki bu T\u00fcrk Devleti be\u015finci as\u0131r ortas\u0131nda Mavera\u00fcnnehir ve Harzemi, \u015eam ve M\u0131s\u0131r&#8217;\u0131 ve Anadolu k\u0131tas\u0131n\u0131n \u00e7o\u011funu ve bir\u00e7ok memleketi zaptla hududunu Ka\u015fgar&#8217;dan ve Seyhun mecras\u0131ndan Akdeniz ve Bahri Ahmer ve Bahri Ummana kadar geni\u015fletti ve Ba\u011fdat&#8217;ta bulunan Hulefayi Abbasiyeyi kendi eline ve idaresine ald\u0131.<\/strong><\/p>\n<p><strong> Ba\u011fdat&#8217;ta ayni merkezde Melik\u015fah nam\u0131nda T\u00fcrk h\u00e2kimiyetini temsil eden bir zat ile halife nam\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131yan Muktedibillah, yan yana oturdular ve akraba oldular. Bu vaziyeti biraz tahlil etmek isterim.<\/strong><\/p>\n<p><strong> T\u00fcrk hakan\u0131 ki, muazzam bir T\u00fcrk Devletinin h\u00e2kimiyet ve saltanat\u0131n\u0131 temsil ediyor, ama yan\u0131 ba\u015f\u0131nda bir hilafet makam\u0131n\u0131n ayr\u0131ca bulunup korunmas\u0131nda bir beis g\u00f6rm\u00fcyor. E\u011fer b\u00f6yle bir mahzur g\u00f6rseydi zaten, kendi eline ve idaresine ald\u0131\u011f\u0131 bu makam\u0131 ortadan kald\u0131rmas\u0131 ve o makama ait s\u0131fat ve salahiyat\u0131 kendi makam\u0131nda toplamas\u0131 m\u00fcmk\u00fcnd\u00fc. Hazreti (Yavuz Sultan) Selim&#8217;in yakla\u015f\u0131k be\u015f as\u0131r sonra yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131, e\u011fer isteseydi, Melik\u015fah daha o zaman Ba\u011fdat&#8217;ta yapm\u0131\u015f olurdu. H\u00e2lbuki Melik\u015fah&#8217;\u0131n belki, yaln\u0131z d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fc bir \u015fey var idiyse o da, T\u00fcrkiye Sel\u00e7uk Devletine daha sad\u0131k ve makam\u0131 hilafete elyak di\u011fer birinin Halife Muktedibillaha halef olmas\u0131n\u0131 temin etti.<\/strong><\/p>\n<p><strong>Do\u011frusu Muktedibillah\u0131n veliaht olan o\u011flunu azil (g\u00f6revden al\u0131p) ve onun yerine kendi torununu ikame (yetkili k\u0131lma) i\u00e7in halifeyi tazyik etti. Melik\u015fah \u00f6lmeseydi bu b\u00f6yle olacakt\u0131.<\/strong><\/p>\n<p><strong> \u015eimdi Efendiler, makam\u0131 hilafet korunmu\u015f olarak, onun yan\u0131nda h\u00e2kimiyet ve saltanat\u0131 milliye makam\u0131 ki T\u00fcrkiye B\u00fcy\u00fck Millet Meclisidir elbette yan yana durur ve hem de Melik\u015fah&#8217;\u0131n makam\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131nda aciz ve na\u00e7iz bir makam sahibi olmaktan daha \u00e2li (y\u00fcksek ve yeterli) bir tarzda bulunur; \u00e7\u00fcnk\u00fc bug\u00fcnk\u00fc T\u00fcrkiye Devletini temsil eden T\u00fcrkiye B\u00fcy\u00fck Millet Meclisidir. \u00c7\u00fcnk\u00fc b\u00fct\u00fcn T\u00fcrkiye halk\u0131, b\u00fct\u00fcn g\u00fc\u00e7 unsurlar\u0131yla o makama (yani B\u00fcy\u00fck Millet meclisine) hilafetin istinadgah\u0131 (g\u00fcvence ve dayana\u011f\u0131) olma\u011f\u0131; do\u011frudan do\u011fruya, yaln\u0131z vicdani ve dini bir vazife olarak, taahh\u00fct ve tekeff\u00fcl ediyor. <\/strong><\/p>\n<p><strong> Tarihi tetkik silsilesi \u00fczerinde birka\u00e7 ad\u0131m daha beraber atal\u0131m:<\/strong><\/p>\n<p><strong> Bu ad\u0131mlar\u0131m\u0131z bizi, bug\u00fcnk\u00fc \u015fekli idaremizin, ne kadar tabii ne kadar zaruri ve T\u00fcrkiye i\u00e7in ve b\u00fct\u00fcn alemi \u0130slam i\u00e7in ne kadar yararl\u0131 ve isabetli oldu\u011fu neticesine ula\u015ft\u0131racakt\u0131r.<\/strong><\/p>\n<p><strong> Efendiler; Ortaasya&#8217;da devlet \u00fcst\u00fcne devlet te\u015fkil etmi\u015f olan T\u00fcrkler, daha bat\u0131da \u0130ran Sel\u00e7ukileri ve Anadolu&#8217;da da Rum Sel\u00e7ukileri nam\u0131 alt\u0131nda pek muazzam ve pek medeni devletler te\u015fkil etmi\u015flerdir. Konya&#8217;da merkezi h\u00fck\u00fcmetlerini tesis etmi\u015f olan Rum Sel\u00e7ukileri, y\u00fcksek bilgileriniz oldu\u011fu \u00fczere 1308 senesine kadar varl\u0131klar\u0131n\u0131 koruyorlar. Arz etti\u011fim \u0130slam T\u00fcrk Devletleri icray\u0131 faaliyet ederken, Cengiz Han nam\u0131ndaki cihangir, Karakurumdan \u00e7\u0131karak 1227 senesinde hudutlar\u0131n\u0131 \u00c7in Denizine, Bahri Balt\u0131\u011fa, Bahri Siyaha kadar geni\u015fletiyor. Cengiz&#8217;in torunu Hulag\u00fc idi ki, 656 senei hicrisinde (Miladi 1258) Ba\u011fdad\u0131 zaptederek (ve maalesef korkun\u00e7 katliamlar ger\u00e7ekle\u015ftirerek) Abbasi halifesi Mutas\u0131m\u0131 idam ediyor ve bu suretle d\u00fcnya y\u00fcz\u00fcnde filen hilafete son veriyor.<\/strong><\/p>\n<p><strong> \u0130rtihali Fahrialemden (Hz. Peygamber Efendimizin vefat\u0131ndan) sonra birinci Halifeiresul Ebubekir ne kendisi d\u00fcnyay\u0131 istemi\u015f, ne d\u00fcnya ona tevecc\u00fch eylemi\u015fti.<\/strong><\/p>\n<p><strong> \u0130kinci halife Hazreti \u00d6mer, sosyal ve siyasal hayat i\u00e7indeki dalgalanma ve dala\u015fmalar\u0131 durdurmak m\u00fcmk\u00fcn olmad\u0131\u011f\u0131 kanaatini hayat\u0131nda yakinen idrak ederek ve ruhu \u0131st\u0131rap \u00e7ekerek vefat etmi\u015fti.<\/strong><\/p>\n<p><strong> Hazreti Osman&#8217;a gelince, mukadder olan sald\u0131r\u0131 ve sapk\u0131nl\u0131klar i\u00e7inde kan\u0131n\u0131 Kitabullah&#8217;a ak\u0131tarak terki d\u00fcnya eyledi.<\/strong><\/p>\n<p><strong> Hazreti Ali, hilafeti kendi sorumlulu\u011funda toparlayamamak ve ehlibeyti Resul\u00fcn hukukunu koruyamamak bahts\u0131zl\u0131\u011f\u0131yla giryan (dertli ve a\u011flamakl\u0131) gitmi\u015fti.<\/strong><\/p>\n<p><strong> Emeviler doksan seneden fazla hilafeti muhafaza edemediler. En sonunda hilafet etkinli\u011fi Ba\u011fdat surlar\u0131na s\u0131k\u0131\u015fmaya mecbur olan Abbasi Halifelerinin sonuncusu Mutas\u0131m\u0131, evlat ve ayali ile ve sekiz y\u00fcz bin ki\u015fi Ba\u011fdat ahalisi ile beraber (maalesef) H\u00fclag\u00fcya kurban vermi\u015flerdi. Abbasi halifelerinin zay\u0131fl\u0131k ve iktidars\u0131zl\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6rmekle &#8220;Halifei Resulullah&#8221; ve &#8220;Emir\u00fclm\u00fcminin&#8221; unvanlar\u0131n\u0131 alm\u0131\u015f olan ve etkinlikleri Elhamra saray\u0131n\u0131n kap\u0131s\u0131ndan \u00e7\u0131kamama\u011fa mahk\u00fbm kalan End\u00fcl\u00fcs&#8217;teki halifelerin de hicri be\u015finci as\u0131r ba\u015f\u0131ndaki feci sonlar\u0131 bilinmektedir. Ba\u011fdat&#8217;taki H\u00fclagunun meydana getirdi\u011fi \u00f6nemli (ve elem verici) olay\u0131n neticesinde, k\u00fcrei zemin \u00fczerinde halife ve hilafet makam\u0131 \u00f6l\u00fc bir hale getirilmi\u015ftir. Bundan \u00fc\u00e7 sene sonra, yani 659 tarihi hicrisinde (Miladi, 1261) idi ki, Hulefay\u0131 Abbasiye neslinden Elm\u00fcstans\u0131rbillah isminde bir zat H\u00fclag\u00fcdan kurtulup M\u0131s\u0131r h\u00fck\u00fcmetine iltica etti ve bu zat M\u0131s\u0131r Meliki taraf\u0131ndan halife tan\u0131nd\u0131. Bundan sonra on yedi zat halife \u00fcnvan\u0131n\u0131 haiz olarak ve fakat hi\u00e7bir salahiyeti, hi\u00e7bir tesir ve n\u00fcfuzu olmayarak do\u011frudan do\u011fruya M\u0131s\u0131r H\u00fck\u00fcmetinin himayesinde, birbirlerinin yerine ger\u00e7ek sembolik bir hayat s\u00fcrm\u00fc\u015flerdir.<\/strong><\/p>\n<p><strong> Sel\u00e7uki Devletinin idaresinde genel par\u00e7alanma ve da\u011f\u0131lma h\u00e2s\u0131l olmas\u0131 \u00fczerine, T\u00fcrkler 699 tarihi hicrisinde (Miladi, 1300) Sel\u00e7uk Devleti yerine Osmanl\u0131 devletini ihyaen tesis eylediler. Bu devletin ulular\u0131ndan Yavuz Selim Hazretleri 942 tarihi hicrisinde (Miladi, 1517) M\u0131s\u0131r&#8217;\u0131 zapteyledi\u011fi zaman, orada idam eyledi\u011fi M\u0131s\u0131r h\u00fck\u00fcmdarlar\u0131ndan ba\u015fka, bir de unvan\u0131 halife olan bir zat buldu. <\/strong><\/p>\n<p><strong> Halife s\u0131fat\u0131n\u0131n, b\u00f6yle aciz ve \u00e7aresiz bir \u015fah\u0131s taraf\u0131ndan kullan\u0131lmas\u0131 \u00e2lemi \u0130slam i\u00e7in bir ay\u0131p ve kay\u0131p oldu\u011funa \u015f\u00fcphe etmedi\u011finden, o s\u0131fat\u0131 T\u00fcrkiye Devletinin g\u00fcc\u00fcne dayanarak ihya ve ila eylemek (yeniden diriltip y\u00fcceltmek) \u00fczere ald\u0131.<\/strong><\/p>\n<p><strong> Efendiler Osmanl\u0131 Devleti ki 1300&#8217;de teess\u00fcs etmi\u015fti. Hilafeti ald\u0131\u011f\u0131 1517 tarihinden ancak elli sene sonras\u0131na kadar, cihan tarihinde &#8220;y\u00fckselme devri&#8221; denilen ve b\u00fcy\u00fck ba\u015far\u0131larla ge\u00e7en, yakla\u015f\u0131k \u00fc\u00e7 as\u0131rl\u0131k bir devir ya\u015fad\u0131. Ondan sonra&#8230; Ondan sora Efendiler, inhitat, inhitat (\u00e7\u00f6k\u00fc\u015f ve \u00e7\u00f6z\u00fcl\u00fc\u015f) ba\u015fl\u0131yor.<\/strong><\/p>\n<p><strong> Efendiler, duraklama ve gerileme devrinin her safhas\u0131 T\u00fcrkiye Devletinin hudutlar\u0131n\u0131 biraz daha darla\u015ft\u0131r\u0131yor, T\u00fcrk milletinin maddi ve manevi kuvvetlerini biraz daha fazla k\u0131s\u0131rla\u015ft\u0131r\u0131p noksanla\u015ft\u0131r\u0131yor.<\/strong><\/p>\n<p><strong> Devletin istiklalini darbeliyor, arazi, servet, n\u00fcfus ve milli haysiyetten son s\u00fcratle mahv\u00fc peri\u015fan oluyor.<\/strong><\/p>\n<p><strong> Nihayet ali Osman&#8217;\u0131n otuz alt\u0131nc\u0131 ve sonuncu padi\u015fah\u0131 Vahdettin&#8217;in devri saltanat\u0131nda T\u00fcrk milleti, en derin esaret \u00e7ukurunun \u00f6n\u00fcne getiriliyor&#8230;&#8230;&#8230;<\/strong><\/p>\n<p><strong> Efendiler, Abbasi Halifeleri devrinde Ba\u011fdat&#8217;ta ve ondan sonra M\u0131s\u0131r&#8217;da hilafet makam\u0131n\u0131n as\u0131rlar boyunca saltanat makam\u0131 ile yan yana ve fakat ayr\u0131 ayr\u0131 bulundu\u011funu g\u00f6rd\u00fck. Bug\u00fcn dahi saltanat ve h\u00e2kimiyet makam\u0131 ile (milli h\u00fck\u00fcmetle) makam\u0131 hilafetin yan yana bulunabilmesi en tabii bir durumdur. \u015eu farkla ki, Ba\u011fdat&#8217;ta ve M\u0131s\u0131r&#8217;\u0131n saltanat makam\u0131nda bir \u015fah\u0131s oturuyordu. T\u00fcrkiye&#8217;de ise o makamda as\u0131l olan milletin kendisi oturuyor.<\/strong><\/p>\n<p><strong> Art\u0131k hilafet makam\u0131nda Ba\u011fdat ve M\u0131s\u0131r&#8217;da oldu\u011fu gibi, g\u00fc\u00e7s\u00fcz ve s\u0131\u011f\u0131nt\u0131 aciz bir ki\u015fi de\u011fil, dayana\u011f\u0131 T\u00fcrkiye Devleti olan y\u00fcksek bir \u015fahsiyet oturacakt\u0131r. Bu suretle bir taraftan T\u00fcrkiye halk\u0131, \u00e7a\u011fda\u015f ve medeni bir devlet halinde, her g\u00fcn daha sa\u011flam olacak, her g\u00fcn daha saadetli ve refahl\u0131 olacak, her g\u00fcn daha \u00e7ok insanl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve benli\u011fini anlayacak; \u015fah\u0131slar\u0131n h\u0131yanet tehlikesine kendisini maruz bulundurmayacak, di\u011fer taraftan hilafet makam\u0131 da; b\u00fct\u00fcn \u00e2lemi \u0130slam&#8217;\u0131n ruh ve vicdan\u0131n\u0131n ve iman\u0131n\u0131n irtibat noktas\u0131, M\u00fcsl\u00fcman kalplerin huzur dolgunlu\u011fu ve dayana\u011f\u0131 olabilecek bir izzet ve ulviyette tecelli edecektir.<\/strong><\/p>\n<p><strong> Efendiler, &#8220;T\u00fcrkiye Devletinin, T\u00fcrkiye B\u00fcy\u00fck Millet Meclisi ve onun h\u00fck\u00fcmeti&#8221; kavramlar\u0131n\u0131n millet ve memleket i\u00e7in ne kadar kuvvet ve feyz, kurtulu\u015f ve saadet vadetti\u011fini izaha l\u00fczum g\u00f6rmem. \u015eu \u00fc\u00e7 senelik fiili deneyimler ve bunun mesut meyveleri, yeterli fikir ve kanaat verebilir itikad\u0131nday\u0131m. Bundan sonra makam\u0131 hilafetin dahi T\u00fcrkiye Devleti i\u00e7in ve b\u00fct\u00fcn \u00e2lemi \u0130slam i\u00e7in ne kadar \u00f6rnek ve \u00f6\u011fretici olaca\u011f\u0131n\u0131, gelecek d\u00f6nemler b\u00fct\u00fcn a\u00e7\u0131kl\u0131\u011f\u0131yla g\u00f6sterecektir. (\u0130n\u015fallah sedalar\u0131)<\/strong><\/p>\n<p> <\/p>\n<p><strong> T\u00fcrk ve \u0130slam T\u00fcrkiye Devleti, iki saadetin tecelli ve tezah\u00fcr\u00fcne memba ve men\u015fe (maddi ve manevi kalk\u0131nmaya, d\u00fcnyevi ve uhrevi saadeti ya\u015famaya, \u00f6rnek olu\u015fturman\u0131n kayna\u011f\u0131 ve dayana\u011f\u0131) olmakla, d\u00fcnyan\u0131n en bahtiyar bir devleti olacakt\u0131r. (\u0130n\u015fallah sedalar\u0131) <\/strong><\/p>\n<p><strong> Bu maruzat ve izahata nihayet vermek i\u00e7in; heyeti aliyenize \u015funu arzedeyim ki, buradaki b\u00fct\u00fcn karde\u015flerimin s\u00f6z konusu olan meselenin esas\u0131nda tamamen m\u00fcttehit ve m\u00fcttefik (birlik ve beraberlik i\u00e7inde) oldu\u011funu b\u00fcy\u00fck bir kanaati vicdaniye ve muhakemei fikriye ile beraber oldu\u011funu g\u00f6r\u00fcyorum. Bu hal milletimizin cidden te\u015fekk\u00fcr\u00fcn\u00fc gerektiren bir haldir. Bu y\u00fcksek heyetiniz sonsuz nam\u00fctenahi takdir ve tebrikleri hak etmi\u015ftir. <\/strong><\/p>\n<p><strong> Deminden geni\u015f bir takrir (resmi teklif yaz\u0131s\u0131) okunmu\u015ftu. \u015eimdi okunan bir iki takrir daha var. Her \u00fc\u00e7\u00fcn\u00fcn i\u00e7eri\u011fi arz etti\u011fim gibi, as\u0131l noktalarda birdir. Binaenaleyh yap\u0131lacak \u015fey bu \u00fc\u00e7\u00fcn\u00fc daha a\u00e7\u0131k ve daha g\u00fczel bir tarzda tespit etmek ve Heyeti Celilenizin kesin g\u00f6r\u00fc\u015flerine yakla\u015ft\u0131r\u0131p bir an evvel ilan etmek ve bu sayede b\u00fct\u00fcn d\u00fc\u015fmanlar\u0131m\u0131z\u0131n aleyhimizde ald\u0131\u011f\u0131 tedbirlere kar\u015f\u0131 mani olmakt\u0131r. (\u015eiddetli alk\u0131\u015flar).&#8221;8<\/strong><\/p>\n<p><strong> \u015eimdi ey, iman ve \u0130slam d\u00fc\u015fmanl\u0131\u011f\u0131n\u0131, Kur&#8217;an ve Peygamber kar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131n\u0131 Atat\u00fcrk\u00e7\u00fcl\u00fck perdesine b\u00fcr\u00fcnerek ortaya koyanlar ve \u00f6z\u00fcyle s\u00f6z\u00fc biri birini tutmayanlar&#8230; Ey Mustafa Kemal&#8217;in inand\u0131\u011f\u0131 gibi: Allah taraf\u0131ndan yarat\u0131lmay\u0131, Hz. Adem ve Hz. Nuh&#8217;tan olmay\u0131 gericilik say\u0131p, tesad\u00fcfen maymundan t\u00fcrediklerini savunanlar&#8230; Ey, k\u00f6k\u00fc d\u0131\u015far\u0131da, emperyalizmin ve siyonizmin sinsi karakollar\u0131 olduklar\u0131 i\u00e7in Atat\u00fcrk taraf\u0131ndan kapat\u0131lan h\u0131yanet odaklar\u0131n\u0131n kiral\u0131k u\u015faklar\u0131 Masonlar, Rotaryanlar ve Lionslar&#8230;<\/strong><\/p>\n<p><strong> Siz ne denli samimiyet ve \u015fahsiyetten habersiz iseniz;<\/strong><\/p>\n<p><strong> Saf kimseler nazar\u0131nda kendilerini mehdi g\u00f6stermek i\u00e7in, Atat\u00fcrk&#8217;\u00fc Deccal ilan eden, katil ve kafir Amerika&#8217;n\u0131n kuca\u011f\u0131nda, \u0130slam&#8217;\u0131 ve insanl\u0131\u011f\u0131 kurtaraca\u011f\u0131 beklenilen zavall\u0131lar ve d\u00fcnyas\u0131 i\u00e7in dinini ve davas\u0131n\u0131 satanlar da, i\u015fte o kadar haysiyetsiz ve nasipsiz adamlard\u0131r. Halbuki; b\u00f6yleleri de\u011fil M\u00fcsl\u00fcmanl\u0131ktan, hatta insanl\u0131ktan bile uzakt\u0131r.<\/strong><\/p>\n<p><strong> Hatas\u0131n\u0131 bilip ve hakikati kabullenip, Hz. Muhammed&#8217;in ve Mustafa Kemal&#8217;in yoluna d\u00f6nenler ise, elbette sayg\u0131ya lay\u0131kt\u0131r ve zafer inananlar\u0131n olacakt\u0131r. <\/strong><\/p>\n<p>8 Bak: Nutuk 3. cilt Vesikalar. Devlet Kitaplar\u0131 12. Bask\u0131 Milli E\u011fitim Bas\u0131mevi 1971 sh: 1238-1251<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p><strong>Atat\u00fcrk&#8217;\u00fcn 1922 senesinde, B\u00fcy\u00fck Millet Meclisinde, Saltanat\u0131 Milliye&#8217;nin tahakkukuna (yani Milli bir iktidar\u0131n olu\u015fturulmas\u0131na) dair yapt\u0131\u011f\u0131 ve daha sonra tarihi bir belge olarak Nutkun 3. cildine 264 nolu vesika olarak ald\u0131\u011f\u0131 konu\u015fma:<\/strong><\/p>\n","protected":false},"author":13,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"closed","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[78],"tags":[],"class_list":["post-1156","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-ocak-2008"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.millicozum.com\/mc\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1156","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.millicozum.com\/mc\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.millicozum.com\/mc\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.millicozum.com\/mc\/wp-json\/wp\/v2\/users\/13"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.millicozum.com\/mc\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=1156"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.millicozum.com\/mc\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1156\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.millicozum.com\/mc\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=1156"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.millicozum.com\/mc\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=1156"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.millicozum.com\/mc\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=1156"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}