{"id":154,"date":"2006-11-22T14:49:59","date_gmt":"2006-11-22T14:49:59","guid":{"rendered":"https:\/\/www.millicozum.com\/mc\/2006\/11\/22\/nec-fazil-ve-atatk\/"},"modified":"2006-11-22T14:49:59","modified_gmt":"2006-11-22T14:49:59","slug":"necip-fazil-ve-ataturk","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.millicozum.com\/mc\/2006\/haziran-2006\/necip-fazil-ve-ataturk\/","title":{"rendered":"NEC\u0130P FAZIL VE ATAT\u00dcRK"},"content":{"rendered":"<p>\u00a0  <\/p>\n<p> Atat\u00fcrk&#39;\u00fcn vefat\u0131ndan sonra yurt i\u00e7inde ve yurt d\u0131\u015f\u0131nda, hakk\u0131nda binlerle ifade edebilece\u011fimiz yaz\u0131lar yay\u0131nlanm\u0131\u015ft\u0131r. Her biri kendi i\u00e7inde de\u011ferlendirilmesi gereken yaz\u0131lardan birisi de, Necip Faz\u0131l K\u0131sak\u00fcrek&#39;in, Cumhuriyet Gazetesi&#39;nde, 16 Kas\u0131m 1938 tarihinde Atat\u00fcrk&#39;\u00fcn \u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fcn ard\u0131ndan kaleme ald\u0131\u011f\u0131 yaz\u0131d\u0131r.  <\/p>\n<p> <strong>Necip Faz\u0131l, Atat\u00fcrk&#39;\u00fcn vefat\u0131ndan dolay\u0131 ne hissetti\u011fini \u015fu \u015fekilde dile getiriyor:<\/strong>  <\/p>\n<p> &quot;Son on be\u015f g\u00fcnd\u00fcr her sabah yata\u011f\u0131m\u0131zdan kalk\u0131p Dolmabah\u00e7e Saray\u0131&#39;n\u0131 yerinde bulduktan sonra, ona varl\u0131k ve mana izafe eden (ba\u011flayan) unsurun yok oldu\u011funa inanabilmek, yaman bir idrak i\u015fkencesi; Atat\u00fcrk&#39;ten bir par\u00e7a halinde kalan bir \u00e7ok \u015fey aras\u0131nda onun yoklu\u011fu, merkezi olmayan bir daire tasviri gibi, i\u00e7inden \u00e7\u0131k\u0131lmaz bir muhal (olamazl\u0131k) hissi veriyor. F\u0131nd\u0131\u011f\u0131n kabu\u011funu k\u0131rmadan i\u00e7ini yiyen korkun\u00e7 bir sihirbaz edas\u0131 ile \u00f6l\u00fcm, Atat\u00fcrk&#39;\u00fc, h\u00fcviyeti etraf\u0131ndaki b\u00fcy\u00fck zarfa el de\u011fdirmeksizin ald\u0131 g\u00f6t\u00fcrd\u00fc.  <\/p>\n<p>  \u00a0  <\/p>\n<p> \u00d6l\u00fcm, her insanda basit bir tezah\u00fcr fark\u0131 ile, ayn\u0131 marifeti tekrarlamas\u0131na ra\u011fmen; bu son misalde buldu\u011fu m\u00fceyyede(Yapt\u0131r\u0131m) kudretini, b\u00fct\u00fcn tarih boyunca s\u0131k s\u0131k ele ge\u00e7irebilmi\u015f de\u011fildir. Yarat\u0131c\u0131n\u0131n bir defa bile \u015fa\u015f\u0131rmamaya memur sad\u0131k i\u015f\u00e7isi(olan Azrail), bu misalde, kudretinin her zamanki mevzuu ile mevzuunun bu defaki kudretini bir araya getirdi.  <\/p>\n<p> Mahalleden bir \u00f6l\u00fc \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 zaman o semt, ister istemez kendisine bir alaka pay\u0131 d\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc kabul eder. \u00d6l\u00fcm\u00fcn\u00fcn m\u00fccerred (soyut) sirayet ve ihtar\u0131(\u00f6l\u00fcm\u00fcn etki ve uyar\u0131s\u0131) k\u00fc\u00e7\u00fck bir mesafe yak\u0131nl\u0131\u011f\u0131n\u0131, bir nevi akrabal\u0131k haline getirirdi. Fakat ne de olsa \u00f6len ne kadar i\u00e7timai ve herkese ait h\u00fcviyet ta\u015f\u0131rsa ta\u015f\u0131s\u0131n bu ba\u011f, kan ve his yak\u0131nl\u0131klar\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131nda, sadece yapma bir zihin tela\u015f\u0131 uyand\u0131rmaktan \u00f6t\u00fcr\u00fc bir ac\u0131 duyurmaz.  <\/p>\n<p> <strong>B\u00fct\u00fcn d\u00fcnyada Kral\u0131na, anas\u0131 kadar yanacak kimse yoktur. Bu zalim ruh kanununa ra\u011fmen bu defaki \u00f6l\u00fcm, vatan\u0131n her evinden \u00e7\u0131km\u0131\u015f kadar g\u00f6ze b\u00fcy\u00fck g\u00f6r\u00fcnd\u00fc. Evinizdeki bir kahve fincan\u0131n\u0131n \u00e7atlamas\u0131, bize yedikule surlar\u0131n\u0131n \u00e7\u00f6k\u00fc\u015f\u00fcnden daha tesirli geldi\u011fi halde; bu defaki \u00f6l\u00fcm\u00fc hepimiz, fiili ve \u015fahsi bir m\u00fclkiyet kayb\u0131 ifadesiyle duyduk. \u0130\u00e7timai \u00f6l\u00fcler aras\u0131nda(Atat\u00fcrk gibi), her evin \u00f6l\u00fcs\u00fc olabilmi\u015f kahramanlar, tek eldeki parmak say\u0131s\u0131ndan daha azd\u0131r.<\/strong>  <\/p>\n<p> Hi\u00e7bir T\u00fcrk, kendini, devlet reisine, b\u00fct\u00fcn d\u00fcnyan\u0131n bu t\u00fcrl\u00fc bir sayg\u0131 g\u00f6sterece\u011fini \u00fcmit edemezdi. Osmanl\u0131 \u0130mparatorlu\u011fu&#39;nun yar\u0131 d\u00fcnyaya sahip oldu\u011fu devirlerde bile, b\u00f6yle bir ihtirama(sayg\u0131nl\u0131\u011fa ve a\u011f\u0131rl\u0131\u011fa) hedef olabilmi\u015f h\u00fck\u00fcmdar yoktur. Avrupa&#39;n\u0131n, bize en yabanc\u0131 milletlerine kadar heyetlerle, askeri k\u0131t&#39;alarla ve en b\u00fcy\u00fck m\u00fcmessillerle Ankara&#39;ya ko\u015fmu\u015f olmas\u0131 g\u00f6steriyor ki, Garp(Bat\u0131), Atat\u00fcrk&#39;\u00fcn \u015fahs\u0131nda T\u00fcrk ehliyet ve k\u0131ymetine art\u0131k inanm\u0131\u015ft\u0131r. Bu inand\u0131r\u0131\u015f\u0131n b\u00fcy\u00fck aksiyonunu yapan Milli Kahraman&#39;\u0131n \u00f6l\u00fcs\u00fc kar\u015f\u0131s\u0131nda da, hi\u00e7 bir protokol kaidesinin olmad\u0131\u011f\u0131 ve hi\u00e7 bir garpl\u0131n\u0131n bir yabanc\u0131ya g\u00f6stermedi\u011fi bir h\u00fcrmetle \u015fapkas\u0131n\u0131 \u00e7\u0131kartmaktad\u0131r.  <\/p>\n<p> Atat\u00fcrk&#39;\u00fcn g\u00f6zleri ile g\u00f6rmedi\u011fi bu manzaray\u0131, biz yaln\u0131z g\u00f6zlerimizde b\u0131rakmayarak; keskin bir delalet(kesin ve net bir kan\u0131t) halinde \u015fuurumuza sindirmekle m\u00fckellefiz.  <\/p>\n<table border=\"0\" cellspacing=\"0\" cellpadding=\"0\" width=\"100%\">\n<tbody>\n<tr>\n<td>\n<p> \t\t\tO, T\u00fcrk&#39;e, hem T\u00fcrk&#39;\u00fc hem de Avrupal\u0131&#39;y\u0131 inand\u0131rabildi. Tarihte b\u00fcy\u00fck bedbinlerle(k\u00f6t\u00fcmserlerle) b\u00fcy\u00fck nikbinlerden(\u00e7ok iyimserlerden) ibaret iki s\u0131ra kahraman vard\u0131r. Her \u015feyi karanl\u0131k g\u00f6renler, ayd\u0131nl\u0131\u011f\u0131 aramaya do\u011fru gizli bir cehde; ayd\u0131nl\u0131k g\u00f6renler de \u00f6ld\u00fcr\u00fcc\u00fc \u015fartlar kar\u015f\u0131s\u0131nda k\u0131r\u0131lmaz bir mukavemete gebedir.  \t\t\t<\/p>\n<p> \t\t\tBence bu fikirlerin ikisi de, dava ve aksiyon do\u011furacak \u00e7apta olmak \u015fart\u0131yla, kurtar\u0131c\u0131lara mahsus vas\u0131flardand\u0131r. Bedbin kahraman bizi, v\u00fccudunu g\u00f6rmedi\u011fimiz bir hayata erdirme\u011fe, nikbin kahraman da v\u00fccudunu g\u00f6rmedi\u011fimiz \u00f6l\u00fcm tehlikesinden ka\u00e7\u0131rmaya memurdur.  \t\t\t<\/p>\n<p> \t\t\tAtat\u00fcrk&#39;\u00fcn ruhi maktalar\u0131ndan (Kesitlerinden) bence en alakal\u0131s\u0131, O&#39;nun y\u0131lmaz ve hezimet kabul etmez nikbinli\u011fidir. Atat\u00fcrk bu e\u015fsiz nikbinli\u011fi(a\u015f\u0131r\u0131 iyimserli\u011fi ve \u00fcmit beslemesi), ba\u015fta ve sonda, biri milletine ve \u00f6b\u00fcr\u00fc \u015fahs\u0131na ait iki b\u00fcy\u00fck tezah\u00fcrle vesikaland\u0131rd\u0131.  \t\t\t<\/p>\n<\/td>\n<\/tr>\n<\/tbody>\n<\/table>\n<p> Birinci vesika;  <\/p>\n<p> Bir millet i\u00e7in esaret ve mahk\u00fbmiyet an\u0131n\u0131n bir vak\u0131a halinde teslim edildi\u011fi hengamede bu vak\u0131aya inanmayan tek adam o idi. B\u00fct\u00fcn d\u00fcnya ile birlikte milleti de kendi \u00f6l\u00fcm\u00fcne inand\u0131\u011f\u0131 vakit bile o inanmad\u0131. Bu, Atat\u00fcrk&#39;\u00fcn millet ufkuna do\u011fu\u015fu ile ba\u015flayan ilk ve b\u00fcy\u00fck nikbinli\u011finin tecellisidir.  <\/p>\n<p> \u0130kinci vesika;  <\/p>\n<p> Milli kahraman, hasta d\u00f6\u015fe\u011finde g\u00fcnden g\u00fcne fenala\u015f\u0131rken, yak\u0131nlar\u0131ndan itibaren b\u00fct\u00fcn T\u00fcrk Milleti&#39;ne kadar herkes a\u011f\u0131r bir \u00fcmitsizlik i\u00e7inde bo\u011fuluyor; fakat kendisi bir \u00e7ocuk gibi saffetli, aya\u011fa kalkaca\u011f\u0131, otomobiline veya mot\u00f6r\u00fcne binece\u011fi dakikay\u0131 bekliyor, \u00f6lebilece\u011fine biran bile m\u00fcmk\u00fcn g\u00f6z\u00fc ile bakam\u0131yordu. Bu da sonuncu tecelli.  <\/p>\n<p> Atat\u00fcrk, ba\u015flang\u0131\u00e7ta Milleti&#39;nin; sonunda da kendisinin \u00f6l\u00fcm\u00fcne inanmad\u0131. Bu iki nikbinlik tecellisinin birinde hakl\u0131, \u00f6tekinde haks\u0131z \u00e7\u0131kt\u0131. Fakat koca bir millete hayat vesilesi getirmi\u015f bir kahraman\u0131n ferdi hayat\u0131 olamayaca\u011f\u0131 i\u00e7in, Onu ikinci tecellide haks\u0131z bulamayaca\u011f\u0131z.  <\/p>\n<table border=\"0\" cellspacing=\"0\" cellpadding=\"0\" width=\"100%\">\n<tbody>\n<tr>\n<td>\n<p> \t\t\tBenim g\u00f6z\u00fcmde birbirine ba\u011fl\u0131 iki i\u015fin sahibi olarak iki Atat\u00fcrk var.  \t\t\t<\/p>\n<p> \t\t\tZaman tasnifi ile bunlardan biri, d\u00fc\u015fman\u0131n denize d\u00f6k\u00fcl\u00fc\u015f\u00fcne, \u00f6b\u00fcr\u00fc de bug\u00fcne kadar s\u00fcrer. Biri \u00f6l\u00fcm h\u00fckm\u00fc giydirilmi\u015f bir milleti \u015fahland\u0131rd\u0131. Mucize \u00e7ap\u0131nda bir bar\u0131\u015fla madde ve askerlik plan\u0131nda muzaffer k\u0131ld\u0131rd\u0131. \u00d6b\u00fcr\u00fc, biran evvelki \u00f6l\u00fcm tehlikesini do\u011furan sebepler alemine kar\u015f\u0131 harekete ge\u00e7ti, fikir ve cemiyet plan\u0131nda yeni bir b\u00fcnye in\u015fas\u0131na giri\u015fti. Bu tarife g\u00f6re birine asker, \u00f6b\u00fcr\u00fcne ink\u0131lap\u00e7\u0131 Atat\u00fcrk demek, hat\u0131ra gelecektir. Atat\u00fcrk&#39;\u00fcn iki i\u015f merhalesini temsil eden cepheleri aras\u0131nda, bence mefkureci ve hudutsuz \u015fahsiyet; asker Atat\u00fcrk&#39;dedir. Asker s\u0131fat\u0131 da Onu ifadeye kifayetsizdir. Zira bu merhalede askerlik O&#39;nun sadece aletiydi. Bu merhalede O, en b\u00fcy\u00fck asker olmak k\u0131ymetinin \u00e7ok \u00fcst\u00fcnde bir de\u011fer ta\u015f\u0131d\u0131. Koca bir milletin dirili\u015f iradesini temsil eden mefk\u00fcrevi insan olmak de\u011feri. Bu de\u011ferle Atat\u00fcrk, be\u015fer tarihinde say\u0131s\u0131 bir ka\u00e7\u0131 ge\u00e7meyen hakiki millet kurtar\u0131c\u0131lar\u0131ndan bir tanesidir. Dehas\u0131n\u0131n s\u0131rr\u0131 da ne askeri, ne \u0130\u00e7timai, ne de aklidir. Aksine laboratuar ilimlerinin \u00e7er\u00e7eveleyemedi\u011fi ve aleladelikler(s\u0131radan \u015feyler) serisinin yana\u015famad\u0131\u011f\u0131 bir heyette ve tamam\u0131yla ferdi ve insiyakidir(f\u0131tri ve manevi bir kabiliyettir). Zaten kahraman dedi\u011fimiz me\u00e7hul yarat\u0131l\u0131\u015f ve b\u00fcnyenin b\u00fct\u00fcn farikas\u0131, bu ferdi ve insiyaki cevherde de\u011fil midir? Yoksa her hangi bir ihtilalci ba\u015flang\u0131\u00e7ta Milleti, Atat\u00fcrk gibi ayakland\u0131rabilir; her hangi bir asker, kurtulu\u015f m\u00fccadelesini Atat\u00fcrk kadar iyi idare edebilir ve her hangi bir idareci, Atat\u00fcrk&#39;\u00fcn kurdu\u011fu te\u015fekk\u00fclleri kurabilirdi. Fakat kimse, Samsun&#39;a \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131ndan, \u0130zmir&#39;e giri\u015fine kadar, O&#39;nun ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131 i\u00e7 k\u0131ymet ve iman\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131yamazd\u0131. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu k\u0131ymet ve iman: teknik, bilgi ve ak\u0131l i\u015fi de\u011fildir. B\u00fct\u00fcn bu melekelerin atalet ve felakete batt\u0131\u011f\u0131 dakikada, hepsini birden yerinden f\u0131rlatacak bir ruhi adale i\u015fidir. Kahraman dedi\u011fimiz me\u00e7hul yarat\u0131l\u0131\u015f ve b\u00fcnyenin herkesten farkl\u0131 olarak sahip oldu\u011fu hususi ve harikulade unsur da, i\u015fte bu ruhi adaledir.  \t\t\t<\/p>\n<\/td>\n<\/tr>\n<\/tbody>\n<\/table>\n<p> \u00a0  <\/p>\n<p> \u0130nk\u0131lap\u00e7\u0131 Atat\u00fcrk&#39;e b\u00fct\u00fcn talih ve salahiyetini asker Atat\u00fcrk haz\u0131rlad\u0131. Garip bir tesad\u00fcf cilvesi ile, iki Atat\u00fcrk&#39;ten her biri ayr\u0131 isimler ta\u015f\u0131yor. Mustafa Kemal ve Atat\u00fcrk&#8230; \u0130nk\u0131lap\u00e7\u0131 Atat\u00fcrk, Tanzimattan beri T\u00fcrk Cemiyeti&#39;nin Avrupa medeniyet manzumesine(sistem ve silsilesine) kavu\u015fturulmas\u0131 yolunda giri\u015filen yar\u0131m ve k\u0131s\u0131r te\u015febb\u00fcsleri, tam ve y\u00fczde y\u00fcz rand\u0131manl\u0131 hamleler haline getirdi.  <\/p>\n<p> T\u00fcrk Cemiyeti&#39;nin, Tanzimattan beri alev alev yanan kafas\u0131 ve ruhu ile bir t\u00fcrl\u00fc karar\u0131n\u0131 bulamad\u0131\u011f\u0131, hududunu \u00e7izemedi\u011fi, mevcutlardan neyi verip, neyi veremeyece\u011fini, neyi al\u0131p neyi alamayaca\u011f\u0131n\u0131 kestiremedi\u011fi medenile\u015fme davas\u0131n\u0131, b\u00fct\u00fcn \u015eark&#39;\u0131, topyek\u00fcn vermek ve yerine b\u00fct\u00fcn Garp&#39;\u0131 topyek\u00fcn almak \u015feklinde k\u00f6k\u00fcnden halletti. Onun bu c\u00fcretli iradesinde de, ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131 ruhi adalenin bir ihtizaz\u0131na (titre\u015fimine) \u015fahit oluyoruz. Tanzimat tabii seyrinde devam etseydi belki daha as\u0131rlarca, Atat\u00fcrk&#39;\u00fcn vard\u0131\u011f\u0131 bu telakki ve cesaret merhalesine ula\u015ft\u0131ramayacakt\u0131. Filhakika(ger\u00e7ek \u015fudur ki) b\u00fct\u00fcn m\u00fcesseseleriyle T\u00fcrk Cemiyetine as\u0131lan garp, T\u00fcrk topraklar\u0131 \u00fczerinde ve iktisadi, ilmi, i\u00e7timai sahalarda b\u00fcy\u00fck muvaffakiyetlerle yemi\u015fini verme\u011fe ba\u015flad\u0131. Kurtulu\u015f zaferini takip eden merhalede garp; kanun, \u015fapka, harf, yol, fabrika, banka, mektep, ordu, b\u00fct\u00fcn aletleriyle vatana tatbik edilebilmi\u015ftir. \u015eu kadar ki yaln\u0131z m\u00fcsbet bilgiler ve maddi aletler manzumesi telakki eden ve ruhi planda garb\u0131nda bizzat kendi kendisini aralad\u0131\u011f\u0131n\u0131 bilen bir fikir adam\u0131 g\u00f6z\u00fcnde bu hareket, k\u0131ymet h\u00fckm\u00fcn\u00fc saran bin bir \u00e7etin davaya kar\u015f\u0131 nihayet madde \u00e7er\u00e7evesinde b\u00fcy\u00fck bir \u0131slah\u00e7\u0131l\u0131k hareketi olmaktan ileriye ge\u00e7emez. Fikir, ahlak ve sanat cepheleriyle yepyeni, istiklali ve \u015fahsi bir cemiyet binas\u0131 i\u015fiyle de bir tutulamaz. \u0130kinci merhalenin Atat\u00fcrk&#39;\u00fc, \u0131slah\u00e7\u0131l\u0131k tarihimizin en b\u00fcy\u00fck \u00e7ehresidir. Fakat ilk merhalenin Atat\u00fcrk&#39;\u00fc, ayn\u0131 soydan hadiseler aras\u0131nda, b\u00fct\u00fcn be\u015fer tarihinin en ulvi ifadesini ta\u015f\u0131yacakt\u0131r.&quot;<a name=\"_ftnref1\" href=\"#_ftn1\" title=\"_ftnref1\">[1]<\/a>  <\/p>\n<p> \u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0  <\/p>\n<p align=\"center\"> &#160; <\/p>\n<p align=\"center\"> &#160; <\/p>\n<p align=\"center\"> &#160; <\/p>\n<p> <\/p>\n<hr \/>\n<p> <a name=\"_ftn1\" href=\"#_ftnref1\" title=\"_ftn1\">[1]<\/a>\u00a0 Kaynak: Atat\u00fcrk nas\u0131l \u00f6ld\u00fcr\u00fcld\u00fc?\u00a0 Og\u00fcn Deli \/ Akis Kitap \/ 1. Bask\u0131 &#8211; 2006 \/ \u0130ST \/ Sh:25  <\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>\u00a0  <\/p>\n<p> Atat\u00fcrk&#39;\u00fcn vefat\u0131ndan sonra yurt i\u00e7inde ve yurt d\u0131\u015f\u0131nda, hakk\u0131nda binlerle ifade edebilece\u011fimiz yaz\u0131lar yay\u0131nlanm\u0131\u015ft\u0131r. Her biri kendi i\u00e7inde de\u011ferlendirilmesi gereken yaz\u0131lardan birisi de, Necip Faz\u0131l K\u0131sak\u00fcrek&#39;in, Cumhuriyet Gazetesi&#39;nde, 16 Kas\u0131m 1938 tarihinde Atat\u00fcrk&#39;\u00fcn \u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fcn ard\u0131ndan kaleme ald\u0131\u011f\u0131 yaz\u0131d\u0131r.  <\/p>\n<p> <strong>Necip Faz\u0131l, Atat\u00fcrk&#39;\u00fcn vefat\u0131ndan dolay\u0131 ne hissetti\u011fini \u015fu \u015fekilde dile getiriyor:<\/strong>  <\/p>\n<p> &quot;Son on be\u015f g\u00fcnd\u00fcr her sabah yata\u011f\u0131m\u0131zdan kalk\u0131p Dolmabah\u00e7e Saray\u0131&#39;n\u0131 yerinde bulduktan sonra, ona varl\u0131k ve mana izafe eden (ba\u011flayan) unsurun yok oldu\u011funa inanabilmek, yaman bir idrak i\u015fkencesi; Atat\u00fcrk&#39;ten bir par\u00e7a halinde kalan bir \u00e7ok \u015fey aras\u0131nda onun yoklu\u011fu, merkezi olmayan bir daire tasviri gibi, i\u00e7inden \u00e7\u0131k\u0131lmaz bir muhal (olamazl\u0131k) hissi veriyor. F\u0131nd\u0131\u011f\u0131n kabu\u011funu k\u0131rmadan i\u00e7ini yiyen korkun\u00e7 bir sihirbaz edas\u0131 ile \u00f6l\u00fcm, Atat\u00fcrk&#39;\u00fc, h\u00fcviyeti etraf\u0131ndaki b\u00fcy\u00fck zarfa el de\u011fdirmeksizin ald\u0131 g\u00f6t\u00fcrd\u00fc.  <\/p>\n","protected":false},"author":24,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"closed","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[34],"tags":[],"class_list":["post-154","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-haziran-2006"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.millicozum.com\/mc\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/154","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.millicozum.com\/mc\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.millicozum.com\/mc\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.millicozum.com\/mc\/wp-json\/wp\/v2\/users\/24"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.millicozum.com\/mc\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=154"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.millicozum.com\/mc\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/154\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.millicozum.com\/mc\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=154"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.millicozum.com\/mc\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=154"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.millicozum.com\/mc\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=154"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}