{"id":1770,"date":"2010-03-24T18:33:42","date_gmt":"2010-03-24T18:33:42","guid":{"rendered":"https:\/\/www.millicozum.com\/mc\/2010\/03\/24\/ataturkun-manevi-mahiyeti-ve-vasiyeti\/"},"modified":"2010-03-24T18:33:42","modified_gmt":"2010-03-24T18:33:42","slug":"ataturkun-manevi-mahiyeti-ve-vasiyeti","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.millicozum.com\/mc\/2010\/nisan-2010\/ataturkun-manevi-mahiyeti-ve-vasiyeti\/","title":{"rendered":"ATAT\u00dcRK\u2019\u00dcN MANEV\u0130 MAH\u0130YET\u0130 VE VAS\u0130YET\u0130"},"content":{"rendered":"<p style=\"text-align: justify;\"><strong>Her biri, harika sanat ve yarat\u0131l\u0131\u015f eseri olan minnac\u0131k h\u00fccrelerden, zihinleri zorlayan muhte\u015fem galaksilere kadar bu muazzam ve muntazam varl\u0131klar\u0131n, kendili\u011finden ve k\u00f6r tesad\u00fcfler neticesinde meydana geldi\u011fini savunmak ve bu \u015fuursuz tabiat\u0131 tanr\u0131la\u015ft\u0131rmak; hayvanlar\u0131 bile \u00fczecek, \u015feytanlar\u0131 bile g\u00fcld\u00fcrecek en b\u00fcy\u00fck AKILSIZLIK ve SAPKINLIKTIR!<\/strong><\/p>\n<p><strong>\u0130nanan insanlar\u0131, inanc\u0131n\u0131 ya\u015fayan M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131 ve \u00f6zellikle Dini e\u011fitim kurumlar\u0131n\u0131; \u201c\u00e7a\u011fd\u0131\u015f\u0131, irticac\u0131, ihtiya\u00e7 fazlas\u0131\u201d g\u00f6r\u00fcp sata\u015fmak, en b\u00fcy\u00fck AHLAKSIZLIKTIR!<\/strong><\/p>\n<p><strong>S\u0131k s\u0131k demokrasiden, \u00f6zg\u00fcrl\u00fcklerden ve milli iradeden bahsedip, reyine ve deste\u011fine talip olduklar\u0131 milletin inanc\u0131n\u0131, hayat tarz\u0131n\u0131 ve kutsallar\u0131n\u0131 hor ve hakir g\u00f6rmek, en b\u00fcy\u00fck SAHTEK\u00c2RLIK ve SAYGISIZLIKTIR!<\/strong><\/p>\n<p><strong>Samimiyetsiz, cesaretsiz, art niyetli ve \u015feytan fikirli olduklar\u0131ndan, ger\u00e7ek y\u00fczlerini ortaya koymaktan korkarak ATAT\u00dcRK gibi milli ve tarihi \u015fahsiyetlerin arkas\u0131na s\u0131\u011f\u0131nan ve Onu \u201cDinsiz, materyalist ve hatta kom\u00fcnist\u201d g\u00f6sterip kendilerine dayanak uydurma gayretleriyle \u00e7\u0131rp\u0131nan \u00e7aps\u0131z ve \u00e7o\u011fu Sabataist ve Pakradun (Yahudi ve Ermeni D\u00f6nmezi) as\u0131ll\u0131 kimselerin bu sinsi ve s\u00fcnepe tav\u0131rlar\u0131, tarihimize, devletimize, milletimize ve gelece\u011fimize yap\u0131lan en b\u00fcy\u00fck HAKARET VE HAKSIZLIKTIR.<\/strong><\/p>\n<p><strong>Mustafa Kemal; \u201cBenim na\u00e7iz v\u00fccudum elbet toprak olacakt\u0131r\u201d s\u00f6zleriyle kullu\u011funu, her fani gibi sonu oldu\u011funu, huzurunda Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed\u2019i k\u00fc\u00e7\u00fcmsemeye kalk\u0131\u015fan ahmak ve al\u00e7ak yalakalar\u0131 nas\u0131l tersleyip susturdu\u011funu bilmezden gelip Onu \u201cTANRI\u201dla\u015ft\u0131rmaya ve \u201cTABU\u201dla\u015ft\u0131rmaya u\u011fra\u015fanlar, T\u00fcrkiye\u2019deki bir avu\u00e7 AZINLIKTIR ve bu S\u00d6M\u00dcR\u00dc SALTANATININ SOYSUZ U\u015eAKLARIDIR!<\/strong><\/p>\n<p><strong>Hi\u00e7 kimse unutmas\u0131n ki;<\/strong><\/p>\n<p><strong>Asil T\u00fcrk Milleti M\u00fcsl\u00fcmand\u0131r ve M\u00fcsl\u00fcman kalacakt\u0131r.<\/strong><\/p>\n<p><strong>\u0130nsanl\u0131k aleminin kar\u015f\u0131s\u0131nda h\u00fcrmet ve hayretle e\u011fildi\u011fi Sel\u00e7uklu ve Osmanl\u0131 gibi cihan devletlerini ve tarihin en b\u00fcy\u00fck medeniyetlerini, bu Millet \u0130slamiyet\u2019le kurmay\u0131 ba\u015farm\u0131\u015ft\u0131r.<\/strong><\/p>\n<p><strong>\u0130slami \u00f6z\u00fcnden uzakla\u015ft\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131 oranda maalesef emperyalizmle uzla\u015fan ve her y\u00f6nden tutsakla\u015fan M\u00fcsl\u00fcman T\u00fcrk Milleti, yine \u0130slam\u2019la dirilip yeni destanlar yazacakt\u0131r. Atat\u00fcrk\u2019\u00fcn gizlenen vasiyeti de bu talihli geli\u015fmelere i\u015faret etmekte ve manevi uyar\u0131lar ta\u015f\u0131maktad\u0131r.<\/strong><\/p>\n<p><strong>\u0130\u015fte Atat\u00fcrk\u2019\u00fcn saf ve sa\u011flam inanc\u0131:<\/strong><\/p>\n<p><strong><em>\u201cEfendiler: Mazhar\u0131 n\u00fcb\u00fcvvet ve risalet olan Fahrialem Efendimiz, bu k\u00fctle-i Arap i\u00e7inde ve Mekke\u2019de d\u00fcnyaya gelmi\u015f bir v\u00fccudu m\u00fcbarekti.\u201d (Nutuk c. 3 sh. 1240)<\/em><\/strong><\/p>\n<p><strong><em>(Allah taraf\u0131ndan Peygamber k\u0131l\u0131nmakla onurland\u0131r\u0131lan insanl\u0131k aleminin \u00f6v\u00fcn\u00e7 kayna\u011f\u0131 Hz. Muhammed Efendimiz Arap toplumu i\u00e7inde ve Mekke\u2019de d\u00fcnyaya gelen m\u00fcbarek ve m\u00fcstesna bir \u015fahsiyetti.)<\/em><\/strong><\/p>\n<p><strong><em>\u201cEy arkada\u015flar! Tanr\u0131 birdir, b\u00fcy\u00fckt\u00fcr; adat\u0131 ilahiye\u2019nin tecelliyat\u0131na bakarak diyebiliriz ki: insanlar iki s\u0131n\u0131fta, iki devirde m\u00fctalaa olunabilir. \u0130lk devir, be\u015feriyetin sabavet \u015febabet devridir. \u0130kinci devir, be\u015feriyetin r\u00fc\u015ft ve kemal devridir.\u201d <\/em><\/strong><strong>(Nutuk c. 3 sh. 1241)<\/strong><\/p>\n<p><strong>(Arkada\u015flar, Allah birdir, b\u00fcy\u00fckt\u00fcr. Yery\u00fcz\u00fcndeki ve insanl\u0131k tarihindeki ilahi kanun ve prensiplerin seyrine bakarak diyebiliriz ki: insanl\u0131\u011f\u0131n iki s\u0131n\u0131f ve s\u00fcrece ayr\u0131ld\u0131\u011f\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcp de\u011ferlendirilebilir:<\/strong><\/p>\n<p><strong>\u2022\u00a0 Birincisi insanl\u0131\u011f\u0131n bebeklik ve gen\u00e7lik d\u00f6nemidir.<\/strong><\/p>\n<p><strong>\u2022\u00a0 \u0130kincisi, insanl\u0131\u011f\u0131n ergenlik ve olgunlu\u011fa eri\u015fgenlik d\u00f6nemidir.<\/strong><\/p>\n<p><strong>\u201cAllah, Hz. Adem Aleyhisselamdan itibaren bilinen ve bilinmeyen pek \u00e7ok say\u0131da nebiler ve resuller g\u00f6ndermi\u015ftir. (Hz. Muhammed Efendimize kadarki d\u00f6nem be\u015feriyetin, s\u00fcrekli bir ebeveyne muhta\u00e7 bebeklik ve \u00e7ocukluk d\u00f6nemine benzemektedir) <\/strong><\/p>\n<p><strong>Ancak, Hz. Peygamberimiz vas\u0131tas\u0131yla (ve Kur\u2019an\u0131-\u0131 Kerimin muhkem ayetleriyle) en son ve en m\u00fckemmel dini hakikatleri ve medeniyet prensiplerini verip \u00f6\u011frettikten sonra, art\u0131k insanlara yeni din ve peygamber g\u00f6nderme ihtiyac\u0131 kalmam\u0131\u015f demektir. K\u0131yamete kadar farkl\u0131 d\u00f6nemlerdeki ve farkl\u0131 \u00fclkelerdeki insanlar; Kur\u2019an-\u0131 Kerimin temel prensipleri ve Hz. Peygamber Efendimizin genel \u00f6\u011fretileri do\u011frultusunda, \u00e7a\u011f\u0131n\u0131n ve \u015fartlar\u0131n\u0131n ihtiya\u00e7lar\u0131na uygun prensip ve projeleri, y\u00f6ntem ve y\u00f6netim \u015fekillerini, kendi ak\u0131llar\u0131, anlay\u0131\u015flar\u0131 ve bilimsel aray\u0131\u015flar\u0131yla bulabilecek bir olgunluk seviyesine ula\u015fm\u0131\u015f kabul edilmi\u015ftir.<\/strong><\/p>\n<p><strong>\u0130\u015fte bu sebepledir ki, Cenab\u0131 Peygamber Efendimiz, hatem\u00fclenbiya (en son nebi) ve Kitab\u0131 (Kur\u2019an-\u0131 Kerim), Kitab\u0131 Ekmel (en m\u00fckemmel kanun ve kurallar kayna\u011f\u0131)d\u0131r.\u201d (Bak. Nutuk c.3 sh. 1241. Devlet Kitaplar\u0131 ME Bas\u0131mevi \u0130ST. 1971)<\/strong><\/p>\n<p><strong>\u015eimdi Mustafa Kemal\u2019in Allah inanc\u0131, Peygamber itikad\u0131, Kur\u2019an\u2019a ba\u011fl\u0131l\u0131\u011f\u0131 ve \u0130slam\u2019a bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131 i\u015fte aynen b\u00f6yle oldu\u011fu;<\/strong><\/p>\n<p><strong>Bu iman ve irfan\u0131, sonradan baz\u0131 dinsiz \u00e7evreler, Sabataist \u015febekeler ve Darwinist densizlerce saklan\u0131p sapt\u0131r\u0131lmas\u0131n diye de, bunlar\u0131 tarihi Nutuk\u2019un i\u00e7ine yerle\u015ftirip resmile\u015ftirmi\u015f bulundu\u011fu halde, hala Onu Ateist ve Kom\u00fcnist g\u00f6stermeye \u00e7al\u0131\u015fan CIFITLARIN C\u0130NL\u0130\u011e\u0130 SIRITMAKTADIR VE K\u0130MSE BUNLARI YUTMAMAKTADIR!<\/strong><\/p>\n<p><strong>Atat\u00fcrk\u2019\u00fcn vasiyetinde ge\u00e7ti\u011fi \u00f6\u011frenilen baz\u0131 bilgiler:<\/strong><\/p>\n<p><strong>&#8211;\u00a0 \u0130srail\u2019in kurulaca\u011f\u0131<\/strong><\/p>\n<p><strong>&#8211;\u00a0 ABD Ba\u015fkan\u0131n\u0131n gen\u00e7 ya\u015fta suikasta u\u011frayaca\u011f\u0131<\/strong><\/p>\n<p><strong>&#8211;\u00a0 SSCB\u2019nin da\u011f\u0131laca\u011f\u0131<\/strong><\/p>\n<p><strong>&#8211;\u00a0 Mehdi ve Hz. \u0130sa\u2019n\u0131n T\u00fcrkiye\u2019den \u00e7\u0131kaca\u011f\u0131<\/strong><\/p>\n<p><strong>&#8211;\u00a0 \u0130nsanl\u0131\u011f\u0131n yeniden \u0130slam\u2019la huzura kavu\u015faca\u011f\u0131<\/strong><\/p>\n<p><strong>Kurtulu\u015f Sava\u015f\u0131 s\u0131ras\u0131nda Pakistan, Afganistan ve Hindistan M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n\u0131n, toplay\u0131p Rusya \u00fczerinden M\u00fcsl\u00fcman T\u00fcrk Karde\u015flerine g\u00f6nderdikleri paralarla \u0130\u015f Bankas\u0131 kurulup TCDD Yollar\u0131, Atat\u00fcrk Orman \u00c7iftlikleri gibi kurumlar olu\u015fturulup toplanan gelirler Anadolu\u2019daki \u00f6\u011frencilerin e\u011fitiminde kullan\u0131lmas\u0131 hedeflenmi\u015ftir. Atat\u00fcrk bu kurumlar i\u00e7in T\u00fcrk milletini vasi tayin etmi\u015ftir.<\/strong><\/p>\n<p><strong>Papa 16. Venedik\u2019in An\u0131tkabir\u2019e giderek Atat\u00fcrk\u2019\u00fcn huzurunda e\u011filmesi de b\u00fcy\u00fck T\u00fcrkiye i\u00e7in bir mesaj niteli\u011findedir.<\/strong><\/p>\n<p><strong>Atat\u00fcrk\u2019\u00fcn \u00f6zel kasalarda ve \u00f6zenle saklan\u0131lan tarihi vasiyetinin a\u00e7\u0131klanaca\u011f\u0131 talihli g\u00fcnler yak\u0131n g\u00f6r\u00fclmektedir.<\/strong><\/p>\n<p><strong>Vasiyette ge\u00e7en dini \u00f6ng\u00f6r\u00fclerden baz\u0131lar\u0131:<\/strong><\/p>\n<p><strong>\u2022\u00a0 Hz. \u0130sa\u2019n\u0131n yery\u00fcz\u00fcne g\u00f6nderilece\u011fi \u00fclke T\u00fcrkiye, \u015fehir \u0130stanbul ve yer Ayasofya camisidir.<\/strong><\/p>\n<p><strong>\u2022\u00a0 Katoliklerin, Ortodokslar\u0131n, Protestanlar\u0131n amac\u0131n\u0131n Ayasofya\u2019y\u0131 Kilise yapmak oldu\u011funu anlayan Atat\u00fcrk 1934 y\u0131llar\u0131nda imza karar\u0131yla m\u00fcze yap\u0131lmas\u0131n\u0131 isteyip b\u00f6ylece koruma alt\u0131na alm\u0131\u015f ve vasiyetinde cami olmas\u0131n\u0131 istedi\u011fini belirtmi\u015ftir.<\/strong><\/p>\n<p><strong>\u2022\u00a0 Hz. Mehdi \u00e7\u0131karken \u015fifre olarak \u015fu kelimeleri s\u00f6yleyecek.<\/strong><\/p>\n<p><strong>\u2022\u00a0 Bismillahirrahmanirrahim.<\/strong><\/p>\n<p><strong>\u201cLailahe \u0130llallah Muhemmed\u00fcrresul\u00fcllah\u201d<\/strong><\/p>\n<p><strong>\u201cAllah i\u00e7in biat ve cihat laz\u0131md\u0131r. Hak gelince Bat\u0131l y\u0131k\u0131lacakt\u0131r\u201d<\/strong><\/p>\n<p><strong>\u201cManevi bataryalar bo\u015fald\u0131 doldurmak laz\u0131md\u0131r\u201d<\/strong><\/p>\n<p><strong>\u201cT\u00fcrk Milletinin dini \u0130slam, Kitab\u0131 Kur\u2019an, Peygamberi Hz. Muhammed Aleyhisselamd\u0131r\u201d<\/strong><\/p>\n<p><strong>S\u00f6zlerinin ge\u00e7mesinden dolay\u0131, Atat\u00fcrk\u2019\u00fcn vasiyetinden malum ve mel\u2019un kesimlerin \u00fcrkt\u00fc\u011f\u00fc s\u00f6ylenmektedir.<\/strong><\/p>\n<p><strong>K\u00fcrt meselesi<\/strong><\/p>\n<p><strong>Uzay sanayini ilgilendiren madenlerin G\u00fcneydo\u011fu b\u00f6lgesindeki yerleriyle beraber belirtmi\u015ftir. Atat\u00fcrk K\u00fcrt halk\u0131 \u00fczerinden baz\u0131 fesatl\u0131klar\u0131n k\u00f6r\u00fcklenece\u011fini de s\u00f6ylemi\u015ftir.<\/strong><\/p>\n<p><strong>K\u00fcrtler karde\u015ftir demi\u015f ve ayr\u0131mc\u0131l\u0131\u011f\u0131 reddedip, herkesin temel insan hak ve h\u00fcrriyetlerinin verilmesi gerekti\u011fine dikkat \u00e7ekmi\u015ftir.<\/strong><\/p>\n<p><strong>Mustafa Kemal\u2019im \u015f\u00fcpheli ve \u015faibeli \u00f6l\u00fcm\u00fc \u00fczerine, Onun h\u0131yanet merkezleri oldu\u011fu gerek\u00e7esiyle kapatt\u0131\u011f\u0131 Masonik Loca ve Sabataist Cunta, hi\u00e7te hesapta olmayan \u0130smet \u0130n\u00f6n\u00fc\u2019y\u00fc Cumhurba\u015fkan\u0131 yapt\u0131\u011f\u0131, Onun da 1964\u2019de CIA ajanlar\u0131na, vasiyette ge\u00e7en b\u00fcy\u00fck T\u00fcrkiye idealini haber verdi\u011fi, ilgili bilgi ve belgeleri onlara s\u0131zd\u0131r\u0131p BOP\u2019u harekete ge\u00e7irdikleri y\u00f6n\u00fcndeki iddialar da \u00f6nemlidir.<\/strong><\/p>\n<p><strong>\u0130nan\u00e7s\u0131zl\u0131k karanl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ayd\u0131nl\u0131k sanan baz\u0131 zavall\u0131lar, Allah\u2019a, maneviyata ve Allah\u2019\u0131n baz\u0131 kullar\u0131n\u0131 \u00e7ok \u00f6zel yeteneklerle donatt\u0131\u011f\u0131na iman etmediklerinden, Mustafa Kemal\u2019in baz\u0131 hayret verici \u00f6ng\u00f6r\u00fclerini ve insanl\u0131\u011f\u0131n huzur ve kurtulu\u015f re\u00e7etelerini bile, fizikle ve metafizikle izaha \u00e7al\u0131\u015fmaktad\u0131r.<\/strong><\/p>\n<p><strong>Mustafa Kemal\u2019in;<\/strong><\/p>\n<p><strong>a) \u00a0 Hem yaln\u0131zl\u0131\u011f\u0131ndan<\/strong><\/p>\n<p><strong>b)\u00a0\u00a0 Hem zaman darl\u0131\u011f\u0131ndan<\/strong><\/p>\n<p><strong>c) \u00a0 Hem \u00e7evresinde kaliteli ve iyi niyetli insan azl\u0131\u011f\u0131ndan<\/strong><\/p>\n<p><strong>d)\u00a0\u00a0 Hem de, o d\u00f6nemde d\u00fcnyay\u0131 avucuna alm\u0131\u015f ve T\u00fcrkiye\u2019yi de maalesef ku\u015fatm\u0131\u015f bulunan Yahudi, sabataist ve masonlar\u0131n k\u0131skac\u0131 alt\u0131na al\u0131nmaktan dolay\u0131, asl\u0131nda gerekli ve \u00f6nemli olan, b\u00fct\u00fcn bu tarihi devrim ve de\u011fi\u015fimlerin:<\/strong><\/p>\n<p><strong>1- Baz\u0131lar\u0131n\u0131n zamanla ve \u00f6zellikle Atat\u00fcrk\u2019ten sonra, kat\u0131la\u015ft\u0131r\u0131l\u0131p hedefinden sapt\u0131r\u0131larak yozla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 ihtimaline kar\u015f\u0131 yeterli tedbirler al\u0131namam\u0131\u015f.<\/strong><\/p>\n<p><strong>2- Bir k\u0131sm\u0131, ge\u00e7ici \u015fartlar ve konjonkt\u00fcrel ihtiya\u00e7lar i\u00e7in yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131 halde, bunlar\u0131n kat\u0131 ve kal\u0131c\u0131 kurallar halinde topluma dayat\u0131lmas\u0131n\u0131 \u00f6nleyecek teoriler ve alternatif projeler haz\u0131rlanamam\u0131\u015f.<\/strong><\/p>\n<p><strong>3- Masonik mihraklar\u0131n, Yahudi ve sabataist tak\u0131m\u0131n\u0131n ve baz\u0131 az\u0131nl\u0131k ve azg\u0131n tabakan\u0131n, bu devrim ve de\u011fi\u015fimleri \u201cM\u00fcsl\u00fcmanl\u0131ktan resmen kopma ve \u0130slami olan her \u015feye d\u00fc\u015fman olma\u201d mant\u0131\u011f\u0131yla yorumlay\u0131p uygulamas\u0131na yol a\u00e7acak bo\u015fluklar\u0131n b\u0131rak\u0131lm\u0131\u015f, olmas\u0131 da elbette bir talihsizliktir. Hatta onun:<\/strong><\/p>\n<p><strong>\u201cBatmakta olan bir gemide bulunsan\u0131z; herhalde \u201cYeti\u015f Ey gazi\u201d demezsiniz. Elbette \u201cMedet ya Rabbi\u201d diyeceksiniz. Bundan daha tabii ne olabilir?\u201d (Bak: Sadi Borak)<\/strong><\/p>\n<p><strong>S\u00f6zleriyle kendisinin fani ve na\u00e7iz bir varl\u0131k oldu\u011funu s\u00f6ylemesine ra\u011fmen, baz\u0131lar\u0131 Mustafa Kemal\u2019i \u201cT\u00fcrk\u00fcn Peygamberi\u201d, Kemalizm\u2019i ise \u201cT\u00fcrk\u00fcn Dini\u201d g\u00f6sterecek kadar ileri gitmi\u015f ve s\u00fct\u00fc bozuklu\u011funu g\u00f6stermi\u015ftir.<\/strong><\/p>\n<p><strong>28 Kas\u0131m 1938\u2019de yani Atat\u00fcrk\u2019\u00fcn \u00f6l\u00fcm\u00fcnden 18 g\u00fcn sonra ikindi vakti saat 15:00\u2019te Ankara 3. Sulh Hukuk TRK Mahkemesinde a\u00e7\u0131lan bu vasiyetten iki tane zarf \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 bilinmektedir. Biri herkes taraf\u0131ndan bilinen 6 maddelik vasiyet; di\u011feri ise 50 y\u0131l sonra a\u00e7\u0131ls\u0131n diye Ankara\/Ulus\u2019taki Ziraat Bankas\u0131 kasalar\u0131na anahtar uydurulur diye tedbiren kaynakla kapat\u0131lan vasiyetidir. Acaba, a\u00e7\u0131klanmas\u0131 kas\u0131tl\u0131 olarak geciktirilen bu tarihi vasiyette de, Atat\u00fcrk\u2019\u00fcn;<\/strong><\/p>\n<ul>\n<li><strong>Baz\u0131 devrimlere hangi maksat ve mazeretlerle ihtiya\u00e7 hissetti\u011fi<\/strong><\/li>\n<li><strong>Ge\u00e7i\u015f s\u00fcreci tamamland\u0131ktan ve Cumhuriyet oturduktan sonra hangi yeni d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm ve d\u00fczenlemelere giri\u015fece\u011fi<\/strong><\/li>\n<li><strong>Ve asil milletimizin manevi temellere ve \u0130slami de\u011ferlere neden ve nas\u0131l sahip \u00e7\u0131kmas\u0131 gerekti\u011fi mi belirtilmektedir?<\/strong><\/li>\n<\/ul>\n<p><strong>Atat\u00fcrk\u2019\u00fc Ateist ve Darwinist g\u00f6stermek Ona yap\u0131lan en b\u00fcy\u00fck hakarettir!<\/strong><\/p>\n<p>Evrim teorisinin arkas\u0131nda bilimsel olmaktan ziyade ideolojik kayg\u0131lar\u0131n bulundu\u011fu, teori Darwin taraf\u0131ndan daha ilk ortaya at\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda kendini g\u00f6stermi\u015ftir. Darwin&#8217;in evrimci tezleri, materyalizme \u00e7ok \u00f6nemli bir destektir. Diyalektik materyalizmin kurucusu olan Karl Marx, \u00fcnl\u00fc kitab\u0131 Das Kapital&#8217;i Darwin&#8217;e ithaf etmi\u015f ve ona yollad\u0131\u011f\u0131 n\u00fcshaya da \u015f\u00f6yle bir not d\u00fc\u015fm\u00fc\u015ft\u00fc: &#8220;Charles Darwin&#8217;e, ate\u015fli bir hayran\u0131ndan.&#8221;<\/p>\n<p>Daha sonralar\u0131 da, evrim teorisinin hi\u00e7bir tutar yan\u0131n\u0131n kalmad\u0131\u011f\u0131 bilimsel verilerle defalarca ortaya kondu\u011fu halde, bir\u00e7ok siyasi ve ideolojik ak\u0131m, evrim fikrini ba\u015f tac\u0131 etmi\u015ftir. Fa\u015fizm, vah\u015fi kapitalizm, kom\u00fcnizm gibi materyalist ve din aleyhtar\u0131 temellere dayal\u0131 ideolojilerin teorisyenleri ve destek\u00e7ileri, her ne pahas\u0131na olursa olsun evrim teorisini ayakta tutma yar\u0131\u015f\u0131na girmi\u015fler, felsefi s\u00f6ylemlerini mutlaka evrimci temellere g\u00f6re \u015fekillendirmi\u015ftir.<\/p>\n<p><strong>Evrim Teorisi kas\u0131tl\u0131 bir uydurma ve \u00e7arp\u0131tmad\u0131r:<\/strong><\/p>\n<p>Bug\u00fcnk\u00fc savunuldu\u011fu \u015fekliyle evrim d\u00fc\u015f\u00fcncesini ilk ortaya atan ki\u015fi, amat\u00f6r bir \u0130ngiliz do\u011fa ara\u015ft\u0131rmac\u0131s\u0131 olan Charles Darwin&#8217;dir. Darwin evrimci tezlerini 1859&#8217;da yay\u0131nlad\u0131\u011f\u0131, k\u0131sa ad\u0131yla T\u00fcrlerin K\u00f6keni (The Origin of Species) isimli kitab\u0131nda ortaya att\u0131. Darwin bu kitab\u0131nda, canl\u0131lar\u0131n evrimini &#8220;do\u011fal seleksiyon&#8221; ad\u0131n\u0131 verdi\u011fi tezle a\u00e7\u0131klamaya giri\u015fmi\u015fti.<\/p>\n<p>Ona g\u00f6re, ya\u015fayan t\u00fcm canl\u0131lar ortak bir k\u00f6kene sahipti ve do\u011fal seleksiyon yoluyla birbirlerinden t\u00fcremi\u015flerdi. Ortama en iyi \u015fekilde uyum sa\u011flayanlar \u00f6zelliklerini gelecek nesillere aktar\u0131yor, b\u00f6ylece bu yararl\u0131 de\u011fi\u015fimler zamanla birikerek bireyi atalar\u0131ndan tamamen farkl\u0131 bir canl\u0131ya d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fcyordu. \u0130nsan ise, do\u011fal seleksiyon mekanizmas\u0131n\u0131n en geli\u015fmi\u015f \u00fcr\u00fcn\u00fcyd\u00fc. Darwin, &#8220;t\u00fcrlerin k\u00f6keni&#8221;ni buldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyordu: Bir t\u00fcr\u00fcn k\u00f6keni ba\u015fka bir t\u00fcrd\u00fc.<\/p>\n<p><strong>Darwin d\u00f6nemindeki bilimsel ve teknolojik d\u00fczey \u00e7ok geri durumdad\u0131r:<\/strong><\/p>\n<p>Darwin&#8217;in ileri s\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc fanteziler ilk bak\u0131\u015fta pek \u00e7ok kimseye makul ve \u00e7ekici geldi. Kitab\u0131, \u00f6zellikle belli siyasi ve ideolojik g\u00f6r\u00fc\u015flere sahip \u00e7evrelerde b\u00fcy\u00fck ra\u011fbet g\u00f6rd\u00fc. Teori olduk\u00e7a pop\u00fcler olmu\u015ftu. \u00c7\u00fcnk\u00fc o devirdeki mevcut bilgi d\u00fczeyi Darwin&#8217;in hayali senaryolar\u0131n\u0131n ger\u00e7ek d\u0131\u015f\u0131 oldu\u011funu g\u00f6stermeye hen\u00fcz yeterli de\u011fildi. \u00d6yle ki Darwin&#8217;in, varsay\u0131mlar\u0131n\u0131 \u00f6ne s\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc d\u00f6nemde genetik, mikrobiyoloji, biyomatematik gibi bilim dallar\u0131n\u0131n daha hi\u00e7biri ortada yoktu. O d\u00f6nemde genetik kanunlar\u0131 ve kromozomlar\u0131n yap\u0131s\u0131 biliniyor olsayd\u0131, Darwin, Lamarck&#8217;tan devrald\u0131\u011f\u0131 &#8220;edinilen fiziksel \u00f6zelliklerin sonraki nesillere aktar\u0131lmas\u0131&#8221; iddias\u0131na asla kalk\u0131\u015fmayacakt\u0131.<\/p>\n<p>Yine o d\u00f6nemde bilim d\u00fcnyas\u0131, h\u00fccrenin yap\u0131s\u0131 ve fonksiyonlar\u0131 hakk\u0131nda son derece y\u00fczeysel bir anlay\u0131\u015fa sahipti. E\u011fer Darwin elektron mikroskobu gibi bir teknolojiye sahip olsayd\u0131, h\u00fccredeki ve h\u00fccrenin organellerindeki ak\u0131l almaz karma\u015f\u0131kl\u0131\u011fa bizzat \u015fahit olacakt\u0131. \u0130\u00e7i\u00e7e ge\u00e7mi\u015f b\u00f6yle muhte\u015fem bir sistemin k\u00fc\u00e7\u00fck k\u00fc\u00e7\u00fck de\u011fi\u015fimlerle meydana gelemeyece\u011fini kendi g\u00f6zleriyle g\u00f6recekti. E\u011fer biyomatematik gibi bir bilim dal\u0131ndan haberi olsayd\u0131, de\u011fil h\u00fccrenin, tek bir protein molek\u00fcl\u00fcn\u00fcn bile rastlant\u0131 ve tesad\u00fcflerle olu\u015famayaca\u011f\u0131n\u0131 anlayacakt\u0131.<\/p>\n<p><strong>Ara-formlardan eser bulunmamaktad\u0131r:<\/strong><\/p>\n<p>Evrim teorisi, bir t\u00fcr\u00fcn bir ba\u015fka t\u00fcre d\u00f6n\u00fc\u015fmesinin milyonlarca y\u0131ll\u0131k uzun bir zaman dilimi i\u00e7erisinde yava\u015f ve a\u015famal\u0131 oldu\u011funu s\u00f6yler. Buna g\u00f6re, ilkel canl\u0131dan karma\u015f\u0131k olana ge\u00e7i\u015f uzun bir zaman\u0131 kapsar ve kademe kademe ilerler. Bu iddian\u0131n do\u011fal mant\u0131ksal sonucu ise, bu ge\u00e7i\u015f d\u00f6nemi s\u0131ras\u0131nda &#8220;ara ge\u00e7i\u015f formu&#8221; ad\u0131 verilen ucube canl\u0131lar\u0131n ya\u015fam\u0131\u015f olmas\u0131n\u0131 gerektirirdi.<\/p>\n<p>\u00d6rne\u011fin, bal\u0131k \u00f6zelliklerini hala ta\u015f\u0131mas\u0131na ra\u011fmen, bir yandan da baz\u0131 s\u00fcr\u00fcngen \u00f6zellikleri kazanm\u0131\u015f olan yar\u0131 bal\u0131k-yar\u0131 s\u00fcr\u00fcngenler ya\u015fam\u0131\u015f olmal\u0131d\u0131r ge\u00e7mi\u015fte. Ya da s\u00fcr\u00fcngen \u00f6zelliklerini ta\u015f\u0131rken, bir yandan da baz\u0131 ku\u015f \u00f6zellikleri kazanm\u0131\u015f s\u00fcr\u00fcngen-ku\u015flar ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015f olmal\u0131d\u0131r. Evrimciler, t\u00fcm canl\u0131lar\u0131n kademeli olarak birbirlerinden t\u00fcrediklerini iddia ettikleri i\u00e7in de, bu ara ge\u00e7i\u015f formlar\u0131n\u0131n t\u00fcrlerinin ve say\u0131lar\u0131n\u0131n milyonlarca olmas\u0131 beklenirdi.<\/p>\n<p>E\u011fer ger\u00e7ekten bu t\u00fcr canl\u0131lar ya\u015fam\u0131\u015flarsa, bunlar\u0131n kal\u0131nt\u0131lar\u0131na da fosil kay\u0131tlar\u0131nda rastlanabilirdi. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu ara ge\u00e7i\u015f formlar\u0131n\u0131n say\u0131s\u0131n\u0131n bug\u00fcn bildi\u011fimiz hayvan t\u00fcrlerinden bile fazla olmas\u0131 ve d\u00fcnyan\u0131n d\u00f6rt bir yan\u0131n\u0131n fosille\u015fmi\u015f ara ge\u00e7i\u015f formu kal\u0131nt\u0131lar\u0131yla dolu olmas\u0131 laz\u0131md\u0131r. Dahas\u0131, evrimciler 19. y\u00fczy\u0131l\u0131n ortas\u0131ndan bu yana d\u00fcnyan\u0131n d\u00f6rt bir yan\u0131nda hummal\u0131 fosil ara\u015ft\u0131rmalar\u0131 yaparak bu ara ge\u00e7i\u015f formlar\u0131n\u0131 aramaktad\u0131rlar. Oysa, 150 y\u0131la yak\u0131n bir s\u00fcredir, b\u00fcy\u00fck bir h\u0131rsla aranan bu ara ge\u00e7i\u015f formlar\u0131ndan eser g\u00f6r\u00fclmemektedir.<\/p>\n<p>Asl\u0131nda Darwin de bu ara ge\u00e7i\u015f formlar\u0131n\u0131n yoklu\u011funun fark\u0131ndayd\u0131. Fakat yine de aranan ara ge\u00e7i\u015f formlar\u0131n\u0131n ileride bulunacaklar\u0131n\u0131 umut ediyorlard\u0131. Ancak bu \u00fcmitli bekleyi\u015fine ra\u011fmen, teorisinin en b\u00fcy\u00fck a\u00e7maz\u0131n\u0131n bu konu oldu\u011funu g\u00f6r\u00fcyordu. Bu y\u00fczden, \u015f\u00f6yle yazm\u0131\u015ft\u0131:<\/p>\n<p><strong><em>E\u011fer ger\u00e7ekten t\u00fcrler \u00f6b\u00fcr t\u00fcrlerden yava\u015f geli\u015fmelerle t\u00fcremi\u015fse, neden say\u0131s\u0131z ara ge\u00e7i\u015f formuna rastlam\u0131yoruz? Neden b\u00fct\u00fcn do\u011fa bir karma\u015fa halinde de\u011fil de, tam olarak tan\u0131mlanm\u0131\u015f ve yerli yerinde? Say\u0131s\u0131z ara ge\u00e7i\u015f formu olmal\u0131, fakat ni\u00e7in yery\u00fcz\u00fcn\u00fcn say\u0131lamayacak kadar \u00e7ok katman\u0131nda g\u00f6m\u00fcl\u00fc olarak bulam\u0131yoruz&#8230; Ni\u00e7in her jeolojik yap\u0131 ve her tabaka b\u00f6yle ba\u011flant\u0131larla dolu de\u011fil? Jeoloji iyi derecelendirilmi\u015f bir s\u00fcre\u00e7 ortaya \u00e7\u0131karmamaktad\u0131r ve belki de bu benim teorime kar\u015f\u0131 ileri s\u00fcr\u00fclecek en b\u00fcy\u00fck itiraz olacakt\u0131r. (Charles Darwin, The Origin of Species, London, 1995, s.134) <\/em><\/strong><\/p>\n<p>\u00dcnl\u00fc \u0130ngiliz paleontolog (fosil bilimci) Derek W. Ager, bir evrimci olmas\u0131na kar\u015f\u0131n bu ger\u00e7e\u011fi \u015f\u00f6yle itiraf eder:<\/p>\n<p><strong><em>Sorunumuz \u015fudur: Fosil kay\u0131tlar\u0131n\u0131 detayl\u0131 olarak inceledi\u011fimizde, t\u00fcrler ya da s\u0131n\u0131flar seviyesinde olsun, s\u00fcrekli olarak ayn\u0131 ger\u00e7ekle kar\u015f\u0131lar\u0131z; kademeli evrimle geli\u015fen de\u011fil, aniden yery\u00fcz\u00fcnde ortaya \u00e7\u0131kan gruplar g\u00f6r\u00fcr\u00fcz. (Derek A. Ager, Proceedings of the British Geological Association, vol.87, n.2, 1976, s.133)<\/em><\/strong><\/p>\n<p><strong>Yery\u00fcz\u00fcndeki hayat aniden ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r<\/strong><\/p>\n<p>Yery\u00fcz\u00fc tabakalar\u0131 ve fosil kay\u0131tlar\u0131 incelendi\u011finde, yery\u00fcz\u00fcndeki canl\u0131 hayat\u0131n\u0131n birdenbire ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 anla\u015f\u0131l\u0131r. Canl\u0131 yarat\u0131klar\u0131n fosillerine rastlan\u0131lan en derin yery\u00fcz\u00fc tabakas\u0131, 500 milyon y\u0131l ya\u015f\u0131nda oldu\u011fu s\u00f6ylenen &#8220;Kambriyen&#8221; tabakad\u0131r.<\/p>\n<p>Kambriyen devrine ait tabakalarda bulunan canl\u0131lar ise, hi\u00e7bir atalar\u0131 olmaks\u0131z\u0131n birdenbire fosil kay\u0131tlar\u0131nda ortaya \u00e7\u0131kmaktad\u0131r. Kambriyen kayal\u0131klar\u0131nda bulunan fosiller, deniztaraklar\u0131, salyangozlar, trilobitler, s\u00fcngerler, kolsuayakl\u0131lar, solucanlar, denizanalar\u0131, deniz kirpileri, deniz h\u0131yarlar\u0131, y\u00fcz\u00fcc\u00fc kabuklular, deniz zambaklar\u0131 ve di\u011fer kompleks omurgas\u0131zlara ait bulunmaktad\u0131r. Kompleks yarat\u0131klardan meydana gelen bu geni\u015f canl\u0131 mozai\u011fi \u015fa\u015f\u0131rt\u0131c\u0131 bir bi\u00e7imde aniden ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r ki bu y\u00fczden jeolojik literat\u00fcrde bu mucizevi olay, &#8220;Kambriyen Patlamas\u0131&#8221; olarak an\u0131l\u0131r.<\/p>\n<p>Bu tabakadaki canl\u0131lar\u0131n \u00e7o\u011funda da, g\u00f6z gibi son derece geli\u015fmi\u015f organlar ya da solunga\u00e7 sistemi, kan dola\u015f\u0131m\u0131 gibi y\u00fcksek organizasyona sahip organizmalarda g\u00f6r\u00fclen sistemler bulunur. Fosil kay\u0131tlar\u0131nda bu canl\u0131lar\u0131n atalar\u0131n\u0131n oldu\u011funa dair herhangi bir i\u015farete rastlan\u0131lmaz. Earth Sciences dergisinin edit\u00f6r\u00fc Richard Monestarsky, canl\u0131 yarat\u0131klar\u0131n birdenbire ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015flar\u0131n\u0131 \u015f\u00f6yle anlat\u0131r:<\/p>\n<p><strong><em>Bug\u00fcn g\u00f6rmekte oldu\u011fumuz olduk\u00e7a kompleks hayvan formlar\u0131 aniden ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015flard\u0131r. Bu an, Kambriyen Devrin tam ba\u015f\u0131na rastlar ki denizlerin ve yery\u00fcz\u00fcn\u00fcn ilk kompleks yarat\u0131klarla dolmas\u0131 bu evrimsel patlamayla ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r. G\u00fcn\u00fcm\u00fczde d\u00fcnyan\u0131n her yan\u0131na yay\u0131lm\u0131\u015f olan hayvan filumlar\u0131 (tak\u0131mlar\u0131) erken Kambriyen Devir&#8217;de zaten vard\u0131rlar ve yine bug\u00fcn oldu\u011fu gibi birbirlerinden \u00e7ok farkl\u0131d\u0131rlar. (Richard Monestarsky, &#8220;Mysteries of the Orient, Discover, Nisan 1993, s.40) <\/em><\/strong><\/p>\n<p>G\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc gibi fosil kay\u0131tlar\u0131, canl\u0131lar\u0131n evrimin iddia etti\u011fi gibi ilkelden geli\u015ferek bir s\u00fcre\u00e7 izledi\u011fini de\u011fil, bir anda ve en m\u00fckemmel halde ortaya \u00e7\u0131kt\u0131klar\u0131n\u0131 g\u00f6stermektedir. K\u0131saca canl\u0131lar evrimle olu\u015fmam\u0131\u015f, yarat\u0131lm\u0131\u015flard\u0131r.<\/p>\n<p><strong>Canl\u0131l\u0131k tesad\u00fcf eseri olamayacak bir karma\u015f\u0131kl\u0131kla ve harika bir sanatla yarat\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r<\/strong><\/p>\n<p>Asl\u0131nda evrim teorisi fosil kay\u0131tlar\u0131na gelmeden \u00e7ok daha \u00f6nce \u00e7\u00f6km\u00fc\u015f durumdad\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc fosiller, \u00e7ok h\u00fccreli kompleks canl\u0131lar\u0131n geride b\u0131rakt\u0131klar\u0131 izlerdir. Evrim ise bu \u00e7ok h\u00fccreli kompleks canl\u0131lar\u0131n k\u00f6kenini a\u00e7\u0131klamak \u015f\u00f6yle dursun, ilk h\u00fccrenin hatta ilk proteinin nas\u0131l var oldu\u011fu sorusu kar\u015f\u0131s\u0131nda \u00e7aresizdir.<\/p>\n<p>Evrim teorisi canl\u0131l\u0131\u011f\u0131n, ilkel d\u00fcnya ko\u015fullar\u0131nda rastlant\u0131lar sonucu meydana gelen bir h\u00fccreyle ba\u015flad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ileri s\u00fcrer. Ancak 21. y\u00fczy\u0131la girerken bile pek \u00e7ok y\u00f6nden esrar\u0131n\u0131 koruyan canl\u0131 h\u00fccresinin varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 do\u011fa \u015fartlar\u0131na ve tesad\u00fcflere ba\u011flaman\u0131n nas\u0131l bir sa\u00e7mal\u0131k oldu\u011funu anlamak i\u00e7in h\u00fccrenin yap\u0131s\u0131 hakk\u0131nda biraz bilgi sahibi olmak bile yeterlidir.<\/p>\n<p>\u0130\u00e7erdi\u011fi organeller ve sistemlerle son derece kompleks bir yap\u0131 g\u00f6steren h\u00fccrenin de\u011fil ilkel d\u00fcnya \u015fartlar\u0131nda olu\u015fmas\u0131, g\u00fcn\u00fcm\u00fcz\u00fcn en ileri teknolojiye sahip laboratuarlar\u0131nda bile yapay olarak sentezlenmesi m\u00fcmk\u00fcn olmam\u0131\u015ft\u0131r. H\u00fccrenin yap\u0131ta\u015f\u0131 olan amino asitlerden ve bunlar\u0131n olu\u015fturdu\u011fu proteinlerden yola \u00e7\u0131karak de\u011fil h\u00fccre, onun mitokondri, ribozom, vs. gibi tek bir organeli bile olu\u015fturulamaz. Dolay\u0131s\u0131yla evrimin tesad\u00fcfen olu\u015ftu\u011funu iddia etti\u011fi ilk h\u00fccre yaln\u0131zca bir hayal g\u00fcc\u00fc ve fantezi \u00fcr\u00fcn\u00fc olarak kalm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p><strong>Proteinler tesad\u00fcfe meydan okumakta ve Ateistleri yalanlamaktad\u0131r<\/strong><\/p>\n<p>H\u00fccreyi \u015fimdilik bir kenara b\u0131rakal\u0131m. \u00c7\u00fcnk\u00fc h\u00fccreyi olu\u015fturan binlerce \u00e7e\u015fit karma\u015f\u0131k protein molek\u00fcllerinden bir tanesinin bile do\u011fal \u015fartlarda olu\u015fmas\u0131 ihtimal d\u0131\u015f\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Proteinler, belli say\u0131da ve \u00e7e\u015fitteki amino asitlerin \u00f6zel bir s\u0131rayla dizilmelerinden olu\u015fan dev molek\u00fcller olmaktad\u0131r. Bu molek\u00fcller canl\u0131 h\u00fccrelerinin yap\u0131ta\u015flar\u0131n\u0131 olu\u015fturmaktad\u0131r. En basitleri yakla\u015f\u0131k 50 amino asitten olu\u015fan proteinlerin binlerce amino asitten olu\u015fan \u00e7e\u015fitleri de vard\u0131r. Canl\u0131 h\u00fccrelerinde bulunan ve her birinin \u00f6zel bir g\u00f6revi olan proteinlerin yap\u0131lar\u0131ndaki tek bir amino asitin bile eksilmesi veya yerinin de\u011fi\u015fmesi ya da zincire fazladan bir amino asit eklenmesi, o proteini i\u015fe yaramaz bir molek\u00fcl y\u0131\u011f\u0131n\u0131 haline sokacakt\u0131r. Daha amino asitlerin &#8220;tesad\u00fcfen olu\u015ftuklar\u0131&#8221; iddias\u0131na bile ge\u00e7erli bir kan\u0131t ya da a\u00e7\u0131klama getirmekten, aciz olan molek\u00fcler evrim teorisi, proteinlerin olu\u015fumu noktas\u0131nda tamamen a\u00e7maza saplanmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Proteinlerin fonksiyonel yap\u0131s\u0131n\u0131n hi\u00e7bir \u015fekilde tesad\u00fcfen meydana gelemeyece\u011fi, herkesin anlayabilece\u011fi basit olas\u0131l\u0131k hesaplar\u0131yla bile rahatl\u0131kla g\u00f6r\u00fclebilir.<\/p>\n<p>\u00d6rne\u011fin, bile\u015fiminde 288 amino asit bulunan ve 12 farkl\u0131 amino asit t\u00fcr\u00fcnden olu\u015fan ortalama b\u00fcy\u00fckl\u00fckteki bir protein molek\u00fcl\u00fcn\u00fcn i\u00e7erdi\u011fi amino asitler 10<sup>300<\/sup> (1&#8217;in yan\u0131na 300 s\u0131f\u0131r) farkl\u0131 bi\u00e7imde dizilebilir. Ancak bu dizilimlerden yaln\u0131zca &#8220;1&#8221; tanesi bu s\u00f6z konusu proteini olu\u015fturur. Geriye kalan t\u00fcm dizilimler hi\u00e7bir i\u015fe yaramayan, hatta kimi zaman canl\u0131lar i\u00e7in zararl\u0131 bile olabilecek anlams\u0131z amino asit zincirleridir.<\/p>\n<p>Di\u011fer bir deyimle yukar\u0131da \u00f6rnek verdi\u011fimiz protein molek\u00fcl\u00fcnden yaln\u0131zca bir tekinin tesad\u00fcfen meydana gelmesi: &#8220;10<sup>300<\/sup>&#8216;de 1&#8243; ihtimaldir. Bu, 1&#8217;in yan\u0131na 300 adet s\u0131f\u0131r\u0131n gelmesiyle olu\u015fan &#8220;astronomik&#8221; say\u0131da &#8220;1&#8221; ihtimal ise, pratikte ger\u00e7ekle\u015fmesi imk\u00e2ns\u0131z bir \u015feydir. Dahas\u0131, 288 amino asitlik bir protein, canl\u0131lar\u0131n yap\u0131s\u0131nda bulunan di\u011fer 1000&#8217;lerce amino asitlik dev proteinlerle k\u0131yasland\u0131\u011f\u0131nda olduk\u00e7a m\u00fctevazi bir yap\u0131 say\u0131labilir. Ayn\u0131 ihtimal hesaplar\u0131n\u0131 bu dev molek\u00fcllere uygulad\u0131\u011f\u0131m\u0131zda ise bu &#8220;imk\u00e2ns\u0131z&#8221; kelimesinin bile yetersiz kald\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fclecektir.<\/p>\n<p>Canl\u0131l\u0131\u011f\u0131n geli\u015fiminde bir basamak daha ilerledi\u011fimizde, yaln\u0131z ba\u015f\u0131na tek bir proteinin de hi\u00e7bir \u015fey ifade etmedi\u011fi kesindir. \u015eimdiye kadar bilinen en k\u00fc\u00e7\u00fck bakterilerden biri olan &#8220;Mycoplasma Hominis H 39&#8243;un bile, 600 \u00e7e\u015fit proteine sahip oldu\u011fu belirlenmi\u015ftir. Bu durumda, tek bir protein i\u00e7in yapt\u0131\u011f\u0131m\u0131z \u00fcstteki ihtimal hesaplar\u0131n\u0131 600 \u00e7e\u015fit protein \u00fczerinden yapmam\u0131z gerekecektir. Sonu\u00e7ta kar\u015f\u0131la\u015faca\u011f\u0131m\u0131z rakamlar ise imk\u00e2ns\u0131z kavram\u0131n\u0131n \u00e7ok \u00f6tesindedir. Evet, Yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131 ve Allah\u2019\u0131 ink\u00e2r, gaflet, cehalet ve dalaletten \u00e7ok \u00f6te bir eblehlik ve ak\u0131l yetersizli\u011fidir.<\/p>\n<p><strong>\u0130mk\u00e2ns\u0131z\u0131 kabul etmek, safsata ve sa\u00e7mal\u0131kt\u0131r<\/strong><\/p>\n<p>Bir tanesinin bile tesad\u00fcfen olu\u015fmas\u0131 imk\u00e2ns\u0131z olan bu proteinlerden, ortalama bir milyon tanesinin tesad\u00fcfen uygun bir \u015fekilde bir araya gelip eksiksiz bir insan h\u00fccresini meydana getirmesi ise, milyarlarca kez daha imk\u00e2ns\u0131zd\u0131r. Kald\u0131 ki bir h\u00fccre, hi\u00e7bir zaman i\u00e7in bir protein y\u0131\u011f\u0131n\u0131ndan ibaret san\u0131lmamal\u0131d\u0131r. H\u00fccrenin i\u00e7inde, proteinlerin yan\u0131 s\u0131ra n\u00fckleik asitler, karbonhidratlar, lipitler, vitaminler, elektrolitler gibi ba\u015fka bir\u00e7ok kimyasal madde gerek yap\u0131 gerekse i\u015flev bak\u0131m\u0131ndan belli bir oran, uyum ve d\u00fczen \u00e7er\u00e7evesinde yer almaktad\u0131r. Her biri de bir\u00e7ok farkl\u0131 organelin i\u00e7inde yap\u0131ta\u015f\u0131 veya yard\u0131mc\u0131 molek\u00fcl olarak g\u00f6rev yapmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>G\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc gibi evrim, yeg\u00e2ne &#8220;a\u00e7\u0131klamas\u0131&#8221; olan tesad\u00fcf teorisiyle, de\u011fil h\u00fccre, h\u00fccredeki milyonlarca proteinden tek birinin olu\u015fumunu bile izah etmekten aciz ve uzakt\u0131r.<\/p>\n<p>Amerikal\u0131 Kimya profes\u00f6r\u00fc Perry Reeves ise bu konuda \u015fu itirafta bulunmaktad\u0131r:<\/p>\n<p><strong><em>Bir insan, amino asitlerin rastlant\u0131sal olarak birle\u015fiminden ne kadar fazla muhtemel yap\u0131 olu\u015fabilece\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fcnde, hayat\u0131n ger\u00e7ekten de bu \u015fekilde ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnmenin akla ayk\u0131r\u0131 geldi\u011fini g\u00f6r\u00fcr. B\u00f6yle bir i\u015fin ger\u00e7ekle\u015fmesinde bir B\u00fcy\u00fck \u0130n\u015fa Edici&#8217;nin var oldu\u011funu kabul etmek, akla \u00e7ok daha uygundur. (J. D. Thomas, Evolution and Faith, Abilene, TX, ACUPress, 1988, s.81-82)<\/em><\/strong><\/p>\n<p>T\u00fcrkiye&#8217;de, evrimci d\u00fc\u015f\u00fcncenin \u00f6nde gelen savunucular\u0131ndan Prof. Dr. Ali Demirsoy da, Kal\u0131t\u0131m ve Evrim isimli kitab\u0131nda, canl\u0131l\u0131k i\u00e7in en gerekli enzimlerden birisi olan Sitokrom-C&#8217;nin tesad\u00fcfen olu\u015fma olas\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 \u015f\u00f6yle ifade etmektedir:<\/p>\n<p><strong><em>&#8230; Sitokrom-C&#8217;nin belirli amino asit dizilimini sa\u011flamak, bir maymunun daktiloda hi\u00e7 yanl\u0131\u015f yapmadan insanl\u0131k tarihini yazma olas\u0131l\u0131\u011f\u0131 kadar azd\u0131r -maymunun rastgele tu\u015flara bast\u0131\u011f\u0131n\u0131 kabul ederek-. (Ali Demirsoy, Kal\u0131t\u0131m ve Evrim, Ankara, 1984, s.61)<\/em><\/strong><\/p>\n<p>Peki, bu sa\u00e7ma olas\u0131l\u0131\u011f\u0131 kabul etmek akla ayk\u0131r\u0131 de\u011fil midir? Evet, \u00f6yledir, ama evrimci bilim adamlar\u0131 yine de bu imk\u00e2ns\u0131z\u0131 kabul ederler. Ali Demirsoy, bu kabul\u00fcn nedenini \u015f\u00f6yle a\u00e7\u0131klar:<\/p>\n<p><strong><em>\u00d6z\u00fcnde bir Sitokrom-C&#8217;nin dizili\u015fini olu\u015fturmak i\u00e7in olas\u0131l\u0131k s\u0131f\u0131r denecek kadar azd\u0131r. Yani canl\u0131l\u0131k e\u011fer belli bir dizilimi gerektiriyorsa, bu t\u00fcm evrende bir defa olu\u015facak kadar az bir olas\u0131l\u0131\u011fa sahiptir denilebilir. Ya da olu\u015fumunda bizim tan\u0131mlayamayaca\u011f\u0131m\u0131z do\u011fa\u00fcst\u00fc g\u00fc\u00e7ler g\u00f6rev yapm\u0131\u015ft\u0131r. Bu sonuncusunu kabul etmek bilimsel amaca uygun de\u011fildir. O zaman birinci varsay\u0131m\u0131 irdelemek gerekir. (Ali Demirsoy, Kal\u0131t\u0131m ve Evrim, 1984, s. 61)<\/em><\/strong><\/p>\n<p>\u00dcstteki sat\u0131rlar\u0131 \u015f\u00f6yle de okuyabiliriz: &#8220;Bir proteinin tesad\u00fcfen olu\u015fma ihtimali s\u0131f\u0131rd\u0131r. Ama tesad\u00fcfen olu\u015fmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6ylersek, yarat\u0131lm\u0131\u015f oldu\u011funu kabul etmemiz, yani Allah&#8217;\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 onaylamam\u0131z gerekir. Bu amac\u0131m\u0131za uygun de\u011fildir.&#8221;<\/p>\n<p>G\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc gibi evrim teorisi ilk a\u015famas\u0131nda bile \u00e7\u00f6km\u00fc\u015f durumdad\u0131r, ama bu teorinin yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131n tek alternatifi oldu\u011funu bilen, yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131 kabul etmemeyi ise kendilerine ama\u00e7 edinmi\u015f olan baz\u0131 bilim adamlar\u0131, teoriye dogmatik bir bi\u00e7imde sar\u0131lmaktad\u0131rlar&#8230;<\/p>\n<p>\u00dcnl\u00fc \u0130ngiliz matematik\u00e7i ve astronom Sir Fred Hoyle, 12 Kas\u0131m 1981 tarihinde Nature dergisinde yay\u0131nlanan a\u00e7\u0131klamas\u0131nda bu ger\u00e7e\u011fi \u015f\u00f6yle itiraf eder:<\/p>\n<p><strong><em>Ya\u015fam\u0131n en k\u00fc\u00e7\u00fck biriminin evrim yoluyla meydana gelme ihtimali, bir hurda y\u0131\u011f\u0131n\u0131n\u0131 silip s\u00fcp\u00fcren kas\u0131rgan\u0131n, toparlad\u0131\u011f\u0131 par\u00e7alarla bir Boeing 747 u\u00e7a\u011f\u0131 meydana getirmesi ihtimali kadard\u0131r. <\/em><\/strong><\/p>\n<p><strong>Ya\u015fam\u0131n mucize projesi: DNA\u2019d\u0131r<\/strong><\/p>\n<p>H\u00fccrenin b\u00fct\u00fcn\u00fcn\u00fc de\u011fil, sadece \u00e7ekirde\u011findeki bir par\u00e7as\u0131 olan DNA&#8217;y\u0131 ele ald\u0131\u011f\u0131m\u0131zda bile, evrimin neden bir safsata oldu\u011funu anlamak kolayd\u0131r.<\/p>\n<p>DNA Darwin zaman\u0131nda bilinmiyordu. Canl\u0131l\u0131\u011f\u0131n k\u00f6kenini rastlant\u0131larla a\u00e7\u0131klama gayretindeki evrim teorisi, h\u00fccrenin yap\u0131s\u0131n\u0131n en temelindeki bu molek\u00fcllerin varl\u0131\u011f\u0131na bile tutarl\u0131 bir izah getirememi\u015fken, genetik bilimindeki ilerlemeler ve n\u00fckleik asitlerin, yani DNA ve RNA\u2019n\u0131n, ke\u015ffi bu temelsiz teoriyi yepyeni \u00e7\u0131kmazlara sokmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>1955 y\u0131l\u0131nda James Watson ve Francis Crick adlar\u0131ndaki iki bilim adam\u0131n\u0131n DNA hakk\u0131nda a\u00e7\u0131klad\u0131klar\u0131 \u00e7al\u0131\u015fmalar, biyolojide yepyeni bir \u00e7\u0131\u011f\u0131r a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131r. Bir\u00e7ok bilim adam\u0131, genetik konusuna y\u00f6neldi. Y\u0131llar s\u00fcren ara\u015ft\u0131rmalar sonucunda bug\u00fcn, DNA&#8217;n\u0131n yap\u0131s\u0131 b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde ayd\u0131nlanm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Burada DNA&#8217;n\u0131n yap\u0131s\u0131 ve i\u015flevi hakk\u0131nda \u00e7ok temel birka\u00e7 bilgi vermek yerinde olacakt\u0131r:<\/p>\n<p>V\u00fccuttaki 100 trilyon h\u00fccrenin her birinin \u00e7ekirde\u011finde bulunan DNA adl\u0131 molek\u00fcl, insan v\u00fccudunun eksiksiz bir \u201cyap\u0131 plan\u0131d\u0131r\u201d. Bir insana ait b\u00fct\u00fcn \u00f6zelliklerin bilgisi, d\u0131\u015f g\u00f6r\u00fcn\u00fcmden i\u00e7 organlar\u0131n\u0131n yap\u0131lar\u0131na kadar hepsi DNA&#8217;n\u0131n i\u00e7inde \u00f6zel bir \u015fifre sistemiyle kay\u0131tl\u0131d\u0131r. DNA&#8217;daki bilgi, bu molek\u00fcl\u00fc olu\u015fturan d\u00f6rt \u00f6zel molek\u00fcl\u00fcn dizili\u015f s\u0131ras\u0131 ile kodlanm\u0131\u015ft\u0131r. N\u00fckleotid (veya baz) ad\u0131 verilen bu molek\u00fcller, isimlerinin ba\u015f harfleri olan A, T, G, C ile tan\u0131t\u0131l\u0131r. \u0130nsanlar aras\u0131ndaki t\u00fcm yap\u0131sal farklar, bu harflerin dizili\u015f s\u0131ralamalar\u0131 aras\u0131ndaki farktan do\u011fmaktad\u0131r. Bir DNA molek\u00fcl\u00fcnde yakla\u015f\u0131k olarak 3.5 milyar n\u00fckleotid, yani 3.5 milyar harf bulunmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Bir organa ya da bir proteine ait olan DNA \u00fczerindeki bilgiler, \u201cgen\u201d ad\u0131 verilen \u00f6zel b\u00f6l\u00fcmlerde yer al\u0131r. \u00d6rne\u011fin g\u00f6ze ait bilgiler bir dizi \u00f6zel gende, kalbe ait bilgiler bir dizi ba\u015fka gende bulunmaktad\u0131r. H\u00fccredeki protein \u00fcretimi de bu genlerdeki bilgiler kullan\u0131larak yap\u0131l\u0131r. Proteinlerin yap\u0131s\u0131n\u0131 olu\u015fturan amino asitler, DNA&#8217;da yer alan \u00fc\u00e7 n\u00fckleotidin arka arkaya s\u0131ralanmas\u0131yla anlam kazan\u0131r.<\/p>\n<p><strong>Erbakan Hoca\u2019n\u0131n s\u0131k\u00e7a dikkat \u00e7ekti\u011fi gibi: Bitkilerin kromozomlar\u0131 tek bo\u011fumlu, hayvanlar\u0131n kromozomlar\u0131 \u00e7ift bo\u011fumlu, insanlar\u0131n kromozomlar\u0131 ise \u00fc\u00e7 bo\u011fumlu olmaktad\u0131r. Bu nedenle nebatat\u0131n hayvana, hayvanlar\u0131n ise insana evrilmesi bilimsel olarak imk\u00e2ns\u0131zd\u0131r. <\/strong><\/p>\n<p>Burada dikkat edilmesi gereken bir nokta vard\u0131r. Bir geni olu\u015fturan n\u00fckleotidlerde meydana gelecek bir s\u0131ralama hatas\u0131, o geni tamamen i\u015fe yaramaz k\u0131lacakt\u0131r.\u00a0 \u0130nsan v\u00fccudunda 200 bin gen bulundu\u011fu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcrse, bu genleri olu\u015fturan milyonlarca n\u00fckleotidin do\u011fru s\u0131ralamada tesad\u00fcfen olu\u015fabilmelerinin imk\u00e2ns\u0131zl\u0131\u011f\u0131 daha iyi anla\u015f\u0131l\u0131r. Evrimci bir biyolog olan Salisbury bu imk\u00e2ns\u0131zl\u0131kla ilgili olarak \u015funlar\u0131 aktarmaktad\u0131r.<\/p>\n<p><strong><em>Orta b\u00fcy\u00fckl\u00fckteki bir protein molek\u00fcl\u00fc, yakla\u015f\u0131k 300 amino asit i\u00e7erir. Bunu kontrol eden DNA zincirinde ise, yakla\u015f\u0131k 1000 n\u00fckleotid bulunacakt\u0131r. Bir DNA zincirinde d\u00f6rt \u00e7e\u015fit n\u00fckleotid bulundu\u011fu hat\u0131rlan\u0131rsa, 1000 n\u00fckleotidlik bir dizi, 41000 farkl\u0131 \u015fekilde olabilecektir. K\u00fc\u00e7\u00fck bir logaritma hesab\u0131yla bulunan bu rakam ise, akl\u0131n kavrama s\u0131n\u0131r\u0131n\u0131n \u00e7ok \u00f6tesindedir. (Frank B.Salisbury, Doubts about the Modern Synthetic Theory of Evolution, s.336)<\/em><\/strong><\/p>\n<p>41000&#8217;de bir, &#8220;k\u00fc\u00e7\u00fck bir logaritma hesab\u0131&#8221; sonucunda, 10<sup>620&#8242;<\/sup>de bir anlam\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131r. Bu say\u0131 1&#8217;in yan\u0131na 620 s\u0131f\u0131r eklenmesiyle elde edilen rakamd\u0131r. 1&#8217;in yan\u0131nda 12 tane s\u0131f\u0131r 1 trilyonu ifade ederken, 620 tane s\u0131f\u0131rl\u0131 bir rakam ger\u00e7ekten de kavranmas\u0131 m\u00fcmk\u00fcn olmayan bir say\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p><strong>Yani bu m\u00fckemmel varl\u0131klar\u0131n ve muhte\u015fem k\u00e2inat\u0131n, kendili\u011finden ve k\u00f6r tesad\u00fcflerle olu\u015fmas\u0131 imk\u00e2ns\u0131zd\u0131r. Ve Atat\u00fcrk\u2019\u00fcn b\u00f6yle bir safsataya inand\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6ylemek, Ona iftirad\u0131r.<\/strong><\/p>\n<p>Prof. Dr. Ali Demirsoy da bu konuda \u015fu itiraf\u0131 yapmak zorunda kal\u0131r:<\/p>\n<p><strong><em>Esas\u0131nda bir proteinin ve \u00e7ekirdek asidinin (DNA-RNA) olu\u015fma ihtimali tahminlerin \u00e7ok \u00f6tesinde bir olas\u0131l\u0131kt\u0131r. Hatta belirli bir protein zincirinin ortaya \u00e7\u0131kma ihtimali astronomik denecek kadar azd\u0131r. (Ali Demirsoy, Kal\u0131t\u0131m ve Evrim, 1984, s.39) <\/em><\/strong><\/p>\n<p><strong>Evrim temelinden \u00e7\u00f6km\u00fc\u015f bir teori enkaz\u0131d\u0131r <\/strong><\/p>\n<p>\u015euras\u0131 olduk\u00e7a ilgin\u00e7tir ki, daha bir canl\u0131 h\u00fccresi i\u00e7in gereken milyonlarca proteinden birinin olu\u015fumunu dahi izah edemezken evrimciler \u0131srarla, sudan karaya ge\u00e7i\u015f, karadan havaya ge\u00e7i\u015f, maymundan insana ge\u00e7i\u015f gibi pek \u00e7ok uydurma senaryolar \u00fcretebilmi\u015flerdir. As\u0131l cevap bulmalar\u0131 gereken, &#8220;canl\u0131l\u0131\u011f\u0131n ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131&#8221; sorusunu \u00f6rtbas ederek bu t\u00fcr temelsiz uydurmalarla dev bir enkaz olu\u015fturmu\u015flard\u0131r. Bu enkaz\u0131n \u00fczerine temeli olmayan bir bina y\u00fckseltmek istemi\u015fler, fakat onca \u00e7abalamalar\u0131na ra\u011fmen bu binan\u0131n enkaz\u0131 alt\u0131nda kalmaktan kurtulamam\u0131\u015flard\u0131r.<\/p>\n<p>Daha ortada tesad\u00fcfen meydana gelebilecek tek bir protein bile yokken, bu proteinlerin milyonlarcas\u0131n\u0131n tesad\u00fcflerle belli bir plan ve d\u00fczen i\u00e7inde birle\u015ferek canl\u0131 h\u00fccresini olu\u015fturmalar\u0131, bu h\u00fccrelerin yine tesad\u00fcflerle trilyonlarcas\u0131n\u0131n olu\u015fup biraraya gelerek hareket eden canl\u0131lar\u0131, bu canl\u0131lar\u0131n bal\u0131klar\u0131, bal\u0131klar\u0131n sudan karaya \u00e7\u0131karak s\u00fcr\u00fcngenleri, s\u00fcr\u00fcngenlerin de kanatlanarak ku\u015flar\u0131 olu\u015fturmas\u0131 ve bu \u015fekilde yery\u00fcz\u00fcndeki milyonlarca farkl\u0131 t\u00fcr\u00fcn meydana gelmesi sizce makul ve mant\u0131kl\u0131 bir iddia m\u0131d\u0131r?<\/p>\n<p>Sizce olmasa bile, evrimciler b\u00f6yle bir masala maalesef ger\u00e7ekten inanmaktad\u0131rlar.<\/p>\n<p>Cardiff \u00dcniversitesi&#8217;nden, Uygulamal\u0131 Matematik ve Astronomi Profes\u00f6r\u00fc Chandra Wickramasinghe hayat\u0131n tesad\u00fcflerle do\u011fdu\u011funa on y\u0131llar boyunca inand\u0131r\u0131lm\u0131\u015f bir bilim adam\u0131 olarak kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131 bu ger\u00e7e\u011fi \u015f\u00f6yle anlat\u0131r:<\/p>\n<p><strong><em>Bir bilim adam\u0131 olarak ald\u0131\u011f\u0131m e\u011fitim boyunca, bilimin herhangi bir bilin\u00e7li yarat\u0131l\u0131\u015f kavram\u0131 ile uyu\u015famayaca\u011f\u0131na dair \u00e7ok g\u00fc\u00e7l\u00fc bir beyin y\u0131kamaya tabi tutuldum. Bu kavrama kar\u015f\u0131 \u015fiddetle tav\u0131r al\u0131nmas\u0131 gerekiyordu&#8230; Ama \u015fu anda, Tanr\u0131&#8217;ya inanmay\u0131 \u00a0gerektiren a\u00e7\u0131klama kar\u015f\u0131s\u0131nda, \u00f6ne s\u00fcr\u00fclebilecek hi\u00e7bir ak\u0131lc\u0131 arg\u00fcman bulam\u0131yorum&#8230; Biz hep a\u00e7\u0131k bir zihinle d\u00fc\u015f\u00fcnmeye al\u0131\u015ft\u0131k ve \u015fimdi ya\u015fama getirilebilecek tek mant\u0131kl\u0131 cevab\u0131n yarat\u0131l\u0131\u015f oldu\u011fu sonucuna var\u0131yoruz, tesad\u00fcfi karma\u015falar de\u011fil. (Chandra Wickramasinghe, Interwiev in London Daily Express, 14 A\u011fustos 1981)<\/em><\/strong><\/p>\n<p><strong>Darwin Form\u00fcl\u00fc, dinsizlik mant\u0131\u011f\u0131d\u0131r!<\/strong><\/p>\n<p><strong>\u015eimdiye kadar ele ald\u0131\u011f\u0131m\u0131z t\u00fcm teknik delillerin yan\u0131nda, isterseniz evrimcilerin nas\u0131l sa\u00e7ma bir inan\u0131\u015fa sahip olduklar\u0131n\u0131 bir de \u00e7ocuklar\u0131n bile anlayabilece\u011fi kadar a\u00e7\u0131k bir \u00f6rnekle \u00f6zetleyelim. <\/strong><\/p>\n<p><strong>Evrim teorisi canl\u0131l\u0131\u011f\u0131n tesad\u00fcfen olu\u015ftu\u011funu iddia eder. Dolay\u0131s\u0131yla bu iddiaya g\u00f6re cans\u0131z ve \u015fuursuz atomlar bir araya gelerek \u00f6nce h\u00fccreyi olu\u015fturmu\u015flard\u0131r ve sonras\u0131nda ayn\u0131 atomlar bir \u015fekilde di\u011fer canl\u0131lar\u0131 ve insan\u0131 meydana getirmi\u015flerdir. \u015eimdi d\u00fc\u015f\u00fcnelim; canl\u0131l\u0131\u011f\u0131n yap\u0131ta\u015f\u0131 olan karbon, fosfor, azot, potasyum gibi elementleri bir araya getirdi\u011fimizde bir y\u0131\u011f\u0131n olu\u015fur. Bu atom y\u0131\u011f\u0131n\u0131, hangi i\u015flemden ge\u00e7irilirse ge\u00e7irilsin, tek bir canl\u0131 olu\u015fturamaz. \u0130sterseniz bu konuda bir &#8220;deney&#8221; tasarlayal\u0131m ve evrimcilerin asl\u0131nda savunduklar\u0131, ama y\u00fcksek sesle dile getiremedikleri iddiay\u0131 onlar ad\u0131na &#8220;Darwin Form\u00fcl\u00fc&#8221; ad\u0131yla inceleyelim:<\/strong><\/p>\n<p><strong>Evrimciler, \u00e7ok say\u0131da b\u00fcy\u00fck varilin i\u00e7ine canl\u0131l\u0131\u011f\u0131n yap\u0131s\u0131nda bulunan fosfor, azot, karbon, oksijen, demir, magnezyum gibi elementlerden bol miktarda koysunlar. Hatta normal \u015fartlarda bulunmayan ancak bu kar\u0131\u015f\u0131m\u0131n i\u00e7inde bulunmas\u0131n\u0131 gerekli g\u00f6rd\u00fckleri malzemeleri de bu varillere kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131rs\u0131nlar. Kar\u0131\u015f\u0131mlar\u0131n i\u00e7ine, istedikleri kadar amino asit, istedikleri kadar da (bir tekinin bile rastlant\u0131sal olu\u015fma ihtimali 10<sup>950<\/sup> olan) protein doldursunlar. Bu kar\u0131\u015f\u0131mlara istedikleri oranda \u0131s\u0131 ve nem versinler ve bunlar\u0131 istedikleri geli\u015fmi\u015f cihazlarla yo\u011fursunlar. Varillerin ba\u015f\u0131na da d\u00fcnyan\u0131n \u00f6nde gelen bilim adamlar\u0131n\u0131 oturtsunlar. Bu uzmanlar babadan o\u011fula, ku\u015faktan ku\u015fa\u011fa aktararak n\u00f6betle\u015fe milyarlarca, hatta trilyonlarca sene s\u00fcrekli varillerin ba\u015f\u0131nda n\u00f6bet tutsunlar. Bir canl\u0131n\u0131n olu\u015fmas\u0131 i\u00e7in hangi \u015fartlar\u0131n var olmas\u0131 gerekti\u011fine inan\u0131l\u0131yorsa hepsini kullanmak serbest olsun. Ancak, ne yaparlarsa yaps\u0131nlar o varillerden kesinlikle bir canl\u0131 \u00e7\u0131kartamazlar. Z\u00fcrafalar\u0131, aslanlar\u0131, ar\u0131lar\u0131, kanaryalar\u0131, b\u00fclb\u00fclleri, papa\u011fanlar\u0131, atlar\u0131, yunuslar\u0131, g\u00fclleri, orkideleri, zambaklar\u0131, karanfilleri, muzlar\u0131, portakallar\u0131, elmalar\u0131, hurmalar\u0131, domatesleri, kavunlar\u0131, karpuzlar\u0131, incirleri, zeytinleri, \u00fcz\u00fcmleri, \u015feftalileri, tavus ku\u015flar\u0131n\u0131, s\u00fcl\u00fcnleri, renk renk kelebekleri ve bunlar gibi milyonlarca canl\u0131 t\u00fcr\u00fcnden hi\u00e7birini olu\u015fturamazlar. De\u011fil burada birka\u00e7\u0131n\u0131 sayd\u0131\u011f\u0131m\u0131z bu canl\u0131 varl\u0131klar\u0131, bunlar\u0131n tek bir h\u00fccresini bile ba\u015faramazlar.<\/strong><\/p>\n<p><strong>K\u0131sacas\u0131, bilin\u00e7siz atomlar bir araya gelerek h\u00fccreyi yapamazlar.\u00a0 Sonra yeni bir karar vererek bir h\u00fccreyi ikiye b\u00f6l\u00fcp, sonra art arda ba\u015fka kararlar al\u0131p, elektron mikroskobunu bulan, sonra kendi h\u00fccre yap\u0131s\u0131n\u0131 bu mikroskop alt\u0131nda izleyen profes\u00f6rleri olu\u015fturamazlar. Madde, ancak Allah&#8217;\u0131n \u00fcst\u00fcn yaratmas\u0131yla hayat bulur.<\/strong><\/p>\n<p>Bunun aksini iddia eden evrim teorisi ise, akla tamamen ayk\u0131r\u0131 bir safsatad\u0131r. \u015eeytanl\u0131k ve ink\u00e2rc\u0131l\u0131k temelli dinsizliklerine, bilimsel yaftal\u0131 bir k\u0131l\u0131ft\u0131r.<\/p>\n<p>\u00a0<\/p>\n<p>\u00a0<\/p>\n<p>\u00a0<\/p>\n<p>\u00a0<\/p>\n<p>\u00a0<\/p>\n<p><strong><em>**&#8221;Bu yaz\u0131daki baz\u0131 bilgiler Meri\u00e7 Tumluer taraf\u0131ndan Ahmet Akg\u00fcl Hocam\u0131za g\u00f6nderilen bir dosyadan aktar\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.&#8221;<\/em><\/strong><\/p>\n<p>\u00a0<\/p>\n<p>\u00a0<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p style=\"text-align: justify;\"><strong>Her biri, harika sanat ve yarat\u0131l\u0131\u015f eseri olan minnac\u0131k h\u00fccrelerden, zihinleri zorlayan muhte\u015fem galaksilere kadar bu muazzam ve muntazam varl\u0131klar\u0131n, kendili\u011finden ve k\u00f6r tesad\u00fcfler neticesinde meydana geldi\u011fini savunmak ve bu \u015fuursuz tabiat\u0131 tanr\u0131la\u015ft\u0131rmak; hayvanlar\u0131 bile \u00fczecek, \u015feytanlar\u0131 bile g\u00fcld\u00fcrecek en b\u00fcy\u00fck AKILSIZLIK ve SAPKINLIKTIR!<\/strong><\/p>\n","protected":false},"author":51,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"closed","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[107],"tags":[],"class_list":["post-1770","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-nisan-2010"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.millicozum.com\/mc\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1770","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.millicozum.com\/mc\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.millicozum.com\/mc\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.millicozum.com\/mc\/wp-json\/wp\/v2\/users\/51"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.millicozum.com\/mc\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=1770"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.millicozum.com\/mc\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1770\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.millicozum.com\/mc\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=1770"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.millicozum.com\/mc\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=1770"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.millicozum.com\/mc\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=1770"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}