{"id":1984,"date":"2011-02-25T11:21:20","date_gmt":"2011-02-25T11:21:20","guid":{"rendered":"https:\/\/www.millicozum.com\/mc\/2011\/02\/25\/haclilarin-itirafiyla-osmanli-ordulari\/"},"modified":"2011-02-25T11:21:20","modified_gmt":"2011-02-25T11:21:20","slug":"haclilarin-itirafiyla-osmanli-ordulari","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.millicozum.com\/mc\/2011\/mart-2011\/haclilarin-itirafiyla-osmanli-ordulari\/","title":{"rendered":"HA\u00c7LILARIN \u0130T\u0130RAFIYLA OSMANLI ORDULARI"},"content":{"rendered":"\n<p><b>1672\u2019de Osmanl\u0131 Ordusunun Edirne\u2019den Polonya\u2019ya Do\u011fru Hareket Etmesini Frans\u0131z diplomat \u015f\u00f6yle anlat\u0131yordu:<\/b><\/p>\n<p>17. As\u0131rda Fransa B\u00fcy\u00fckel\u00e7ili\u011fi ba\u015f terc\u00fcman\u0131 olarak uzun y\u0131llar T\u00fcrkiye&#8217;de bulunan Antoine Galland 1672 May\u0131s\u0131n\u0131n 7&#8217;nci g\u00fcn\u00fc Sultan IV. Mehmed&#8217;in Polonya seferine \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131n\u0131 \u015f\u00f6yle anlatmaktad\u0131r:<\/p>\n<p><b><i>&#8220;Hayat\u0131mda bundan daha g\u00fczel, daha muhte\u015fem bir alay ve merasimle kar\u015f\u0131la\u015fmam\u0131\u015ft\u0131m. D\u00fcnyan\u0131n hi\u00e7 bir yerinde bundan daha parlak, daha d\u00fczenli, daha zengin bir ge\u00e7it resmi yap\u0131lamazd\u0131. Ordunun bizzat Padi\u015fah&#8217;\u0131n komutas\u0131 alt\u0131nda \u015fehirden \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131 g\u00fcne\u015fin do\u011fmas\u0131ndan ba\u015flayarak be\u015f saat s\u00fcrd\u00fc. Polonya s\u0131n\u0131r\u0131na kadar olan merkezlerdeki T\u00fcrk birlikleri yolda bu orduya kat\u0131lacaklard\u0131.<\/i><\/b><\/p>\n<p><b><i>Ge\u00e7en askerler kadar atlar\u0131 da muhte\u015femdi. \u0130nsan hangisini seyredece\u011fini \u015fa\u015f\u0131r\u0131yordu. Hayvanlar\u0131n \u00fczerinde muhte\u015fem \u00f6rt\u00fcler vard\u0131. Sadece ba\u015flar\u0131 ve bacaklar\u0131 g\u00f6r\u00fcn\u00fcyordu. Bir\u00e7o\u011fu z\u0131rhl\u0131yd\u0131. Z\u0131rh\u0131 olmayanlar\u0131n sa\u011fr\u0131lar\u0131 kaplan veya pars postuyla \u00f6rt\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fc. At \u00fczerindeki sipahiler k\u0131l\u0131\u00e7, yay, s\u0131rma i\u015flemeli ve i\u00e7i ok dolu birer okluk ta\u015f\u0131yordu. Gayet g\u00fczel cilalanm\u0131\u015f kalkanlar\u0131 da vard\u0131. T\u00fcfek ta\u015f\u0131yan asker yaya y\u00fcr\u00fcyordu. Atl\u0131lar\u0131n bir k\u0131sm\u0131 m\u0131zrakl\u0131yd\u0131.<\/i><\/b><\/p>\n<p><b><i>\u0130lk birlikler ge\u00e7tikten sonra kalabal\u0131k bir mehter tak\u0131m\u0131 y\u00fcr\u00fcmeye ba\u015flad\u0131. Yeni\u00e7eri ad\u0131mlar\u0131yla hem y\u00fcr\u00fcyor hem de \u00e7al\u0131p okuyorlard\u0131. K\u00f6slere ve davullara vuruldu\u011fu zaman yer yerinden oynuyordu. Sergiledikleri ihti\u015fam mucizeye benzer bir hava olu\u015fturmaktayd\u0131. Mehter tak\u0131m\u0131ndan sonra yine sonu gelmez gibi g\u00f6r\u00fcnen birlikler ge\u00e7meye ba\u015flad\u0131. T\u00fcrk askerinin demirden ve \u00fczerleri i\u015flemeli z\u0131rhlar\u0131 ye\u015fil, k\u0131rm\u0131z\u0131 ve sar\u0131 satenden sar\u0131klar\u0131, ipek kordonlarla s\u00fcsl\u00fc kadife cepkenleri, en iyi \u015fekilde \u00fcretilmi\u015f silahlar\u0131 seyredenleri hayretle kar\u0131\u015f\u0131k bir hayranl\u0131k i\u00e7inde b\u0131rak\u0131yordu. Onlar\u0131n silahlar\u0131na o derece de \u00f6zen g\u00f6sterilmi\u015fti ki, her ok ayr\u0131 ayr\u0131 cilalanm\u0131\u015f ve s\u00fcslenip haz\u0131rlanm\u0131\u015ft\u0131.<\/i><\/b><\/p>\n<p><b><i>Eski \u00e7a\u011f\u0131n sava\u015f tanr\u0131s\u0131 Mars g\u00f6kten inip bu manzaray\u0131 g\u00f6rseydi utan\u00e7 ve korkusundan hemen geldi\u011fi yere d\u00f6n\u00fcp ka\u00e7ard\u0131.\u201d<\/i><\/b><\/p>\n<p><b>1672 y\u0131l\u0131 Osmanl\u0131 imparatorlu\u011funun duraklama devrindedir. Fransa Sefareti Ba\u015f terc\u00fcman\u0131 Galland&#8217;\u0131n mucize gibi diyerek vasfetti\u011fi bu ordu \u0130man, \u0130sl\u00e2m, Kur&#8217;\u00e2n ve \u015eer&#8217;-i M\u00fcb\u00een i\u00e7in y\u00fcr\u00fcyordu. O ordunun sancaklar\u0131nda Kelime-i Tevhid yaz\u0131l\u0131yd\u0131. O ordu, g\u00fcnde be\u015f kez ezanlar okunarak ve asker cemaatle namaz k\u0131larak ilerliyordu. O ordu, Rab olarak Allah&#8217;\u0131, Nebi olarak Muhammed Mustafa&#8217;y\u0131, Din olarak \u0130sl\u00e2m&#8217;\u0131, Kitab olarak Kur&#8217;\u00e2n\u0131, nizam olarak Adil D\u00fczeni tan\u0131yordu. O orduda ulema, evliya ve s\u00fcleh\u00e2 bulunuyordu. O ordu Kur&#8217;\u00e2n okuyarak y\u00fcr\u00fcyordu. O ordu i&#8217;l\u00e2-i Kelimetullah i\u00e7in y\u00fcr\u00fcyordu. O ordu \u0130sl\u00e2m sancaklar\u0131, Tevhid \u00e2yetleri, tehliller ile y\u00fcr\u00fcyordu. O ordunun ba\u015fkumandan\u0131 Res\u00fbl-i Kibriya aleyhi ekmel\u00fcttahaya efendimiz oldu\u011fu biliniyordu. O ordu imanl\u0131, Allahl\u0131, Kur&#8217;\u00e2nl\u0131 bir orduydu. O orduda fi sebilillah cihad ederken katl edilenler \u015fehid, sa\u011f kalanlar gazi oluyordu. Evet, o ordu ger\u00e7ekten muhte\u015fem bir orduydu&#8230; Mucize gibi bir orduydu&#8230; O ordunun hayali bile cihana de\u011fer bulunuyordu.<\/b><\/p>\n<p>Son elli y\u0131l i\u00e7inde \u0130sl\u00e2m\u00ee kesimde cihad edebiyat\u0131 yayg\u0131nla\u015ft\u0131 ve hayli ucuzlat\u0131l\u0131p suland\u0131r\u0131ld\u0131. Kur&#8217;\u00e2na ve S\u00fcnnete g\u00f6re cihad kavram\u0131 ve de\u011feri unutuldu, onun yerine mecaz\u00ee manada cihad ve m\u00fccahidler geldi.<\/p>\n<p>\u0130man, \u0130sl\u00e2m, Kur&#8217;\u00e2n, S\u00fcnnet, \u015eeriat i\u00e7in yap\u0131lan etkili ve ihlasl\u0131 hizmetler de elbette (mecaz\u00ee) manada bir t\u00fcr cihad olabilir ama bu konuda s\u0131n\u0131rlar\u0131 a\u015fmak yanl\u0131\u015ft\u0131.<\/p>\n<p>Bizde ulusalc\u0131 ge\u00e7inen, ama \u0130slam\u2019\u0131 hat\u0131rlatt\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in Osmanl\u0131\u2019ya gizli ve derin bir kin besleyen, b\u00f6ylece asl\u0131n\u0131 ink\u00e2r eden ve tarihi miras\u0131na nank\u00f6rl\u00fc\u011fe yeltenen kesimlerin aksine, bir\u00e7ok iz\u2019an ve insaf ehli Bat\u0131l\u0131 tarih\u00e7i ve g\u00f6zlemciler Osmanl\u0131\u2019n\u0131n adalet ve faziletini ve Osmanl\u0131 ordular\u0131n\u0131n \u0130slam\u2019dan kaynaklanan cesaret ve merhametini a\u00e7\u0131k\u00e7a itiraf etmekte ve hayranl\u0131klar\u0131n\u0131 dile getirmektedirler.<\/p>\n<p>Ad\u0131, tarihteki b\u00fcy\u00fck kumandanlar aras\u0131nda an\u0131lan Napolyon Bonapart&#8217;a, Saint Helena adas\u0131nda hapiste bulundu\u011fu s\u0131rada &#8220;Kimler b\u00fcy\u00fck adamd\u0131r?&#8221; diye sormalar\u0131 \u00fczerine, o, Fatih Sultan Mehmed&#8217;i kastederek: <b><i>&#8220;B\u00fcy\u00fckl\u00fckte ben onun \u00e7\u0131ra\u011f\u0131 bile olamam. &#8216;Neden?&#8217; derseniz, bana pek ac\u0131 gelen bir ger\u00e7e\u011fi a\u00e7\u0131klamam icap eder ki, o da \u015fudur: Ben k\u0131l\u0131\u00e7la fethetti\u011fim yerleri, hayatta iken geri vermi\u015f bir bedbaht\u0131m. O ise, fethetti\u011fi yerleri nesilden nesile intikal ettirmenin s\u0131rr\u0131na ermi\u015f bir bahtiyard\u0131r.&#8221; <\/i><\/b>demi\u015ftir. Bunun s\u0131rr\u0131n\u0131 da Kur\u2019ani anlay\u0131\u015fta ve \u0130slam ahlak\u0131nda aramak gerekir.<\/p>\n<p>13. y\u00fczy\u0131l\u0131n sonlar\u0131nda tarih sahnesine \u00e7\u0131kan Osmanl\u0131 Devleti&#8217;nin s\u0131n\u0131rlar\u0131, 16 ve 17. as\u0131rlarda en geni\u015f h\u00e2line ula\u015fm\u0131\u015ft\u0131. Bat\u0131 cephesi Trieste ile Viyana&#8217;da, kuzey cephesi Polonya&#8217;n\u0131n biti\u015fi\u011findeydi. Karadeniz ile Azak Denizi birer Osmanl\u0131 g\u00f6l\u00fc h\u00e2line gelmi\u015fti. 1475&#8217;ten 1768&#8217;e kadar Osmanl\u0131 \u0130mparatorlu\u011fu ile ona ba\u011fl\u0131 devletlerden ba\u015fka hi\u00e7bir devletin bu denizlerde k\u0131y\u0131s\u0131 yoktur. Kafkasya&#8217;n\u0131n bat\u0131s\u0131 gibi, Asya&#8217;n\u0131n bat\u0131s\u0131nda Dicle ve F\u0131rat nehirlerinin yataklar\u0131 da \u0130ran K\u00f6rfezi&#8217;ne kadar Osmanl\u0131 idaresi alt\u0131ndayd\u0131. Osmanl\u0131, Suriye&#8217;yi de en geni\u015f co\u011fraf\u00ee manas\u0131yla elinde tutuyordu. Arabistan&#8217;\u0131n bat\u0131s\u0131 b\u00fct\u00fcn\u00fcyle en g\u00fcneydeki Yemen&#8217;i i\u00e7ine alacak \u015fekilde Osmanl\u0131 idaresindeydi ki, bu da Osmanl\u0131&#8217;ya Hint Okyanusu&#8217;nda h\u00e2kimiyet sa\u011fl\u0131yordu. Ayn\u0131 \u015fekilde, Kuzey Afrika da M\u0131s\u0131r&#8217;dan en bat\u0131daki Fas&#8217;\u0131n do\u011fu s\u0131n\u0131r\u0131na kadar Osmanl\u0131 topra\u011f\u0131yd\u0131. B\u00f6ylesine b\u00fcy\u00fck bir devletin uzun \u00f6m\u00fcrl\u00fc olmas\u0131nda, kayna\u011f\u0131n\u0131 manevi de\u011ferlerden alan baz\u0131 hususlar vard\u0131r ki, bunlar\u0131n bilinmesi yeni yeti\u015fmekte olan nesillere ufuk a\u00e7acakt\u0131r.<\/p>\n<div>\n<p><b>\u0130taat, intizam ve temizlik anlay\u0131\u015f\u0131!<\/b><\/p>\n<p>Osmanl\u0131 ordusunun muvaffakiyete ula\u015fmas\u0131nda en m\u00fchim hususiyet; \u00e2mirlere itaat, nizam ve temizlik, k\u0131saca i\u00e7 ve d\u0131\u015f disiplindir. Osmanl\u0131 ordusunu yak\u0131ndan tan\u0131ma f\u0131rsat\u0131 bulmu\u015f yabanc\u0131lar, sefirler ve komutanlar, onun bu hususiyetine dikkatleri \u00e7ekmi\u015flerdir. Mesel\u00e2, Avusturya&#8217;n\u0131n \u0130stanbul B\u00fcy\u00fckel\u00e7isi Busbecq, Kanun\u00ee&#8217;nin Amasya ordug\u00e2h\u0131n\u0131 \u015f\u00f6yle tasvir eder: &#8220;Bu muazzam kalabal\u0131k i\u00e7inde medhe de\u011fer g\u00f6r\u00fcnen nokta, sessizlik ve disiplindir. Hi\u00e7bir ba\u011fr\u0131\u015fma ve u\u011fultu yoktur. H\u00e2lbuki alel\u00e2de kalabal\u0131klarda b\u00f6yle \u015feyler eksik olmaz. Herkes kendisine tayin edilen noktada rahat\u00e7a duruyordu. Pa\u015falar, sancak ve alay beyleri, y\u00fczba\u015f\u0131lar ve daha k\u00fc\u00e7\u00fck T\u00fcrk subaylar\u0131 yerlerine oturmu\u015flard\u0131. Alel\u00e2de neferler ayakta idi. En \u00e7ok g\u00f6ze \u00e7arpan topluluk, say\u0131lar\u0131 birka\u00e7 bine eri\u015fen yeni\u00e7erilerdi. Bunlar, di\u011fer birliklerden ayr\u0131 bir yerde uzun bir saf h\u00e2linde duruyorlard\u0131. O kadar sessizdiler ki, benden \u00e7ok uzakta bulunmad\u0131klar\u0131 h\u00e2lde, acaba canl\u0131 insanlar m\u0131d\u0131r, yoksa birer heykel midirler diye teredd\u00fct ediyordum. Bu mevkiden ayr\u0131ld\u0131\u011f\u0131m zaman, ho\u015f bir manzara g\u00f6r\u00fcnd\u00fc. Sultan&#8217;\u0131n hassa alay\u0131, atlar \u00fczerinde, yerlerine d\u00f6n\u00fcyordu. Atlar gayet g\u00fczel ve y\u00fcksek olmalar\u0131n\u0131n yan\u0131nda, gayet bak\u0131ml\u0131 ve s\u00fcsl\u00fc idi.&#8221;<\/p>\n<p>Busbecq ba\u015fka bir yaz\u0131s\u0131nda Osmanl\u0131 ordusundaki nizam ve disiplini \u015f\u00f6yle anlat\u0131r: &#8220;Te\u015fkil\u00e2t\u0131n\u0131n kudreti ne olursa olsun, T\u00fcrk ordusu namagl\u00fbp bir ordu de\u011fildi. Pek\u00e2l\u00e2, ma\u011flubiyetlere de u\u011frad\u0131\u011f\u0131 oldu. Ona mukavemet edilemez kudretini veren ba\u015fl\u0131ca iki hususiyet vard\u0131: Daima seferberlik h\u00e2linde, daima emre amade idi ve sefer yolu ne kadar uzun olursa olsun, y\u00fcr\u00fcmeye haz\u0131rd\u0131. H\u00e2lbuki Avrupal\u0131lar her yeni sefer i\u00e7in b\u00fcy\u00fck masraflarla yeniden asker toplamaya mecburdular. \u00dcstelik bu askerlerin iradesi k\u0131sa zamanda gev\u015fiyordu. Di\u011fer taraftan T\u00fcrkler, bir ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131kla kar\u015f\u0131la\u015f\u0131nca ayn\u0131 te\u015febb\u00fcs\u00fc y\u0131lmadan tekrarlamak karakterinde idiler. Bu sebat, inat\u00e7\u0131l\u0131k ve takip fikri, Osmanl\u0131 prensibi idi. Cengiz&#8217;in, Timur&#8217;un, Bab\u00fcr&#8217;\u00fcn prensibi de bu idi. Bu takip fikri ve muvaffak oluncaya kadar te\u015febb\u00fcse devam azminin temelinde \u015f\u00fcphesiz devletin mal\u00ee g\u00fcc\u00fc \u00e7ok \u00f6nemliydi. Ordu ile devlet iyice kayna\u015fm\u0131\u015ft\u0131 ve maliye bu g\u00fcc\u00fcn emrindeydi. H\u00e2lbuki Bat\u0131&#8217;da ordular, sosyal yap\u0131n\u0131n \u00fczerinde ve d\u0131\u015f\u0131nda, sonradan eklenmi\u015f m\u00fcesseselerdi. Bunun neticesi olarak Avrupa, ordular\u0131 i\u00e7in normal kaynaklar bulmakta m\u00fc\u015fk\u00fclat i\u00e7indeydi. Avrupa h\u00fck\u00fcmdarlar\u0131 \u00fcst \u00fcste y\u0131\u011f\u0131lan bor\u00e7lar\u0131n y\u00fck\u00fc alt\u0131ndayd\u0131. Charles Quint bile bu durumdayd\u0131. Osmanl\u0131&#8217;da ise, aksine ordu, h\u00fck\u00fcmetin normal imk\u00e2nlar\u0131 i\u00e7inde hayat\u0131n\u0131 devam ettiriyordu.&#8221;<\/p>\n<p>Osmanl\u0131 ordusunun sahip oldu\u011fu meziyetler, hemen hemen b\u00fct\u00fcn yabanc\u0131 seyyahlar\u0131n kay\u0131tlar\u0131nda ge\u00e7mektedir. 2. Murad ve Fatih Sultan Mehmed zaman\u0131nda 22 y\u0131l T\u00fcrkler aras\u0131nda esir ya\u015fayan ve sonradan Almanya&#8217;ya d\u00f6nerek hat\u0131ralar\u0131n\u0131 bast\u0131ran Georg von M\u00fchlenbach \u015f\u00f6yle yazmaktad\u0131r: &#8220;100.000 at\u0131n bulundu\u011fu T\u00fcrk ordug\u00e2h\u0131nda bir tek at\u0131n ki\u015fnemesi bile duyulmamaktad\u0131r. Sessizli\u011fin sava\u015f s\u0131ras\u0131nda ne derecede i\u015fe yarayaca\u011f\u0131 a\u015fik\u00e2rd\u0131r. T\u00fcrk ordusu g\u00fcnde be\u015f veya alt\u0131 saat y\u00fcr\u00fcr, daha fazlas\u0131 cebr\u00ee y\u00fcr\u00fcy\u00fc\u015ft\u00fcr ve fevkal\u00e2de h\u00e2llerde olur. Ordunun b\u00fct\u00fcn a\u011f\u0131rl\u0131klar\u0131 at, kat\u0131r ve develerle ta\u015f\u0131n\u0131r. Ota\u011f kurucu ekip, ordudan daima bir g\u00fcn ileride giderek ota\u011f\u0131 haz\u0131rlar. Ota\u011f\u0131n sahipleri menzile gelince, ota\u011flar\u0131n\u0131 kurulmu\u015f ve haz\u0131r bulurlar. Asl\u0131nda her ota\u011f \u00e7ifttir, birinde ota\u011f sahibi yat\u0131p dinlenirken, di\u011fer ota\u011f bir menzil ileride kurulu\u015f h\u00e2lindedir. T\u00fcrkler her menzili &#8216;konak&#8217; tabir ederler. Bu durum T\u00fcrk ordusunda \u00e7ok b\u00fcy\u00fck say\u0131da deve, kat\u0131r ve di\u011fer y\u00fck hayvanlar\u0131n\u0131n bulunmas\u0131n\u0131 icap ettirir. Bu hayvan kervanlar\u0131na memur askerler de \u00e7ok b\u00fcy\u00fck say\u0131dad\u0131r. Bu da b\u00fcy\u00fck masraf\u0131 mucip olmaktad\u0131r. Fakat benim fikrime g\u00f6re, bu h\u00e2lden daha fazla bir ihti\u015fam g\u00f6steri\u015fi m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir ve Osmanl\u0131 bunu ger\u00e7ekle\u015ftirmi\u015ftir.&#8221;<\/p>\n<p>Georg von M\u00fchlenbach ba\u015fka bir yaz\u0131s\u0131nda Osmanl\u0131 ordusu ile al\u00e2kal\u0131 \u015funlar\u0131 s\u00f6yler: &#8220;Orduda d\u00fczen tek kelimeyle fevkal\u00e2dedir. Fikrimce bu nizam, i\u00e7ki yasa\u011f\u0131 ile sa\u011flanmaktad\u0131r. \u0130\u00e7ki yasa\u011f\u0131, T\u00fcrk askerini itaatk\u00e2r, uyan\u0131k ve kanaatk\u00e2r yapm\u0131\u015ft\u0131r. Ordug\u00e2hta en k\u00fc\u00e7\u00fck bir g\u00fcr\u00fclt\u00fc ve m\u00fcnaka\u015fa duymak m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Halk, ordular\u0131n\u0131n ge\u00e7i\u015fi s\u0131ras\u0131nda en ufak bir endi\u015fe hissetmez. Ordu, ge\u00e7ti\u011fi yerde her \u015feyi pe\u015fin para ile sat\u0131n al\u0131r; hanlarda geceleyen asker, paras\u0131n\u0131 \u00f6der. T\u00fcrk ordug\u00e2h\u0131na, k\u0131zlar\u0131na tecav\u00fcz edildi\u011fi i\u00e7in \u015fik\u00e2yete gelen anneler g\u00f6rmek m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Mal\u0131n\u0131n asker taraf\u0131ndan ya\u011fma edildi\u011fini, ho\u015f olmayan herhangi bir muameleye muhatap oldu\u011funu s\u00f6yleyerek \u015fik\u00e2yete gelen de yoktur. Zira b\u00f6yle \u015feyler olmaz. Bu anlay\u0131\u015f, T\u00fcrk ordusunu muzaffer k\u0131lm\u0131\u015f ve devletini muntazam \u015fekilde b\u00fcy\u00fctm\u00fc\u015ft\u00fcr. Biz H\u0131ristiyanlar\u0131n ordular\u0131nda ise \u015farap, T\u00fcrk ordusunda g\u00f6r\u00fclenlerin tamamen aksini husule getirir. T\u00fcrkler bunu \u00e7ok iyi bilmekte ve de\u011ferlendirmektedir. Ordug\u00e2hlar\u0131na \u015farap girmemesi i\u00e7in her t\u00fcrl\u00fc tedbiri al\u0131rlar. \u0130ki \u00fc\u00e7 g\u00fcn \u00f6nce bir kona\u011fa vas\u0131l olduk, bu konakta meyhaneler vard\u0131, ordu orada bulundu\u011fu m\u00fcddet\u00e7e meyhaneler kapat\u0131ld\u0131\u011f\u0131 gibi, her t\u00fcrl\u00fc \u015farap al\u0131\u015fveri\u015fi de yasak edildi.&#8221;<\/p>\n<p>Osmanl\u0131 ordusunun harp g\u00fcc\u00fcn\u00fc Mare\u015fal Montecuccoli, bir\u00e7ok Bat\u0131 diline \u00e7evrilerek kl\u00e2sik olmu\u015f Tabiye isimli kitapta \u015f\u00f6yle anlat\u0131yor: &#8220;&#8230;Osmanl\u0131 Devleti o derecede kudretli ve kuvvetlidir ki, \u00e7ok say\u0131da, m\u00fckemmel e\u011fitim g\u00f6rm\u00fc\u015f askerlerden m\u00fcte\u015fekkil ordusu, her an harbe haz\u0131rd\u0131r. \u0130stenildi\u011fi anda y\u00fcr\u00fcy\u00fc\u015fe ge\u00e7ebilen bu ordu, her zaman emre amadedir. Ordunun y\u00fcr\u00fcy\u00fc\u015fe ba\u015flad\u0131\u011f\u0131n\u0131 daha d\u00fc\u015fman \u00f6\u011frenmeden T\u00fcrk ordusu, muharebe sahas\u0131na girmi\u015ftir. 1660 y\u0131l\u0131nda gemilere manda ve \u00f6k\u00fczleri ko\u015fup Tuna yoluyla Belgrat&#8217;a, Osiyek&#8217;e, Budape\u015fte&#8217;ye T\u00fcrklerin \u00e7ektirdikleri gemiler ve ta\u015f\u0131d\u0131klar\u0131 yiyecek ve a\u011f\u0131rl\u0131klar tarif edilemez, ak\u0131l almaz. Gerek ordu y\u00fcr\u00fcy\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc, gerekse a\u011f\u0131rl\u0131k naklini Osmanl\u0131lar, b\u00fct\u00fcn hileleri kullanarak saklarlar. D\u00fc\u015fman casuslar\u0131na daima ters hedef verirler. Her seferindeki hileleri de, bir \u00f6ncekinden farkl\u0131d\u0131r. Nitekim herkesi Venedik seferi yapacaklar\u0131na inand\u0131r\u0131p birden Transilvanya&#8217;da g\u00f6r\u00fcnen T\u00fcrk ordusu, \u015fa\u015fk\u0131nl\u0131k do\u011furmu\u015ftur. Malta&#8217;ya gideceklerini yay\u0131p Girit&#8217;e sefer etmeleri de b\u00f6yledir. Sava\u015ftan \u00e7ok \u00f6nce vaktiyle tedarik g\u00f6rmek, Romal\u0131larda usul ve kaide idi. Osmanl\u0131lar, ba\u015flang\u0131\u00e7lar\u0131ndan itibaren Romal\u0131lar\u0131n bu usul ve kaidesini aynen tatbik etmi\u015flerdir. Osmanl\u0131 ordusundaki her \u00e7e\u015fit sanat erbab\u0131 i\u015f\u00e7inin say\u0131s\u0131, \u015fa\u015f\u0131lacak kadar \u00e7oktur. K\u0131lavuzlar\u0131 ve casuslar\u0131 da \u00e7oktur. Ordunun b\u00fcy\u00fck a\u011f\u0131rl\u0131klar\u0131 ve toplar\u0131 bulundu\u011fu i\u00e7in nakliyeye ehemmiyet verilir. Di\u011fer milletlerin tahamm\u00fcl edemedikleri, takat getiremedikleri me\u015fakkatlere T\u00fcrk ordusu al\u0131\u015f\u0131kt\u0131r. \u00c7ok iyi siper ve tabya yaparlar. Ordunun y\u00fcr\u00fcy\u00fc\u015f\u00fc fevkal\u00e2de s\u00fcratlidir. Bizde &#8216;T\u00fcrk&#8217;te ayak kur\u015fundan ve el demirdendir.&#8217; atas\u00f6z\u00fc me\u015fhurdur. T\u00fcrk askeri cesurdur.&#8221;Asl\u0131nda Montecuccoli&#8217;nin bu s\u00f6zleri Osmanl\u0131 ordusunun, Hz. Peygamber&#8217;in (sallallah\u00fc aleyhi ve sellem) sava\u015f stratejilerini ehemmiyetle benimseyip tatbik etti\u011fini g\u00f6stermektedir.<\/p>\n<p>Frans\u0131z yazar\u0131 Montaine ise, Osmanl\u0131 ordusunu ve kararg\u00e2h\u0131n\u0131 \u015f\u00f6yle tasvir eder: &#8220;\u0130lk dikkat etti\u011fim husus, muhtelif te\u015fkil\u00e2ta mensup T\u00fcrk askerlerinin, kendi kararg\u00e2hlar\u0131 i\u00e7inden harice \u00e7\u0131kmamalar\u0131 idi. Bizim kararg\u00e2hlarda cereyan eden i\u015fleri bilenler, buna inanmakta zorluk \u00e7ekerler. Fakat ger\u00e7ek \u015fu ki, her tarafta tam bir s\u00fck\u00fbnet ve sessizlik h\u00fck\u00fcm s\u00fcr\u00fcyordu. Kat&#8217;iyen kavga ve m\u00fcnaka\u015faya tesad\u00fcf edilmiyordu. Hi\u00e7bir zorlama ve \u015fiddet harek\u00e2t\u0131 g\u00f6r\u00fclm\u00fcyordu. Sarho\u015fluktan yahut kafa k\u0131zg\u0131nl\u0131\u011f\u0131ndan ileri gelen y\u00fcksek sesler bile yoktu. Bundan ba\u015fka, her taraf tertemizdi. G\u00fcbre y\u0131\u011f\u0131nlar\u0131, s\u00fcpr\u00fcnt\u00fcler g\u00f6r\u00fclm\u00fcyordu. G\u00f6ze yahut buruna fena gelecek hi\u00e7bir \u015feye tesad\u00fcf etmedim. Bu gibi \u015feyleri T\u00fcrkler yak\u0131yorlar yahut uza\u011fa g\u00f6t\u00fcr\u00fcyorlar. Neferler de b\u00fcy\u00fck bir \u00e7ukur a\u00e7arak, pislikleri oraya g\u00f6m\u00fcyorlar ve kararg\u00e2h\u0131 tertemiz tutuyorlar. Bizim askerimiz aras\u0131nda oldu\u011fu gibi hi\u00e7bir tarafta bir sarho\u015fluk, c\u00fcmb\u00fc\u015f yahut kumar gibi \u015feylere tesad\u00fcf edemezsiniz. T\u00fcrkler k\u00e2\u011f\u0131t ve zar oyununu bilmezler.&#8221;<\/p>\n<p>M\u00fchlenbach ve Montaine&#8217;nin m\u00fc\u015fahede ve tespitlerini payla\u015fan, Orduyu H\u00fcmayuna da kat\u0131lm\u0131\u015f bir \u0130ngiliz diplomat\u0131 olan Ricault da, hemen hemen ayn\u0131 c\u00fcmlelerle Osmanl\u0131 askerlerinin faziletlerini dile getirmektedir.<\/p>\n<\/p><\/div>\n<p><b> <\/b><\/p>\n<p><b>\u0130man ve &#8220;\u0130&#8217;l\u00e2y-\u0131 Kelimetullah&#8221; amac\u0131<\/b><\/p>\n<p><b>Osmanl\u0131 ordusunun muvaffakiyetinin alt\u0131nda yatan en \u00f6nemli unsur; din\u00ee ve mill\u00ee motivasyondur. Osmanl\u0131 T\u00fcrkleri, d\u00fcnya nizam\u0131n\u0131 temin etmek \u00fczere, Allah taraf\u0131ndan vazifelendirilmi\u015f olduklar\u0131na inan\u0131yorlard\u0131. Bununla ilgili olarak Babinger: &#8220;T\u00fcrk ordusunda h\u00e2kim olan maneviyat, muhakkak ki, herhangi bir d\u00fc\u015fman ordusununkinden \u00e7ok \u00fcst\u00fcnd\u00fc.&#8221; der.<\/b><\/p>\n<p><b>Ayn\u0131 \u015fekilde 2. Murad devrinde Anadolu&#8217;ya gelip T\u00fcrk ordusunu g\u00f6ren De la Brocqiere de \u015funlar\u0131 yazar: &#8220;Ordudaki b\u00fcy\u00fck emirler ve kumandanlar; \u00f6yle basit bir k\u0131yafette idiler ki, onlar\u0131, alaylar\u0131n i\u00e7inde alel\u00e2de neferlerden ay\u0131rmak imk\u00e2ns\u0131zd\u0131r. Padi\u015fah\u0131 (2. Murad&#8217;\u0131) camide namaz\u0131n\u0131 k\u0131larken g\u00f6rmeye muvaffak olabildim. Ne tahta benzer bir koltukta ne bir iskemledeydi; yere serilmi\u015f bir seccadede ibadet ediyordu. \u00c7evresinde, arkas\u0131nda veya ba\u015f\u0131 \u00fczerinde, mevkiini i\u015faret eden hi\u00e7bir \u015fey yoktu.&#8221;<\/b><\/p>\n<p><b>Osmanl\u0131 ordusunun sahip oldu\u011fu \u0130&#8217;l\u00e2y-\u0131 kelimetullah mefk\u00fbresi, onu soygunculuktan ve ya\u011fmac\u0131l\u0131ktan korurdu. Kanun\u00ee, ordusunu g\u00fczel bir bahar mevsiminde sefere \u00e7\u0131karm\u0131\u015f ve Belgrat \u00f6nlerine kadar gelmi\u015fti. Ordu mola verdi. \u00d6nce namaz k\u0131lacaklar, sonra da yemek yiyeceklerdi. Atlar\u0131ndan inen askerler, hemen \u00e7evredeki \u00e7e\u015fmelerin ba\u015flar\u0131na y\u0131\u011f\u0131ld\u0131. Mola verilen yerde bir manast\u0131r vard\u0131. Manast\u0131r\u0131n ba\u015frahibi bu manzaray\u0131 g\u00f6r\u00fcnce, akl\u0131na \u015feytan\u00ee bir d\u00fc\u015f\u00fcnce geldi. Bu f\u0131rsattan istifade ederek, Osmanl\u0131&#8217;n\u0131n ruh kuma\u015f\u0131n\u0131 deneyecekti. Bakal\u0131m bu askerin kalitesi ne kadard\u0131? Hemen manast\u0131rdaki gen\u00e7 rahibe k\u0131zlar\u0131, o devre g\u00f6re a\u00e7\u0131k sa\u00e7\u0131k say\u0131labilecek giyimlerle \u00e7e\u015fmelere yollad\u0131. G\u00fcya manast\u0131ra su getireceklerdi. Kendisi de durumu g\u00f6zetlemeye ve askerlerin nas\u0131l davranacaklar\u0131n\u0131 anlamaya \u00e7al\u0131\u015facakt\u0131. Ancak g\u00f6rd\u00fckleri kar\u015f\u0131s\u0131nda hayretten hayrete d\u00fc\u015fm\u00fc\u015f, tabiat\u0131yla da \u00e7ok \u00fcz\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fc. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu gen\u00e7 rahibeleri a\u00e7\u0131k sa\u00e7\u0131k vaziyette \u00e7e\u015fme ba\u015f\u0131nda g\u00f6ren askerler, hemen geriye \u00e7ekildiler ve arkalar\u0131n\u0131 d\u00f6nerek onlar\u0131 g\u00f6rmemeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131lar. Rahibeler \u00e7e\u015fme ba\u015flar\u0131nda oyaland\u0131klar\u0131 m\u00fcddet\u00e7e de, asla d\u00f6n\u00fcp bakmad\u0131lar. Ancak el ayak \u00e7ekilince, tekrar \u00e7e\u015fme ba\u015f\u0131na geldiler. Rahip b\u00fct\u00fcn bunlar\u0131 hayretler i\u00e7inde g\u00f6rd\u00fckten sonra, daha \u00f6nce duyduklar\u0131na da inanmak zorunda kald\u0131. Bu asker, s\u0131cakta ve susuz oldu\u011fu h\u00e2lde, kenar\u0131ndan ge\u00e7ti\u011fi ba\u011flardan bir salk\u0131m \u00fcz\u00fcm koparmam\u0131\u015ft\u0131. Hatta \u00fcz\u00fcm koparan birka\u00e7 asker de, yerine de\u011ferinden \u00e7ok fazla edecek alt\u0131n paralar b\u0131rakm\u0131\u015ft\u0131. Bunun \u00fczerine rahip, Ha\u00e7l\u0131 komutanlar\u0131na bir mektup yazd\u0131. Onlara \u015funlar\u0131 s\u00f6yledi: &#8220;Osmanl\u0131 ordusunun kalbinde m\u00fcthi\u015f bir Allah korkusu ve sevgisi vard\u0131r. Bunlar d\u00fcnya mal\u0131na itibar etmezler. Kad\u0131na, k\u0131za d\u00f6n\u00fcp bakmazlar. Ancak Allah yolunda ve padi\u015fah buyru\u011funda severek sava\u015f\u0131rlar. Kendilerinden \u00e7ok, din ve vatan\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrler. Adaletlidirler. Zul\u00fcmden \u00e7ekinirler. Allah i\u00e7in \u00f6lmeyi \u015feref ve nimet bilirler.&#8221; <\/b><\/p>\n<p>Osmanl\u0131 komutanlar\u0131, askerleri ya\u011fmalama gibi k\u00f6t\u00fc al\u0131\u015fkanl\u0131klardan korumaya nail olmu\u015flard\u0131. Mesel\u00e2, M\u0131s\u0131r Seferi&#8217;ne giderken Gebze yak\u0131nlar\u0131ndaki ba\u011fl\u0131k bah\u00e7elik bir arazide mola verdi\u011finde Yavuz Sultan Selim&#8217;in b\u00fct\u00fcn askerlerin heybelerini aratt\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve hi\u00e7birinde meyve cinsinden bir \u015fey \u00e7\u0131kmamas\u0131 \u00fczerine ellerini Ulu Derg\u00e2ha kald\u0131r\u0131p: &#8220;Allah&#8217;\u0131m, sonsuz \u015f\u00fck\u00fcrler olsun. Bana haram yemeyen bir ordu l\u00fctfettin. E\u011fer askerimin i\u00e7inde tek bir ki\u015fi, sahibinden izinsiz bir meyve yeseydi ve ben bunu haber alsayd\u0131m M\u0131s\u0131r Seferi&#8217;nden vazge\u00e7erdim.&#8221; dedi\u011fini kaynaklar haber vermektedir.<\/p>\n<p>Bununla ilgili olarak Iorga \u015f\u00f6yle der: &#8220;Bir Avrupa ordusunun bir \u00fclkeden ge\u00e7mesi \u00fclkenin halk\u0131 i\u00e7in bir fel\u00e2ket, bir T\u00fcrk ordusunun ge\u00e7i\u015fi bir saadetti. Halk, T\u00fcrk ordusunun kendi memleketlerinden ge\u00e7mesini d\u00f6rt g\u00f6zle beklerdi; zira zengin T\u00fcrk ordusu ile geni\u015f \u00f6l\u00e7\u00fcde al\u0131\u015fveri\u015f yapard\u0131. Balkanlarda gen\u00e7 H\u0131ristiyan k\u0131zlar\u0131, tek ba\u015flar\u0131na mal satmak i\u00e7in endi\u015fesizce T\u00fcrk ordug\u00e2h\u0131na girerlerdi. Belgrat&#8217;tan ge\u00e7erken gen\u00e7 S\u0131rp k\u0131zlar\u0131 ordug\u00e2ha geldiler. En iyi elbiselerini giymi\u015flerdi. Getirdikleri mallar\u0131 birliklerin i\u00e7ine girip satt\u0131ktan sonra \u00e7ekilip gittiler. Hangi yerden ge\u00e7tiysek k\u00f6yl\u00fcler, orduyu sevin\u00e7le kar\u015f\u0131l\u0131yorlard\u0131. T\u00fcrk askerine bol bol mal sat\u0131p \u00e7ok para kazan\u0131yorlard\u0131. B\u00f6yle bir durum Avrupa ordular\u0131 i\u00e7in tamamen imk\u00e2ns\u0131zd\u0131.&#8221;<\/p>\n<p><b>Osmanl\u0131 ordusunun hel\u00e2l ve harama dikkat etmesi hususunda, Macar as\u0131ll\u0131 Bartholomeus Georgievic de, 1544 y\u0131l\u0131nda yazd\u0131\u011f\u0131 &#8220;T\u00fcrklerin Gelenek ve G\u00f6renekleri&#8221; isimli eserde yukar\u0131dakilere benzer tespitler yapmaktad\u0131r.<\/b><\/p>\n<p>Charles-Quint&#8217;in Kanun\u00ee nezdindeki b\u00fcy\u00fckel\u00e7isi Baron von Busbecq, kendi sefer kay\u0131tlar\u0131nda Osmanl\u0131 ordusunun manevi durumunu Avrupa ordusu ile k\u0131yaslayarak \u015funlar\u0131 yazm\u0131\u015ft\u0131r: &#8220;T\u00fcrk sistemini kendi sistemimizle mukayese etti\u011fim zaman, istikbalin ba\u015f\u0131m\u0131za getirece\u011fi \u015feyleri d\u00fc\u015f\u00fcnerek titriyorum. Bir ordu galip gelecek ve payidar olacak, di\u011feri de mahvolacakt\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc \u015f\u00fcphesiz, ikisi de sa\u011flam surette devam edemezler. T\u00fcrklerin taraf\u0131nda, kuvvetli bir devletin b\u00fct\u00fcn kaynaklar\u0131 mevcut; hi\u00e7 sars\u0131lmam\u0131\u015f bir kuvvet var, sefer g\u00f6rm\u00fc\u015f askerler, zafer itiyatlar\u0131, me\u015fakkatlere tahamm\u00fcl kabiliyeti, birlik, d\u00fczen, disiplin, kanaatk\u00e2rl\u0131k ve uyan\u0131kl\u0131k var. Bizim tarafta ise, umum\u00ee fakirlik, husus\u00ee israf, sars\u0131lm\u0131\u015f kuvvet, bozulmu\u015f maneviyat, tahamm\u00fcls\u00fczl\u00fck ve idmans\u0131zl\u0131k var. Askerlerimiz serke\u015ftir, subaylar\u0131m\u0131z tamahk\u00e2rd\u0131r. Disiplini istihkar ediyoruz. Sebats\u0131zl\u0131k, serke\u015flik, sarho\u015fluk, sefahat, bizde bol bol mevcuttur. B\u00fct\u00fcn bunlar\u0131n en k\u00f6t\u00fcs\u00fc d\u00fc\u015fman\u0131n (T\u00fcrklerin) zafere, bizim de hezimete al\u0131\u015fk\u0131n bulunmam\u0131zd\u0131r. Neticenin ne olaca\u011f\u0131n\u0131 tahminde teredd\u00fct, art\u0131k caiz midir? Yaln\u0131z \u0130ran, bizim lehimize i\u015fe m\u00fcdahale ediyor. \u00c7\u00fcnk\u00fc d\u00fc\u015fman, h\u00fccuma te\u015febb\u00fcs etti\u011fi zaman arkalar\u0131n\u0131 tehdit eden tehlikeyi (\u0130ran&#8217;\u0131) hesaba katmak mecburiyetindedir. Fakat \u0130ran, bizim mukadderat\u0131m\u0131z\u0131 geciktirmekten ba\u015fka bir i\u015f g\u00f6rm\u00fcyor. \u0130ran bizi kurtaramaz. T\u00fcrkler, \u0130ranl\u0131lar ile i\u015flerini neticelendirdikleri zaman, b\u00fct\u00fcn Do\u011fu&#8217;nun kuvvetlerinden yard\u0131m g\u00f6rerek, bizim bo\u011faz\u0131m\u0131za at\u0131lacaklard\u0131r. Bu tehlikeye kar\u015f\u0131 ne kadar haz\u0131rl\u0131ks\u0131z bulundu\u011fumuzu d\u00fc\u015f\u00fcnmekten korkuyorum&#8221;.<\/p>\n<p><b>Sava\u015f ahl\u00e2k\u0131<\/b><\/p>\n<p><b>Sava\u015fta zafer kazanm\u0131\u015f Osmanl\u0131 askerleri, ele ge\u00e7irdikleri esirlere iyi muamelede bulunurlard\u0131. Hatta bazen yaral\u0131 d\u00fc\u015fman askerleri bile tedavi edilirdi. Osmanl\u0131 askerinin bu \u00fcst\u00fcn karakteri hakk\u0131nda Bat\u0131l\u0131 kaynaklar\u0131nda muhtelif bilgiler yer almaktad\u0131r. Bunlardan, bir \u0130ngiliz \u00dcste\u011fmeni Casey&#8217;in anlatt\u0131klar\u0131n\u0131 dikkatlere arz edelim: &#8220;25 Nisan 1915 g\u00fcn\u00fc Conk Bay\u0131r\u0131&#8217;nda T\u00fcrkler ve birle\u015fik kuvvetleri aras\u0131nda korkun\u00e7 siper sava\u015flar\u0131 oluyor. Siperler aras\u0131nda 8\u201310 metre mesafe var. S\u00fcng\u00fc h\u00fccumundan sonra sava\u015fa ara verildi. Askerler siperlerine \u00e7ekildi. Yaral\u0131lar ve \u00f6l\u00fcler toplan\u0131yor. \u0130ki siper aras\u0131nda a\u00e7\u0131kta, a\u011f\u0131r yaral\u0131 ve bir baca\u011f\u0131 kopmak \u00fczere olan \u0130ngiliz y\u00fczba\u015f\u0131s\u0131 avaz\u0131 \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 kadar ba\u011f\u0131r\u0131yor, a\u011fl\u0131yor, kurtar\u0131n diye yalvar\u0131yordu. Ancak hi\u00e7bir siperden, kimse \u00e7\u0131k\u0131p yard\u0131m edemiyordu. \u00c7\u00fcnk\u00fc en k\u00fc\u00e7\u00fck bir k\u0131p\u0131rdan\u0131\u015fta y\u00fczlerce kur\u015fun ya\u011f\u0131yordu. Bu s\u0131rada ak\u0131l almaz bir h\u00e2dise oldu. T\u00fcrk siperlerinden beyaz bir bayrak salland\u0131. Arkas\u0131ndan aslan yap\u0131l\u0131 bir T\u00fcrk askeri, sil\u00e2hs\u0131z bir \u015fekilde siperden \u00e7\u0131kt\u0131. Hepimiz donup kald\u0131k. Kimse nefes alam\u0131yor, herkes ona bak\u0131yordu. Asker yava\u015f ad\u0131mlarla y\u00fcr\u00fcyor, siperdekiler ni\u015fan alm\u0131\u015f bekliyordu. Asker, yaral\u0131 \u0130ngiliz subay\u0131n\u0131 ok\u015far gibi yerden kucaklad\u0131, kolunu omzuna att\u0131. Ve bizim siperlere do\u011fru y\u00fcr\u00fcmeye ba\u015flad\u0131. Yaral\u0131y\u0131 usulca yere b\u0131rak\u0131p geldi\u011fi gibi kendi siperlerine d\u00f6nd\u00fc. Te\u015fekk\u00fcr bile edemedik. Sava\u015f alanlar\u0131nda g\u00fcnlerce bu kahraman T\u00fcrk askerinin cesareti, g\u00fczelli\u011fi ve insan sevgisi konu\u015fuldu.&#8221;<\/b><\/p>\n<p>1915&#8217;te \u00c7anakkale Sava\u015f\u0131&#8217;nda Frans\u0131z birliklerine komuta eden General Guro, Osmanl\u0131 ordusunun sava\u015f ahl\u00e2k\u0131n\u0131 \u015fu s\u00f6zleriyle anlat\u0131yor: &#8220;Bir sabah g\u00fcn\u00fcn ilk \u0131\u015f\u0131klar\u0131 ile birlikte T\u00fcrklerle s\u00fcng\u00fc sava\u015f\u0131na ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131k. Sava\u015fta T\u00fcrkler, \u00e7ok ama \u00e7ok mahirdi. Kendileri ile ba\u015fa \u00e7\u0131kmak imk\u00e2ns\u0131zd\u0131. S\u00fcng\u00fc muharebemiz, fas\u0131lal\u0131 \u015fekilde ak\u015fam ge\u00e7 vakte kadar devam etti. Ortal\u0131k karar\u0131nca T\u00fcrklerle anla\u015fma yapt\u0131k. Muharebe sahas\u0131nda gezecek ve yaral\u0131lar\u0131m\u0131z\u0131 toplayacakt\u0131k. Bizim askerler, sedyelerle muharebe sahas\u0131na \u00e7\u0131kt\u0131klar\u0131 zaman ben de aralar\u0131na kat\u0131lm\u0131\u015ft\u0131m. Bir ara kuca\u011f\u0131ndaki askerin yaras\u0131na g\u00f6mle\u011finden y\u0131rtt\u0131\u011f\u0131 bez par\u00e7alar\u0131n\u0131 bast\u0131ran bir T\u00fcrk askerine rastlad\u0131m. Ak\u015fam\u0131n karanl\u0131\u011f\u0131nda, de\u011fme bir ressam\u0131n f\u0131r\u00e7as\u0131ndan \u00e7\u0131kmayacak bir tablo kar\u015f\u0131s\u0131nda idim. Uzun m\u00fcddet seyretti\u011fim bu tablodaki T\u00fcrk askeri, kendi yaralar\u0131na yerden avu\u00e7la ald\u0131\u011f\u0131 topraklar\u0131 bas\u0131yordu. Kuca\u011f\u0131ndaki yaral\u0131 i\u00e7in ise, durmadan g\u00f6mle\u011finden y\u0131rtmakla me\u015fgul idi. Terc\u00fcman yard\u0131m\u0131 ile ona baz\u0131 sorular sordum:<\/p>\n<p>\u2014 Ni\u00e7in az \u00f6nce \u00f6ld\u00fcrmek istedi\u011fin askere \u015fimdi yard\u0131m ediyorsun?<\/p>\n<p>T\u00fcrk askeri, takati t\u00fckenmi\u015f bir h\u00e2lde cevap verdi:<\/p>\n<p>\u2014 Bu asker, yaralan\u0131nca yan\u0131ma d\u00fc\u015ft\u00fc. Cebinden ya\u015fl\u0131 bir kad\u0131n foto\u011fraf\u0131 \u00e7\u0131kard\u0131. Bir \u015feyler s\u00f6yledi, anlamad\u0131m; ama herhalde annesi olacakt\u0131. Benim ise kimsem yok. \u0130stedim ki o kurtulsun, anas\u0131n\u0131n yan\u0131na d\u00f6ns\u00fcn.&#8221;<\/p>\n<p>Bu s\u00f6zlerden sonra Frans\u0131z generali, etraf\u0131ndakilere d\u00f6nd\u00fc ve \u00e2deta ba\u011f\u0131rarak \u015f\u00f6yle dedi: &#8220;Efendiler! Kendi yaras\u0131na toprak bast\u0131rd\u0131\u011f\u0131 h\u00e2lde kuca\u011f\u0131ndaki yaral\u0131 i\u00e7in g\u00f6mle\u011fini y\u0131rtan bu asil askerin kuca\u011f\u0131ndaki yaral\u0131 kimdi biliyor musunuz? Herkes susmu\u015f, merak dolu nazarlarla emekli Frans\u0131z generaline bak\u0131yordu. Guro, g\u00f6z kenarlar\u0131nda birikmi\u015f olan ya\u015flar\u0131, buru\u015fuk derili elleri ile silerken f\u0131s\u0131lt\u0131 h\u00e2linde seslendi. T\u00fcrk askerinin kuca\u011f\u0131ndaki yaral\u0131 bir Frans\u0131z askeri idi efendiler! Bir Frans\u0131z askeri!&#8230;&#8221;<\/p>\n<div>\n<p><b>Osmanl\u0131n\u0131n Sil\u00e2hlar\u0131 ve teknik imk\u00e2nlar\u0131<\/b><\/p>\n<p>Osmanl\u0131 ordusu, kurulu\u015fundan itibaren yeniliklere hep a\u00e7\u0131k olmu\u015ftur. Fatih d\u00f6neminde sava\u015f tekni\u011fi de\u011fi\u015fmi\u015f ve hatta Fatih&#8217;in kendisi de baz\u0131 toplar\u0131n projesini \u00e7izmi\u015ftir. Kanun\u00ee Sultan S\u00fcleyman devrinde y\u0131llarca \u0130stanbul&#8217;da kalan ve yazm\u0131\u015f oldu\u011fu eseri H\u0131ristiyan h\u00fck\u00fcmdar\u0131 2. Philip&#8217;e takdim eden \u0130spanyol yazar Cristobol de Villalon, Osmanl\u0131 top\u00e7ulu\u011fu hakk\u0131nda \u015funlar\u0131 s\u00f6yl\u00fcyor: &#8220;D\u00fcnyada hi\u00e7bir devletin, T\u00fcrk top\u00e7usu ile mukayese edilebilecek top\u00e7usu yoktur. \u0130stanbul&#8217;da eski model oldu\u011fu i\u00e7in kullan\u0131lmay\u0131p s\u00fcs diye surlara konan toplar\u0131 inceledim. Bunlar bile \u0130spanya ordusundaki toplardan \u00e7ok daha kaliteli idi. Tophane s\u0131rtlar\u0131nda \u00e7aptan d\u00fc\u015fm\u00fc\u015f diye y\u0131\u011f\u0131lan 40 kadar topu hayretle seyrettim. Bunlar\u0131 al\u0131p top\u00e7u kuvveti olu\u015fturmak istemeyecek hi\u00e7bir Avrupa devleti bilmiyorum.&#8221; Thevenot ise, Osmanl\u0131 askerlerinin giyim ve te\u00e7hizatlar\u0131 hakk\u0131nda \u015funlar\u0131 yazmaktad\u0131r: &#8220;Bir \u015feyleri eksik oldu\u011fu zaman sadece sabrederler. Giyimleri ve te\u00e7hizatlar\u0131 hafif, yorgunlu\u011fa m\u00fctehammildirler, s\u00fcratleri hayret vericidir. Cengiz Han&#8217;\u0131n askerlerine benzerler.&#8221; Onun yaz\u0131lar\u0131n\u0131 Grenard tasdikleyerek, Osmanl\u0131 ordusunu \u015f\u00f6yle anlat\u0131r: &#8220;Muharebe meydan\u0131nda T\u00fcrk askeri \u00f6l\u00fcr, teslim olmazd\u0131. \u0130lk \u00e7a\u011f\u0131rma emrine daima haz\u0131rd\u0131. Her nefer, y\u00fczba\u015f\u0131s\u0131n\u0131 tan\u0131rd\u0131. Her nefer kumandan\u0131n\u0131n kendisinden \u00f6nce y\u0131\u011f\u0131nak yerinde bulunaca\u011f\u0131ndan emindi ve ona g\u00f6re davran\u0131rd\u0131. Bu suretle en k\u0131sa zamanda sultan\u0131n emrinde \u00e7ok tecr\u00fcbeli, iyi sil\u00e2hland\u0131r\u0131lm\u0131\u015f, iyi atland\u0131r\u0131lm\u0131\u015f, iyi kumanda edilen, say\u0131 bak\u0131m\u0131ndan oldu\u011fu kadar kalite bak\u0131m\u0131ndan da \u00fcst\u00fcn bir ordu amade olurdu. Top\u00e7uya \u00e7ok husus\u00ee bir ihtimam g\u00f6sterilirdi. Top boldu, \u00e7e\u015fitliydi, iyi imal edilmi\u015fti ve kullan\u0131lmas\u0131n\u0131 fevkal\u00e2de iyi bilen ellerdeydi. 17. as\u0131rda bile d\u00fcnyan\u0131n en iyi topu ve top\u00e7usu T\u00fcrk ordusundayd\u0131.&#8221;<\/p>\n<p>Osmanl\u0131 ordusunda s\u00fcvariler m\u00fchim yer tutmaktayd\u0131. Sir Adolphus Slade, T\u00fcrk s\u00fcvarileri hakk\u0131nda \u015funlar\u0131 yazar: &#8220;T\u00fcrk s\u00fcvarileri atlar\u0131na \u00e7ok h\u00e2kimler. Onlar\u0131n g\u00fcnlerinin \u00e7o\u011fu at \u00fczerinde ge\u00e7er. E\u011fitimleri sert ve \u00e7ok disiplinlidir. Atlar\u0131n\u0131 daima muharebe sahas\u0131n\u0131n icaplar\u0131na g\u00f6re terbiye ederler. T\u00fcrk s\u00fcvarisi e\u011fitim s\u0131ras\u0131nda at\u0131n\u0131 alevlere b\u00fcr\u00fcnm\u00fc\u015f f\u0131\u00e7\u0131lara, sil\u00e2h ate\u015flerine, domuzayaklar\u0131na do\u011fru s\u00fcrer ve d\u00fcz duvarlardan a\u015f\u0131r\u0131r. Onun i\u00e7in T\u00fcrk at\u0131, muharebe meydan\u0131na girince \u00fcrkmez. T\u00fcrk s\u00fcvarisi at\u0131n\u0131 s\u00fcrmedeki mahareti kadar, d\u00f6rtnala giderken ni\u015fan almas\u0131 ve vurmas\u0131 ile de me\u015fhurdur, \u00e7ok keskin ni\u015fanc\u0131d\u0131r. Cirit atmada T\u00fcrk s\u00fcvarisinin \u00fczerine yoktur. Hi\u00e7bir s\u00fcvari, T\u00fcrk s\u00fcvarisi ile teke tek d\u00f6v\u00fc\u015femez. T\u00fcrk atl\u0131lar\u0131 k\u0131sa bir mesafede bask\u0131n tarz\u0131nda taarruz eden nadir d\u00fcnya s\u00fcvarilerinden biridir. Bu kabiliyetin engebeli arazide ne derecede ehemmiyet ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131 a\u015fik\u00e2rd\u0131r. Nitekim Kelef\u00e7e Muhaberesi&#8217;nden sonra Rus s\u00fcvari subaylar\u0131yla konu\u015ftum. Niye T\u00fcrk s\u00fcvarileri kar\u015f\u0131s\u0131nda aciz kald\u0131klar\u0131n\u0131 sordum. Arazinin Rusya&#8217;da bile al\u0131\u015fmad\u0131klar\u0131 derecede ar\u0131zal\u0131 oldu\u011funu, atlar\u0131n\u0131n b\u00f6yle arazide hareket edemediklerini, me\u015fhur Kazak s\u00fcvarilerinin bile T\u00fcrk atlar\u0131na yeti\u015femedi\u011fini s\u00f6ylediler.&#8221; 1789 tarihli bir Almanya imparatorluk asker\u00ee dergisinde: &#8220;Avrupa&#8217;n\u0131n en \u00e2l\u00e2 s\u00fcvarisi olan Osmanl\u0131 s\u00fcvarisi&#8221; denmektedir. Bu suretle son zamanlara kadar T\u00fcrk s\u00fcvarisinin kesin \u015fekilde Avrupa s\u00fcvarisinden \u00fcst\u00fcn oldu\u011fu anla\u015f\u0131l\u0131r.<a href=\"#_ftn1\" name=\"_ftnref1\">[1]<\/a><\/p>\n<\/p><\/div>\n<p>\u00a0<\/p>\n<p>\u00a0<\/p>\n<p>\u00a0<\/p>\n<p>\u00a0<\/p>\n<div><br clear=\"all\" \/>  <\/p>\n<hr align=\"left\" width=\"33%\" size=\"1\" \/>\n<div>\n<p><a href=\"#_ftnref1\" name=\"_ftn1\">[1]<\/a> Cavid Kas\u0131ml\u0131 \/ S\u0131z\u0131nt\u0131 \/ A\u011fustos 2009<\/p>\n<\/p><\/div>\n<\/p><\/div>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>1672\u2019de Osmanl\u0131 Ordusunun Edirne\u2019den Polonya\u2019ya Do\u011fru Hareket Etmesini Frans\u0131z diplomat \u015f\u00f6yle anlat\u0131yordu: 17. As\u0131rda Fransa B\u00fcy\u00fckel\u00e7ili\u011fi ba\u015f terc\u00fcman\u0131 olarak uzun y\u0131llar T\u00fcrkiye&#8217;de bulunan Antoine Galland 1672 May\u0131s\u0131n\u0131n 7&#8217;nci g\u00fcn\u00fc Sultan IV. Mehmed&#8217;in Polonya seferine \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131n\u0131 \u015f\u00f6yle anlatmaktad\u0131r: &#8220;Hayat\u0131mda bundan daha g\u00fczel, daha muhte\u015fem bir alay ve merasimle kar\u015f\u0131la\u015fmam\u0131\u015ft\u0131m. D\u00fcnyan\u0131n hi\u00e7 bir yerinde bundan daha parlak, [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":30,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"closed","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[121],"tags":[],"class_list":["post-1984","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-mart-2011"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.millicozum.com\/mc\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1984","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.millicozum.com\/mc\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.millicozum.com\/mc\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.millicozum.com\/mc\/wp-json\/wp\/v2\/users\/30"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.millicozum.com\/mc\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=1984"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.millicozum.com\/mc\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1984\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.millicozum.com\/mc\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=1984"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.millicozum.com\/mc\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=1984"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.millicozum.com\/mc\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=1984"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}