{"id":204,"date":"2006-11-23T05:50:16","date_gmt":"2006-11-23T05:50:16","guid":{"rendered":"https:\/\/www.millicozum.com\/mc\/2006\/11\/23\/b-hatirlatma-sabatatler-lamhareketlerde\/"},"modified":"2006-11-23T05:50:16","modified_gmt":"2006-11-23T05:50:16","slug":"bir-hatirlatma-sabataistler-islami-hareketlerde","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.millicozum.com\/mc\/2006\/nisan-2006\/bir-hatirlatma-sabataistler-islami-hareketlerde\/","title":{"rendered":"B\u0130R HATIRLATMA: SABATA\u0130STLER \u0130SLAM\u0130 HAREKETLERDE"},"content":{"rendered":"<p>\u00a0  <\/p>\n<p> <strong><em>K\u0131rkl\u0131 y\u0131llarda, Ankara Valisi Nevzat Tando\u011fan&#39;a atfedilen bir s\u00f6z vard\u0131r; &quot;e\u011fer kom\u00fcnizm de gelecekse, biz getiririz&quot;. Bu s\u00f6z\u00fc, baz\u0131 bilgilerimizin \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda sabetayizme ba\u011flamak daha yerindedir. \u00c7\u00fcnk\u00fc sabataaistlerde \u00fclkemize bir sahiplenme ke\u015ffediyoruz; hi\u00e7bir stratejik noktay\u0131 bo\u015f b\u0131rakmad\u0131klar\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcyoruz. Buna \u0130samc\u0131l\u0131\u011f\u0131 ve K\u00fcrt hareketinide mutlaka kat\u0131yoruz. Bu \u00e7er\u00e7eveden bakt\u0131\u011f\u0131m\u0131zda, sabetayizmin T\u00fcrkiye solunu b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131n\u0131 kesinlikle ileri s\u00fcrm\u00fcyoruz; \u00e7\u00fcnk\u00fc sabetayizmde herhangi bir kontrol alan\u0131n\u0131 b\u0131rakma yoktur. Duruma g\u00f6re hangi kadrolarla, hangi odaklarda yo\u011funla\u015ft\u0131klar\u0131n\u0131 saptayabiliyoruz.<\/em><\/strong>  <\/p>\n<p> <strong><em>Fakat a\u011fa\u00e7lara de\u011fil de ormana bakacak olursak, 1967 ve sonras\u0131 herhalde bir milatt\u0131r. Bu tarihlerden sonra, \u00fclkede sol bo\u015falt\u0131lm\u0131\u015f ve yeri (\u0131l\u0131ml\u0131) \u0130slamla doldurulmaya ba\u015flanm\u0131\u015ft\u0131r. Bunu, benim, T\u00fcrkiye tarihinin \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc uzun i\u00e7 sava\u015f\u0131 dedi\u011fim bir d\u00f6nemde, (l665-1967 y\u0131llar\u0131n\u0131 hep ba\u015flang\u0131c\u0131 g\u00f6steriyorum), y\u00fcr\u00fcrl\u00fc\u011fe konan bir doktrin ile, T\u00fcrkiye&#39;nin soldan bo\u015falt\u0131lmas\u0131 ve (uyumlu) \u0130slamla doldurulmas\u0131 olarak anlayabiliriz. Doldurulan \u0130slam, \u00f6nce (asl\u0131ndan ve) Araplar&#39;dan uzak, ABD ve AB&#39;ye yak\u0131n \u0131l\u0131ml\u0131 ve emperyalizmle uyumlu bir \u0130slamd\u0131r.<\/em><\/strong>  <\/p>\n<p>  \u00a0  <\/p>\n<p> Haydi gelin, Yal\u00e7\u0131n K\u00fc\u00e7\u00fck&#39;\u00fcn \u015fu yazd\u0131klar\u0131n\u0131 birlikte yorumlayal\u0131m:  <\/p>\n<p> \u00c7etin Altan, ellili y\u0131llarda bug\u00fcnk\u00fc \u00f6l\u00e7\u00fcde toplumsal sorumsuz ve b\u00fcy\u00fck sermayeye yaslanm\u0131\u015f olmasa da, yine de parlak bir eksantrikti ve hi\u00e7 g\u00fcven vermiyordu. Se\u00e7imlere yakla\u015f\u0131rken sol yaz\u0131yordu, fakat o d\u00f6nemde d\u00fcnyan\u0131n her yerinde b\u00fct\u00fcn a\u011fa\u00e7lar sola e\u011filiyor ve b\u00fct\u00fcn kalemler sol d\u00f6k\u00fcyordu. Ama \u00c7.Altan nedense T\u0130P \u00fcyesi olmuyordu, bir ayr\u0131cal\u0131\u011f\u0131n\u0131n nedenlerini bulmak zordu. Bu nedenle e\u011fer &quot;sabetayist&quot; iseler sol i\u00e7inde bulunmalar\u0131n\u0131 ve \u015f\u00f6hrete t\u0131rmanmalar\u0131n\u0131, sabetayizm i\u00e7i bilgilere ve dayan\u0131\u015fmaya ba\u011flamak zorunday\u0131z.  <\/p>\n<p> K\u0131rkl\u0131 y\u0131llarda, Ankara Valisi Nevzat Tando\u011fan&#39;a atfedilen bir s\u00f6z vard\u0131r; &quot;e\u011fer kom\u00fcnizm de gelecekse, biz getiririz&quot;. Bu s\u00f6z\u00fc, baz\u0131 bilgilerimizin \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda sabetayizme ba\u011flamak daha yerindedir. \u00c7\u00fcnk\u00fc sabataaistlerde \u00fclkemize bir sahiplenme ke\u015ffediyoruz; hi\u00e7bir stratejik noktay\u0131 bo\u015f b\u0131rakmad\u0131klar\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcyoruz. Buna \u0130samc\u0131l\u0131\u011f\u0131 ve K\u00fcrt hareketinide mutlaka kat\u0131yoruz. Bu \u00e7er\u00e7eveden bakt\u0131\u011f\u0131m\u0131zda, sabetayizmin T\u00fcrkiye solunu b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131n\u0131 kesinlikle ileri s\u00fcrm\u00fcyoruz; \u00e7\u00fcnk\u00fc sabetayizmde herhangi bir kontrol alan\u0131n\u0131 b\u0131rakma yoktur. Duruma g\u00f6re hangi kadrolarla, hangi odaklarda yo\u011funla\u015ft\u0131klar\u0131n\u0131 saptayabiliyoruz.  <\/p>\n<p> Fakat a\u011fa\u00e7lara de\u011fil de ormana bakacak olursak, 1967 ve sonras\u0131 herhalde bir milatt\u0131r. Bu tarihlerden sonra, \u00fclkede sol bo\u015falt\u0131lm\u0131\u015f ve yeri (\u0131l\u0131ml\u0131) \u0130slamla doldurulmaya ba\u015flanm\u0131\u015ft\u0131r. Bunu, benim, T\u00fcrkiye tarihinin \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc uzun i\u00e7 sava\u015f\u0131 dedi\u011fim bir d\u00f6nemde, (l665-1967 y\u0131llar\u0131n\u0131 hep ba\u015flang\u0131c\u0131 g\u00f6steriyorum), y\u00fcr\u00fcrl\u00fc\u011fe konan bir doktrin ile, T\u00fcrkiye&#39;nin soldan bo\u015falt\u0131lmas\u0131 ve (uyumlu) \u0130slamla doldurulmas\u0131 olarak anlayabiliriz. Doldurulan \u0130slam, \u00f6nce (asl\u0131ndan ve) Araplar&#39;dan uzak, ABD ve AB&#39;ye yak\u0131n \u0131l\u0131ml\u0131 ve emperyalizmle uyumlu bir \u0130slamd\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla sabetayizmin etkisi ve kazan\u0131m\u0131 iki yanl\u0131 olmu\u015ftur; bu d\u00f6nemde hem itikad\u0131n\u0131 ve hem disiplinini ve sonu\u00e7 olarak hegemonik g\u00fcc\u00fcn\u00fc \u00e7ok art\u0131rm\u0131\u015f oldu\u011funu da tespit ediyoruz ki, as\u0131l kazan\u0131m buradad\u0131r.  <\/p>\n<p> Bunun tarihi bir ba\u015far\u0131 olarak kutland\u0131\u011f\u0131ndan ku\u015fku duyamamal\u0131d\u0131r, lay\u0131k olmayan\u0131n f\u0131kra yazar\u0131, \u00e7arp\u0131k suratl\u0131lar\u0131n y\u0131ld\u0131z, kekemelerin hatip, t\u00fcm cahillerin profes\u00f6r, \u00f6nce topa tutulanlar\u0131n ba\u015fbakan yap\u0131lmalar\u0131n\u0131 ve seviyesi d\u00fc\u015fm\u00fc\u015flerin en y\u00fccelere \u00e7\u0131kar\u0131lmalar\u0131 ve her noktaya daha \u00e7ok sabetayist atad\u0131klar\u0131n\u0131 ve bir zafer bayram\u0131 ya\u015fad\u0131klar\u0131n\u0131 anl\u0131yoruz. Yaln\u0131z b\u00fct\u00fcn bu ad\u0131mlar\u0131n da yeni at\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 hi\u00e7 d\u00fc\u015f\u00fcnmemeliyiz; t\u00fcrkoloji Bat\u0131&#39;da ve k\u00fcrdoloji Rusya&#39;da kurulmu\u015ftu, her ikisinde de Yahudi k\u00f6kenli kalemlerin \u00e7ok etkin oldu\u011funu sapt\u0131yoruz.  <\/p>\n<p> \u0130slama el at\u0131lmas\u0131n\u0131n ve \u0130slami hizmet ve hareketlerin kontrol alt\u0131na al\u0131nmas\u0131n\u0131n tarihi ise daha eskiye dayan\u0131yor: Osmanl\u0131&#39;daki b\u00fcy\u00fck \u0130slam alimlerinin bir b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fcn kripto-yahudi veya sabetayist olduklar\u0131 zaten biliniyor. Cumhuriyet tarihinde ise sabetayist pek \u00e7ok ilahiyat profes\u00f6r\u00fc ve hatta Fak\u00fclte Dekan\u0131 biliyoruz. Ba\u015fka \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131mda, sabetayist mevlevi \u00f6\u011frenciler ve hatta \u015feyh foto\u011fraflar\u0131 yay\u0131nlam\u0131\u015f bulunuyorum.\u00a0 Bekta\u015fi pirleri aras\u0131nda da sabataistler\u00a0 var; ayr\u0131ca kabala ile nak\u015fibendi yak\u0131nl\u0131\u011f\u0131n\u0131 belirlemi\u015f durumday\u0131z.  <\/p>\n<p> Bunlarda yenilik yok: as\u0131l yenilik, T\u00fcrkiye \u0130slam\u0131ndan arabist ba\u011flant\u0131lar\u0131 kaz\u0131makta yat\u0131yor ve belki bu, Amerika&#39;ya yerle\u015fmi\u015f bir \u015eerif Mardin&#39;in Said-i Nursiyi, \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fcz olarak g\u00f6klere \u00e7\u0131karan kitaplar yazmas\u0131n\u0131 da a\u00e7\u0131kl\u0131yor: \u00d6yleyse, &quot;vatan-turan&quot; doktrini ile, ba\u015fbakan veya cumhurba\u015fkan\u0131 olan, Halil Turgut \u00d6zal&#39;\u0131n, savc\u0131l\u0131k\u00e7a aranan Fethullah G\u00fclen&#39;i resmi k\u00f6\u015fk\u00fcnde saklamas\u0131, S\u00fcleyman Sami Demirel&#39;in i\u00e7 Asya y\u00f6neticilerine, G\u00fclen i\u00e7in tavsiye mektuplar\u0131 yollamas\u0131 ve Mustafa B\u00fclent Ecevit&#39;in felsefi sohbetler yapmas\u0131 tutarl\u0131d\u0131r: ikinci dizinin \u00e7ok daha c\u00fcretkar oldu\u011funu eklemek ko\u015fulu ile devaml\u0131l\u0131\u011f\u0131 yazabiliyoruz. \u00d6yleyse t\u00fcrkist ve hatta k\u00fcrdist nak\u015fibendilik, hem i\u00e7 d\u00fczenleme ve hem de yeni Orta Do\u011fu haritalar\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan tercihli bir hale gelebilmektedir: Hatta bunu kemalizmin geli\u015fmi\u015f \u015fekli olarak takdim eden bir doktrinin \u00e7ok gecikmeyece\u011fini tahmin edebiliriz. Bu durumda, \u0130slamc\u0131lar aras\u0131nda\u00a0 &#8216;sabetayizmi&#39; d\u00fczenin ve yeni Orta Do\u011fu Projesinin garantisi sayan yakla\u015f\u0131mlar daha da anla\u015f\u0131labilir olmaktad\u0131r.<a name=\"_ftnref1\" href=\"#_ftn1\" title=\"_ftnref1\">[1]<\/a>  <\/p>\n<p> \u015eimdi, Yal\u00e7\u0131n K\u00fc\u00e7\u00fck&#39;\u00fcn de tespitiyle, &quot;1967 ve 1970&#39;lerden sonra, Siyonist odaklar\u0131n ve sabataist cuntan\u0131n, sa\u011fdaki ve soldaki partileri de yine kontrollarinde tutmak \u015fart\u0131yla, ama as\u0131l a\u011f\u0131rl\u0131kla g\u00fcvenilir kadrolar\u0131n\u0131 \u0130sami hareket ve hizmetlere kayd\u0131rd\u0131klar\u0131&quot; tezi olduk\u00e7a \u00f6nemlidir ve pek \u00e7ok s\u0131rlar\u0131n ve sorunlar\u0131n \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fcne anahtar rol\u00fc oynayacak niteliktedir.  <\/p>\n<p> Tarikat, tekke, dernek, dergi, me\u015frep (Nurculuk, S\u00fcleymanc\u0131l\u0131k gibi) pasif \u0130slami hizmetleri, \u0130ranc\u0131l\u0131k, Hizbullah\u00e7\u0131l\u0131k, Kaplanc\u0131l\u0131k benzeri aktif hareketleri bir \u015fekilde kendi g\u00fcd\u00fcmlerine alan bu Siyonizm-sabataizm denen \u015feytan \u015febekesinin Erbakan&#39;\u0131n ba\u015f\u0131nda bulundu\u011fu Milli G\u00f6r\u00fc\u015f partilerini ve yan etkilerini kendi haline b\u0131rakacaklar\u0131n\u0131 veya sadece d\u0131\u015far\u0131dan yapaca\u011f\u0131 h\u00fccumlarla yetinip duracaklar\u0131n\u0131 sanmak, Milli G\u00f6r\u00fc\u015f\u00e7\u00fc olu\u015fumlar\u0131n ve yan kurulu\u015flar\u0131n\u0131n i\u00e7erisine ve genel merkezine s\u0131zmayacaklar\u0131n\u0131 savunmak safl\u0131ktan da \u00f6te bir bilin\u00e7sizliktir.  <\/p>\n<p> <strong>M\u00fctareke Matbuat\u0131 (S\u00f6m\u00fcrge Bas\u0131n\u0131) ve masonlar\u0131n medyas\u0131:<\/strong>  <\/p>\n<p> Yal\u00e7\u0131n K\u00fc\u00e7\u00fck &quot;\u015febeke&quot;sinde bas\u0131n\u0131n ba\u015f\u0131ndaki sabataist d\u00f6nmeleri \u015f\u00f6yle de\u015fifre ediyor.  <\/p>\n<p> Osmanl\u0131&#39;n\u0131n y\u0131k\u0131l\u0131\u015f d\u00f6neminde &quot;M\u00fctareke Matbuat\u0131&quot; s\u00f6z\u00fc vard\u0131r ki, vatan hainli\u011fiyle birdir. Bu, Birinci D\u00fcnya Sava\u015f\u0131 sonunda, \u0130stanbul&#39;un i\u015fgal zamanlar\u0131n\u0131 anlatmaktad\u0131r; o zamanlar Bab-\u0131 Ali, &quot;M\u00fctareke Matbuat\u0131&quot; idi, bunlar\u0131n hepsi, iki gen\u00e7 hari\u00e7, i\u015fgalcileri savunuyor, Kurtulu\u015f M\u00fccadelesine k\u00fcfrediyordu. Bu iki gen\u00e7 gazeteci, Falih R\u0131fk\u0131 ile Yakup Kadri idiler; \u015fimdi, benzer iki gen\u00e7 var m\u0131, ac\u0131 da olsa bu soru isabetli g\u00f6r\u00fcn\u00fcyor. Bab-\u0131 Ali, (marazl\u0131 ve masonik medya) \u015fimdi kompradorlardan olu\u015fan kirli, etkili ve tehlikeli bir g\u00fc\u00e7 oda\u011f\u0131d\u0131r.  <\/p>\n<p> Bug\u00fcn art\u0131k &quot;y\u00fcksek kap\u0131&quot; de\u011fil sadece Batakl\u0131k Kap\u0131s\u0131d\u0131r; alt b\u00f6l\u00fcm ba\u015fl\u0131\u011f\u0131, bunu anlatmaktad\u0131r. Hepsi Komradorlard\u0131r ve rantiyeci baronlard\u0131r. Bu batakl\u0131\u011f\u0131n kurutulmas\u0131 laz\u0131md\u0131r. O.Pamuk ve A.Altan gibileri bunlar\u0131n \u015fi\u015firdi\u011fi balonlard\u0131r.. Bu batakl\u0131\u011f\u0131 kurutmak ayn\u0131 zamanda d\u0131\u015f g\u00fc\u00e7lerin m\u00fcdahale ve manipulasyon kap\u0131s\u0131n\u0131 da kapatmaktad\u0131r..  <\/p>\n<p> Bu batakl\u0131kta, 1979 y\u0131l\u0131nda, Milliyet gazetesinin ba\u015f\u0131nda Abdi \u0130pek\u00e7i bulunuyordu; genel yay\u0131n y\u00f6netmeniydi. \u0130pek\u00e7i&#39;nin, tan\u0131nm\u0131\u015f bir sabatayist aileden geldi\u011fini ve sabatayistlerin de, girdikleri binalar\u0131n merdivenlerinden h\u0131zla \u00e7\u0131kt\u0131klar\u0131n\u0131 biliyoruz. Kendisi lise mezunu olup, spor muhabirli\u011finden, bir gazetenin en sorumlu yerine h\u0131zla \u00e7\u0131kar\u0131lm\u0131\u015ft\u0131, hep g\u0131pta uyand\u0131rm\u0131\u015ft\u0131r. Ayn\u0131 zamanda, h\u00fck\u00fcmette ise B\u00fclent Ecevit vard\u0131, ba\u015fbakand\u0131 ve Bab-\u0131 Ali&#39;de f\u0131kra yazarl\u0131\u011f\u0131 yapaca\u011f\u0131 zamanlar yaln\u0131zca Milliyet&#39;i se\u00e7iyordu. Yetmi\u015fli y\u0131llarda bu ikinci ba\u015fbakanl\u0131\u011f\u0131 oluyordu ve ki\u015fili\u011fini tart\u0131\u015fma konusu yapmamakla birlikte, Ecevit H\u00fck\u00fcmetleri d\u00f6nemini, kamu y\u00f6netiminde ve di\u011fer kilit noktalarda, sabatayistlerin h\u0131zla \u00e7o\u011fald\u0131klar\u0131 bir zaman kesiti olarak g\u00f6r\u00fcyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi&#39;ne yak\u0131n bir f\u0131kra yazar\u0131 kimli\u011fine sahip olmayan \u0130.Cem \u0130pek\u00e7i&#39;nin TRT&#39;nin ve Nezih Neyzi&#39;nin denizcilik iletmelerinin ba\u015f\u0131na getirilmelerini hat\u0131rlamak yeterlidir.  <\/p>\n<p> Yapt\u0131\u011f\u0131m ara\u015ft\u0131rmalar, ayn\u0131 y\u0131llarda do\u011fmu\u015f olsalar da, B\u00fclent Ecevit ile Orhan Pamuk&#39;un babas\u0131 G\u00fcnd\u00fcz Pamuk&#39;un okul arkada\u015f\u0131 olmad\u0131klar\u0131n\u0131 ortaya \u00e7\u0131karmaktad\u0131r; Ecevit, gayri m\u00fcslim, tabii sabatayist ve \u00e7ok az say\u0131da olsa da T\u00fcrk-m\u00fcsl\u00fcman ailelerin \u00e7ocuklar\u0131n\u0131 g\u00f6nderdikleri Robert Kolej&#39;de okurken, Pamuk da sabatayist bir lise say\u0131lan I\u015f\u0131k Lisesi&#39;ndeydi. Pamuk, Rah\u015fan Aral ile ayn\u0131 kentte, \u0130zmir&#39;de d\u00fcnyaya gelmi\u015f, \u0130stanbul&#39;daki I\u015f\u0131k Lisesi&#39;nden sonra \u0130stanbul Teknik \u00dcniversitesi&#39;nden \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131; bu d\u00f6nemde de, B\u00fclent Ecevit ile yollar\u0131 kesi\u015fmiyordu. G\u00fcnd\u00fcz Pamuk, hep \u00f6zel sekt\u00f6rde ve Ko\u00e7 Holding&#39;te \u00e7al\u0131\u015ft\u0131 ve Ko\u00e7&#39;un, Aygaz i\u015finde Genel M\u00fcd\u00fcrl\u00fck yap\u0131yordu. G\u00fcnd\u00fcz Pamuk i\u015fte b\u00f6yle gaz t\u00fcpleriyle u\u011fra\u015f\u0131rken, Ecevit&#39;in ikinci ba\u015fbakanl\u0131k denemesinde, 1978 y\u0131l\u0131nda, birdenbire devlet ku\u015fuyla bulu\u015ftu ve \u00e7ok \u00f6nemli bir kamu kurulu\u015funa, Petkim&#39;e gene1 m\u00fcd\u00fcr yap\u0131ld\u0131; bunun \u00e7ok c\u00f6mert bir devlet ku\u015fu oldu\u011fundan \u015f\u00fcphe yoktur. En stratejik sanayi olan petrol ve kimya sekt\u00f6r\u00fcnde \u00e7ok \u00f6nemli bir kamu kurulu\u015fu, kamuda hi\u00e7bir deneyimi olmayan, G\u00fcnd\u00fcz Pamuk&#39;a emanet ediliyordu.  <\/p>\n<p> Evet, G\u00fcnd\u00fcz Pamuk, Orhan Pamuk&#39;un babas\u0131d\u0131r ve K\u0131rm\u0131z\u0131 roman\u0131n\u0131n ba\u015fkahramanlar\u0131ndan \u015eek\u00fcre&#39;nin de e\u015fiydi, k\u0131zl\u0131k soyad\u0131 &quot;Basman&quot;; g\u00fczel, ancak tam burada bir \u00f6zete ihtiyac\u0131m\u0131z g\u00f6r\u00fcn\u00fcyor. Bir: Milliyet&#39;in ba\u015f\u0131nda sabatayist ve g\u00fc\u00e7l\u00fc Abdi \u0130pek\u00e7i var. \u0130ki: H\u00fck\u00fcmet kanad\u0131nda sabatayistler \u00e7ok g\u00fc\u00e7l\u00fcd\u00fcr. \u00dc\u00e7: \u00c7ok g\u00fc\u00e7l\u00fc Ko\u00e7 Holding&#39;in y\u00f6neticilerinden G\u00fcnd\u00fcz Pamuk, tam bu s\u0131rada, \u00fclkenin en b\u00fcy\u00fck kamu kurulu\u015flar\u0131n\u0131n birinin genel m\u00fcd\u00fcr\u00fcd\u00fcr. Bu \u00f6zetten, en az ak\u0131ll\u0131lar\u0131n bile \u00e7\u0131karacaklar\u0131 bir sonuca yakla\u015fm\u0131\u015f durumday\u0131z.  <\/p>\n<p> Zorunlu sonu\u00e7 ise \u015fudur: &quot;Romanc\u0131&quot; olacaksa, Orhan Pamuk i\u00e7in alt\u0131n tarih budur, yani 1979 y\u0131l\u0131d\u0131r. \u0130ki: Ger\u00e7ekten de bu y\u0131l, Orhan Pamuk&#39;un &quot;romanc\u0131&quot; ilan edildi\u011fi y\u0131l olmu\u015ftur. \u00dc\u00e7: Ku\u015fkusuz bu ilan, Milliyet gazetesinin &quot;roman&quot; yar\u0131\u015f\u0131 vesilesiyle olmak zorundad\u0131r ve \u00f6yle yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.  <\/p>\n<p> Bir soru olabilir; peki j\u00fcri nas\u0131l ikna ediliyor, b\u00f6yle bir soruyu, T\u00fcrkiye&#39;de ancak en az ak\u0131ll\u0131lar ve saf insanlar sorabilirler. T\u00fcrkiye&#39;de gazetelerin yar\u0131\u015fmalar\u0131nda j\u00fcri koltu\u011funa hep en sayg\u0131n (!) isimler oturuyorlar; yaln\u0131z bu kimseler yaln\u0131zca \u00e7ok sayg\u0131n de\u011fil ayn\u0131 zamanda \u00e7ok zariftirler. Gazete y\u00f6neticilerini k\u0131racak herhangi bir karar ald\u0131klar\u0131n\u0131 bilmiyoruz. Ben burada bu zarif j\u00fcri \u00fcyelerini a\u00e7\u0131klamak istemiyorum; bu ba\u011flamda, b\u00f6yle bir a\u00e7\u0131klaman\u0131n zarif olmayaca\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorum.  <\/p>\n<p> \u00d6neli bir nokta var daha; 1979 y\u0131l\u0131, Milliyet roman yar\u0131\u015fmas\u0131nda birincilik iki ki\u015fi aras\u0131nda payla\u015ft\u0131r\u0131lm\u0131\u015ft\u0131, bu da ilgi \u00e7ekicidir. Ben bunlardan birisinin hak etti\u011fini ve ma\u011fdur edilmek istenmedi\u011fini ve di\u011ferinin de kayr\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnme e\u011filimdeyim; birisi Mehmet Ero\u011flu ve di\u011feri de O. Pamuk idi. \u00d6yleyse bu y\u0131l: Orhan O. Pamuk, sabatayizm ve Amerika Birle\u015fik Devletleri i\u00e7in \u00e7ok \u00f6nemlidir. Yeni romanc\u0131, Milliyet&#39;te 29 Nisan 1979 tarihinde ilan edilmi\u015fti; T\u00fcrkiye&#39;nin bu yeni romanc\u0131y\u0131 duydu\u011fu tarih i\u015fte budur. \u0130kincisi, y\u0131llar sonra Cevdet Bey ve O\u011fullar\u0131 ad\u0131yla bilinen bu \u00e7al\u0131\u015fma, yar\u0131\u015fmaya &quot;Karanl\u0131k ve I\u015f\u0131k&quot; olarak girmi\u015fti. Demek, O. Pamuk&#39;un Nova Vita&#39;s\u0131nda y\u00fczden fazla tekrarlanan &quot;\u0131\u015f\u0131k&quot; burada bir kez daha kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131k\u0131yordu. Babas\u0131 G\u00fcnd\u00fcz Pamuk, I\u015f\u0131k Lisesi&#39;nden mezun olmu\u015ftu, herhalde O. Pamuk da \u00f6\u011frencilik yapm\u0131\u015ft\u0131r ve \u00e7e\u015fitli kay\u0131tlara g\u00f6re de Abdi \u0130pek\u00e7i, okula I\u015f\u0131k&#39;ta ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131 ve orada sabataist &quot;I\u015f\u0131k&quot; kazanm\u0131\u015ft\u0131; herhalde tesad\u00fcf sayamay\u0131z.  <\/p>\n<p> Bu malum medya satarlar? Burada, mankenleri, y\u0131ld\u0131zlar\u0131 ve mafya babalar\u0131n\u0131n yatak odalar\u0131ndan \u015f\u00f6hrete kavu\u015fan \u015fark\u0131c\u0131lar\u0131 hat\u0131rlamak durumunday\u0131z; her i\u015flerinde b\u00fcy\u00fck kazan\u00e7lar elde ettiklerini ilan ediyorlard\u0131 ve vergi memurlar\u0131n\u0131 kar\u015f\u0131lar\u0131nda g\u00f6r\u00fcnce de &quot;rekl\u00e2md\u0131r, ne inan\u0131yorsunuz&quot; diyorlard\u0131. Orhan Pamuk ve Ahmet Altan&#39;\u0131n &quot;\u00e7ok satt\u0131\u011f\u0131&quot; laflar\u0131n\u0131 \u00e7\u0131karan daha bu yay\u0131nc\u0131lar\u0131d\u0131r ve yayanlar da batakl\u0131k matbuat\u0131 ve bunlara ait televizyonlard\u0131r. Bu \u00e7ok sat\u0131\u015f rakamlar\u0131na, batakl\u0131k matbuat\u0131, yay\u0131nc\u0131 \u015firketlerden daha \u00e7ok muhta\u00e7 haldeler; yoksa bunlar\u0131 ayakta tutmalar\u0131 imk\u00e2ns\u0131zd\u0131r. Batakl\u0131k matbuat\u0131, kuklalar\u0131n\u0131 ya\u015fatmaya mahk\u00fbmdur; \u00e7\u00fcnk\u00fc kolonyal-emperyal sistem i\u00e7in, kompradorlar\u0131 ya\u015fatmak esast\u0131r.  <\/p>\n<p> Orhan Pamuk&#39;un, romanlar\u0131n\u0131 sadece bir an\u0131 olarak, sabatayistlerin sat\u0131n ald\u0131\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnebiliriz; o da okumak i\u00e7in de\u011fil, evlerindeki dinsel kitaplar\u0131n yan\u0131nda saklamalar\u0131 normaldir. Anti-kemalist cilveleri ve tarikat y\u00f6nelmeleri nedeniyle islamc\u0131lar\u0131n da koklad\u0131klar\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnsek de art\u0131k bu t\u00fcr okuyucular\u0131n fazla kalmad\u0131\u011f\u0131na h\u00fckmetmek yerindedir. Ahmet Altan&#39;a gelince, bir tek edebiyat okuyucusunun bile sat\u0131n ald\u0131\u011f\u0131n\u0131 hem d\u00fc\u015f\u00fcnemeyiz ve hem de bir tek i\u015faret yoktur; bununla birlikte, &quot;l\u00fcks&quot; otob\u00fcs ve u\u00e7ak terminallerinde, \u00f6nemli \u00f6l\u00e7\u00fcde, sat\u0131lmas\u0131 m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. G\u00f6rece olarak gelirleri y\u00fcksek olan bu okuyucular, okumaktan \u00e7ok g\u00f6z gezdirirler ve isimlerinden ba\u015fka yan\u0131n\u0131 hat\u0131rlamad\u0131klar\u0131n\u0131 biliyoruz. Bunlardan ayr\u0131 olarak Ahmet Altan&#39;\u0131n son iki nesrinin, islamc\u0131 okuyucu buldu\u011funda da \u015f\u00fcphe yok; fakat 11 Eyl\u00fcl 2001, New York Sava\u015f\u0131, hem islamc\u0131 okuyucuyu ve hem de Ahmet Altan&#39;\u0131 bir d\u00f6nemece getirmi\u015f durumdad\u0131r.  <\/p>\n<p> Masonik Matbuat, bunlar\u0131 ayakta ve canl\u0131 tutmak zorundad\u0131r. Her yeni geli\u015fme, ideolojik sekt\u00f6r\u00fcn kompradorlar\u0131n\u0131 canl\u0131 ve hat\u0131rda tutabilmenin bir arac\u0131 say\u0131l\u0131yor; 11 Eyl\u00fcl 2001 tarihli New York Sava\u015f\u0131 da b\u00f6yle oluyordu; ge\u00e7mi\u015finde hi\u00e7bir d\u00fc\u015f\u00fcnme s\u00fcreci olmayan Orhan Pamuk, bir yandan &quot;ben Amerikal\u0131y\u0131m&quot; derken, di\u011fer yandan da, \u00f6z vatan\u0131 (!) T\u00fcrkiye&#39;yi t\u00f6kezletmenin yollar\u0131n\u0131 ar\u0131yor, T\u00fcrklere hakaretler ya\u011fd\u0131r\u0131yor ve arkadan b\u0131\u00e7aklamak \u00fczere f\u0131rsatlar kolluyordu. Ve b\u00fct\u00fcn bunlara ruhsat\u0131, Siyonist patronlardan al\u0131yordu..  <\/p>\n<p> <strong>Siyasi ve askeri sabataistlere gelince:<\/strong>  <\/p>\n<p> ABD eski b\u00fcy\u00fckel\u00e7isi M. Parris&#39;in yazd\u0131\u011f\u0131, 17 Nisan 2001 tarihli, Turgut \u00f6zal Memorial Lec-ture&#39;u var; \u0130nstitute, \u00d6zal&#39;\u0131n unutulmas\u0131n\u0131 istemiyor ve ad\u0131na program koymu\u015f durumdad\u0131r ve bu konu\u015fmas\u0131nda Parris&#39;in hala \u00d6zal&#39;\u0131n \u00f6l\u00fcm\u00fcne a\u011flad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcyoruz. Ancak yine de bir teselli s\u00f6z konusudur, \u00e7\u00fcnk\u00fc Parris, Ecevit H\u00fck\u00fcmeti i\u00e7in, \u00d6zal&#39;dan sonraki en etkin ve verimli h\u00fck\u00fcmet, &quot;the most productive and effective of any since the time of Ozal&quot; tabirini kullan\u0131yor; bu de\u011ferlendirme de, Washington&#39;un yeni bir \u00d6zal ihtiyac\u0131 kalmad\u0131\u011f\u0131 te\u015fhisimi do\u011fruluyor. Dernek, Washington&#39;a g\u00f6re art\u0131k Ecevit, &quot;ikinci \u00d6zal&quot; olmu\u015ftur ve \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fcs\u00fc de bulunmu\u015ftur. Recep Tayyip Erdo\u011fan!<a name=\"_ftnref2\" href=\"#_ftn2\" title=\"_ftnref2\">[2]<\/a>  <\/p>\n<p> Ambasador Parris&#39;in konferans\u0131nda, bir \u00f6nemli tespit \u015fudur; Amerika&#39;da Rusya dan\u0131\u015fmanl\u0131\u011f\u0131, M\u0131s\u0131r uzmanl\u0131\u011f\u0131, \u0130ran uzmanl\u0131\u011f\u0131 bir meslektir ve Parris, T\u00fcrkiye uzmanl\u0131\u011f\u0131n\u0131n olmad\u0131\u011f\u0131ndan ve i\u015fe yaramad\u0131\u011f\u0131ndan yak\u0131nmaktad\u0131r, do\u011frudur. Yahudi Mark Parris, bu nedenle Washington&#39;da T\u00fcrkiye kararlar\u0131n\u0131n \u00fcst\u00fcnk\u00f6r\u00fc,\u00a0 al\u0131nmas\u0131n\u0131 ele\u015ftirmektedir ve bunlar\u0131 The Washington Institute&#39;de dile getirirken bu bo\u015flu\u011fun art\u0131k bu Institute taraf\u0131ndan dolduruldu\u011funu dillendirmi\u015f oluyor ki, bu da do\u011frudur. Parris, Ecevit&#39;in &quot;ulu&quot; dedi\u011fi bu enco&#39;yu, bu s\u00f6zlerle olmasa da g\u00f6klere \u00e7\u0131karmaktad\u0131r. T\u00fcrkiye ile ilgili kararlar \u015febekesinde \u00fcst\u00fcn bir yerdedir.  <\/p>\n<p> Nas\u0131l \u00f6v\u00fcyor, \u00f6nce bir digressiona izin oldu\u011funu san\u0131yorum; Parris yahudidir. Kendinden \u00f6nceki Ankara b\u00fcy\u00fckel\u00e7ileri Abramovitz veya Grossman da yahudi idiler, T\u00fcrkolojide ve hem de diplomaside, T\u00fcrkiye ilgisinin bir yahudi mesle\u011fi oldu\u011fu yollu bulgumu tekrarl\u0131yorum. Bunun simetri\u011fini de g\u00f6r\u00fcyoruz; hen\u00fcz g\u00fc\u00e7l\u00fc bir hipotez sayabiliriz. 27 May\u0131s 1960 Devrimi sonras\u0131nda as\u0131lan D\u0131\u015fi\u015fleri Bakan\u0131 Fatin R\u00fc\u015ft\u00fc Zorlu sabatayist idi. 27 May\u0131s&#39;\u0131n yerine D\u0131\u015fi\u015fleri Bakan\u0131 yapt\u0131\u011f\u0131 Selim Sarper&#39;in da sabatayist oldu\u011funu ileri s\u00fcrebilecek durumday\u0131m ve 12 Mart&#39;\u0131n D\u0131\u015f i\u015fleri Bakan\u0131 Osman Olcay&#39;\u0131n sabatayizmi konusunda ku\u015fku bulunmamaktad\u0131r.. Daha sonraki y\u0131llarda D\u0131\u015fi\u015fleri Bakan\u0131 Tansu \u00c7iller&#39;in sabatayizmini g\u00f6sterebilmi\u015ftim, \u00c7iller&#39;in ba\u015fbakanl\u0131\u011f\u0131nda D\u0131\u015f\u0131\u015fleri Bakan\u0131 Emre G\u00f6nensay&#39;\u0131n sabatayist oldu\u011fu Londra&#39;da yaz\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r ve yine \u00c7iller&#39;in D\u0131\u015f Bakanlar\u0131&#39;ndan Co\u015fkun K\u0131rca&#39;n\u0131n da sabatayist oldu\u011fu konusunda bir \u0131srar var. Ku\u015fkusuz sabatayist-perver Ecevit&#39;in \u015fimdiki D\u0131\u015fi\u015fleri Bakan\u0131 \u0130smail Cem \u0130pek\u00e7i&#39;ye, ABD&#39;nin \u00f6nceki D\u0131\u015f Bakan\u0131 Yahudi Albright&#39;\u0131n &quot;Yi\u015fmail&quot; diye \u0130brani ismiyle hitap etti\u011fini biliyoruz. Bu listenin, eski niteleme ile &quot;tadadi&quot; de\u011fil &quot;temsili&quot; kabul edilmelidir, eksiklikleri var; bu yeni a\u00e7\u0131kl\u0131klar \u00e7er\u00e7evesinde ben \u015fimdi, sabatayist-perver Ecevit&#39;in ilk D\u0131\u015f Bakan\u0131 Turan G\u00fcne\u015f Hocam\u0131z\u0131 da incelemek gere\u011fini duyuyorum; sevimliydi, ancak, hep Ko\u00e7 Holding ve Washington \u00e7izgisini izliyordu ve bu alanda s\u00f6z\u00fcne g\u00fcvenebilece\u011fimiz Ilgaz Zorlu Ecevit&#39;in ilk h\u00fck\u00fcmeti d\u00f6neminde, Deniz Baykal ile birlikte kamu y\u00f6netimine sabatayist yerle\u015ftirdiklerini ileri s\u00fcr\u00fcyordu. \u0130ddialar\u0131n\u0131 devretti\u011fi o\u011flu H. G\u00fcne\u015fin de b\u00fct\u00fcn iddialar\u0131n\u0131 b\u0131rakarak, K. Dervi\u015f gelince &quot;i\u015fte mesihim&quot; demesi ve bu sayede s\u00fctun ve kanal mikrofonu elde etmesi dikkat \u00e7ekicidir. \u0130ncelenmesi gerekiyor, bunu not ediyorum. \u00c7\u0131kan sonu\u00e7 \u015fudur; \u00f6yleyse, T\u00fcrk D\u0131\u015fi\u015fleri Bakanl\u0131\u011f\u0131, sabatayist bir yuva, Parris&#39;ins\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fc ile bir &quot;niche&quot; durumundad\u0131r.  <\/p>\n<p> M. Parris, konu\u015fmas\u0131na ba\u015flarken, Institute&#39;\u00fcn ba\u015f\u0131nda bulunan Martin Indyk&#39;i \u00e7ok \u00f6vmektedir, yahudi oldu\u011funu tahmin etmek zor olmamal\u0131d\u0131r; ancak benim k\u0131saca ekleyeceklerim var. Martin \u0130nduk Avustralyal\u0131, \u00e7ok yak\u0131n zamanda ABD yurtta\u015f\u0131 oluyor, Clinton Tel Aviv&#39;e b\u00fcy\u00fckel\u00e7i at\u0131yor, tekrar merkeze d\u00f6n\u00fcyor, fakat Rabin ba\u015fbakan olunca, Indyk&#39;i yine b\u00fcy\u00fckel\u00e7i olarak sipari\u015f ediyor, o da \u0130srail&#39;e gidiyor. Saddam&#39;a kar\u015f\u0131 Irak muhalefetini y\u00f6netti\u011fini biliyoruz; hepsi g\u00fczel, ancak, ABD D\u0131\u015fi\u015fleri Bakanl\u0131\u011f\u0131, ne olduysa, ans\u0131z\u0131n, bakanl\u0131kta her odaya girmesini yasakl\u0131yor, g\u00fcvensiz say\u0131yor; bu bir skandald\u0131r ve bundan \u0130srail&#39;e, Amerika&#39;dan daha \u00e7ok ba\u011fl\u0131 oldu\u011funu \u00e7\u0131karabiliyoruz. Demek enstit\u00fcn\u00fcn ba\u015f\u0131nda bir ara Washington&#39;un bile sadakat\u0131ndan ku\u015fkuland\u0131\u011f\u0131 bir yahudi oturuyor; bu bir, buna ek olarak, Parris, &quot;no one deserves more credit than Alan Makovsky&quot; diyerek, enstitin\u00fcn T\u00fcrkiye ile ilgili \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131n b\u00fct\u00fcn onurunun Makovsky&#39;ye ait oldu\u011funu belli ediyor; Parris&#39;e g\u00f6re, yine yahudi Makovsky, burada, T\u00fcrkiye \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131 i\u00e7in ayr\u0131 bir b\u00f6lme, bir &quot;niche&quot; yaratm\u0131\u015ft\u0131r. \u00d6yleyse Amerikan D\u0131\u015fi\u015fleri Bakanl\u0131\u011f\u0131&#39;n\u0131n T\u00fcrkiye masas\u0131 buras\u0131d\u0131r ve ba\u015f\u0131nda eski bir diplomat olan ve &quot;Provide Comfort&quot; s\u0131ras\u0131nda Kuzey Irak&#39;ta da \u00e7al\u0131\u015fan Makovsky bulunmaktad\u0131r. (Yani ABD&#39;nin T\u00fcrkiye ile ilgili d\u0131\u015f politikas\u0131n\u0131, \u0130srail yanl\u0131s\u0131 Yahudiler ayarlamaktdad\u0131r. A.A.)  <\/p>\n<p> Tahmin edilece\u011fi \u00fczere Makovsky&#39;nin d\u00fckkan\u0131ndan ge\u00e7ip de kendisine, &quot;T\u00fcrk- Amerikan ili\u015fkilerinin geli\u015fmesine katk\u0131lar\u0131ndan&quot; dolay\u0131 te\u015fekk\u00fcr edenler aras\u0131nda bir T\u00fcrk Cumhurba\u015fkan\u0131 da bulunmaktad\u0131r; Makovsky&#39;n\u0131n Orta Do\u011fu \u00fczerinde master \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131 olmakla birlikte doktoras\u0131 yoktur, ancak, Demirel de, Institute&#39;deki konu\u015fmas\u0131na, &quot;I wish to thank Dr. Alan Makovsky&quot; diyerek, Makovsky&#39;nin hat\u0131r\u0131n\u0131 alma ve h\u00fcrmetlerini sunma konusunda Ecevit&#39;e kat\u0131lmaktad\u0131r. \u00d6yle anl\u0131yoruz ki, Makovsky, buray\u0131, hem bir s\u00fczge\u00e7 ve hem de bir yeti\u015ftirme yuvas\u0131 olarak kullanmaktad\u0131r, buradan ge\u00e7en baz\u0131 isimleri sayabilecek durumday\u0131z.  <\/p>\n<p> Parris, Makovsky&#39;nin enstit\u00fcde, kendisi i\u00e7in, bir &quot;niche&quot; oydu\u011funu tespit ediyordu, Niche: duvarda kutsal emanetler i\u00e7in bir oyuk veya h\u00fccre anlam\u0131ndad\u0131r; Makovsky&#39;nin h\u00fccresinde subaylar i\u00e7in de bir program\u0131 var ve buradan \u015fimdiye kadar Deniz Kuvvetleri&#39;nden Albay Osman Fevzi G\u00fcne\u015f, Kara ve Hava Kuvvetleri&#39;nden Albay Bertan Nogaylaro\u011flu, Sedat De\u011ferli, Haldun Solmazt\u00fcrk, Ahmet \u00d6zalp ile Yarbay Erdal \u00d6zt\u00fcrk ve Fuat \u00c7al\u0131\u015f\u0131r&#39;\u0131n ge\u00e7ti\u011fini g\u00f6r\u00fcyoruz. \u00c7evik Bir ise zaten buran\u0131n m\u00fcdavimidir; kay\u0131tlardan en az iki kez Makovsky&#39;nin h\u00fccresine girdi\u011fini \u00e7\u0131kar\u0131yoruz. Londra&#39;da yay\u0131mlanan Impact dergisine g\u00f6re sabatayist \u00c7evik Bir, \u0130srail ile yak\u0131nla\u015fman\u0131n da mimar\u0131d\u0131r ve ad\u0131 Dervish ile parti kuracaklar aras\u0131nda ge\u00e7mi\u015ftir. Hi\u00e7 raslant\u0131 saym\u0131yoruz.  <\/p>\n<p> Herhalde Cengiz \u00c7andar bu h\u00fccre ile ba\u011flant\u0131l\u0131 olmasayd\u0131 \u015fa\u015f\u0131r\u0131rd\u0131k; ara\u015ft\u0131r\u0131yoruz ve Makovsky ile ba\u011flant\u0131l\u0131 oldu\u011funu sapt\u0131yoruz. Bunun \u00f6nemi \u015fudur, islamc\u0131 medyada bile Dervish&#39;in imanl\u0131 savunucular\u0131n\u0131n ba\u015f\u0131nda yer al\u0131yordu ve \u00f6nceleri sabatayist olmad\u0131\u011f\u0131 konusunda bir dezenformasyona te\u015febb\u00fcs etti ise de vazge\u00e7ti\u011fini haber al\u0131yoruz. Tabii yahudi k\u00f6kenli d\u0131\u015f politika yazar\u0131, Milliyet&#39;ten Sami Kohen de Makovsky&#39;nin h\u00fccresinde konu\u015fma yapm\u0131\u015ft\u0131r; sabatayist-perver Ecevit&#39;in \u00f6nde gelen bakanlar\u0131n\u0131n da buraya giderek hem ayd\u0131nlatt\u0131klar\u0131 ve hem de ayd\u0131nland\u0131klar\u0131 anla\u015f\u0131lmaktad\u0131r. \u0130smail Cem \u0130pek\u00e7i ile \u015e\u00fckr\u00fc Sina G\u00fcrel, bizi yan\u0131ltm\u0131yorlar, yaln\u0131z, Hikmet Sami T\u00fcrk&#39;\u00fcn, T\u00fcrk Savunma Bakan\u0131 olarak, 3 Mart 1999 tarihli g\u00fcn\u00fcn\u00fc Makovsky&#39;nin oyu\u011funda ge\u00e7irmesi, yine de beklenmeyen bir durum idi, \u00e7\u00fcnk\u00fc ne de olsa dini b\u00fct\u00fcn ve hac farizesini yerine getirmi\u015f bir bakand\u0131r. Ger\u00e7i T\u00fcrk&#39;\u00fcn bu tarihli gezisinden sonra bir s\u00fcre Cumhurba\u015fkanl\u0131\u011f\u0131n\u0131n en g\u00fc\u00e7l\u00fc aday\u0131 olarak davrand\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcyor ve ancak nedenini bilemiyorduk; belki de Makovsky&#39;nin, &quot;Yi\u015fmail&quot; Cem&#39;den habersiz olarak b\u00f6yle bir imas\u0131 olmu\u015ftur.  <\/p>\n<p> Bir b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fcn sabatayist oldu\u011funu saptad\u0131\u011f\u0131m\u0131z Makovsky-niche ba\u011flant\u0131l\u0131 diplomatlar\u0131 ve \u00fcniversite mensuplar\u0131n\u0131 bir kenara b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131m\u0131zda, &quot;a leading scholar on political islam&quot; nitelemesiyle, Turan G\u00fcne\u015f Hocam\u0131z&#39;\u0131n damad\u0131 Sencer Ayata&#39;n\u0131n da h\u00fccreden ge\u00e7ti\u011fini okuyoruz; tam bir ili\u015fkiler a\u011f\u0131 ile kar\u015f\u0131la\u015f\u0131yoruz. Sanki, orta\u00e7a\u011fdan bir ili\u015fkiler a\u011f\u0131n\u0131 \u00e7\u00f6z\u00fcyoruz. Bir de \u015fu var, Makovsky&#39;nin h\u00fccresinden ge\u00e7enlerin tamam\u0131n\u0131n sadece ordu mensuplar\u0131n\u0131 ay\u0131r\u0131yoruz ve \u015fimdi AKP yanl\u0131s\u0131 olduklar\u0131n\u0131 anl\u0131yoruz. \u0130ster h\u00fck\u00fcmet i\u00e7inde ve ister bas\u0131nda, isterse \u00fcniversitede, hepsinin imanl\u0131 bir Dervish partizan\u0131 olarak \u00e7\u0131kmalar\u0131d\u0131r. \u00d6nemli olan budur, h\u00fccreden ge\u00e7enlerin hepsi, \u0130srail&#39;e imanl\u0131d\u0131r ve Makovsky-Dervish Komplosu son derece a\u00e7\u0131kt\u0131r.  <\/p>\n<p> Daha da \u00f6nemlisi bunu saklamak istememeleridir. Nitekim D\u00fcnya Bankas\u0131 Ba\u015fkan\u0131 J. Wolfenshon, Le Monde&#39;un, &quot;peki T\u00fcrkiye ve Arjantin&#39;e somut olarak ne yapt\u0131n\u0131z?&quot; sorusuna, kahkaha atarak, &quot;pour commencer nous avon envoye Kemal Dervis&quot; cevab\u0131n\u0131 veriyor ve Dervish&#39;in D\u00fcnya Bankas\u0131 Ba\u015fkan Yard\u0131mc\u0131s\u0131 oldu\u011funu da yalanlamaktan ve benim Ayd\u0131nl\u0131k&#39;ta yazd\u0131\u011f\u0131m\u0131 do\u011frulamaktan, \u00e7ekinmeyerek, &quot;un des directeurs de la Banque mondiale&quot; s\u00f6zleriyle, sadece daire ba\u015fkanlar\u0131ndan birisi oldu\u011funu belirtiyordu; bunun bir tek amac\u0131 olmal\u0131d\u0131r. Bu, i\u015fgal alt\u0131na al\u0131nmak \u00fczere olan T\u00fcrk halk\u0131n\u0131n, onurunu, kendisine g\u00fcvenini ve umudunu k\u0131rmak i\u00e7indir; \u00f6nce Ecevit-Bah\u00e7eli H\u00fck\u00fcmeti ile \u015fimdi AKP eliyle Washington, \u00fclkemize ve halk\u0131m\u0131za bunu lay\u0131k g\u00f6rmekte ve bunu uygulamaktad\u0131r.<a name=\"_ftnref3\" href=\"#_ftn3\" title=\"_ftnref3\">[3]<\/a>  <\/p>\n<p> <\/p>\n<hr \/>\n<p> <a name=\"_ftn1\" href=\"#_ftnref1\" title=\"_ftn1\">[1]<\/a> Yal\u00e7\u0131n K\u00fc\u00e7\u00fck \/ Tekeliyet &#8211; Sh: 353-354. sadele\u015ftirilerek  <\/p>\n<p> <a name=\"_ftn2\" href=\"#_ftnref2\" title=\"_ftn2\">[2]<\/a> (AA)  <\/p>\n<p> <a name=\"_ftn3\" href=\"#_ftnref3\" title=\"_ftn3\">[3]<\/a> Yal\u00e7\u0131n K\u00fc\u00e7\u00fck \/ \u015eebeke &#8211; Sh:303-306  <\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>\u00a0  <\/p>\n<p> <strong><em>K\u0131rkl\u0131 y\u0131llarda, Ankara Valisi Nevzat Tando\u011fan&#39;a atfedilen bir s\u00f6z vard\u0131r; &quot;e\u011fer kom\u00fcnizm de gelecekse, biz getiririz&quot;. Bu s\u00f6z\u00fc, baz\u0131 bilgilerimizin \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda sabetayizme ba\u011flamak daha yerindedir. \u00c7\u00fcnk\u00fc sabataaistlerde \u00fclkemize bir sahiplenme ke\u015ffediyoruz; hi\u00e7bir stratejik noktay\u0131 bo\u015f b\u0131rakmad\u0131klar\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcyoruz. Buna \u0130samc\u0131l\u0131\u011f\u0131 ve K\u00fcrt hareketinide mutlaka kat\u0131yoruz. Bu \u00e7er\u00e7eveden bakt\u0131\u011f\u0131m\u0131zda, sabetayizmin T\u00fcrkiye solunu b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131n\u0131 kesinlikle ileri s\u00fcrm\u00fcyoruz; \u00e7\u00fcnk\u00fc sabetayizmde herhangi bir kontrol alan\u0131n\u0131 b\u0131rakma yoktur. Duruma g\u00f6re hangi kadrolarla, hangi odaklarda yo\u011funla\u015ft\u0131klar\u0131n\u0131 saptayabiliyoruz.<\/em><\/strong>  <\/p>\n<p> <strong><em>Fakat a\u011fa\u00e7lara de\u011fil de ormana bakacak olursak, 1967 ve sonras\u0131 herhalde bir milatt\u0131r. Bu tarihlerden sonra, \u00fclkede sol bo\u015falt\u0131lm\u0131\u015f ve yeri (\u0131l\u0131ml\u0131) \u0130slamla doldurulmaya ba\u015flanm\u0131\u015ft\u0131r. Bunu, benim, T\u00fcrkiye tarihinin \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc uzun i\u00e7 sava\u015f\u0131 dedi\u011fim bir d\u00f6nemde, (l665-1967 y\u0131llar\u0131n\u0131 hep ba\u015flang\u0131c\u0131 g\u00f6steriyorum), y\u00fcr\u00fcrl\u00fc\u011fe konan bir doktrin ile, T\u00fcrkiye&#39;nin soldan bo\u015falt\u0131lmas\u0131 ve (uyumlu) \u0130slamla doldurulmas\u0131 olarak anlayabiliriz. Doldurulan \u0130slam, \u00f6nce (asl\u0131ndan ve) Araplar&#39;dan uzak, ABD ve AB&#39;ye yak\u0131n \u0131l\u0131ml\u0131 ve emperyalizmle uyumlu bir \u0130slamd\u0131r.<\/em><\/strong>  <\/p>\n","protected":false},"author":17,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"closed","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[36],"tags":[],"class_list":["post-204","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-nisan-2006"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.millicozum.com\/mc\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/204","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.millicozum.com\/mc\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.millicozum.com\/mc\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.millicozum.com\/mc\/wp-json\/wp\/v2\/users\/17"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.millicozum.com\/mc\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=204"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.millicozum.com\/mc\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/204\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.millicozum.com\/mc\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=204"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.millicozum.com\/mc\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=204"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.millicozum.com\/mc\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=204"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}