{"id":887,"date":"2007-03-02T11:36:16","date_gmt":"2007-03-02T11:36:16","guid":{"rendered":"https:\/\/www.millicozum.com\/mc\/2007\/03\/02\/vre-klenmesve-emanet-bc\/"},"modified":"2007-03-02T11:36:16","modified_gmt":"2007-03-02T11:36:16","slug":"cevre-kirlenmesi-ve-emanet-bilinci","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.millicozum.com\/mc\/2007\/mart-2007\/cevre-kirlenmesi-ve-emanet-bilinci\/","title":{"rendered":"\u00c7EVRE K\u0130RLENMES\u0130 VE EMANET B\u0130L\u0130NC\u0130"},"content":{"rendered":"<p>\u00a0  <\/p>\n<p> <strong>Bir ki\u015finin veya medeniyetin; insani ve hay\u0131rl\u0131 bir iz \u00fczerinde mi?\u00a0 Yoksa \u015feytani ve zararl\u0131 bir \u00e7izgide mi? Oldu\u011funu anlamak i\u00e7in \u015fu \u00fc\u00e7 konudaki d\u00fc\u015f\u00fcncesine ve de\u011fer \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fcne bak\u0131l\u0131r:<\/strong> <\/p>\n<p> <strong>1- Allah inanc\u0131 nas\u0131ld\u0131r?<\/strong> <\/p>\n<p> <strong>2- \u0130nsana bak\u0131\u015f\u0131 nas\u0131ld\u0131r?<\/strong> <\/p>\n<p> <strong>3- Tabiata yakla\u015f\u0131m\u0131 nas\u0131ld\u0131r?<\/strong> <\/p>\n<p> <strong>\u00d6rne\u011fin:<\/strong> <\/p>\n<ul>\n<li><strong>M\u00fcsl\u00fcmanlar tevhide (Bir Allah&#39;a), Bat\u0131l\u0131lar teslise (\u00fc\u00e7 Tanr\u0131ya) inan\u0131r.<\/strong><\/li>\n<li><strong>Kur&#39;ana g\u00f6re her insan tertemiz ve e\u015fit haklara sahip olarak do\u011far ve e\u015frefi mahlukatt\u0131r. Ama H\u0131ristiyanlara g\u00f6re insan do\u011fu\u015ftan su\u00e7lu ve g\u00fcnahkard\u0131r.<\/strong><\/li>\n<li><strong>M\u00fcsl\u00fcmanlara g\u00f6re, tabiat bize emanettir. \u00d6l\u00e7\u00fcl\u00fc ve dikkatli kullanmak gerekir. Gelecek nesillerin de hakk\u0131 g\u00f6zetilmelidir. Ama yozla\u015fm\u0131\u015f H\u0131ristiyan-Yahudi k\u00fclt\u00fcr\u00fcne ba\u011fl\u0131 olan Bat\u0131l\u0131larca de\u011fil gelecek nesiller, kendilerinden saymad\u0131klar\u0131 milletler bile d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmemekte, ormanlar, denizler, hava.. t\u00fcm do\u011fal nimetlerin hoyrat\u00e7a t\u00fcketilmesi ve kirletilmesi kendilerince bir hak olarak alg\u0131lanmaktad\u0131r.<\/strong><\/li>\n<\/ul>\n<p>  \u00a0  <\/p>\n<p> <strong>Bu nedenle d\u00fcnya, \u00e7ok y\u00f6nl\u00fc bir felakete-k\u0131yamete do\u011fru h\u0131zla yol almaktad\u0131r.<\/strong> <\/p>\n<p> <strong>\u00c7evre kirlenmesi ve felaket tehlikesi<\/strong> <\/p>\n<p> <strong>1- \u00c7evre kirlenmesinin tan\u0131m\u0131:<\/strong> <\/p>\n<p> H\u0131zla artan n\u00fcfus, teknolojik hamleler, iktisadi geli\u015fmeler, sanayile\u015fme ve d\u00fczensiz \u015fehirle\u015fme ya\u015fad\u0131\u011f\u0131m\u0131z \u00e7evrede b\u00fcy\u00fck de\u011fi\u015fmelere ve bozulmalara sebep olmaktad\u0131r. Son y\u0131llar\u0131n bilimsel, teknolojik ve ekonomik kalk\u0131nma hamleleri sonucu tabiattaki dengeye yap\u0131lan m\u00fcdahaleler kendi gelece\u011fimiz i\u00e7in bizleri bir tak\u0131m teredd\u00fctlerle, endi\u015felerle kars\u0131 kar\u015f\u0131ya b\u0131rakmaklad\u0131r. \u00d6nceleri y\u00f6resel etkilerinden s\u00f6z edilen \u00e7evre kirlenmesinden, tabiat ve canl\u0131lar \u00fczerindeki etkilerinin artmas\u0131 sonucu, bug\u00fcn evresel boyutlarda bahsedilmektedir. Buna paralel olarak kirlili\u011fi \u00f6nleme y\u00f6ntemleri ve teknolojilerinde de \u00f6nemli geli\u015fmeler olmaktad\u0131r. <\/p>\n<p> <strong>\u00c7evre kirlenmesi ile ilgili problemlerin b\u00fcy\u00fck k\u0131sm\u0131 insanlar\u0131n k\u0131rsal alanlardan \u015fehre g\u00f6\u00e7 etmeleri ve \u015fehir n\u00fcfuslar\u0131ndaki h\u0131zl\u0131 art\u0131\u015ftan kaynaklanmaktad\u0131r. \u015eehirlere do\u011fru olan bu g\u00f6\u00e7te geli\u015fen sanayi ile yeni i\u015f imkanlar\u0131n\u0131n artmas\u0131 ve i\u015f yerleri ile fabrikalara kolayl\u0131kla ula\u015f\u0131labilmesi gibi fakt\u00f6rler de etkili olmu\u015ftur. \u00dclkemizde ekonomik kalk\u0131nma ve sanayile\u015fmenin h\u0131z kazand\u0131\u011f\u0131 1950&#39;li y\u0131llardan itibaren \u00e7evre kirlenmesinde belirgin bir art\u0131\u015f g\u00f6zlenmi\u015ftir. Sanayile\u015fme ile birlikte h\u0131zl\u0131 bir \u015fehirle\u015fme de kendini g\u00f6stermi\u015ftir. Bu durum, T\u00fcrkiye&#39;de 1950&#39;li y\u0131llarda n\u00fcfusun ancak % 25-30 unu te\u015fkil eden \u015fehir n\u00fcfusunun bug\u00fcn % 60&#39;\u0131n \u00fczerine \u00e7\u0131kmas\u0131ndan da a\u00e7\u0131k\u00e7a anla\u015f\u0131lmaktad\u0131r.<\/strong> <\/p>\n<p> <strong>\u00c7evre kirlenmesi en genel halde su, hava, g\u00fcr\u00fclt\u00fc ve toprak kirlenmesini kapsamaktad\u0131r. End\u00fcstriyel faaliyetler sonucu s\u0131v\u0131 ve kat\u0131 at\u0131klar, gaz ve partik\u00fcller ile radyoaktif at\u0131klar ve g\u00fcr\u00fclt\u00fc gibi kirleticiler a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kmaktad\u0131r. S\u0131v\u0131 at\u0131klar, su ortam\u0131ndaki canl\u0131lar\u0131n t\u00fcr say\u0131s\u0131nda azalma, \u00f6zellikle a\u011f\u0131r metaller ve klorlu organiklerin canl\u0131lar\u0131n b\u00fcnyesinde birikmesi sonucu insan sa\u011fl\u0131\u011f\u0131n\u0131 kirlenmesi, hava kirlenmesi ve koku gibi istenmeyen etkileri bulunmaktad\u0131r.<\/strong> <\/p>\n<p> <strong>\u00a0Genellikle kat\u0131 at\u0131klarla birlikte uzakla\u015ft\u0131r\u0131lan tehlikeli art\u0131klar\u0131n ihtiva ettikleri a\u011f\u0131r metallerin bitkiler ve hayvanlarda birikimi ve\/veya do\u011frudan insanlara intikali sonucu zehirli ve kanserojen etkileri bulunmaktad\u0131r. Mesela kur\u015fun, k\u0131s\u0131rl\u0131k, \u00f6l\u00fc do\u011fum ve beyin felcine; kadmiyum \u00f6l\u00fc do\u011fum ve kemik erimesine; civa, krom ve nikel de insan b\u00fcnyesinde \u00e7e\u015fitli zararl\u0131 etkilere yol a\u00e7maktad\u0131r.<\/strong> <\/p>\n<p> <strong>Baca gazlar\u0131 ve motorlu vas\u0131ta eksozlar\u0131 ile \u00e7evreye y\u00fcksek oranda k\u00fck\u00fcrt dioksit, azot oksitler, hidrojen s\u00fclf\u00fcr, karbondioksit, karbonmonoksit, kloroflorokarbonlar ve partik\u00fcller gibi kirleticiler verilmektedir. Bu t\u00fcr kirleticiler, \u00f6zellikle solunum sistemindeki kanser riskleri dolay\u0131s\u0131yla insan sa\u011fl\u0131\u011f\u0131n\u0131 tehdit etmektedirler.<\/strong> <\/p>\n<p> <strong>N\u00fckleer denemeler ve kazalar sonucu atmosfere kar\u0131\u015fan n\u00fckleer at\u0131klar\u0131n d\u00fcnyay\u0131 ne \u00f6l\u00e7\u00fcde tehdit etti\u011fi \u00c7ernobil felaketi ile ya\u015fanm\u0131\u015ft\u0131r. \u00c7ernobil ve civar\u0131nda bebekler esrarengiz bir \u015fekilde \u00f6lmektedir. Bu felaketin, uzun vadede T\u00fcrkiye&#39;nin de dahil oldu\u011fu kom\u015fu b\u00f6lgeleri ne \u015fekilde etkileyece\u011fi tahmin edilememektedir. Yo\u011fun n\u00fckleer dene melerin yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131 M\u00fcsl\u00fcman T\u00fcrk yurdu olan Kazakistan&#39;da da \u00f6zellikle kanser vakalar\u0131nda di\u011fer y\u00f6relere g\u00f6re 100 misline varan mertebelerde art\u0131\u015flar g\u00f6r\u00fclmektedir. Do\u011fan \u00e7ocuklar\u0131n sakatl\u0131k oranlar\u0131 da d\u00fcnyan\u0131n di\u011fer b\u00f6lgeleri ile kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131lmayacak kadar y\u00fcksektir.<\/p>\n<p> <strong>Sanayi faaliyetleri ve trafikten kaynaklanan g\u00fcr\u00fclt\u00fcn\u00fcn de \u00f6zellikle b\u00fcy\u00fck kentlerdekilerde ciddi davran\u0131\u015f bozukluklar\u0131 ve i\u015fitme kayb\u0131na yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 bilinmektedir. Keza bilhassa Tuna ve Dinyeper nehirleri vas\u0131tas\u0131 ile Karadeniz&#39;e ve oradan da Bo\u011fazlar yoluyla Marmara&#39;ya intikal eden Orta ve Do\u011fu Avrupa kaynakl\u0131 kirlilik, denizlerimizi son derece olumsuz olarak etkilemektedir. At\u0131klar\u0131n ihtiva etti\u011fi zor ayr\u0131\u015fan ve zehirli maddeler su \u00fcr\u00fcnleri \u00fcretimini de tehdit etmektedir. \u00dclkemizi tehdit eden bu uluslararas\u0131 kirlili\u011fin ortaya koydu\u011fu riski giderici acil \u00e7\u00f6z\u00fcmlere ihtiya\u00e7 duyulmaktad\u0131r.<\/strong> <\/p>\n<p> <\/strong> <\/p>\n<table border=\"0\" cellspacing=\"0\" cellpadding=\"0\" width=\"100%\">\n<tbody>\n<tr>\n<td>\n<p> \t\t\t<strong>2- G\u00fcn\u00fcm\u00fczdeki durum:<\/strong> \t\t\t<\/p>\n<p> \t\t\tSanayile\u015fmi\u015f \u00fclkelerde \u00e7evre sorunlar\u0131n\u0131 \u00e7\u00f6zmek \u00fczere ayr\u0131lan b\u00fcy\u00fck kaynaklara ve yerle\u015fik n\u00fcfusun hemen tamam\u0131n\u0131n sa\u011fl\u0131kl\u0131 i\u00e7me suyu, kanalizasyon ve at\u0131k su ar\u0131tma tesisleri olmas\u0131na mukabil, geli\u015fmekte olan \u00fclkelerdeki durum hi\u00e7 de i\u00e7 a\u00e7\u0131c\u0131 de\u011fildir. \t\t\t<\/p>\n<p> \t\t\tBu \u00fclkelerde \u00f6zelikle k\u0131rsal kesimdeki su temini ve kanalizasyon tesisleri, ihtiyac\u0131 kar\u015f\u0131lamakta hala son derece yetersizdir. 1990 y\u0131l\u0131 itibariyle bu \u00fclkelerde, k\u0131rsal kesimdeki n\u00fcfusun ancak % 55 ine sa\u011fl\u0131kl\u0131 i\u00e7me suyu temin edilebilmektedir. K\u0131rsal kesimde kanalizasyona ba\u011fl\u0131 n\u00fcfusun nisbeti daha da d\u00fc\u015f\u00fck olup % 33 civar\u0131ndad\u0131r. \t\t\t<\/p>\n<p> \t\t\t\u0130stanbul B\u00fcy\u00fck\u015fehir Belediye Ba\u015fkan\u0131 \u015fehre verilen suyun temiz olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, bu bak\u0131mdan ancak kaynat\u0131ld\u0131ktan sonra i\u00e7ilebilece\u011fini defalarca tekrarlam\u0131\u015ft\u0131r. En b\u00fcy\u00fck \u015fehrimizde halen halk\u0131m\u0131za sa\u011fl\u0131kl\u0131 bir i\u00e7me suyu verilemedi\u011fine g\u00f6re \u00fclkemizin bu konudaki konumunun geli\u015fmekte olan \u00fclkelerden dahi daha iyi olmad\u0131\u011f\u0131 anla\u015f\u0131lmaktad\u0131r. \t\t\t<\/p>\n<p> \t\t\t<strong>3- \u00c7evrenin korunmas\u0131 i\u00e7in ayr\u0131lan kaynaklar ve kirle\u015fmenin mali boyutlar\u0131<\/strong> \t\t\t<\/p>\n<p> \t\t\tSanayile\u015fmi\u015f \u00fclkelerde \u00e7evre sorunlar\u0131na tahsis edilen kaynaklar\u0131n tutar\u0131 gayri safi milli has\u0131la (GSMH) n\u0131n\u00a0 % (0.5-2.0) si aras\u0131nda de\u011fi\u015fmektedir. 1985 y\u0131l\u0131 itibariyle bu rakam AT \u00fcyelerinden Hollanda\u00a0 % 1.34 ile en y\u00fcksek, \u0130talya&#39;da ise, % 0.55 ile en d\u00fc\u015f\u00fck olup, Federal Almanya ve \u0130ngiltere GSMH&#39;lar\u0131n\u0131n s\u0131ras\u0131 ile % 1.07 ve % 0.74 \u00fcn\u00fc bu alana sarf etmektedirler. T\u00fcrkiye&#39;de 1980 \u00f6ncesi % 0.01 seviyesinde olan s\u00f6z konusu yat\u0131r\u0131mlar\u0131n, son y\u0131llarda h\u0131zl\u0131 bir art\u0131\u015f g\u00f6stererek % (0.1-0.3)lere y\u00fckseldi\u011fi tahmin edilmektedir. \u00c7evre korumaya aktar\u0131lan yat\u0131r\u0131mlar\u0131n T\u00fcrkiye&#39;de kalk\u0131nma h\u0131z\u0131n\u0131 % 0.5 civar\u0131nda etkilemesi beklenmektedir. \t\t\t<\/p>\n<p> \t\t\tAlmanya&#39;da 1985 y\u0131l\u0131 itibariyle su temini, kanalizasyon, ar\u0131tma, hava kirlili\u011fi ve g\u00fcr\u00fclt\u00fc gibi \u00e7evre sorunlar\u0131 i\u00e7in GSMH&#39;nin % 1.6 (28 milyar DM) sarf edilmi\u015ftir. Bu tedbirlere ra\u011fmen ge\u00e7mi\u015fteki faaliyetler sonucu ortaya \u00e7\u0131kan zararlar\u0131n giderilmesi, gelecekteki benzer etkilerin \u00f6nlenmesi, \u00fcretim, gelir ve servet kay\u0131plar\u0131, insan sa\u011fl\u0131\u011f\u0131, bitki ve canl\u0131lar ile binalar ve sanat eserlerine verilen zararlar\u0131n bedeli ise 103 milyar DM veya GSMH&#39;nin % 6 s\u0131 olarak tahmin edilmektedir. Dolay\u0131s\u0131 ile d\u00fcnyan\u0131n en g\u00fc\u00e7l\u00fc ekonomilerinden birine sahip Almanya&#39;da bile \u00e7evrenin ger\u00e7ek manada korunabilmesi i\u00e7in yap\u0131lmas\u0131 gerekenin ancak 1\/4 n\u00fcn yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131 ve geli\u015fmekte olan \u00fclkelerde ise durumun \u00e7ok daha yetersiz oldu\u011fu ortadad\u0131r. \t\t\t<\/p>\n<\/td>\n<\/tr>\n<\/tbody>\n<\/table>\n<p> <\/p>\n<p> <strong>4- \u00c7evre korunmas\u0131 faaliyetlerin de kar\u015f\u0131la\u015f\u0131lan zorluklar<\/strong> <\/p>\n<p> <strong>T\u00fcrkiye&#39;de \u00e7evre koruma faaliyetlerini yava\u015flatan ba\u015fl\u0131ca sebepler, maddi kaynak yetersizli\u011fi, \u00f6nceliklerin iyi belirlenemeyi\u015fi, mevzuattaki belirsizlik ve eksiklikler, denetim te\u015fkilat\u0131n\u0131n yeterli kalifiye eleman ve imkanlardan yoksun bask\u0131s\u0131n\u0131n zay\u0131fl\u0131\u011f\u0131 ve hepsinden \u00f6nemlisi ferdi ve ahlaki sorumlulu\u011fu esas alan bir \u00e7evre \u015fuurunun yerle\u015fmeyi\u015fi olarak ifade edilebilir.<\/strong> <\/p>\n<p> <strong>Geli\u015fmekte olan \u00fclkelerin hemen hepsinde h\u0131zl\u0131 bir sanayile\u015fme faaliyeti ya\u015fanmakta, bu \u00fclkeler a\u011f\u0131r d\u0131\u015f bor\u00e7 y\u00fck\u00fc alt\u0131nda bulunmaktad\u0131rlar. \u00c7evre sorunlar\u0131n\u0131 boyutlar\u0131n\u0131n evrenselli\u011fi g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde tutularak, zengin sanayile\u015fmi\u015f \u00fclkelerin geli\u015fmekte olan \u00fclkelere faizsiz \u00e7evre altyap\u0131 kredileri ile desteklemeleri yararl\u0131 ve zaruri g\u00f6r\u00fclmektedir. D\u00fcnya n\u00fcfusunun % 23&#39;n\u00fc olu\u015fturmalar\u0131na kar\u015f\u0131, yerk\u00fcresinin kaynaklar\u0131n\u0131n % 80 ini kullanan bu \u00fclkeler sorumluluklar\u0131n\u0131 hat\u0131rlamal\u0131d\u0131rlar. Silahlanmaya ayr\u0131lan fonlar\u0131n bir k\u0131sm\u0131n\u0131n bu sahaya aktar\u0131lmas\u0131 bile yeterli olabilir.<\/strong> <\/p>\n<p> <strong>5- Sanayi kurulu\u015flar\u0131nda uygulama<\/strong> <\/p>\n<p> Sanayi kurulu\u015flar\u0131m\u0131z, \u00f6zellikle b\u00fcy\u00fck i\u015fletmeler, \u00e7evreyi kirlettiklerinin \u015fuurunda olarak bu konuda gerekli yat\u0131r\u0131m\u0131 yapmaktan ka\u00e7\u0131nmamaktad\u0131rlar. Ancak konu \u00f6zel bir teknik bilgi ve yat\u0131r\u0131m gerektirdi\u011finden istismara a\u00e7\u0131kt\u0131r. Pek \u00e7ok firma \u00e7ok de\u011fi\u015fik fiyatlarla ve bazen gereksiz otomasyon teklifleriyle i\u015fvereni teredd\u00fct i\u00e7inde b\u0131rakmaktad\u0131r. <\/p>\n<p> \u00d6nemli olan \u00fclkemiz \u015fartlar\u0131 i\u00e7in yat\u0131r\u0131m ve i\u015fletme y\u00f6n\u00fcnden en ekonomik olan ve mevcut y\u00f6netmelikler bak\u0131m\u0131ndan ihtiyaca en uygun \u015fekilde cevap veren ar\u0131tma tesislerini yapmak ve s\u00fcrekli i\u015fletmede tutmakt\u0131r. <\/p>\n<p> <strong>\u00c7evre Biyoteknolojisi <\/strong> <\/p>\n<p> Son y\u00fczy\u0131lda, \u015fehirle\u015fme, sanayile\u015fme ve d\u00fcnya n\u00fcfusunun h\u0131zl\u0131 art\u0131\u015f\u0131 \u00e7evre kirlili\u011fini tehlikeli bir seviyeye getirmi\u015ftir. \u00c7evre kirlili\u011finin temel sebepleri; tabiat\u0131n insano\u011flunun doyumsuz arzular\u0131 dolay\u0131s\u0131yla ac\u0131mas\u0131zca s\u00f6m\u00fcr\u00fclmesi, tabi\u00ee kaynaklar\u0131n a\u015f\u0131r\u0131 \u015fekilde t\u00fcketilmesi ve bunun neticesinde tabiat\u0131n kendini temizleme kapasitesini zorlay\u0131c\u0131 miktar ve muhtevada kirlili\u011fin \u00e7evreye b\u0131rak\u0131lmas\u0131d\u0131r. G\u00fcn\u00fcm\u00fczde sera gaz\u0131, asit ya\u011fmurlar\u0131, ozon tabakas\u0131n\u0131n incelmesi, yer alt\u0131 ve yer \u00fcst\u00fc sular\u0131n\u0131n baz\u0131 kimyev\u00ee maddelerle kirletilmesi, \u015fehirlerdeki kat\u0131 at\u0131klar ve sanayi at\u0131klar\u0131 ba\u015fl\u0131ca \u00e7evre problemleri aras\u0131nda say\u0131labilir.  <\/p>\n<p> \u0130nsano\u011flunun 19. y\u00fczy\u0131la kadar \u00e7evreye b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131 at\u0131klar, f\u0131tr\u00ee ar\u0131tma sistemleri ile tabiatta kal\u0131c\u0131 bir iz b\u0131rakmadan giderilebilmekteydi. Dolayl\u0131 veya do\u011frudan \u00e7evreye b\u0131rak\u0131lan at\u0131klar, enerji kayna\u011f\u0131 ve karbon olarak canl\u0131lar\u0131n anabolik (yap\u0131m) ve katabolik (y\u0131k\u0131m) faaliyetleri s\u0131ras\u0131nda kullan\u0131larak yok edilmekteydi. Bug\u00fcn a\u015f\u0131r\u0131 \u015fekilde \u00e7evreye b\u0131rak\u0131lan at\u0131klar, mevcut ekolojik dengeyi bozarak hayat kalitesini, dahas\u0131 hayat\u0131n kendisini tehdit eder duruma gelmi\u015ftir. <\/p>\n<p> Bitki, hayvan ve mikroorganizmalar\u0131n k\u00e2inatla m\u00fcnasebetleri m\u00fckemmel \u015fekilde programlanm\u0131\u015ft\u0131r. Bu m\u00fcnasebeti ke\u015ffeden insano\u011flu, ekolojik dengeyi korumada bunlardan faydalanmay\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnm\u00fc\u015ft\u00fcr. G\u00fcn\u00fcm\u00fczde, \u00e7evre problemlerine canl\u0131lardan, bilhassa mikroorganizmalardan faydalan\u0131larak \u00e7\u00f6z\u00fcm \u00fcretilmesi, \u00e7evre biyoteknolojisinin sahas\u0131na girmektedir. <\/p>\n<p> <\/p>\n<p> <strong>Mikroorganizmalar\u0131n fonksiyonlar\u0131<\/strong> <\/p>\n<p> Tabiatta mikroorganizmalara bir\u00e7ok vazife verilmi\u015ftir. Organik maddelerin par\u00e7alanmas\u0131 bunlardan biridir. Canl\u0131lar i\u00e7in \u00e7ok \u00f6nemli olan karbon, azot, fosfor, k\u00fck\u00fcrt ve daha bir\u00e7ok element, mikroorganizmalar\u0131n da vazife ald\u0131\u011f\u0131 harika s\u00fcre\u00e7lerle kararl\u0131 bir \u015fekilde devrid\u00e2im ettirilmektedir. Mesel\u00e2 karbon \u00e7evriminde, klorofil ihtiva eden bitki ve mikroorganizmalar\u0131n (algler) havadan ba\u011flad\u0131\u011f\u0131 karbondioksit, (CO2) organik karbona d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fcl\u00fcr (fotosentez), organik karbonun bir k\u0131sm\u0131 oksijen (O2) ile yak\u0131larak (solunum) enerji elde edilir ve a\u00e7\u0131\u011fa karbondioksit \u00e7\u0131kar. Heterotrof (organik maddeye ba\u011f\u0131ml\u0131) bakteriler, bitki ve hayvanlar\u0131n \u00f6l\u00fc h\u00fccreleri ve at\u0131klar\u0131 \u00fczerinde faaliyet g\u00f6sterir ve enerji elde etmek i\u00e7in bunlardaki karbonu kullan\u0131r. Organik karbon de\u011fi\u015fik elektron al\u0131c\u0131lar (O2, Fe+3 NO-3, SO-24 vs..) ile y\u00fckseltgenerek enerji elde edilir ve a\u00e7\u0131\u011fa karbondioksit \u00e7\u0131kart\u0131l\u0131r. B\u00f6ylece karbon tekrar atmosfere verilerek \u00e7evrim tamamlanm\u0131\u015f olur.  <\/p>\n<p> Tabiatta zehirli maddeleri par\u00e7alayan \u00e7ok say\u0131da mikroorganizma mevcuttur. Y\u00fcce Yarat\u0131c\u0131 bu mikro canl\u0131lara \u00f6yle hikmetli vazifeler vermi\u015ftir ki, d\u00fcnyada daha \u00f6nce bulunmayan, teknolojik geli\u015fmeler neticesinde de\u011fi\u015fik g\u00e2yelerle \u00fcretilen bir\u00e7ok sentetik organik kimyev\u00ee madde dahi bu canl\u0131lar taraf\u0131ndan hususi \u015fartlar alt\u0131nda par\u00e7alanabilmektedir. Mesel\u00e2 zira\u00ee m\u00fccadele i\u00e7in \u00fcretilen bir\u00e7ok klorlu organik madde, mikroorganizmalar\u0131n tabiatta daha \u00f6nce hi\u00e7 kar\u015f\u0131la\u015fmad\u0131klar\u0131 bile\u015fiklerdendir. Bu maddeler dahi mikroorganizmalarla par\u00e7alanarak \u00e7evre i\u00e7in zarars\u0131z formlara d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclebilmektedir. Bu h\u00e2diseler ger\u00e7ekle\u015ftirilirken mikroorganizmalara her d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc maddeye has enzimler (biyolojik kataliz\u00f6r) salg\u0131lat\u0131l\u0131r. G\u00fcn\u00fcm\u00fczde ara\u015ft\u0131rmac\u0131lar bu i\u015flem basamaklar\u0131n\u0131 ve s\u00fcre\u00e7lerini ke\u015ffederek \u00e7e\u015fitli biyoteknoloji tabanl\u0131 uygulamalar geli\u015ftirmektedir.  <\/p>\n<p> <strong>\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 <\/strong> <\/p>\n<p> <strong>\u00c7evre kirlili\u011fiyle m\u00fccadele<\/strong> <\/p>\n<p> \u00c7e\u015fitli end\u00fcstriyel faaliyetler neticesinde at\u0131k olarak \u00e7evreye b\u0131rak\u0131lan diklor metan (CH2Cl2) ve benzeri kanser yap\u0131c\u0131 kimyev\u00ee maddeler, biyoreakt\u00f6rlerde bakteriler taraf\u0131ndan salg\u0131lanan enzimler vas\u0131tas\u0131yla par\u00e7alanarak zarars\u0131z \u00fcr\u00fcnlere d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclebilmektedir. Bilim adamlar\u0131 bu kabiliyetlerle donat\u0131lm\u0131\u015f mikroorganizmalar\u0131 bulunduklar\u0131 ortamdan izole ederek \u00e7o\u011falt\u0131rlar. Bu bakterilerin en h\u0131zl\u0131 geli\u015febildi\u011fi ortam \u015fartlar\u0131 bulunarak b\u00fcy\u00fck miktarda bakteri \u00fcretilir. Ara\u015ft\u0131rmac\u0131lar bu s\u00fcreci teknolojiye aktar\u0131rken, ar\u0131tman\u0131n yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131 reakt\u00f6r i\u00e7erisinde azot, fosfor, s\u0131cakl\u0131k, pH, iz element vs. gibi unsurlar\u0131 faydal\u0131 mikroorganizmalar i\u00e7in en uygun hayat \u015fartlar\u0131n\u0131 sa\u011flayacak \u015fekilde d\u00fczenlerler. <\/p>\n<p> Mesel\u00e2 genetik m\u00fchendisli\u011findeki ara\u015ft\u0131rmac\u0131lar termofilik (s\u0131ca\u011f\u0131 seven) mikroorganizmalar\u0131n genlerini, insektisidleri (b\u00f6cek \u00f6ld\u00fcr\u00fcc\u00fc) par\u00e7alayabilen mikroorganizmalara aktarmada ba\u015far\u0131l\u0131 olmu\u015flar ve transgenik (gen transferi yap\u0131lan) mikroorganizmalar\u0131 daha s\u0131cak b\u00f6lgelerde ve ortamlarda insektisitlerin ortadan kald\u0131r\u0131lmas\u0131nda kullan\u0131labilir h\u00e2le getirmi\u015flerdir. Transgenik bakterilerin, a\u011f\u0131r metal, radyoaktif element, sentetik g\u00fcbreler, insektisit, herbisit (zararl\u0131 bitki \u00f6ld\u00fcr\u00fcc\u00fc) ve di\u011fer toksik maddelerle kirlenmi\u015f ortamlar\u0131n temizlenmesinde kullan\u0131lmas\u0131 konusunda \u00f6nemli geli\u015fmeler kaydedilmi\u015ftir. <\/p>\n<p> Uranyum n\u00fckleer enerji \u00fcretim tesislerinde yak\u0131t olarak kullan\u0131lmakta ve at\u0131k olarak \u00e7evreye b\u0131rak\u0131lmaktad\u0131r. Uranyumun, uranil iyonu (UO2+2) \u015feklinde \u00e7\u00f6z\u00fcn\u00fcr olarak \u00e7evreye b\u0131rak\u0131lmas\u0131 durumunda sa\u011fl\u0131k a\u00e7\u0131s\u0131ndan ciddi tehlikeler olu\u015fturmaktad\u0131r. Bu iyonun \u00e7\u00f6z\u00fcnmez forma (zarars\u0131z UO2) d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclebildi\u011fi de\u011fi\u015fik metabolik yollar baz\u0131 canl\u0131larda mevcuttur. Bunlardan biri UO2+2 iyonunun, Desulfovibrio vulgaris bakterisi taraf\u0131ndan salg\u0131lanan Cytochrome-c3 hidrogenaz enzimi ile UO2&#39;ye d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclmesidir. Yine Deinococcus radiodurans cinsi bakterilerle benzer i\u015flem ger\u00e7ekle\u015ftirilmektedir.  <\/p>\n<p> 1975 y\u0131l\u0131nda Kuzey Carolina&#39;da bir jet u\u00e7a\u011f\u0131n\u0131n deposundan s\u0131zan toluen, bu b\u00f6lgede toprak kirlili\u011fine sebep olmu\u015ftur. 300 bin litre toluen yeralt\u0131na s\u0131zarak i\u00e7me suyunu kirletmi\u015ftir. 1985&#39;li y\u0131llara gelindi\u011finde bu s\u0131zan toluenin daha geni\u015f bir sahaya yay\u0131ld\u0131\u011f\u0131 tespit edilmi\u015ftir. Toluen, sularda belli bir seviyenin \u00fczerinde olmas\u0131 istenmeyen kanserojen bir maddedir. Kirlenmi\u015f suyu ar\u0131tmak bilinen usullerle m\u00fcmk\u00fcn olmam\u0131\u015ft\u0131r. Ancak o b\u00f6lgedeki kirlenmi\u015f ortamda bir bakterinin tolueni metabolize ederek (par\u00e7alayarak), zarars\u0131z \u00fcr\u00fcnlere (CO2, su, enerji) d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrme kabiliyetinde oldu\u011fu ke\u015ffedilmi\u015ftir. Daha sonra bu bakterinin optimum \u00e7o\u011falma \u015fartlar\u0131 (pH, s\u0131cakl\u0131k, gerekli besi elementleri vs.) tespit edilerek, 1992 y\u0131l\u0131nda biyoteknolojik \u00e7\u00f6z\u00fcm \u00fcretilebilmi\u015ftir. Bilim adamlar\u0131n\u0131n kirlenmi\u015f b\u00f6lgedeki topra\u011fa ve yeralt\u0131 sular\u0131na tolueni par\u00e7alayacak bakterileri ve bakterilerin geli\u015febilmesi i\u00e7in gerekli besin elementlerini il\u00e2ve etmesiyle kirlilik seviyesi bir y\u0131l i\u00e7erisinde % 75 azalt\u0131labilmi\u015ftir.  <\/p>\n<p> Biyoteknolojinin kullan\u0131lmas\u0131na bir ba\u015fka mis\u00e2l, 1989 y\u0131l\u0131nda Alaska&#39;da ham petrol ta\u015f\u0131yan \u00fcnl\u00fc Valdez petrol tankerinin karaya oturmas\u0131 ve ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131 petrol\u00fcn denize d\u00f6k\u00fclmesidir. Sudan hafif ve viskoz olan ve deniz y\u00fczeyinde biriken petrol\u00fcn \u00e7o\u011fu emme ve filtrasyon gibi tekniklerle uzakla\u015ft\u0131r\u0131l\u0131rken, sahile yak\u0131n k\u0131s\u0131mlarda kayalara, \u00e7ak\u0131l ta\u015flar\u0131na ve kumlara yap\u0131\u015fanlar ise bakteriler kullan\u0131larak giderilebilmi\u015ftir. Bu bakteriler, ham petrol\u00fc kendi enerji ihtiyac\u0131n\u0131 kar\u015f\u0131lamak i\u00e7in kullanarak onu daha k\u00fc\u00e7\u00fck zarars\u0131z kimyev\u00ee maddelere d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fcr.  <\/p>\n<p> Mikroorganizmalar\u0131n yan\u0131s\u0131ra, bitkilerden de ar\u0131tma i\u015flemlerinde faydalan\u0131labilmektedir. Baz\u0131 bitkiler toprak ve sulardaki kirleticileri besin olarak kullanabilmektedir. Bilhassa merkez\u00ee sinir sistemi \u00fczerinden insan sa\u011fl\u0131\u011f\u0131na zarar veren a\u011f\u0131r metalleri metabolize ederek zarars\u0131z h\u00e2le getiren bitkiler bug\u00fcn faydal\u0131 \u015fekilde kullan\u0131lmay\u0131 beklemektedir. Hatt\u00e2 tecr\u00fcbeli alt\u0131n aray\u0131c\u0131lar\u0131, baz\u0131 bitkilerin yeti\u015fti\u011fi yerlerde alt\u0131n bulunaca\u011f\u0131n\u0131 eski zamanlardan beri bilmektedir. \u0130nsan i\u00e7in zararl\u0131, baz\u0131 bitkiler i\u00e7in faydal\u0131 olan metaller bitki proteinlerinin sentezinde kullan\u0131lmaktad\u0131r. Bu hususiyetlerinden dolay\u0131, bu bitkiler, sudaki a\u011f\u0131r metallerin ar\u0131t\u0131lmas\u0131 hususunda \u00f6nem arz etmektedir.  <\/p>\n<p> Yery\u00fcz\u00fcn\u00fc canl\u0131lar i\u00e7in bir mesken olarak yaratan Y\u00fcce Rabb&#39;imiz, canl\u0131lar\u0131n faaliyetleri neticesinde a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kan kirlili\u011fi de temizlikle vazifeli canl\u0131larla kontrol alt\u0131nda tutmaktad\u0131r. Temizlikle vazifeli bu canl\u0131lar (mikroorganizmalar, bitki ve hayvanlar) bir\u00e7ok Hikmetli H\u00e2diseyle, Allah&#39;\u0131n (cc) &#8216;Kudd\u00fcs&#39; \u0130smine \u00c2yined\u00e2rl\u0131k Yapmaktad\u0131rlar.<a name=\"_ftnref1\" href=\"#_ftn1\" title=\"_ftnref1\">[1]<\/a> <\/p>\n<p> <strong>Bat\u0131, \u00e7evre bilincini ve temizlik bilgisini bizden \u00f6\u011frenmi\u015ftir. <\/strong> <\/p>\n<p> <strong>Avrupa&#39;n\u0131n medenile\u015fmesinde \u0130slam&#39;\u0131n ve Osmanl\u0131&#39;n\u0131n etkileri:<\/strong> <\/p>\n<p> <strong>Zavall\u0131 T\u00fcrkiye!<\/strong> <\/p>\n<p> <strong>Onu yak\u0131ndan tan\u0131d\u0131k\u00e7a daha \u00e7ok seviyorum; \u00e7\u00fcnk\u00fc meziyetlerini daha iyi g\u00f6r\u00fcp takdir ediyor ve onu tehdit eden tehlikeleri daha a\u00e7\u0131k bir \u015fekilde g\u00f6r\u00fcyorum. Bu tehlike: Asli de\u011ferlerini \u00f6nemsemeyip, i\u00e7i \u00e7\u00fcr\u00fcm\u00fc\u015f yald\u0131zl\u0131 Avrupa&#39;ya \u00f6zenmesidir.<a name=\"_ftnref2\" href=\"#_ftn2\" title=\"_ftnref2\"><strong>[2]<\/strong><\/a><\/strong> <\/p>\n<p> <strong>Baz\u0131 \u00e7evrelerde, Avrupa Birli\u011fi&#39;ne \u00fcyeli\u011fin son kurtulu\u015f \u00fcmidi h\u00e2line geldi\u011fi \u015fu g\u00fcnlerde, as\u0131rl\u0131k kimlik meselemiz tekrar kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131k\u0131yor ve T\u00fcrkiye&#39;nin ne kadar Avrupal\u0131 oldu\u011fu tart\u0131\u015f\u0131l\u0131yor. &#8216;Modernle\u015fme&#39;nin &#8216;Bat\u0131l\u0131la\u015fma&#39; olarak kodland\u0131\u011f\u0131 tarih\u00ee bir ser\u00fcvendir s\u00f6z konusu olan. Ger\u00e7ekten de tarih kitaplar\u0131, Osmanl\u0131&#39;dan bu yana devam eden Bat\u0131l\u0131la\u015fma s\u00fcreci hakk\u0131nda pek \u00e7ok bilgiyle dolu. Oysa bu kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 tesir s\u00fcrecinde a\u011f\u0131rl\u0131k, tamamen tek tarafl\u0131 m\u0131yd\u0131? \u015eimdi kendinizi -bir an olsun- i\u00e7inde bulundu\u011funuz zaman diliminden s\u0131y\u0131r\u0131n ve tarih\u00ee ezberi bozmay\u0131 deneyin: Paris&#39;in s\u0131rf T\u00fcrklere benzemek i\u00e7in sar\u0131k sar\u0131p, c\u00fcbbe giyen soylular\u0131, T\u00fcrk us\u00fbl\u00fc d\u00fc\u011f\u00fcn yapan Avusturya sarayl\u0131lar\u0131, \u015fatolarda T\u00fcrk hal\u0131lar\u0131, T\u00fcrk \u00e7i\u00e7e\u011fi l\u00e2le, T\u00fcrk i\u00e7ece\u011fi kahve, kahvehane derken her yerde izinizin oldu\u011fu geni\u015f bir co\u011frafya hayal edin; kar\u015f\u0131n\u0131zda 18. y\u00fczy\u0131l Avrupa&#39;s\u0131 belirmi\u015f olacak. Frans\u0131z el\u00e7isi Herbette o d\u00f6nemden bahsederken; &quot;Paris \u00e2deta \u0130stanbul mahallelerinden biri h\u00e2line geldi.&quot; diyerek ayn\u0131 \u00e7er\u00e7eveyi veriyor.<\/strong> <\/p>\n<p> <strong>Bat\u0131l\u0131la\u015fan Osmanl\u0131 kadar, Osmanl\u0131la\u015fan Bat\u0131 da bir ger\u00e7ek. Avrupa&#39;n\u0131n Osmanl\u0131 ile ba\u015f\u0131 korku ve merak; ortas\u0131 takdir ve \u00f6zenme; sonu oryantalizm olan m\u00fcnasebetlerinde Osmanl\u0131&#39;n\u0131n Avrupa&#39;ya \u00f6nemli tesirleri olmu\u015ftur.<\/strong> <\/p>\n<hr \/>\n<p> <a name=\"_ftn1\" href=\"#_ftnref1\" title=\"_ftn1\">[1]<\/a> Bedirhan Altunay \/ S\u0131z\u0131nt\u0131 <\/p>\n<p> <a name=\"_ftn2\" href=\"#_ftnref2\" title=\"_ftn2\">[2]<\/a> Blasco Ibanez (1867-1928) <\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>\u00a0  <\/p>\n<p> <strong>Bir ki\u015finin veya medeniyetin; insani ve hay\u0131rl\u0131 bir iz \u00fczerinde mi?\u00a0 Yoksa \u015feytani ve zararl\u0131 bir \u00e7izgide mi? Oldu\u011funu anlamak i\u00e7in \u015fu \u00fc\u00e7 konudaki d\u00fc\u015f\u00fcncesine ve de\u011fer \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fcne bak\u0131l\u0131r:<\/strong> <\/p>\n<p> <strong>1- Allah inanc\u0131 nas\u0131ld\u0131r?<\/strong> <\/p>\n<p> <strong>2- \u0130nsana bak\u0131\u015f\u0131 nas\u0131ld\u0131r?<\/strong> <\/p>\n<p> <strong>3- Tabiata yakla\u015f\u0131m\u0131 nas\u0131ld\u0131r?<\/strong> <\/p>\n<p> <strong>\u00d6rne\u011fin:<\/strong> <\/p>\n<ul>\n<li><strong>M\u00fcsl\u00fcmanlar tevhide (Bir Allah&#39;a), Bat\u0131l\u0131lar teslise (\u00fc\u00e7 Tanr\u0131ya) inan\u0131r.<\/strong><\/li>\n<li><strong>Kur&#39;ana g\u00f6re her insan tertemiz ve e\u015fit haklara sahip olarak do\u011far ve e\u015frefi mahlukatt\u0131r. Ama H\u0131ristiyanlara g\u00f6re insan do\u011fu\u015ftan su\u00e7lu ve g\u00fcnahkard\u0131r.<\/strong><\/li>\n<li><strong>M\u00fcsl\u00fcmanlara g\u00f6re, tabiat bize emanettir. \u00d6l\u00e7\u00fcl\u00fc ve dikkatli kullanmak gerekir. Gelecek nesillerin de hakk\u0131 g\u00f6zetilmelidir. Ama yozla\u015fm\u0131\u015f H\u0131ristiyan-Yahudi k\u00fclt\u00fcr\u00fcne ba\u011fl\u0131 olan Bat\u0131l\u0131larca de\u011fil gelecek nesiller, kendilerinden saymad\u0131klar\u0131 milletler bile d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmemekte, ormanlar, denizler, hava.. t\u00fcm do\u011fal nimetlerin hoyrat\u00e7a t\u00fcketilmesi ve kirletilmesi kendilerince bir hak olarak alg\u0131lanmaktad\u0131r.<\/strong><\/li>\n<\/ul>\n","protected":false},"author":28,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"closed","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[67],"tags":[],"class_list":["post-887","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-mart-2007"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.millicozum.com\/mc\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/887","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.millicozum.com\/mc\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.millicozum.com\/mc\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.millicozum.com\/mc\/wp-json\/wp\/v2\/users\/28"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.millicozum.com\/mc\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=887"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.millicozum.com\/mc\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/887\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.millicozum.com\/mc\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=887"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.millicozum.com\/mc\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=887"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.millicozum.com\/mc\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=887"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}