Bilderberg tarihi seçimler öncesi niye İstanbul'da?
Dünyanın en gizemli buluşmalarına sahne olduğu bilinen Bilderberg toplantıları, bu yıl Türkiye'de yapıldı. Konusu, katılımcıları ve içeriği gizli kaldığı için büyük merak uyandıran, aynı zamanda "dünyaya yön veren elitler grubu" olarak adlandıran Bilderberg'in İstanbul buluşması için Taksim'deki The Ritz Carlton Oteli kararlaştırıldı.
3 gün süren toplantılar için güvenlik önlemleri alındı. Bilderberg, Avrupa ve Amerika arasındaki ilişkiler konusunda strateji geliştirmek amacıyla Dış İlişkiler Komitesi (CFR) tarafından 1954'te Hollanda'da (Oosterbeek) Bilderberg Oteli'nde kuruldu.
Türkiye'den Piyonlar
Dünyanın yönetimi ve küreselleşme konusunda her yıl farklı ülkelerde toplantılar yapan üyeler, gizli koşullarda ve özel ortamlarda bir araya geliyor.
Bilderberg toplantılarına Türkiye'den de birçok kişi katıldı. Toplantıların içeriği, yapılan sözlü anlaşma gereği açıklanmıyor. Toplantının bu yıl İstanbul'da yapılacağı aylar öncesinden belliydi. Ancak, güvenlik nedeniyle katılımcılar ve toplantının yeri açıklanmamıştı.
Toplantıya, bu yıl Türkiye'den Devlet Bakanı Ali Babacan, BM Kalkınma Programı Başkanı Kemal Derviş, Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı, Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç, eski ARI Hareketi Başkanı Kemal Köprülü katıldı.
Yurtdışından katılanlar
Yurtdışından ise eski Dünya Bankası Başkanı Paul Wolfowitz, Fransa'nın yeni Dışişleri Bakanı Bernard Kouchner, 27 Haziran'da İngiltere Başbakanı olması beklenen Gordon Brown ve AB Komisyonu'nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Olli Rehn'in de aralarında bulunduğu 50 kişi çağrıldı.
Fehmi Koru'dan kaytarmalar
Yeni Şafak gazetesi yazarı Fehmi Koru da toplantıya davet edilenler arasındaydı. Ancak Koru bu yılki toplantıya katılmadı
Toplantıya, NATO Genel Sekreteri Jaap de Hoop Scheffer, eski ABD Dışişleri Bakanı Henry Kissinger, eski Almanya İçişleri Bakanı Otto Schily, ABD'li diplomat Richard Holbrooke, Coca Cola'nın Başkanı George David, ABD'li ünlü işadamı David Rockefeller, ABD Başkanı George W. Bush'un Savunma Politika ve Stratejileri Danışmanı William J. Luti, ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Robert B. Zoellick ile Yunanistan Ekonomi ve Hazine Bakanı George Alogoskoufis'in de katılanlar arasındaydı.
32 yıl aradan sonra yeniden Türkiye'de toplanma
Yeni Dünya Düzeni'nin küresel kolu olan Bilderberg, 32 yıl aradan sonra yeniden Türkiye'de toplandı. Türkiye'de, 18-20 Eylül 1959'da İstanbul Yeşilköy'de ve 25-27 Nisan 1975'te Çeşme Hotel Altın Yunus'ta yapılan toplantıların ardından, 31 Mayıs-3 Haziran arasında İstanbul'da The Ritz Carlton Oteli'nde başladı.
Türkiye ve dünyadan önemli isimlerin davet edildiği Bilderberg'de gündem ana başlıklarıyla belirleniyor. Irak geçen yıl olduğu gibi bu yıl da Bilderberg'in önemli konuları arasında. Toplantının Türkiye'de olması nedeniyle Türkiye'den katılımcıların sayısının arttığı vurgulandı.
Türkiye'den Bilderberg organizasyonuna başkanlık eden Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç, TÜSİAD Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ ve TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ümit Boyner'in yanı sıra UNDP Başkanı Kemal Derviş, Devlet Bakanı Ali Babacan, gazeteci Mehmet Ali Birand gibi isimlerin yer aldığı toplantıda "Türkiye'de seçimler sonrası" ve "Türkiye ile komşuları" başlıkları da masaya yatırıldı.
Bilderberg: Gizli Dünya Devleti'nin Evrensel Hükümeti
Bilderberg'in İstanbul'da toplandığı günlerde, bu konunun en önemli uzmanlarından biri olarak tanınan Daniel Estulin'in Kulüp Bilderberg adlı kitabı April Yayıncılık'tan çıktı. Dikkat ve ibretle okunması gereken bir kitap. Daniel Estulin'in aynı troykayla doğrudan ilişkili dünya çapındaki çokuluslu şirketler, vakıflar ve medya kuruluşlarının adını saydığı listeler de çarpıcı.
Rockefeller ailesi ve Avrupa aristokrasinin temsilcisi Prens Bernhard, 1954 yılında dünyanın en güçlü insanlarını Hollanda'nın Oosterbeck kentindeki Bilderberg Hotel'de bir araya topladılar. Sözde amaç, dünyayı ilgilendiren kimi önemli konuları tartışmak, bunlara farklı boyutlar kazandırmak ve mümkünse çözüme yönelik öneriler üretmekti. Ama bu "masum" forum her ne hikmetse daha ilk toplantı dağılmadan kurumlaşarak Bilderberg Kulüp adını aldı ve faaliyetlerini her yıl hem CIA'nın, hem de toplandığı ülkenin haber alma servisinin koruması altında sürdürerek günümüze kadar geldi.
Adı, Nazilerden gelmektedir
Estulin, kitabında Rockefeller'ları geniş geniş anlatıyor.
Öteki kurucu, Hollanda Veliaht Prensi Bernhard ise 1930'larda Nazilerin Reiter SS Kıtası'nda subaydı ve savaş sonrasında suçlanmaktan postu Shell Oil'e atarak kurtulmuştu. Bilderberg Kulüp'ün adı da aslında toplandığı otelden değil, ünlü Nazi şefi Heinrich Himmler'in kabalist Dostlar Çemberi'nde yer almış kimi unsurlardan gelir.
İnsanlık yararına görüş alışverişleri içerdiğini iddia ettikleri toplantılar yapan dünya elitleri, mevcut düzeni (sadece kapalı kapılar arkasında süren görüşmelerle), kendi tasarladıkları sistem lehine değiştirecek güce sahip olabilir mi? Elbette hayır. Ama ya bunu pratikte gerçekleştirebilecek oluşumları kurup, bunları istedikleri şekilde geliştirdilerse? Bilderbergcilerin dünya elitlerinden derlediği görüş 7: binler doğrultusunda kesintisiz faaliyet gösteren etkin oluşumlar var.
Dış İlişkiler Konseyi (CFR) nedir?
Dış İlişkiler Konseyi'nin (The Council of Forign Relations-CFR) tarihi, 1921 yılına kadar gidiyor. Kurucusuysa, Birleşik Devletler Başkanı Woodrow Wilson'un baş danışmanı ünlü Amerikalı Marksist Edward Mandell House! Konsey önceleri bir siyasi yönlendirme forumu olarak işlev görüyor, ardından Rockefeller ve Carnegie vakıfları tarafından finanse edildiği dönem başlıyor. Yılda bir kez toplanıp dağılan, ama biraderlik ilişkisini hiç kopartmayan Bilderbergcilerin kalıcı icra organlarından birini (Avrupa'daki Yuvarlak Masa ile doğrudan bağlantılı Amerika kolunu) işte bu Konsey oluşturuyor.
Konseyin dünyanın her tarafına nasıl yayıldığını anlatmaya bu sayfalardaki yerimiz yetmez; bunu kitaplara bırakalım. Ama şu tümce belki ilginç bir vurgu oluşturabilir: 1928'den bu yana yapılan tüm Amerikan başkanlık seçimlerini CFR kökenli adaylar kazanmıştır. Aslına bakılırsa 1952'den bu yana yapılan başkanlık seçimlerinde Cumhuriyetçi Parti ve Demokrat Parti'den rakip adayların hepsi CFR bağlantılıydı.
Üçlü Komisyon ve Siyonist Yahudi Hakimiyeti
Üçlü komisyon, 1973 yılında bizzat David Rockefeller tarafından kuruldu. Rockefeller, Üçlü Komisyon düşüncesini 1972 yılı baharında Belçika'da yapılan Bilderberg toplantısında açmış ve ortaya attığı, "gücün dört direğini" (siyasi, mali, entelektüel ve dini etkiyi) sağlamlaştıracak strateji ve politikaları merkezi bir dünya hükümeti tabanında oluşturacak uluslararası ittifak kavramı" büyük coşku yaratmıştı. Rockefeller bundan iki ay sonra malikânelerinden birini Üçlü Komisyon'un kuruluş aşamalarına merkez oluşturmak üzere tahsis edecekti.
Komisyon'un amacı Bilderberg'den çıkacak yönlendirmeleri stratejilere dönüştürecek çalışma grupları, görev oluşumları toplamaktır. Ve Komisyon bu stratejilerle küresel tek devlet yolunda çok önemli adımlar atmıştır.
Üçlü Komisyon'un 1974 yılı Görev Grubu raporunda şöyle deniyor: "Kimi krizler karşında devletin yetenekleri kısıtlı kalabilir, kimi şeyleri feda etmek kaçınılmaz, hatta gerekli olabilir. (….) Birçok durumda uzmanlık, kıdem, deneyim ve özel yetenek gibi dayatmalar otoriteyi sağlama gereği açısından demokrasinin icaplarının ötesine geçebilir. (….) Demokratik prosedürlerin geçerli olduğu haller kimi durumlarda kısıtlı ve yetersizdir."
Bu paragrafta değinilen krizleri ve olağanüstü halleri yaratmak da Komisyon'un yan kuruluşlarının görevleri içindedir.53[1]
Toplantıya kimler katıldı?
Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, eski Dışişleri Bakanı Hikmet Çetin, BM Kalkınma Programı Başkanı Kemal Derviş, TÜSİAD Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, eski TÜSİAD Başkanı Erkut Yücaoğlu, Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç, Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ayşe Soysal ve Coca-Cola Company İcra Başkanı Muhtar Kent'in yanı sıra Ümit Boyner, Cem Duna, Emre Gönensay, Cengiz Çandar ve Mehmet Ali Birand da bulunuyor. Hollanda Kraliçesi Beatrix, İspanya Kraliçesi Sofia, Belçika Veliaht Prensi Philippe, Avusturya Başbakanı Alfred Gusenbauer, Yunanistan Ekonomi ve Maliye Bakanı George Alagoskufis, Portekiz'in eski Başbakanı Francisco Pinto Balsemao, eski Fransa Dışişleri Bakanı Michel Barnier, İsveç Dışişleri Bakanı Cari Bildt, İsveç Maliye Bakanı Anders Borg, Finlandiya Maliye Bakanı Jyrki Katainen, eski ABD Dışişleri Bakanı Henry Kissinger, Fransa Tarım Bakanı Christine Lagarde, IMF Başkanı Rodrigo De Rato, AB Komisyonunun genişlemeden sorumlu üyesi Olli Rehn ve ABD'nin Ankara Büyükelçisi Ross Wilson gibi yabancı konuklar katıldı.
MHP'nin listeleri Bilderberg toplantısında mı hazırlandı?
1-3 Haziran günlerinde istanbul'da düzenlenen Bilderberg toplantının gündemi seçimler ve milletvekili adaylarıydı. Milletvekili aday listeleri toplantı sonunda belirginleştirildi. Toplantının dikkat çekici zamanlaması, sadece aday listelerinin belirlenmesinden 3 gün öncesine rastlaması değil. Bilderberg toplantısı, Harp Akademileri Sempozyumu'yla çakıştı.
Bilderberg… Dünyayı yöneten gizli örgütlerden CFR ve Tri-lateral ile birlikte önde gelen uluslarası şirketlerin tepe yöneticilerinin ve siyasi liderlerin katıldığı, Batı'nın acil ve uzun vadeli çıkarlarının enine boyuna tartışıldığı ve kararların alınıp uygulama planının hazırlandığı toplantılar…
Bu yıl, üçüncü kez Türkiye'de yapıldı. 55. Bilderberg toplantısı çok kritik bir dönemeçte ülkemizde gerçekleşti. 14 Nisan süreciyle başlayan halkın Cumhuriyet'e ve bağımsızlığa sahip çıkma kararlılığı ve arkasından gelen erken seçim kararıyla birlikte, Türk Ordusu'nun Irak'ın kuzeyinde ABD'nin oluşturduğu Kukla Devlet'i bozma kararlığını ilan ettiği ve karşı karşıya bulunduğu Sevr tehdidi nedeniyle açıkça ABD ve Batı'yı suçladığı günlerde…
Toplantının ilginç bir yönü de, Genelkurmay Başkanı Org. Büyükanıt'ın Batı'yı açıkça hedefe koyan açış konuşmasıyla başlattığı Harp Akademileri'nde düzenlenen sempozyumla aynı zamana denk gelmesiydi.
Türkiye daha önce toplantılara 1959'da İstanbul Yeşilköy'de ve 1975'te Çeşme Hotel Altınyunus'ta ev sahipliği yapmıştı
Aday listeleri son şeklini nasıl aldı?
Aydınlık'ın toplantıyı izleyen güvenlik kaynaklarından edindiği bilgiye göre, Bilderberg'in ağırlıklı gündemlerinden birisi Yüksek Seçim Kurulu (YSK)'na teslim edilecek olan milletvekili aday listeleri oluşturuyordu. Toplantıda özellikle MHP listeleri üzerinde durulduğu öğrenildi.
Bütün işbirlikçi partilerde Milli Sanayicilere veto dayatması
Aydınlık'a bilgi veren kaynaklar, küresel sermayenin çıkarlarını savunacak adayların özellikle MHP listelerine yerleştirildiği bilgisini veriyor.
Ancak MHP listelerinin yanı sıra AKP ve CHP listeleri de toplantıda ele alındı. Toplantıya katılan uluslararası sermayenin temsilcileri ve Türkiye ayağındakiler, milli sanayicilerin listelere girmemesi için gerekli önlemlerin alınmasını istedi.
MHP listelerindeki Amerikan yıldızları
MHP lideri Bahçeli'nin listesinde en dikkat çeken iki kişi, aday olduğu günden bu yana o televizyondan bu gazeteye dolaşıp 1 Mart tezkeresini savunan eski Büyükelçi Deniz Bölükbaşı. Bölükbaşı katıldığı televizyon programlarında ve gazetelere verdiği röportajlarda "1 Mart tezkeresi geçseydi, terör bu noktada olmazdı" iddiasını hararetle savunuyor. Bölükbaşı, 1 Mart tezkeresini geçirmeyenlerin AKP içindeki Barzani yanlıları olduğu yönündeki psikolojik savaşı sürdürüyor. Oysa AKP'nin milletvekili aday listeleri bunun apaçık yalan olduğunun kanıtı. 1 Mart tezkeresine oy vermeyenler, sırf bu eylemleri nedeniyle Tayyip Erdoğan yönetimi tarafından listelere alınmazken, Barzaniciler ve federasyoncular AKP listelerinde baş sıralarda yer buldu. Bölükbaşı, 1 Mart tezkeresi öncesinde hayali "Büyük Kürdistan" sınırları boyunca Türkiye'ye 62 bin Amerikan askeri yerleştirilmesi çırpındığını itiraf ediyor. Bölükbaşının bu çabasının amacı açık: Türk halkının yüzde 90'ının karşı çıktığı ABD'ye, kendini beğendirme çabası.
MHP adayı Mithat Melen: "Cumhuriyet'i İngilizler Kurdurttu" demekten utanmamıştı!
2002 seçimlerinde İstanbul'dan 1. Bölge 1. sıra milletvekili adayı olan, 12 Mart hükümetlerinin Milli Savunma Bakanı ve daha sonra Başbakanlık da yapan Ferit Melen'in oğlu Mithat Melen bu seçimlerde de Bahçeli'nin tercihleri arasında yer aldı. Melen, bu seçimde de İstanbul'dan 2. Bölge 1. sıra adayı yapıldı. Melen, Oktay Sinanoğlu'nun yazdığına göre, Çin Halk Cumhuriyeti'nde katıldığı bir toplantı sırasında "Atatürk'e Cumhuriyet'i kurması için yol verenler İngilizler" diyen bir "milliyetçi". Üstelik Fethullah'ın meşhur Abant Paltformu'nun müdavimlerinden. Yani hem ABD'nin hem Fethullah'ın kontenjanından MHP adayı. Melen'in ilginç bir özelliğini daha ekleyelim: Melen, Karen Fogg'un meşhur Kör Agop çetesinin de elemanlarından.54[2]
Bilderberg'de Türkiye masaya yatırıldı
Kuzey Amerika ve Batı Avrupa merkezli dünya elitlerinin bir araya geldiği Bilderberg zirvesinin Türkiye'de olmasının, "iç siyaset gündemimizle ilişkili bir durum" olmadığını vurgulayarak gündem saptırmış ve gerçekleri gizlemeye çalışmıştı.
Toplantının İstanbul'da olmasının getirdiği bir ayrıcalıkla, tartışılan konular arasında Türkiye, önemli bir yer tutacak. "Seçimlerden sonra Türkiye" gibi bugün yanıtlaması zor soruların gündeme geleceği toplantıda, "Türkiye'nin komşuları ve ilişkileri" başlıklar arasına giriyor. Bu yıl toplantıda İranlı bir akademisyenin olması da Irak ile birlikte Ortadoğu başlığını öne çıkarmıştı.
NATO'nun Afganistan Yüksek Temsilcisi ve TBMM eski Başkanı Hikmet Çetin'in zirvede yer alması, "küresel terör", NATO, Kuzey Atlantik İttifakı konularının gündeme alınacağının işaretini taşımaktaydı.
Bilderberg, Amerika eksenli bloklaşmalar, AB ile ABD arasındaki yakınlaşmalar, Çin'in olası etkileri gibi yeni dünya düzeni masaya yatırılmıştı.
Bilderberg'in özel konukları
Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç'un "Türkiye Temsilcisi" olduğu Bilderberg'in seyahat ve ağırlama organizasyonunu Koç'un şirketi Setur yaptı. Hollanda'da ilk toplantısını yapan Bilderberg'in mütevazı sekretaryası da bu ülkede. Katılımcılar davetli ülkenin misafiri oluyorlar ve Bilderberg Fonu tarafından ağırlanıyorlar.
Türkiye'nin siyaset, iş ve sivil toplum örgütleri liderlerinin katıldığı bu toplantılarda en çok merak edilen "kimlikler" ve "gündem" oluyor.
Bilderberg karşıtlarının, bu toplantılara katılanların dünyayı yönetenler arasına girdiği yolundaki iddiaları her zaman doğru çıkmasa da örnekler oluşabiliyor. Wolfowitz'den boşalan Dünya Bankası Başkanlığı koltuğuna, Bush, Bilderberg katılımcılarından Robert Zoellick'i önerdi. Bilderberg'in kıdemli katılımcılarından UNDP Başkanı Kemal Derviş'in de adı, aynı görev için geçmişti.
1959'da İstanbul'da düzenlenen Bilderberg'e dönemin başbakanı Adnan Menderes katılmıştı. Aynı toplantı 1975 yılında Çeşme'de yapıldığında ise Süleyman Demirel ve Bülent Ecevit katılımcıydı. Bilderberg'e Türk hükümetinden, son iki yılda üst üste Devlet Bakanı Ali Babacan katılıyor.
Amerikalı eski bakan Siyonist Yahudi Henry Kissinger'dan Türkiye'ye gözdağı:
"AB olmazsa ABD var" (Yani Siyonist timsahın alt çenesinden kurtulsanız, üst çenesinin yemi olacaksınız. Bizden asla kurtulamazsınız!?.)
ABD tarihinin en önemli politikacılarından, eski Dışişleri Bakanı Henry Kissinger, Türkiye'nin AB'ye üyelik sürecinde müzakere ve reformlara devam etmesi gerektiğini belirterek, "Ancak AB sürecinin başarısızlıkla sonuçlanması durumunda ABD, Türkiye'yle yakın bir ortaklığa girmelidir" dedi.
Bilderberg ve CFR toplantıları için Türkiye'ye gelen ve Akbank Kurumsal Bankacılık Grubu'nun davetlisi olarak Sabancı Center'da "Küresel Gelişmeler ve Türkiye – Geçmişten Ders Almak, Geleceği Anlamak" başlıklı bir konferans veren Kissinger, Türkiye'nin, dünyadaki tüm eğilimlerin kesiştiği noktada "en ön hatta" bulunduğunun altını çizerek, "Bu nedenle Türkiye'nin Avrupa sisteminin bir parçası olması olağanüstü siyasi ve stratejik önem taşıyor" diye konuştu. Kissinger, konferansta temel olarak şu konulara değindi:
"Kuzey Irak'a giremezsiniz!.."
"ABD'nin Kuzey Irak'a yönelik olası bir operasyona ilk tepkisi, büyük ihtimalle problemi anlamaya çalışmak olur. Ama böyle bir askeri harekâtı bu aşamada istemez. Çünkü, ABD şu anda Irak'ın Suriye ve İran sınırını güvence altına almaya çalışıyor.
Bölgedeki temel konularda ABD ve Türkiye aynı sonuçlara varmaktadır. Türkiye ve ABD'nin paralel menfaatleri olduğuna inanıyorum. Yalnızca aciliyet bakımından farklı önceliklerimiz olabilir. Her iki ülkenin kriz dönemleri dışında da sürekli iletişim halinde olması çok önemli.
ABD'de bazı çevreler 'Irak'tan hemen askerlerimizi çekelim' diyorlar. Ancak ben bunu kabul etmiyorum, çünkü Irak'tan çekilirsek kriz komşu ülkelere de sıçrar, hatta Fas'tan Endonezya'ya kadar birçok ülke bu krizden etkilenir."
[1] Cihat Taşcıoğlu / 10 Haziran 2007 / Aydınlık
[2] 10 Haziran 2007 / Aydınlık

CÜBBELİ AHMET “BEL’AM”CIK’I VE MAHMUT EFENDİ YAKINLARINA UYARI!
FETULLAH GÜLEN DOSYASI
FİLİSTİN’DE; BÜYÜK BAYRAMIN BÜYÜLÜ BAŞLANGICI VE ZEKİ GEÇKİL’İN ŞARLATANLIĞI
Dünyanın Fikri Değişimi Türkiye’den, FİİLİ DEĞİŞİMİ İSE FİLİSTİN’DEN BAŞLAMIŞTIR!
FİLİSTİN’DE; BÜYÜK BAYRAMIN BÜYÜLÜ BAŞLANGICI VE ZEKİ GEÇKİL’İN ŞARLATANLIĞI
OĞUZHAN ASİLTÜRK’ÜN ERBAKAN’A İFTİRALARI
DİKKAT!? Soysuzların Soytarılığı!
DİKKAT!? Soysuzların Soytarılığı!
KUR’AN’A TERCÜMAN, OLDUM KOVULDUM! (ŞİİR)
KUR’AN’A TERCÜMAN, OLDUM KOVULDUM! (ŞİİR)
ADİL DÜZENE DAYALI YENİ BİR DÜNYA MUTLAKA KURULACAKTIR. "Feth-i Mübin gerçekleşecek!.. Eğer sana, ‘bunlar hayal,…
Hakk; değişmeyen, dönüşmeyen, özelliğini ve güzelliğini yitirmeyen doğrular ve değerler anlamını taşır. Bunlar, her zaman…
Şara yönetimindeki Suriye’nin Erdoğan Türkiyesi’nin değil, İsrail ve ABD’nin güdümünde yol alması ve elimizden kaymasını, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Gazze’ye konteyner…
ÜLKEMİZİN ACİLEN MİLLİ MÜTABAKATA İHTİYACI VARDI! Erbakan Hocamız iktidar ortağıyken 11 ay boyunca bir Filistinli…
Zafer sırrı inançta, sanma ki tankta imiş!.. "Bizim inancımızın ve davamızın %90'ı ahiret hazırlığı ve…
Yıkılışı görenler altında kalmamak için ben demiştim demeye getiriyorlar. Gerçi ne derlerse desinler o yıkıntının…
Kendi yapacakları melanetlere, Aziz Erbakan Hocamızın ismini kullanarak millet nezdinde meşruiyet kazandırma çabasına girişmeleri; asıl…
5375 Yıllık Siyonist Sömürü Düzeni, Kafirler ve Münafık Mücrimler istemese de yıkılacak , Tüm insanlığın…
Öncelikle belirtelim ki; Yahudiyi tanımadan dünyada olup bitenleri anlamak mümkün değildir. Makale bu anlamda çok…
Galiba tarihte hep böyle olmuş; Hakk uğruna mücadele edenler yalnız kalmışlar. Ne kadar kafir, münafık,…