DEVLET AŞAMASI VE SORUMLULUKLARI
A- Seferden Zafere Hizmet Aşamaları Şunlardır:
1- Önce ekip çalışmaları yapılır. (Bu süreç gönüllü cemaatler tarafından aşılmıştır.) 2- Sonra teşkilat basamakları tamamlanır. (Bu süreç Milli Görüş döneminde yaşanmıştır.) 3- Bunların ardından devlet aşamasına ulaşılır. (Bu süreç ise Milli Çözüm’le başarılacaktır.)
B- Ya “Baş başa, baş başa, baş ise Allah’a (adalet kurallarına ve insan haklarına) bağlı kalacaktır!” Ya da “Başıboşluk ve kendi başına buyrukluk, düzeni bozacaktır!”
“Ey iman edenler! Allah’a itaat edin (Kur’an’a uyun), Peygambere (sünnetine tâbi olun), ve sizden olan “Ulu’l-Emr’e” (yani, inandığınız gibi Hakk ve hayır üzere sizi yönetenlere, adil devlete ve hükümete, gerçek ilim ve içtihat ehline) de itaat edin. Eğer herhangi bir hususta anlaşamayıp çekişirseniz, onu hemen Allah’a (Kur’an’a) ve Resulüne (Sünnete) arz edip (bunlara göre hüküm verin. Sorunlarınızı; sarih ayetleri ve sahih hadisleri esas alarak, akıl ve ilim yoluyla kıyas yaparak, İÇTİHAT yöntemiyle çözmeyi öğrenin). Şayet Allah’a ve ahirete inanıyorsanız, bu sizin için daha hayırlıdır ve dönüp erişilecek netice olarak daha güzeldir.” (Nisa Suresi: 59) ayeti:
a- Ulu’l-Emr’e (Devlet yöneticilerine) itaati emir buyurmaktadır. b- Yöneticiler ise; Allah’a ve Resulüllah’a bağlı kalmak ve temel insan haklarına saygı duymak ve sağlamak zorundadır.
“Kim Resul’e itaat ederse, gerçekte Allah’a itaat etmiştir. (Hz. Peygamber; hem tebliğ hem de teşri -hüküm belirleme- ile görevli ve yetkilidir.) Kim de (Resul’den ve Sünnet’inden) yüz çevirirse (o hüsrana düşecektir), Biz Seni onların üzerine zorlayıcı bir bekçi göndermedik ya!..” (Nisa Suresi: 80) ayetinin Adil Devlete ve hükümete bağlı kalmaya işaret ettiği açıktır.
C- Peki, yukarıdan aşağıya “Emir”ler nasıl uygulanır?
1- “Emredildiği için” görev sayılmalıdır.
2- “Emredildiği şekilde” yapılmalıdır.
3- “Emredildiği kadar” yapılmalıdır.
4- “Emredildiği zamanda” yerine getirilmek zorundadır.
5- “Emredildiği mekânda” olması lazımdır.
D- Talimatlar doğru anlaşılmayınca ve gereği yapılmayınca veya dava rayından saptırılınca şu sonuçlar ortaya çıkacaktır:
1- Zaman, eleman ve imkânlar boşa harcanacaktır.
2- Devlet ve Millet çok önemli kayıplara uğrayacaktır. Bu konuda, Uhud Savaşı’nda, Hz. Peygamberimizin kesin talimatlarına uymayan okçular yüzünden, zaferin hezimete dönüştüğü asla unutulmamalıdır.
3- Belki de tarihi fırsatlar kaçırılmış olacaktır.
4- Görev verilene itimat ve itibar azalacaktır.
5- Talimatı verenler, daha üst makamlara karşı mahcup olacaktır.
6- Bu nedenle verilen emirlerin mutlaka tatbikatının takibe alınması şarttır.
a- Bu emirler doğru anlaşılmış mı?
b- Gerekli ve yeterli ön hazırlıklar ve altyapı sağlanmış mı?
c- Uygulama provası yapılmış mı? sorularına yanıt aranmalıdır.
E- Bunların doğru ve uygun yapılabilmesi için; önce verilen “emrin” çok iyi anlaşılması şarttır. Görev hususunda:
a- “İşittik ve itaat ettik” diyenler kazanacaktır!
“Elçi-Resul (olan Hz. Muhammed Aleyhisselam), kendisine Rabbinden indirilene (Kur’ani hüküm ve haberlere) iman etti, mü’minler de (bunlara iman, inkiyad ve itaate karar verdi). Hepsi birden Allah’a, Meleklerine, Kitaplarına ve Elçilerine inanıp (teslimiyet gösterdi). Dediler ki; ‘O’nun elçileri arasında hiçbirini (diğerinden) ayırt etmeyiz (hepsinin nübüvvetine iman ve fazilet farkını kabul ederiz). İşittik ve itaat ettik. Ey Rabbimiz, Senden bizi bağışlamanı (dileriz). Sonunda dönüp varışımız ancak Sanadır.’ (İşte gerçek mü’minler böyle teslimiyet gösterenlerdir.)” (Bakara Suresi: 285) ayeti bu gerçeği vurgulamaktadır.
b- “Dinledik ve isyan ettik” diyenler hüsrandadır!
“Hani sizden misak (kesin söz) almış ve Tûr’u (kaldırıp) üstünüze yükseltmiştik (ve): ‘Size verdiğimize (Kitaba) sımsıkı sarılın ve (emirlerini) dinleyin’ (demiştik). Onlar ise (tam aksine): ‘Dinledik ve (ama) isyan ettik’ demişlerdi. (İşte bu) İnkârları yüzünden (altın) buzağı (servet tutkusu) kalplerine sindirilmişti. De ki: ‘Eğer (gerçekten) inanıyorsanız, (düşünüp söyleyin, bu bâtıl) inancınız size ne kötü şeyler emredip durmaktadır?’ (Ve bugünkü münafıkların tavrı da aynıdır; acaba bu nasıl bir imandır ki, vicdanları Siyonist Yahudiler ve Haçlı emperyalistlerle dostluk kurmaktan ve onlara tâbi olmaktan rahatsızlık duymamaktadır?)” (Bakara Suresi: 93) ayeti bu tehlikeye karşı bizleri uyarmaktadır. Ancak Hak davayı ve camiayı istismara kalkışan ve temel esasları yozlaştıran yöneticilere gerçekleri haykırmak ise farzdır ve ayrı bir cihaddır!..
c- “İşittik, ama işimize geldiği şekilde değiştirdik” diyenler ise münafıktır!
“Kimi Yahudiler, kelimeleri (Hakkın sözlerini) ‘konuldukları yerlerden’ (İlahi hedef ve hikmetlerinden) saptırıp (kaydırarak Hakk Dinde tahrifata girişirler. Kutsal Kitabın kelimelerine farklı ve aykırı manalar yüklerler). Onlar dillerini eğip bükerek ve (Allah’ın gönderdiği) dine bir kin ve hınç besleyerek (Peygambere: Seni) ‘Dinledik (ama kabul etmedik) ve karşı geldik. (İtiraz ve isyanımızı) İşit, (ey) -işitmez olası- (şeklinde hakaret ederler). Ve ‘Raina’ bizi güt, bize bak’ derler. (Oysa) Eğer onlar: ‘(Ey Nebi!) İşittik ve itaat ettik, Sen de (sesimizi ve teslimiyetimizi) işit ve ‘bizi gözet’ (organize edip yönet)’ deselerdi, elbette kendileri için daha hayırlı ve daha doğru olurdu. Fakat Allah, onları küfürleri dolayısıyla lanetlemiştir. Böylece onlar, az bir bölümü dışında, inanmayan (ve inanmayacak olan kimselerdir).” (Nisa Suresi: 46) ayeti ise bu tür hainleri haber buyurmaktadır.
F- Devlet aşamasında, verilen emirlerin; aynen ve istenilen şekilde yapılması, toplum düzeni için hayati önem taşımaktadır. Bunların;
1- Yanlış anlaşılması,
2- Aşağıya eksik veya fazla aktarılması,
3- Kasıtlı olarak aksatılması ve unutma numarası yapılması,
4- Emirlerin aslından saptırılması ve çarpıtılması,
5- Talimatı alanların “C” maddesine uygun davranmaması durumunda:
a- Devlette zaaf başlayacaktır. b- Millet ve Ümmet zarara uğrayacaktır. c- Çünkü açılan yaraların Tedavisi-Tamiri ve Telafisi zorlaşacaktır. Oysa Ekip ve Teşkilat sürecinde hataların, ihmalkârlıkların ve yanlış anlamaların düzeltilmesi hem daha kolaydır, hem de bu büyük sıkıntılara yol açmayacaktır.
Yöneticilere itaatle ilgili hadislerden bazıları şunlardır:
“Emirin beğenmediğiniz işlerine (sözlerine, emirlerine) sabredin. Zira cemaatten (teşkilat ve itaatten) bir karış ayrılan cahiliye ölümü ile ölmüş olur.” (Buhari)
“Emre itaat etmeyip cemaatten ayrılan, cahiliye ölümüyle (imandan ve İslam’dan mahrum şekilde) ölmüş olur.” (Müslim)
“Bana itaat Allah’a itaattir. Bana isyan Allah’a isyandır. Başınızdaki EMİR’e itaat ise Bana itaattir, ona isyan Bana isyandır.” (Buhari)
“Hoşuna gitse de gitmese de, Emirin (yetkili yöneticinin) sözünü dinle ve itaat et!.. Ancak, Emir günah olan bir şeyi emrederse onu dinlemek gerekmez.” (Buhari)
“Bazı yöneticiler ve yetkililer gelecektir ki; onların iyileri de, kötüleri de olacaktır. Hakka ve halka uygun konularda kendilerine itaat edin.” (Taberani)
“Günahı emretmedikçe Emire (yöneticilere-yetkililere) itaat Müslümana vaciptir. Ancak, Allah’a isyanı (İslam’a ve insan haklarına aykırı davranışı) emredene itaat olunmaz.” (Beyhaki)
Ölçülü başkanlık ve güçlü parlamento esaslı ADİL DÜZEN anlayışına göre Devlet idaresi şu anlamı taşır:
Hukuk sistemi ve adalet prensipleri çerçevesinde, resmi kurum ve birimlerin başındaki, sorumlulukları ölçüsünde yetkili görevliler eliyle… Talimat-irtibat zinciri ve teşkilat disiplini ve denetimi içerisinde ülkeyi yönetme sorumluluğu ve san’atıdır.
Görünüşte BAŞKANLIK kılıfı altında, bütün yetkilerin bir kişide toplandığı, gerçekte ülke yönetiminin karanlık ellere bırakıldığı bir sistemde, BAŞKAN malum ve mel’un odakların ve içerideki adamlarının kâhyalığını yapmak durumunda kalacaktır.
Bakınız, bugün Sn. Cumhurbaşkanı’nın bir haftada atması gereken imzanın sayısının 36 bin kadar olduğu konuşulmaktadır. Bir kişi bütün vaktini sadece imza atmakla geçirse bile, 6 iş gününün her birine düşen 6 bin imzayı atması imkânsızdır. Mecburen araya başka eller ve mahfiller girmiş olacaktır.
“(Nuh) Dedi ki: ‘Rabbim, gerçekten kavmimi gece ve gündüz (Hakka) davet edip (gayret gösterdim).’” (Nuh Suresi: 5)
“‘Sonra ben onları açıktan açığa davet ettim.
Daha sonra (davamı) onlara (özellikle ve güzellikle) ilan ettim ve (ayrıca) kendilerine (hain ve zalim kesimlerden ürkmesinler diye) gizli gizli şekilde (yanaşmak istedim ve gerçekleri) söyledim.
Bundan böyle Rabbinizden mağfiret isteyin; çünkü gerçekten O, çok Bağışlayandır’ dedim.” (Nuh Suresi: 8-9-10)
Allah’ım, şahit ol ki; Hz. Nuh’u örnek alarak, dava arkadaşlarıma, inananlara ve tüm insanlara; genel-özel, gizli-açık, gece-gündüz, sert-yumuşak, net-dolaylı… Bildiğim her vesile ve becerdiğim her yöntem ile onları olgunlaştıracak ve Adil Düzen’e ulaştıracak bütün gerçekleri ve gerektiği ölçüde anlattım. Akla, vicdana, bilimsel doğrulara, tarihi olgulara, temel insan haklarına, evrensel hukuk kurallarına ve Kur’an’a dayalı; örnek bir Laikliğin, gerçek bir demokrasinin ve yüksek bir medeniyetin kurulması için çabaladım ve insanları bu kutlu hedefe çağırdım. Artık kusurlarımdan, noksanlarımdan, katılığımdan ve kabahatlerimden dolayı sonsuz rahmetine ve mağfiretine sığınmaktayım.

CÜBBELİ AHMET “BEL’AM”CIK’I VE MAHMUT EFENDİ YAKINLARINA UYARI!
FETULLAH GÜLEN DOSYASI
FİLİSTİN’DE; BÜYÜK BAYRAMIN BÜYÜLÜ BAŞLANGICI VE ZEKİ GEÇKİL’İN ŞARLATANLIĞI
Dünyanın Fikri Değişimi Türkiye’den, FİİLİ DEĞİŞİMİ İSE FİLİSTİN’DEN BAŞLAMIŞTIR!
FİLİSTİN’DE; BÜYÜK BAYRAMIN BÜYÜLÜ BAŞLANGICI VE ZEKİ GEÇKİL’İN ŞARLATANLIĞI
OĞUZHAN ASİLTÜRK’ÜN ERBAKAN’A İFTİRALARI
DİKKAT!? Soysuzların Soytarılığı!
DİKKAT!? Soysuzların Soytarılığı!
KUR’AN’A TERCÜMAN, OLDUM KOVULDUM! (ŞİİR)
KUR’AN’A TERCÜMAN, OLDUM KOVULDUM! (ŞİİR)
5375 Yıllık Siyonist Sömürü Düzeni, Kafirler ve Münafık Mücrimler istemese de yıkılacak , Tüm insanlığın…
Öncelikle belirtelim ki; Yahudiyi tanımadan dünyada olup bitenleri anlamak mümkün değildir. Makale bu anlamda çok…
Galiba tarihte hep böyle olmuş; Hakk uğruna mücadele edenler yalnız kalmışlar. Ne kadar kafir, münafık,…
Günümüzde sağcı-solcu bilineni, Dincisi-Dinsizi, İşbirlikçisi farketmeksizin hepsi bu siyonist düzen devam etsin diye çabalamaktadır. Siyonizm…
Yeryüzünün her zerresine sızan bu kuşatma, aslında bize "bâtılın ibadet aşkıyla çalışırken, hak ehlinin nasıl…
Bakara Suresi 251. ayet ; Böylece, Allah'ın izniyle onları (çok az sayıdaki sadıklar, kalabalık ve donanımlı…
Evet makaleyi okuyunca Milli Çözüm'ün şu farkını özelliğini hatırlattı. Artık ülkemizde ve dünyada bu gizli…
Burada bir hizmetin hakkını verme adına, Rahmetli Erbakan Hocamızın, geçmiş yıllarda Türkiye’ye gelmesi konuşulan o…
Aslında makalenin sonunda özetlenen maddeler, tüm makalenin özetidir; Büyük Orta Doğu Projesi’nin bir ütopya olmadığının,…
Makalede vurgulanan bağımsızlığımızı tehdit eden çok önemli hadiseler yaşanırken; iktidarın ve yandaşların Yeni Osmanlıcılık safsatası…